181.
üniversiteyi şehir dışında okudum. günlerim hep dolu dolu geçti. yapmadığım bir şey, içimde kalan hiçbir şey olmadı. şu anda o günleri çok özlüyorum.
o yurt odası, yurttan kaçmalar, vizeler, finaller, kavgalar, her gece gelen ambulans, her gün şikayet yemek....
hiçbirini hiçbir şeyle değişmem.
keşke o günlere dönsem...
o yurt odası, yurttan kaçmalar, vizeler, finaller, kavgalar, her gece gelen ambulans, her gün şikayet yemek....
hiçbirini hiçbir şeyle değişmem.
keşke o günlere dönsem...
devamını gör...
182.
yeniden doğmuş gibi olursunuz. özellikle aile ile geçtiyse tüm hayatınız bam başka biri olarak bitirirsiniz okulu.
devamını gör...
183.
güzel bir yerde güzel arkadaşlıklarla güzel. ya da güzel arkadaşların olduğu her yer güzel. aile evinden uzaklaşmak kafayı o kadar rahatlatıyor ki ilaçsız doktorsuz yeniden var oluyorsun. zorlukları var tabii herkese her şeyi anlatmama herkesle samimi olmaya çalışmamak ve herkese güvenmemekte fayda var. her ortama da girmek zorunda değilsiniz.
devamını gör...
184.
okul kapalıyken açılsın diye kendini yırtarsın sonra açılıp da giderken sanki kendini yırtan sen değilmişsin gibi salya sümük ağlarsın. garip bir durum
anlık
anlık
devamını gör...
185.
80'lerin sonu, 90'ların başına kadar ankara'da oturup da odtü, bilkent ve hacettepe'de okuyanlar da öyleydi. mesela ben. sonra buralar hep şehir içinde kaldı.
devamını gör...
186.
üç ayrı üniversiteyi ben de üç ayrı şehirde bitirmiş olarak diyeceğim şu ki, benim için yaşadığımı hissettiğim zamanlardı. şimdi geldiğim noktada artık okumaya gücüm kalsa da belki komik bir hal almaya başladığı için bırakmak zorunda kaldım ve kendimi yapayalnız hissediyorum.
çalışıyordum, eziyetli bir işim vardı, işin kendisi değil iş ortamı, işyeri, oranın kültürü, cringe, freak, leş.. ne derseniz işte, bana göre değildi, son zamanlarda da iyice boku çıkınca alacağımı aldım ve bastım istifayı, bastığım gibi de çıktım, 2 senenin emeği çöp, geriye kalan mesleki gelişimimi beynimde ödül olarak götürdüm. şimdi elim elim üstünde, ellerim de götümün üstünde uzaklara dalıp dalıp gidiyorum işte.
makamı elden gidince yıkılacak biri değilim, çünkü her yetkinliğimi uluslararası belgelendirdim, yani o makamlar, o yetkinlikler sadece benim için değil herkesin nezdinde kalıcı. en azından bu yönden içim rahat, biliyorum, yapabiliyorum al bu da ispatı diyebiliyorum en azından ki bunu bilerek, bu günler için yaptım, biriktirdim. kaldı ki daha büyük gelirler elde ettikçe, belki makamlar, daha saygın lisanslar edineceğim, bu bir gerçek, ben rahat durmam, yaparım. eğer yapmadıysam, beni benden alan, gözümün feri önceliklerimin yerine, aynı parıltıyı koyabilecek başka öncelikler edinmişimdir. bilmiyorum, nasıl olacaksa artık? hayat...
velhasıl, her bir üniversite kapısı, ayrı bir evrene açılan bir portal gibidir bence, ayrı dünyalarda apayrı insanlar tanır, apayrı frekanslarda farklı şeyler öğrenirsin, hem hayata dair, hem de kendine...
çalışıyordum, eziyetli bir işim vardı, işin kendisi değil iş ortamı, işyeri, oranın kültürü, cringe, freak, leş.. ne derseniz işte, bana göre değildi, son zamanlarda da iyice boku çıkınca alacağımı aldım ve bastım istifayı, bastığım gibi de çıktım, 2 senenin emeği çöp, geriye kalan mesleki gelişimimi beynimde ödül olarak götürdüm. şimdi elim elim üstünde, ellerim de götümün üstünde uzaklara dalıp dalıp gidiyorum işte.
makamı elden gidince yıkılacak biri değilim, çünkü her yetkinliğimi uluslararası belgelendirdim, yani o makamlar, o yetkinlikler sadece benim için değil herkesin nezdinde kalıcı. en azından bu yönden içim rahat, biliyorum, yapabiliyorum al bu da ispatı diyebiliyorum en azından ki bunu bilerek, bu günler için yaptım, biriktirdim. kaldı ki daha büyük gelirler elde ettikçe, belki makamlar, daha saygın lisanslar edineceğim, bu bir gerçek, ben rahat durmam, yaparım. eğer yapmadıysam, beni benden alan, gözümün feri önceliklerimin yerine, aynı parıltıyı koyabilecek başka öncelikler edinmişimdir. bilmiyorum, nasıl olacaksa artık? hayat...
velhasıl, her bir üniversite kapısı, ayrı bir evrene açılan bir portal gibidir bence, ayrı dünyalarda apayrı insanlar tanır, apayrı frekanslarda farklı şeyler öğrenirsin, hem hayata dair, hem de kendine...
devamını gör...
187.
tanıdık yoksa zordur
devamını gör...
188.
her gece partileme hayali ile gidilir. daha sonra ekmek arası doritos ve krem peynir ayinleri başlar.
devamını gör...
189.
yanlız ve zorlu hayatın içinde yaşamaktır
devamını gör...
190.
yalnız yaşadım ama zorluk.. bilemiyorum.
bir sabah boğaza bakan yurt odamdaki buzdolabında yiyecek bir şey bulamayınca sabah sabah kendime havyarlı sandviç yapmıştım.
bir sabah boğaza bakan yurt odamdaki buzdolabında yiyecek bir şey bulamayınca sabah sabah kendime havyarlı sandviç yapmıştım.
devamını gör...
191.
ne öğretirse öğretsin aile evindeki konforu bulamayacağınız eylemdir. hele ki zor bir bölümde okuyorsanız çok sıkıntılı ve maliyetlidir.
devamını gör...