yuh lan.
tabuta saldırmak nedir yahu? şu, bu, o fark etmez, ölmüş birine saldırmak, tabutuna saldırmak ne olm?
ulen biz nasıl bir zamanda yaşıyoruz?
beşiktaşlı, şuralı, buralı değil; insan değil bunlar.
devamını gör...

şimdi yazılanları okudumda, bende haber spikerliğine yükseldim, ama birgün bile yüreğim kaldırmazdı sanırım haberleri okumaya, ölenleri, sürünenleri okuduktan sonra şimdide hava durumu demekde ne biliyim, zor iş.
devamını gör...

kişiden kişiye değişir. bazısı anlasın diye yakınında dururken bazısı yüzüne bakmaz, tersler ya da konuşmaz. ben direk pat diye söyleme taraftarıyım. hayat kısa sonuçta.
devamını gör...

hiç bozmadığım alışkanlıktır.
günlük gazete alır okurum
yeri farketmez bunun için özel bir zaman oluşturmam,
muhakkak her sabah köşe marketten günlük gazetemi alır yoluma öyle devam ederim.
olmazsa olmaz pazar günü bulmaca keyfidir.
demode gelebilir evet ancak,
günümüz teknolojisi asla o kokuyu yada dokuyu vermiyor..veremiyor
devamını gör...

sözlükte henüz pek ilgi çekmeyen tanımlar. sözlüğün kimliği henüz oturmadı, veri tabanı genişlemesi devam ediyor.
bir noktada diziler, filmler, kitaplar, kişiler, terimlerle ilgili başlıklar önemli ölçüde doldurulmuş olacak. aktüele ilgi oradan itibaren artışa geçer diye tahmin ediyorum.
devamını gör...

“sensizliğin acısını
sen nereden bileceksin?
sen hiç sensiz kalmadın ki
mevsimleri saymadın ki”

kişiden kişiye değişebilecek şarkıdır. benim için de “anlasana”.
devamını gör...

2017 yılında iletişim yayınları tarafından yayımlanan tanıl bora ve mustafa ciftci kitabı. kitapla ilgili tanıtım için
buradan
kitapta yenge kavramının sırf cinselliği ya da evin gelini olmadığı yönünde pek çok bilgi ve örnek de mevcut. türkiye'de futbolcularin seksi eşlerine yenge denilmesi, televizyon dizilerindeki yengelerin incelenmesi, semra özal'ın yengelik makamı, yenge kelimesinin etimolojik bağlantıları, ülkemizdeki cinsiyet rolleri üzerinden yenge kavrami ve buna paralel erkeklik olgusu farklı kişiler ve farklı anlatım tarzıyla verilmeye çalışılmış.
devamını gör...

diğer adıyla tek şekerdir. “mono” latincede 1 anlamına gelir. sindirilmezler. küçük yapılıdırlar. hücre zarından geçebilirler. bazı çeşitleri solunum tepkimelerinde doğrudan enerji üretimimde kullanılabilir. karbon sayıları 3 ile 8 arasında değişir.
devamını gör...

an itibariyle bi oturuşta ilk 6 bölümünü bitirdiğim izlerken kafamın arka tarafında ağrı hissettiğim dizidir

neredeyse herkesin kafasına vuruyorlar
devamını gör...

öğretmeni normal bir devlet memuru gibi gören kafanın hiç kimseye bir faydası olmaz .
mustafa kemal atatürk'e
' paşam vekil maaşlarını düzenliyoruz, nasıl yapalım ? ' dediklerinde o ,
' öğretmen maaşını geçmesin ' diyerek , eğitime , eğitimciye verdiği önemi daha 100 yıl önce ortaya koymuştur.
bunu konuşanların, yeni başkanlık sistemiyle birlikte hiçbir etkinliği ve fonksiyonu kalmayan 600 milletvekiliyle ilgili tek kelime etmemesi manidardır.
2018 yılında 600 vekilin devlete maliyeti 400 milyon liradır.
devamını gör...

affınıza sığınarak söylüyorum, bir kişiyi hayatınızda istemediğinizi söyleyebilecek kadar iletişim kuramamanız o kişinin değil sizin yoksunluğunuzdur. olsun, bu da geçer.
devamını gör...

"sonrasını düşünmeden" anlamında kullanılan yeni nesil sözcük öbeği.
devamını gör...

mutfakta sahip olduğum süper güçlerdir.

yanmaz yapışmaz tavaya krep hamurunu yapıştırabiliyorum.

ve daha da süperi bir dünya malzeme ile fırına attığım kek kalıbını neredeyse bomboş fırından çıkarabiliyorum.

hadi ilkini geçtim ama sonuncusuna bir türlü akıl sır erdiremiyorum. tamam kabarmıyor anladım da o kadar malzeme nereye gidiyor vallahi bilmiyorum.

benimki kek kabarması değil kek çekilmesi mübarek:))
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
ne eksik ne fazla.
devamını gör...

distopyanın gerçek olması sorunsalı
george orwell
devamını gör...

nasa nın babalarından eski nazi bilim adamı doktor wernher von braun un ölmeden kısa bir süre önce sağ kolu ve sekreteri carol rosin e bahsettiği konu. rosin, von braun un kendisine söylediği şeyleri ifşaat projesi kapsamında gönüllü olarak dile getirdi. von braun a göre silah endüstrisi için sahte hedefler uyduracak ve uzayda silahlanmaya çalışacaklardı. ilk hedef veya tehdit ruslardı, ruslardan sonra "sahte bayrak" stratejisini kullanarak terör örgütleri oluşturacak ve bunları tehdit olarak gösterecekler* ardından 3. dünya ülkelerini bir tehdit unsuru olarak gösterecekler* bütün bunlar ile insanları korkutarak hükmetmeye çalışacaklar. ardından uzayda silahlanmayı meşru kılmak için asteroidleri tehdit olarak gösterecekler. ve son koz olarak sahte bir uzaylı istilası düzenleyecekler. işte bu son kartları, ve unutma carol hepsi bir yalan

bu sözler nasayı bugün bulunduğu konuma getiren adama ait.

sahte uzaylı istilası ile insanlar arasında bir korku oluşturacak, ve bu korku ile kendi egemenliklerini meşru bir sekilde kuracaklar. yaptıkları sahte uzaylı istilasını bir grup sözde def edecek. bunun üzerine o gruba karşı mesih ve kurtarıcı gözüyle bakılacak. ve kurdukları bu yeni dünya düzeni herkes tarafından kabullenilecek. bir tehdit unsuru sunulduğu zaman insanların ne kadar itaatkâr ve despot olabildiklerini, herkesin içindeki küçük faşisti korona salgını ile açıkça görmüş olduk.

edit: ayrıca yıllardır filmler ve medya ile insanları buna hazırlıyorlar, size sormak istiyorum kaç tane saldırgan olmayan uzaylı filmi gördünüz? artık bir uzaylı istilası fikri insanların zihnine yerleşti ve böyle bir durumda olayı garipsemeyeceklerdir.
devamını gör...

kuralların canı cehenneme diyesim geldi ama demiyorum tabii ki.*
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel


"to be a surrealist means barring from your mind all remembrance of what you have seen, and being always on the lookout for what has never been."

sürrealist olmak, gördüklerinin tüm anılarını zihninden uzaklaştırmak ve hiç olmamış olanı aramaktır.

rene magritte


en sevdiğim tablolarda ilk 10'a rahatlıkla girebilecek olan bu tablo rene magritte tarafından 1963 yılında yapılmıştır.
bu tabloyu tabii ki sadece ben değil epey bir sanatsever çok seviyor. peki neden?
resmin başlığından başlayalım. la grande famille yani büyük aile olarak isimlendirmiş ressam fakat resme baktığımızda aileye dair hiçbir şey görmüyoruz. konu magritte olduğu için tabii ki bu şaşırtmıyor. fakat resimdeki imgeleri tek tek incelediğimizde sebebini anlayabiliriz.
arka plan olarak kasvetli bir gökyüzü yaratılmış. karanlık bulutlar fırtına habercisi gibi. ufuktaki pembelik ise küçük bir umut ışığı mı yoksa kötü bir şeyin habercisi mi diye düşündürür bakanları. hemen altındaki dalgalı deniz de bu kasvete büyük bir katkı yapıyor. tüm bu bunaltıcı tasvirler bir ailenin yaşadığı zor zamanları, kavgaları ve anlaşmazlıkları temsil eder diyebiliriz.
aynı zamanda resmin tam ortasında tüm dikkatleri üzerine çeken, ışıl ışıl, umut dolu bir kuş figürü görüyoruz. bu kuş adeta bir pencere gibi, bahar mevsiminden mutluluk uyandırıcı bir gökyüzünü bize gösteriyor. bembeyaz bulutlar, masmavi gökyüzü bir ailenin yaşadığı mutlu anları, sevinçleri, iyi anıları, birlik ve beraberliği hatırlatıyor.

her ne kadar ilk bakışta bir aileye dair hiçbir şeyi anımsatmıyan bir resim gibi görünse de detayları incelediğimizde magritte'in aile kavramını ustaca ve sürrealizmin doğasına uygun bir şekilde resmettiğini görüyoruz.
devamını gör...

ay üzerinde bulunan, uzun süre meteor çarpması nedeniyle oluştuğu düşünülen ama doğal bir yapı olduğu anlaşılan bölge. "fırtınalar okyanusu" anlamına gelir. 2500 km'den daha geniş bir alandır.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

daha ucuz olduğu için kloroflorokarbon kullanımını ısrarla sonlandırmayan şirketlerin duvarlarına asılması gereken fotoğraflar.

insanın sonunu kendi hırsı, özellikle de para ve onunla ilişkili olan güç hırsı getiriyor. acımıyorum insanoğluna. neyi hak ediyorsa, eliyle neyi hazırlıyorsa onu yaşıyor çünkü.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim