181.
yarın anneler günüymüş. sevmem böyle özel günleri, özel gün mefhumum yoktur zaten. bilmem, bilsem de aklıma gelmez, hatırlamam, hatırlasam da çiçeyim böceyim yapmam.
ben özel olmayan günlerde alakasız, hiç beklenmedik anlarda severim bir hediye vermeyi, sevgimi göstermeyi, anneme de öyle.
eve elinde en çok çiçekle gelen oğullardan biri de ben olabilirim. seviyor diye, sukulentlerle donattım balkonunu, 30 mu 40 mı 50 tane sukulenti var herhalde.
bir kesit izledim, -ben eve girmeden uyumaz o" diyordu.
ben eve girmeden uyumaz annem. saat kaç olursa olsun. yatmaz beni bekler. ben de hep erken gideyim isterim, gidemem. -yat anne, geleceğim anahtarım var" derim.
dün ağabeyim aradı, neye ihtiyacı var sence annemin dedi? ne alsak ona, bir çiçek bir biblo sıradan, yok dedim, neye ihtiyacı olursa söyler bana, alırım, al dedim kafana göre al bir şeyler, öderiz beraber.
çok seviyorum. insan annesini sevmez mi?
ben özel olmayan günlerde alakasız, hiç beklenmedik anlarda severim bir hediye vermeyi, sevgimi göstermeyi, anneme de öyle.
eve elinde en çok çiçekle gelen oğullardan biri de ben olabilirim. seviyor diye, sukulentlerle donattım balkonunu, 30 mu 40 mı 50 tane sukulenti var herhalde.
bir kesit izledim, -ben eve girmeden uyumaz o" diyordu.
ben eve girmeden uyumaz annem. saat kaç olursa olsun. yatmaz beni bekler. ben de hep erken gideyim isterim, gidemem. -yat anne, geleceğim anahtarım var" derim.
dün ağabeyim aradı, neye ihtiyacı var sence annemin dedi? ne alsak ona, bir çiçek bir biblo sıradan, yok dedim, neye ihtiyacı olursa söyler bana, alırım, al dedim kafana göre al bir şeyler, öderiz beraber.
çok seviyorum. insan annesini sevmez mi?
devamını gör...
182.
ilk terkeden. hep kokusunu, şefkatini aradığım. her anneler günü yürek sızım. ölmüş olsaydı mezarına gider ağlardım gözümün ağına kan çökene kadar, hem sevdiğim hem nefret ettiğim. yüzünü bile bilmediğim. merak ettiğim ama bir yandan da umursamadığım.
devamını gör...
183.
karanlık bir geceyi, dipsiz bir kuyuyu, korkak bir ruhu aydınlatıp ısıtandır.
zihnimde iyiliğin ve merhametin tecellisi, zor zamanların tesellisidir.
dört harf iki heceyle çok basit gibi görünse de makamı yücedir, uçtur, zirvedir.
sevgi, özlem, hüzün, korku en yüksektir.
lakin ben annemin yemeklerini çok özledim, evinin sıcaklığını, ondan bir parça taşıyor olmanın konforlu duygusunu, aidiyeti ait olabilmeyi, onunla hemhal olup ona seslenebilmeyi, "ihtiyacım var gel" dediğimde yetişebilmesini, güzel yanaklarından öpmeyi çok özledim. öyle çok oldu ki görmeyeli anneliği yeniden onunla en güzel şekilde öğrenebilmeyi ve onun sevgisiyle beslenip çocuklarımı rahatça büyütebilmeyi çok isterdim.
her düşüşümde "ah annem olacaktı ki..." buna hiç alışamadım.
sensiz geçen 20. sene.
atlamam bilirsin, anneler günün kutlu olsun anne.
zihnimde iyiliğin ve merhametin tecellisi, zor zamanların tesellisidir.
dört harf iki heceyle çok basit gibi görünse de makamı yücedir, uçtur, zirvedir.
sevgi, özlem, hüzün, korku en yüksektir.
lakin ben annemin yemeklerini çok özledim, evinin sıcaklığını, ondan bir parça taşıyor olmanın konforlu duygusunu, aidiyeti ait olabilmeyi, onunla hemhal olup ona seslenebilmeyi, "ihtiyacım var gel" dediğimde yetişebilmesini, güzel yanaklarından öpmeyi çok özledim. öyle çok oldu ki görmeyeli anneliği yeniden onunla en güzel şekilde öğrenebilmeyi ve onun sevgisiyle beslenip çocuklarımı rahatça büyütebilmeyi çok isterdim.
her düşüşümde "ah annem olacaktı ki..." buna hiç alışamadım.
sensiz geçen 20. sene.
atlamam bilirsin, anneler günün kutlu olsun anne.
devamını gör...
184.
185.
ünlü italyan filozof* tony soprano'ya göre bir otobüstür efendim anne.
yola çıkar, sizi dünyaya getirir, yani indirir ve yoluna devam eder.
sonra da herkes o otobüsüne yetişmek için, tekrar güvende, tekrar sevgide kalabilmek için peşinden koşar ama asla yetişemez.
çünkü otobüs gitmiştir artık bir kere.
yola çıkar, sizi dünyaya getirir, yani indirir ve yoluna devam eder.
sonra da herkes o otobüsüne yetişmek için, tekrar güvende, tekrar sevgide kalabilmek için peşinden koşar ama asla yetişemez.
çünkü otobüs gitmiştir artık bir kere.
devamını gör...
186.
ana başa taç imiş,
her derde deva imiş,
bir evlat pir olsa da,
anaya muhtaç imiş.
annelerin kıymetini bilin, sonra toprağına sarılırsınız. ve sizi temin ederim ki bu başetmesi çok ağır bir duygu.
her derde deva imiş,
bir evlat pir olsa da,
anaya muhtaç imiş.
annelerin kıymetini bilin, sonra toprağına sarılırsınız. ve sizi temin ederim ki bu başetmesi çok ağır bir duygu.
devamını gör...
187.
yav hayattır. bu evde annem olmasın ben gelmem. babam der, gel oğlum der. baba git derim yaylaya. beni bırak derim. annem olmazsa çok üzülürüm.
-annem uyanamıyorsun...
diyor.
salih güney dedi, *önder somer dedi, sonra dedi ki ay tarık akan'ım.
kardeşim üçü birbirine benzemiyor senin derdin ne ya? *
-annem uyanamıyorsun...
diyor.
salih güney dedi, *önder somer dedi, sonra dedi ki ay tarık akan'ım.
kardeşim üçü birbirine benzemiyor senin derdin ne ya? *
devamını gör...
188.
çocukken annemin her ağlamamızda bunun neyine ağlıyorsun diye kızmalarıyla büyüdük kardeşler olarak. hatamız, üzüntümüz, ağlamalarımız, endişelerimiz hep saklı gizli oldu. sinirli bir kadındı. çocukken o sinirin altında ezilerek büyüdük. yetişkin olup kendi benliğimizi inşa ettiğimizde fark ettik ki inşa edilen bir şey yok. kafamıza annemizi oturtmuşuz konuştuklarını dinliyoruz. annemize rağmen oluşan her şeyi, annemizle ağzımıza tıkıyoruz. karnında geçirdiğimiz o huzurlu günlerin bedelinin bu olabileceğini nerden bilebilirdik?*
çocukken annemin bunun neyine ağlıyorsun diye kızmalarıyla büyüdüm. ve bugün anneme bunun neyine ağlıyorsun dedim. hayatımda duymaktan en nefret ettiğim şey. önceden içimden bir şeyler kopardı o ağladığında. bugün öylece söyleyiverdim. annem oldum.
çocukken annemin bunun neyine ağlıyorsun diye kızmalarıyla büyüdüm. ve bugün anneme bunun neyine ağlıyorsun dedim. hayatımda duymaktan en nefret ettiğim şey. önceden içimden bir şeyler kopardı o ağladığında. bugün öylece söyleyiverdim. annem oldum.
devamını gör...
189.
kimimizin yarası kimimizin şifası
açık açık bunu ifade edebilecek tam bir tanım olduğunu düşünmüyorum sadece bir annede olması gereken özellikler sayılabilir o kadar. belki de o bile çoğumuz da değişecektir ama en önemlisi şefkat, sevgi, güven
açık açık bunu ifade edebilecek tam bir tanım olduğunu düşünmüyorum sadece bir annede olması gereken özellikler sayılabilir o kadar. belki de o bile çoğumuz da değişecektir ama en önemlisi şefkat, sevgi, güven
devamını gör...
190.
allah'ın kulunu okşama fiilinin insan şeklindeki görüntüsü annedir."
devamını gör...
191.
bugün açık lise sınavına götürdüğüm birince derece akrabam.
sınavdan biraz üzgün çıktı. "din kültürü sorularını hiç yapamadım. 3 soru işaretledim ama onlardan da emin değilim" dedi. kendisini zorbalamak paha biçilemezdi.
çocuklar gerçekten çok çabuk büyüyor....
sınavdan biraz üzgün çıktı. "din kültürü sorularını hiç yapamadım. 3 soru işaretledim ama onlardan da emin değilim" dedi. kendisini zorbalamak paha biçilemezdi.
çocuklar gerçekten çok çabuk büyüyor....
devamını gör...
192.
bir süredir sağlık sorunları yaşıyor. insan annesinin değerini tabii ki biliyor ama hayatında olmama olasılığı insanın ödünü koparıyor. benim annem her zaman çok güçlü bir kadındı ama onu ilk defa bugün torunların büyüdüğünü göremeyecek miyim diye ağlarken gördüm. dünya üzerinde aileden, sevdiklerimizden daha değerli hiçbir şey yok. senin için dünyayı bükerim gadın anam, sen yeter ki iyi ol.
devamını gör...
193.
sahi senden mi doğdum anne
yollar nehirler kuşluk vakitleri dururken
bir insandan mı doğar bir çocuk
anne senin yüreğin taş olsa dayanır mı
kuş olsa çiçek olsa gündüz olsa
kırılmaz mı acıdan bir sap menekşenin boynu
bu kez dağlar doğursun beni anne
sen de ılık bir yağmur ol
durmadan yağ kanayan yerlerime
*
#3843745 geçmiş olsun sayın yazar, annenize acil şifalar diliyorum
yollar nehirler kuşluk vakitleri dururken
bir insandan mı doğar bir çocuk
anne senin yüreğin taş olsa dayanır mı
kuş olsa çiçek olsa gündüz olsa
kırılmaz mı acıdan bir sap menekşenin boynu
bu kez dağlar doğursun beni anne
sen de ılık bir yağmur ol
durmadan yağ kanayan yerlerime
*
#3843745 geçmiş olsun sayın yazar, annenize acil şifalar diliyorum
devamını gör...
194.
yaşar kurt'un seslendirdiği mükemmel antimilitarist şarkı.
korkuyorum anne, al beni içine
alışamadım anne, al beni yine
büyüdüm anne, evler büyüdü
büyüdü pabuçlar, yollar büyüdü
orduya istiyorlar, savaş çıkar diyorlar
silah veriyorlar anne, bana öldür diyorlar
yat diyorlar anne, kalk diyorlar!
beynimi yiyorlar anne, beynimi yiyorlar
korkuyorum anne, al beni içine
alışamadım anne, al beni yine
büyüdüm anne, evler büyüdü
büyüdü pabuçlar, yollar büyüdü
orduya istiyorlar, savaş çıkar diyorlar
silah veriyorlar anne, bana öldür diyorlar
yat diyorlar anne, kalk diyorlar!
beynimi yiyorlar anne, beynimi yiyorlar
see upcoming rock shows
get tickets for your favorite artists
you might also like
mavi duvar
haramiler
aşk yok olmaktır
mabel matiz
can kırıkları
şebnem ferah
[köprü]
kapat televizyonu anne, senide kandırıyorlar
kapat televizyonu anne, senide kandırıyorlar
oyunu verme anne!
oyunu verme anne!
oyuna gelme anne!
korkuyorum anne, al beni içine
alışamadım anne, al beni yine
büyüdüm anne, evler büyüdü
büyüdü pabuçlar, yollar büyüdü
orduya istiyorlar, savaş çıkar diyorlar
silah veriyorlar anne, bana öldür diyorlar
yat diyorlar anne, kalk diyorlar!
beynimi yiyorlar anne, beynimi yiyorlar
korkuyorum anne, al beni içine
alışamadım anne, al beni yine
büyüdüm anne, evler büyüdü
büyüdü pabuçlar, yollar büyüdü
orduya istiyorlar, savaş çıkar diyorlar
silah veriyorlar anne, bana öldür diyorlar
yat diyorlar anne, kalk diyorlar!
beynimi yiyorlar anne, beynimi yiyorlar
see upcoming rock shows
get tickets for your favorite artists
you might also like
mavi duvar
haramiler
aşk yok olmaktır
mabel matiz
can kırıkları
şebnem ferah
[köprü]
kapat televizyonu anne, senide kandırıyorlar
kapat televizyonu anne, senide kandırıyorlar
oyunu verme anne!
oyunu verme anne!
oyuna gelme anne!
devamını gör...
195.
bir insan hatta hayvanlar için bile "var"oluşlarının, tartışmasız en anıtsı simgesidir anne.. sizinle yaşamını bölüşmüş, size bir yaşam kazandırana değin sadece sizin için yaşamıştır.
ve bilinki son nefesine kadar da sizin için yaşayacaktır.. tanrılar masalsı yaratıcılardır, annelerse gerçek.. nokta.
ve bilinki son nefesine kadar da sizin için yaşayacaktır.. tanrılar masalsı yaratıcılardır, annelerse gerçek.. nokta.
devamını gör...
196.
''ana haktır, sen bu sırra erdin mi?''*
devamını gör...
197.
bugün birgün gazetesinde annelik ile ilgili put kırıcı bir film tanıtımı okudum. "bacaklarım olsa seni tekmelerdim" filmin adı. film annelik bir kutsallık değil insan olma halidir diyor. en iyi kadın oyuncu dalında altın küre ödülü alan filmi vizyona girer girmez izlemek istiyorum.
devamını gör...
198.
anne…
dün gelen bir telefonla dizlerimin bağı çözüldü.
“gel beni hastaneye götür,” dedi kadın.
“ne oldu?”
“otobüs elime çarptı.”
nasıl oldu, ne ara oldu bilmiyorum. kafamın içindeki onca soruyla yola çıktım. yarım saatlik yol bana bir saat gibi geldi. aldım onu, hastaneye gittik. canının yandığı belliydi ama belli etmemeye çalışıyordu.
röntgen, muayene…
ve o an: bilek iki yerden kırık.
ikimizin de yüzü düştü.
“alçı odasına alalım, doktor gelecek,” dediler. doktor filme baktı, bana dönüp “siz dışarıda bekleyin, yerine oturtmamız lazım. dayanabilirseniz kalın,” dedi.
yok… çıkamam dedim, çıkayım.
ama annemin bağırmaları dışarıya kadar geliyordu. yüreğim sıkıştı. bir el… ama çok zor, çok.
ona bir şey olmasın.
bir daha yaşamak istemiyorum bunu.
onun acı çekmesini istemiyorum. dayanamam.
hastaneden çıktık, evine gittik, eşyalarını aldık, bana getirdim. bileğini oynatmayacakmış; yerinden kayarsa ameliyat dediler. şimdi pamuklara sardım onu. gözüm gibi bakıyorum.
üç boncuk…
bir kız çocuğu…
bir anne…
beş çocukla, mutlu mesut bir kahvaltı yapıyoruz.
dün gelen bir telefonla dizlerimin bağı çözüldü.
“gel beni hastaneye götür,” dedi kadın.
“ne oldu?”
“otobüs elime çarptı.”
nasıl oldu, ne ara oldu bilmiyorum. kafamın içindeki onca soruyla yola çıktım. yarım saatlik yol bana bir saat gibi geldi. aldım onu, hastaneye gittik. canının yandığı belliydi ama belli etmemeye çalışıyordu.
röntgen, muayene…
ve o an: bilek iki yerden kırık.
ikimizin de yüzü düştü.
“alçı odasına alalım, doktor gelecek,” dediler. doktor filme baktı, bana dönüp “siz dışarıda bekleyin, yerine oturtmamız lazım. dayanabilirseniz kalın,” dedi.
yok… çıkamam dedim, çıkayım.
ama annemin bağırmaları dışarıya kadar geliyordu. yüreğim sıkıştı. bir el… ama çok zor, çok.
ona bir şey olmasın.
bir daha yaşamak istemiyorum bunu.
onun acı çekmesini istemiyorum. dayanamam.
hastaneden çıktık, evine gittik, eşyalarını aldık, bana getirdim. bileğini oynatmayacakmış; yerinden kayarsa ameliyat dediler. şimdi pamuklara sardım onu. gözüm gibi bakıyorum.
üç boncuk…
bir kız çocuğu…
bir anne…
beş çocukla, mutlu mesut bir kahvaltı yapıyoruz.
devamını gör...
199.
egri oturup dogru konusmak gerekirse bu dunyadaki akrabalarım arasındaki en kıymetlim. onun hakkında yazı yazdıgımı duysa, beni oldurur. nefret ediyor onun hakkında bir seyler yazdıgımda.. insan ozelini kendine saklamalıymıs. o yuzden lutfen bu yazıyı okuyorsanız annemi haberdar etmeyin.
valla her sey cok kucukken basladı. annem beni 16 yasında dogurmus. o gunden itibaren aradaki birkac yıllık birbirimizden istem dısı uzaklastıgımız zamanı saymazsak hep en iyi arkadasım oldu. tek cocuklar sanssız olurlar derler. ben bu durumu hic yasamadım. cunku kucuklugumde de kazık kadar oldugumda da annem benim hep en iyi arkadasımdı. kucukken butun zamanını bana ayırırdı annem. acayip sevgi dolu bir insandır zaten bana karsı. agucuk bugucuk diye durmadan oper,sever, sımartırdı. babam gunlerce surecek yurtdısı seyahatlerine cıkardı sık sık. bir yerde gurbetle ic ice buyumus cocukların hep bir nebze huzun barındırdıklarını okumustum. kucuklugum babamı ozleyerek ve annemle bir taraftan deli gibi eglenerek gecti benim. oyunlar oynardık saatlerce, gezerdik, dolasırdık, o zamanlar plaklarımız vardı, muzik setine koyar, sesini sonuna kadar acar dans ederdik. her seyi annemle ogrendim ben. o siir yazmaya merak sardı diye siir okumaya basladım misal. o kitap okuyor diye, benim de kitaplarım oldu kucukken. o giyime kusama meraklı diye suslu suslu takıldım kucuklugumde ve erken gencligimde. o makyaj yapıyor diye makyaj yapmaya basladım 17'dimde. o sacına golge attırırsak guzel olur dedi diye sacımı boyattım ilk kez 18'imde. annemi o kadar cok severdim, o kadar hayrandım ki ona, hic unutmam bir keresinde "benim adım neden alev degil? alev bu dunyadaki en guzel kız ismi.." diye aglamıstım kucuklugumde. cocuk aklı iste. bugun ismimi hicbir isme degismeyecek kadar megalomanca seviyorum ama o zaman annem her seyiyle en guzel kadın profiliydi benim icin. hayatımın muhim bir kısmı onu taklit ederek gecti.
ilkokula ziyaretime sınıfa ilk gelisinde butun arkadaslarım "ozge ablan geldi.." dediler misal bana.beni ilk kez dans etmeye 15'imde annem goturdu misal, bana makyaj yaptı, topuklular giydirdi ve kız arkadaslarıyla dans etmeye cıktık, kimlik de sormadılar vallahi. o kadar cok eglenmistim ki..hayat dolulugunu, bitmek bilmeyen cocuksulugunu ama bir taraftan da her zaman yerine gore davranmayı bilmesini annemden ogrendim ben, hep ona imrendim, hep onu ornek aldım.kıpır kıpırlıgını, bitmek bilmeyen nesesini, bir yılbası agacı suslerken bile 45 yasında gozlerinin parlıyor olusunu hep "ilerde bende boyle bir kadın olmak istiyorum.." diye izledim..ailem trajik donemlere gectiginde annemle babamdan bosanıp kendi evimize gecme hayalleri kurdum sonra.. guzel gunler kadar daha kotucullerinde de birbirimizin hep bas destegi olduk..agır depresyona girdigimde herkes gitti, bir tek annem benimle kalıp saatlerce konusarak beni daha iyi hissetirdi bir donem..rahatsızlandıgımda annemin sacları beyazladı bir gecede.. artık saclarını keyfinden degil, o gunlerin serefine mecburiyetten boyatıyor mesela..ve o benim isini cok ciddiye alan annem ona ihtiyac duydugumda isini gucunu yarıda kesip bir gunde yurtdısında bitti mesela..senin icin canımı veririm der sık sık, biliyorum, her harika anne gibi benim icin canını verecek annelerdendir annem, bana zaten can verdigi yetmezmis, omrunu omrume adadıgı yetmezmis gibi, ters bir durum olsa benim icin olur..babam gittiginde gecesini gunduzune katıp harıl harıl calısan ve butun sorumlulugumu 30 gibi genc bir yasta bu yasıma kadar ustlenen de annemdir mesela..hem anne hem baba olmanın sorumlulugunu nasıl tasıyacagını bilemeyip bazen gayet modern bazen asırı muhafazakar olup beni iflit eden de annemdir, ama onun kimi zaman asırı baskıcı tavırlarının sadece tek basına kız cocugu yetistirmenin zorlugu olarak okuyabilmemin bu kadar gec yasıma denk gelisi biraz uzse de zararın neresinden donulse karmıs..onunla bir gun bile konusmadan duramayan ben, her keyifsiz oldugumda beni hemen mutlu etmeyi basaran ise annemdir.leb demeden corum diyen de annemdir.kimi zaman beni benden iyi tanıyan da annemdir.benim mutlulugum, huzurum, refahım soz konusu oldugunda akan suları durduran, her seyi goze alabilecek olan da annemdir.
dunyanın en kutsal varlıgıdır gozumde.karsılık beklemeden sevme sadece "anne"de vuku bulur..baba hep daha bencildir bence, ama anne catlasa da patlasa da kızsa da katiyen sırtını donmez yavrusuna, hep sahip cıkar, kendi kollarında derman kalmadıgı gunlerde bile caktırmaz, kuyrugu dik tutar ve kendinde varolmayan bir enerji cogaltır cocugu icin ve hep tam destektir kızına..
bugun iyi kotu ben varsam, misal galatasaray lisesi nde okumussam, bir universiteden mezun olacaksam, kendime bakmayı seviyorsam, karakterim su ya da bu sekildeyse hepsi annemin eseridir misal.
biri beni anneme benzettiginde gurur duyarım.
o kadar zor sey yasayıp nasıl ayakta kaldıgını bilseydiniz siz de duyardınız.ne kadar dirayetli oldugunu bilseydiniz siz de duyardınız.30 senelik omrumde bana nasıl sahip cıktıgını bilseydiniz siz de duyardınız.ne kadar fedekar olabildigini bilseydiniz siz de duyardınız.tum bir basına basardıklarını bilseydiniz siz de duyardınız.karakterine iyice vakıf olsaydınız siz de duyardınız.iciyle dısıyla ne kadar guzel oldugunu anlayabilseydiniz siz de duyardınız.
umarım bu hayatta bir basına annemin basardıklarının yarısını ben de basarırım.umarım bir gun benim cocuklarım da gururla boyle benden bahsederler ve anneligimi takdir ederler.ve en onemlisi umarım ben de her acıdan anneme benzerim, insanlar benim icin de sarap gibi kadın derler..ve bana uzak yakınlarım "ne kadar hayat dolusun.." dediklerinde umarım ben de kıs kıs gulerim:-dıstan cok hayat doluyumdur, ama gel de bu omurde yasadıklarımı bana sor..yok bu yazı boyle bitmez.annemin nesesine haksızlık olur.
sana neden hayranım biliyor musun?onca sıkıntı yasadın, dimdik ayaktasın ve hala bir kulah dondurmayla dunyanın en seker kız cocugu gibi şen oluyorsun..ben sende en cok dısı kabuklu ici bir hayli duygusal hallerine; hayatı tanımadıgından degil ne kadar tatsızlıkla dolu olabildigini birebir yasamıs olup "koyver gitsin, neseli kalalım.." repliklerine hayranım..biliyorum atmıs yasında kırmızı rujunu suren kokos tonton yaslı teyzelerden olacaksın.biliyorum yasam askın senin katiyen sonmeyecek.ve senin iyimserliginin gormemislik degil hayatı gerektiginde tiye almanın varolmak icin elzem oldugunu anlamıs bir fazla gormus gecirmislik koktugunun farkında olan belki de tek insan olacagım.seni cok seviyorum.seni sen yapan her parcana, her tavrına, her tutumuna, her ozelligine ayrı ayrı hayranım.
2012-istanbul
valla her sey cok kucukken basladı. annem beni 16 yasında dogurmus. o gunden itibaren aradaki birkac yıllık birbirimizden istem dısı uzaklastıgımız zamanı saymazsak hep en iyi arkadasım oldu. tek cocuklar sanssız olurlar derler. ben bu durumu hic yasamadım. cunku kucuklugumde de kazık kadar oldugumda da annem benim hep en iyi arkadasımdı. kucukken butun zamanını bana ayırırdı annem. acayip sevgi dolu bir insandır zaten bana karsı. agucuk bugucuk diye durmadan oper,sever, sımartırdı. babam gunlerce surecek yurtdısı seyahatlerine cıkardı sık sık. bir yerde gurbetle ic ice buyumus cocukların hep bir nebze huzun barındırdıklarını okumustum. kucuklugum babamı ozleyerek ve annemle bir taraftan deli gibi eglenerek gecti benim. oyunlar oynardık saatlerce, gezerdik, dolasırdık, o zamanlar plaklarımız vardı, muzik setine koyar, sesini sonuna kadar acar dans ederdik. her seyi annemle ogrendim ben. o siir yazmaya merak sardı diye siir okumaya basladım misal. o kitap okuyor diye, benim de kitaplarım oldu kucukken. o giyime kusama meraklı diye suslu suslu takıldım kucuklugumde ve erken gencligimde. o makyaj yapıyor diye makyaj yapmaya basladım 17'dimde. o sacına golge attırırsak guzel olur dedi diye sacımı boyattım ilk kez 18'imde. annemi o kadar cok severdim, o kadar hayrandım ki ona, hic unutmam bir keresinde "benim adım neden alev degil? alev bu dunyadaki en guzel kız ismi.." diye aglamıstım kucuklugumde. cocuk aklı iste. bugun ismimi hicbir isme degismeyecek kadar megalomanca seviyorum ama o zaman annem her seyiyle en guzel kadın profiliydi benim icin. hayatımın muhim bir kısmı onu taklit ederek gecti.
ilkokula ziyaretime sınıfa ilk gelisinde butun arkadaslarım "ozge ablan geldi.." dediler misal bana.beni ilk kez dans etmeye 15'imde annem goturdu misal, bana makyaj yaptı, topuklular giydirdi ve kız arkadaslarıyla dans etmeye cıktık, kimlik de sormadılar vallahi. o kadar cok eglenmistim ki..hayat dolulugunu, bitmek bilmeyen cocuksulugunu ama bir taraftan da her zaman yerine gore davranmayı bilmesini annemden ogrendim ben, hep ona imrendim, hep onu ornek aldım.kıpır kıpırlıgını, bitmek bilmeyen nesesini, bir yılbası agacı suslerken bile 45 yasında gozlerinin parlıyor olusunu hep "ilerde bende boyle bir kadın olmak istiyorum.." diye izledim..ailem trajik donemlere gectiginde annemle babamdan bosanıp kendi evimize gecme hayalleri kurdum sonra.. guzel gunler kadar daha kotucullerinde de birbirimizin hep bas destegi olduk..agır depresyona girdigimde herkes gitti, bir tek annem benimle kalıp saatlerce konusarak beni daha iyi hissetirdi bir donem..rahatsızlandıgımda annemin sacları beyazladı bir gecede.. artık saclarını keyfinden degil, o gunlerin serefine mecburiyetten boyatıyor mesela..ve o benim isini cok ciddiye alan annem ona ihtiyac duydugumda isini gucunu yarıda kesip bir gunde yurtdısında bitti mesela..senin icin canımı veririm der sık sık, biliyorum, her harika anne gibi benim icin canını verecek annelerdendir annem, bana zaten can verdigi yetmezmis, omrunu omrume adadıgı yetmezmis gibi, ters bir durum olsa benim icin olur..babam gittiginde gecesini gunduzune katıp harıl harıl calısan ve butun sorumlulugumu 30 gibi genc bir yasta bu yasıma kadar ustlenen de annemdir mesela..hem anne hem baba olmanın sorumlulugunu nasıl tasıyacagını bilemeyip bazen gayet modern bazen asırı muhafazakar olup beni iflit eden de annemdir, ama onun kimi zaman asırı baskıcı tavırlarının sadece tek basına kız cocugu yetistirmenin zorlugu olarak okuyabilmemin bu kadar gec yasıma denk gelisi biraz uzse de zararın neresinden donulse karmıs..onunla bir gun bile konusmadan duramayan ben, her keyifsiz oldugumda beni hemen mutlu etmeyi basaran ise annemdir.leb demeden corum diyen de annemdir.kimi zaman beni benden iyi tanıyan da annemdir.benim mutlulugum, huzurum, refahım soz konusu oldugunda akan suları durduran, her seyi goze alabilecek olan da annemdir.
dunyanın en kutsal varlıgıdır gozumde.karsılık beklemeden sevme sadece "anne"de vuku bulur..baba hep daha bencildir bence, ama anne catlasa da patlasa da kızsa da katiyen sırtını donmez yavrusuna, hep sahip cıkar, kendi kollarında derman kalmadıgı gunlerde bile caktırmaz, kuyrugu dik tutar ve kendinde varolmayan bir enerji cogaltır cocugu icin ve hep tam destektir kızına..
bugun iyi kotu ben varsam, misal galatasaray lisesi nde okumussam, bir universiteden mezun olacaksam, kendime bakmayı seviyorsam, karakterim su ya da bu sekildeyse hepsi annemin eseridir misal.
biri beni anneme benzettiginde gurur duyarım.
o kadar zor sey yasayıp nasıl ayakta kaldıgını bilseydiniz siz de duyardınız.ne kadar dirayetli oldugunu bilseydiniz siz de duyardınız.30 senelik omrumde bana nasıl sahip cıktıgını bilseydiniz siz de duyardınız.ne kadar fedekar olabildigini bilseydiniz siz de duyardınız.tum bir basına basardıklarını bilseydiniz siz de duyardınız.karakterine iyice vakıf olsaydınız siz de duyardınız.iciyle dısıyla ne kadar guzel oldugunu anlayabilseydiniz siz de duyardınız.
umarım bu hayatta bir basına annemin basardıklarının yarısını ben de basarırım.umarım bir gun benim cocuklarım da gururla boyle benden bahsederler ve anneligimi takdir ederler.ve en onemlisi umarım ben de her acıdan anneme benzerim, insanlar benim icin de sarap gibi kadın derler..ve bana uzak yakınlarım "ne kadar hayat dolusun.." dediklerinde umarım ben de kıs kıs gulerim:-dıstan cok hayat doluyumdur, ama gel de bu omurde yasadıklarımı bana sor..yok bu yazı boyle bitmez.annemin nesesine haksızlık olur.
sana neden hayranım biliyor musun?onca sıkıntı yasadın, dimdik ayaktasın ve hala bir kulah dondurmayla dunyanın en seker kız cocugu gibi şen oluyorsun..ben sende en cok dısı kabuklu ici bir hayli duygusal hallerine; hayatı tanımadıgından degil ne kadar tatsızlıkla dolu olabildigini birebir yasamıs olup "koyver gitsin, neseli kalalım.." repliklerine hayranım..biliyorum atmıs yasında kırmızı rujunu suren kokos tonton yaslı teyzelerden olacaksın.biliyorum yasam askın senin katiyen sonmeyecek.ve senin iyimserliginin gormemislik degil hayatı gerektiginde tiye almanın varolmak icin elzem oldugunu anlamıs bir fazla gormus gecirmislik koktugunun farkında olan belki de tek insan olacagım.seni cok seviyorum.seni sen yapan her parcana, her tavrına, her tutumuna, her ozelligine ayrı ayrı hayranım.
2012-istanbul
devamını gör...
200.
ben sevmem, beni sevmez babam da beni sevmezzz…
devamını gör...
"anne" ile benzer başlıklar
anne yemeği
58
anne sütü
13
