tüm başarıları ve zaferleri mahveden ve insanın tekamülünden aurasına kadar her şeyini beş paralık eden duygu.
devamını gör...
kendi hayatı dışında kimsenin yaşamını önemsemeyen, kendisinden başka kimseyi sevmeyen ve üstün gelme çabasıyla kendinden geçenler için tanımlanır.

biz yine de hoşgörü ve tevazunun tertemiz, sualsiz, dingin suyunu içenlerden olalım.
devamını gör...
şahsıma göre çağımızın hastalığı... trafikten arkadaşlığa kadar her yerde inanılmaz bir kibir ile mücadele ediyoruz
devamını gör...
en sevdiğim günah
(bkz: şeytanın avukati)
devamını gör...
esneyen, göz çukurlarından ve ağızdan içeri sızan bir yıldız olan kibrin göğsünde şu yazar: öleceksin. *
devamını gör...
allah der ki "kibirlenerek insanlardan yüzünü çevirme ve yeryüzünde böbürlenerek yürüme. çünkü allah, kibirle kasılan, kendini beğenmiş, çokça övünüp duran hiç kimseyi sevmez."
devamını gör...
bmwsi ile böbürlenen tutarsız kimseleri karşılaştıkları yerde zırıl zırıl ağlatan bir ruh halidir.
devamını gör...
kibir kelimesi onur ünlü’nün yönettiği ve osman sonant ile serkan keskin’in oynadığı itirazım var filmindeki şu sahneyi aklıma getirdi. ne filmdi ama.
devamını gör...
ben yağmur sevmiyorum diye hiç yağmur yağmıyor mardine.
devamını gör...
sahibi olanları gömen bir günahtır.
devamını gör...
insanı içten içe yiyen ama organlara değil, ruha sirayet eden bir hastalıktır.
devamını gör...
hem sahibini, hem çevresindekileri zehirleyen kobra yılanı gibidir. panzehiri olmayan bir zehirdir.
devamını gör...
güncel gürsel artıktay yorumu çok daha güzel olan şarkı.
devamını gör...
insanın asla yenemeyeceği, aksine her gün terbiye ederek azaltmaya çalışacağı bir savunma mekanizması kibir... içteki yetersizlik hissini örtmeye yarayan, "ben üstünüm!" derken bile korunma, dahası da onaylama ihtiyacı hissettiren bir şey kibir.

insan okudukça, izledikçe, dinledikçe, bir şeyler yaptıkça içten içe sahip olduğu donanımlar neticesiyle benim standartlarım herkesin üzerinde algısına dönüşüyor. kendimden biliyorum... belki de kibir hayatımdaki en raharsız olduğum şeylerden birisiydi. yenmek için en çok çabaladım şey...

iş ortamı, sosyal medya, cart curt... herkes bir yarış halinde olunca ister istemez bir kıyasın içinde buluyor insan kendini ve kibir en çok buradan besleniyor...

insan önce bunu kabul edip daha sonrasında geçici olduğunu hatırlamaya başlıyor. aslında hatırlamak yanlış olabilir, dank ediyor kafasına... kocaman bir dank! dıkşın da diyebilirim.

sonradında her insandan ufak da olsa bir şeyler kazandığını fark etmesi de terbiye etmesine yardım ediyor... dinleme pratiği başlıyor hemen ardından, karşıdaki insanı gerçekten dinlemek... en çok yardımı bu yapıyor kibirle savaşırken... en sonunda takdir etmeyi, içinden gelerek takdir etmeyi başardığında anlıyorsun bir şeylerin değiştiğini...

lakin en sonunda onu en çok besleyen şeylere geri dönünce anlıyorsun asla yenemeyeceğini, aksine daha fazla güçlenip tüm ruhunu kemirmeye devam edeceğini...
devamını gör...
bende olan hede hödö.
devamını gör...
kırılgandır. kibirlinin muhabbeti sarmaz, iyi bir espri yaparsın alınır falan..
devamını gör...
ruh'un esir dustugu cellat ya da dusmandir.

ozgur kalamayan ruh da celladina asik olmaya zorlanir.

bu dunya da bu acikli hikayenin hatrina donmeye devam eder.
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

"kibir" ile benzer başlıklar

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim