201.
hayattan kopmuş, sağlık problemleri ile ilgilenmeyen, psikolojik sorunları yanında demans başlangıcı yaşayan annem. ne yaptım ettiysem ikna edemedim bakalım sonu nereye varacak?
devamını gör...
202.
www.youtube.com/shorts/9l0e...
ana gibi yar, bağdat gibi diyar olmazmış.
her zorlukta yanında olan ve seni asla bırakmayan tek canlıya anne denir.
ana gibi yar, bağdat gibi diyar olmazmış.
her zorlukta yanında olan ve seni asla bırakmayan tek canlıya anne denir.
devamını gör...
203.
övgüye, ilgiye ihtiyacım olduğunda arıyorum. öyle inanarak konuşuyor ki ben de nasıl muhteşem bir insan olduğuma şaşırıp kendimi dünyanın 7. harikası falan sanıyorum. öylesine saf, katıksız bir sevgi.. anne kucağından ayrılalı çok oldu ama sıcaklığını hala hissediyorum. allah sağlıklı uzun ömür versin.
devamını gör...
204.
kucağımda indirdim 2 metrelik çukura.
son kucaklaşmamızdı..
son kucaklaşmamızdı..
devamını gör...
205.
anneye öf denmez. allah yasaklamış.
ben çok öf diyorum. -yatmıyor musun oğlum- dedikçe, -yetmedi mi oğlum- dedikçe.
annemi neria diye kayıtlıydı bende bir ara. tanrının ışığıdır o benim için.
ben anne kuzusu muyum?
hayatta göremezsiniz benim kadar âsi ve anne kuzusu.
annemi çok seviyorum. olmazsa beni refüjlerden toplarlar.
ben çok öf diyorum. -yatmıyor musun oğlum- dedikçe, -yetmedi mi oğlum- dedikçe.
annemi neria diye kayıtlıydı bende bir ara. tanrının ışığıdır o benim için.
ben anne kuzusu muyum?
hayatta göremezsiniz benim kadar âsi ve anne kuzusu.
annemi çok seviyorum. olmazsa beni refüjlerden toplarlar.
devamını gör...
206.
bir bakış attı bana, "sana ne diyeyim ki oğlum..." diye.
canıma dokundu. haklı. ölümüm yakın anne üzülme. bu bekleyişler bitecek. zaten kimsenin benim gibi evladı olmasın. allah korusun. gözyaşlarım boşa.
canıma dokundu. haklı. ölümüm yakın anne üzülme. bu bekleyişler bitecek. zaten kimsenin benim gibi evladı olmasın. allah korusun. gözyaşlarım boşa.
devamını gör...
207.
hayatıma sadece para akışı sağlayan insan. ekonomik özgürlüğü 3 sene içinde elde edip kurtulmak ilk planım arasında.
devamını gör...
208.
ahh annem nasıl yarın seni ellerimle yıkayacağım. buna nasıl dayanacağım. yardım et allahım.
devamını gör...
209.
annem vefat edelim 3 haftayı biraz geçiyor. çok zorlanıyorum. hergün annem rüyama giriyor. çok özlüyorum.
sevgili kaybetmek zordu.
babamı kaybetmek daha zor oldu.
annem de pança pinçik oldum.
bu kaıplarımın hepsi 1.5 yılda oldu yaklaşık. allah başka acı yaşatmasın.
sevgili kaybetmek zordu.
babamı kaybetmek daha zor oldu.
annem de pança pinçik oldum.
bu kaıplarımın hepsi 1.5 yılda oldu yaklaşık. allah başka acı yaşatmasın.
devamını gör...
210.
içimde bir yaradır, kalmak daha zordu senin için yavrum benim..
devamını gör...
211.
bugün rüyamda yine annemi gördüm.
yaşıyordu, iyileşmişti, bıdık bıdık yürüyordu. ben de ablama annem yaşıyor namaza tekrar başlayacağım diyorum.
b.k gibi hissediyorum. yine kalkınca ağladım. yıkılmamak için zor tutuyorum. her tarafım ağrıyor. içmemek istiyorum sadece.
allahım sabır versin bana ve aileme.
yaşıyordu, iyileşmişti, bıdık bıdık yürüyordu. ben de ablama annem yaşıyor namaza tekrar başlayacağım diyorum.
b.k gibi hissediyorum. yine kalkınca ağladım. yıkılmamak için zor tutuyorum. her tarafım ağrıyor. içmemek istiyorum sadece.
allahım sabır versin bana ve aileme.
devamını gör...
212.
ben de bu aralar annemi rüyamda görüyorum, üçüncü aya günler kaldı, mezarımı yaptırın artık diyor herhalde, kendini hatırlatıyorum yavrum.. ah annem.. şimdi napıyorsun o soğuk kurtlu toprağın altında.. ah yavrum..
devamını gör...
213.
siyah dalgalı saçları, bembeyaz teni, bal rengi gözleri vardı. gözleri her zaman hüzünlü bakardı, sesi her zaman ağlamanın eşiğindeki o titrek ve boğuk tonda çıkardı.
sanırım doğuştan melankolik bir kadındı. aramızdaki ilişki soğuktu. sevgiden çok saygıya dayalıydı. kadın resmen bana hayrandı. onaylamadığı tek bir davranışım bile yoktu. ben en iyisini bilirmişim, öyle derdi. hayatım boyunca yetecek kadar onayı ondan almışım herhalde ki hiç onaylanma ihtiyacı hissetmedim. kaldı ki babamda öyleydi. tuhaf bir aileydik.
hiçbir şeyime karışmazdı. ne zaman istesem o zaman, ne kadar istesem o kadar yemek yer, istediğim kadar sokaklarda sürterdim. beni hiçbir zaman eve çağırmazdı. istersem giderdim. sabahları uyandırmaz, geceleri uyutmazdı.
sessiz, sakin bir kadındı. kimsenin işine karışmaz, hiç kimseye cırlamazdı, sesi hiçbir zaman çok çıkmazdı, hiç kimseyle kavga ettiğini görmedim mesela. kendi halindeydi.
çok güzel yemek yapardı. özellikle yayla çorbasını bolca yapardı. nerdeyse iki günde bir yayla çorbası yapardı. ne zaman yayla çorbası içsem aklıma anam gelir. patates kızartmalarını da koca koca yapardı, dışı çıtır çıtır olurdu, içi ise yumuşacık.
gider kucağına yatardım, saçlarımı okşarken bana şarkı söylerdi. genellikle azeri şarkıları söylerdi. favori şarkısı ayrılık'tı.
fazla vakit geçiremedim kendisiyle. beş yaşından sonra toplasan 4 kere daha görmüşümdür. o zamanlarda sürekli ağlıyordu kadın. yürürken, otururken, yemek yerken, uyurken, ağlıyordu. hayret göz pınarları da kurumuyordu. hayatımda o kadar ağlayan bir insana daha rast gelmedim, görmedim, duymadım, bilmiyorum.
onu seviyor muydum? bilmiyorum. sürekli ağlıyordu ve beni çaresiz hissettiriyordu. bir erkek için anasının ağlaması kadar tiksinç bir şey yok. elimden bir şey gelmiyordu. susuyordum. içime ağlıyordum bende onun yanında. teselli edilmeyi sevmediğim gibi teselli etmekten de hoşlanmıyordum. ben hiçbir zaman etrafa ışıltılı umutlar saçan biri olmadım. bilmiyorum. ben öyle değildim işte. karanlık o kadar da ürkütücü gelmiyordu bana. yalan söylemek konusunda diğerleri kadar hevesli değildim. benim yalanlarım daha çok tasarlanmamış, anlık ağzımdan çıkanlardı, geleceğe uzananlar değildi, sönüp gidiyorlardı çaresiz.
iyi kadındı rahmetli. mezarına bir kere gittim. teyzemler götürmüştü. bir daha gitmedim, gitmem de. ölülerle takılmayı sevmiyorum. ölünce uğrarım bir ara anacım.
sanırım doğuştan melankolik bir kadındı. aramızdaki ilişki soğuktu. sevgiden çok saygıya dayalıydı. kadın resmen bana hayrandı. onaylamadığı tek bir davranışım bile yoktu. ben en iyisini bilirmişim, öyle derdi. hayatım boyunca yetecek kadar onayı ondan almışım herhalde ki hiç onaylanma ihtiyacı hissetmedim. kaldı ki babamda öyleydi. tuhaf bir aileydik.
hiçbir şeyime karışmazdı. ne zaman istesem o zaman, ne kadar istesem o kadar yemek yer, istediğim kadar sokaklarda sürterdim. beni hiçbir zaman eve çağırmazdı. istersem giderdim. sabahları uyandırmaz, geceleri uyutmazdı.
sessiz, sakin bir kadındı. kimsenin işine karışmaz, hiç kimseye cırlamazdı, sesi hiçbir zaman çok çıkmazdı, hiç kimseyle kavga ettiğini görmedim mesela. kendi halindeydi.
çok güzel yemek yapardı. özellikle yayla çorbasını bolca yapardı. nerdeyse iki günde bir yayla çorbası yapardı. ne zaman yayla çorbası içsem aklıma anam gelir. patates kızartmalarını da koca koca yapardı, dışı çıtır çıtır olurdu, içi ise yumuşacık.
gider kucağına yatardım, saçlarımı okşarken bana şarkı söylerdi. genellikle azeri şarkıları söylerdi. favori şarkısı ayrılık'tı.
fazla vakit geçiremedim kendisiyle. beş yaşından sonra toplasan 4 kere daha görmüşümdür. o zamanlarda sürekli ağlıyordu kadın. yürürken, otururken, yemek yerken, uyurken, ağlıyordu. hayret göz pınarları da kurumuyordu. hayatımda o kadar ağlayan bir insana daha rast gelmedim, görmedim, duymadım, bilmiyorum.
onu seviyor muydum? bilmiyorum. sürekli ağlıyordu ve beni çaresiz hissettiriyordu. bir erkek için anasının ağlaması kadar tiksinç bir şey yok. elimden bir şey gelmiyordu. susuyordum. içime ağlıyordum bende onun yanında. teselli edilmeyi sevmediğim gibi teselli etmekten de hoşlanmıyordum. ben hiçbir zaman etrafa ışıltılı umutlar saçan biri olmadım. bilmiyorum. ben öyle değildim işte. karanlık o kadar da ürkütücü gelmiyordu bana. yalan söylemek konusunda diğerleri kadar hevesli değildim. benim yalanlarım daha çok tasarlanmamış, anlık ağzımdan çıkanlardı, geleceğe uzananlar değildi, sönüp gidiyorlardı çaresiz.
iyi kadındı rahmetli. mezarına bir kere gittim. teyzemler götürmüştü. bir daha gitmedim, gitmem de. ölülerle takılmayı sevmiyorum. ölünce uğrarım bir ara anacım.
devamını gör...
214.
büyük bir sorumluluk altında olan, bir insanın akıbetini iki dudadığının arasında tutan kutsal varlık.
her kutsal şey gibi, ona biçtiğimiz anlam,
onu koyduğumuz makam yakar bizi.
o, çok güç sahibi bir varlıktır işte.
gücünün farkında olmayanlar, o gücü kontrolsüzce saçar etrafına.
kontrolsüz merhameti zayıflık doğurabilir
kontrolsüz sevgisi öfkeye evrilebilir
evlat, minnet duygusu altında varlığını sorgularken,
yok olabilir doğumuna vesile olan kutsal güç tarafından.
linç yükleniyor ben kaçim.
her kutsal şey gibi, ona biçtiğimiz anlam,
onu koyduğumuz makam yakar bizi.
o, çok güç sahibi bir varlıktır işte.
gücünün farkında olmayanlar, o gücü kontrolsüzce saçar etrafına.
kontrolsüz merhameti zayıflık doğurabilir
kontrolsüz sevgisi öfkeye evrilebilir
evlat, minnet duygusu altında varlığını sorgularken,
yok olabilir doğumuna vesile olan kutsal güç tarafından.
linç yükleniyor ben kaçim.
devamını gör...
215.
kutsaldır.
devamını gör...
216.
allah da senin belanı versin.
keşke sadece rahminden atmayı annelik olarak görmeseler insanlar.
senden ölene kadar nefret edicem. ne yapıp ne edip günümün içine etmeyi moralimi bozmayı başarıyorsun ya. yazıklar olsun sana.
heveslisin diye beraber alışverişe çıkalım istedim. hala çocuk görüyorsun beni.
okudum rehber öğretmen oldum özel çocukların hayatına dokundum anne ben.
eğitimler aldım psikolojik danışmanlık kısmını geliştirdim onlarca insan için umut ışığı oldum ben.
hala hayatımdaki insanlar için tek karar mercii gibi bir şeyim o kadar önemserler beni ama ben senin gözünde solda sıfırım anne.
anne allah niye bizi birbirimize verdi de ben sana olan nefretimle bu kadar baş etmek zorunda kalıyorum. ölmeni istiyorum. bazen seni hırpalamak bile istiyorum.
anne ben seni sevmiyorum senden nefret ediyorum.
keşke sadece rahminden atmayı annelik olarak görmeseler insanlar.
senden ölene kadar nefret edicem. ne yapıp ne edip günümün içine etmeyi moralimi bozmayı başarıyorsun ya. yazıklar olsun sana.
heveslisin diye beraber alışverişe çıkalım istedim. hala çocuk görüyorsun beni.
okudum rehber öğretmen oldum özel çocukların hayatına dokundum anne ben.
eğitimler aldım psikolojik danışmanlık kısmını geliştirdim onlarca insan için umut ışığı oldum ben.
hala hayatımdaki insanlar için tek karar mercii gibi bir şeyim o kadar önemserler beni ama ben senin gözünde solda sıfırım anne.
anne allah niye bizi birbirimize verdi de ben sana olan nefretimle bu kadar baş etmek zorunda kalıyorum. ölmeni istiyorum. bazen seni hırpalamak bile istiyorum.
anne ben seni sevmiyorum senden nefret ediyorum.
devamını gör...
217.
bir yaşar kurt şaheseridir.
ilk dinleyişte annesine sığınmak isteyen, büyümekten korkmuş bir çocuğun şarkısı gibi gelir. oysa biraz dikkatli dinleyince, o çocuğun büyümekten değil; büyüdüğü dünyanın ondan istediği adama dönüşmekten korktuğunu anlarsınız. çocuk büyümüştür. evler, yollar, pabuçlar büyümüştür. fakat dünya da onunla beraber büyümüş ve artık karşısına devlet, ordu, savaş, televizyon, propaganda ve itaat olarak dikilmiştir. bir zamanlar annesinin kucağında güvende olan çocuğun eline şimdi silah verilir ve başka bir insanı öldürmesi istenir. ne zaman yatacağına, ne zaman kalkacağına, ne düşüneceğine birileri karar vermektedir. ve bütün bunların karşısında adamın sığındığı tek yer hala annesidir. bu yüzden “anne” aslında anneye yazılmış bir şarkıdan çok, yetişkinliğe zorlanmış bir çocuğun dünyaya ettiği itirazdır. şarkı boyunca “anne” bir kişiden fazlasına dönüşür; insanın henüz emir almadığı, öldürmesinin istenmediği, kandırılmadığı son güvenli yerdir. yaşar kurt burada savaş karşıtlığını büyük laflarla anlatmaz. vatan, millet, ideoloji tartışmasına girmez. çok daha ağır bir yerden vurur: bir insanın başka bir insanı öldürmeye ikna edilmesinin saçmalığını, korkmuş bir çocuğun annesine şikayeti kadar yalın hale getirir. ve şarkının sonunda mesele artık yalnızca askere gitmek değildir. televizyon da konuşmaktadır, siyaset de konuşmaktadır, herkes bir şeylere inanmanı ve bir taraf seçmeni istemektedir. çocuğun annesinden son isteği bu yüzden artık kendisini koruması değildir. kendisini de korumasıdır.
belki de parçanın bütün derdi budur:
insan büyüyor, dünya büyüyor; ama insanın içine sinmeyen şeyler de onunla birlikte büyüyor. ve bazen otuz yaşında bir adamın bütün politik itirazı, çocukken kurduğu kadar basit bir cümleye sığıyor:
“korkuyorum anne.”
11.07.2024
ilk dinleyişte annesine sığınmak isteyen, büyümekten korkmuş bir çocuğun şarkısı gibi gelir. oysa biraz dikkatli dinleyince, o çocuğun büyümekten değil; büyüdüğü dünyanın ondan istediği adama dönüşmekten korktuğunu anlarsınız. çocuk büyümüştür. evler, yollar, pabuçlar büyümüştür. fakat dünya da onunla beraber büyümüş ve artık karşısına devlet, ordu, savaş, televizyon, propaganda ve itaat olarak dikilmiştir. bir zamanlar annesinin kucağında güvende olan çocuğun eline şimdi silah verilir ve başka bir insanı öldürmesi istenir. ne zaman yatacağına, ne zaman kalkacağına, ne düşüneceğine birileri karar vermektedir. ve bütün bunların karşısında adamın sığındığı tek yer hala annesidir. bu yüzden “anne” aslında anneye yazılmış bir şarkıdan çok, yetişkinliğe zorlanmış bir çocuğun dünyaya ettiği itirazdır. şarkı boyunca “anne” bir kişiden fazlasına dönüşür; insanın henüz emir almadığı, öldürmesinin istenmediği, kandırılmadığı son güvenli yerdir. yaşar kurt burada savaş karşıtlığını büyük laflarla anlatmaz. vatan, millet, ideoloji tartışmasına girmez. çok daha ağır bir yerden vurur: bir insanın başka bir insanı öldürmeye ikna edilmesinin saçmalığını, korkmuş bir çocuğun annesine şikayeti kadar yalın hale getirir. ve şarkının sonunda mesele artık yalnızca askere gitmek değildir. televizyon da konuşmaktadır, siyaset de konuşmaktadır, herkes bir şeylere inanmanı ve bir taraf seçmeni istemektedir. çocuğun annesinden son isteği bu yüzden artık kendisini koruması değildir. kendisini de korumasıdır.
belki de parçanın bütün derdi budur:
insan büyüyor, dünya büyüyor; ama insanın içine sinmeyen şeyler de onunla birlikte büyüyor. ve bazen otuz yaşında bir adamın bütün politik itirazı, çocukken kurduğu kadar basit bir cümleye sığıyor:
“korkuyorum anne.”
11.07.2024
devamını gör...
218.
219.
özledim.
devamını gör...
"anne" ile benzer başlıklar
anne yemeği
58
anne sütü
13
