#televizyon dizileri
#final yapan diziler
2009 yılında atv ekranlarında yayınlanan dizi 2 sezon ve 71 bölümden oluşuyor. sevdiği kadın eyşan tarafından ihanete uğrayan ömer, ezel ismiyle geri döner ve intikam almak ister. imdb: 8.7
yönetmen: uluç bayraktar
oyuncular:
kenan imirzalıoğlu
cansu dere
yiğit özşener
barış falay
tuncel kurtiz
haluk bilginer
oyuncular:
kenan imirzalıoğlu
cansu dere
yiğit özşener
barış falay
tuncel kurtiz
haluk bilginer
altın palmiye- tüm zamanların en iyi dizisi
altın kelebek- en iyi dizi, en iyi erkek oyuncu
seul uluslararası drama ödülü
altın kelebek- en iyi dizi, en iyi erkek oyuncu
seul uluslararası drama ödülü
öne çıkanlar | diğer yorumlar
başlık "unforgiven" tarafından 08.11.2020 23:14 tarihinde açılmıştır.
21.
öyle sanıyorum ki ülkede ilk olması gereken seviyede flash back yapan ilk dizi. ezel'den sonra yapılan flash back ler ya çok saçma ya da çok fazla yapıldı.
diğer yazarların dediği gibi bence de ülkede yapılan en iyi dizi. 12 yıl geçmesine rağmen hala gündemde.
kurtlar vadisi ile karşılaştıranlar olmuş. ülkenin en mantıksız dizisi bana göre o. ezel' de mantık hatası yok. her şeyi geçtim. kurtlar vadisi'nden iki cümle akılda kalmamıştır. ezel baştan sona felsefe.
diğer yazarların dediği gibi bence de ülkede yapılan en iyi dizi. 12 yıl geçmesine rağmen hala gündemde.
kurtlar vadisi ile karşılaştıranlar olmuş. ülkenin en mantıksız dizisi bana göre o. ezel' de mantık hatası yok. her şeyi geçtim. kurtlar vadisi'nden iki cümle akılda kalmamıştır. ezel baştan sona felsefe.
devamını gör...
22.
ben hiç böylesini görmemiştim dizisidir.
eyşan, ali, ezel bilmem ama yanılmıyorsam 65. bölüm ali'nin ağzından tefonun ölümü pasif sigara içiciliği etkisi uyandıran bölümdür.
herkese her şey olabilirdi ama tefo, bahar ve ezelin kardeşı olmemeliydi, iyi olmaktan baska sucları yoktu.
eyşan, ali, ezel bilmem ama yanılmıyorsam 65. bölüm ali'nin ağzından tefonun ölümü pasif sigara içiciliği etkisi uyandıran bölümdür.
herkese her şey olabilirdi ama tefo, bahar ve ezelin kardeşı olmemeliydi, iyi olmaktan baska sucları yoktu.
devamını gör...
23.
benim için türk tarihinin en iyi dizisi. hiç bir dizi bu fikrimi değiştiremez. (bkz: kvp hayranları üşüşmeden belirteyim kvp çok iyi bir dizi olabilir ama konusu oyunculukları, kısa ve tadında olması sebebiyle benim için en iyisi) finali tam bir muamma olan, ezel yaşıyor mu yoksa öldü mü yazarı bile bilmeyip tamamen seyirciye bırakan, bundan yıllar sonra bile hala efsane olarak hatırlanıp tadı damakta kalan türk dizisi. gerek esinlendiği "monte kristo kontu", gerek "kelebek gibi tam 12 kitaptan da bir şeyler katan bu dizi bir çok şahane oyuncunun da doğuşuna imza atmıştır.
dizide kötü karakter ''eyşan'' gibi gözükse de gerçek ezel gurmeleri bilir ki dizinin kötü karakteri aslında ramiz dayı idi. neden dayıydı bunu kısa ve öz bir şekilde anlatalım;
eyşan her ne kadar kötü bir şey yapmış olsa da babası yakışıklı serdarın eyşanı kardeşi ile tehdit edip onu bu soyguna zorlamasıyla başladı.
eyşan kardeşi için bu soyguna razı oldu. zaten kırıştırdığı cengizle ve onun zenginlik vaadleriyle başı dönen eyşan çok kolay bir şekilde ömeri
satmış oldu.
yakışıklı serdarın planı bir bir işliyordu. önce kendi gibi olan cengizi ikna etmek onun için çocuk oyuncağıydı, serdar planını cengizle paylaştı, bir yandan cengiz diğer yandan serdar ilmek ilmek işleyerek eyşanı bu cinayeti işlemeye ikna etii.
geldi en zor kısım o da aliyi ikna etmek. ali defalarca reddetmesine rağmen cengiz bir şeytan gibi alinin kanına alinin çok istediği ''22 metre kız gibi'' olan tekneyi vaaderek ikna etti.
ekip içinde gerekirse cinayet işleyebilecek tek biri vardı o da aliydi. ekip tamamlanınca plan tıkır tıkır işlemeye koyuldu.
cengiz her zaman buluştukları haliç sahile biraz geç ve sözde zil zurna sarhoş ''gibi'' geldi. elindeki silahı önce sağa sola doğrultup sıkacakmış gibi yapıp ömer'in öne atılıp silahı almasını sağladı. varan 1. artık silahta ömerin izi vardı. daha sonra silahı eldivenli şekilde geri alan cengizi ali ordan uzaklaştırdı.
varan 2: soygun yapılacağı gece ali ile ömer kumarhaneye giderken eyşan da ömeri evine davet edip ömerle ilk ve son kez sevişerek onu oyaladı.
gece soygun işlenip cinayet işlendikten sonra silahta parmak izi bulunan ve evde tek başına kalan ömeri polisler alıp tutuklar.
buraya kadar her şey tamam eyşan tam bir ''eyşanlık'' yaptı evet ama ne için ? kardeşinin yaşaması ve tedavisi için.
son kabadayı ramiz dayı ise evli ve 3 çocuklu olmasına rağmen en yakın arkadaşı olan kenan birkanın sevgilisini ayartıp aynı zamanda hala evli olan ve karısı onu beklemeye devam ederken, kenandan hamile olan ve evlenmek üzere olan selmayı tekrardan kaçırıp ve üzerine kenanı abin mi ?selma mı ? seçimi yapıp hem abisini öldürüp hem selmayı vermeyerek tekrardan kazık atan ramiz (bkz: burada tabi ki de selma'nın asıl eyşan olduğunu anlıyoruz) hem öldürürüm hem de sevdiğini elinden alırım deyip ben en büyüğüm göz dağı verir.
tüm bunlara bilenen kenan bu işin peşini bırakmaz ve kıvrak zekasını kullanıp polisle iş birliği yaparak ve selmayı kullandırarak ramizi tabiri caizse bülbül gibi şakıyıp 30 sene hapis cezası aldırır. ramiz dayı hapis yatarken kenan en büyük olmuştur fakat ilk ve son aşkı olan selma'ya asla ulaşamamıştır.
dizide kötü karakter ''eyşan'' gibi gözükse de gerçek ezel gurmeleri bilir ki dizinin kötü karakteri aslında ramiz dayı idi. neden dayıydı bunu kısa ve öz bir şekilde anlatalım;
eyşan her ne kadar kötü bir şey yapmış olsa da babası yakışıklı serdarın eyşanı kardeşi ile tehdit edip onu bu soyguna zorlamasıyla başladı.
eyşan kardeşi için bu soyguna razı oldu. zaten kırıştırdığı cengizle ve onun zenginlik vaadleriyle başı dönen eyşan çok kolay bir şekilde ömeri
satmış oldu.
yakışıklı serdarın planı bir bir işliyordu. önce kendi gibi olan cengizi ikna etmek onun için çocuk oyuncağıydı, serdar planını cengizle paylaştı, bir yandan cengiz diğer yandan serdar ilmek ilmek işleyerek eyşanı bu cinayeti işlemeye ikna etii.
geldi en zor kısım o da aliyi ikna etmek. ali defalarca reddetmesine rağmen cengiz bir şeytan gibi alinin kanına alinin çok istediği ''22 metre kız gibi'' olan tekneyi vaaderek ikna etti.
ekip içinde gerekirse cinayet işleyebilecek tek biri vardı o da aliydi. ekip tamamlanınca plan tıkır tıkır işlemeye koyuldu.
cengiz her zaman buluştukları haliç sahile biraz geç ve sözde zil zurna sarhoş ''gibi'' geldi. elindeki silahı önce sağa sola doğrultup sıkacakmış gibi yapıp ömer'in öne atılıp silahı almasını sağladı. varan 1. artık silahta ömerin izi vardı. daha sonra silahı eldivenli şekilde geri alan cengizi ali ordan uzaklaştırdı.
varan 2: soygun yapılacağı gece ali ile ömer kumarhaneye giderken eyşan da ömeri evine davet edip ömerle ilk ve son kez sevişerek onu oyaladı.
gece soygun işlenip cinayet işlendikten sonra silahta parmak izi bulunan ve evde tek başına kalan ömeri polisler alıp tutuklar.
buraya kadar her şey tamam eyşan tam bir ''eyşanlık'' yaptı evet ama ne için ? kardeşinin yaşaması ve tedavisi için.
son kabadayı ramiz dayı ise evli ve 3 çocuklu olmasına rağmen en yakın arkadaşı olan kenan birkanın sevgilisini ayartıp aynı zamanda hala evli olan ve karısı onu beklemeye devam ederken, kenandan hamile olan ve evlenmek üzere olan selmayı tekrardan kaçırıp ve üzerine kenanı abin mi ?selma mı ? seçimi yapıp hem abisini öldürüp hem selmayı vermeyerek tekrardan kazık atan ramiz (bkz: burada tabi ki de selma'nın asıl eyşan olduğunu anlıyoruz) hem öldürürüm hem de sevdiğini elinden alırım deyip ben en büyüğüm göz dağı verir.
tüm bunlara bilenen kenan bu işin peşini bırakmaz ve kıvrak zekasını kullanıp polisle iş birliği yaparak ve selmayı kullandırarak ramizi tabiri caizse bülbül gibi şakıyıp 30 sene hapis cezası aldırır. ramiz dayı hapis yatarken kenan en büyük olmuştur fakat ilk ve son aşkı olan selma'ya asla ulaşamamıştır.
devamını gör...
24.
sırf şebnem'in süründüğünü görmek istediğim için başlayacağım bu diziye. tefo'ya yapılır mı o ya? çok kötü çok.
finaliyle beni benden alan dizidir.
sana geliyorum eyşan.
finaliyle beni benden alan dizidir.
sana geliyorum eyşan.
devamını gör...
25.
kenan imirzalıoğlundan ziyade yiğit özşener'in parladığı dizi...
bunun yanında diziyi izleyenler arasında tefo'ya içi yanmayan yoktur diye düşünüyorum...
ha bir de şey var: "böyle bir kara sevda kara toprakta biter"
bunun yanında diziyi izleyenler arasında tefo'ya içi yanmayan yoktur diye düşünüyorum...
ha bir de şey var: "böyle bir kara sevda kara toprakta biter"
devamını gör...
26.
ünlü türk düşünür arnavut şevket'in de dediği gibi ''amatör eğlendirir.'' bir dizi.
şu diziyi ne zaman biri bana övse yüzümü ekşitmemek için zor tutuyorum kendimi. övülen noktalar hep hikayenin barındırdığı eşsiz twistler(sanki çok farklı bir şeymiş gibi), karakterlerin asla iyi veya asla kötü olmaması, dizinin içinde geçen trajik olaylara karakterlerin edebi tepkileri, racon, racon, ramiz, dayı, karaeski, dayı, ramiz, dayı ve dayı dayı dayı.
işim gereği ben binlerce görsel materyal izlemişimdir. zaten plot yazarak başladım fakülteden çıkar çıkmaz. globalde yapılan işleri epey sıkı takip ederdik biz. hala da ediyorum. bu dizinin sıradanlığı beni kahrediyor gerçekten. anlatılan şeylerin dünyadaki hemen her dizide normal olduğunu, bu olayların sadece fox dizilerine kıyasla etkileyici olduğunu anlamak çok zor geliyor bu dizinin hayranlarına. arkadaşlar bu dizi çok iyi bir dizi değil. bu dizi çok sıradan bir dizi fakat sizin dünyanız o kadar dar ve sanat eserlerine dair o kadar sığ bir kültüre sahipsiniz ki size çok etkileyici geliyor.
sizi kendinizden geçiren twistler, amerikan dizileri için bile artık ucuz bulunan bir şey haline geldi. gerçekçilikten yoksun olduğu için eleştiriliyorlar. karakterlerin gri olması(evet bunun kuramsal adı bile var sinemada) fazlasıyla olağan bir şey artık. the wire, the sopranos, the oz gibi dizilerle başlayan bu eğilim artık çoktan bir zorunluluk haline geldi. dünya çoktan bırakmıştı iyi polis, kötü suçluyu.
hele racon... ya bu idealist ahlak çerçevesinde aforizma üreten karakterlerin söylemlerine bayılan birini görünce gerçekten odanın en kuytu köşesine çömelip ölümü beklemek geliyor içimden. bu çok varoş bir şey ya. ben böyle bir şeyden zevk alıyor olsam söylemeye utanırım. siz unutulmaz ezel replikleri diye sağa sola entry giriyorsunuz.
bir de kurtlar vadisi hayranlarını küçümsemeniz yok mu... ne farkınız var ki? biri ayan beyan mafya dizisi, milliyetçi, kontrgerilla öven bir propaganda dizisi. diğeri de şahsi bir intikam hikayesini anlatan aksiyon, entrika dizisi. ikisi de aynı sığlık ve ucuzlukta. kurtlar vadisi hayranları en azından ne olduklarıyla barışıklar. bu diziyi mi seviyorsun varoş dediğin zaman ''he gardaş napalım bizim de zevkimiz bu.'' diyor. o adama saygı duyuyorum ama ezel'in fanları oldukları şeyle de barışık değiller.
he abi, herkes öldürür sevdiğini. süper. harika.
şu diziyi ne zaman biri bana övse yüzümü ekşitmemek için zor tutuyorum kendimi. övülen noktalar hep hikayenin barındırdığı eşsiz twistler(sanki çok farklı bir şeymiş gibi), karakterlerin asla iyi veya asla kötü olmaması, dizinin içinde geçen trajik olaylara karakterlerin edebi tepkileri, racon, racon, ramiz, dayı, karaeski, dayı, ramiz, dayı ve dayı dayı dayı.
işim gereği ben binlerce görsel materyal izlemişimdir. zaten plot yazarak başladım fakülteden çıkar çıkmaz. globalde yapılan işleri epey sıkı takip ederdik biz. hala da ediyorum. bu dizinin sıradanlığı beni kahrediyor gerçekten. anlatılan şeylerin dünyadaki hemen her dizide normal olduğunu, bu olayların sadece fox dizilerine kıyasla etkileyici olduğunu anlamak çok zor geliyor bu dizinin hayranlarına. arkadaşlar bu dizi çok iyi bir dizi değil. bu dizi çok sıradan bir dizi fakat sizin dünyanız o kadar dar ve sanat eserlerine dair o kadar sığ bir kültüre sahipsiniz ki size çok etkileyici geliyor.
sizi kendinizden geçiren twistler, amerikan dizileri için bile artık ucuz bulunan bir şey haline geldi. gerçekçilikten yoksun olduğu için eleştiriliyorlar. karakterlerin gri olması(evet bunun kuramsal adı bile var sinemada) fazlasıyla olağan bir şey artık. the wire, the sopranos, the oz gibi dizilerle başlayan bu eğilim artık çoktan bir zorunluluk haline geldi. dünya çoktan bırakmıştı iyi polis, kötü suçluyu.
hele racon... ya bu idealist ahlak çerçevesinde aforizma üreten karakterlerin söylemlerine bayılan birini görünce gerçekten odanın en kuytu köşesine çömelip ölümü beklemek geliyor içimden. bu çok varoş bir şey ya. ben böyle bir şeyden zevk alıyor olsam söylemeye utanırım. siz unutulmaz ezel replikleri diye sağa sola entry giriyorsunuz.
bir de kurtlar vadisi hayranlarını küçümsemeniz yok mu... ne farkınız var ki? biri ayan beyan mafya dizisi, milliyetçi, kontrgerilla öven bir propaganda dizisi. diğeri de şahsi bir intikam hikayesini anlatan aksiyon, entrika dizisi. ikisi de aynı sığlık ve ucuzlukta. kurtlar vadisi hayranları en azından ne olduklarıyla barışıklar. bu diziyi mi seviyorsun varoş dediğin zaman ''he gardaş napalım bizim de zevkimiz bu.'' diyor. o adama saygı duyuyorum ama ezel'in fanları oldukları şeyle de barışık değiller.
he abi, herkes öldürür sevdiğini. süper. harika.
devamını gör...
27.
oyuncu kadrosu çok sağlamdır fakat bununla yetinmez, türkiye'nin gelmiş geçmiş en sağlam senaryosu bu kadroya eşlik eder. her sahnesinde alıntı yapılacak kadar güçlü diyalogları vardır. bir dostoyevski romanı karakterini andırır her karakter. evet, türkiye'nin en iyi dizisidir.
devamını gör...
28.
türk yapımlarının saçma sapan klişe anadolu ağa dizilerinden kurtulabileceğini göstermiş olan her ne kadar monte kristo kontunun modern uyarlaması olsa da bu fikri bulana kurban olduğum orijinal senaryolu tarihe damga vurmuş dizi. yani 20th century fox'ta bunu keşfedip zamanında haklarını satın almıştı ama tabii şimdi hakları herhalde disney'e ait oldu.
evet resmen derinliği olan bir yapım olarak entelektüel bir yapısı vardı uyarlandığı romandan ötürü ve o romandaki karakterler çok güzel şekilde diziye adapte edilmişti. mesela ezel aslında edmond dantes'tir ki bir bölümde dantes yatırım diye gönderme de yapılmıştır. dayı karakteri ise edmond dantes'i hapiste eğiten, ona okuma yazma öğretip kılıç tutmayı öğreten bilgedir. eyşan ise mercedes'tir ve zaten romanı bilenler için eyşan'ın çocuğu olan can'ın aslında ezel'in çocuğu olduğu hemen tahmin edilir.
kanımca 1.sezondan sonra o roman ruhunu kaybeden ve daha kendi serbest havasında devam edip her ne kadar 2.sezonda sona ermiş olsa bile karakterlerin sürekli taraf değiştirmesinden biraz cıvıklaşmıştı ancak son bölümünde dizinin baş kötülerinden biri olan cengiz'in üzücü geçmişi bayağı şoke etmiştir. en azından ezel'e dönüşmemiş ömer'in neden ona bu kadar değer verdiğini o zaman öğreniriz.
bioshock infinite veya silent hill shattered memories'de olduğu gibi deniz feneri kulesinin olduğu bir yerde sembolik bir göndermeyle can'ın babasıyla buluşmasıyla dizi biter.
evet resmen derinliği olan bir yapım olarak entelektüel bir yapısı vardı uyarlandığı romandan ötürü ve o romandaki karakterler çok güzel şekilde diziye adapte edilmişti. mesela ezel aslında edmond dantes'tir ki bir bölümde dantes yatırım diye gönderme de yapılmıştır. dayı karakteri ise edmond dantes'i hapiste eğiten, ona okuma yazma öğretip kılıç tutmayı öğreten bilgedir. eyşan ise mercedes'tir ve zaten romanı bilenler için eyşan'ın çocuğu olan can'ın aslında ezel'in çocuğu olduğu hemen tahmin edilir.
kanımca 1.sezondan sonra o roman ruhunu kaybeden ve daha kendi serbest havasında devam edip her ne kadar 2.sezonda sona ermiş olsa bile karakterlerin sürekli taraf değiştirmesinden biraz cıvıklaşmıştı ancak son bölümünde dizinin baş kötülerinden biri olan cengiz'in üzücü geçmişi bayağı şoke etmiştir. en azından ezel'e dönüşmemiş ömer'in neden ona bu kadar değer verdiğini o zaman öğreniriz.
bioshock infinite veya silent hill shattered memories'de olduğu gibi deniz feneri kulesinin olduğu bir yerde sembolik bir göndermeyle can'ın babasıyla buluşmasıyla dizi biter.
devamını gör...
29.
ezel, dram ve aksiyon türünde çekilmiş bir türk televizyon dizisidir. dizi, 2009 – 2011 yılları arasında toplamda 2 sezon ve 71 bölümden oluşmaktadır. dizinin hikayesi de iki bölümden oluşmaktadır. ilk sezonda sunulan birinci bölüm ömer’in ezel’e dönüşüm sürecini ve onun intikamını anlatır. dizinin ikinci sezonuyla birlikte bizle sunulan ikinci bölümde ise olayların iç yüzünü görürüz. dayı’nın ömer’i aslında kendi intikamını kenan birkan’dan alması için eğittiğini öğreniyoruz. ve dayı’nın ölümüyle finale ulaştırdığı intikam planında ezel, kenan birkan’dan dayısının intikamını alıyor. dizinin omurgasını oluşturan bu ikinci ve büyük intikam planı alexandre dumas'ın monte kristo kontu adlı romanından uyarlanmıştır. ayrıca kitabı da okumanızı tavsiye ederim çok güzel bir kitaptır, uzunluğu gözünüzü korkutmasın. dizi yıllar önce bitmiş olmasına rağmen hala üzerimdeki etkisi devam ediyor. belli dönemlerde dizinin bazı bölümlerini ve sahnelerini tekrar izlerim. bir yerlerde ezel seven insanlara denk gelince askerde toprağını bulmuş acemi er gibi seviniyorum. favori karakterim üç sahipli tevfik zaim namı değer tefo’dur. tefo’nun yanı sıra hemen her karakterini ayrı severim. nazım hikmet şiirleri gibi hayata dair her detaya her acıya parmak basıyor. aşkı, ihaneti, dostluğu, aileyi, sadakati ve daha birçok şeyi derinlemesine inceliyor. izleyici mutlaka kendinden bir parça buluyor. dizinin bu yönünü çok seviyorum bence bu yönü sayesinde kült oldu. ve tabi sürekli izleyici şaşırtması da etkili oldu. final bölümüne kadar birçok karakterin dost mu düşman mı kimin tarafında olduğunu anlamakta güçlük çekiyoruz. buda heyecanı ve ilgiyi her zaman diri tutuyor. diziyi izlemeyenler izlesinler, izlemeyenlere izletsinler.
devamını gör...
30.
normalde izlemekten kaçtığım ama bir sahnesini gördükten sonra merak ettiğim sonrasında izlediğim dizi. ihanet temalı bir dizi sonra da intikama döndü ve daha sonra da intikamın intikamı oldu. beğenildiği için sonu getirlemeyen bir dizi olmuştu sona doğru. bence bir dizi bir kitap bir şiir her neyse başta hedeflediğiniz şeyi insanlara sunmaktan öteye gitmemelisiniz böylece baş yapıt olacak olan ürününüz baş yapıt olabilir.
devamını gör...
31.
10 yıl önce izlemiştim. izlediğim dönemde tuncel kurtiz hayatını kaybetmişti. tam 10 sonra, yine bir eylül ayında yeniden izlemeye başladım. haluk bilginer başta olmak üzere dizide oynayan tüm oyuncular kendine dikkat etsin.
ilk sezonunda ezel'in intikamına, ikinci sezonunda ramiz karaeski'nin ya da kenan birkan'ın intikamına yer veren dizi. ramiz karaeski sen haksızsın ve sana laflar hazırladım.
ilk sezonunda ezel'in intikamına, ikinci sezonunda ramiz karaeski'nin ya da kenan birkan'ın intikamına yer veren dizi. ramiz karaeski sen haksızsın ve sana laflar hazırladım.
devamını gör...
32.
ah be ezel... izlemek için yıllarca doğru zamanı bekledim. keşke unutup tekrar tekrar izleyebilsem. aşkı, nefreti, intikamı, aileyi çok güzel işlenmiş. oyuncu kadrosu zaten mükemmel. elbette mantık hataları vardır senaryoda ve pek tabii eleştirilebilir ancak benim için izlediğim en iyi türk dizisidir.
devamını gör...
33.
içerdiği mesajlar olsun konu ilerleyişi olsun karakterlerin seçimi olsun güzel bir eser.
edit: inkitam almanın çokta matah birşey olmadığını anlatıyor aslında.
o bataklığın ne kadar dipsiz bir kuyu olduğunu
asıl intikamın unutmak olduğunu anlatıyor. harbi güzel dizi ya.
aliiii karakteri daha farklı olsa daha güzel olurdu.
edit: inkitam almanın çokta matah birşey olmadığını anlatıyor aslında.
o bataklığın ne kadar dipsiz bir kuyu olduğunu
asıl intikamın unutmak olduğunu anlatıyor. harbi güzel dizi ya.
aliiii karakteri daha farklı olsa daha güzel olurdu.
devamını gör...
34.
la bugun kendi kendime arabadayken, aklima ali cengiz oyunu deyimi geldi.
lan dedim, ezelde omere oyun kuran adamlarin adi ali ve cengizdi. ana ali ve cengiz, ali cengiz oyunu.
dedim heralde tesaduf degil, muhtemelen ali cengiz oyununa gelmek lafina binaen ali ve cengiz isimleri secilmistir
valla belki de bilinen bise bu ama diziyi izlemedim bana yeni dank etti
lan dedim, ezelde omere oyun kuran adamlarin adi ali ve cengizdi. ana ali ve cengiz, ali cengiz oyunu.
dedim heralde tesaduf degil, muhtemelen ali cengiz oyununa gelmek lafina binaen ali ve cengiz isimleri secilmistir
valla belki de bilinen bise bu ama diziyi izlemedim bana yeni dank etti
devamını gör...
35.
4. kez başladığım dizi. şu an 3. bölümdeyim ve daha önce hiç izlememiş gibi heyecanlı ve olay akışına kendini kaptırmış durumdayım.
devamını gör...
36.
ay yapım' ın şimdiye kadar en ince işçilikle yaptığı dizidir. bu kadar sükse yapmasının nedeni kurgudan ziyade repliklerinin hafızada kalıcı oluşudur. tuncel kurtiz, haluk bilginer gibi üstad denilebilecek oyuncu kadrosunu barındırması onu çoğu diziden ayıran en önemli etkendir. çıtayı öyle bir yere koymuştur ki konuk oyuncusu kıvanç tatlıtuğdur. türk televizyon tarihinde mukayese edilebilecek tek dizi kurtlar vadisi' dir.
devamını gör...
37.
benim için hâlâ açık ara en güzel türk dizisidir. senaryosu şuradan alıntıymış falan, çok da umursamadım bu dizide. kadrosu, replikleri, olayları işleyiş biçimi ve kronojisi ile bana göre 1 numaradır.
devamını gör...
38.
kurtlar vadisinde adam harcamak kolaydı burada adam harcamak zordu. o serdar ile cengiz o kadar bölüm nasıl kaldılar başka türlü açıklanamaz. kurtlar vadisinde sülayman çakırı yediler be cengiz kimmiş serdar kimmiş. iyi dizi ama en iyisi değil maalesef. bazıları kızabilir ama benene. gülücek.
devamını gör...
39.
bu yaz izlediğim dizidir.
karakterlerin derinliğini, olay örgüsünü, senaryoyu, her olayın nakış gibi işlenmesini çok sevdim. çünkü maalesef türk dizilerinde karakterler çok karton oluyor; hatta eğilip bükülüyor. mesela salt kötü bir karakter önce sempatik bir kötüye, sonra da saf bir insana, en sonunda da pür-i pak birine dönüşüyor senaryo içinde. ve bu bir travma veya olay eşliğinde olmuyor, tamamen reyting savaşı ile şekilleniyor.
ama ezel dizisinde her şey çok net; karakterler o anlamda çok gerçek çünkü hiçbirisinin yaptığı şey seni şaşırtmıyor; "bu adam böyle biri" diyorsun.
gel gelelim ömer ya da ezel'in salaklığına, eyşan'ın adiliğine:
şimdi bir noktada insanlar "eyşan'ın kardeşi hastaydı ve eyşan bunu mecbur olduğu için yaptı." kısmına ikna oldular. herkes bunu eyşan'ın keyfinden yaptığını düşünürken eyşan'ı şaytan gibi görüyorlarken, kardeşinin hastalığı sebebiyle yaptığını öğrenince tepkilerini yumuşattılar; o gerizekalı bahar da, ezel de dahil.
buradaki etik meselesi bir tek benim için geçerli değildir diye düşünüyorum. sevdiğin bir insanın canını kurtarmak için bir başka bir canı, iradesi dışında feda etmek nereden bakarsak bakalım korkunç bir bencilliktir ve buna anlayış göstermek de karaktersizliktir.
şimdi bu olaya kısas gösterelim: bahar eyşan'ın kardeşi ve bahar ölmesin diye eyşan bir başkasının kardeşi, evladı olan birisini, ömer'i feda edebiliyor. ve en korkuncu da günün sonunda ömer ailesine bu acıları yaşatan, hatta dolaylı yoldan kardeşinin ölümüne sebep olan bu olay örgüsünü başlatan kadını affedebiliyor. bu da yetmiyor, bin türlü acıyla yıllarca sınanmış olan annesi ve babasına rağmen eyşan ile evleniyor, eyşan öldü diye intihar ediyor. inanılmaz arkadaşlar, inanılmaz bir karaktersizlik, iradesizlik...
en sakil gelen de bahar'ın eyşan'ın yaptıklarını öğrendikten sonra ağlama krizlerine girmesi; "bu evi o parayla mı aldınız ha, bu kıyafetleri o parayla mı aldınız ha?" diye sinir krizi geçirip, o para ile alınan arabaya binerek acısını yaşamasıydı.
özetle kurgusuyla, oyuncuları ve oyunculuklarıyla, senaryosuyla yapılmış en iyi türk dizisi olabilir, ama tüm bunlar bu dizideki karakterlerin hepsinin ahlak sorunu olduğunu ve hiçbirisinin onurlu bir hayat yaşamanın ne olduğunu bilmediği gerçeğini değiştirmez.
ve son olarak: aşk, sevgi böyle bir şey değil; aşk ve sevgi iyileştiren, koruyan ve kollayan bir şey. bu dizideki saçmalık olsa olsa hırstır, olsa olsa hastalıktır.
karakterlerin derinliğini, olay örgüsünü, senaryoyu, her olayın nakış gibi işlenmesini çok sevdim. çünkü maalesef türk dizilerinde karakterler çok karton oluyor; hatta eğilip bükülüyor. mesela salt kötü bir karakter önce sempatik bir kötüye, sonra da saf bir insana, en sonunda da pür-i pak birine dönüşüyor senaryo içinde. ve bu bir travma veya olay eşliğinde olmuyor, tamamen reyting savaşı ile şekilleniyor.
ama ezel dizisinde her şey çok net; karakterler o anlamda çok gerçek çünkü hiçbirisinin yaptığı şey seni şaşırtmıyor; "bu adam böyle biri" diyorsun.
gel gelelim ömer ya da ezel'in salaklığına, eyşan'ın adiliğine:
şimdi bir noktada insanlar "eyşan'ın kardeşi hastaydı ve eyşan bunu mecbur olduğu için yaptı." kısmına ikna oldular. herkes bunu eyşan'ın keyfinden yaptığını düşünürken eyşan'ı şaytan gibi görüyorlarken, kardeşinin hastalığı sebebiyle yaptığını öğrenince tepkilerini yumuşattılar; o gerizekalı bahar da, ezel de dahil.
buradaki etik meselesi bir tek benim için geçerli değildir diye düşünüyorum. sevdiğin bir insanın canını kurtarmak için bir başka bir canı, iradesi dışında feda etmek nereden bakarsak bakalım korkunç bir bencilliktir ve buna anlayış göstermek de karaktersizliktir.
şimdi bu olaya kısas gösterelim: bahar eyşan'ın kardeşi ve bahar ölmesin diye eyşan bir başkasının kardeşi, evladı olan birisini, ömer'i feda edebiliyor. ve en korkuncu da günün sonunda ömer ailesine bu acıları yaşatan, hatta dolaylı yoldan kardeşinin ölümüne sebep olan bu olay örgüsünü başlatan kadını affedebiliyor. bu da yetmiyor, bin türlü acıyla yıllarca sınanmış olan annesi ve babasına rağmen eyşan ile evleniyor, eyşan öldü diye intihar ediyor. inanılmaz arkadaşlar, inanılmaz bir karaktersizlik, iradesizlik...
en sakil gelen de bahar'ın eyşan'ın yaptıklarını öğrendikten sonra ağlama krizlerine girmesi; "bu evi o parayla mı aldınız ha, bu kıyafetleri o parayla mı aldınız ha?" diye sinir krizi geçirip, o para ile alınan arabaya binerek acısını yaşamasıydı.
özetle kurgusuyla, oyuncuları ve oyunculuklarıyla, senaryosuyla yapılmış en iyi türk dizisi olabilir, ama tüm bunlar bu dizideki karakterlerin hepsinin ahlak sorunu olduğunu ve hiçbirisinin onurlu bir hayat yaşamanın ne olduğunu bilmediği gerçeğini değiştirmez.
ve son olarak: aşk, sevgi böyle bir şey değil; aşk ve sevgi iyileştiren, koruyan ve kollayan bir şey. bu dizideki saçmalık olsa olsa hırstır, olsa olsa hastalıktır.
devamını gör...
40.
ayağım kırılınca doğan boş vakti ezel izleyerek değerlendireyim dedim. 16 bölüm oldu gayet güzel akıyor. sadece kenan'ın oyunculuğuna çok tahammül edemiyorum bir de bahar sahneleri fena sıkıcı onun dışında sıkıntı yok. 71 bölüm olması da güzel, fazla uzun dizileri genelde bitiremeyip sonlara doğru bırakıyorum. ezelde bu sıkıntıyı yaşamayacağım gibi.
devamını gör...
