yazarların kimseye söyleyemediği dertleri
başlık "100 numaralı adam" tarafından 15.12.2020 21:29 tarihinde açılmıştır.
61.
bitane var. ucundan buraya bile citlatamiyorum. beni bitirdi. kemirdi beni. sagligimdan oldum bu dert yuzunden.
devamını gör...
62.
bu derdin sorumlusu ben değilim ama söylersem olacakların sorumlusu ben olabilirim. en iyisi dursun durduğu yerde..
devamını gör...
63.
benim değil de bir arkadaşın derdi var diye başlıyorum o zaman.
devamını gör...
64.
65.
buraya kafa dağıtıp eğlenmeye gelmiştim ama ne mümkün...
yıllar önce sosyal medyada birisiyle tanıştım, heyecan arıyorum ya tanıştık reelde. buradaki yazdığım aşk şeyi mi? o dalgasına şeyler be. neyse. öyle güzel zamanlar geçiriyoruz ki, aşık olmaya başladım ben buna. normalde yolda görsem bakmam ama deli gibi aşığım.
sonra bu beni sürekli ekmeye başladı, her buluşmayı erteliyor da erteliyor ve buluşamıyoruz. en son kavga ettik, iletişimi kestik ikimiz de. çok uzun zaman sonra bugün yazdı. iyi olmadığını söyledi. evini biliyorum, atlayayım arabaya dedim. 1 saat gösteriyor trafikte, motora bindim ama nasıl kullanıyorum. 1 saat olan yolu belki 15 dakikada gitmişimdir.
kapıyı açtı, zayıfca sarıldı. sıkıca sardım kollarımla, gücü yok sarılmaya. saçlarını kokladım, hâlâ aynı kokuyor ve ben içimde hiç bitmeyen aşkı hissettim. güney kore'ye de ondan sonra gitmiştim. şehri değil ülkeyi terk ettim ben aşkımdan.
uzun uzun konuştuk. daha doğrusu uzun uzun sustuk, tek tek konuştuk. benim tanıdığım adam ölmüş sanki, onun yerine duygusuz bir ruh var karşımda. öyle yıkıldım ki... eve gelir gelmez yaptığım ilk şey elimdeki kaskı fırlatmak oldu. sinirden kudurmuş köpek gibiydim. neden dedim, neden beni bıraktı. neden ya neden?
gururundan ölse yazmazdı bana. kafasında bir şeyler olduğuna öyle eminim ki... bu buluşma sanki bi vedaydı çünkü uzun uzun beni öptü. öpmeyi de sevmez. ah... veda olduğuna öyle eminim ki, bunu bahis yapıp canımı ortaya koyabilirim.
korkudan deliriyorum şimdi. ya kendisine bir şey yaparsa? ah minik kelebeğim, sakın gitme. ben senin yokluğunu başka kollarda unutmayı denedim ama bir bok olmadı.
psikiyatrik tedavi almaya karar vermiş ama yanında olmamı istemiyor. en çok da buna sinir oluyorum.
yıllar önce sosyal medyada birisiyle tanıştım, heyecan arıyorum ya tanıştık reelde. buradaki yazdığım aşk şeyi mi? o dalgasına şeyler be. neyse. öyle güzel zamanlar geçiriyoruz ki, aşık olmaya başladım ben buna. normalde yolda görsem bakmam ama deli gibi aşığım.
sonra bu beni sürekli ekmeye başladı, her buluşmayı erteliyor da erteliyor ve buluşamıyoruz. en son kavga ettik, iletişimi kestik ikimiz de. çok uzun zaman sonra bugün yazdı. iyi olmadığını söyledi. evini biliyorum, atlayayım arabaya dedim. 1 saat gösteriyor trafikte, motora bindim ama nasıl kullanıyorum. 1 saat olan yolu belki 15 dakikada gitmişimdir.
kapıyı açtı, zayıfca sarıldı. sıkıca sardım kollarımla, gücü yok sarılmaya. saçlarını kokladım, hâlâ aynı kokuyor ve ben içimde hiç bitmeyen aşkı hissettim. güney kore'ye de ondan sonra gitmiştim. şehri değil ülkeyi terk ettim ben aşkımdan.
uzun uzun konuştuk. daha doğrusu uzun uzun sustuk, tek tek konuştuk. benim tanıdığım adam ölmüş sanki, onun yerine duygusuz bir ruh var karşımda. öyle yıkıldım ki... eve gelir gelmez yaptığım ilk şey elimdeki kaskı fırlatmak oldu. sinirden kudurmuş köpek gibiydim. neden dedim, neden beni bıraktı. neden ya neden?
gururundan ölse yazmazdı bana. kafasında bir şeyler olduğuna öyle eminim ki... bu buluşma sanki bi vedaydı çünkü uzun uzun beni öptü. öpmeyi de sevmez. ah... veda olduğuna öyle eminim ki, bunu bahis yapıp canımı ortaya koyabilirim.
korkudan deliriyorum şimdi. ya kendisine bir şey yaparsa? ah minik kelebeğim, sakın gitme. ben senin yokluğunu başka kollarda unutmayı denedim ama bir bok olmadı.
psikiyatrik tedavi almaya karar vermiş ama yanında olmamı istemiyor. en çok da buna sinir oluyorum.
devamını gör...
66.
67.
o kadar çok dert var ki hangisini anlatayım? hadi anlattım diyelim buraya içimi dökmeye değer mi? ya da bi derdi anlatmaya değer mi? insanların anlayışsızlıkları arttığından beri dertlerim kimseye anlatamadığım değil kimseye anlatmadıklarım oldu.
devamını gör...
68.
hayatım boyunca hep düzensiz oldum güçlü görünmek için kimseye derdimi problemimi yansıtmadım kimsenin fikrine danışmadım ama bazı şeyler ağır geliyor artık başımı koyacağım bir omuz bile yok . yok işte.
devamını gör...
69.
yapayalnız olmak. beş kişilik bir ailede anne babanın sevgisinin bir tek sana yetmemesi. biraz ergen gibi sanki. ama öyle biliyorum bunu herkes bilir. anlar. bazı fedakarlıklarin sonucunda nankörlük olur tek göreceğimiz. yapmasaydın oluyor. bir şey demek istemiyorum. ben size böyle yapmamıştım diyorum içimden. siz zor durumdayken böyle değildi. bir gün uçup gideceğim. o zaman belli olacak her şey.
devamını gör...
70.
dertler derya olmuş, ben de bir sandal. sandal olmak da ayrıca bir dert. onu kimseye söyleyemedim.
devamını gör...
71.
uzun boylu geniş omuzlu fit ve kaslı olmadığım için üzgünüm ama bunu dışarıya vurmuyorum. ben de isterdim böyle özelliklerim olsun. böyle biri olduğumda acaba nasıl bir hayatım olacaktı merak ediyorum. ya asker olup vatan millet derdine düşecektim ya da kız peşine.
platon demiş sanırım "sınanmamış erdem erdem değildir." diye. işte şu gün savunduğum / inandığım ahlaki ilkeleri öyle bir insan olsam savunmaya devam eder miydim merak ediyorum. mesela supernatural'ın bir bölümünde şeytanın çocuklarından birinin insanları ikna etme özelliği vardı. bunu şunun için yazdım. böyle james bond gibi kadınların cazibesine karşı koyamadığı bir erkek olmakla süper gücü ile her istediği kadını etkileyip yatağa atabilme gücü olan bir insan sonuçta aynı noktaya geliyor ama bir açıdan da iradesini aldığınız insanın seçme şansı da kalmıyor. peki çok yakışıklı olan erkeğin de kadının iradesini aldığını söylemek mümkün mü. bu elbette süper güç kadar kesin bir ikna değil ama mesela brad pitt gelse yok diyecek kaç kadın vardır eğer günah vs olayları olmasa.
(bkz: aklımda deli sorular)
(bkz: derdini seveyim butonu)
platon demiş sanırım "sınanmamış erdem erdem değildir." diye. işte şu gün savunduğum / inandığım ahlaki ilkeleri öyle bir insan olsam savunmaya devam eder miydim merak ediyorum. mesela supernatural'ın bir bölümünde şeytanın çocuklarından birinin insanları ikna etme özelliği vardı. bunu şunun için yazdım. böyle james bond gibi kadınların cazibesine karşı koyamadığı bir erkek olmakla süper gücü ile her istediği kadını etkileyip yatağa atabilme gücü olan bir insan sonuçta aynı noktaya geliyor ama bir açıdan da iradesini aldığınız insanın seçme şansı da kalmıyor. peki çok yakışıklı olan erkeğin de kadının iradesini aldığını söylemek mümkün mü. bu elbette süper güç kadar kesin bir ikna değil ama mesela brad pitt gelse yok diyecek kaç kadın vardır eğer günah vs olayları olmasa.
(bkz: aklımda deli sorular)
(bkz: derdini seveyim butonu)
devamını gör...
72.
şu an otobüsün en arkasındayım ve iki gündür asla yapmayacağım hatayı yapıp motorun yanına oturuyorum mabadım şu an proton hızlandırıcı olarak kullanılabilir çok kötüyüm..
devamını gör...
73.
uslanmaz bir enayiyim.
devamını gör...
74.
devamını gör...
75.
şu küçücük bedende iki ruh taşıyorum. bir yanım kahkaha atarken diğer yanım sürekli bu gülüşlerimin solacağını söylüyor.. her şeyin en olumsuz yanını görüyor ve üşenmeden sürekli bana hatırlatıyor. seviyorum olmaz diyor, gidiyorum gitme diyor, ağlıyorum sus diyor. kafayı yemek üzereyim.
devamını gör...
76.
kimseye söyleyemediğim şeyi burada neden yazayım ki?
devamını gör...
77.
devamını gör...
78.
her an ölmek ve gebermek istiyorum. insanlardan nefret ediyorum. o kirli düşüncelerinden ve beni dışlamalarından nefret ediyorum. ara ara kalbim ağrıyor böyle sanki iğne batırmışlar gibi. keşke ölsem de tüm bu boş hayat bitse.
devamını gör...
79.
şu an benim hatam yüzünden 35kişinin ödeme alamama riski var. içim içimi yiyor ya düzelmezse diye. en büyük derdim bu, kimseye de diyemiyorum :(
devamını gör...
80.
her an her şeyden korkuyorum. bakın öyle böyle değil. bu korku bana depresyon anksiyete okb hastalığına sebep oldu. hâlâ tedavi görüyorum ama geçmiyor. içimde her şeye karşı bir ikilem bir tereddüt var. yanlış anlaşılmasın ataerkilliği övmeyeceğim ama başınızda bir erkek olmayışı kötü bir şey. nasıl ki bir erkek en çok anneye bağlıysa ben de bir kız olarak babama bağlıydim. onun olmayışı beni her an bir güvensizlik içine sokuyor. bir şeyler ters gidecek ben toparlanmayacağım kimse bana yardım etmeyecek korkusu beni mahvediyor. o yüzden tanıştığım her insandan girdiğim her sınavdan okuduğum kitaplardan izlediğim filmlere kadar ya kötü çıkarsa ya hata yaparsam diye korkuyorum. saçma belki ama böyle işte. korkağın biriyim. umarım bir gün bunu yenerim ve hep olmak istediğim gibi cesur biri olurum.
devamını gör...

