gelmiş geçmiş en iyi türk şairdir. kalemi epey kuvvetlidir.

kalemi ve edebi yönü çok kuvvetli olsa da karakteri beş para etmez bir insandır. inanılmaz yanar döner bir kişiliğe sahiptir. zamanında chp'den vekil olmaya çalışmış, vekil olmaya çalışırken islamcı kimliğini bırakmıştır. daha sonrada başvekil menderes'e mektuplar yazmış, para dilenmiştir. para koparabilmek için tekrar islamcı olmuş, milletin parasını ceplemiştir. büyük doğu adlı bir cemiyet kurmuş, bu cemiyette islamcı görüşler savunulmuş, kumar yasaklanmıştır. bunu yasaklamasına rağmen kumar oynarken suçüstü yakalanmış ve bunu demokrat parti'nin komplosu olduğunu söylemiştir.

tüm bu yaptıklarından sonra, 'benim geçmişim çöplüktür, çöplüğü karıştıran köpeklerdir' demiştir. buradan kendisinin çok üçkağıtçı bir insan olduğunu fakat edebi yönünün çok kuvvetli olduğunu anlayabiliyoruz.

hele son devrin din mazlumları adlı bir kitabı vardır ki öff. şeyh said ve seyit rıza denilen terörist bozuntularının din uğruna öldükleri falan yazar. genç subay kubilay'ı şehit eden geri zekalı derviş mehmet'i desteklemiştir bu kitapta. oysa ki chp'ye vekil olmaya çalışırken tam tersini söylemiş, mehmet'i lanetlemiştir.

iyisiyle kötüsüyle cumhuriyet dönemi türk edebiyatının en büyük efsanelerinden bir tanesidir.
devamını gör...
şair(miş). ne şairliğinden ne de kişiliğinden haz ederim. "sağ elimin ihtiyacı olmasa sol elimi keserim." diyen birinin zira sevilesi yanı yoktur.
devamını gör...
büyük doğu ideolojisinin fikir babası
devamını gör...
paris'te poker masasında ütülünce beş parasız sokaklarda dolaşırken aniden duygusala bağlayıp kaldırımlar şiirini yazası gelmiştir aklına.
devamını gör...
"gelmiş geçmiş en iyi türk şairi" demek türk edebiyat tarihine hakaret olacak siyasal islam ideoloğudur. şiirleri güzeldir, o ayrı bir konu ancak öyle şairlerimiz var ki...

en sevdiğim şiiri kaldırımlar adlı şiirdir bu arada.
devamını gör...
cumhuriyet döneminin en güçlü şairlerinden biridir. kaldırımlar, çile ve sakarya türküsü gibi şiirlerini ezbere bildiğim bir şairdir. bir de " o'nun sanatı" şiiri vardır. kafa karıştırır ama özünü kavrayana çok sey anlatır. bazı dar görüşlü insanlar dini görüşü nedeniyle sevmezler. bence onlar da en az yargıladıkları dindarlar kadar sığ görüşlü insanlardır. hâlbuki sanatın siyaseti olmaz dini olmaz. nazım'ı sevildiğin kadar necip fazıl'ı da sevebilirsin.

*
devamını gör...
gününüzde örnekleri çoktur. tam da şu an gündem aslında. zamana göre şekil alabilen bir abimiz. başarılı bir şair.
devamını gör...
boş adam. zamanında kendisi kumar parası için kuva-i milliyecilerin aleyhinde yazı yazıp kalemini satmıştır. tarihçi olmadan tarih işlerine soyunur, geçmişim çöptür orayı köpekler kurcalar gibisinden içi boş sözlerle işin içinden çıkabileceğini zanneder.
devamını gör...
kendilerinde böyle şair olmadığından bir kesim tarafından kıskanılıp iftiralar atılan en büyük türk şairi.
devamını gör...
(bkz: çöpleri köpekler karıştırır)
geçmişinde kumarbaz ve içkiydi daha sonra tövbe etti . çomarlar devam etsin .
devamını gör...
kendisinden yeni bir "milli marş" yazılması istenmiş yazardır. mehmet akif ersoy'un yazdığı istiklal marşı sanıldığı gibi hemen kabul edilip beğenilmez, sevmeyenler de vardır. hatta ulus gazetesi bunun için bir yarışma bile düzenler. sonra düşünürler, bunu en iyi kim yazabilir?
necip fazıl!
peki yazar mı? evet, yazar. doğu marşı ya da diğer ismiyle büyük doğu marşı, aslında milli marş olması için yazılmış bir marştır. belki de şansı yaver gitseydi bugün aşağıdaki marşı okuyacaktık, kim bilir!

büyük doğu marşı

allahın seçtiği kurtulmuş millet!
güneşten başını göklere yükselt!
avlanır, kim sana atarsa kement,
ezel kuşatılmaz, çevrilmez ebet.
allahın seçtiği kurtulmuş millet!
güneşten başını göklere yükselt!
yürü altın nesli, o tunç oğuz’un!
adet küçük, zaman çabuk, yol uzun.
nur yolu izinden git, kılavuz’un!
fethine çık, doğru, güzel, sonsuzun!
yürü altın nesli, o tunç oğuz’un!
adet küçük, zaman çabuk, yol uzun.
aynası ufkumun, ateşten bayrak!
babamın külleri, sen, kara toprak!
şahit ol, ey kılıç, kalem ve orak!
doğsun büyük doğu, benden doğarak!
aynası ufkumun, ateşten bayrak!
babamın külleri, sen, kara toprak!..
devamını gör...
(bkz: kadın bacakları)
devamını gör...
necip fazıl üstada sormuşlar
- adın nedir ?
üstad da durur mu ? yapıştırmış cevabı :
+ necip fazıl
devamını gör...
çok güzel şiirleri ve sözleri olan büyük bir şair. kendisini sevmeyen, beğenmeyen kişiler olabilir, saygı duyarım. ancak bunu daha güzel bir şekilde dile getirebilirsiniz diye düşünüyorum. son olarak şairimizin çok sevdiğim bir sözünü iliştiriyorum şuraya.
"çok sıkıldıysan hayattan, mezarlığa git. ölüler iyi bilir; yaşamak güzeldir."
devamını gör...
yaşamı uçlarda yaşamış bir şair. paris'te sabahlara kadar kumardan, süleymaniye de sabah namazlarına. şair annesini çok severmiş. ben çoğu şiirinde bu özlemi duydum. kanımca kaldırımlar şiirinde kucaklaştığı karanlık, sessizlik, muamma annesinden kalan boşluktur. sonra bir dönüm noktası var hayatında ama ne dönüm. ovardalığın bittiği, yazılanların çöpe atıldığı bir dönüm. abdülhakim arvasi adlı bir türk islâm âlimi ile tanışmasıdır bu dönüm noktası. sonra onun için başlar gerçek yaşam, ızdırap. ve dökülür dudaklardan o sözleri.

tam otuz yıl saatim islemiş ben durmuşum;
gökyüzünden habersiz, uçurtma uçurmuşum...


ve şairin en çok da eleştirildiği meselelerden biri de para için yazılar kaleme aldığı düşüncesidir. bu yavan düşünce pek istinatsız olarak dayatılmakta. müdafaa etmek değil amacım ama hamiliğin yüzyıllardır şairliğin bir lütfu olduğunu bilmeliyiz. bu konuda daha derin bilgiye rahmetli halil inalcık'ın şair ve patron kitabında bulabilirsiniz. bir hamisi olmayan divan şairi yoktur. yüzyıllardır devlet adamları şairlerin giderlerini karşılamışlar ve korumuşlardır. ve hatta bu şairler hayatlarında yaşamadığı hayata kavuşmuştur. şimdi biz divan şairlerini şairlikten mi atıcaz? kalkıp "ya para dinlenmiş nasıl şair?" gibi konunun k'sinden habersiz yorumlar yapınca gülünç oluyorsunuz. kaldı ki, para için yazı yazmanın etik olmadığı düşüncesi, ödülden ödüle koşan ama zengin olamayan komünist şairlerin düşünebileceği bir fikir gibi geliyor bana. kazansın ne olur ki?

neyse, bu editi yaptım çünkü bu editten önce burada çok cıvık bir şakam vardı (gülünmedi). böylelikle türk edebiyatında önemli bir yere sahip üstad hakkında genel birşeyler yazmış olduk, iyi oldu.
devamını gör...
necip fazıl kısakürek şiirden anlayan bir şairimiz ve üslubu gerçekten güzel. lisede necip fazıl kulübü kurmuştuk ne günlerdi ama. mezarını ziyaret etme fırsatı dahi bulmuştuk. kitap yarışmasına katılmıştım lisede, çile adlı kitabını aldığım gibi 1 saat içinde okuyup bitirmiştim. sahiden öyle güzel ve akıcı bir dili vardı ki... kesinlikle öneririm, ben pek şiir okumam ama yine de severek okumuştum.

ölecek miyim, tam da söyleyecek çağımda
söylenmedik cümlenin hasreti dudağımda...
devamını gör...
sokaktayım, kimsesiz bir sokak ortasında;
yürüyorum, arkama bakmadan yürüyorum.
yolumun karanlığa saplanan noktasında,
sanki beni bekleyen bir hayal görüyorum.

kara gökler kül rengi bulutlarla kapanık;
evlerin bacasını kolluyor yıldırımlar.
in cin uykuda, yalnız iki yoldaş uyanık;
biri benim, biri de serseri kaldırımlar.

içimde damla damla bir korku birikiyor;
sanıyorum, her sokak başını kesmiş devler...
üstüme camlarını, hep simsiyah, dikiyor;
gözüne mil çekilmiş bir âmâ gibi evler.

kaldırımlar, çilekeş yalnızların annesi;
kaldırımlar, içimde yaşamış bir insandır.
kaldırımlar, duyulur, ses kesilince sesi;
kaldırımlar, içimde kıvrılan bir lisandır.

bana düşmez can vermek, yumuşak bir kucakta;
ben bu kaldırımların emzirdiği çocuğum!
aman, sabah olmasın, bu karanlık sokakta;
bu karanlık sokakta bitmesin yolculuğum!

ben gideyim, yol gitsin, ben gideyim, yol gitsin;
iki yanımdan aksın, bir sel gibi fenerler.
tak, tak, ayak sesimi aç köpekler işitsin;
yolumun zafer tâkı, gölgeden taş kemerler.

ne sabahı göreyim, ne sabah görüneyim;
gündüzler size kalsın, verin karanlıkları!
ıslak bir yorgan gibi, sımsıkı bürüneyim;
örtün, üstüme örtün, serin karanlıkları.

uzanıverse gövdem, taşlara boydan boya;
alsa buz gibi taşlar alnımdan bu ateşi.
dalıp, sokaklar kadar esrarlı bir uykuya,
ölse, kaldırımların kara sevdalı eşi...

başını bir gayeye satmış bir kahraman gibi,
etinle, kemiğinle, sokakların malısın!
kurulup şiltesine bir tahtaravan gibi,
sonsuz mesafelerin üstünden aşmalısın!

fahişe yataklardan kaçtığın günden beri,
erimiş ruhlarınız bir derdin potasında.
senin gölgeni içmiş, onun gözbebekleri;
onun taşı erimiş, senin kafatasında.

ikinizin de ne eş, ne arkadaşınız var;
sükût gibi münzevî, çığlık gibi hürsünüz.
dünyada taşınacak bir kuru başınız var;
onu da, hangi diyar olsa götürürsünüz.

yağız atlı süvari, koştur, atını, koştur!
sonunda kabre çıkar bu yolun kıvrımları.
ne kaldırımlar kadar seni anlayan olur...
ne senin anladığın kadar, kaldırımları...

bir esmer kadındır ki, kaldırımlarda gece,
vecd içinde başı dik, hayalini sürükler.
simsiyah gözlerine, bir ân, gözüm değince,
yolumu bekleyen genç, haydi düş peşime der.

ondan bir temas gibi rüzgâr beni bürür de,
tutmak, tutmak isterim, onu göğsüme alıp.
bir türlü yetişemem, fecre kadar yürür de,
heyhat, o bir ince ruh, bense etten bir kalıp.

arkamdan bir kahkaha duysam yaralanırım;
onu bir başkasına râm oluyor sanırım,
görsem pencerelerde soyunan bir karaltı.

varsın, bugün bir acı duymasın gözyaşımdan;
bana rahat bir döşek serince yerin altı,
bilirim, kalkmayacak, bir yâr gibi başımdan...
devamını gör...
kumarbaz. siyasi manipülasyon üstadı. eh üstü şair.
devamını gör...

ne hasta bekler sabahı,
ne taze ölüyü mezar.
ne de şeytan, bir günahı,
seni beklediğim kadar.
geçti istemem gelmeni,
yokluğunda buldum seni;
bırak vehmimde gölgeni
gelme, artık neye yarar? 

üstteki şiirin sahibi.
devamını gör...
fikri noktada sivrilen yapısı, düşüncesi için bedel ödemeyi göze alan tavrı, aşkın zekası olan bir şahsiyettir. tamamen kara veya tamamen beyaz yakıştırması yapılması kendisi için mümkün değil. ancak özellikle aksiyon anlamında çok güçlü bir şahsiyete sahip olması onu müslümanlar nezdinde üstad olarak ön plana çıkarmıştır diye düşünüyorum. örneğin sezai karakoç fikri noktada daha çok bilgi birikime sahip olsa da müslümanlar üzerindeki etkisi, gücü ve hatta tanınırlığı necip fazıl kadar değildir. hece şiirinin son büyük şairi olarak bilinir ki çok muazzam şiirleri vardır. özellikle ölümünden önce son yazdığı şiir olan zehir şiirini çok sever tavsiye ederim. ayrıca çöle inen nur isimli efendimizi anlatan edebi bir biyografi kitabı olan bu eser ikinci kez okumayı dilediğim tek kitap olmasıyla bende ayrı bir yere sahiptir.
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

"necip fazıl kısakürek" ile benzer başlıklar

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim