fotoğrafın hikayesi
başlık "kimsesizlerinkimiraikkonen" tarafından 13.02.2021 23:07 tarihinde açılmıştır.
221.

1943 - auschwitz, polonya
kamplarda müzik çalmak birçok mahkum için hayatta kalmak anlamına geliyordu.. bir kemancı olan henek, kamp orkestrasına zorla dahil edildi. onun rolü, mahkum arkadaşları gaz odalarına götürülürken müzik çalmaktı.
gözyaşları yüzünden akarken, elinde titreyen yayla schubert'in serenadı'nı çalardı.
henek bu kamptan sağ kurtulmuş ve hayatı boyunca bir daha kemana dokunmamıştır..
devamını gör...
222.
devamını gör...
223.

brezilya'da bir at, trafik kazasında feci şekilde hayatını kaybeden sahibinin cenazesine katıldı.
görünmez bir güç tarafından yönlendiriliyor gibiydi; yavaşça tabuta yaklaştı. sessizce etrafında dolaştı, uzun uzun kokladı... ardından başını tahtaya yasladı. bu, yürek burkan bir şefkat ve derin bir kederin ifadesiydi. derin bir iç çekti… ve ardından kişnedi — sanki bu dünyadaki tek dostuna son bir veda ediyordu.
sadakat, bazen hayvanların yüreğinde insanlardan daha derin yaşanır.
devamını gör...
224.
225.
devamını gör...
226.
ahanda bir tanesi burada
#3184111
#3184111
devamını gör...
227.
fotoğraftaki mekanlardan biri le cabaret de l'enfer * (cehennem kabaresi), diğeri ise le cabaret du ciel * (cennet kabaresi); iki puf olmuş mekan. 
cehennem kabaresi, 1892 yılında paris'te antonin alexander tarafından hem bar hem de kabare olarak açılan bir mekanmış. antonin, konsepti yaratan ve şovlarını yöneten girişimci bir yöneticiymiş. kabare mekanlarında büyük rekabetin olduğu dönemde, öne çıkmak ve izleyicisine unutulmaz deneyimler sunmak için bu kadar iddialı bir tema seçmiş. mekanın teması cehennemmiş.
şeytanın ağzından içeri giriliyormuş; içerisi mağara gibiymiş, duvarlarda lanetli tasvirler ve şeytan kılığında servis yapan garsonlar bulunuyormuş. ürkütücü oyunlar ve kara mizah gösterileri sergilenirmiş.

hemen yanındaki cennet kabaresi ise, yine antonin alexander tarafından açılan kardeş kabareymiş. bu mekanda da tamamen cennet teması kullanılmış. içerisinde dekoratif cennet öğeleri, kanatlı garsonlar ve cennet sahnesi yer alıyormuş. sergilenen oyunlar ise daha çok ilahi güzellikleri veya mucizeleri tasvir eden illüzyonlardan ve öte dünya güzellemelerinden oluşuyormuş.
bu iki kabare de bir süre sonra çoğu sürrealist sanatçının buluşma mekanı olmuş. 50 yıldan fazla açık kalmış ve popülerliğin düşmesiyle birlikte, köşedeki marketin genişleme talebiyle yıkılmış.

cehennem kabaresi, 1892 yılında paris'te antonin alexander tarafından hem bar hem de kabare olarak açılan bir mekanmış. antonin, konsepti yaratan ve şovlarını yöneten girişimci bir yöneticiymiş. kabare mekanlarında büyük rekabetin olduğu dönemde, öne çıkmak ve izleyicisine unutulmaz deneyimler sunmak için bu kadar iddialı bir tema seçmiş. mekanın teması cehennemmiş.
şeytanın ağzından içeri giriliyormuş; içerisi mağara gibiymiş, duvarlarda lanetli tasvirler ve şeytan kılığında servis yapan garsonlar bulunuyormuş. ürkütücü oyunlar ve kara mizah gösterileri sergilenirmiş.

hemen yanındaki cennet kabaresi ise, yine antonin alexander tarafından açılan kardeş kabareymiş. bu mekanda da tamamen cennet teması kullanılmış. içerisinde dekoratif cennet öğeleri, kanatlı garsonlar ve cennet sahnesi yer alıyormuş. sergilenen oyunlar ise daha çok ilahi güzellikleri veya mucizeleri tasvir eden illüzyonlardan ve öte dünya güzellemelerinden oluşuyormuş.
bu iki kabare de bir süre sonra çoğu sürrealist sanatçının buluşma mekanı olmuş. 50 yıldan fazla açık kalmış ve popülerliğin düşmesiyle birlikte, köşedeki marketin genişleme talebiyle yıkılmış.
devamını gör...
228.
selim erdoğan hocamızın youtube kanalında bir süredir yaptığı video serisinin adı.
www.youtube.com/@drsegorsel...
atamıza, milli mücadelemize ait ikonik fotoğrafların hikayesini anlatıyor. takip edilmeli, videoları bolca likelanmalı, abone olunmalı.
www.youtube.com/@drsegorsel...
atamıza, milli mücadelemize ait ikonik fotoğrafların hikayesini anlatıyor. takip edilmeli, videoları bolca likelanmalı, abone olunmalı.
devamını gör...
229.
fotoğraftaki kişi marilyn monroe. 
1958 yılında, life dergisi için ünlü moda ve portre fotoğrafçısı richard avedon'ın kurguladığı fotoğraf serisinde, sinema tarihinin beş büyük kadın yıldızının karakterlerine bürünerek poz veren monroe'nun, sessiz sinema döneminin en vamp ve femme fatale yıldızı olarak kabul edilen, cleopatra filmindeki haliyle theda bara'yı canlandırdığı bir fotoğraf. bilgiye göre marilyn için theda bara'nın seçilmesi, onun şuh ve aptal sarışın imajından daha fazlası olduğunu göstermekmiş.

1958 yılında, life dergisi için ünlü moda ve portre fotoğrafçısı richard avedon'ın kurguladığı fotoğraf serisinde, sinema tarihinin beş büyük kadın yıldızının karakterlerine bürünerek poz veren monroe'nun, sessiz sinema döneminin en vamp ve femme fatale yıldızı olarak kabul edilen, cleopatra filmindeki haliyle theda bara'yı canlandırdığı bir fotoğraf. bilgiye göre marilyn için theda bara'nın seçilmesi, onun şuh ve aptal sarışın imajından daha fazlası olduğunu göstermekmiş.
devamını gör...
230.
bir reklam stratejisi olarak kullanılan ablaya pek anlam veremediğim fotoğraftaki makine computer space adında, 1971 yılında piyasaya sürülen ve atari salonlarında yer alan ilk ticari jetonlu (arcade) video oyunu. 
makine, nolan bushnell ve ted dabney adındaki iki mühendis tarafından, daha önce bir üniversite laboratuvarında popülerlik kazanan spacewar! adlı oyundan ilhamla tasarlanmış. spacewar! sadece pahalı bilgisayarlarla oynanabilen bir oyun olarak geliştirilmiş, ancak bu iki kafadar oyunu daha basit ve jetonla çalışabilir forma dönüştürmüş; sonuç olarak bu fütüristik kabin ortaya çıkmış. oyunun teması, oyuncular tarafından yönetilen uzay gemilerinin uçan daireleri vurmasıymış ama kontrollerinin karmaşıklığı nedeniyle oyun ticari olarak beklenen ilgiyi görmemiş ve pek tutmamış.

makine, nolan bushnell ve ted dabney adındaki iki mühendis tarafından, daha önce bir üniversite laboratuvarında popülerlik kazanan spacewar! adlı oyundan ilhamla tasarlanmış. spacewar! sadece pahalı bilgisayarlarla oynanabilen bir oyun olarak geliştirilmiş, ancak bu iki kafadar oyunu daha basit ve jetonla çalışabilir forma dönüştürmüş; sonuç olarak bu fütüristik kabin ortaya çıkmış. oyunun teması, oyuncular tarafından yönetilen uzay gemilerinin uçan daireleri vurmasıymış ama kontrollerinin karmaşıklığı nedeniyle oyun ticari olarak beklenen ilgiyi görmemiş ve pek tutmamış.
devamını gör...
231.

martin mcguinness , ingiliz kraliyet aile fertlerini öldürmeye varıncaya dek adı bir çok terör eylemine karışmış, aynı zamanda ira adına ingiliz hükümeti ile hayırlı cumalar antlaşması ile sonuçlanan barış görüşmelerinde ( 1997 ) baş müzakereci olarak bulunmuş bir ira komutanıydı.
martin mcguinness ile yani akrabalarını öldüren adam ile tokalaşan kraliçe elizabeth'in yukarıdaki fotoğrafı da 2012 yılında kraliçe elizabeth'in belfast ziyaretinde çekilmiş.
"terörle müzakere edilmez, mücadele edilir!" şekilndeki vasat aforizmaları şiar edinenler için ibretlik vesikadır.
devamını gör...
232.
3-4 tane daha sembolikleşmiş yer var ama fotoğraftaki muazzam mekan, ispanya'nın asturias bölgesindeki llanera kasabasında bulunan 100 yıllık santa barbara kilisesi'nin sadece bir bölümü. kilise, iç savaştan sonra onarılmadan kaderine terk edilmiş ve onlarca yıl harabe olarak kalmış.

2014 yılında bir grup kaykay tutkunu kardeş, parlak bir fikirle burayı bir skatepark'a dönüştürmek için kitle fonlaması başlattı ve dünyanın dört bir yanındaki sanatseverler, bu girişime küçük miktarlarda bağışlar yaptı; daha sonra halk eşlik etti, projeyi fark eden red bull sponsorluk sağlayınca sürecin çehresi tamamen değişti ve hızlandı. devreye dünyaca ünlü madridli sokak sanatçısı okuda san miguel girdi ve kiliseyi dev bir tuval gibi kullandı.
sanatçı, yapıya kaos temple adını verdi ancak açıldıktan sonra halk ve ziyaretçiler tarafından skate church olarak adlandırıldı. 2015 yılında açılan mekan, geçen sene aralık ayında elektrik sisteminde çıkan bir arıza sonucu, içerisinin tamamen ahşap olması nedeniyle alevlerin hızla yayılmasıyla küle döndü. yeniden restorasyon konusu ise son halinden de anlaşılabileceği üzere tamamen kilit.

2014 yılında bir grup kaykay tutkunu kardeş, parlak bir fikirle burayı bir skatepark'a dönüştürmek için kitle fonlaması başlattı ve dünyanın dört bir yanındaki sanatseverler, bu girişime küçük miktarlarda bağışlar yaptı; daha sonra halk eşlik etti, projeyi fark eden red bull sponsorluk sağlayınca sürecin çehresi tamamen değişti ve hızlandı. devreye dünyaca ünlü madridli sokak sanatçısı okuda san miguel girdi ve kiliseyi dev bir tuval gibi kullandı.
sanatçı, yapıya kaos temple adını verdi ancak açıldıktan sonra halk ve ziyaretçiler tarafından skate church olarak adlandırıldı. 2015 yılında açılan mekan, geçen sene aralık ayında elektrik sisteminde çıkan bir arıza sonucu, içerisinin tamamen ahşap olması nedeniyle alevlerin hızla yayılmasıyla küle döndü. yeniden restorasyon konusu ise son halinden de anlaşılabileceği üzere tamamen kilit.
devamını gör...
233.
vekaletle yapılan bir düğün: almanya'ya göç eden kadının nişanlısı düğününe sadece fotoğrafıyla katılıyor. olay 1992 yılında kabil, afganistan'da geçiyor.

fotoğrafı çeken abbas * adıyla bilinen magnum photos'un uzun süreli bir üyesi, iranlı-fransız bir fotoğrafçı idi. bütün derdi dünyanın dört bir yanında siyaset, din, kimlik ve sosyal değişimi araştıran, gözler önüne seren bir kitap oluşturmak, müslüman toplumlar içindeki gerilimleri anlamak ve ortaya çıkarmak idi. bu nedenle yedi yıl boyunca islam dünyasını dolaştı. fotoğrafındaki dramatik ve çoğu zaman rahatsız edici sahneler abbas'ın foto muhabirliğini bir sanat formuna dönüştüren unsurlardır.
"fotoğrafçılığım, eylemde hayat bulan ve meditasyona yol açan bir yansımadır. kendiliğindenlik – askıda kalmış an – eylem sırasında, vizörde devreye girer."
1944 yılında iran'da doğan, sonra paris'e yerleşen abbas, 1987'den 1994'e kadar geçen sürede bütün dikkatini dünya genelinde islam'ın yeniden yükselişine verdi. bunu gerçekleştirirken 1994 yılında yayımlanan ve 29 ülke ile 4 kıtayı kapsayan "allah o akbar: militan islam'da bir yolculuk " adlı kitabı hazırladı ve bir sergi oluşturdu.
ikinci sergi serüveni ise hristiyanlığı siyasi ve manevi bir olgu olarak ritüelleriyle ele aldığı "hristiyanlığın yüzleri: fotoğrafik bir yolculuk " 2000 ve turne sergisi idi.
kaynak

fotoğrafı çeken abbas * adıyla bilinen magnum photos'un uzun süreli bir üyesi, iranlı-fransız bir fotoğrafçı idi. bütün derdi dünyanın dört bir yanında siyaset, din, kimlik ve sosyal değişimi araştıran, gözler önüne seren bir kitap oluşturmak, müslüman toplumlar içindeki gerilimleri anlamak ve ortaya çıkarmak idi. bu nedenle yedi yıl boyunca islam dünyasını dolaştı. fotoğrafındaki dramatik ve çoğu zaman rahatsız edici sahneler abbas'ın foto muhabirliğini bir sanat formuna dönüştüren unsurlardır.
"fotoğrafçılığım, eylemde hayat bulan ve meditasyona yol açan bir yansımadır. kendiliğindenlik – askıda kalmış an – eylem sırasında, vizörde devreye girer."
1944 yılında iran'da doğan, sonra paris'e yerleşen abbas, 1987'den 1994'e kadar geçen sürede bütün dikkatini dünya genelinde islam'ın yeniden yükselişine verdi. bunu gerçekleştirirken 1994 yılında yayımlanan ve 29 ülke ile 4 kıtayı kapsayan "allah o akbar: militan islam'da bir yolculuk " adlı kitabı hazırladı ve bir sergi oluşturdu.
ikinci sergi serüveni ise hristiyanlığı siyasi ve manevi bir olgu olarak ritüelleriyle ele aldığı "hristiyanlığın yüzleri: fotoğrafik bir yolculuk " 2000 ve turne sergisi idi.
kaynak
devamını gör...


