21.
en yakışıklı doktor.
devamını gör...
22.
23.
1937 doğumlu esas adı fahrettin cüreklibatur ve mesleği doktorluk olan türkiye'nin en yakışıklı en babacan en atatürkçü adamı.
eskişehir büyükşehir belediye başkanı yılmaz büyükerşen sınıf arkadaşıdır.
3 çocuk babasıdır.
gönlümüzün kralıdır.
eskişehir büyükşehir belediye başkanı yılmaz büyükerşen sınıf arkadaşıdır.
3 çocuk babasıdır.
gönlümüzün kralıdır.
devamını gör...
24.
şahsın kendisinden 5 tane daha olsaydı memlekette terör kalmazdı.
devamını gör...
25.
filmlerinde hayvan istismarı olan oyuncu. sarımsak döveceğinde öldürülen hayvanlar, okla vurulan yılanlar v.s. yatacak yeriniz yok gerçekten.
devamını gör...
26.
orhan gencebay'ı kast etmedim demiştir, iki yüzlü basın haber yapmamıştır.
kolay mı orhan babaya dil uzatmak.
kolay mı orhan babaya dil uzatmak.
devamını gör...
27.
vefat etmiş. allah rahmet eylesin mekanı cennet olsun.
devamını gör...
28.
maalesef hayatını kaybetti. allah rahmet eylesin mekanı cennet olsun.
devamını gör...
29.
tanım: bu sabaha karşı tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybetmiş, türk sinemasının en efsane oyuncularından biridir.
şimdi haberlerde gördüm vefat ettiğini. allah rahmet eylesin, mekanı cennet olsun. maden filmindeki oyunculuğunu asla unutmayacağım cüneyt abi.
fatma girik'in vefatının ardından söyledikleri hala aklımda. buradan
yeriniz dolmayacak...
şimdi haberlerde gördüm vefat ettiğini. allah rahmet eylesin, mekanı cennet olsun. maden filmindeki oyunculuğunu asla unutmayacağım cüneyt abi.
fatma girik'in vefatının ardından söyledikleri hala aklımda. buradan
yeriniz dolmayacak...
devamını gör...
30.
bizans in , rum'un , eşkıya nin , mafyanın, kötü adamların yıkama dıgı adamı yaşlılık yıktı.
mekânın cennet olsun allah rahmet eylesin büyük usta.
mekânın cennet olsun allah rahmet eylesin büyük usta.
devamını gör...
31.
pek bahsedilmez ama bence rol aldığı ilk filmlerde yakışıklılığı ile dikkat çeken türk sinemasının efsanesi..
sonra kulvar değiştirip atlamalı zıplamalı filmlere ağırlık vermiştir.
milliyetçi bir adam olduğu için bu rolleri oynamayı görev bilmiştir. kamera önünde poz kasmak yerine komik rakamlara yazı kışı demeden büyük imkansızlıklar içinde performans sergilemiştir...
güzel insandı. bütün çabaları için sonsuz teşekkürler.
1 ay önce yazmış olduğu bir kitapla ilgili olarak, orhan gencebay ve eşi sevim emre tv8 magazin kuşağı programına bağlanıp arkın'a öfke püskürmüşlerdi.
dargın mı gittiler? artık orasını bilemeyeceğim. üzgünüm.
sonra kulvar değiştirip atlamalı zıplamalı filmlere ağırlık vermiştir.
milliyetçi bir adam olduğu için bu rolleri oynamayı görev bilmiştir. kamera önünde poz kasmak yerine komik rakamlara yazı kışı demeden büyük imkansızlıklar içinde performans sergilemiştir...
güzel insandı. bütün çabaları için sonsuz teşekkürler.
1 ay önce yazmış olduğu bir kitapla ilgili olarak, orhan gencebay ve eşi sevim emre tv8 magazin kuşağı programına bağlanıp arkın'a öfke püskürmüşlerdi.
dargın mı gittiler? artık orasını bilemeyeceğim. üzgünüm.
devamını gör...
32.
türk sinema tarihinde adını en üstlere kazımış, zamanın teknolojisi ve zor koşullarına rağmen şimdiki oyuncuları cebinden çıkaracak performanslar sergilemiş bir jöndü.
hasta yaşlı halinde bile sık sık mehmetçik’i ziyarete giderdi. milliyetçi, atatürkçü bir abimizdi. ışıklar içinde uyusun.
hasta yaşlı halinde bile sık sık mehmetçik’i ziyarete giderdi. milliyetçi, atatürkçü bir abimizdi. ışıklar içinde uyusun.
devamını gör...
33.
yetenekli bir jön değildi. van dam neyse oda oydu. tipiyle kurtarıyordu. sinema sektörünün geneli sol tandanslı kişilerden oluştuğu için bir ara baya işsiz kalmış, (sağcıydı) yanlış hatırlamıyorsam
tarık akan'a ve yılmaz güney'e bu mevzudan bahsetmiş, maden işçileri ile ilgili bir film vardı, sendika, grev mrev, o filmde ona da rol vermişlerdi. eskişehirli tatar bir aileden geliyordu. aslen doktordur. alkolle ilgili çok sorunlar yaşamış, bırakışını şöyle anlatmıştı; her gece eve zil zurna gelip olay çıkarıyormuş, bir gün eşi o geldiğinde almış kamerayı çekmiş yatana kadar, ertesi gün izletmiş bunu ona, o günden sonra bıraktım falan diye anlatıyordu. kişiliğini pek bilmiyorum ama sevilmeyecek adam değildi.
tarık akan'a ve yılmaz güney'e bu mevzudan bahsetmiş, maden işçileri ile ilgili bir film vardı, sendika, grev mrev, o filmde ona da rol vermişlerdi. eskişehirli tatar bir aileden geliyordu. aslen doktordur. alkolle ilgili çok sorunlar yaşamış, bırakışını şöyle anlatmıştı; her gece eve zil zurna gelip olay çıkarıyormuş, bir gün eşi o geldiğinde almış kamerayı çekmiş yatana kadar, ertesi gün izletmiş bunu ona, o günden sonra bıraktım falan diye anlatıyordu. kişiliğini pek bilmiyorum ama sevilmeyecek adam değildi.
devamını gör...
34.
bugün vefat etmiş sanatçı.
devamını gör...
35.
maden filmi döneminde, bilindiği üzere zor durumlara düşen tarık akan, filmde parasız oynayan cüneyt arkın 'dır. tarık akan ertem eğilmez'in hababam sınıfı sınıfta kaldı çekimlerinde yaptığı bir saygısızlık üzerine gururunu kırıldığını iddia ederek seti terkedip sektörde serbest olacağını söyler ve furyadaki(arzu film-fida film dönemi) hiçbir filmde oynamayacağını söyler. sonrasında cüneyt arkın'dan da maden isimli filmde oynamasını ister. amacı sektörde gözden düştüğü ve dışlandığı için cüneyt arkın reklamı ile, kendini tekrardan kabul ettirebilmektir. cüneyt arkın başkası olsa pek kabul etmeyeceği bariz olan bu fikri kabul eder ve para almaz(bu bilgi yanlış olabilir çünkü sonrasında film iş yapıyor) sonrasında film iki tane büyük jön dolayısıyla feci şekilde isim yapar, ortalığı yıkıp geçer. hiç sevmediğim yılmaz güney de tam da bu yüzden, dönemin malum oluşumunun (çete demiyorum hakaret olmasın) sinemadaki hegemonyasına karşı gelen birkaç insandan ve belirli süre ayakta kalan insanından birisidir.
arkın jön kelimesinin, türk sinemasındaki açık ara bir numarasıdır. yaptıkları, sonrasında aldığı yurtdışı teklifleri fakat ülkenin eğitimsizliği, geri kalmışlığı, özgüven eksikliği sebebiyle kendine güvenip kabul edememesi dolayısıyla coğrafyanın eksikliğini yaşamıştır.
en göze çarpan film serisi kara murat serisi vb. yapımlar olmasına rağmen arkaplanda kalan birçok filminde; ocean's serisi* benzeri kılık kıyafetleri ile defilede gibi boy gösterip şov yapmıştır. klasik romanlarda karakterleri övmek için yapılan "doğuştan gelen beyefendilik-hanımefendilik" özelliği olmasının yanında, fiziki özellikleri sebebiyle hem yakışıklılık hem de karizmayı aynı vücutta birleştiren bir insan olan arkın, yaşadığı ülkeden çok gurur duymasına rağmen bu örneğin fransız sinemasında olsa nasıl bir seviyede olacağının ve frankofon gücünün katacağı popülarite ile nerelerde olacağının sorusunu ben ve benim gibi sinema sektörüne sevgi duyan insanların aklında hep yer ettirecektir.
1960'lardan(60'larda zirvedir benim için) 80'lerin ortasına kadar aranılan isimlerden olan arkın, türk sinemasının aktörleri arasında, aktörlük sadece oyunculuk yeteneği olmadığı için en üstteki 10 kişiden birisi olacaktır.
.



arkın jön kelimesinin, türk sinemasındaki açık ara bir numarasıdır. yaptıkları, sonrasında aldığı yurtdışı teklifleri fakat ülkenin eğitimsizliği, geri kalmışlığı, özgüven eksikliği sebebiyle kendine güvenip kabul edememesi dolayısıyla coğrafyanın eksikliğini yaşamıştır.
en göze çarpan film serisi kara murat serisi vb. yapımlar olmasına rağmen arkaplanda kalan birçok filminde; ocean's serisi* benzeri kılık kıyafetleri ile defilede gibi boy gösterip şov yapmıştır. klasik romanlarda karakterleri övmek için yapılan "doğuştan gelen beyefendilik-hanımefendilik" özelliği olmasının yanında, fiziki özellikleri sebebiyle hem yakışıklılık hem de karizmayı aynı vücutta birleştiren bir insan olan arkın, yaşadığı ülkeden çok gurur duymasına rağmen bu örneğin fransız sinemasında olsa nasıl bir seviyede olacağının ve frankofon gücünün katacağı popülarite ile nerelerde olacağının sorusunu ben ve benim gibi sinema sektörüne sevgi duyan insanların aklında hep yer ettirecektir.
1960'lardan(60'larda zirvedir benim için) 80'lerin ortasına kadar aranılan isimlerden olan arkın, türk sinemasının aktörleri arasında, aktörlük sadece oyunculuk yeteneği olmadığı için en üstteki 10 kişiden birisi olacaktır.
.




devamını gör...
36.
vatansever kaliteli bir sanatçıydı, biz cüneyt abi'yi iyi bilirdik.
devamını gör...
37.
ruhu şad olsun, mekanı da cennet. güzel bir insandı, kimseye boyun eğmedi, işini yaptı sadece.
bu topraklardan bir fahrettin cüreklibatur geçti.
eskişehir'de üni. yıllarımda* hangi partiden oludğunu bilmiyorum ama bir ara siyasete de atılmıştı ve kendisini bizzat tanıma şerefine de nail olmuştum.
bu topraklardan bir fahrettin cüreklibatur geçti.
eskişehir'de üni. yıllarımda* hangi partiden oludğunu bilmiyorum ama bir ara siyasete de atılmıştı ve kendisini bizzat tanıma şerefine de nail olmuştum.
devamını gör...
38.
"sevmek lazımdı sevemedik, ölmek lazımdı ölemedik. kendi gölgemizi oynattığımız bir karagöz oyununda yaşadık. ben daha sevmeyi neyleyeyim, binlercesi can çekişirken içimde. "
demişti adını unutan adam, yarınsız adam, yıkılmayan adam.
ahlakı, yeteneği, erdemi, nezaketi, tevazuu üzerine söz söylemekten hicap duyarım. biraz da âdet olmuş belki ölen şöhretli bir insanın arkasından duygu yüklü yazılar yazmak. ancak ben bu yüzden yazmıyorum. belki yalnızca bu güne bir not düşmek, kahramanına veda eden bir çocuğun yüreğini dolduran onca temenniden sadece bir tanesini paylaşmak adına.
toprak seni incitmesin. özlem, minnet ve saygıyla...
demişti adını unutan adam, yarınsız adam, yıkılmayan adam.
ahlakı, yeteneği, erdemi, nezaketi, tevazuu üzerine söz söylemekten hicap duyarım. biraz da âdet olmuş belki ölen şöhretli bir insanın arkasından duygu yüklü yazılar yazmak. ancak ben bu yüzden yazmıyorum. belki yalnızca bu güne bir not düşmek, kahramanına veda eden bir çocuğun yüreğini dolduran onca temenniden sadece bir tanesini paylaşmak adına.
toprak seni incitmesin. özlem, minnet ve saygıyla...
devamını gör...
39.
bugün vefât haberini alarak târifsiz bir hüzün yaşadığım çocukluk ve gençlik zamanlarımın yakışıklı yegâne kahramanıdır. hayatımda çok istesem de bir kez bile olsun canlı canlı görüp konuşma, görüşme fırsatı bulamadığım bu insanın kaybını derin bir teessürle hissettim. bana çok yakın birini ahiret yurduna uğurladığımda yüreğime çöken yakıcı ayrılık acısını, cüneyt arkın için de duydum. evet, kendisi büyük bir aktördü. ama, bana kendini bu denli sevdirebilmesi, sanatındaki başarısından çok, günümüzde iyiden iyiye aşınmış olan insânî değerlere sahip olmasındandı. vatanını, milletini samimi bir aşk ile severdi. tevâzu sahibi bir insandı; hatta, içinde yaşadığı toplumun duygularına dokunmak için yaptığı filmlerine, halkı ile birlikte bilet gişesinde sıraya girip bilet alarak kendi filmlerini seyredecek kadar…

iş ahlâkını her şeyin üzerinde tutan bir yaklaşıma sahipti. herkesin dublör kullanarak geçiştirdiği sahneleri yaralanma pahasına, ağır tehlikelerine rağmen bizzat kendisi oynayarak, başarısının, helâl emeğinin ve hummalı çalışmasının semeresi olduğunu göstermişti. türk seyircisine kıymet verdiği için her türlü zorluk ve tehlikesine katlanarak oyunculuğunun hakkını vermişti.
‘‘malkoçluğu’’ nun, ‘‘kara murat’’ ın sayısız düşmanı tek başına haklamasına bıyık altından gülüp, ‘‘ne palavralar seyretmişiz be arkadaş yav!...’’ makâmında, sözümona eleştirilerde bulunanlar, günümüzün yabancı sinemalarında görüntü efektleri ile sağlanmış bundan bin kat saçma olay ve sahneleri gözlerini kırpmadan zevkle seyretmekten utanmamışlardır. halbuki malkoçoğlu’nun dövüşü gerçektir, trambolinin üzerinde zıplasa da uçuşu gerçektir. tekmeleri, yumrukları gerçektir, efekt değildir. cüneyt arkın, filmlerinin her sahnesinde ruhuyla cismiyle ispât-ı vücud etmiş emsalsiz bir sanatçıdır. bana , ‘‘malkoçoğlu, kara murat yaşadığı devirde nasıl biridir, boyu posu, kaşı gözü nasıldır?’’ deseler, gözümü kapadığımda hayâlimde polat yürekli cüneyt arkın canlanır. o mu gerçek malkoçoğlu’dur, yoksa aslında malkoçoğlu, cüneyt arkın mıdır ayıramazsınız. kimi zaman burçlarda savaşan, gözünü budaktan sakınmayan bir yeniçeri fedâîsidir, kimi zaman da annesinin duâsını alan, yavuklusuna şefkat ve merhametle sarılan duygulu bir insandır.
cüneyt arkın’ı, fransız aktör alain delon ile de karşılaştırdık bir zamanlar. halbuki, aslında cüneyt arkın’ın tırnağı olamazdı alain delon. ikisi farklı dünyaların insanlarıydı. alain delon’un bakışlarında kibirli, soğuk bir sertlik varken, cüneyt arkın’ın fotoğraflarını görenler, o’nun bakışlarında insana içinden bakan bir sıcaklık, bir yakınlık hissederler. evet alain delon’un 1967 yapımı ‘‘kiralık katil’’ filminde oynadığı, işine olan saygısı ve işverenlerle yapmış olduğu iş sözleşmelerine olan sadâkati ile temâyüz eden katil kostello karakteri, boş silahı ile aslında aldığı son işindeki kurbanın canını bağışlamış ve bu merhameti beni duygulandırmıştı. ama, cüneyt arkın’ın, gönül yazar ile oynadığı ‘‘vurgun’’ filminde, o’nun azılı bir dolandırıcı olduğunu öğrenmiş ama sevgisinden yine de vazgeçememiş bir kadının, dolandırıldığını bile bile güya kimsesiz çocuklara hayır için getirdiği parayı alamayan dolandırıcı kazanova mehmet’in bakışlarındaki merhamet ve sevgi duygusunu, bu kadar yalın ve gerçek hâlde ancak bizden bir oyuncu durumundaki cüneyt arkın yansıtabilirdi.
çocukluğumda aynanın karşısına geçip, saçlarımı o’nun gibi taramaya çalışırdım. o’nun filmlerindeki gibi ayna karşısında pozlar kesip, bakışlar atardım. çünkü çocuk muhayyilemde o, kötülere ve kötülüklere karşı tek başına savaşıp kazanan, mazlumun hakkını söke söke alan, her dâim haklının ve zayıfın yanında yer alan büyük bir kahramandı. o, benim en tatlı, en saf dönemlerimin güzel bir insanıydı. bu dünyada iki damla gözyaşı da senin için akıtacakmışım cüneyt âbi. allah sana rahmet eylesin. kabrin nur olsun.

iş ahlâkını her şeyin üzerinde tutan bir yaklaşıma sahipti. herkesin dublör kullanarak geçiştirdiği sahneleri yaralanma pahasına, ağır tehlikelerine rağmen bizzat kendisi oynayarak, başarısının, helâl emeğinin ve hummalı çalışmasının semeresi olduğunu göstermişti. türk seyircisine kıymet verdiği için her türlü zorluk ve tehlikesine katlanarak oyunculuğunun hakkını vermişti.
‘‘malkoçluğu’’ nun, ‘‘kara murat’’ ın sayısız düşmanı tek başına haklamasına bıyık altından gülüp, ‘‘ne palavralar seyretmişiz be arkadaş yav!...’’ makâmında, sözümona eleştirilerde bulunanlar, günümüzün yabancı sinemalarında görüntü efektleri ile sağlanmış bundan bin kat saçma olay ve sahneleri gözlerini kırpmadan zevkle seyretmekten utanmamışlardır. halbuki malkoçoğlu’nun dövüşü gerçektir, trambolinin üzerinde zıplasa da uçuşu gerçektir. tekmeleri, yumrukları gerçektir, efekt değildir. cüneyt arkın, filmlerinin her sahnesinde ruhuyla cismiyle ispât-ı vücud etmiş emsalsiz bir sanatçıdır. bana , ‘‘malkoçoğlu, kara murat yaşadığı devirde nasıl biridir, boyu posu, kaşı gözü nasıldır?’’ deseler, gözümü kapadığımda hayâlimde polat yürekli cüneyt arkın canlanır. o mu gerçek malkoçoğlu’dur, yoksa aslında malkoçoğlu, cüneyt arkın mıdır ayıramazsınız. kimi zaman burçlarda savaşan, gözünü budaktan sakınmayan bir yeniçeri fedâîsidir, kimi zaman da annesinin duâsını alan, yavuklusuna şefkat ve merhametle sarılan duygulu bir insandır.
cüneyt arkın’ı, fransız aktör alain delon ile de karşılaştırdık bir zamanlar. halbuki, aslında cüneyt arkın’ın tırnağı olamazdı alain delon. ikisi farklı dünyaların insanlarıydı. alain delon’un bakışlarında kibirli, soğuk bir sertlik varken, cüneyt arkın’ın fotoğraflarını görenler, o’nun bakışlarında insana içinden bakan bir sıcaklık, bir yakınlık hissederler. evet alain delon’un 1967 yapımı ‘‘kiralık katil’’ filminde oynadığı, işine olan saygısı ve işverenlerle yapmış olduğu iş sözleşmelerine olan sadâkati ile temâyüz eden katil kostello karakteri, boş silahı ile aslında aldığı son işindeki kurbanın canını bağışlamış ve bu merhameti beni duygulandırmıştı. ama, cüneyt arkın’ın, gönül yazar ile oynadığı ‘‘vurgun’’ filminde, o’nun azılı bir dolandırıcı olduğunu öğrenmiş ama sevgisinden yine de vazgeçememiş bir kadının, dolandırıldığını bile bile güya kimsesiz çocuklara hayır için getirdiği parayı alamayan dolandırıcı kazanova mehmet’in bakışlarındaki merhamet ve sevgi duygusunu, bu kadar yalın ve gerçek hâlde ancak bizden bir oyuncu durumundaki cüneyt arkın yansıtabilirdi.
çocukluğumda aynanın karşısına geçip, saçlarımı o’nun gibi taramaya çalışırdım. o’nun filmlerindeki gibi ayna karşısında pozlar kesip, bakışlar atardım. çünkü çocuk muhayyilemde o, kötülere ve kötülüklere karşı tek başına savaşıp kazanan, mazlumun hakkını söke söke alan, her dâim haklının ve zayıfın yanında yer alan büyük bir kahramandı. o, benim en tatlı, en saf dönemlerimin güzel bir insanıydı. bu dünyada iki damla gözyaşı da senin için akıtacakmışım cüneyt âbi. allah sana rahmet eylesin. kabrin nur olsun.
devamını gör...
40.
türkçü olmasıyla bazı yavsak çevreleri rahatsız etmiş olacak ki twitter'da bir iki kişi hakaret etmiş kendisine.
devamını gör...


