yazarların bu ara en çok dinledikleri şarkı
ilyas yalçıntaş - incir
devamını gör...
normal sözlük’te darağacının hazırlanması
olayla ilgili bir fikrim yok ama aklıma şu dizeler geldi:
bir nar ağacı vardı bir de dar ağacı
namerde nar düştü
yiğide dar ağacı...
not: bu dizelerdeki gibi değildir umarım.
bir nar ağacı vardı bir de dar ağacı
namerde nar düştü
yiğide dar ağacı...
not: bu dizelerdeki gibi değildir umarım.
devamını gör...
sözlük yazarlarının genelde zengin ve ofis insanı olmaları
köylü yazardan ironiler var olduğu sürece katılamayacağım önerme.
hadi ben meşe palamudu görmemiş pembe götlü bir şehir çocuğuyum, beni geç. yani bilemiyorum altan...
hadi ben meşe palamudu görmemiş pembe götlü bir şehir çocuğuyum, beni geç. yani bilemiyorum altan...
devamını gör...
yazarların şu an dinledikleri şarkı
devamını gör...
boğulma hissi
sanki biri iki eliyle boğazınıza sarılmışta, sizi öldürecekmiş gibi zuhur eden bir duygu.
bu aralar sıklıkla böyleyim.
boğulacak gibi.
kendimi rus edebiyatı romanlarında gibi hissediyorum.
kaderimi dostoyevski mi yazdı acaba?
cebimdeki son 50 ruble ile karlı bir petersburg akşamı, karlı ve soğuk bir sokakta çıtırdayan zemine basarak, sağa sola sarsılarak yürüyor gibiyim.
bu aralar sıklıkla böyleyim.
boğulacak gibi.
kendimi rus edebiyatı romanlarında gibi hissediyorum.
kaderimi dostoyevski mi yazdı acaba?
cebimdeki son 50 ruble ile karlı bir petersburg akşamı, karlı ve soğuk bir sokakta çıtırdayan zemine basarak, sağa sola sarsılarak yürüyor gibiyim.
devamını gör...
beslenme çantası
okul dönemlerimizin ikinci çantasıydı. mutlaka okulda, evde, serviste ya da başka bir yerde unutulan çantaydı. tarihe karışalı uzun süre oldu.
devamını gör...
hiçbir tanımı beğenmeyen yazar
kendisi o kadar mükemmelse cennete gitsin dediğimdir.
devamını gör...
günaydın sözlük
ya uyanır uyanmaz bir sinir yüklenmesi olur mu ya? bak gözümü açıyorum hemen bir kötü enerji hemen bir sinir. yataktan kalkıyorum, güne sövüyorum. banyoya gidiyorum diş fırçasına sövüyorum. giyinirken geç kalıyorum, ona küfrediyorum. sonra saydıra saydıra evden çıkıyorum. ama sizin gününüz güzel geçsin dostlar. benim de sinirim 10a kadar sürüyor zaten. sonra uyanıyo.*
devamını gör...
nasa'nın mars'ta çektiği kapı fotoğrafı
nasa, çorum'a mı gittin hayırdır?..
inandırıcı gelmeyen haberdir.
inandırıcı gelmeyen haberdir.
devamını gör...
erkek yazarların sürekli kadınlarla ilgili başlık açması
kadınların oturuşu kalkışı kıyafeti konuşması yiyişi yemeyişi...
ulan kadınlar kadar taş düşsün kafanıza.
möge ablanın da dediği gibi ben seni doğurabiliyorum lan bu neyin egosu.
(bu kitleye kadınlarla uğraşan hemcinsleri de dahil)
ulan kadınlar kadar taş düşsün kafanıza.
möge ablanın da dediği gibi ben seni doğurabiliyorum lan bu neyin egosu.
(bu kitleye kadınlarla uğraşan hemcinsleri de dahil)
devamını gör...
mısır mitolojisine göre insanın yaratılışı
insanın yaratılışına geçmeden önce, mısır mitolojisi ile ilgili küçücük bir bilgi vermek faydalı olacaktır.
mısır mitolojisinin temelini oluşturan kavramlar; ölümden sonraki hayata olan inanç ve firavunun kendisidir.
firavunun güneş tanrısı ra'nın oğlu ve büyük tanrı osiris'in oğlu horus 'un temsilcisi olduğuna inanılırdı.
horus, maat yasasından sorumlu olduğundan, firavun'un en temel görevi de maat yasasını korumaktı. bu ilahi ve adaletli bir sistem için şarttı. maat yasası da mısır mitolojisinde önemli bir yer tutan kavramdır.
mısır mitolojisinin temellerini, özellikle piramit metinleri, tabut metinleri ve ölüler kitabından öğreniyoruz. bunlar, başka tanım konuları olsun.
mısır mitolojisine göre insanlar, atum-ra'nın gözyaşlarından yaratılmıştır.
atum-ra ilk tanrıdır. yani yaşamın kendisidir. atum-ra; şu ile tefnut'u, mastürbasyon yoluyla kadına ihtiyaç duymadan yarattığı söylenir. şu hava (hava tanrısı), tefnut ise sudur (yağmur tanrısı). bunların cinsel birlikteliğinden geb (yeryüzü), ve nut (gökyüzü) oluşur. bu ilk cinsel ilişkidir.
yaratılışın ilk günlerinde, büyük tanrı, atum-ra'nın canı sıkılmaya başlar ve çocukları şu ve tefnut'a bir dünya kurmalarını söyler. şu ve tefnut babasının yanında ayrılarak, dünyayı kurmaya başlarlar. ancak atum-ra, çocuklarını çok merak eder. zira epey zaman geçmiştir, gitmelerinin üzerinden. gördüğünüz gibi her şey basit bir can sıkıntısından.
her neyse, baba yüreği dayanmaz olur. atum-ra çocuklarını nasıl bulacağını düşünür. çözümü kendi gözünden vazgeçmekte bulur. ve gözünü çıkararak, dünyaya gönderir, çocuklarını bulması için. karanlıklar içinde kalan ulu tanrı merakla beklemeye başlar.
bir gün çocukları, ra'nın gözü ile babalarının yanına giderler. beklenen an gelmiştir. çok mutlu olan baba ra gözünü alarak yerine takar. ve gözünü takar takmaz, mutluluk gözyaşları dökmeye başlar. işte bu gözyaşlarından insanlar meydana gelir.
mısır mitolojisinin temelini oluşturan kavramlar; ölümden sonraki hayata olan inanç ve firavunun kendisidir.
firavunun güneş tanrısı ra'nın oğlu ve büyük tanrı osiris'in oğlu horus 'un temsilcisi olduğuna inanılırdı.
horus, maat yasasından sorumlu olduğundan, firavun'un en temel görevi de maat yasasını korumaktı. bu ilahi ve adaletli bir sistem için şarttı. maat yasası da mısır mitolojisinde önemli bir yer tutan kavramdır.
mısır mitolojisinin temellerini, özellikle piramit metinleri, tabut metinleri ve ölüler kitabından öğreniyoruz. bunlar, başka tanım konuları olsun.
mısır mitolojisine göre insanlar, atum-ra'nın gözyaşlarından yaratılmıştır.
atum-ra ilk tanrıdır. yani yaşamın kendisidir. atum-ra; şu ile tefnut'u, mastürbasyon yoluyla kadına ihtiyaç duymadan yarattığı söylenir. şu hava (hava tanrısı), tefnut ise sudur (yağmur tanrısı). bunların cinsel birlikteliğinden geb (yeryüzü), ve nut (gökyüzü) oluşur. bu ilk cinsel ilişkidir.
yaratılışın ilk günlerinde, büyük tanrı, atum-ra'nın canı sıkılmaya başlar ve çocukları şu ve tefnut'a bir dünya kurmalarını söyler. şu ve tefnut babasının yanında ayrılarak, dünyayı kurmaya başlarlar. ancak atum-ra, çocuklarını çok merak eder. zira epey zaman geçmiştir, gitmelerinin üzerinden. gördüğünüz gibi her şey basit bir can sıkıntısından.
her neyse, baba yüreği dayanmaz olur. atum-ra çocuklarını nasıl bulacağını düşünür. çözümü kendi gözünden vazgeçmekte bulur. ve gözünü çıkararak, dünyaya gönderir, çocuklarını bulması için. karanlıklar içinde kalan ulu tanrı merakla beklemeye başlar.
bir gün çocukları, ra'nın gözü ile babalarının yanına giderler. beklenen an gelmiştir. çok mutlu olan baba ra gözünü alarak yerine takar. ve gözünü takar takmaz, mutluluk gözyaşları dökmeye başlar. işte bu gözyaşlarından insanlar meydana gelir.
devamını gör...
en tatlı sabahlar nasıl başlamaz sorunsalı
soğuk bir ev ve kapalı kasvetli bir hava ile.
*
*
devamını gör...
insanlarla arasına mesafe koyan kişi
kendisi o mesafeyi durduk yere koymuyor. kim bilir kaç hadsiz yerini bilmemiştir, kim bilir kaç defa güven duygusu yerle bir olmuştur.
bir kere sonradan öğrenilen bir şey bu sınır koyma kavramı. kişisine göre zamanla ya azalır ya da artar ama şahsi kanaatimce* insanlığa duyduğumuz saygıyı yitirmemek için asla kaldırmamalıyız.
yani yargılamadan önce, meğer minik kalbine ne kadar pişmanlık sığdırıp bu kararı almıştır, diye düşünün bir de.
bir kere sonradan öğrenilen bir şey bu sınır koyma kavramı. kişisine göre zamanla ya azalır ya da artar ama şahsi kanaatimce* insanlığa duyduğumuz saygıyı yitirmemek için asla kaldırmamalıyız.
yani yargılamadan önce, meğer minik kalbine ne kadar pişmanlık sığdırıp bu kararı almıştır, diye düşünün bir de.
devamını gör...
zuhal topal'la sofrada
fox tv'de yayınlanan yemek programı.
az önce azeri kaynana "bizim orada et ucuz olduğu için bütün yemeklerde kullanırız." dedi. bu söze, söyleyecek çok da bir şey yok.
az önce azeri kaynana "bizim orada et ucuz olduğu için bütün yemeklerde kullanırız." dedi. bu söze, söyleyecek çok da bir şey yok.
devamını gör...





