beyin yakan tramvay ikilemi
başlık "jonathanlivingston" tarafından 06.12.2020 00:35 tarihinde açılmıştır.
61.
62.
soruyu zorlaştıralim.
tek yatan kişi sevgiliniz
5 kisi icindekilerin 3'u arkadasiniz. biri fucklastiginiz digeri sevgilinizi aldattiginiz kisi.
alin size ahlak simdi bakalim kimi kurtaracaksiniz.
tek yatan kişi sevgiliniz
5 kisi icindekilerin 3'u arkadasiniz. biri fucklastiginiz digeri sevgilinizi aldattiginiz kisi.
alin size ahlak simdi bakalim kimi kurtaracaksiniz.
devamını gör...
63.
katıldığım bir seminerde eğitimci, bu ikilemi anlatıp "kimi kurtarırdınız?" sorusunu sorunca ben de dahil herkes, "5 kişiyi kurtarırdım." dedi ama "ya diğer taraftaki o bir kişi, sevdiğiniz biriyse ne yapardınız?" diye sorunca herkes, sevdiği kişiyi kurtaracağını söyledi. bunun üzerine, eğitimci de "normal şartlarda herkes ahlaklıdır ama işin içine duygular girince, gördüğünüz gibi işler değişiyor." demişti...
devamını gör...
64.
beyin yakmayan, mantık zorluğu içermeyen bir ikilem.
insanların ahlak anlayışını ortaya koyuyor sadece. doğru cevap yok. herkesin söylediği cevap doğru. herkesin ahlak anlayışı bir değil çünkü.
insanların ahlak anlayışını ortaya koyuyor sadece. doğru cevap yok. herkesin söylediği cevap doğru. herkesin ahlak anlayışı bir değil çünkü.
devamını gör...
65.
sevdiklerim için dünyayı yakarım...
devamını gör...
66.
bu sorunun cevabını "1 kişi mi ölsün yoksa 5 kişi mi" ikileminden başka bir yerde aramak gerekir. kişilerin iyi mi kötü mü olduğunu bilmediğiniz, kimin akıbetinin nereye varacağını tahmin edemediğimizi varsayalım: her iki durumda da birilerini öldürmeye zorunlu tutuluyor iseniz siz bu seçeneklerden mesul değilsinizdir. yani 1 veya 4 kişinin ölmesi sizi ölümlerden sorumlu tutmaz. kişi, iradesinin gücü ölçüsünde sorumludur. tramvayın bu noktaya gelmesinde kendisi sorumlu olmadığı için sonrasından da mesul değildir. dini açıdan ele alırsak, sizin x kişisine yaptığınız iyilik eğer başka birilerinin acı cekmesine sebep olduysa siz bundan mesul değilsinizdir. çünkü insan zihni bu kadar büyük olasılıkları hesap edemez. elbette ki irade sahibi varlıklar olarak yaptığımız hareketlerin sonuçlarını düşünerek hareket etmek bizim sorumluluğumuzdur ama gücümüzün yetmediği yerde takdir oyunu planlayan, senaryoyu bu noktaya getiren kişide/varlıktadır. allah/yahve/god/tanrı nasıl olmasını münasip gördüyse öyle olacaktır.
yani şair diyor ki, bu ikilemde ölen kişilerin tek sorumlusu ikilemin oluşmasına sebep olan kişidir.
yani şair diyor ki, bu ikilemde ölen kişilerin tek sorumlusu ikilemin oluşmasına sebep olan kişidir.
devamını gör...
67.
bu sorunun cevabı belli sadece sen nediyeceksin diye merak ediyorlar o kadar. beyin yakmıyor vicdan yakıyor.
devamını gör...
68.
hepsini öldürmenin bir yolu yok mu?
erdemli davranmak zorunda değiliz. kimseyi kurtarmak zorunda değiliz.
erdemli davranmak zorunda değiliz. kimseyi kurtarmak zorunda değiliz.
devamını gör...
69.
neden seçimi ben yapmak zorundayım ki. koskoca tranvay başka kimse yok mu.
devamını gör...
70.
devamını gör...
71.
"yaşayanların bir çoğu ölümü hak ediyor ve ölenlerin bir kısmı da yaşamayı hak ediyor. yaşamı onlara verebilir misin? o halde hak, hukuk adına ölüm buyurmakta çok acele etme; çünkü en bilge olanlar bile her şeyin sonunu göremez." gandalf.
devamını gör...
72.
baktım beş kişi arasında devletin bahçelisi ya da malum kişi var. tramvay sahanlığına oturur, fürülü fürülü diye ıslık çalarken bir yandan da yıllar sonra ilk sigaramı tüttürürm. kırç kırç kırç kırç kırç.
devamını gör...
73.
illa aksiyon almak gerekiyorsa 5 kişiyi kurtarmak daha mantıklı. zaten kuranda mealen bir insanı kurdarmak bütün insanları kurtarmak gibidir diyor. 1x günah x5 sevap işlemiş oluyoruz.
devamını gör...
74.
iki defa başka raya yönlendiriz olur biter
devamını gör...
75.
ben tramvayı durdururdum.
devamını gör...
76.
hangi tramvay.
bir de bu açıdan düşünün.
bir de bu açıdan düşünün.
devamını gör...
77.
78.
1- erkek yazar
2- beş erkek yazar
3- bir yazar
4-bir mod
5-beş troll
6- bir feminist
şeklinde cevap verebileceğim anket başlığı.
2- beş erkek yazar
3- bir yazar
4-bir mod
5-beş troll
6- bir feminist
şeklinde cevap verebileceğim anket başlığı.
devamını gör...
79.
1- 1 erkek yazar
2- 1 kadın yazar
3- 1 yazar
4- 1 mod
5- 1 yazar
6- 1 feminist
ezerdim. 6. maddeye kadar vicdanen perişan olurdum ama 6. madede ay tüh ezdik diye bir tepkicikim oluverirdi istemsiz.
en sonunda da kendimi koyuverirdim artık raylara.
sen ne bahtsız bir makinisttin bu nasıl sınavdır yeter artık bu mesleği bırakıyorum ben olmasam insanlar yaşayabilirdi. dünya benim etrafımda çok pis dönüyor durdurun inecem.
2- 1 kadın yazar
3- 1 yazar
4- 1 mod
5- 1 yazar
6- 1 feminist
ezerdim. 6. maddeye kadar vicdanen perişan olurdum ama 6. madede ay tüh ezdik diye bir tepkicikim oluverirdi istemsiz.
en sonunda da kendimi koyuverirdim artık raylara.
sen ne bahtsız bir makinisttin bu nasıl sınavdır yeter artık bu mesleği bırakıyorum ben olmasam insanlar yaşayabilirdi. dünya benim etrafımda çok pis dönüyor durdurun inecem.
devamını gör...
80.
ahlakın neye dayandığını, daha önce böyle bir sorun üzerine düşünmemiş bireylerde ne gibi cevaplar ortaya çıktığını anlamak için kullanılan bir düşünce deneyidir. sadece bu düşünce deneyiyle yetinilmez, sonrasında doktor olduğunuz ve farklı organlarında problem olduğu için ölmek üzere olan 5 hastanın olduğu başka bir düşünce deneyi de anlatılarak iş pekiştirilir.
olay şöyle işler. düşünce deneyini gerçekleştiren kişi tramvay problemini anlatır ve kişilerden cevaplar alır. genelde katılımcıların çoğu, tek kişiyi feda etmenin daha akıllıca olduğunu söylerler. azınlığa ise neden kolu çekmedikleri sorulur. ardından bir işleyişi değiştirme iradesine sahip olup bunu yapmak ve sonucunda cinayete sebep olmanın korkunç olduğu etrafında cevaplar alınır. kısaca kader olarak ölecek olan 5 kişi vardı kimse orada olmasa zaten öleceklerdir bunu değiştirmek sorumluluk da yüklenmek anlamına gelir düşüncesidir.
sonrasında ise kolu çekerek o tek kişiyi feda eden kişiler hedef alınarak, düşünce deneyinin anlatıldığı kültür içerisinde önemli görülen bir şahsiyetin o kişi olduğu söylenerek tekrar düşünmeleri istenir. bize uyarlanan kısmı atatürk olabilir örneğin. sonrasında ise kolu tekrar çekip çekmeyecekleri sorulur, tekrar üzerine tartışılır. işi daha da uzatmak istenirse belli meslek grupları kullanılır, o tek kişinin doktor oluşu ve kansere çare bulması ya da insanların ileride işlerini kolaylaştıracak ürünler yapan bir mühendis olması gibi.
ardından küçük bir revizeyle tramvay deneyi farklı şekilde ele alınır. bir köprü üstünde olduğunuz ve önünüzde aşırı şişman bir insanın durduğunu, altınızdan da o tramvayın geçtiğini söyler anlatıcı. şişman kişi eğilmiş raylara doğru bakmaktadır, ufak bir itişinizle yere düşecek ve ağırlığı sayesinde tramvayı durdurarak o beş kişiyi kurtaracaktır. burada öğrenilmek istenen nokta ise önceki düşünce deneyinde araya bir tuş, kol girdiği için yapılan eylemin tam da bir eylem gibi hissettirmemesinden dolayı kolu çekenleri elemektir.
ardından üçüncü düşünce deneyine geçilir, bir doktor olduklarını ve çalıştıkları hastanede ölmek üzere olan ve farklı organlara ihtiyaç duyan beş adet hasta olduğu söylenir. şans o ki o sırada da bir evsizin hastaneye girip ısınmak için bekleme odasında yattığını görürsünüz. eğer hemen şimdi o evsiz insanı ameliyata alsanız ve organlarını çıkarsanız o beş kişiyi kurtarabileceğinize kesin eminsinizdir. bunu yapıp yapmayacakları sorulur ve cevaplara göre tekrar revize edilir düşünce deneyi. bu sefer o evsiz insanın vücuduna hiç iyi bakmadığı, eğer organları ondan alınmazsa eline geçen her parayı alkole verip zaten vücudunu harap edeceği bilgileri verilir. sonra tekrar bir tartışma döner. tüm bu olayın esas amacı genel geçer ahlaki kuralların olduğu düşünülse dahi spesifik bazı durumlarda ahlaki olmayan şeyin de yapılmasının çok yanlış gelmediğini sezdirmektir. yani biri kendi vücuduna kötü bakıyor olsa dahi eğer erişkinse ve akıl edebilecek kapasitedeyse kimsenin o vücut üzerinde söz söyleme hakkının olmayışı bir ahlaki ilke olarak düşünülebilir. sonrasında kurtarılacak o beş kişi içerisinde atatürk'ün oluşu gibi ek bilgilerle bu ilkenin kişilerce kırılıp, kırılmadığına bakılır.
düşünce deneyi yapan kişi daha da abartmak isterse gölde boğulan çocuk, kavanozdaki beyin gibi farklı kurgularla bu durumu daha da ortaya koymaya çabalayabilir.
bu tarz düşünce deneylerinde (bkz: ceteris paribus) ilkesi geçerlidir yani söylenen şeylerin gerçekten de olacağına daha baştan kabul gerekir.
olay şöyle işler. düşünce deneyini gerçekleştiren kişi tramvay problemini anlatır ve kişilerden cevaplar alır. genelde katılımcıların çoğu, tek kişiyi feda etmenin daha akıllıca olduğunu söylerler. azınlığa ise neden kolu çekmedikleri sorulur. ardından bir işleyişi değiştirme iradesine sahip olup bunu yapmak ve sonucunda cinayete sebep olmanın korkunç olduğu etrafında cevaplar alınır. kısaca kader olarak ölecek olan 5 kişi vardı kimse orada olmasa zaten öleceklerdir bunu değiştirmek sorumluluk da yüklenmek anlamına gelir düşüncesidir.
sonrasında ise kolu çekerek o tek kişiyi feda eden kişiler hedef alınarak, düşünce deneyinin anlatıldığı kültür içerisinde önemli görülen bir şahsiyetin o kişi olduğu söylenerek tekrar düşünmeleri istenir. bize uyarlanan kısmı atatürk olabilir örneğin. sonrasında ise kolu tekrar çekip çekmeyecekleri sorulur, tekrar üzerine tartışılır. işi daha da uzatmak istenirse belli meslek grupları kullanılır, o tek kişinin doktor oluşu ve kansere çare bulması ya da insanların ileride işlerini kolaylaştıracak ürünler yapan bir mühendis olması gibi.
ardından küçük bir revizeyle tramvay deneyi farklı şekilde ele alınır. bir köprü üstünde olduğunuz ve önünüzde aşırı şişman bir insanın durduğunu, altınızdan da o tramvayın geçtiğini söyler anlatıcı. şişman kişi eğilmiş raylara doğru bakmaktadır, ufak bir itişinizle yere düşecek ve ağırlığı sayesinde tramvayı durdurarak o beş kişiyi kurtaracaktır. burada öğrenilmek istenen nokta ise önceki düşünce deneyinde araya bir tuş, kol girdiği için yapılan eylemin tam da bir eylem gibi hissettirmemesinden dolayı kolu çekenleri elemektir.
ardından üçüncü düşünce deneyine geçilir, bir doktor olduklarını ve çalıştıkları hastanede ölmek üzere olan ve farklı organlara ihtiyaç duyan beş adet hasta olduğu söylenir. şans o ki o sırada da bir evsizin hastaneye girip ısınmak için bekleme odasında yattığını görürsünüz. eğer hemen şimdi o evsiz insanı ameliyata alsanız ve organlarını çıkarsanız o beş kişiyi kurtarabileceğinize kesin eminsinizdir. bunu yapıp yapmayacakları sorulur ve cevaplara göre tekrar revize edilir düşünce deneyi. bu sefer o evsiz insanın vücuduna hiç iyi bakmadığı, eğer organları ondan alınmazsa eline geçen her parayı alkole verip zaten vücudunu harap edeceği bilgileri verilir. sonra tekrar bir tartışma döner. tüm bu olayın esas amacı genel geçer ahlaki kuralların olduğu düşünülse dahi spesifik bazı durumlarda ahlaki olmayan şeyin de yapılmasının çok yanlış gelmediğini sezdirmektir. yani biri kendi vücuduna kötü bakıyor olsa dahi eğer erişkinse ve akıl edebilecek kapasitedeyse kimsenin o vücut üzerinde söz söyleme hakkının olmayışı bir ahlaki ilke olarak düşünülebilir. sonrasında kurtarılacak o beş kişi içerisinde atatürk'ün oluşu gibi ek bilgilerle bu ilkenin kişilerce kırılıp, kırılmadığına bakılır.
düşünce deneyi yapan kişi daha da abartmak isterse gölde boğulan çocuk, kavanozdaki beyin gibi farklı kurgularla bu durumu daha da ortaya koymaya çabalayabilir.
bu tarz düşünce deneylerinde (bkz: ceteris paribus) ilkesi geçerlidir yani söylenen şeylerin gerçekten de olacağına daha baştan kabul gerekir.
devamını gör...






