dünyanız zifir karanlık olmuştur güneş, güneş değil aydınlık, aydınlık değil aldığınız oksijen sizi rahatsız eden bir durumdadır.. hani hiç bir şey umurunuzda değildir ya.. bitsin abi artık yeter dersiniz.. hatta benim bu devirde doğmamam gerekiyordu yada benim bu dünyada ne işim var gibi cümleler kurarsınız... sonra pat birisi çıkar öyle bir ışık çakar ki ( bakın o bile o ışığın bu kadar güçlü olduğunu göremez ) her yeri aydınlatır miskin bir uykudan uyanmış gibi olursunuz ne oluyoruz lan falan dersiniz... sonra bakarsınız güneş ışıl ışıl.. kuşlar ötüyor rüzgar esiyor oksijen sizi sarhoş ediyor.. sonra bir çekimserlik gelir rüya mı?.. yada kanmamalıyım tekrar acı çekmemek için dersiniz... ama bakarsınız kanacak bir şey yok görmeniz gereken şeyleri görmeniz gerektiği gibi görmeye başlamışsınız... sorgularsınız bağlanmaktan korkar ama bağlanırsınız.. ben onun yanındayken havaların kötü olmasını unuttum .. yağmur çamur sis bulut umurumda bile değil... trafik olduğunda işkence çeken ben yanına giderken umurumda bile değil trafik olması sadece geç kalmaktan korkuyorum artık... zamanı .. anı yaşayamamaktan korkuyorum... yanına gidince saçlarını kokluyor öpüyorum terapi gibi geliyor zaten ona gitmek ayrı bir terapi bunlar da cabası oluyor öyle seviyorum ki sesli olarak bağıramıyorum seviyooorummmm diye ... korkuyorum biraz da.. ya nazar değer ya birisi kıskanırsa diye çevreme bile bahsetmekten korkuyorum.. ona bir şey olmasından tırnağının kırılmasından saçının telinin kopmasından korkuyorum... bazen de sarılırken çok sıkmaktan korkuyorum canını acıtırım diye... o kadar uzun zaman beklemişim ki ... uzun saçlarımı kestirip 3 numara yapınca karşıma çıktı yada öyle olması gerekiyordu... bu konuda ki tek keşke demem daha önce kestirseydim saçlarımı oldu... dün benim için ilerisi yoktu her gece yatarken sabaha uyanmamak için dualar ediyordum... şimdiyse o benim geleceğim kendime onun için daha fazla dikkat ediyorum... ondan önce ki dualarımın kabul olmaması için dualar ediyorum... o kadar çok uzattım ki hiç sevmediğim bir olaydır aslında.... ama sabaha kadar yazabilirim örnek verebilirim... yazmaktan durduramıyorum kendimi çok uzun yazıp siliyorum sanırım durdurmam gerek kendimi.. o benim geleceğim.. ne o bir başkasının b planı nede ondan sonra bir b planım var hayatımda ki yaşama amacım ... son olarak bazen kolunu yanağını bacağını ısırdığım için özür dilerim canını acıtmak istediğimden değil çok sevdiğim için içimden gelen bir his.... bir itirafta da bulunmak isterim artık geceleri yatarken öyle ileriyi hayal ediyorum ki kızımızı okula gönderiyorum... öncesinde ölmek için dualar eden birini bu denli heyecanlar yaşatman sevgi değil de nedir ? seni gerçekten çook seviyorumm ...
devamını gör...
sevmek çok tehlikeli bir duygudur albayım. bir kere seçemezsin kimi seveceğini, kime emanet edeceğini kalbini, benliğini. ya emanet ettiğin bir maske ise.
nedir boyutu mesela? sevdiğin kadar mı sevilmen gerekir yoksa hep biraz daha fazla mı? ya sevilmezsen ya yetmezse sevgin iki tarafa da.
can yakar bir kere. en çok insana sevdiğinden gelmez mi zarar? en çok sevdikleri yakmaz mı canını?
devamını gör...
derinlerine kazımak. derinlerde hissettirmek,hissetmek. kalbinin ritmini onunla saat kurar gibi ayarlamak. uyandığında ilk akla gelmesi.aynı güneşe onunla merhaba demek. elmanın en taze ve en olgun yerini ona bıçağa saplayarak uzatmak bir de.. ve daha daha nicesi.
devamını gör...
kahraman deniz’in uzak gelecek şarkısı çok güzel hele de “seviyorsam bir çiçeği, onu bahçeme ekeceğim” sözü çok iyi. seviyorsanız geciktirmeyin valla.

birisine karşı kalben hisler besleme duygusu.
devamını gör...
"denizi seyretmek gibidir bozkırda gökyüzünü seyretmek .."

neşet ertaş.
devamını gör...
"sevenler birbirlerine yara izlerini gösterirler. ilk önce bunu yaparlar... 'sana ruhumu açmadan önce bil ki incinebilirim' demek için...çünkü en çok sevdiklerin yaralar seni."
(bkz: alper canıgüz)gizliajans
devamını gör...
sevmek için kaç kişiye ihtiyaç vardır? onan ve narkissos'a tek
kişi yeterlidir. aristophanes için tek kişiye dönüşecek iki kişiye ihtiyaç vardır. kierkegaard'a göre bir başkasını üçüncüde
severiz, yani lacan gibi o da üç kişiye gerek olduğunu söyler.

ama rekor, altı kişi gerektiğini söyleyen freud'dadır: iki partner ve onların ebeveynleri.
devamını gör...
sevmek muazzam bir eylem. sevgisiz bir dünya düşünemiyorum. her şeyin gri olduğu bir hayat olurdu. anne baba sevgisi olmamasını saymıyorum bile. bir çiçeği bir hayvanı bir yemeği bir şarkıyı bir filmi bir kitabı sevmeden nasıl yaşar insan. renklere bile hayranlık duyuyoruz. hele kalbine bir kişi almadan nasıl yaşar ki insan. ben yaşayamam. sizi bilmem ama ben sevgisiz bir hayat düşünemiyorum. sevmek insanlığa verilmiş akıldan sonra gelen en güzel şeylerden biri. sevgi çoğalır ve paylaşılır. sevin sevmek güzel şey.
devamını gör...
en doğal halimin bile hak etmediğini söyleyenler oldu. bencilliğin kucağına gelmezki bu meret. uğraş ister, emek ister, kalıcılık ister. yorgunluğa gelemez. kesip atamazsın. hesap sorar. zordur o. seni senden koparır.
devamını gör...
çok uzun soluklu bir hikaye. evet bir mucize olmadıkça bir sona mutlaka sahip ama o güne kadar heybene attıklarınla atamadıklarınla bir bütün oluyorsun. kendinden önce onu düşünmek, onun için üzülmek, ondan daha çok sevinmek. birini sevince kendinden vazgeçersin aklına gelmez bir benlik çünkü iki ayrı bedende biz olmuşsundur. sevmenin büyüklüğüne inanıyorum aşka göre daha düzenli ve daha sınırları olan bir his. aşk seni yıpratır hırpalar zaten onu sonsuz kılan bu saçmalıktır. sevgi neydi? sevgi emekti. aferin asya en doğrusunu yaptın. insan bir defa aşık olur ama sonsuza kadar da sever.
devamını gör...
sevmek şey değil mi bakmak böyle sadece varlığını hissetmek orda oluğunu bilmek seninle olsa bile olmasına gerek yokmuşcasına sadece olsun istemek bazen nefesini en yakında hissetmek bazen de kalp atışını dinlemektir .
devamını gör...
apayrı bir şey, çağımızda ne olduğu unutulmuş, taklitlerinden sakınılmayan hatta ve hatta en kötü taklitleriyle karşılaşılabilen şey.
kim sevmeye, sevilmeye layıktır dersen orası sevmeyi sevilmeyi bilene...
devamını gör...
kainatın özü. farklı oranlarda farklı duyguların bir araya gelip insanın yüreğinde şekil alması.

bugünlerde en sık şefkat damarlarımdan besleniyor. nerde minik, muhtaç bir yavru görsem içimden ılıkça akıp gidiyor. kucaklayıp içimde saklamak, her şeyden korumak, sakınmak istiyorum. gözlerime doluyor sevmeklerim.
bazen bu tam tersi tezahür ediyor; küçücükleşmek, yitmek, kaybolmak istiyorum bi selde. tamamen kendimi bırakayım, teyakkuza sarılmış ellerimi çözeyim, teslim olayım, sığınayım akıp gideyim.
devamını gör...
bence seveceksen bir çocuk gibi seveceksin. tabii başarabilirsen. çocukların duyguları saf, temiz olur. bu duygularla severler, severken çıkarları olmaz.

ama var mıdır şimdi böyle sevecek babayiğit?
devamını gör...
sevmek deyince hemen aşk anlamayın yahu
annenizi, babanızı, kardeşinizi sevin
sizi seven arkadaşlarınızı dostlarınızı sevin
kedileri, köpekleri, kuşları, hayvanları sevin
ağaçları, çiçekleri, suyu, havayı sevin
allah'ın yarattığı bize verdiği zararsız her şeyi sevin.
sevmek güzeldir. insan sevdikçe güzelleşir.
tabiki aşk anlamında da sevin. o zaman tamamen değişip bir başka siz olursunuz. *
devamını gör...
sevmeyi sevmek, kendini sevmek, hayatı sevmek, baharı, güneşi, kırları, soluduğun havayı sevmek; kadınlara gelince... tüm bu başta saydıklarımı sevmeden bir kadını sevmeyeceğim ben.
devamını gör...
sevmek benim için çok anlam ifade eden bir kelimedir. ben sokaktaki kediyi de severim, arkadaşlarımı da severim, annemi de severim okuldaki o kahverengi ceketli çocuğu da severim.. ben severim ama sevdiğim kadar da sevilmem.

bir şiirde bahseder aslında yanlış hatırlamıyorsam can yücel der "sevdiğin kadar sevilirsin" diye.

yalan olduğunu düşünüyorum. hep kızarım kendime, polayyana gibi bakıyorsun dünyaya diye. ben severim herkesi ama herkes beni sevmez benim sevgimi kullanır beni manipüle etmeye çalışır yada egosunu tatmin eder.

sevmek böyle bir şey değil. sevmek saf ve temiz bir duygu olduğunu ve herkese layık olmadığını düşünüyorum. herkese de gösterilmeyeceğinin kanaatindeyim.
devamını gör...
sevmek çoğu zaman sevgisel davranışla karıştırılır. yani bir insanı seviyorsan bu doğrultuda devinim göstermelisin. severim eylemi lafta kalıyor genelde.

gerçi bir şeyi sevmen için illa onun uğruna çaba göstermen şart mıdır? bu da tartışma konusudur. sevdiğim şeylerin de beni sevmesini istemem şart değil. sevdiğim biri ile vakit geçirmek zorunda da değilim. uzaktan sevmek işime gelebilir.
devamını gör...
sevmek, sıra dışı ya da kahramanca şeyler yapmak değil; sıradan şeyleri hassasiyetle yapmaktır, demiş farid farjad. ben de bugün 'hassasiyetle' sevildiğimi öğrendim.*
bir öğrencim "en sevdiğiniz renkler arasında kırmızıyı söylemiştiniz, kırmızı çiçek vermek istedim o yüzden" dedi. niye zahmet ettin tarzı cevaplara girişirken "annemiz sayılırsınız, çocuğunuz değil miyiz biz sizin?" diye de nazikçe azarladı. ayrıca mavi ve griyi sevdiğim için resimlerini o renklerle boyuyormuş.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

#1196737 şu yazımda da belirttiğim gibi, birinin sizin neyi sevip neyi sevmediğinize dikkat etmesi, şu dünyada gerçekten var olabildiğimizi gösteren muhteşem bir şeymiş. saf sevginin, insana iyi gelen bir yanı varmış gerçekten.
devamını gör...
100.
kalplerin bir oluşu.

empati kurmanın ötesinde onun iyiliklere ve kötülüklere karşı hissettiklerinin aynısını hissetme
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

"sevmek" ile benzer başlıklar

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim