yengeç burçluyum, her ne kadar burçlara inanmasam da bazen çaktırmadan burcumla ilgili yazılar okuyorum ve ne hikmetse birebir aynı çıkıyor :) ve o kadar aşırı duygusalım ki, "duygusal" kelimesine oturup ağlayabilirim. ne olur bana "yuhh abartma o kadar." demeyin :))
devamını gör...
dünyama hoş geldiniz.
devamını gör...
yok nasıl olayım. her şeyi yazarken, her şeyi konuşurken gözlerim dolar.

allah demiş ki, git duygusallığı herkese yaşat ve seni alacağım kısa zamanda.

ben ölmeyeceğim. allah beni alacak. en güzel günümde.
devamını gör...
duygularını göstermekten utanıyor olabilir, istismar edilmiş olabilir, duygularıyla dalga geçilmiş olabilir veya çevredeki tehditlere karşı gardını düşürmemek için duygularını gizliyor olabilir.
devamını gör...
bazen gerçekten duygusal olduğunuzun farkında olmayabilirsiniz. bazen de duygusallık bilindiği gibi bi duygusallık değildir mesela. duygusallık kavramı kişiden kişiye de değişebilir. örneğin benim herhangi bir oyunun son sahnesinde gözlerim dolabilir ama bir akrabam veya arkadaşım vefat ettiğinde ciddi bi üzüntü olmadan* "hayat bu, ne yapacaksın" deyip yoluma bakıyorum.

cinsiyet meselesi açmak istemiyordum aslında ama açacağım. özellikle erkekseniz ve karşınızdaki kişi sizi gerçekten, gönülden sevmiyor da başka herhangi bir özelliğinizden etkilenerek sizle birlikteyse eğer duygusal olduğunuzu anladığı ilk anda sizden kaçar. bazen de rol yapılıyor bu yüzden. yapmayın.
devamını gör...
sırtlanlarla çevrili olmasindandir.
devamını gör...
bu bendim ama biraz değiştim. eskiden çok kamufle ederdim kendimi şimdi dokunmayın ağlarım diyorum. gerçi yine kimse inanmıyor duygusal olduğuma. halbuki çok içli bir insanım. zor şeyler..
devamını gör...
bir çeşit savunma mekanizmasıdır.
geldim 30 yaşına, saçıma aklar düştü, hâlâ düşerim buna arkadaşlar. bir insanın kendine yapabileceği en büyük kötülük.

adamlarla seni küçük ıssız adam seni diye toştoş geçe geçe düşüyorum.

4 sene daha terapi alırsam bunun da çözüleceğini umuyorum.*
devamını gör...
rol yapmaktan yorulduğumdan olacak ki artık o kadar sırıtmaya ve belli olmaya başlamış ki geçen bir arkadaşımdan “her zaman güçlü görünmek zorunda değilsin” , “bazen birilerinden yardım almak iyidir” sözlerini duyduktan sonra bir kendime geldim. bir zamanlar güçlü görünmeye uğraşan birinin şimdi koy vermeye çalışması ve destek alması da kolay olmuyor. yine üzerler yine oluştururuz o duvarları dimi.. ne olacak ki.. oyuncağız zaten. kahrolsun bazı şeyler.
devamını gör...
harika bir hanım bohçalama taktiği aynı zamanda. duygusal değil gibi davranırken, öyle pat diye anlaşılacak şekilde değil de, sadece dikkatli kadınların anlayacağı minik yemler serpiştirilir entry'deki cümlelerin arasına. hedef bellidir: kadınların anaçlık bug'ı.

bir süre bu şekilde entry arası yemler atıldıktan sonra, kurbanımız 2 hafta sonra kadar oltamıza damlar. "ya sen aslında göründüğün gibi değilsin, duygusal tarafın çok" derler.
hep o günü beklediğimiz için, "evet aynen bebeğim çok duygusalım ben" deriz. "evet ben anlamıştım zaten" derler bal çiçeklerim. "aynen aşkım anlamaz mısın hiç" deriz. sonra afiyet olsun.
emekli amcalık kapsamımda, pişmanlıklarla dolu bir kadın dostu oldum. tüm bu itiraflarımı yazıp, dişilerimizi her tür piçe ve sırtlana karşı uyandırmak istiyorum. iyi bir insan olacağım artık lanet olası universe.
devamını gör...
bazen de neşeli biri olup değilmiş gibi davranırız.
bu kolay versiyonudur.

duygusal biri olup değilmiş gibi davranmak ustalık ister, bunu başaran insandan korkunuz ancak hiçbir duygusal kişi yüzde yüz başarıyı sağlayamaz gizlenmek hususunda.

hangi duygu olursa olsun bastırmak tehlike demektir. büyük bir patlamanın yaşanması an meselesidir.
kimse önermez ancak büyük hüzünlerin ardından bir miktar neşeye odaklanmak bana hep faydalı oldu. abartmamak kaydıyla tabii.
devamını gör...
gibi davranmak değil de duygusuzlaşma evresine girmek. duygusal insanlar için dünya gerçek bir cehennem.
devamını gör...
bir noktada insanın mala bağlamasıyla son bulan eylem. çoğu insanın *iyi bir şey olduğunu sanıp koskoca kırgınlıklarla patlak vermesi sonucu tadının tuzunun ciddi manada kaçmasıyla bitiyor günün birinde. peki insanların bu psikolojiye girmesinin sebebi ne? belki olduğundan farklı davranırsa birileri onu daha çok sevecek ya da kabullenecek düşüncesi, belki bir şeyleri gizleme arzusu, belki bir şeylerden kaçma girişimi, belki... düşününce belkilerin ardı arkası kesilmiyor bir süre. birçok neden sıralanabilir bunu yapmak için. ama hepsi de insana hiçbir şekilde ve koşulda faydalı olmayan, yalnızca anı kurtardığın sanrısına düşüren nedenler. sonradan bakınca kendin gibi davranamamanın kendine yaptığın bir iki yüzlülük, samimiyetsizlik ve saygısızlık olduğu gerçeği daha ağır geliyor insana ne yazık ki. en azından benim için şimdilerde öyle. çünkü insan böyle yapa yapa kendini ve kendi gerçeklerini görmezden gelmeye başlıyor ve nihayetinde bunu alışkanlık haline getiriyor. her alışkanlık bir noktada kötü etkiler insanı. işte bu olay da alışkanlık haline geldiğinde çok sigara içmekten ciğerlerini yitiren bir insan gibi hasta eder ruhu. belki kendinde çok ama çok sevdiğin ve ne kadar uğraşsan da eskiye döndüremeyeceğin bir şeyi çoktan yitirmişsindir, belli olmaz. kısaca şimdiki gibi düşünebilseydim bunu yapmaya başladığım o ilk anda bundan vazgeçerdim. olduğun kişiyi gizlemek ve bu doğrultuda duygularını gizlemek ne karşı taraf için ne de kişinin kendisi için hoş bir şey değil çünkü. * ne demiş mevlana ya olduğun gibi görün ya da göründüğün gibi ol. nokta kommm.
devamını gör...
sadece "gibi davranmış" olursunuz.. da niye..
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

"duygusal biri olup duygusal biri değilmiş gibi davranmak" ile benzer başlıklar

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim