öğretmen kalitesinin artırılması için çözüm önerileri
başlık "usimge" tarafından 03.01.2021 17:13 tarihinde açılmıştır.
21.
öğretmenlere ödev verilsin, yazılı (test değil) ve sözlü sınavlar yapılsın, kitap okuma hedefi konulsun.
devamını gör...
22.
ba ba ba embesillere bak.
ulan en düşük memur maaşına sahip bir mesleği, 450 puan alan öğrenci neden tercih etsin gerizekalılar?
olay çok basit. öğretmen maaşını hemşire, imam ve bekçiden fazla ; doktor, avukat ve mühendis ile esitlersen öğretmen kalitesi artar.
ulan en düşük memur maaşına sahip bir mesleği, 450 puan alan öğrenci neden tercih etsin gerizekalılar?
olay çok basit. öğretmen maaşını hemşire, imam ve bekçiden fazla ; doktor, avukat ve mühendis ile esitlersen öğretmen kalitesi artar.
devamını gör...
23.
5 sene eğitim fakültesini kapatıyorsun. zaten dünya kadar işsiz mezunu var. bu süreçte atamaları bu kümeden yapıyorsun. 5. senenin sonunda kontenjanları minimuma indirip fakülte bölüm puanlarını da maksimuma çekiyorsun. tabi ona göre de maaş veriyorsun. bu 10 yıllık süreci feda ederek anca düzeltilebilir bu sistem bence.
devamını gör...
24.
ben öğretmenlik kazandığımda 3 puan daha fazla alabilsem hukuk okuyordum şimdi hiçbir yere yerleşemiyorsan öğretmen oluyorsun. öğretmenlik sadece akademik başarıyla ölçülebilir bir şey de değil ayrıca. insanın öğretme yeteneğinin olması gerekiyor. iletişim bakımından güçlü, empati yapabilen, hitap ederken ifadeleri kuvvetli, güler yüzlü, değişime ve gelişime ayak uydurabilen, teknolojiye hakim, öğrenmeyi seven, meraklı bir insan olması gerekiyor. geldiğimiz noktada böyle bir insan olsanız bile sistem o kadar çok engel çıkarıyor ki karşınıza, birçoğunuz yok artık dersiniz. ideallerinizle çelişmeye mecbur bırakılıyorsunuz. okulda sadece öğretmen olup öğrencilerle iletişim kursak herkes mesleğini on numara yapar. müdür, iş arkadaşları, bağlı bulunduğunuz sendika hatta bir sendikaya bağlı bulunmamanız bile bir sorun oluyor. veli ve öğretmene bakış açısı da üstüne ekleniyor. kendimi çoğu zaman yaptığım meslekte değersiz ve etkisiz hissediyorum. sonra bakıyorum ki çocuklarım mutlu, ben de boşveriyorum naaapıyım.
devamını gör...
25.
güzel ülkemin bitmeyen dertlerinden biri.
her sıkıntı gibi bu sıkıntıda da herkesin o kadar çok söyleyecek sözü var ki bana kalırsa asıl problem bu. herkes her şey hakkındaki sorunu biliyor, derinlemesine analiz edebiliyor ve çözüm öneriyor.
bu ülkede her konu ile ilgili hâlâ yetkin kişiler mevcut. ülkenin en iyi üniversitelerinin eğitim fakültelerinden seçilen bir heyetin işi olmalı bu. diğer sorunlar da öyle. ülke analiz edilmeli, dünya analiz edilmeli ve ortaya bize ait bir model çıkarılmalı. öncelikle bunun için emek harcanmalı, halk buna destek vermeli. siyaset bu işe karışmamalı.
her sıkıntı gibi bu sıkıntıda da herkesin o kadar çok söyleyecek sözü var ki bana kalırsa asıl problem bu. herkes her şey hakkındaki sorunu biliyor, derinlemesine analiz edebiliyor ve çözüm öneriyor.
bu ülkede her konu ile ilgili hâlâ yetkin kişiler mevcut. ülkenin en iyi üniversitelerinin eğitim fakültelerinden seçilen bir heyetin işi olmalı bu. diğer sorunlar da öyle. ülke analiz edilmeli, dünya analiz edilmeli ve ortaya bize ait bir model çıkarılmalı. öncelikle bunun için emek harcanmalı, halk buna destek vermeli. siyaset bu işe karışmamalı.
devamını gör...
26.
eğitimin günlük siyasi kavgadan daha büyük ve daha stratejik bir konu olduğunu düşünüyorum.
devletin de bu nedenle eğitimi devlet politikası olarak görmesi eğitimi tüm unsurları ile ele alması gerekiyor.
sadece öğretmen olarak değil sistemin tüm bileşenleri olarak bakılması sistemin bu şekilde revize olması şart.
öğretmenlik mesleğinin statüsü toplumda giderek azalıyor zira insanlar üniversite mezunu olarak iş bulamadığında veya bulduğu işlerde hak ettiği maaşı alamadığında okuyacağım da en olacak diye düşünen gençlerin sayısı artıyor.
bu haklı bir serzeniş olabilir ama herkes üniversite okusun diye bir şey olmamalı bana göre. liselerde kalma sistemi olmadığı için , herkes liseden mezun oluyor. her mezun olan özel okula giderek veya isterse uzak yerleri yazarak iyi kötü üniversite mezunu da oluyor ama diplomanın gerçek hayatta bir karşılığı olması için eğitimin de lise mezunu öğrencinin de donanımlı olarak kişiyi hayata hazırlayacak nitelikte olması gerekiyor.
sadece akademik olarak başarılı öğrencileri üniversiteye yönlendirmek , kalanlar için de yeni iş imkanları yaratmak amacıyla çözümler bulunmalı.
tarım yeniden canlandırılırsa , sanayi de teknik elemana duyulan ihtiyaç için meslek liseleri yeniden önemli okullar halini alırsa üniversite sınavına girecek öğrenci sayısı da azalır.
tüm liseleri düzey olarak eşitler ve adil bir ölçme değerlendirme sistemi kurarsak , liseden mezun olan öğrencinin bitirme notuyla ve bitirme projesi sunarak üniversite sınavına girmeden üniversiteye alınması sağlanırsa bence daha kaliteli bir eğitim sistemi ortaya çıkacaktır.
elbette ilk adım siyaset kurumu elini hem üniversiteden hem de eğitim sisteminden çekmeli ve devlet olarak konuya el atılmalı.
devletin de bu nedenle eğitimi devlet politikası olarak görmesi eğitimi tüm unsurları ile ele alması gerekiyor.
sadece öğretmen olarak değil sistemin tüm bileşenleri olarak bakılması sistemin bu şekilde revize olması şart.
öğretmenlik mesleğinin statüsü toplumda giderek azalıyor zira insanlar üniversite mezunu olarak iş bulamadığında veya bulduğu işlerde hak ettiği maaşı alamadığında okuyacağım da en olacak diye düşünen gençlerin sayısı artıyor.
bu haklı bir serzeniş olabilir ama herkes üniversite okusun diye bir şey olmamalı bana göre. liselerde kalma sistemi olmadığı için , herkes liseden mezun oluyor. her mezun olan özel okula giderek veya isterse uzak yerleri yazarak iyi kötü üniversite mezunu da oluyor ama diplomanın gerçek hayatta bir karşılığı olması için eğitimin de lise mezunu öğrencinin de donanımlı olarak kişiyi hayata hazırlayacak nitelikte olması gerekiyor.
sadece akademik olarak başarılı öğrencileri üniversiteye yönlendirmek , kalanlar için de yeni iş imkanları yaratmak amacıyla çözümler bulunmalı.
tarım yeniden canlandırılırsa , sanayi de teknik elemana duyulan ihtiyaç için meslek liseleri yeniden önemli okullar halini alırsa üniversite sınavına girecek öğrenci sayısı da azalır.
tüm liseleri düzey olarak eşitler ve adil bir ölçme değerlendirme sistemi kurarsak , liseden mezun olan öğrencinin bitirme notuyla ve bitirme projesi sunarak üniversite sınavına girmeden üniversiteye alınması sağlanırsa bence daha kaliteli bir eğitim sistemi ortaya çıkacaktır.
elbette ilk adım siyaset kurumu elini hem üniversiteden hem de eğitim sisteminden çekmeli ve devlet olarak konuya el atılmalı.
devamını gör...
27.
eğitim bilimleri fakültelerinin kontenjanlarının azaltılması, formasyonun kaldırılması, eğitim sisteminin düzeltilmesi.
devamını gör...
28.
meb bakanına sorsanıza, muhteşem adımlar atıyor. mülakat gibi mülakat yapıp sistemi düzeltecek ardından öğretmen akademisi kurup eğitim fakültelerinin ne kadar gereksiz olduğunu gösterecek.
bir saatlik seminerlerle öğretmenlerin çok tatil yapmaması için öğretmenleri okullarda tutuyor. türkiye’nin öğretmenlere duyduğu nefrete karşı, “dünyanın hiçbir tarafında bu kadar büyük bir öğretmen kitlesi, kamu tarafından fonlandırılmıyor.”ifadesini kullanarak öğretmenlerin her daim yanında olduğunu gösterdi. her adımı bir başarı ve kalite artırıcı. iyi ki var!..
bir saatlik seminerlerle öğretmenlerin çok tatil yapmaması için öğretmenleri okullarda tutuyor. türkiye’nin öğretmenlere duyduğu nefrete karşı, “dünyanın hiçbir tarafında bu kadar büyük bir öğretmen kitlesi, kamu tarafından fonlandırılmıyor.”ifadesini kullanarak öğretmenlerin her daim yanında olduğunu gösterdi. her adımı bir başarı ve kalite artırıcı. iyi ki var!..
devamını gör...
29.
zihinsel test,
sabır testi,
pskikolojik olarak yeterlilik testi.
sabır testi,
pskikolojik olarak yeterlilik testi.
devamını gör...
30.
öğrenci kalitesini arttırmak, veliyi bilinçlendirmek ve kaliteli okul öncesi eğitim.
devamını gör...
31.
veliden önce öğretmenleri rahat ettirmek lazım. atatürk'ün dediği gibi vekil maaşlarını geçmemeli. özellikle kirası yüksek büyükşehir semtlerinde öğretmenlik yapan insanlar ya çok uzun yol kat ediyor ya da maaşını eve yatırıyor ve ucu ucuna yaşıyor. bana kalırsa bundan sonra öğretmenin yetkinliği sorgulanmalı. ya da her okul için lojman ayarlamak olabilir mesela. okuldaki öğretmen sayısı kadar lojman ayarlayıp maaşını da ona göre revize edersin. insanların barınma ve doyma problemi varken yani yaşam kalitesi yokken kendi kalitesinin artmasını bekleyemezsin. ya da sadece türkiyede beklersin.
devamını gör...
32.
sokak lambası altında titreyerek ders çalışan 317 şerefe palto vereceğine çocuğu sıcak bi yere götürmeyi düşünmek, ne bileyim çocuğa kendi büyük beden paltosunu verip şov yapmak yerine en azından waikiki nolur koton olur ne biliyim git çocuğa palto al be adam.
devamını gör...
33.
denetimdir kardeşim denetim. ama öyle adam kayırmadan, liyakata göre yapılacak denetimdir.
ben 15 senedir öğretmenlik yapıyorum daha bir tane dersime giren müfettiş görmedim. adı müfettiş olmak zorunda da değil ama artık her kim yapacaksa adam akıllı bir denetim yapsın şu okullara. ne öğretmenlerle tanıştım tanışıyorum yemin ederim midem bulanıyor. haa ben mükemmel öğretmen miyim ? tabi ki değilim ama gelip beni de denetlesinler, "ya hocam şu konuda kendinizi geliştirmenizi salık veriyorum" desinler, vallahi de billahi de keyif ve onur duyarım.
mevcut sistemdeki denetim ise gördüğüm kadarıyla şu şekilde : müfettiş gelmeden 15 gün evvel, herkesin haberi oluyor. lan böyle denetim mi olur? neymiş günlük plan hazırlayacakmışız. aynen canım ya, günlük plan hazırlayınca her şey tastamam oluyor zaten. gerisine gerek yok.
bu tabi devletin yapması gereken şeylerden yalnızca 1 tanesi, yoksa binlerce var hem öğretmenin hem velilerin hem de devletin yapması gereken ama onları da belki başka zaman...
ben 15 senedir öğretmenlik yapıyorum daha bir tane dersime giren müfettiş görmedim. adı müfettiş olmak zorunda da değil ama artık her kim yapacaksa adam akıllı bir denetim yapsın şu okullara. ne öğretmenlerle tanıştım tanışıyorum yemin ederim midem bulanıyor. haa ben mükemmel öğretmen miyim ? tabi ki değilim ama gelip beni de denetlesinler, "ya hocam şu konuda kendinizi geliştirmenizi salık veriyorum" desinler, vallahi de billahi de keyif ve onur duyarım.
mevcut sistemdeki denetim ise gördüğüm kadarıyla şu şekilde : müfettiş gelmeden 15 gün evvel, herkesin haberi oluyor. lan böyle denetim mi olur? neymiş günlük plan hazırlayacakmışız. aynen canım ya, günlük plan hazırlayınca her şey tastamam oluyor zaten. gerisine gerek yok.
bu tabi devletin yapması gereken şeylerden yalnızca 1 tanesi, yoksa binlerce var hem öğretmenin hem velilerin hem de devletin yapması gereken ama onları da belki başka zaman...
devamını gör...
34.
eğitim süresini kısaltmak, boş beleş herkesi okutucaz diye zorlamamak, zorunlu eğitimin 4 yıl olması, (dersleri kötü olan istese bile devam edememeli) okulda taşkınlık çıkarak öğrencilere ve onların ailelerine ciddi cezalar ve yaptırımlar verilmesi.
bu gibi çözüm yöntemleri olabilir.
bu gibi çözüm yöntemleri olabilir.
devamını gör...
35.
öğretmenin kalitesini hitap ettiği topluluk belirler bence, nerde it kopuk varsa dolmuş sınıflarda hümanist bir tavır takınman imkansız zaten sen öyle davranmaya çalışsan da bu ergen tayfa onu da suistimal eder, zayıflık olarak algılar ve hepten kudurur.
bizim zamanımızda çocuk okulda eğitilirdi, yani son rötuşlar okulda öğretmenlerimiz tarafından yapılırdı. ama devir değişti, daha aile eğitimi bile almayan yabaniyi okula gönderip al bunu eğit demek mantıklı değil. tek laf etse öğretmen, kullandığı sentetikten dolayı beyni süngerleşmiş bir yaratığın gelip seni bıçaklamayacağının garantisi yok.
bu şartlar altında siz hangi kaliteden bahsediyorsunuz?
bizim zamanımızda çocuk okulda eğitilirdi, yani son rötuşlar okulda öğretmenlerimiz tarafından yapılırdı. ama devir değişti, daha aile eğitimi bile almayan yabaniyi okula gönderip al bunu eğit demek mantıklı değil. tek laf etse öğretmen, kullandığı sentetikten dolayı beyni süngerleşmiş bir yaratığın gelip seni bıçaklamayacağının garantisi yok.
bu şartlar altında siz hangi kaliteden bahsediyorsunuz?
devamını gör...
36.
öğretmenleri yetiştiren fakültelerin akademik kadrolarının ve müfredatın kalitesini arttırmak ile başlanabilir. sürpriz yumurtadan çıkar gibi; kalitesiz, niteliksiz, sahte diplomalı ve vasıfsız akademisyen pörtlüyor her yerden, bunlardan çıkanlarda bu kadar olabiliyor işte. sistemin kendisine ve başındakilerin rezilliklerine daha girmiyorum bile.
devamını gör...
37.
maaşları memurlar için en yüksek seviyeye çıkart,
eğitim fakültelerinin 75% ini kapat,
sadece majör 5-6 üniversitede özel ve her branş için bölüm olan "eğitim fakülteleri" kur,
ilk etapta bunların başına getireceğin kişilerde belirli bir uluslararası yayın sayısı alt limiti koy,
bu fakülteleri giriş için üniversite sınav barajını ilk 50.000 içerisinde tut,
formasyonu zorunlu, sonrasında psikolojik test/mülakat sistemini sağlıklı işlet,
her 5 yılda bir bu meslek mensuplarına mesleki yeterlilik sınavı koy, barajın altında kalanların ücretini yarıya düşür zorunlu eğitime tabi tut.
bu sistemi firesiz bir jenerasyon işlet, sonra yetişen neslin kalitesini otur izle.
eğitim fakültelerinin 75% ini kapat,
sadece majör 5-6 üniversitede özel ve her branş için bölüm olan "eğitim fakülteleri" kur,
ilk etapta bunların başına getireceğin kişilerde belirli bir uluslararası yayın sayısı alt limiti koy,
bu fakülteleri giriş için üniversite sınav barajını ilk 50.000 içerisinde tut,
formasyonu zorunlu, sonrasında psikolojik test/mülakat sistemini sağlıklı işlet,
her 5 yılda bir bu meslek mensuplarına mesleki yeterlilik sınavı koy, barajın altında kalanların ücretini yarıya düşür zorunlu eğitime tabi tut.
bu sistemi firesiz bir jenerasyon işlet, sonra yetişen neslin kalitesini otur izle.
devamını gör...
38.
sadece maaş artırmakla çözülecek bir konu olsa keşke.
elbette ekonomik koşullar iyileştirilmeden motivasyon beklemek gerçekçi değil. bir de öğretmeni değersizleştiren bakış açısı değişmeden kalıcı bir kalite artışı zor.
eğitim fakültelerine giriş de daha seçici olmalı, bu işi gerçekten isteyen ve yapabilecek kişiler alınmalı. hizmet içi eğitimler formalite değil, sınıfta işe yarayan şekilde olmalı. öğretmenlerin mesleki gelişimi sürekli desteklenmeli ve denetlenmeli.
elbette ekonomik koşullar iyileştirilmeden motivasyon beklemek gerçekçi değil. bir de öğretmeni değersizleştiren bakış açısı değişmeden kalıcı bir kalite artışı zor.
eğitim fakültelerine giriş de daha seçici olmalı, bu işi gerçekten isteyen ve yapabilecek kişiler alınmalı. hizmet içi eğitimler formalite değil, sınıfta işe yarayan şekilde olmalı. öğretmenlerin mesleki gelişimi sürekli desteklenmeli ve denetlenmeli.
devamını gör...
39.
öğretmenlerin maaşlarının iyileştirilmesi,özlük haklarının değerlenmesi, kıymetinin artması, disiplin haklarının iyileştirilmesi bir nebze kaliteyi artıran etken olabilir
devamını gör...
40.
işin bir yanı, öğretmenin sınıftaki otoritesini iade etmek..
bence başka bir tarafı, sınıflara okumayacak adamları doldurmamak..
bir de, “öğretmenlik kısa yoldan memuriyet demek” algısını kırmak lazım. tercihine eğitim fakültesi yazan kendisine burhaniye’de yazlık bakıyor..
evet, öğretmenlik saygın ve kamu garantisi elde eden bir meslek olmalı ama bunun sonu yok ki, her yıl 110.000 kişi öğretmenlik diploması alıyor. okullarda kalite kalması da mümkün değil, herkesi işe yerleştirmek de.
bu da bizi başka bir soruna götürüyor: özel okullar. neredeyse kesinlikle karşı çıktığım, çok sınırlı olması gerektiğini düşündüğüm bir sistem ve hem veliyi hem öğretmeni sömürüyor.
bir de “her türlü” meslek lisesi mezunu, sadece mesleğini yapabilmeli. üniversite kapısını ardına kadar açma taraftarı değilim. mühendislik tamamlama taraftarı da değilim. sekiz tane myo diploması alıp televizyonda “okuma aşkı” haberlerine konu olunmasına da taraftar değilim.
bunlara kaynak israfı olarak bakıyorum.
bence başka bir tarafı, sınıflara okumayacak adamları doldurmamak..
bir de, “öğretmenlik kısa yoldan memuriyet demek” algısını kırmak lazım. tercihine eğitim fakültesi yazan kendisine burhaniye’de yazlık bakıyor..
evet, öğretmenlik saygın ve kamu garantisi elde eden bir meslek olmalı ama bunun sonu yok ki, her yıl 110.000 kişi öğretmenlik diploması alıyor. okullarda kalite kalması da mümkün değil, herkesi işe yerleştirmek de.
bu da bizi başka bir soruna götürüyor: özel okullar. neredeyse kesinlikle karşı çıktığım, çok sınırlı olması gerektiğini düşündüğüm bir sistem ve hem veliyi hem öğretmeni sömürüyor.
bir de “her türlü” meslek lisesi mezunu, sadece mesleğini yapabilmeli. üniversite kapısını ardına kadar açma taraftarı değilim. mühendislik tamamlama taraftarı da değilim. sekiz tane myo diploması alıp televizyonda “okuma aşkı” haberlerine konu olunmasına da taraftar değilim.
bunlara kaynak israfı olarak bakıyorum.
devamını gör...