ödünç verilen kitabın bir türlü geri gelmemesi
başlık "mike" tarafından 16.11.2020 20:43 tarihinde açılmıştır.
181.
bir sürü kitabım gitti böyle. o kitaplarla kendi sahafımı açabilirdim belki :') sonra kitap vermeyine aman sende çok cimrisin oluyor canımı al kitabımı alma
devamını gör...
182.
geldiğinde de ya bir yeri yırtık ya da su dökülmüş veya kıvrışmış olarak geliyor. ben nasıl verdiysem öyle almak istiyorum :(
devamını gör...
183.
benim hiç olmayan derdimdir. neden? çünkü hiçbir kitabımı kimseye vermem. akıllandım.
ama bana kitap verenler dert sahibi olurlar. o ayrı.
ama bana kitap verenler dert sahibi olurlar. o ayrı.
devamını gör...
184.
okuduğumuz kitapları vermek en doğrusu sanırım...
geri gelmeyince üzüntü derecesini azaltıyor..
çünkü en azından okudun. ya okumadan verseydin?*
*
geri gelmeyince üzüntü derecesini azaltıyor..
çünkü en azından okudun. ya okumadan verseydin?*
*
devamını gör...
185.
en son abimi ölümle tehdit ettim ve 24 saat içinde mutlu son. yok öyle. bir kitap olmuş 150 lira.
devamını gör...
186.
aynı mekanı paylaşmadığım hiç kimseye vermememe sebeptir. kişi sürekli gözümün önünde olmalı ki yaptığım psikolojik baskı ile kısa zamanda geri getirsin.
devamını gör...
187.
bir arkadaşımın yalvar yakar bir kitabımı aldı. üstünden iki ay geçti hala okumadı. en son kapısına gidip ben "ver kitabımı" diyeceğim sanırım.
devamını gör...
188.
daha kötüsü de var. gelen kitabın hâli.
devamını gör...
189.
valla eski bir bir sevgili almış gitmiş. üzerinden zaman geçmiş. "tamam lan" diyorsun içinden "sende kalsın."
gidip yenisini alıyorsun. sonra işte bir gün nette karşılaşıyorsun bunu anlatıyorsun.
diyor ki "şu kitabın da bende hehe".
"istersen göndereyim."
biliyor tabi gönder demeyeceğimi. mis gibi kitaptı da adını unuttum. dur bakayım. yok gitti.
yani arkadaşta filan kalsa git yapış yakasına ver ulan kitabımı de. evine git. bu benim de al.
böyle olunca ama kitapla vedalaşmak gerekiyor.
hangi kitaptı ikincisi ya. tüh.
gidip yenisini alıyorsun. sonra işte bir gün nette karşılaşıyorsun bunu anlatıyorsun.
diyor ki "şu kitabın da bende hehe".
"istersen göndereyim."
biliyor tabi gönder demeyeceğimi. mis gibi kitaptı da adını unuttum. dur bakayım. yok gitti.
yani arkadaşta filan kalsa git yapış yakasına ver ulan kitabımı de. evine git. bu benim de al.
böyle olunca ama kitapla vedalaşmak gerekiyor.
hangi kitaptı ikincisi ya. tüh.
devamını gör...
190.
eskıden bende boyleydım. sonra onemlı olanın kıtabın kendısı olmadıgını anladım. ıstenmedıgı surece vermemekteyım evet ama ben bır kıtap koleksıyoneri değilim. kıtap bıttıgınde seyahatteysem orada bırakırım. yenıden okuyacaksam yenıden alırım. hem daha fazla kısı faydalanmıs olur
devamını gör...
191.
yani gerildiğim bir durum. ama borç verdiğim parayı bile isteyemezken, kitapta öyle bir affım yoktur. çatır çatır isterim.
devamını gör...
192.
ödünç vermeyerek basitçe önlediğim durum. eğer bir kitaptan bahsediyorsak ve okumak istiyorsa tamam yarın getiririm diyerek erteliyorum yani kitabı ben getirmiyorum üçüncü kez sormuyorlar zaten.
devamını gör...
193.
okuyup vericem deyip almak nedir ya. öyle bir dünya yok çok iyi bir kitap bile olsa bizim ülkemizde okunması çok zor olduğu için okuyup veririm kafası yok. genelde okuyamıyor ve veremiyorlar.
devamını gör...
194.
ilk ödünç verdiğim kitap dönüşümdü. kısa bir kitap iki günde okuyup getirirsin demiştim. hey gidi hey ne büyük cahillik etmişim... aradan o kadar zaman geçmişti ki, kitabı kime verdiğimi unutmuştum. duydum ki, o kişi benden habersiz başka birine vermiş. oradan kim bilir nerelere gitmiş. canım benim ne darbeler almış. kitabım elime en son geldiğinde gerçekten dönüşmüştü..
kitap benim için temiz olmalı. yoksa okuyunca kaşıntı tutuyor, dikkatim dağılıyor. şimdi o yaban eller o kitabı nerelere atmıştır. bilemem ki? o yüzden kitabı ilk ben okuyup sonra ödünç olarak birilerine vermeyi tercih ederim. ama tercih ettiğiniz kişiye dikkat etmeli. o kitabın kıymetini bilebilir mi? sadece benim aldığım kitap olarak bakmıyorum olaya. ben o kitabı belki başka okullara gönderirim. aslında bir kitaptan bir çok kişi yararlansın isterim, saklamak istemem. tabii her yararlananın özenle saklaması ve okuması kaydıyla. bir kitap sadece bana ait olmamalı anlayışı hakim ben de fakat kitabımı paylaşandan da aynı hassasiyeti istemek çok bir şey değilmiş gibi geliyor. bu dönüşüm olayından sonra kitapları birine verme fikri pek cazip gelmese de, verdiklerimin alacaklı gibi peşinde olarak taktik değiştirdim. çok ciddi taciz ediyorum. okudun mu? ne zaman vereceksin? daha okumadın mı? süresi dolmadığı için okumadan getiren oldu. sistemim şu an böyle işliyor. kendine güvenmeyen o kitabı isteme girişiminde artık bulunmuyor. hevesli okuyucu saati saatine teslim ediyor. vişne kütüphanesi şu an yorgun.. kütüphaneci son zamanlarda hiç okumuyor, okuyamıyor, ne yaptığını o da bilmiyor. bir yerden başlamalıyım. kitap başlıklarını görünce hüzünlenmeye başladım.. haydi o güzel kitaplara geri dön.. geri dön dön...
okumaya bahane olsun diye yazdığım kendime hatırlatma yaptığım başlıktır.
kitap benim için temiz olmalı. yoksa okuyunca kaşıntı tutuyor, dikkatim dağılıyor. şimdi o yaban eller o kitabı nerelere atmıştır. bilemem ki? o yüzden kitabı ilk ben okuyup sonra ödünç olarak birilerine vermeyi tercih ederim. ama tercih ettiğiniz kişiye dikkat etmeli. o kitabın kıymetini bilebilir mi? sadece benim aldığım kitap olarak bakmıyorum olaya. ben o kitabı belki başka okullara gönderirim. aslında bir kitaptan bir çok kişi yararlansın isterim, saklamak istemem. tabii her yararlananın özenle saklaması ve okuması kaydıyla. bir kitap sadece bana ait olmamalı anlayışı hakim ben de fakat kitabımı paylaşandan da aynı hassasiyeti istemek çok bir şey değilmiş gibi geliyor. bu dönüşüm olayından sonra kitapları birine verme fikri pek cazip gelmese de, verdiklerimin alacaklı gibi peşinde olarak taktik değiştirdim. çok ciddi taciz ediyorum. okudun mu? ne zaman vereceksin? daha okumadın mı? süresi dolmadığı için okumadan getiren oldu. sistemim şu an böyle işliyor. kendine güvenmeyen o kitabı isteme girişiminde artık bulunmuyor. hevesli okuyucu saati saatine teslim ediyor. vişne kütüphanesi şu an yorgun.. kütüphaneci son zamanlarda hiç okumuyor, okuyamıyor, ne yaptığını o da bilmiyor. bir yerden başlamalıyım. kitap başlıklarını görünce hüzünlenmeye başladım.. haydi o güzel kitaplara geri dön.. geri dön dön...
okumaya bahane olsun diye yazdığım kendime hatırlatma yaptığım başlıktır.
devamını gör...
195.
bu başlığı her gördüğümde içimden o şahsa küfürler yağdırıyorum.
bak yine aklıma geldi ve yine sinirlendim.
bak yine aklıma geldi ve yine sinirlendim.
devamını gör...
196.
(bkz: legal hırsızlık)
devamını gör...
197.
ödünç verdiğim kitabın geri gelmemesi üzerine 7 yıllık 'dostluğumuzu' bitirdim.
sizlerle benzer levellerden geçtim öncesinde: bir iki hatırlatma, bir iki isteme, en son tayinim çıktı eşya koliliyorum, kitaplarım dahil dedim.
o da başka bir ile ev eşyası göndermiş, bilmiyormuş ki acep kitap da gitmiş miii gitmemiş miiii
son kez sesini o telefon görüşmesinde duymuştum. devamında telefonlarını açmadım. birgün annem dedi ki: filancayı gördüm, kitabı bende dedi, verecekmiş
ben de haliyle dedim ki: alsın o kitabı...
(cümlenin tamamını söyledim)
anneme karşı biraz ayıp oldu gerçi:/
mühim olan kitap değildi, yenisini alırdım -ki aldım, hediye ederdim -ki çok hediye etmişliğim var
mühim olan, biz 'dost' isek, birbirimizin hassasiyetlerini bilmeli ve bunlara özen göstermeliydik
arsız arsız "ayy canııımm valla kardeşin evini ankara'ya gönderirken acaba koliyle oraya mı gönderdim bilemedim ki..." diyor bi de
ulen 15 yıl geçmiş üstünden, gözümün önüne geldi de sıfatı, sıfatına kedim s.çsın senin emi cins karı
artık vermiyorum kitap kimseye. 2 kez kitap verdim bu olaydan sonra, birinde baktım incecik kitap bir aydır gelmedi. ver kardeş kitabımı uykularım kaçmaya başladı dedim. diğeri de karşı komşumda şuan ve daha yanındayken aldığı kitabı not aldım telefonuma. getirmezse zillerine basarım taciz ederim, cam çerçeve indiririm bağane
sizlerle benzer levellerden geçtim öncesinde: bir iki hatırlatma, bir iki isteme, en son tayinim çıktı eşya koliliyorum, kitaplarım dahil dedim.
o da başka bir ile ev eşyası göndermiş, bilmiyormuş ki acep kitap da gitmiş miii gitmemiş miiii
son kez sesini o telefon görüşmesinde duymuştum. devamında telefonlarını açmadım. birgün annem dedi ki: filancayı gördüm, kitabı bende dedi, verecekmiş
ben de haliyle dedim ki: alsın o kitabı...
(cümlenin tamamını söyledim)
anneme karşı biraz ayıp oldu gerçi:/
mühim olan kitap değildi, yenisini alırdım -ki aldım, hediye ederdim -ki çok hediye etmişliğim var
mühim olan, biz 'dost' isek, birbirimizin hassasiyetlerini bilmeli ve bunlara özen göstermeliydik
arsız arsız "ayy canııımm valla kardeşin evini ankara'ya gönderirken acaba koliyle oraya mı gönderdim bilemedim ki..." diyor bi de
ulen 15 yıl geçmiş üstünden, gözümün önüne geldi de sıfatı, sıfatına kedim s.çsın senin emi cins karı
artık vermiyorum kitap kimseye. 2 kez kitap verdim bu olaydan sonra, birinde baktım incecik kitap bir aydır gelmedi. ver kardeş kitabımı uykularım kaçmaya başladı dedim. diğeri de karşı komşumda şuan ve daha yanındayken aldığı kitabı not aldım telefonuma. getirmezse zillerine basarım taciz ederim, cam çerçeve indiririm bağane
devamını gör...
198.
devamını gör...
199.
insan üzerinde garip bir yarım kalmışlık hissi bırakan olaydır.
devamını gör...
200.
kimse kimseye kitap ödünç vermiyor len artık. yemeyin bizi.
devamını gör...