kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

'anneme vurduğun için senden nefret ediyorum ve umarım bir daha bu eve hiç dönmezsin!' 1987 pulitzer ödüllü fotoğraf
devamını gör...
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

sığırcıklar / james crombie

fotoğrafçının mükemmel bir zamanlama ile çektiği bu fotoğraf 4 mart 2021 tarihli the irish times gazetesinin ön sayfa fotoğrafı oldu.
devamını gör...
çok eskilere gitmeden bu geceden bir fotoğraf paylaşmak istiyorum. bugün samsun'da meydana gelen atatürk heykelinin yıkılmaya çalışılması hadisesinden sonra ortaya çıkan görseli buraya bırakıyorum.

“bir millet ki resim yapmaz, bir millet ki heykel yapmaz, bir millet ki fennin gerektirdiği şeyleri yapmaz; itiraf etmeli ki o milletin ilerleme yolunda yeri yoktur.”
mustafa kemal atatürk

yaşa mustafa kemal paşa yaşa...
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...
o fotoğrafta bana aşıktı.
devamını gör...
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
"this photograph is my proof. there was that afternoon, when things were still good between us, and she embraced me, and we were so happy. it did happen, she did love me. look see for yourself!"
duane michals
devamını gör...
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
suikaste kurban giden san salvador başpiskoposu oscar romero’nun cenaze töreni esnasında kalabalığa açılan ateşi görüntüleyen koen wessing muhteşem derecede acı verici bir fotoğraf armağan etmiştir dünyaya.

el salvador’da gerçekleşen askeri darbeye karşı duran kurtuluş teolojisinin en önemli isimlerinden biri olan katolik din adamı darbe sonrasında askere ve polise silah bırakma ve üslerinden gelen vur emrine karşı durma çağrısı yaptığının ertesi günü bir ayin esnasında kalbinden vurularak öldürülmüştür.

daha sonra latin amerikalı papa franceso tarafından aziz ilan edilen romero’nun ölümü el salvador’da büyük bir üzüntü ve infiale neden olmuştur ve başpiskopos için büyük bir cenaze töreni düzenlenmiştir.

türkiye’nin de oldukça karışık zamanlar geçirdiği 1980 yılında gerçekleşen bu cenaze töreni esnasında darbeci hükümet tarafından çatılara yerleştirilen keskin nişancılar başpiskopos için toplanmış olan kalabalığa ateş açar.

tam bu esnada da çektiği fotoğraflara her zaman büyük hayranlık beslediğim koen wessing o meydandadır ve darbecilerin vahşi doğasını gözler önüne seren bu fotoğrafı çeker.
devamını gör...
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
bir emilio morenatti fotoğrafı. fotoğraf barcelona’da çekilmiş. aslında anlatmaya gerek bile yok bu fotoğrafı ama yine de yazmayı sevdiğim için uzun uzun anlatacağım bu fotoğrafa bakınca hissettiğim çağrışımları.

dünyada artık evsizler dikkat çekmeyen detaylar haline geldi. kimsenin kimseye yardım edecek, hal hatır soracak, en azından bir an durup bakacak hali ve vakti yok. bunu anlıyorum, aslında anlamıyorum ama en azından kabullendim artık bu gerçeği. bireysel bir hücre içinde izleyici olarak sadece kendimizin olacağı ve kendi kendimize gerçekleştireceğimiz idamımız için bekliyoruz. kabul.

ama akıllı telefonlara olan bağımlılığımızın bu fotoğrafta bir kez daha görmek çok düşündürücü oldu benim için. o telefonun içinde nasıl dünyalara dalıyoruz? telefondaki anlamsızlıklara daldığımız zaman yanından görmeden geçtiğimiz neler var acaba?

derdim teknoloji eleştirisi yapmak ya da nostalji güzellemelerine düşmek değil. hiç sevmem bunu. ancak bize hizmet etmesi için geliştirdiğimizi iddia ettiğimiz teknolojinin bize sahip olmaya başladığını görmek ve insan olarak en çok övündüğümüz özelliklerin eriyip yok olmasına şahit olmak o kadar da eğlenceli değil.
devamını gör...
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
sujan jar uluslararası fotoğraf yarışmasında bu fotoğraf ile siyah beyaz kategoride üçüncülük kazanmıştır. hakkıdır.

biz büyüdükçe dünyanın saflığını kaybettiğine dair safdil inançlarımız var. hala bunun doğru olduğuna inanmaya devam ediyoruz. halbuki gerçek bundan çok daha farklı. biz büyüdükçe dünyanın ne kadar yaşanmaz bir yer olduğunu anladık. aklımız ermeye başladıkça dünyanın pisliği bizim bir zamanlar saf bakan gözlerimize ayan oldu. alice’in harikalar diyarına düşen tatlı bir kız çocuğu olduğunu düşünürken bir anda pedofili kurbanı bir kız olduğunu anlayarak büyüme evresini tamamladık.

o zamanlar bizim sadece oyunlarımız vardı. yani küçükken. çember çevirerek dünyaya meydan okuyorduk kendimizce. ta ki birileri tekerimize çomak sokana kadar. ve nerden bilebilirdik ki çocukken oynadığımız yakalamacılık oyununun ileride zalimlerden kaçarken ihtiyaç duyacağımız kondisyon için zemin hazırlayacağını. futbol bir tutkuydu, üç korner bir penaltıydı, penaltı anında kaleci değişirse iki penaltı kullanılırdı, atan alırdı ya da alan atardı. ta ki bahis mafyası mahalle maçlarımıza dalıp topumuzu kesene kadar.

artık oyunlarımız siyah beyaz. biz büyüdükçe kirlenmedi dünya, biz kirlendikçe algıda seçici olduk sadece.
devamını gör...
japon okullarındaki kızlar grip salgınına karşı korunmak için koruyucu maske takarlar. 1918 salgını.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

hafıza tazeleniyor...
devamını gör...
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
nova scotia duck tolling retriever cinsi bir köpek sahibine katledilmiş bir ördek getiriyor. nova scotia duck tolling retriever güçlü bir av dürtüsüne sahip olmaları ile tanınan bir köpek türü. elbette ki doğasında olan bu av güdüsüne söyleyecek sözüm yok. peki aynı av güdüsü insan ırkında da var mı?

yani insan sadece hayat kalmak için mi öldürme hevesinde diğer canlıları? yoksa spor olsun diye öldürdüğü de olur mu? olur. hem de en az aç kalmamak için öldürdüğü kadar fazla.

insan nedensizce öldüren ve bundan gurur duyan hayvandır. bu fotoğraf kristiina tammik tarafından çekilip sony dünya fotoğraf ödüllerinde ulusal ödüle layık görülmüş estonya adına.

kadraj ya da görüntünün güzelliği değil fotoğrafın gücü. köpeğin gözlerindeki bakış. zaten sanatçı da fotoğrafa the look adını da bu yüzden koymuş. köpeğin gözlerindeki bakış zalime yaranma çabası. ağzında kendisi ile aynı mahkumiyeti yaşayan bir başka hayvanla birlikte efendiye biat etme isteği. dünyanın tüm ezilenlerinde aynı bakışı görebilirsiniz. o kadar güçlü, o kadar rezil, o kadar zavallı, o kadar güzel bir bakıştır bu.
devamını gör...
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
insanın yuva dediği yeri ne kadar önemsediğini biliriz. ev kavramı sadece bir barınak ya da sığınak olmaktan fazlasıdır insanlar için. yani sadece dışarıdaki doğal ya da doğal olmayan tehditlerde koruması, rahatlık sağlayan fiziksel bir ortam oluşturması, doğaya ve doğanın güçlerine karşı insanlarla ittifak oluşturması yeterli değildir. ev dediğimiz, yuva dediğimiz şeyin bir ruhu olmalıdır ve bu ruh da onu bizim için vazgeçilmez kılan unsurdur.

kendine karşı bu kadar hassas düşünceler içinde kendini pamuklara sarıp sarmalamak isteyen insan aynı duyarlılığı hayvanların yuvaları için göstermez nedense. çocukken karınca yuvalarını bozan, kedilerin kuyruğuna teneke bağlayan, sapanla kuş avlayan insanların büyüyünce gezegeni başka canlılar paylaşması beklenemez zaten.

jan simon’un 2020 yılında dünya fotoğraf ödüllerinde çekya adına ulusal ödül kazanan bu fotoğrafındaki bakışlara bir bakmanızı öneririm. yuvasını kaybetme korkusu bakışlarına yansımış bir maymun ellerini kavuşturmuş. kaderine razı olmak zorunda olduğunu biliyor aslında. çünkü o doğa ile adil bir savaş içinde olmaya alışık ama insanın acımazsızlığı ile baş edemeyeceğinin de farkında.
devamını gör...
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
sanat sadece insanlara bir şeyler öğretmek, onları geliştirmek, onları bambaşka insanlar haline getirmek; onları olumluya, iyiye, güzel taşımak için var olan bir kavram değildir.

sanat güzeldir. güzelleştirir. en olmayacak şeyleri bile daha estetik bir bakışla görmemizi, anlamlandırmamızı sağlar. bu bazı durumlarda iyiyken, başka bazı durumlarda ise kötüdür. çünkü sanat en çirkin şeyleri bir güzelliğe evriltebilir.

sanatın estetik yanı insanlara derin bir haz verir. eğer görkemli bir resim galerisini geziyorsanız cinsel bir haz duymaya da başlarsınız. hatta bir önceki cümlede kullandığım “da” fazla. cinsel bir haz duyarsınız.

yanlış hatırlamıyorsam elif şafak bir romanında yazmıştı, belki de yazdığı nadir iyi şeylerden biridir bu. aslında bu bir öneri idi; müzelere ve resim galerilerine sevişme odaları yapılmasını istemişti yazar. o kadar mantıklı bir istek ki. aşık olduğunuz insanla bir resim galerisi, bir sanat müzesi -yoklukta güzel tasarlanmış bir kütüphane bile olur- gezmek aranızdaki cinsel çekimi artıracaktır. işte bu yüzden sanat güdümlü sevişme odaları bence çok mantıklı bir talep.

katy gomez lopez’in 2018 tarihli bu fotoğrafını görünce aklıma hemen bu istek geldi. devasa bir sanat eserinin, bir tablonun yanında sanatı bir ön sevişmeye çevirmeye hevesli bir çift.
devamını gör...
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

judas’ın öpücüğü

inanışa göre, hz. isa'nın 12 havarisinden biri olan judas / yahuda, romalı askerlere isa'yı kalabalık bir meydanda yanına gidip yanağına kondurduğu bir öpücükle ele verir.
bu fotografda, ölmek üzere olan bir boğa ile onun yetiştiricisini görüyoruz.
bebekliğinden beri ona göz kulak olan “insan” onu boğa güreşi için sattı. arenada kanlar içinde dehşete kapılan boğa arkadaşını tanıdı ve merhamet istedi.
o ise sadece bir öpücük verdi.
ispanyol medyası bu fotografa judas'ın öpücüğü adını verdi.
devamını gör...
ikinci dünya savaşı'nda sovyet ordusunun 1. belarus cephesi adı verilen oluşumunda yer alan 3. şok ordusu. almanya / 4 mayıs 1945 tarihli bir fotoğraf.

şok orduları düşmanı yok etmek üzere özel olarak oluşturulmuş ve diğer birimlerden daha iyi donatılmış birliklerdi. resimdeki kadınlar, bu şok ordularından birinin "sniper" olarak bildiğimiz keskin nişancılarındandı. bu orduda 2000'den fazla kadın sniper olduğu biliniyor.

fotoğrafa önden arkaya doğru baktığımızda ilk sırada başçavuş stepanova, çavuş belousova ve çavuş vinogradova görülüyor. bu 3 kadının toplam 183 kişiyi öldürdüğü onaylanmış durumda.

ikinci sırada teğmen zhibovskaya, çavuş marinkin ve çavuş marenkina var. bu kadınların öldürdüğü kişi sayısı 173.

üçüncü sırada teğmen belobrova, teğmen lobkovsky, teğmen artamonova ve başçavuş zubchenko görülüyor. toplam öldürme 331.

en üst sırada, yani en arkada görülenler ise çavuş obukhova ve çavuş belyakova. bu iki kadının 88 kişiyi öldürdüğü teyit edilmiş durumda.

yani özetle bu fotoğrafa baktığımızda gördüğümüz şey bir yandan 12 kadınken bir yandan da 775 ölüm.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
görselin kaynağı
devamını gör...
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

2010 yılının 10 ocak günü haiti’de bir deprem olur. depremin şiddeti 7.0’dır. merkez üssü ülkenin başkenti port-au-prince olan deprem elli bin ile yüz bin arasında insanın ölümüne neden olur ve şehir yerle bir olur. gerçek anlamda şehirde taş üstünde taş kalmaz. insanlar çaresizdir. hayatta kalmayı başaranların sevinecek hiçbir şeyleri yoktur.

bu deprem sonrasını fotoğraflamak için bölgeye gelen danimarkalı fotoğrafçı jan grarup çokça fotoğraf çeker ve hazırladığı bu albümle de 2011 yılında leica oskar barnack award kazanır.

bu depremde ölüme neden olan sadece sarsıntı değildir. polis tarafından öldürülen yağmacılardan tutun da kurtarma çalışmaları esnasında enkaz altında kalan yardımseverlere kadar birçok insan hayatını kaybeder.

haiti aftermath albümündeki fotoğraflardan biridir bu. enkazın ve yıkıntıların üzerinde birbirlerine tutunarak yürüyen bir çift. belli ki gidecek bir yerleri yok. sadece birbirlerine sahipler o bir deklanşörlük zaman diliminde. elbette sonrası meçhul.

ama belli olan bir şey var bu fotoğrafta ve fotoğrafı gördüğüm an bunu düşündüm sadece. atlas silkindiğinde, dünya artık o kadar güvenli ve sabit bir yer olmamaya başladığında, sizi dünyaya bağlayan zemin ayaklarınızın altında hareket etmeye başladığında elini tuttuğunuz kişinin sevgisinin üzerine çıkmak çok zordur.

bir gün jan grarup’a ulaşıp sormak isterim o çifte ne olduğunu bilip bilmediğini. ne cevap vereceğini tahmin ediyorum ama kendimi merak etmekten alamıyorum. bu kadar büyük bir felakete direnmiş bir el ele tutuşma şu an ne haldedir acaba?
devamını gör...
fotoğrafın hikayesi başlığında genelde tarihi görsellerin hikayeleri paylaşılıyor. bu başlıkta kendi fotoğraflarımızın hikayeleri ile birlikte paylaşabiliriz diye düşündüm. en azından ben öyle kullanacağım. fotoğrafını hikayesi ile birlikte paylaşmak isteyenler bana katılabilirler. taşı atıyorum ve başlıyorum.

burada yavrucağım rehberlik ediyordu bana.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
ben bu fotoğrafta çok çektim.
siz deyin 10 tane, ben diyeyim 15 tane arkadaşı vardı bu pehlivanın. her biri atlayıp, zıplıyor. ben hangi akla hizmet oraya gitmişim? malum yerde arkelojik çalışma var dediler. ben de tespitçiyim ya, hemen bakıp şıp diye burada bunlar yaşamış diyeceğim. hayır, bakıp bakıp geri döneceğim, ne diye bir telaş girdim içeri hakkikatten bilmiyorum.
küçükken arkelog olma hayalim vardı belki ondan kaynaklanıyor, bir şekilde işlemiş bilinçaltıma. kazılı bir yer gördüm mü, mezar dahi olsun peşine gidiyorum.*
bu çektiğim fotoğraftan on dakika sonra korkudan içime fenalık girdi. meğersem önden yalnızca bu arkadaşı göndermişler arkada ordu olduğunu ben nereden bileyim? en son birinin eli omuzumdaydı. 'çıkarın beni buradan' diye bağırdım. halbuki fotoğrafta görüldüğü üzere ev yapan mütahit modunda, çalışmaları kendi organize ediyormuş gibi bir duruş sergileyen pehlivanımız sessiz sedasız duruyordu. arkadaşları gelince o da coştu. bir de sevilmek istiyorlardı ondan atlıyorlarmış gelenlerin üzerine. beni de sevmişler de ben ne anlarım yavrucaklarım. bu kadar çok insan seveni de ilk defa gördüm, hayret!
devamını gör...
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
fine art photography awards 2015’te birincilik ödülü kazanan bu fotoğraf desislava ignatova tarafından çekilmiş.

gün daha yeni ağarmaya başlamışken ve aydınlığı serbest bırakmak için çok da aceleci davranmazken, insan bedenen uyanık gibi ancak ruhen rüya içinde rüyaya düşmüşken, doğa bu kadarı yetmezmiş gibi karla karışık yağmuru bir trajedi sosu olarak insanların üzerine üzerine dökerken döngüsel bir işkenceye dönüşmüş seyahatlerin pençeleri arasında kalan insanlar birer hayalettir.

hem de öyle sevimli olanlardan değil. hani duvarlardan geçebilen ama bacaya sıkışmayı başaran fason hayaletlerden çok farklı. huzursuz hayaletler. dünyada yarım kalmış işleri olan ve öteki dünyaya iş götürmeyi sevmeyen hayaletler. bir yöne baktıkları belli ama görmedikleri de o kadar aşikar ki insan bakmasalar daha iyi olur mu acaba, diye düşünmeden edemiyor bazen.

pencerenin verdiği korunaklı ancak kırılgan güvenlik duygusu ile yolculuk esnasında gözlerinin önünden kayıp geçen görüntülere bütün eksiklerini iliştiriyor bu insanlar içlerinde bir tamamlanma özlemi. ve biz stefan zweig sayesinde biliyoruz ki “sadece paramparça olan bilir, tamamlanmanın özlemini.

unutmadan yazayım bu fotoğrafın adı “ghostly”.
devamını gör...
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
sony world photography awards’da 2021 yılında rusya federasyonunda ulusal ödül kazanan evgeniy ivanov fotoğrafıdır.

ben insanlar içindeyken yalnız kalmayı her zamna tercih ederim. yani büyük bir şehrin içinde olup insanlardan uzakta olmak benim inziva anlayışımdır. ama bu fotoğraf bana daha önce gördüğü bazı sanat eserlerini hatırlattı ve şu an bu fotoğrafın içinde olmayı çok isterdim.

eve ulaşım mümkün değil. dolayısıyla evin kendinden başka kimseyle bağlantısı yok. tam olması gerektiği gibi. ne daha fazla ne de daha az. tepeler sadece bir arkadaş olarak orada bulunmuyor. yeni yapmış karın kokusunu üzerlerine almış olan tepeler aynı zamanda bir koruma da oluşturuyor ev için. doğanın münzevi insana yardım ve yataklık yapması gibi.

evden çok da uzak olmayan çitlerle çevrilmiş şey karlara eriyene kadar bir bahçe diye nitelenemez. o karın verdiği hayal gücü sayesinde her şeye benzetilebilir. tablolarla dolu boş bir beyaz duvara mesela ya da taze ölmüş süper kahraman mezarlarına ya da herhangi başka bir şeye.

her şey kar altında kaldığında ve dev bir sahnede tek bir ev varsa yıldız tozu kaçınılmazdır.
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

"fotoğrafın hikayesi" ile benzer başlıklar

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim