herkes mahlasına yakışanı yapsın
ya ben buralara yabancıyım. birileri yardım edebilir mi bana. yeni geldim de
evet rakıyı da bırakıcam. bak söz veriyorum bırakacağım
evet rakıyı da bırakıcam. bak söz veriyorum bırakacağım
devamını gör...
ölümün en iyi tanımı
ölümün en iyi tanımı ölümdür. bir kelimenin bu kadar korku saldığı da görülmemiştir. ki bir çok insan yok sayar bu kelimeyi. kılıflara sarar. alt etmeye çalışır. ama nafile, gelecektir o gün. o yüzden:
“ölmeden önce ölünüz.”
hadis-i şerif
“ölmeden önce ölünüz.”
hadis-i şerif
devamını gör...
insana kendini şanslı hissettiren durumlar
kartta para var mıydı diyerek tereddütle bindiğiniz otobüse kartınızı bastığınızda, kartın içinde kalan son paranın kuruşu kuruşuna yetmesidir.
devamını gör...
johnny depp
üç adet oscar adaylığı bulunan, yaptığı bazı şeyleri neden yaptığını anlamadığım, aslında çok yetenekli olduğunu düşündüğüm halde kendini zaman zaman tim burton batağından kurtaramadığı için çok sinirlendiğim amerikalı aktördür.

karayip korsanları serisinde muhteşem bir karaktere can vermiştir ve bu rolüyle en iyi erkek oyuncu oscar’ına aday olmuştur. finding neverland filminde yüzü boyanmadan da iyi oyunculuk sergileyebildiğini göstermiş ve yine bir oscar adaylığı kaznamıştır. benim en sevdiğim karakterlerinden biri olan sweeney todd ile de muhteşemdir ve yine bir adaylık elde etmiştir.
bunun dışında ise the tourist ve waiting for the barbarians filmlerindeki performansı yerle yeksandır. bir ödül töreni esnasında rick gervais’in sorusu üzerine the tourist filmini kendisinin bile izlemediğini itiraf etmiştir.
charlie and the chocolate factory ve alice in wonderland filmlerinde ise kendisi iyi bir performans sergilemesine rağmen geçmiş zaman katili tim burton’ın eskiden güzel yapılmış filmleri berbat etme geleneğine kurban gitmiştir.
yine de aktörün hem karakterinden hem de yeteneğinden beklentim çok büyük. bir gün gerçekten efsane bir film ve efsane bir oyunculukla kendini daha iyi ifade edecektir.

karayip korsanları serisinde muhteşem bir karaktere can vermiştir ve bu rolüyle en iyi erkek oyuncu oscar’ına aday olmuştur. finding neverland filminde yüzü boyanmadan da iyi oyunculuk sergileyebildiğini göstermiş ve yine bir oscar adaylığı kaznamıştır. benim en sevdiğim karakterlerinden biri olan sweeney todd ile de muhteşemdir ve yine bir adaylık elde etmiştir.
bunun dışında ise the tourist ve waiting for the barbarians filmlerindeki performansı yerle yeksandır. bir ödül töreni esnasında rick gervais’in sorusu üzerine the tourist filmini kendisinin bile izlemediğini itiraf etmiştir.
charlie and the chocolate factory ve alice in wonderland filmlerinde ise kendisi iyi bir performans sergilemesine rağmen geçmiş zaman katili tim burton’ın eskiden güzel yapılmış filmleri berbat etme geleneğine kurban gitmiştir.
yine de aktörün hem karakterinden hem de yeteneğinden beklentim çok büyük. bir gün gerçekten efsane bir film ve efsane bir oyunculukla kendini daha iyi ifade edecektir.
devamını gör...
geceye çocukluktan kalan bir ukde bırak
uçurtma uçuramamak.
devamını gör...
spordan sonra oluşan kas ağrısı
tuhaf bir şekilde haz veren ağrıdır
devamını gör...
bir sabah ansızın 1985 sabahına uyanmak
annem iki yaşında o zamanlar tabii
devamını gör...
gibi gibi
söz ve müziği canım barış manço'ya ait muhteşem eser.
barış manço
mehmet erdem
barış manço
mehmet erdem
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının karalama defteri
acaba diyorum:
az önce kaydoldum sözlüğe, burası kafa sözlük, bir de kafa dergisi var, e bir de kafa radyo.
şimdi, bunların arasındaki ilişki ne? bir ilişki varsa eğer radyoda da matrax var.
matrax varsa çooookk eskilerden zekirdek de var.
şimdilerde nerede o zekirdekçiler, o güzel insanlar.
acaba buradalar mı? burada eski zekirdek havaları eser mi?
düşünceler, düşünceler...
aylar sonra gelen edit: yazdıklarımla hiç alakası yok lan. bu kafa başka kafa.
az önce kaydoldum sözlüğe, burası kafa sözlük, bir de kafa dergisi var, e bir de kafa radyo.
şimdi, bunların arasındaki ilişki ne? bir ilişki varsa eğer radyoda da matrax var.
matrax varsa çooookk eskilerden zekirdek de var.
şimdilerde nerede o zekirdekçiler, o güzel insanlar.
acaba buradalar mı? burada eski zekirdek havaları eser mi?
düşünceler, düşünceler...
aylar sonra gelen edit: yazdıklarımla hiç alakası yok lan. bu kafa başka kafa.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının çektiği fotoğraflar
devamını gör...
normal sözlük'teki kendinizle mesajlaşamazsınız uyarısı
az önce aldığım garip bir uyarı, amerikanın oyunları diyerek geçiyorum.
devamını gör...
sabaha şarkı bırak
suzan hacigarip ft. çağan şengül- sancı
devamını gör...
wild wild country
“tartışmalı bir tarikat lideri, oregon çölünde ütopik bir kent kurar. ancak yerel halkla yaşanan sürtüşme ulusal çapta bir skandala dönüşür.”
wild wild country yani türkçe ismiyle vahşi kırlar belgeseli, osho olarak bilinen asıl adı bhagwan shree rajneesh olan bir guru ve onun kurduğu tarikatı anlatır. bu tarikat hindistan’da barınamaz ve abd’ye yani oregon’a göç eder. orada büyük bir arazi alırlar ve kendilerine bir köy kurarlar: rajneeshpuram. kısa zamanda kimsenin kullanmadığı çölün ortasındaki bu araziden küçük bir şehir yaratır “rajneeshee’ler”. ilk bakışta herkesin birbirine yardım ettiği, alışverişin takas usulü döndüğü, herkesin özgürce yaşayabildiği bir yer olarak görünüp insanlara sempatik gelse de bu şehirde işler göründüğü gibi değildir. tarikat zamanla o kadar büyür ki rajneeshee’ler resmen abd içinde küçük bir devlet kurmuş gibidir. güya özgürlük ve sevginin olduğu bu yerde aslında suç kol gezmektedir.
6 bölümden oluşan bu belgeseli bir çırpıda bitirdim. belgeselin en sevdiğim yanı bize olayları yaşayan kişilerden yani birinci ağızlardan dinleyebilme imkanı vermesi oldu. hatta öyle ki bhagwan’ın en yakınlarından olan genel sekreter ma anand sheela’yı bile dinleme imkanı buluyoruz belgeselde. ama beni en çok etkileyen oregon halkından olan insanların konuşmaları oldu. kendi hallerinde sakince yaşayan bu insanların hayatı tarikatın oregon’a gelmesiyle yavaş yavaş altüst olmuş. belgeseli izledikçe gerçekten dehşete düştüm. rollce royce sevdalısı, yüzünde gram nur olmayan dedemiz nasıl olmuş da bu kadar insanı peşine takmış anlamış değilim.
wild wild country yani türkçe ismiyle vahşi kırlar belgeseli, osho olarak bilinen asıl adı bhagwan shree rajneesh olan bir guru ve onun kurduğu tarikatı anlatır. bu tarikat hindistan’da barınamaz ve abd’ye yani oregon’a göç eder. orada büyük bir arazi alırlar ve kendilerine bir köy kurarlar: rajneeshpuram. kısa zamanda kimsenin kullanmadığı çölün ortasındaki bu araziden küçük bir şehir yaratır “rajneeshee’ler”. ilk bakışta herkesin birbirine yardım ettiği, alışverişin takas usulü döndüğü, herkesin özgürce yaşayabildiği bir yer olarak görünüp insanlara sempatik gelse de bu şehirde işler göründüğü gibi değildir. tarikat zamanla o kadar büyür ki rajneeshee’ler resmen abd içinde küçük bir devlet kurmuş gibidir. güya özgürlük ve sevginin olduğu bu yerde aslında suç kol gezmektedir.
6 bölümden oluşan bu belgeseli bir çırpıda bitirdim. belgeselin en sevdiğim yanı bize olayları yaşayan kişilerden yani birinci ağızlardan dinleyebilme imkanı vermesi oldu. hatta öyle ki bhagwan’ın en yakınlarından olan genel sekreter ma anand sheela’yı bile dinleme imkanı buluyoruz belgeselde. ama beni en çok etkileyen oregon halkından olan insanların konuşmaları oldu. kendi hallerinde sakince yaşayan bu insanların hayatı tarikatın oregon’a gelmesiyle yavaş yavaş altüst olmuş. belgeseli izledikçe gerçekten dehşete düştüm. rollce royce sevdalısı, yüzünde gram nur olmayan dedemiz nasıl olmuş da bu kadar insanı peşine takmış anlamış değilim.
devamını gör...
belki üstümüzden bir kuş geçer
lisede resim dersinde öğretmenimiz tarafından dinletilirdi.sınıftaki en haşin öğrenci bile yoğun duygularla resmine odaklanırdı. öyle bir şarkı işte şeker gibi yapıyor insanı.
devamını gör...
canını acıtan en kötü şey
sevdiğiniz birini son görüşünüzün o an olduğunu bilmeden onu görmeniz ve akabinde gelen, yıllarca peşinizi bırakmayan keşkeler...
devamını gör...
agnostik
yaratıcıyla ilgilenmeyen olarak bilinse de bu yanlış bir tanımdır. yaratıcının varlığıyla ilgilenmeyen apateizm dir. agnostik bir kişi işe tanrının varlığının bilinemeyeceğini savunur.
devamını gör...
kürt yahudileri
musevi inancına bağlı ve kürtçe'nin soranca dilini konuşan bir halk. bildiğimiz kürt'ün musevi versiyonudur, başka hiçbir farkları yoktur. asurluların israil'i işgali sonrasında mezopotamya'ya sürgün edilen israiloğullarının bölgedeki kürtlerin arasına karışması ve iç içe geçmesiyle oluşmuşlardır. eskiden ırak'ın erbil, kerkük, zaho, duhok gibi şehirlerde ve çevrelerinde köylerde yaşarlarmış. şimdi hepsi israil'de yaşamakta. böylece 300 bin kürtle israil önemli bir kürt popülasyonuna sahiptir
devamını gör...


