321.
gezegenin en gelişimini tamamlayamayan çok hücrelisi..
çeşitlendirmeler yaparak; bazen başka cümlelerle, bazen başka davranışlarla kendini, bilmezliklerini zihinsel dürtüler v bilinç dışı öğretilerle gizleme refleksi gösteren, yarıdan fazla tamdan az otomatik bir mekanik aksama sahibiz.
çok çok çok nadir olarak insanlık genetiğini çözme bilgeliğine erip, zihinsel derinliği kilometrelendiren kutlu insanlar gerekli sanılanların önemsizliğini çok güzel anlatır.
ancak o kadar gelişimi tamamlayamamışız ki;
o anlatılan bilgileri her an hatırlatacak bir sistemin eksikliğini dahi hissetmeden, doğrudan bilgileri hatırlamayarak nefes almaya devam ediyoruz. öf kontrolsüzlüğü gibi bir şey bu; sakinken her şeye vakfısındır ama vücut adrenalini basıp öfke her hücreni rehin alınca hatırlamazsın 'doğru neydi, mantık neydi, gereken neydi' diye.
yaşıyor muyuz ¿ yaşıyoruz. hayattayız. zamandayız. mekândayız.
insan mıyız ¿ insanız. bütün hayvanlıklarımızla, iyiliklerimizle, gelişmemişliklerimizle bedenlerdeyiz, akıllardayız.
var mıyız ¿ yeryüzündeyiz, hacimliyiz.
amamız da yok açıkçası, yani inandırıcı değil. kendimizi de bir yere kadar kandırıyoruz ya, o yüzden sadece bitmesini beklediğimizi fark etmediğimiz bir algıda vakit öldürüyor, bu vakti de kaliteli hâle getirmeye çalışıyor ya da çalışmıyoruz. ki, bu 'vakit'in hiç umurunda değil. dünya'nın da umurunda değil hangi habitata ait olduğun. ya da nesne misin canlı mısın, sıfat mısın yüklem misin. hatta gezegendeki canlıların da çoğunun bir yerde hepsinin umurunda yine değil..
her şeyin farkında olabiliyor v dahi hiçbir şeyin algısına içselleyemiyoruz. kendisini önemli sana sana giden, yol boyu da bu sandıklarının yükünü taşıyan gelişememiş ezbere bir çok hücreliyiz..
çeşitlendirmeler yaparak; bazen başka cümlelerle, bazen başka davranışlarla kendini, bilmezliklerini zihinsel dürtüler v bilinç dışı öğretilerle gizleme refleksi gösteren, yarıdan fazla tamdan az otomatik bir mekanik aksama sahibiz.
çok çok çok nadir olarak insanlık genetiğini çözme bilgeliğine erip, zihinsel derinliği kilometrelendiren kutlu insanlar gerekli sanılanların önemsizliğini çok güzel anlatır.
ancak o kadar gelişimi tamamlayamamışız ki;
o anlatılan bilgileri her an hatırlatacak bir sistemin eksikliğini dahi hissetmeden, doğrudan bilgileri hatırlamayarak nefes almaya devam ediyoruz. öf kontrolsüzlüğü gibi bir şey bu; sakinken her şeye vakfısındır ama vücut adrenalini basıp öfke her hücreni rehin alınca hatırlamazsın 'doğru neydi, mantık neydi, gereken neydi' diye.
yaşıyor muyuz ¿ yaşıyoruz. hayattayız. zamandayız. mekândayız.
insan mıyız ¿ insanız. bütün hayvanlıklarımızla, iyiliklerimizle, gelişmemişliklerimizle bedenlerdeyiz, akıllardayız.
var mıyız ¿ yeryüzündeyiz, hacimliyiz.
amamız da yok açıkçası, yani inandırıcı değil. kendimizi de bir yere kadar kandırıyoruz ya, o yüzden sadece bitmesini beklediğimizi fark etmediğimiz bir algıda vakit öldürüyor, bu vakti de kaliteli hâle getirmeye çalışıyor ya da çalışmıyoruz. ki, bu 'vakit'in hiç umurunda değil. dünya'nın da umurunda değil hangi habitata ait olduğun. ya da nesne misin canlı mısın, sıfat mısın yüklem misin. hatta gezegendeki canlıların da çoğunun bir yerde hepsinin umurunda yine değil..
her şeyin farkında olabiliyor v dahi hiçbir şeyin algısına içselleyemiyoruz. kendisini önemli sana sana giden, yol boyu da bu sandıklarının yükünü taşıyan gelişememiş ezbere bir çok hücreliyiz..
devamını gör...
322.
devamını gör...
323.
çok salak bir canlı.
sıç sıva adi bir adam ol ama bir tane duygulara hitap eden bir şey yap "yeaa aslında o öyle biri değil" demeye başlarlar.
mücadele et, iyi ol, etik davran bir kere yenik düş "aslında bok gibi insanmış" derler.
insan bok gibi bir canlıdır.
karanlığa tapar aydınlığa küfreder fakat yine de aklı başında ki kişilerin evriminin çok olduğunu umut etmekten de geri durmuyorum.
sıç sıva adi bir adam ol ama bir tane duygulara hitap eden bir şey yap "yeaa aslında o öyle biri değil" demeye başlarlar.
mücadele et, iyi ol, etik davran bir kere yenik düş "aslında bok gibi insanmış" derler.
insan bok gibi bir canlıdır.
karanlığa tapar aydınlığa küfreder fakat yine de aklı başında ki kişilerin evriminin çok olduğunu umut etmekten de geri durmuyorum.
devamını gör...
324.
sözlük
devamını gör...
325.
zorluk derecesi değişen bir bulmaca, herkesin bilemediği bir bilmecedir.
devamını gör...
326.
aklı ve idrak kabiliyeti hasebiyle hem şanslı, hem lanetlenmiş canlı.
devamını gör...
327.
devamını gör...
328.
empati yapabilen bir memelidir.
devamını gör...
329.
suretinde görünen her canlının vasıflarını maalesef karşılamadığı canlı.
devamını gör...
330.
bir parça irin binbir derdin sahibi malukat.
devamını gör...
331.
tanıdığımız her insanın bıraktığı etkiye göre aklımızdaki insan tanımının değişme olasılığı olan canlı.
devamını gör...
332.
en iyisinin amk..
az insan çok huzur..
az insan çok huzur..
devamını gör...
333.
dünya üzerinde mutlak hüküm süren canlı türü milyarlarca var
devamını gör...
334.
hem güdüleri var hem ahlakı... bu iki mefhumun çatışması müthiş bir seyirlik.
devamını gör...
335.
insan saygı duyulacak bir tür değil.
kendi hayal evreninde zombi diye yarattığı şeyin ta kendisi. kendisi gibi olmayan insanların kanı ve etiyle beslenir.
o yüzden sakın merhamet duygularınızı kabartmadan önce iki üç beş sekiz kere düşünün.
kendi hayal evreninde zombi diye yarattığı şeyin ta kendisi. kendisi gibi olmayan insanların kanı ve etiyle beslenir.
o yüzden sakın merhamet duygularınızı kabartmadan önce iki üç beş sekiz kere düşünün.
devamını gör...
336.
dinozorların bir felaket sonrası yok oluncaya kadar, yaklaşık 200 milyon yıl yaşayabildiği bir dünyayı, kendisinin varolageldiği sadece 200.000 yıl gibi bir sürede yaşanmaz hale getiren canlı türüdür.
arada tek tük iyi örneklerine rastlansa da bu istinasların bozamayacağı çok kötü kaidelere sahip olmakla birlikte, tüm zamanını ve enerjisini, sevmediği şeyleri düşünüp konuşmakla harcamak, sürekli bindiği dalı kesmek, yalnız kendine özgü özelliklerden esinlenerek başka canlıları kötü, uğursuz ya da kurnazlıkla yaftalamak gibi tuhaf davranış örneklerine de sahipler.
sürekli kendi türünü yüceltip dini inançlarıyla da dünyadaki ayrıcalıklı konumunu adeta dokunulmaz biçimde tescilleyen, kendisi dışında her şeyi kendine nimet gören, hatta hızını alamayıp birbirlerini de kendileri için nimete dönüştüren bir saf çıkarcılığın ve ihtiyaç fazlası stokçuluğun yaşayan en somut örneği.
birlikte avlanıp birlikte beslenmemelerinden, sürüler halinde değil yığınlar halinde yaşıyor ama sürü aklını tercih ediyorlar. bu sürü psikolojisinin dışında kalanları da bir müddet ötekileştirip taşlayarak kabilenin dışına kovsalar da bir vakit sonra - ki bu genelde o bireyin ölümünden sonra olur- aynı bireyi kahraman ilan eder, savunduğu ilke veya görüşleri de ders kitaplarına koymayı tercih ederler.
sevdiklerini öldürebilir, tanımadıklarından nefret edebilir, hiç bulunmadıkları yerlerin sahipleri olabilir, boşboğazlıkta sınır tanımayabilirler.
genel olarak herhangi bir duygudan çok, sınırlarımı gözetme ve bir temkinlilik halini çağrıştırıyorlar bende.
arada tek tük iyi örneklerine rastlansa da bu istinasların bozamayacağı çok kötü kaidelere sahip olmakla birlikte, tüm zamanını ve enerjisini, sevmediği şeyleri düşünüp konuşmakla harcamak, sürekli bindiği dalı kesmek, yalnız kendine özgü özelliklerden esinlenerek başka canlıları kötü, uğursuz ya da kurnazlıkla yaftalamak gibi tuhaf davranış örneklerine de sahipler.
sürekli kendi türünü yüceltip dini inançlarıyla da dünyadaki ayrıcalıklı konumunu adeta dokunulmaz biçimde tescilleyen, kendisi dışında her şeyi kendine nimet gören, hatta hızını alamayıp birbirlerini de kendileri için nimete dönüştüren bir saf çıkarcılığın ve ihtiyaç fazlası stokçuluğun yaşayan en somut örneği.
birlikte avlanıp birlikte beslenmemelerinden, sürüler halinde değil yığınlar halinde yaşıyor ama sürü aklını tercih ediyorlar. bu sürü psikolojisinin dışında kalanları da bir müddet ötekileştirip taşlayarak kabilenin dışına kovsalar da bir vakit sonra - ki bu genelde o bireyin ölümünden sonra olur- aynı bireyi kahraman ilan eder, savunduğu ilke veya görüşleri de ders kitaplarına koymayı tercih ederler.
sevdiklerini öldürebilir, tanımadıklarından nefret edebilir, hiç bulunmadıkları yerlerin sahipleri olabilir, boşboğazlıkta sınır tanımayabilirler.
genel olarak herhangi bir duygudan çok, sınırlarımı gözetme ve bir temkinlilik halini çağrıştırıyorlar bende.
devamını gör...
337.
iki ayaklı nankör bir hayvandır.
devamını gör...
338.
iyiliği tembihleyip kötülüğü seçen bir tür. ilginçtir ki iyilik ve kötülük tanımlarını da kendisi oluşturmuştur.
devamını gör...
339.
tanrının kemikten bir iskelet kurup üzerinde deri meşinleyip yüzüne ruh üflemesiyle peyda olmuş , dört yanı keder ve yalnızlıkla çevrili toprak parçası...
devamını gör...
340.
insana önem verdim, insan olduklarından.
insan olmayana da önem verdim, insan olduğumdan.
ama her zaman karşılığını bulamadm, insan olduklarından!
devamını gör...
"insan" ile benzer başlıklar
insan insan
23