121.
kutsal olduğunu katılmakla beraber herkes anne olmamalı. 5 dakikalık zevkle cahil, kültürsüz kadın modelleri anne olmasın. önüne gelen üremese iyi olur.
devamını gör...
122.
her biri kendi evlatları için -en azından çocukları birer ergen ya da yetişkin olana kadar- sevgi ve şefkat kaynağıdır.
annelik de bu olmalıdır zaten. ve bu çok normal bir şeydir.
ama şu ifadeler son derece hatalıdır, ''annelerin gözünde evlatlar büyümez, onlar hep küçüktür.''
bu tarz cümleler kuran, evlatlarının üzerine sanki küçük yavrusuymuşçasına titreyen anneler sorunlu tiplerdir. sorunlu çocuklar yetiştirirler.
her sağlıklı anne ile evladı arasındaki ilişki evlat ergenliğe adım attıktan sonra doğası gereği değişmelidir.
çünkü artık ortada çocuk diye bir şey yoktur.
ne yani, anneler evlatlarını sevmesinler mi? nasıl olacak o iş? sevgileri azalmıyorsa kadın ne yapsın? gibi itirazlarda bulunacaklar olabilir. problem de o ya. artık ne çocuğun öyle bir sevgiye ihtiyacı vardır. ne de annenin öyle sevmeye.
artık annelerin anaçlık dönemi değildir. bunu uzatmanın gereği yoktur.
merhamet pınarları fazlasıyla akmıştır ve artık o devir kapandığı için ilişkileri yeniden düzenlemek gerekir.
artık anne çocuk ilişkisi bambaşka bir hal almalıdır.
ama görüyoruz ki bu memlekette böyle bir şey mümkün değildir.
o nedenle çözüm olarak, memlekette ergenliğe adım atan her çocuğun devlet zoruyla annesinin elinden kurtarılıp doğru düzgün disiplin altına alınmasını, yetiştirilmesini gerekli buluyorum. anneler ve onların abartılı duyguları toplumun zihniyetinin ve kimliğinin olumlu yönde değişebilmesinin önünde duran en büyük engel gibidir.
sevgi ve şefkati hep olumlama alışkanlığına sahibiz. hayır efendim. doğru ve yerli yerinde olmadığı zaman sevgi ve şefkatin muazzam zararları vardır. ve annelere, anne olacaklara bu konuda doğru düzgün eğitim verilmelidir.
bazı işgüzar, popüler pedagogların zehirlemeleriyle durum daha da vahim bir hal almak üzeredir.
toplumu yıkarsa anneler yıkar. ihya ederse anneler eder.
annelik de bu olmalıdır zaten. ve bu çok normal bir şeydir.
ama şu ifadeler son derece hatalıdır, ''annelerin gözünde evlatlar büyümez, onlar hep küçüktür.''
bu tarz cümleler kuran, evlatlarının üzerine sanki küçük yavrusuymuşçasına titreyen anneler sorunlu tiplerdir. sorunlu çocuklar yetiştirirler.
her sağlıklı anne ile evladı arasındaki ilişki evlat ergenliğe adım attıktan sonra doğası gereği değişmelidir.
çünkü artık ortada çocuk diye bir şey yoktur.
ne yani, anneler evlatlarını sevmesinler mi? nasıl olacak o iş? sevgileri azalmıyorsa kadın ne yapsın? gibi itirazlarda bulunacaklar olabilir. problem de o ya. artık ne çocuğun öyle bir sevgiye ihtiyacı vardır. ne de annenin öyle sevmeye.
artık annelerin anaçlık dönemi değildir. bunu uzatmanın gereği yoktur.
merhamet pınarları fazlasıyla akmıştır ve artık o devir kapandığı için ilişkileri yeniden düzenlemek gerekir.
artık anne çocuk ilişkisi bambaşka bir hal almalıdır.
ama görüyoruz ki bu memlekette böyle bir şey mümkün değildir.
o nedenle çözüm olarak, memlekette ergenliğe adım atan her çocuğun devlet zoruyla annesinin elinden kurtarılıp doğru düzgün disiplin altına alınmasını, yetiştirilmesini gerekli buluyorum. anneler ve onların abartılı duyguları toplumun zihniyetinin ve kimliğinin olumlu yönde değişebilmesinin önünde duran en büyük engel gibidir.
sevgi ve şefkati hep olumlama alışkanlığına sahibiz. hayır efendim. doğru ve yerli yerinde olmadığı zaman sevgi ve şefkatin muazzam zararları vardır. ve annelere, anne olacaklara bu konuda doğru düzgün eğitim verilmelidir.
bazı işgüzar, popüler pedagogların zehirlemeleriyle durum daha da vahim bir hal almak üzeredir.
toplumu yıkarsa anneler yıkar. ihya ederse anneler eder.
devamını gör...
123.
bizi aylarca karnında taşıyan, bin bir zorlukla dünyaya getiren, bizlerden sevgi ve şefkatini asla esirgemeyen, kendini bizler için feda eden, ne yaparsak yapalım sorgusuz sualsiz her daim yanımızda duran, sürekli kırsak da her defasında bıkmadan yeniden bizi affeden, bize hep maddî - manevî sınırsız destek olan başımızın tacı, ruhumuzun ilacı, tebessümümüzün en güzel nedenlerinden biri olan eşsiz güzellikteki eşsiz varlık. iyi ki varlar, iyi ki var kalbimin en güzel odacığı, hayatımın anlamlı yanı..
devamını gör...
124.
hayatın şah damarı.
devamını gör...
125.
olmazsa olmazım. iyi ki var.
devamını gör...
126.
candy crush oynayan kutsal varlık.
devamını gör...
127.
bazıları evladını sinesinde saklar, bazıları yerin dibine sokar.
ayet-i kerime var boynumuz kıldan ince.
lakin gönül kırıldı mı muhatap kabul etmiyor.
ayet-i kerime var boynumuz kıldan ince.
lakin gönül kırıldı mı muhatap kabul etmiyor.
devamını gör...
128.
annelik yapan kişidir. doğurmadan da olunabilecegi gibi her doğuranın da olamayacağı bir şeydir. bir anne nasıl olunur tam anlamıyla bilmesem de nasıl olunmayacağını her gün yaşayıp görüyorum.
devamını gör...
129.
başını yasladığın kumaşa sinmiş tenin kokusu, gözünü yumabildiğin bir çift avuç içi sıcağı.
kathe kollwıtz, "head of a child in its mother's hands", 9.1 x 9.2 cm, 1900
kathe kollwıtz, "head of a child in its mother's hands", 9.1 x 9.2 cm, 1900
devamını gör...
130.
hayatın size sunduğu çiçek.
devamını gör...
131.
olunca anlaşılabilecek bir durum olduğu iddia edilen sıfat.
bir kızılderili atasözü der ki: "benim hayatımı yargılamadan önce benim ayakkabılarımı giy ve benim geçtiğim yollardan, sokaklardan geç. benim takıldığım taşlara takıl yeniden ayağa kalk ve aynı yolu tekrar git benim gittiğim gibi anca o zaman beni yargılayabilirsin."
bence bu ebeveynlik olayındaki temel sorun ise her zamanın ve durumun kendi içinde başka dinamikleri olması ve bunun sürekli gözardı edilmesi.
söylemeden geçemeyeceğim : anacığım sen 18inde öğretmen olabilip üniversite biter bitmez maaşını almaya başladın. bezleri elinde yıkamak gibi dertletinde oldu elbet. benden bahsetmek bile istemiyorum. özetle evladın bile olsa tavuğu kaz görünüyormuş.
bir kızılderili atasözü der ki: "benim hayatımı yargılamadan önce benim ayakkabılarımı giy ve benim geçtiğim yollardan, sokaklardan geç. benim takıldığım taşlara takıl yeniden ayağa kalk ve aynı yolu tekrar git benim gittiğim gibi anca o zaman beni yargılayabilirsin."
bence bu ebeveynlik olayındaki temel sorun ise her zamanın ve durumun kendi içinde başka dinamikleri olması ve bunun sürekli gözardı edilmesi.
söylemeden geçemeyeceğim : anacığım sen 18inde öğretmen olabilip üniversite biter bitmez maaşını almaya başladın. bezleri elinde yıkamak gibi dertletinde oldu elbet. benden bahsetmek bile istemiyorum. özetle evladın bile olsa tavuğu kaz görünüyormuş.
devamını gör...
132.
bir kadının doğum yaptıktan sonra aldığı isim. peki herkes anne olabilir mi? sadece fiziki olarak doğum yapmak bu sıfat için yeterlimi bana göre değil. anne sevginin kaynağıdır, koruyucudur, düşünendir, emek verendir. kimine göre yar kimine göre yaradır.
daha toy iken edindiğim sıfattır. kendi anneme bazen kızsam da hiç bir zaman esirgediklerini kötü olmamı istediği için esirgemediğini biliyorum . kendi evlatlarım olduğunda anlamaya başladım *. anne demek yeri geldiğinde kendinden vazgeçiş demek oluyor ancak unuttuğumuz ana iyi olmazsa ne yanında olabilir evlatlarının ne de koruyabilir.
her kadın doğurabilir ama her kadın anne olamaz.
daha toy iken edindiğim sıfattır. kendi anneme bazen kızsam da hiç bir zaman esirgediklerini kötü olmamı istediği için esirgemediğini biliyorum . kendi evlatlarım olduğunda anlamaya başladım *. anne demek yeri geldiğinde kendinden vazgeçiş demek oluyor ancak unuttuğumuz ana iyi olmazsa ne yanında olabilir evlatlarının ne de koruyabilir.
her kadın doğurabilir ama her kadın anne olamaz.
devamını gör...
133.
ben yokken nasıl yaşıyormuş merak ediyorum dibinde duran şeyi içerden beni çağırıp istediğine göre..
devamını gör...
134.
insanın en zayıf ve en güçlü noktası.
devamını gör...
135.
her daim özlenendir.
sizi en çok anlayan kişidir.
bu sene daha çok özlemişim sanki.
sizi en çok anlayan kişidir.
bu sene daha çok özlemişim sanki.
devamını gör...
136.
en sevdiğim kişiler sıralamasında 3. sırada olan kişi. belki de 4
devamını gör...
137.
"ya ölürse" diye düşündüğüm zamanlarda ağlama komasına giriyorum. annemsiz bir hayat düşünemiyorum ama ölüm hep kapımızda bunu da biliyorum...
devamını gör...
138.
istesin canımı ayaklarının altına sereyim, canım annem benim ...
devamını gör...
139.
devamını gör...
140.
kendi doğurmuş olsun veya olmasın, bir çocuğun bakımını üstlenen kişiye denir. ebeveynlerden kadın olandır. halk dilinde ana veya aney diye de geçer. çocuğun hayatına etki eden en önemli insanların başında gelir ki iyi bir ebeveyn tarafından yetiştirilmeyen çocukların büyüdüklerindeki hallerini hepimiz biliyoruz. çocuğun hele de 0-6 yaş döneminde ebeveynine güvenebilmesi çok önemli bir unsurdur çünkü insan psikolojisinin temel yapı taşları bu yaş aralığında atılır. eğer annesi tarafından sürekli azarlanan bir çocuksanız, ileriki yaşlarda özgüvensiz, korkak ve insanlardan kendini soyutlayan bir birey olmanız muhtemeldir. bu aynı şekilde annesi tarafından sürekli korunan kişilerde de görülmektedir. anneden şiddet görmekse tam bir faciadır. bunun sonuçlarını tahmin etmek aslında düşünülenin aksine çok zordur. bu çocuk yaşadıklarından etkilenerek şiddete meyilli bir psikopatta olabilir, insanlardan uzaklaşarak asosyal ve kişilik bozuklukları olan bir insan da olabilir. az bir ihtimal olsa da bu yaşadıkları sayesinde erken olgunlaşıp büyük yerlere de gelebilir ama şöyle bir gerçek vardır ki, bu ihtimal gerçekleşse dahi çocuklukta yaşadığı şeylerin açtığı yaralar asla kapanmaz. dışa vurmasa dahi içinde sakladığı bu yaralar her daim ona sorun çıkaracaktır. (bkz: obsesif kompulsif bozukluk)
şu bir gerçektir ki ülkemizde ebeveyn, hele de anne olmayı bilen insan sayısı bir elin parmağını geçmez; ya çocuğunun bir dediğin iki etmeyerek asalak çocuklar yetiştiren annelerle karşılaşırız ya da üç yaşındaki çocuğa otorite kuracağım diye hapis hayatı yaşatan hatta döven annelerle karşılaşırız. "anca bilgisayar başında yat, tembel herif!" diye kızan anneler görürüz genelde. çocuğunun hobi edinmemesinden yakınırlar ama hobi edinmeleri için destek ve yönlendirmede bulunmazlar çünkü biz anneliği de ebeveynliği de bir zorunluluk hatta bir lütuf olarak görürüz. sonuçta dokuz ay karnında taşıyorlar değil mi? bu dokuz ay da ve çocuk yapma düşüncesi sürecinde annelik ve ebeveyn olmayla ilgili bir eğitim almayı bırakın en azından bir kitap dahi okumak zor gelir, aslında akıllarına gelmez çünkü onlarda annelerinden böyle görmüşlerdir. ağaç yaşken eğilir, üzüm üzüme baka baka kararır ve yıldızlar bulutsuz gökyüzünde gözükürler...
kaynak:
sozcu.com.tr
wikipedia tr
wikipedia ing
centralhospital.com
şu bir gerçektir ki ülkemizde ebeveyn, hele de anne olmayı bilen insan sayısı bir elin parmağını geçmez; ya çocuğunun bir dediğin iki etmeyerek asalak çocuklar yetiştiren annelerle karşılaşırız ya da üç yaşındaki çocuğa otorite kuracağım diye hapis hayatı yaşatan hatta döven annelerle karşılaşırız. "anca bilgisayar başında yat, tembel herif!" diye kızan anneler görürüz genelde. çocuğunun hobi edinmemesinden yakınırlar ama hobi edinmeleri için destek ve yönlendirmede bulunmazlar çünkü biz anneliği de ebeveynliği de bir zorunluluk hatta bir lütuf olarak görürüz. sonuçta dokuz ay karnında taşıyorlar değil mi? bu dokuz ay da ve çocuk yapma düşüncesi sürecinde annelik ve ebeveyn olmayla ilgili bir eğitim almayı bırakın en azından bir kitap dahi okumak zor gelir, aslında akıllarına gelmez çünkü onlarda annelerinden böyle görmüşlerdir. ağaç yaşken eğilir, üzüm üzüme baka baka kararır ve yıldızlar bulutsuz gökyüzünde gözükürler...
kaynak:
sozcu.com.tr
wikipedia tr
wikipedia ing
centralhospital.com
devamını gör...
"anne" ile benzer başlıklar
anne yemeği
58
anne sütü
13
