sülaledeki en başarılı kişi ve mesleği
kendisi amcam olur, çalışmıyor şu an. başarısı daima istediği gibi yaşamasıdır. denemekten korkmaz, hatalarıyla barışıktır, inandığının peşindedir. bugünün insanıdır. güldü mü gözlerinin içine kadar güler, öfkelendi mi yine aynısı olur. başkalarının hayatını mahvetmiştir, bazen güzellik katmıştır ama sadece kendi istediği için yapar bunları. mevki, makam, kazanç olarak ondan çok üstün insanlar var sülalemde ama benim için başarı onun hayat deneyimi ve kendi hayatını yaşamak için kendine izin vermesi.
devamını gör...
plan yapmak
hiç beceremem ama yapmaktan da vazgeçmem. annemin meşhur sözü 'hayatı planlama, hayat seni planlar'
devamını gör...
hayatın en güzel yıllarını vasat geçirmek
daha da kötüsü aslında bunun farkında olmak; ama içine doğduğun hayatın uyuşturucu durgunluğuna kapılıp savrulmaktır.
önce iyi bir eğitim almadığını bilirsin içten içe, yalnızca vasat diyebilecegin düzeydedir, ama yine de tutulduğun yarışın anlamsızlığının farkında olmana rağmen düzene boyun eğip vasat bir insan olmaya ilk adımını atmış olursun.
insanlar bir yerlerde yaşamlarını sürdürmeye devam ederken, boş insanların boş muhabbetlerini dinlemek zorunda kalırsın; dinlemiyor musun ? haa işte o zaman yalnız kalırsın ve asosyallikle suçlanırsın; dinlersen de bomb*k kafalı, vasat biri olursun.
bu düzen üzerine bir pislik gibi yapışır. silmeye çalıştıkça daha çok bulaşır; öyle kalakalırsın. ilişkiler yüzeysel ve vasattır. öyle dandik bir çevren vardır ki, iyi bir şeyler yapmaya çalışmak demek, delirme noktasına gelinceye kadar ödün vermek demektir. sorgulayan bireyler, hem aşağılanır, hem yalnız bırakılır, hem de ümitsizlik içinde boğulmasına göz yumulur. yani vasat yaşamaya mahkûm edilir.
garip, kasvetli ve kötümser bir yorum gibi görünebilir ama değildir, çünkü bu toplumsal zehrin kendini nasıl da felç ettiğini bazen çok geç anlarsın; bazen de hiç anlayamazsın. umutsuzluk bir yandadır, ancak yaşama tutunmaya çalışmak da diğer bir yanda...
ilginç bir karmaşıklıktır bu, anlatmak zor.
önce iyi bir eğitim almadığını bilirsin içten içe, yalnızca vasat diyebilecegin düzeydedir, ama yine de tutulduğun yarışın anlamsızlığının farkında olmana rağmen düzene boyun eğip vasat bir insan olmaya ilk adımını atmış olursun.
insanlar bir yerlerde yaşamlarını sürdürmeye devam ederken, boş insanların boş muhabbetlerini dinlemek zorunda kalırsın; dinlemiyor musun ? haa işte o zaman yalnız kalırsın ve asosyallikle suçlanırsın; dinlersen de bomb*k kafalı, vasat biri olursun.
bu düzen üzerine bir pislik gibi yapışır. silmeye çalıştıkça daha çok bulaşır; öyle kalakalırsın. ilişkiler yüzeysel ve vasattır. öyle dandik bir çevren vardır ki, iyi bir şeyler yapmaya çalışmak demek, delirme noktasına gelinceye kadar ödün vermek demektir. sorgulayan bireyler, hem aşağılanır, hem yalnız bırakılır, hem de ümitsizlik içinde boğulmasına göz yumulur. yani vasat yaşamaya mahkûm edilir.
garip, kasvetli ve kötümser bir yorum gibi görünebilir ama değildir, çünkü bu toplumsal zehrin kendini nasıl da felç ettiğini bazen çok geç anlarsın; bazen de hiç anlayamazsın. umutsuzluk bir yandadır, ancak yaşama tutunmaya çalışmak da diğer bir yanda...
ilginç bir karmaşıklıktır bu, anlatmak zor.
devamını gör...
yazarların ömür boyu başına bela olacak özelliği
fazla seviyorum. takıntı derecesinde.
devamını gör...
40 yaşında adamsın sözlükte ne işin var sözü
sevgili dünkü bebeler, bugünkü ergenler; kaç kere anlattık bir daha anlatalım, bir daha yazalım. sözlük zihniyeti 1999'da ekşisözlük'te başlamıştır yani birileri daha vitaminken ortada yokken, o yüzden kiracı olup ev sahibine hırlamayalım haddimizi bilelim bıcırıklar.. herkese saygılar, sevgiler.
devamını gör...
maço erkek
bazı erkeklerin yaptığı pozlardır. ama bu sözde maçolar, hanımlarından izinsiz maça bile gidemezler.
devamını gör...
ayhan sicimoğlu
kargadan başka kuş tanımayan müzisyen, gezgin, televizyon programcısı ve iş adamı. hastasıyız.
devamını gör...
normal sözlük aşık atışması
yine döktürmüş domestic hıyar..
bu gece de sözlük de şenlik var..
çekirdeğimi aldım beklemekteyim..
aman bu güzel bayanı bekletmeyin..
bu gece de sözlük de şenlik var..
çekirdeğimi aldım beklemekteyim..
aman bu güzel bayanı bekletmeyin..
devamını gör...
en yakındaki kitabın 31. sayfasının ilk cümlesi
öğlenin on birine doğru üç arkadaşın üçünde de hayır kalmamıştı.
orhan kemal- bereketli topraklar üzerinde.
orhan kemal- bereketli topraklar üzerinde.
devamını gör...
güne bir söz bırak
dönüp duran bir çark
akıp giden bir zaman..
yine, yeniden bir sabah
"günaydın yaşamak.."
nazım hikmet
akıp giden bir zaman..
yine, yeniden bir sabah
"günaydın yaşamak.."
nazım hikmet
devamını gör...
menajerimi ara
son bölümünde "ne bu uyarlama sevdası" diye çemkiren uyarlama dizi.
devamını gör...
iki çeşit insan vardır
iyi ve kötü.
devamını gör...
çarpanlara ayırma
bulmaca çözmek gibidir. bazen hala stres atmak için çözsem mi diye düşündürür.
t. çarpanlara ayırma, bir polinomun, tam sayının ya da matrisin kendisini oluşturan bileşenlerin çarpımı şeklinde yazılmasıdır.*
t. çarpanlara ayırma, bir polinomun, tam sayının ya da matrisin kendisini oluşturan bileşenlerin çarpımı şeklinde yazılmasıdır.*
devamını gör...
nanoteknoloji
bilim ve teknolojinin, nanometre, yani metrenin milyarda biri boyutlarındaki çalışmalarda bir araya gelmesi.
bu boyutlardaki yapılara, doğada rastlanabilir. örneğin bir sineğin göz yapısı, nano boyutlarda bir biyolojik "doğal teknoloji"dir aslında. bu doğal yapılara ek olarak, bilim insanlarının, bir objeyi oluşturan atomların dizilimini değiştirmek suretiyle oluşturduğu nano yapılar da mevcut. bu çalışmalar tıp, gıda, temel bilimler, mühendislik gibi birçok alanda yer buluyor. ayrıca nanorobotlar da özellikle ameliyatlarda, titizlikle yapılması gereken ince işlerde gelecekte oldukça etkili olacak.
aslında bu teknoloji çok da yeni değil. fikir olarak temeli daha geriye gitse de, özellikle 1970'lerden bu yana gündemde ve üzerinde çalışılıyor. bilgisayar, cep telefonu gibi elektronik aletlerde -mesela transistörlerde- yararlanılıyor kendisinden. ancak tabi bu boyutlardaki malzemelerde kuantum mekaniğinin özellikleri devreye girdiğinden, çalışmalar özen gerektiriyor.
bu boyutlardaki yapılara, doğada rastlanabilir. örneğin bir sineğin göz yapısı, nano boyutlarda bir biyolojik "doğal teknoloji"dir aslında. bu doğal yapılara ek olarak, bilim insanlarının, bir objeyi oluşturan atomların dizilimini değiştirmek suretiyle oluşturduğu nano yapılar da mevcut. bu çalışmalar tıp, gıda, temel bilimler, mühendislik gibi birçok alanda yer buluyor. ayrıca nanorobotlar da özellikle ameliyatlarda, titizlikle yapılması gereken ince işlerde gelecekte oldukça etkili olacak.
aslında bu teknoloji çok da yeni değil. fikir olarak temeli daha geriye gitse de, özellikle 1970'lerden bu yana gündemde ve üzerinde çalışılıyor. bilgisayar, cep telefonu gibi elektronik aletlerde -mesela transistörlerde- yararlanılıyor kendisinden. ancak tabi bu boyutlardaki malzemelerde kuantum mekaniğinin özellikleri devreye girdiğinden, çalışmalar özen gerektiriyor.
devamını gör...
rodion romanoviç raskolnikov
rusçada raskol, bölünmüş.veya parçalanmış anlamına gelir. dostoyevski, romanlarında ortodoks sembolleri yerleştirmeye özen gösteren koyu bir hıristiyandır.
bölünmüş veya parçalanmış manasına gelen raskol ile 17. yy’da rus ortodoks kilisesi’nde meydana gelen anlaşmazlıklara atıfta bulunur.
bölünmüş veya parçalanmış manasına gelen raskol ile 17. yy’da rus ortodoks kilisesi’nde meydana gelen anlaşmazlıklara atıfta bulunur.
devamını gör...
popülaritesini hak eden filmler
klasikleşen tüm bu eserlere ek olarak geçen yılın yapımlarından biri olan 'promising young woman'dır.
devamını gör...
yazarların en büyük keşkesi
keşke zamanında babam annemin sözünü dinleyip yurt dışına gitmeyi kabul etseydi de burada doğmasaydım.
bir de, keşke şimdiki aklımla 20 yıl öncesine dönebilsem.
bir de, keşke şimdiki aklımla 20 yıl öncesine dönebilsem.
devamını gör...
kaybedilen en tuhaf eşya
ben kardeşimi kaybetmiştim.
annem, ben ve kardeşim pazara gitmiştik.
ben annemin elini kardeşim de benim elimi tutuyordu. hiç unutmam canım çok mısır istedi, tutturdum "ben mısır istiyorum" diye, aldırdım anneme. mısır hem sıcak hem de iki elim dolu, napayım kardeşimin elini bıraktım.* 5 dakika sonra annem çığlık kıyamet kardeşimi arıyor, ben hala mısır yiyorum. neyse ki zabıta abiler durumu fark etmiş hemen ağlayan kardeşimi bulmuşlar. *
o gün bugündür mısır yemedim dersem yalan olur, yedikçe kardeşime olayı anlatır gülerim. tabi annemin olmadığı zamanlarda.*
annem, ben ve kardeşim pazara gitmiştik.
ben annemin elini kardeşim de benim elimi tutuyordu. hiç unutmam canım çok mısır istedi, tutturdum "ben mısır istiyorum" diye, aldırdım anneme. mısır hem sıcak hem de iki elim dolu, napayım kardeşimin elini bıraktım.* 5 dakika sonra annem çığlık kıyamet kardeşimi arıyor, ben hala mısır yiyorum. neyse ki zabıta abiler durumu fark etmiş hemen ağlayan kardeşimi bulmuşlar. *
o gün bugündür mısır yemedim dersem yalan olur, yedikçe kardeşime olayı anlatır gülerim. tabi annemin olmadığı zamanlarda.*
devamını gör...
sözlükte fenomen olmak
bilecik il emniyet müdürü olmak gibidir.
devamını gör...
thomas samuel kuhn
hem fizikçi hem bilim tarihçisi, hem de bilim felsefecisi.* the structure of scientific* revolutions adlı eseriyle çığır açmıştır. bu kitapla ''paradigma'' kavramını sadece felsefenin değil, tüm akademinin gündemine sokmuştur. the copernican revolution* ve the road since structure* the essential tension* türkeye çevrilen eserleridir. black-body theory and the quantum discontinuity* hala çevrilmedi malesef.
kuhn deyince akla gelen bilimsel devrimlerin yapısı ve paradigma kavramıdır. bu kitabında klasik bilim anlayışına saldıran kuhn, bilimin ''paradigma'' değişiklikleriyle süregeldiğini ve bunun bi ilerleme olmadığını ileri sürmüştür. ilerleme(progress), tekamül ve evrilmedir. bilimde meydana gelen paradigma değişiklikleri, sadece hakim olan gözlem öncesi yargı ve değerlerin değişmesiyle ilgilidir. bir tekamül söz konusu değildir. daha önce kabul görmemiş teorik anlayışlar yeni paradigmalarda kabul görebilir olduğunu da bilim tarihinde görmüştür. buradaki ilhamını da alexandre koyre'den alır.
kopernik devrimi'nde de bahsettiği üzere, kuhn, aristo kozmolojisi üzerinde de sık sık düşünür ve ''saçma''lığını anlamlandıramazmış. böyle ütopik bi evren kuhn'a saçma gelip de, aristo gibi bi dehaya nasıl makul gözükebilir diye düşünmeye devam ederken bir epifaniyle birlikte, bunun bir ''değer'' farkı olduğunu idrak ediyor. paradigmaları açıklayan değerler arasında asla bi objektiflik yoktur kuhn'a göre. yani kısaca, kuantum teorisi, newtonyen anlayıştan daha iyi bi açıklama sunmaz bize. sadece farklı bi bakış açısıdır. işte bu tespitler bilim dünyasını sonu gelmez bi tartışmaya itmiş bulundu can yazarlar.
edit: yapı'dan sonraki yol adlı kitabında itiraf ettiği üzere, ömrünün kalanını bir kuhniyen olarak geçirmemiştir.
kuhn deyince akla gelen bilimsel devrimlerin yapısı ve paradigma kavramıdır. bu kitabında klasik bilim anlayışına saldıran kuhn, bilimin ''paradigma'' değişiklikleriyle süregeldiğini ve bunun bi ilerleme olmadığını ileri sürmüştür. ilerleme(progress), tekamül ve evrilmedir. bilimde meydana gelen paradigma değişiklikleri, sadece hakim olan gözlem öncesi yargı ve değerlerin değişmesiyle ilgilidir. bir tekamül söz konusu değildir. daha önce kabul görmemiş teorik anlayışlar yeni paradigmalarda kabul görebilir olduğunu da bilim tarihinde görmüştür. buradaki ilhamını da alexandre koyre'den alır.
kopernik devrimi'nde de bahsettiği üzere, kuhn, aristo kozmolojisi üzerinde de sık sık düşünür ve ''saçma''lığını anlamlandıramazmış. böyle ütopik bi evren kuhn'a saçma gelip de, aristo gibi bi dehaya nasıl makul gözükebilir diye düşünmeye devam ederken bir epifaniyle birlikte, bunun bir ''değer'' farkı olduğunu idrak ediyor. paradigmaları açıklayan değerler arasında asla bi objektiflik yoktur kuhn'a göre. yani kısaca, kuantum teorisi, newtonyen anlayıştan daha iyi bi açıklama sunmaz bize. sadece farklı bi bakış açısıdır. işte bu tespitler bilim dünyasını sonu gelmez bi tartışmaya itmiş bulundu can yazarlar.
edit: yapı'dan sonraki yol adlı kitabında itiraf ettiği üzere, ömrünün kalanını bir kuhniyen olarak geçirmemiştir.
devamını gör...