aysel git başımdan
devamını gör...
geri gelen mektup sırf yazarının siyasi görüşü yüzünden hak ettiği değeri görmüyor. çoğu şiiri tokatlar geçer.


...
hasret çekerek uğruna ölmek de kolaydı,
görmek seni ukbadan* eğer mümkün olaydı.
...
devamını gör...
yalnız bir opera’yı yazabilmeyi dilerdim.
devamını gör...
sessiz gemi ~ yahya kemal beyatlı
devamını gör...
çok iyi niyetle sizleri anlamakla birlikte; kendi şiirinizi yazın o zaman.
sonuçta dünyanın en öznel edebi eseri bana göre şiirdir.
bir başkası adına gibi gelinse de; aslında kendine yazar bu sözleri şair. iç çekişmesidir. sesli söylemeye korktuğudur. bir nevi kaçışı, terapisidir. bir sırra vakıf olmak gibi onu okumak.
tamamen başkasında kopan fırtınalarda kalmak. roman gibi dolaylı da değildir. tokat gibi yüzüne gelir dizeleri. bu kadar kişiye özgü bir yazım sanatını, keşke ben yazdaydım diyemez insan o yüzden bana göre.
devamını gör...
aziz nesin/ sen söylemeden de biliyorum


"seziyorum ki kaçacaksın..
yalvaramam koşamam
ama sesini bırak bende
biliyorum ki kopacaksın
tutamam saçlarından
ama kokunu bırak bende
anlıyorum ki ayrılacaksın
çok yıkkınım yıkılamam
ama rengini bırak bende
duyumsuyorum ki yiteceksin
en büyük acım olacak
ama ısını bırak bende
ayrımsıyorum ki unutacaksın
acı kurşun bir okyanus
ama tadını bırak bende
nasıl olsa gideceksin
hakkım yok durdurmaya
ama kendini bırak bende."
devamını gör...
(bkz: penye ve hakikat)
(bkz: suyun ayak sesi)
devamını gör...

ben nerenin yanlışıyım hangi sokağın çıkmazı
ağaramayan gün gibi gecenin körüne tutsak
içlerden uzak bir sızı evlerden ırak bir kasvet
mataramda bir içim su, ben nerenin arsızıyım?
tanrım iki yanımda üç boyutlu duvarlar var
rica etsem yıksan onları bak hareket edemiyorum
kimin günahıyım ben kimin dilinin ucundaki küfür
ittifakla ihtilaf vesilesiyim neredeysem ve kiminleysem
ve neredeyse vazgeçecek gibiyim söylüyorum bak sen bilirsin.
kime biraz fazla yaklaşsam delirdiğini görür gibiyim
mitolojilerden hikaye bakıyorum kendime trajediler beğeniyorum
histerik kahkahalar atıyorum sümükten şelalelerle
biliyorsun değil mi tanrım çok iyi biliyorsun
ikimizde biliyoruz birbirimizi kandırmayalım
ben aslında annemin, babamın ve senin
müşterek ve başarısız projesiyim...


"keşke yazsaydım"dan ziyade "beni yazmışlar lan" diyeceğim türden güzide bi parça
devamını gör...
arkadaş zekai özgerin tüm şiirleri
devamını gör...
''sen bende neleri öpüyorsun bir bilsen
herkesin perde perde çekildiği bir akşam
siyah bir su gibi yollara akan yalnızlığı öpüyorsun
ağzında eriklerin aceleci tadı
elleri bulut, gözleri ot bürümüş ekin tarlası
bir çocuğun düşlerine inen tokadı öpüyorsun.
yağmur her zaman gökkuşağını getirmiyor
aralık kapılarda bekleyişin çarpıntısı
bir kadının eksildikçe ömrüme eklenen
uzun gecelerini, solgun gövdesini öpüyorsun.
uzak dağ köylerine vuran ay ışığı
kerpiçlerden saraylar kuruyor yoksulluğa
ne suların ibrişimi ne gökyüzü ne rüzgâr
sen bende gittikçe kararan bir halkı öpüyorsun.

sakarya caddesi'nde sarhoşlar
rakıyla buğulanmış kaldırımlarına gecenin
yüksek sesle bir şeyler çiziyorlar.
yalnızlık her koşulda bir sığınak bulur, diyorum
uzanıp dudağımdaki titremeyi öpüyorsun.
örseler acıyla düştüğü yeri
susarak büyüyen adamların sevgisi.
ağzında pas tadıyla bir inceliği söylemek
bir gülünç içtenliktir, gecikmiş ve ezik
sen bende yanlış bir ömrün tortusunu öpüyorsun.
insanın zamana karşı biricik şansıdır aşk
onca kapı onca duvar içinde bulur aynasını.
sen bende neleri öpüyorsun biliyor musun
herkesin simsiyah kesildiği bir akşam
yıldızlarla yedirenk gökyüzünü öpüyorsun.

sen bende, gözlerinin anne ışığıyla
bir solgunluktan doğan kocaman bir çocuğu öpüyorsun.''

şükrü erbaş
devamını gör...
kararmış tahta masamızda bir şişe şarap,
gecelerden bir gece bezginiz üstelik adamakıllı sarhoşuz.
ellerin ellerimde.
ispanyol meyhanesi, ümit yaşar.
devamını gör...
ruknettin'in kalbi için kehanetler
bir kemal sayar şiiridir. ilk dinlediğimde bunu ben nasıl yazmamışım demişimdir.
devamını gör...
(bkz: of not being a jew)

bir cümlesini bile yazamayacağımı çok iyi biliyorum.
devamını gör...
her gördüğümde yeni şiir ekleyeceğim konu;
(bkz: ahmed arif) - bu zindan bu kırgın bu can pazarı şiirini yazmış olmak isterdim ahmed arif'in cigarası olarak tanımlarım kendimi
devamını gör...
ona kimi yörelerde edebiyat ilgisi deniyor.. veri biriktirme türevli bişey değil gibi..
devamını gör...
zındandan mehmed'e mektup.
devamını gör...
kan kalesi
elbet bir hinlik vardır seni sevişimde
ey kanıma çakıllar karıştıran isyan

saçlarıma bin küsür yalnızlığı takıp girdiğim şehre
insan varlığımızdan tuhaf tohumlar bıraksam
günü geçmiş bir gazete, toprak bir çanak
bir daha gelmem belki diye bir not bakır maşrapanın yanında
şeytanlar da yürür benimle herhal ıslık çaldığım için
bir şahan tüylerini döker ardımsıra
artık bırakılmaktan yapılma bir adam sayılırım
böğrümde kambur çocuklardan bir payanda.

gizemli bir dehliz gibi şehri dolaşıyorum
sıkıca tutuyorum kendimi şehre karışmaktan alıkoymaya
her yerimde urlar çıkıyor, biraz kürt, biraz köylü, biraz makina
kangren oluyorum bahar geldiği için
urlarımı kesiyorum kör bir usturayla
ama kopmuyor onlar ve bana şehri dolaştırıyor
bırakabileceğim her şeyi bıraktırıyor bana
kızlardan geçilmiyor köprüler, ayak bileklerime dek
yükseliyor kız tortuları
tülbentlerden kanı süzülürken körpe yavruların
bir bazı şeyler bulmalı yüzümüze tebelleş olan bu korkuya
-avluya çık
-avluya kara bir şey bırakılmış
(bir bomba)

kulaklarımız alışmıştı tıpırtısına yağmurun
şehre sıkıntının rahatlığı basmadan giriyorduk
filimler üç günde bir değişiyordu
bense ikircikliydim ama korkmuyordum
polis olan babamla tatil arasında uçuşup duruyordum durmadan
urlarım yoktu, suçum yoktu,
ve beyaz kuşlar kalkardı anamın hırkasından
şehre karışmayan bir dehliz değildim
sevinçle kovalıyordum kendimi
bunları ansımak başımı döndürüyor bazan
elbet bir hinlik vardır seni sevişimde
ey kanıma çakıllar karıştıran isyan.

azan bir hevestir artık tanyeri
söküp gövdesinde bir cehennem parçalamak ister insan
şehrin defterini dürüp uzanmak ister yanına
üstümüzü kuş sesinden bir lekeyle örtmeli
umudumuzu kapmaya gelen makinaları
bütün çirkefini şehrin çarpıtıp aşkımıza
solumak gece
terlemek gece
gece çarşaflara…

açıklanacak, belletilecek olan belki
milât öncesi ve sonrası lâkırdıları
karışık banka hesapları, navlun
yani öylesine açık değil pek
hatta
-şehir mi, değil mi burası-
kötürüm bir kurt çantamı karıştırıyor
neden karıştırıyor, ne hakla
direnmeler, erzurumlar, kalfalar
gecenin ipini koparan gece safaları
-var mısın yok yere ağlamaya… ki bir sis
yanık bırakılmış bir fısıltı
şehri sarıyor, bir dehliz olan bana ulaşamıyor ama
herkesin içinde iğdiş bir bahar
bacakları eriyor memurların, evkızlarının
ve saat 24 vardiyasının işçileri
inmiyor ocaklarına.

yufka mıdır
yufka mıdır benim bakışım dünyaya
ki acılarıyla başlatırım insanları
derimi yalayarak geçen mevsim
beni alır şehirden yıpranmış bakışlarla
her askere gidenin, her tören yorgununun
kondurur kemerinin kaşına.
böylece ben, o küskün, o karışmayan dehliz
koca bir tomruğu yüklenirim arkadaşlarla
koca bir tomruğu kaldırıp kaldırıp
kümbetlere, bitkinliğin bordasına…
kanın çığırından çıktığı saattir bu
memelerini bana sıkıca bastırdığın
hercai bir yürek somurtkan kepenklerin ardında
şehri acıtan çocukluğumuza değdikçe
biz seviştikçe bizi acıtan
kukumav kuşları, mânilerle dolu bir yatak
zaç yağı şişeleri kocaman.

sen şimdi sevincimin akranısın
ey kanıma çakıllar karıştıran isyan
doğrusu seni toprağı eller gibi sevdim
yaralarımı onduranımsın
yatağımı hiç boş bırakmayan…
yüzümü ellerimle yine kapayayım mı?
bekçi karısının belaltını mı anlatayım insanlara
yoksa onlara bilinmez bir toprak mı adayayım
değil
partizanlığım dalaşmak istiyor anla
bu sarsak hırgürüyle dünyanın
dalaşmak dalaşmak dalaşmak
böylece aşk akranım oluyor benim
ey bayırdan ve yokuştan uzaklara
ey çırpınan bir geyiktir memelerin
karnın ısırgan otları gibi aklımda.

ismet özel
devamını gör...
(bkz: tahminen)


şu daireden gördüm, tam dibimde öldü martı
kırık kanatlarıyla daldı kanlı okyanusta
gördüm, gözlerimle gördüm; yandı, battı, çıktı martı
acımıyor, kanamıyor, sonunda bak dirildi martı
mahvolmak, sonunda kahrolmak
ölüm tadında hayat içip içinden çıkılmaz park olmak
ya hep ya hiç sen aptallık de istersen
zannettiğin mayıs değil tenimde mart olmak
yerse eğer ölümü kaldır aradan, sırtımda kamburla halk olmak yerse
kartondan kollarımı alevlere sürtüp lav olmak istiyorum
mahvolmak, istiyorum kahrolmak
kolunda kış, yanımda fark olmak istersen
canında can, kanından riski çıkar listenden
bir kurban seç kendine beraber ölecek yanında
götür, al, götür kalıntı kalmasın isminden
yeter mi acısını çektiğim yeter mi?
kahverengi kadrajında kürtaj olur cesetler
delik kaşından milimetrik saniyeler geçer mi?
zaman bitse bile acı hiç biter mi, defolup* gider misin?
tarihe kavuştu dün son katsayım
hayal kurmuyorum, ben devren yıkılmış bir arsayım
fakat yine de varım yağmur yine de karım
boğulmak bu gecede ölümü hem var sayıp hem yok sayıp
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

"yazarların keşke ben yazsaydım dedikleri şiir veri tabanı" ile benzer başlıklar

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim