hiç gelmeyecek birini özlemek
başlık "marco montesin şifası" tarafından 04.12.2020 11:16 tarihinde açılmıştır.
101.
gece üçte uykudan uyandırıp yatağın kenarına düşecek gibi oturtup, hüngür hüngür ağlatır.
devamını gör...
102.
burundan baloncuk patlatmalı
devamını gör...
103.
adamı kanser eder. veya şair.
devamını gör...
104.
raskolnikov'u özlemek gibi.
devamını gör...
105.
106.
kanımca genelde lirik şarkılar dinlerken yaşanan durumdur. veya şarkının temasına bağlı olarak da kişide özlem duygusu oluşturabilir. çünkü başka türlü gelmeyeceğini bilirsin ve onu çağrıştıracak şeylerden de uzak durmaya çalışırsın. şarkılar öyle değil, bazen çok ters etki yaratabiliyor.
devamını gör...
107.
ruhsal olarak hayat boyu otogarda yaşamaktır.
gelmeyeceğini bilip buna alışmaktır. geri dönmeyeceğini anlamaktır. azaptır.
gelmeyeceğini bilip buna alışmaktır. geri dönmeyeceğini anlamaktır. azaptır.
devamını gör...
108.
kabullenmek en iyisi.
yoksa ölür insan. ama gerçekten ölür, acıdan. bazı yaralar öldürücüdür.
yoksa ölür insan. ama gerçekten ölür, acıdan. bazı yaralar öldürücüdür.
devamını gör...
109.
son birkaç haftadır, beni buluşma vakti terk ettiğin zamanlarıma dönmüş gibiyim. o ağustos ayına. aradan zaman geçti ama aynı hisleri birebir hissediyorum. gitmiş olman, artık seninle hiçbir ihtimalimizin kalmaması ruhumu öyle daraltırdı ki ancak ağladığımda biraz ferahlık bulurdum. ama ertesi gün yine aynı boğulma hissi. inançlı biri değilim ama bazen bu his o kadar dayanılmaz hale gelirdi ki hayali bir tanrıya beni bu gereksiz özlemden ve seni geri getirme isteğinden kurtarması için yalvarırdım. ama tanrıdan seni isteyemezdim. tanrının bile seni döndüremeyeceğini biliyordum.
üniversitelerin açılması da pek bir şeyi değiştirmemişti. öyle ki, neredeyse her gece günlük niyetine buraya gelip senin için yazıyordum ve ertesi güne yine çok özlediğimde, önceki entriyi silip yenisini ekliyordum. hepsi tarihiyle beraber sildiklerim bölümünde hala duruyor. biliyor musun bebeğim, eğer mümkün olsaydı bu hesabı sana verirdim. çünkü arkandan yıkılmış olmaktan utanmıyorum. ve burada tek bir yalan his yok. senden saklammak istemiyorum. tam aksine gözünün önünde olmak istiyorum. ama bütün yolları kapattın ve beni bulabileceğin her yerin üstünü örttün. geri dön istiyorum. niçin bu kadar imkansız anlamıyorum.
19 ekim 2022'de senden kalan fotoğrafları da sildim. mesajlarımızın çoğunu ise öncesinde silmiştim zaten. o gün o sabah , şimdi önemi kalmamış olan kötü bir olay yaşamıştım. hiç düşünmeden hemen bir otobüs diyemeyeceğim servise bindim. senin de olduğun kente kısa bir yol. araçtayken rehberimi yokladım. gitmişken görüşmek ve kafamı dağıtmak için liseden herhangi bir arkadaşımı arayabilirdim. biri tutmazsa öteki tutardı. ama hayır onlar zaten arkadaşlarımdı. acaba hiç yakın olmadığım birini, özellikle de bir erkeği yoklasam ne tepki alırım görmek istedim. iki kişiye yazdım. birisi bilkent'te son sınıf öğrenci, diğeri ise ilk işine yeni başlamış bir mühendis. ikisiyle de netten tanıştık. yalnız ınstagramdan takipleşiyoruz. öğrenci olan öğleden sonraki derse girmem takılırız dedi. diğeri ise öğleden sonrası için izin ayarlarım dedi. bunun adı fedakarlık. bana olan meraklarının bir sonucu olarak fedakarlık. aslında ilk başta iyi hissettim ama otogara doğru giderken bu hissim yok oldu. sana sarılmak istiyordum . o şehirde yalnız sana. onlara değil sana sormak isterdim. oysa sorabileceğim tek bir platform kalmamıştı. şimdi karar vaktiydi. ya ikisinden birini reddedip diğeriyle görüşecektim ya da... ikisini de oyalamak istemedim . bir bahane ile iptal ettim. diğer arkadaşlarımdan birini de aramayacaktım. üniversitemden arkadaşlarım aradı. onlara da açmadım. yalnız yürüyecektim. alışık olduğum gibi... çok yürüdüm ve sonunda en merkezi yerlerden birine sıradan ve bilindik bir parka geçip oturdum. o avm'ye gitse miydim? seninle gitmek için sözleştiğimiz avm'ye. hayır hayır bu eziyeti kaldıramayacak kadar bitiktim. fiziksel olarak değilse de ruhen bitiktim. orada yalnız yürümek, sen beni her yerden engellemişken orada seni ummak, gelseydik buralarda dolanırmışız demek... yoo bu kadar büyük bir cezayı hak etmiyordum. gitmedim. o gün denemek için yazdığım iki erkekten de karşılık aldım ama yine kaybetmiş hissediyordum. sana ulaşamadıkça mağlubum bu konuda. diğer erkekler bu durumu değiştiremiyor. fotoğrafını açtım ancak gözyaşlarından pusluydu görüntün. seni yok etmeden mutlu olmamın ihtimali bile yoktu bebeğim. sildim, sildim, sildim, sildim, sildim, sildim, sildim. en zoru da çocukluk fotoğrafını silmekti. orada gerçekten benim bebeğimdin. sildikten birkaç dakika sonra pişman oldum ama zaten bunun olacağını bile bile silmiştim. çünkü beni çaresiz bıraktın. o gün bana yazman, araman için deliriyordum. oysa sen kimbilir nerede kiminle birlikteydin? yine de fotoğrafları sildikten sonra o dönemki hesabımla son bir aşağılık entry girip hesabı kapattım. senin için açıp senin için kapattığım bilmemkaçıncı hesabımdı. belki de okumuşsundur. sen beni istemediğin sürece, beni isteyen diğer erkekler yalnızca canımı sıkıyordu. hala öyle...
şimdi senden geriye hiçbir şey yok bebeğim. ne tek bir fotoğrafın ne aylar sonra instadan yazdığın hatta insta hesabını "ınstagram kullanıcısı" olarak bile açamıyorum. beni engelleyen birini kısıtlayınca böyle oluyormuş.
tek bir şey var. nisan ayında wp de başlayan konuşmamız. silmeden evvel mail adresime göndermiştim. ses kaydı, fotoğraflar olmasa da mesajlar duruyor.
çok özledim. çok.
üniversitelerin açılması da pek bir şeyi değiştirmemişti. öyle ki, neredeyse her gece günlük niyetine buraya gelip senin için yazıyordum ve ertesi güne yine çok özlediğimde, önceki entriyi silip yenisini ekliyordum. hepsi tarihiyle beraber sildiklerim bölümünde hala duruyor. biliyor musun bebeğim, eğer mümkün olsaydı bu hesabı sana verirdim. çünkü arkandan yıkılmış olmaktan utanmıyorum. ve burada tek bir yalan his yok. senden saklammak istemiyorum. tam aksine gözünün önünde olmak istiyorum. ama bütün yolları kapattın ve beni bulabileceğin her yerin üstünü örttün. geri dön istiyorum. niçin bu kadar imkansız anlamıyorum.
19 ekim 2022'de senden kalan fotoğrafları da sildim. mesajlarımızın çoğunu ise öncesinde silmiştim zaten. o gün o sabah , şimdi önemi kalmamış olan kötü bir olay yaşamıştım. hiç düşünmeden hemen bir otobüs diyemeyeceğim servise bindim. senin de olduğun kente kısa bir yol. araçtayken rehberimi yokladım. gitmişken görüşmek ve kafamı dağıtmak için liseden herhangi bir arkadaşımı arayabilirdim. biri tutmazsa öteki tutardı. ama hayır onlar zaten arkadaşlarımdı. acaba hiç yakın olmadığım birini, özellikle de bir erkeği yoklasam ne tepki alırım görmek istedim. iki kişiye yazdım. birisi bilkent'te son sınıf öğrenci, diğeri ise ilk işine yeni başlamış bir mühendis. ikisiyle de netten tanıştık. yalnız ınstagramdan takipleşiyoruz. öğrenci olan öğleden sonraki derse girmem takılırız dedi. diğeri ise öğleden sonrası için izin ayarlarım dedi. bunun adı fedakarlık. bana olan meraklarının bir sonucu olarak fedakarlık. aslında ilk başta iyi hissettim ama otogara doğru giderken bu hissim yok oldu. sana sarılmak istiyordum . o şehirde yalnız sana. onlara değil sana sormak isterdim. oysa sorabileceğim tek bir platform kalmamıştı. şimdi karar vaktiydi. ya ikisinden birini reddedip diğeriyle görüşecektim ya da... ikisini de oyalamak istemedim . bir bahane ile iptal ettim. diğer arkadaşlarımdan birini de aramayacaktım. üniversitemden arkadaşlarım aradı. onlara da açmadım. yalnız yürüyecektim. alışık olduğum gibi... çok yürüdüm ve sonunda en merkezi yerlerden birine sıradan ve bilindik bir parka geçip oturdum. o avm'ye gitse miydim? seninle gitmek için sözleştiğimiz avm'ye. hayır hayır bu eziyeti kaldıramayacak kadar bitiktim. fiziksel olarak değilse de ruhen bitiktim. orada yalnız yürümek, sen beni her yerden engellemişken orada seni ummak, gelseydik buralarda dolanırmışız demek... yoo bu kadar büyük bir cezayı hak etmiyordum. gitmedim. o gün denemek için yazdığım iki erkekten de karşılık aldım ama yine kaybetmiş hissediyordum. sana ulaşamadıkça mağlubum bu konuda. diğer erkekler bu durumu değiştiremiyor. fotoğrafını açtım ancak gözyaşlarından pusluydu görüntün. seni yok etmeden mutlu olmamın ihtimali bile yoktu bebeğim. sildim, sildim, sildim, sildim, sildim, sildim, sildim. en zoru da çocukluk fotoğrafını silmekti. orada gerçekten benim bebeğimdin. sildikten birkaç dakika sonra pişman oldum ama zaten bunun olacağını bile bile silmiştim. çünkü beni çaresiz bıraktın. o gün bana yazman, araman için deliriyordum. oysa sen kimbilir nerede kiminle birlikteydin? yine de fotoğrafları sildikten sonra o dönemki hesabımla son bir aşağılık entry girip hesabı kapattım. senin için açıp senin için kapattığım bilmemkaçıncı hesabımdı. belki de okumuşsundur. sen beni istemediğin sürece, beni isteyen diğer erkekler yalnızca canımı sıkıyordu. hala öyle...
şimdi senden geriye hiçbir şey yok bebeğim. ne tek bir fotoğrafın ne aylar sonra instadan yazdığın hatta insta hesabını "ınstagram kullanıcısı" olarak bile açamıyorum. beni engelleyen birini kısıtlayınca böyle oluyormuş.
tek bir şey var. nisan ayında wp de başlayan konuşmamız. silmeden evvel mail adresime göndermiştim. ses kaydı, fotoğraflar olmasa da mesajlar duruyor.
çok özledim. çok.
devamını gör...
110.
acaba burnumun direği olmadan yaşayabilir miyim diye düşünürsün, hiç gelmeyecek olanı beklemek o direği hep sızlatır çünkü.
burnunun direği sızlamadan yaşamanın yolu yoktur çünkü.
burnunun direği sızlamadan yaşamanın yolu yoktur çünkü.
devamını gör...
111.
vefat eden babannem. o benim idolümdü.
devamını gör...
112.
mihriban türküsü hikayesi gibi ne adı mihribandı ve de saçları sarıydı.
sevdiğinin adını başkasına söylemekten bile haya eden adamların zamanından swinger partilerinde eş değiştiren deyyusların zamanına geldik. aç bir türkü ve acem kızı ile dal düşüncelere
sevdiğinin adını başkasına söylemekten bile haya eden adamların zamanından swinger partilerinde eş değiştiren deyyusların zamanına geldik. aç bir türkü ve acem kızı ile dal düşüncelere
devamını gör...
113.
hiç gelmeyecek birini özlüyordum. kapı çaldı birgün. oydu. sonra çarpıp kapıyı gitti. ben yine hiç gelmeyecek birini özlemeye devam ediyorum. madem hiç gelmeyecektin. neden geldin. birde giderken fena saydırmıştı*
devamını gör...
114.
ölmüş birini özlemek ayrı hayatta olan birini özlemek ayrı bir acı. kaç yıl sonra şu dünyadan yok olacağız bilinmez sadece özlemekle yetinmeye devam edeceğiz...
devamını gör...
115.
çok yönlü bir kayıptır.
zaman kaybıdır.
umut kaybıdır.
enerji kaybıdır.
ömür kaybıdır.
neşe kaybıdır.
zaman kaybıdır.
umut kaybıdır.
enerji kaybıdır.
ömür kaybıdır.
neşe kaybıdır.
devamını gör...
116.
şimdi mesela. çıkarsam telefonu. şakkkk özgeyi çevirsem, handeyi ver bana desem, fark etmez canikom ikinizden de, müsait olanınızı alayım desem. o ara whatsapp'ta zeynep'e gülüşü çaksam, bahar var selam versem suratıma sütyenini fırlatacak gibi bakıyor... bu mu çocuklar? kalbim yok muuuu benimmmm. kalbimmm yok muu benim..
yok.
velhasıl çok şanslısınız çocuklar. keşke bende sizler gibi hiç var olmayacak insanları özleyip özleyip aforizma falan kasabilseydim. sabah güneşin aydınlattığı odalarda ışıksız falan kalsaydım yaa. özeniyorum böyle boktan çöl edebiyatlarına. 10 artı atardınız herhalde. o 10 artıyla mutlu falan olurdum.
şu an halim nasıl desem.. çok sıkıldım, her şeyin basitliğinden. iki gülümsemeye gelmiyor.
kaçtım da. sözlükte rahibe terasa olmaya karar verdim. gamalı mamalı. meme gördüm mü monitöre battaniye örtüyorum artık.
yok.
velhasıl çok şanslısınız çocuklar. keşke bende sizler gibi hiç var olmayacak insanları özleyip özleyip aforizma falan kasabilseydim. sabah güneşin aydınlattığı odalarda ışıksız falan kalsaydım yaa. özeniyorum böyle boktan çöl edebiyatlarına. 10 artı atardınız herhalde. o 10 artıyla mutlu falan olurdum.
şu an halim nasıl desem.. çok sıkıldım, her şeyin basitliğinden. iki gülümsemeye gelmiyor.
kaçtım da. sözlükte rahibe terasa olmaya karar verdim. gamalı mamalı. meme gördüm mü monitöre battaniye örtüyorum artık.
devamını gör...
117.
hayatını gözlerimin önünde kaybetmiş olan eski kız arkadaşımdır. son görüşüm içler acısıydı. gitti. daha gelmeyecek. daha karşılaşmayacağız. hep özleyeceğim.
devamını gör...
118.
belirli bir özleme eşiğini geçince rüyalarınızda yaşamaya başlıyor.
evet, maalesef.
evet, maalesef.
devamını gör...
119.
almanca lisanında fernweh deyu bir kelime vardır. hiç gitmediğin bi yeri özlemek, oraya olan yolculuk tutkusu falan diye çeviriyolar alemancadan. bu da onun gibi bişi sanırsam, galuba, heraldeee.
devamını gör...
120.
her gün biraz daha yok olmaktır.
devamını gör...
