161.
sohbetlerin kendin kendine, etrafında görünmez aynalar, tavanda uçsuz bucaksız bir beyaz perde varmışçasına seyre dalmalar, duvarlarda yankılanan sesleri arayış, arayan soran pek kimsenin olmadığını anlayış, bulutlardan başka kimsenin takibe almadığı uzun bir yürüyüş, yapmak istediğin onca şey varken boşverip rüyalarda yaşanacak daha renkli maceralar için büyük bir şevkle uykulara dalış.
devamını gör...
162.
her tür davetlerde, cafe, sinema, tiyatro, yemek, gezme, film, evde, hastalıkta, sağlıkta, gülerken, ağlarken, üzgünken, yaslıyken, hazanda, kışta, baharda, yazda... kısaca hayatın kendisinde hissedebilirsiniz. bunu bazen az. bazense iliklerinizde hissedersiniz.
o yalnızlıkta bir ses, bir seda, bir bakış, bir saç, bir el, bir dokunuş, bir nefes.... ararsınız.
duyduğunuz, sizin kalp atışınız, sizin soluğunuz ve duvarda asılı saatin tik tak sesleridir.
daha nasıl anlaşılır bu ''yalnızlık''.
o yalnızlıkta bir ses, bir seda, bir bakış, bir saç, bir el, bir dokunuş, bir nefes.... ararsınız.
duyduğunuz, sizin kalp atışınız, sizin soluğunuz ve duvarda asılı saatin tik tak sesleridir.
daha nasıl anlaşılır bu ''yalnızlık''.
devamını gör...
163.
kemoterapi salonundan çıkan herkesin koluna sevdiği biri gelip girerken, senin kolunda sadece kaskın olduğu andır.
not: tamamen kendi seçimim. zor anları yalnız yaşamayı seçiyorum.
not: tamamen kendi seçimim. zor anları yalnız yaşamayı seçiyorum.
devamını gör...
164.
merkür güneşe en yakın gezegen olsa da güneşi görmeyen yüzünde ısı -170 santigrat devreye kadar düşmekteymiş.
aynı ilgisiz insanların aynı evin içinde buz gibi durmasını hatırlattı. aynı yatağa giriyorsun ama en büyük derdini anlatamayacak kadar uzaksın.
aynı ilgisiz insanların aynı evin içinde buz gibi durmasını hatırlattı. aynı yatağa giriyorsun ama en büyük derdini anlatamayacak kadar uzaksın.
devamını gör...
165.
hava güzelken takılacak birini bulamamak.
devamını gör...
166.
bu yalnızlığı çok fazla büyütüyoruz. kendimizi sürekli diğerleriyle mukayese etme hastalığına tutulduğumuz için yalnızlığın tek gerçek olduğunu kabullenemiyoruz. yalnızız, ilelebet yalnız...
devamını gör...
167.
akla gelince.
devamını gör...
168.
devamını gör...
169.
çok şey anlatmak istiyorum sonra düşünüyorum anlatsam ne değişecek ki anlayanım olmadıktan sonra
devamını gör...
170.
bir ölsem de kurtulsam dediğim an. yani şuan.
devamını gör...
171.
koğuşa gelip yatağa yattığında bi iç geçirirsin, işte o andır.
devamını gör...
172.
bir sorunla karşılaşıldığında anlatacak bir kişinin olmaması.
devamını gör...
173.
kimsenin senin nazını çekmediğini fark ettiğin an, hep istenileni yapman karşılığında birilerinin sana tahammül edip zor anlarında kimsenin olmaması.
devamını gör...
174.
aracın bozulduğunda ilk kimi arasam diye düşündüğün an. *
devamını gör...
175.
176.
anlar.
devamını gör...
177.
sözlüğe girip, yalnızlığın anlaşıldığı anlar başlığındaki yazılanları üşenmeden tek tek okuyarak benzer durumların yaşanıp yaşanmadığını düşünmek, kıyas yapmak ve insanların haline üzülürken bir anda ne kadar yalnız olduğunun farkına varmak.
devamını gör...
178.
yalnızlık çok göreceli bir kavram bence. bazen otururken geliyor bana "ulan harbi yalnızım" düşüncesi. ama bu düşünce benim canımı acıtmıyor ya da incitmiyor. kalbim kırılmıyor birilerine. bence insan kendisiyle başbaşa kaldığında ve kendine yabancı olduğunda anlıyor. "çok kalabalıktım ama aslında çok yalnızım" kişisine göre olgunluğun bir göstergesidir kimine göre kendini insanlara bağlamış kimsenin hayatındaki en büyük acı. herkes bir gün kendisiyle başbaşa kalacak bu yüzden kendinize yabancı olmayın.
devamını gör...
179.
çiftlerle buluştuğumda önümde kol kola, el ele yürümeleri, benim de arkalarından çocukları gibi bakmam. hele özel günlerde dansa kaldırdıkları an falan böyle bir öküz oturuyor içime.
devamını gör...
180.
tevhid ile tanıştığınız da yalnızlığınızın gerçek boyutu anlaşılır.
devamını gör...
