bir gençlik hastalığıdır. yaşlandıkça yavaş yavaş ona dönüştüğünüzü görürsünüz. onun en bağışlanmaz görünen hataları, en aşağı zaafları, en antipatik yönleri bile sizi daha az huylandırır.
yaşlanmaya başladığınızda ise babayı bağışlamayı öğrenirsiniz. aslında bağışladığınız biraz da kendinizdir artık.
devamını gör...
çok zor mümkün olduğunu düşündüğüm genelde duyguları güvene almak için öyleymiş gibi yapmak zorunda kalınan bir durum
devamını gör...
nefret etmiyorum ama çok kırgınım.
devamını gör...
böyle bir şeyin mümkün olmayacağına inanırdım ancak hastanede öyle insanlar görüyorum ki bu insanlar kesinlikle baba olmamalıydı deyip çocuklarına üzülüyorum.
devamını gör...
babamı sevmediğim kadar annemi seviyorum.
devamını gör...
bıçaklayan var.
devamını gör...
anne baba konusunda şanslı bir insanım hiç nefret etmedim kendilerinden. bu yüzden nefret edenlere nasihat verecek değilim. lakin nefret eden, yıllarca görüşmeyen insanlardan duyduğum bir cümle var onu paylaşayım. her şey o mezara indirene kadarmış, ne öfkem kaldı ne hıncım. ve devamında keşke görüşseydim ile gelen bir cümle daha..
keşke dememek için vaktiniz varsa bir kez daha düşünün derim.
devamını gör...
(bkz: freud bunu beğendi)
devamını gör...
gayet normal.
devamını gör...
en hafifi olan baskıcı otoriteden diyelim, yoksa küfür edecem
devamını gör...
ben üzülüyorum ya böyle bir şeyle karşılaşınca. babama sinirli olduğum anları dahi silmek isterdim. birbirimizi kırdığımız çok olmuştur ama dönüp geldiğimde onun orada aynı sevgiyle olacağını bilmek güzel.
yalnız şu ülkede çoğu baba çocuğuna sevgisini göstermiyor sevse dahi, sonra başlasın mesafeler "seni seviyorum baba" bile diyememeler, nefret..
devamını gör...
bu şerefsiz o.. evladı geberdiği zaman üzüldüğüm iki şey vardı. 1 yeterince can çekişip kıvranmamış. 2 ben o an seyredip keyiflenemedim.

cenazesini türkiye'ye getirmedik ki vatan toprağını kirletmesin.
kendisini en son annemin cenazesinde gördüğümde 4 dişini 2 kaburgasını kırmıştım.
ayrıca kendisine mezarından kemiğini çıkarıp kazanda kaynatıp kemiğinin suyuna tecavüz edeceğime dair yemin etmiştim.

yakında yeminimi tutmak için motora atlayıp gürcistan'a gidicem.

keşke ölümü benim elimden olsaydı. haftalarca işkence ederdim.
devamını gör...
özel durumları ve gerçekten hak eden babaları saymazsak, geneli ergen işidir.
baba sevilmez, bu ne biçim hayattır ayrıca asilik falan "kanzi" anlıyor musun?
devamını gör...
bir gün babamdan nefret edecek bir sebebim olursa diye ödüm kopuyor. babam benim için bir ilah, benim ben olabilmeme izin veren insan. hiçbir çocuk babasından nefret etmesin ya babalar hep iyi olsun.
devamını gör...
kendisi 1961'li ve halen benden yakışıklı gardaşım artık çirkinleş.
bir de babam bana sürekli laf sokar. ben senin yaşındayken ip gibiydim... senin yerinde olsam ip gibi olurum filan...

yav tamam ortamların aranan adamı sendin, sana gelip numara veriyorlardı, senin masana oturmak istiyorlardı tamam.

bu kesin gizli gizli murda filan da dinliyor ha.

canım benim.
devamını gör...
eskiden çok nefret ederdim. bana ve kardeşlerime çektirdiklerini düşünüp düşünüp kinlenirdim. sonra hissizleştim. hala gördüğümde sinirimi bozacak şeyler yapıyor, sinirleniyorum da ama nefret falan kalmadı. sevgi zaten yıllardır yok. herhangi biri oldu yani. kendi iç huzuruma faydası olan bir durum oldu bu da.
devamını gör...
çocukluğumdan beri babamla müthiş kavgalar ederdik. beni hiç dövmedi, bir fiske bile vurmadı ama benim gibi mantıkçı birini aşırı sinirlendirecek şeyler yapıp/söyleyip duruyordu. 20'li yaşlarımın sonlarına doğru kavgalarımız azalmaya başladı ve ondan sonra aramız her sene daha iyi oldu. yani şu anda süperden hallice. bunda ikimizin de payı var ama. yani ben de daha anlayışlıyım artık, o da bile isteye beni kızdırma huyundan olabildiğince arındı.
devamını gör...
babamdan nefret ettiğimi sanıyordum. o ölene kadar. sonra onun neden bu kadar paronayak olduğunu, neden bu kadar güvensiz olduğunu öğrendim ve çok üzüldüm. onu affetttim. canım babacığım seni çok seviyorum ve özlüyorum.
devamını gör...
genclik yıllarımda bir ara babamdan nefret ettiğimi anneme söylemiştim. annem de babama söylemiş. babam da "ulan benim silkimden düşmüş adam benden nefret etse ne etmese ne" demiş. artık nefret etmedim. büyük adam yahu.
devamını gör...
açılın ben doktorum. konunun uzmanı ayağınıza geldi, 5 dakikada yapılır hemen teslim edilir.

ben babamı aşırı severdim. öyle böyle bir sevgi değil. o kadar çok severdim ki 15 sene görüşmedik. telefonda bile görüşmedik. hasret beni hasta etmeye başlamıştı 10. yılda falan. diyordum ki canım babamı bi görsem, şöyle kemiklerini kırarcasına sarılsam, yerden yere vurup aparkat çeksem. kendisi de tabii bu fikirlerimi bildiği için pek denk gelemiyorduk.

sonra bi gün öldü adam. feci hayal kırıklığına uğradım ve boşluğa düştüm. hani ölmeden önce yapılacak 100 şey listenizden en tepedeki maddelerden birinin artık imkansız hale gelmesinin oluşturduğu bir hayal kırıklığıydı bu.

babaağğğğmm gölgesi yeter babacık cicikuş cibili cibili cibili şak şak şak tayfasını hiçbir zaman ciddiye almadım, muhtemeldir ki ömrümün sonuna kadar da alamam. kötü babalar da kötü anneler de vardır. kötü baba yoktur babalar kutsaldır diyenlerin de kutsalını malum yerlerime sürdüm.

gelsin alsın.
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

"babadan nefret etmek" ile benzer başlıklar

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim