21.
yol yabmışdır. bütün yollar da roma'ya bağlanmıştır.
ayrıca yolları yaptıktan sonra posta sistemini kurmuştur.
bu posta sistemi sivil haberleşme için değil, devlet için kullanılmıştır.
amerikan filmlerinde kıyamet sonrası yapılan ilk işin haberleşme ağı kurmak olduğunu hatırlarsanız roma imparatorluğunun kurduğu posta sisteminin önemini anlarsınız.
bugünden bağımsız, yol ve posta sistemi en büyük gelişmedir.
ayrıca yolları yaptıktan sonra posta sistemini kurmuştur.
bu posta sistemi sivil haberleşme için değil, devlet için kullanılmıştır.
amerikan filmlerinde kıyamet sonrası yapılan ilk işin haberleşme ağı kurmak olduğunu hatırlarsanız roma imparatorluğunun kurduğu posta sisteminin önemini anlarsınız.
bugünden bağımsız, yol ve posta sistemi en büyük gelişmedir.
devamını gör...
22.
devamını gör...
23.
mimarlık ve askeri alanlarda çok gelişmiş imparatorluk.
ben biraz roma imparatorluğu ve koleksiyonerlik ile ilgili bir kaç şey söylemek istiyorum.
öncelikle roma imparatorluğu savaşçı bir imparatorluktu. ancak kendilerinden önce dünyanın bir çok yerine yayılmış olan helen kültürü sanatsal bir kültürdü. bu yüzden roma her zaman bir şekilde köklerini yunan kültürü'ne dayandırmaya tarihsel olarak köklerinde yunan kültürü olduğunu kanıtlamaya çalıştılar.
hatta sırf bu çabaları sayesinde koleksiyonerlik ortaya çıktı ve ilk koleksiyoncular da romalı ultra zenginlerdi. roma ordusu bir yeri fethettiğinde oradaki zenginlerin evlerini veya tapınakları yağmalayarak özellikle heykelleri toplardı. başlarda bu toplama işi çok acemice olduğu için ve askerlerin hangi heykel önemli hangisi değerli bilemedikleri için bir çok önemli eser yok oldu.
m.ö.146 yılında tarihçi polybius'un anlattığına göre konsül mummius korinth’i ele geçirdiğinde askerler sanat eserleri ve anıtlara değer vermeden yok ederler.
yavaş yavaş bilinçli bir yağmalama anlayışı gelişti ve romalı generaller de bu yağmalama ile başlattıkları koleksiyonerliği sevmeye ve villalarında bu heykelleri sergilemeye başladılar. sefere çıktıklarında yanlarında bu eserlerden anlayan uzmanları bile götürmeye başladılar.
başlarda roma'ya getirilen bu eserler savaştaki galibiyetin bir göstergesi olarak roma'daki tapınaklara sunuluyordu. ancak generaller yavaş yavaş bu eserlerden kendilerine de ayırıp villalarına götürmeye başladılar. zamanla bu villalar birer açık hava müzesine dönüşüyordu. bunlardan en ünlüsü ise imparator hadrian'ın tivoli'deki villasıdır.

görsel kaynağı: buradan
bu villa o kadar büyüktü ki içerisinde tapınaklar, hamam, kütüphaneler, tiyatro, bağlantı yolları, çeşitli salonlar, görevlilerin kaldığı yapılar, sütunlu yapılar, havuzlar gibi bir çok yapıyı barındırıyordu. özellikle bu havuzların etrafında kaidelerin üzerinde az önce bahsettiğimiz heykeller sergileniyordu. suyun yansıması sayesinde bu heykeller daha da ilgi çekici hale geliyordu. aslında bu villa bile başlı başına roma'nın mimari yeteneği ile helen kültürü'nün sanatsal yönünün birleşmesinin muazzam bir örneğidir.

görsel kaynağı: buradan
elbette sadece yağma ile gelen eserler sergilenmiyordu bu villalarda. zamanlar roma'ya getirilen veya gelen heykeltıraşlar burada da eserler vermeye başladılar. özellikle bahsettiğimiz villa'da bir yarışmada birinci olduktan sonra sergilenmeye başlayan bir amazon heykeli hem kendi döneminde hem de günümüzde sanat tarihi açısından önemli bir yere sahiptir. sebebi ise bu heykele arkadan baktığınızda bir erkeğin sırtına bakıyorsunuz önden baktığınızda bir kadının gövdesine bakıyorsunuz. aslında bu eser amazon görüntüsünü en güzel gösteren eserdir desem yanlış olmaz.
roma imparatorluğu, koleksiyonculuk ve villa kelimelerini bir arada kullandığımız zaman bir villayı daha anmamız gerekiyor ki o da tiberius'un villası'dır. bu villa sperlonga mağarasını da içine alarak büyük bir alanı kaplıyor. özellikle mağaranın içinde sergilenen heykel grubu ile bahsettiğimiz helen kültürü sevdasına da güzel bir örnektir. bu heykel grubu konusunu odysseia destanından alır.

görsel kaynağı: www.archaeologs.com/i/307/s...
önde ortada scylla grubu olarak anılan bir heykel grubu, yanlarda pasquino ve palladion'un kaçırılışı konularını işleyen heykel grupları bulunur. en arkada ise en meşhur ve en karmaşık heykel grubu bulunur. bu heykel grubunun konusu ise odysseus’un polyphemos’u kör edişi.'dir. bu heykeller roma kopyaları olsa da yunan mitolojisinden ve odysseia'dan konuları işlemesi açısından önemlidir.
özellikle roma'da kopya eserler de çok fazla yapılırdı. günümüze kadar kalmayan bazı eserlerin neye benzediğini bu kopyalar sayesinde biliyoruz.
ben biraz roma imparatorluğu ve koleksiyonerlik ile ilgili bir kaç şey söylemek istiyorum.
öncelikle roma imparatorluğu savaşçı bir imparatorluktu. ancak kendilerinden önce dünyanın bir çok yerine yayılmış olan helen kültürü sanatsal bir kültürdü. bu yüzden roma her zaman bir şekilde köklerini yunan kültürü'ne dayandırmaya tarihsel olarak köklerinde yunan kültürü olduğunu kanıtlamaya çalıştılar.
hatta sırf bu çabaları sayesinde koleksiyonerlik ortaya çıktı ve ilk koleksiyoncular da romalı ultra zenginlerdi. roma ordusu bir yeri fethettiğinde oradaki zenginlerin evlerini veya tapınakları yağmalayarak özellikle heykelleri toplardı. başlarda bu toplama işi çok acemice olduğu için ve askerlerin hangi heykel önemli hangisi değerli bilemedikleri için bir çok önemli eser yok oldu.
m.ö.146 yılında tarihçi polybius'un anlattığına göre konsül mummius korinth’i ele geçirdiğinde askerler sanat eserleri ve anıtlara değer vermeden yok ederler.
yavaş yavaş bilinçli bir yağmalama anlayışı gelişti ve romalı generaller de bu yağmalama ile başlattıkları koleksiyonerliği sevmeye ve villalarında bu heykelleri sergilemeye başladılar. sefere çıktıklarında yanlarında bu eserlerden anlayan uzmanları bile götürmeye başladılar.
başlarda roma'ya getirilen bu eserler savaştaki galibiyetin bir göstergesi olarak roma'daki tapınaklara sunuluyordu. ancak generaller yavaş yavaş bu eserlerden kendilerine de ayırıp villalarına götürmeye başladılar. zamanla bu villalar birer açık hava müzesine dönüşüyordu. bunlardan en ünlüsü ise imparator hadrian'ın tivoli'deki villasıdır.

görsel kaynağı: buradan
bu villa o kadar büyüktü ki içerisinde tapınaklar, hamam, kütüphaneler, tiyatro, bağlantı yolları, çeşitli salonlar, görevlilerin kaldığı yapılar, sütunlu yapılar, havuzlar gibi bir çok yapıyı barındırıyordu. özellikle bu havuzların etrafında kaidelerin üzerinde az önce bahsettiğimiz heykeller sergileniyordu. suyun yansıması sayesinde bu heykeller daha da ilgi çekici hale geliyordu. aslında bu villa bile başlı başına roma'nın mimari yeteneği ile helen kültürü'nün sanatsal yönünün birleşmesinin muazzam bir örneğidir.

görsel kaynağı: buradan
elbette sadece yağma ile gelen eserler sergilenmiyordu bu villalarda. zamanlar roma'ya getirilen veya gelen heykeltıraşlar burada da eserler vermeye başladılar. özellikle bahsettiğimiz villa'da bir yarışmada birinci olduktan sonra sergilenmeye başlayan bir amazon heykeli hem kendi döneminde hem de günümüzde sanat tarihi açısından önemli bir yere sahiptir. sebebi ise bu heykele arkadan baktığınızda bir erkeğin sırtına bakıyorsunuz önden baktığınızda bir kadının gövdesine bakıyorsunuz. aslında bu eser amazon görüntüsünü en güzel gösteren eserdir desem yanlış olmaz.
roma imparatorluğu, koleksiyonculuk ve villa kelimelerini bir arada kullandığımız zaman bir villayı daha anmamız gerekiyor ki o da tiberius'un villası'dır. bu villa sperlonga mağarasını da içine alarak büyük bir alanı kaplıyor. özellikle mağaranın içinde sergilenen heykel grubu ile bahsettiğimiz helen kültürü sevdasına da güzel bir örnektir. bu heykel grubu konusunu odysseia destanından alır.

görsel kaynağı: www.archaeologs.com/i/307/s...
önde ortada scylla grubu olarak anılan bir heykel grubu, yanlarda pasquino ve palladion'un kaçırılışı konularını işleyen heykel grupları bulunur. en arkada ise en meşhur ve en karmaşık heykel grubu bulunur. bu heykel grubunun konusu ise odysseus’un polyphemos’u kör edişi.'dir. bu heykeller roma kopyaları olsa da yunan mitolojisinden ve odysseia'dan konuları işlemesi açısından önemlidir.
özellikle roma'da kopya eserler de çok fazla yapılırdı. günümüze kadar kalmayan bazı eserlerin neye benzediğini bu kopyalar sayesinde biliyoruz.
devamını gör...
24.
dünyada su ana kadar kurulmuş en büyük devletlerden birisi olarak gösterilen ülke.
bilimde, sanatta, siyasette caglarinin otesinde olmaları onların bu kadar büyük sınırlara ulaşmasında ki başlıca etkenlerdendir.
yönettikleri yerlerde önemli tarihi eserler bırakmışlardir.
bilimde, sanatta, siyasette caglarinin otesinde olmaları onların bu kadar büyük sınırlara ulaşmasında ki başlıca etkenlerdendir.
yönettikleri yerlerde önemli tarihi eserler bırakmışlardir.
devamını gör...
25.
roma krallığı, roma cumhuriyeti, roma imparatorluğu şeklinde, birbirini takip eden 3 devletten oluşur. bunu herkes karıştırır.
roma'yı kuran, romulus.
sezar, cumhuriyet içerisinde bir senatör ve asker. tüm yetkileri eline alıp diktatör oluyor.
o öldürülünce devlet karışıyor. sonunda agustus ipleri eline alıyor ve imparatorluğunu ilan ediyor.
son imparator da romulus agustus. bunları unutmayın. arkadaş ortamlarında hava basarsınız.
roma'yı kuran, romulus.
sezar, cumhuriyet içerisinde bir senatör ve asker. tüm yetkileri eline alıp diktatör oluyor.
o öldürülünce devlet karışıyor. sonunda agustus ipleri eline alıyor ve imparatorluğunu ilan ediyor.
son imparator da romulus agustus. bunları unutmayın. arkadaş ortamlarında hava basarsınız.
devamını gör...
26.
omnibus viis romam pervenitur.
bir dönem "her yol roma'ya çıkar" dı.
çok büyük bir yüz ölçümüne sahip olmaları ve adım attıkları her yere, uzunca yol inşa etmeleri yüzünden söylenirdi bu söz.
bugün etrafımızdaki hemen her şey roma etkisi taşır. yaz zamanı ayaklara geçirilen sandalet dahi roma'dan gelir. dünya medeniyetine ve kültürüne birçok devletten daha çok katkı sağlamışlardır.
bir dönem "her yol roma'ya çıkar" dı.
çok büyük bir yüz ölçümüne sahip olmaları ve adım attıkları her yere, uzunca yol inşa etmeleri yüzünden söylenirdi bu söz.
bugün etrafımızdaki hemen her şey roma etkisi taşır. yaz zamanı ayaklara geçirilen sandalet dahi roma'dan gelir. dünya medeniyetine ve kültürüne birçok devletten daha çok katkı sağlamışlardır.
devamını gör...
27.
geçmişe yolculuk etme şansım olsaydı, bu imparatorlukta yaşamak isterdim şahsen.
devamını gör...
28.
tacitus ve vergilius okuyunuz.
devamını gör...
29.
geçmişte kurulan imparatorluklar içerisinde kültür, sanat, siyaset, mimari ve daha birçok alanda zirvede olan imparatorluktur.
yıkılması ile avrupa dimağını kaybetmiş, karanlıklara boğulmuştur uzunca süre.
bu yüzden atilla'ya biraz kırgınım.
yıkılması ile avrupa dimağını kaybetmiş, karanlıklara boğulmuştur uzunca süre.
bu yüzden atilla'ya biraz kırgınım.
devamını gör...
30.
siyasetin, yönetimin, adaletin, ticaretin, propagandanın, şehirciliğin, mimarinin ve medeniyete dair daha bir çok idari bilim dalının kitabını latince yazmış devlettir. her biri üniversitelerde hâlâ okutulur.
devamını gör...
31.
balon bir imparatorluk olduğu önce alpleri aşıp gelen kartaclı hannibal barca sonra da kavimler göçünün etkisiyle cermenler ve türkler tarafından kanıtlanmıştır. kendi ordularından daha kalitesiz zırh ve silahlar kuşanan ordular karşısında madara olmuşlardır. batı ve doğu olarak ikiye ayrıldıktan sonra da ilk tokadı 476'da cermen kavimlerinden ikinci tokadı da 1453'te türklerden yemişlerdir.
ama yiğidi öldür hakkını yeme derler. kendilerinden sonraki tüm hanedanlıklar, devletler hep roma imparatorluğunu taklit etmişlerdir.
ama yiğidi öldür hakkını yeme derler. kendilerinden sonraki tüm hanedanlıklar, devletler hep roma imparatorluğunu taklit etmişlerdir.
devamını gör...
32.
insanlığın hukuk tanımını bile bu imparatorluğun adıyla anılır. avrupa(batı)'nın fenomen devleti. bir nevi eskilerin abd'si. bilim dünyasında romalılara latinler denir.
kişinin ve devletin, devletin(idarenin) toplum ile (aynı devlet içinde yaşayan farklı toplumların) hukukunu belirlerken şu an tek kaynak ve örnek roma hukukudur. roma imparatorluğu; batı roma ve doğu roma olmak üzere iki önemli ülkeye bölünmüştür ve çift dilli bir imparatorluktur. batı roma imparatorluğu'nun başkenti roma, doğu roma(bizans) imparatorluğu'nun başkenti istanbul şehriydi. batı roma imparatorluğu, asıl romadır çünkü roma imparatorluğu'nun başkenti roma şehri, ülkenin batısında kalıyordu. doğu roma imparatorluğu ise yedek roma'dır. roma'nın batısında, imparatorluğun resmi dili latince; doğusunda yedek dil yunanca konuşuluyordu ve bu durum, ister istemez derin kültür farklarına yol açıyordu.
roma imparatorluğu'nun ünlü latince spqr kısaltması ve tek başlı roma kartalıyla birlikte kırmızı zemindeki roma bayrağı
roma imparatorluğu dilsiz haritası ve roma'nın sınırları
roma imparatorluğu'nun eyaletleriyle birlikte haritası ve sınırları
kavimler göçü'nden sonra roma imparatorluğu'nun latince ve yunanca konuşan kültür farklarına bakılarak batı ve doğu olmak üzere ikiye ayrılması
kişinin ve devletin, devletin(idarenin) toplum ile (aynı devlet içinde yaşayan farklı toplumların) hukukunu belirlerken şu an tek kaynak ve örnek roma hukukudur. roma imparatorluğu; batı roma ve doğu roma olmak üzere iki önemli ülkeye bölünmüştür ve çift dilli bir imparatorluktur. batı roma imparatorluğu'nun başkenti roma, doğu roma(bizans) imparatorluğu'nun başkenti istanbul şehriydi. batı roma imparatorluğu, asıl romadır çünkü roma imparatorluğu'nun başkenti roma şehri, ülkenin batısında kalıyordu. doğu roma imparatorluğu ise yedek roma'dır. roma'nın batısında, imparatorluğun resmi dili latince; doğusunda yedek dil yunanca konuşuluyordu ve bu durum, ister istemez derin kültür farklarına yol açıyordu.




devamını gör...
33.
ulan erkekler doğru söyleyin, sahiden her gün aklınızdan geçiyor mu lan??
devamını gör...
34.
roma imparatoru trajan, m.s. 110 civarında tarihin bilinen ilk "alışveriş merkezi" olan trajan pazarı'nı inşa ettirdi. bu yapı, içinde dükkanlar, bürolar ve pazar yerleri bulunan çok katlı bir kompleks şeklindeydi.
bugünün avmleri kadar sıkıcı mıdır bilmem. roma imparatorluğu varolduğu sürece her zaman içinde bulunduğu zamanın ilerisinde yaşamış.
bugünün avmleri kadar sıkıcı mıdır bilmem. roma imparatorluğu varolduğu sürece her zaman içinde bulunduğu zamanın ilerisinde yaşamış.
devamını gör...
35.
roma imparatorluğu - güçlü ordusu, görkemli yapıları ve hukuku ile tanınırken, cinsellik konusundaki yaklaşımları da oldukça ilginçtir. eşcinsellik, roma toplumunda karmaşık bir yer tutuyordu ve bu konuda çeşitli görüşler bulunuyordu.
roma’da eşcinsel ilişkiler genellikle hiyerarşik bir yapıya dayanıyordu. örneğin, zengin ve güçlü bir adamın, köle veya alt sınıf bir erkekle ilişkiye girmesi toplumda yaygın bir durumdu. bu tür ilişkilerde, erkeğin cinsel rolü büyük önem taşıyordu; "aktif" rol üstlenen kişi genellikle saygınlık kazanırken, "pasif" olan kişinin durumu ise sorgulanıyordu. bu, cinselliğin sosyal statü ile doğrudan bağlantılı olduğunu gösteriyordu.
kadınlar açısından bakıldığında ise durum daha karmaşık bir hale geliyordu. eşcinsel ilişkilerin kadınlar arasında nasıl bir algı yarattığına dair belgeler sınırlıydı. ancak, bazı kadınların eşcinsel deneyimler yaşadığı ve bu durumun bazı sosyal çevrelerde kabul gördüğü bilinmektedir. yine de, bu ilişkiler çoğunlukla yargılanıyordu ve kadınlar, erkeklere kıyasla daha fazla eleştiriye maruz kalıyordu.
roma’da eşcinsel ilişkiler genellikle hiyerarşik bir yapıya dayanıyordu. örneğin, zengin ve güçlü bir adamın, köle veya alt sınıf bir erkekle ilişkiye girmesi toplumda yaygın bir durumdu. bu tür ilişkilerde, erkeğin cinsel rolü büyük önem taşıyordu; "aktif" rol üstlenen kişi genellikle saygınlık kazanırken, "pasif" olan kişinin durumu ise sorgulanıyordu. bu, cinselliğin sosyal statü ile doğrudan bağlantılı olduğunu gösteriyordu.
kadınlar açısından bakıldığında ise durum daha karmaşık bir hale geliyordu. eşcinsel ilişkilerin kadınlar arasında nasıl bir algı yarattığına dair belgeler sınırlıydı. ancak, bazı kadınların eşcinsel deneyimler yaşadığı ve bu durumun bazı sosyal çevrelerde kabul gördüğü bilinmektedir. yine de, bu ilişkiler çoğunlukla yargılanıyordu ve kadınlar, erkeklere kıyasla daha fazla eleştiriye maruz kalıyordu.
devamını gör...
36.
roma imparatorluğu zamanında kel erkekler kafalarına saç resmi yaptırırlardı.
devamını gör...