dini inancın zayıflama nedenleri
ülkemiz için düşünürsek gayet basit cevabı.
dinî dayatmalar ve her olaya dini sokuşturmaları. herhangi bir din ya da yaratıcının adı bu kadar fazla dile getirilmemelidir. ha, eğer getiriliyorsa da * o zaman gerçekten söylenen şeylerin yapılması gerekir. insanların inançlarını ağıza sakız etmeye lüzum yok.
dinî dayatmalar ve her olaya dini sokuşturmaları. herhangi bir din ya da yaratıcının adı bu kadar fazla dile getirilmemelidir. ha, eğer getiriliyorsa da * o zaman gerçekten söylenen şeylerin yapılması gerekir. insanların inançlarını ağıza sakız etmeye lüzum yok.
devamını gör...
meritokrasi
meritokrasi, yönetim gücünün, yetenek ve kişilerin bireysel üstünlüğüne yani liyakata dayandığı yönetim biçimidir.
meritokratik bir düzende yönetim gücü, üstün yetenekli olan ve çaba gösteren kişilere verilir. gerekli yeteneğe sahip olmadan bir mensupluk kayırmacılığı ile görevlendirme yapılmaz. insanlara, çaba ve çalışkanlığın karşılığı verilir. yani meritokrasi, “yetenek ve çabanın” söz sahibi olduğu sistemin adıdır. bu yönetim şeklinde idare gücü, üstün özellikleri olduğu düşünülen kişiler arasında paylaştırılmaktadır, kayırma yoktur. özellikle kamu yönetiminde daha bilgili ve yetenekli kişilerin seçilmesi ve yine hizmet içindeki ilerleme ve yükselmelerinin bilgi, başarı ve yetenek kıstaslarına göre yapılmasını amaçlar.
meritokrasi, bilimsel ve objektif değerlendirmeler yoluyla belirlenecek kriterlere göre; insanlara, yeteneklerine dayalı olarak görevlendirmelerine ve sorumluluklar almalarına atıfta bulunur. bu sistem, bir devlet veya başka bir tür örgütlenmeler için söz konusu olabilir.
meritokratik kültüre sahip olan bir ülke, herkes için fırsat eşitliğini temin etmek adına sürekli gelişim halindedir. çünkü hakkaniyetsizlikler ve kaynaklara/fırsatlara erişimdeki eşitsiz durum; herkesin sağlayamayacağı bazı fırsatlara özel erişimi olan seçkin gruplar yaratmaktadır. meritokrasi, bu durumu önlemeyi amaçlar. yetenek sahibi olmamasına karşın karar verici konumda olan (konumunu, yeteneği ve uzmanlığıyla kazanmamış olan) özel seçkin grupların oluşmasının engellenmesi ve fırsat eşitliğinin sağlanması; meritokrasinin özüdür.
ingiltere merkezli meritocracy party, beş maddeden oluşan bir manifesto yayımlamıştır. bu maddeler şu şekildedir:
kayırmacılık yoktur: ailenizin değil, sizin kim olduğunuz önemlidir.
yandaşçılık yoktur: başkalarının sizin için ne yapabildiği değil, sizin ne yapabildiğiniz önemlidir.
ayrımcılık yoktur: cinsiyet, ırk, din, yaş, geçmiş önemsizdir. yetenek her şeydir.
eşit imkânlar: herkesle aynı noktadan başlar ve yeteneklerinizin sizi götürdüğü yere gidersiniz.
tatminkar erdemler: en başarılı insanlar, en yüksek tatmine erişirler.
sosyal bilimciler, farklı sosyal sınıflardan, etnik kökenlerden ve farklı alanlarda yaşayan öğrencilerin eğitimde farklı seviyelerde deneyim yaşadıklarını göstermiştir. bu doğrultuda her durumda geçerli eksiksiz ve genelgeçer bir meritokrasi tanımı söz konusu değildir. ancak meritokratik niteliği arttıran ve süreklilik arz eden bir gelişim çalışması içerisinde bulunmak, meritokratik felsefenin temelidir.
yani bu yönüyle yalnızca servete veya salt siyasi vb. erke/ayrıcalığa sahip olanlar yerine; ilgili konuda gerekli işi en iyi yapacak kimseyi belirlemek maksadıyla ortaya konulan kriterlere göre; hak sahibi olanların (yeteneği ve/veya entelektüel birikimi olup, çaba gösterenlerin) iktidarı kullanmayı hak ettiğini düşünen bir tür yönetişim sistemidir.
özellikle sonuçlarının belirgin bir şekilde görülebildiği; güvenlik, sağlık, mülkiyet gibi alanlarda, (meritokratik açıdan) başarı sağlıklı bir şekilde ölçülebilir. buna karşın kapsamlı bir eğitim sisteminin, uzun vadeli makro ekonomik faaliyetlerin sonuçları vb.; uzun süreçte ve bir çok dışsal değişkene bağlı olarak ortaya çıktığından, meritokratik ölçümün netlik derecesi son derece düşüktür.
meritokrasinin yararları
meritokratik sistemdeki bireyler; yeteneklerinin ve kapasitesinin bilindiğine inanır, kendini hangi konumda olursa olsun değerli hisseder ve mesleki performansını iyileştirmeye teşvik edilmiş olur.
böyle bir bağlamda, bireyler daha adil bir tecrübe deneyimi yaşamış olur. şahsiyetleri, çalışma arkadaşları ve yapılan çalışmalar hakkında nispeten daha fazla güven duyar.
bu şartlar altında; bireylerin daha yüksek motivasyon seviyelerine sahip olmaları, daha işbirlikçi davranışlarda bulunmaları, zorluklara karşı daha fazla dayanıklılık göstermeleri olasıdır.
ayrıca bu sistemin bir diğer amacı da, kurumların içindeki genel hazırlık seviyesini arttırmak için, bireylerin becerilerini ve bilgilerini geliştirmeleri yolunda motive etmektir.
meritokratik bir düzende yönetim gücü, üstün yetenekli olan ve çaba gösteren kişilere verilir. gerekli yeteneğe sahip olmadan bir mensupluk kayırmacılığı ile görevlendirme yapılmaz. insanlara, çaba ve çalışkanlığın karşılığı verilir. yani meritokrasi, “yetenek ve çabanın” söz sahibi olduğu sistemin adıdır. bu yönetim şeklinde idare gücü, üstün özellikleri olduğu düşünülen kişiler arasında paylaştırılmaktadır, kayırma yoktur. özellikle kamu yönetiminde daha bilgili ve yetenekli kişilerin seçilmesi ve yine hizmet içindeki ilerleme ve yükselmelerinin bilgi, başarı ve yetenek kıstaslarına göre yapılmasını amaçlar.
meritokrasi, bilimsel ve objektif değerlendirmeler yoluyla belirlenecek kriterlere göre; insanlara, yeteneklerine dayalı olarak görevlendirmelerine ve sorumluluklar almalarına atıfta bulunur. bu sistem, bir devlet veya başka bir tür örgütlenmeler için söz konusu olabilir.
meritokratik kültüre sahip olan bir ülke, herkes için fırsat eşitliğini temin etmek adına sürekli gelişim halindedir. çünkü hakkaniyetsizlikler ve kaynaklara/fırsatlara erişimdeki eşitsiz durum; herkesin sağlayamayacağı bazı fırsatlara özel erişimi olan seçkin gruplar yaratmaktadır. meritokrasi, bu durumu önlemeyi amaçlar. yetenek sahibi olmamasına karşın karar verici konumda olan (konumunu, yeteneği ve uzmanlığıyla kazanmamış olan) özel seçkin grupların oluşmasının engellenmesi ve fırsat eşitliğinin sağlanması; meritokrasinin özüdür.
ingiltere merkezli meritocracy party, beş maddeden oluşan bir manifesto yayımlamıştır. bu maddeler şu şekildedir:
kayırmacılık yoktur: ailenizin değil, sizin kim olduğunuz önemlidir.
yandaşçılık yoktur: başkalarının sizin için ne yapabildiği değil, sizin ne yapabildiğiniz önemlidir.
ayrımcılık yoktur: cinsiyet, ırk, din, yaş, geçmiş önemsizdir. yetenek her şeydir.
eşit imkânlar: herkesle aynı noktadan başlar ve yeteneklerinizin sizi götürdüğü yere gidersiniz.
tatminkar erdemler: en başarılı insanlar, en yüksek tatmine erişirler.
sosyal bilimciler, farklı sosyal sınıflardan, etnik kökenlerden ve farklı alanlarda yaşayan öğrencilerin eğitimde farklı seviyelerde deneyim yaşadıklarını göstermiştir. bu doğrultuda her durumda geçerli eksiksiz ve genelgeçer bir meritokrasi tanımı söz konusu değildir. ancak meritokratik niteliği arttıran ve süreklilik arz eden bir gelişim çalışması içerisinde bulunmak, meritokratik felsefenin temelidir.
yani bu yönüyle yalnızca servete veya salt siyasi vb. erke/ayrıcalığa sahip olanlar yerine; ilgili konuda gerekli işi en iyi yapacak kimseyi belirlemek maksadıyla ortaya konulan kriterlere göre; hak sahibi olanların (yeteneği ve/veya entelektüel birikimi olup, çaba gösterenlerin) iktidarı kullanmayı hak ettiğini düşünen bir tür yönetişim sistemidir.
özellikle sonuçlarının belirgin bir şekilde görülebildiği; güvenlik, sağlık, mülkiyet gibi alanlarda, (meritokratik açıdan) başarı sağlıklı bir şekilde ölçülebilir. buna karşın kapsamlı bir eğitim sisteminin, uzun vadeli makro ekonomik faaliyetlerin sonuçları vb.; uzun süreçte ve bir çok dışsal değişkene bağlı olarak ortaya çıktığından, meritokratik ölçümün netlik derecesi son derece düşüktür.
meritokrasinin yararları
meritokratik sistemdeki bireyler; yeteneklerinin ve kapasitesinin bilindiğine inanır, kendini hangi konumda olursa olsun değerli hisseder ve mesleki performansını iyileştirmeye teşvik edilmiş olur.
böyle bir bağlamda, bireyler daha adil bir tecrübe deneyimi yaşamış olur. şahsiyetleri, çalışma arkadaşları ve yapılan çalışmalar hakkında nispeten daha fazla güven duyar.
bu şartlar altında; bireylerin daha yüksek motivasyon seviyelerine sahip olmaları, daha işbirlikçi davranışlarda bulunmaları, zorluklara karşı daha fazla dayanıklılık göstermeleri olasıdır.
ayrıca bu sistemin bir diğer amacı da, kurumların içindeki genel hazırlık seviyesini arttırmak için, bireylerin becerilerini ve bilgilerini geliştirmeleri yolunda motive etmektir.
devamını gör...
aloe vera
aloe vera, kaktüse benzer görüntüsü ile kozmetik ürünleri de dâhil olmak üzere birçok ilaç tedavisinde kullanılan bir bitki türüdür. öbek şeklinde gelişen yaprak kısmı, büyüdükçe sivrileşir. kalın ve içi dolgulu olan yapraklardan elde edilen öz sıvısı, jel bir yapıya sahiptir.
dilini zor anlayabildiğim çiçektir ama çok severim kendisini.
dilini zor anlayabildiğim çiçektir ama çok severim kendisini.
devamını gör...
beğeni almayıp sürekli yazan yazar
edebi değeri sıfır olan eserlerin yok sattığı ülkemizde beğeni sayısıyla niteliğin belirlenmediği besbelli kanımca. öte yandan kafa sözlük yazarların iç döktükleri bir platform olduğundan herkes her yazdığı için beğeni beklemek durumunda olmayabilir.
devamını gör...
ayın karanlık yüzü
dillere yerleşmiş olan fakat aslında biraz yanlış kullanılan bir betimleme. aynı zamanda pink floyd'un bir şarkısının ismi olan "the dark side of the moon" cümlesinin türkçe karşılığı.
dünyadan baktığımızda, ayın göremediğimiz yüzü için kullanılır bu söz. belki doğrudan göremiyor oluşumuzun yahut eski zamanlarda teknolojik olarak oraya gidilmemiş olmasının getirdiği mecazi bir karanlık olma durumudur kastedilen. ancak gerçekte biz göremiyoruz diye o yüz karanlık değildir. bolca güneş alır.
bu nedenle "ayın arka yüzü" demek çok daha doğru bir ifadedir.
dünyadan baktığımızda, ayın göremediğimiz yüzü için kullanılır bu söz. belki doğrudan göremiyor oluşumuzun yahut eski zamanlarda teknolojik olarak oraya gidilmemiş olmasının getirdiği mecazi bir karanlık olma durumudur kastedilen. ancak gerçekte biz göremiyoruz diye o yüz karanlık değildir. bolca güneş alır.
bu nedenle "ayın arka yüzü" demek çok daha doğru bir ifadedir.
devamını gör...
insanı bitiren şey
beklentidir dediğim şey güzel insanlar. insanları beklenti bitirir;insanlardan, kuruluşlardan, oluşumlardan. tabii insanı yaşatan da beklentidir.
edit:ya galiba beşiktaş. gülücük, gülücük, gülücük.
edit:ya galiba beşiktaş. gülücük, gülücük, gülücük.
devamını gör...
hafızadan çıkmayan reklam jingleları
vatan ta ta tan, yeterde artar şok şok şok , alarko kombi gerçek kombi gerçek konfor , toyo toyota toyo toyotaa çıkarım senle her yola toyata. , bıcı bıcı yaparım dalinle mis gibi kokarım.
tanım: özellikle sınav olurken kafamda bunlar çalıyor dediğim başlık. bilinçaltıma nasıl girdiyse yukarıda yazılan her şeyi ritimli okuyorum.
tanım: özellikle sınav olurken kafamda bunlar çalıyor dediğim başlık. bilinçaltıma nasıl girdiyse yukarıda yazılan her şeyi ritimli okuyorum.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının sevmediği özellikleri
sürekli soru sormam..
devamını gör...
bengaripsengüzeldünyaumutlu ile dünyadan uzak
hooaydaa, yine yola çıkıyoruz desene?
hadi hayırlısı bakalım, o zaman yola çıkma zamanı.
bu sefer kesin bak, hem sen bana şey attın ama ben ilk yayında vardım? hatırladım sonradan? hıh!
hadi hayırlısı bakalım, o zaman yola çıkma zamanı.
bu sefer kesin bak, hem sen bana şey attın ama ben ilk yayında vardım? hatırladım sonradan? hıh!
devamını gör...
düşün ki uzaylılar bunu okuyor
taşa alerjiniz var ve bunu biliyoruz.
devamını gör...
yazarların yalnızlık seviyesi
fiziksel olarak değil de daha çok ruhsal bir yalnızlık bu. ara sıra hoşuma da gidiyor ama işte bazen can sıkıcı olabiliyor.
devamını gör...
bu devirde tuşlu telefon kullanan insan
benimdir. ne çağın gerisinde kaldım ne de maddi durumum kötü. sınava hazırlanıyorum , lisede derslerime engel olduğunu anladığım ilk an bıraktım akıllı telefonu ve yaklaşık 3 senedir tuşlu kullanıyorum. bazen idealleriniz keyfinizin önüne geçebiliyor arkadaşlar
devamını gör...
gelecekte olmasıyla mutlu edecek şeyler
"keşke"lerle değil, "iyi ki"lerle dolu bir hayatımın olması.
devamını gör...
parfümü abartan tip
bir de karnın açsa o mide bulantısını tüm gün çekersin *
devamını gör...
ölüm denince ilk akla gelen şeyler
“insanlar uykudadırlar, ölünce uyanırlar.”
-hz muhammed (s.a.v)
-hz muhammed (s.a.v)
devamını gör...
john everett millais
1829 - 1896 yılları arasında yaşamış ingiliz ressam ve illüstratör.
pre-raphaelite brotherhood'un kurucularından biridir.
henüz 11 yaşındayken royal academy schools'a girmiştir. bu kadar genç yaşta yeteneklerinin keşfedilmesi ve geliştirilmesiyle zamanının en önemli ressamlarından biri olmuştur.
pre-raphaelite brotherhood'un kurucu üyesi olarak, akademik sanatta hüküm süren normlara isyan eden dante gabriel rossetti ve william holman hunt gibi sanatçılarla birlikte bağları kuvvetli bir sanatçı grubuna katılmış oldu. pek çok kişi tarafından ingiliz sanatının ilk avangart hareketi olarak kabul edilen pre-raphaelite brotherhood ilhamlarını jan van eyck ve albrecht dürer gibi (raphaelite öncesi) sanatçılardan aldı ve onlar gibi millais de ilham almak için doğrudan doğaya baktı.
millais'in detaylara neredeyse takıntılı ilgisi, pre-raphaelite tarzının en önemli özelliklerinden biri olmuştur. gerçekten de pre-raphaelite resimlerde, çirkinlik gösterme pahasına bile olsa ince ayrıntılara sadık kalınır ve bu bu yüzden de zamanının birçok eleştirmeni bu akımı onaylamamıştı.
millais, iskoç manzaralarından etkilenen vincent van gogh başta olmak üzere birçok farklı sanatçıya ilham kaynağı oldu. ayrıca figürlerinin birçoğunu resmettiği gizem havası ve pre-raphaelite tarzından uzaklaştıktan sonra yaptığı pek çok resmindeki belirsiz anlatılar ve figürler estetik hareketinin önünü açtı.
the knight errant

a huguenot on st. bartholomew's day

ophelia
pre-raphaelite brotherhood'un kurucularından biridir.
henüz 11 yaşındayken royal academy schools'a girmiştir. bu kadar genç yaşta yeteneklerinin keşfedilmesi ve geliştirilmesiyle zamanının en önemli ressamlarından biri olmuştur.
pre-raphaelite brotherhood'un kurucu üyesi olarak, akademik sanatta hüküm süren normlara isyan eden dante gabriel rossetti ve william holman hunt gibi sanatçılarla birlikte bağları kuvvetli bir sanatçı grubuna katılmış oldu. pek çok kişi tarafından ingiliz sanatının ilk avangart hareketi olarak kabul edilen pre-raphaelite brotherhood ilhamlarını jan van eyck ve albrecht dürer gibi (raphaelite öncesi) sanatçılardan aldı ve onlar gibi millais de ilham almak için doğrudan doğaya baktı.
millais'in detaylara neredeyse takıntılı ilgisi, pre-raphaelite tarzının en önemli özelliklerinden biri olmuştur. gerçekten de pre-raphaelite resimlerde, çirkinlik gösterme pahasına bile olsa ince ayrıntılara sadık kalınır ve bu bu yüzden de zamanının birçok eleştirmeni bu akımı onaylamamıştı.
millais, iskoç manzaralarından etkilenen vincent van gogh başta olmak üzere birçok farklı sanatçıya ilham kaynağı oldu. ayrıca figürlerinin birçoğunu resmettiği gizem havası ve pre-raphaelite tarzından uzaklaştıktan sonra yaptığı pek çok resmindeki belirsiz anlatılar ve figürler estetik hareketinin önünü açtı.
the knight errant

a huguenot on st. bartholomew's day

ophelia
devamını gör...
yazarların yazarlarla flörtleşmesi
çok şükür bugün de ifsalandık demelik başlık.
lokomotif gülşen, çıtı pıtı birsen ah bir görsen,cici bici ebru ,esmer banu tanışabilsek. *
(bkz: konuşamam yalnızca yazarlar)
lokomotif gülşen, çıtı pıtı birsen ah bir görsen,cici bici ebru ,esmer banu tanışabilsek. *
(bkz: konuşamam yalnızca yazarlar)
devamını gör...
konfor alanından çıkmaya cesaret edemeyen insan
'kapitalizm size konfor verir, karşılığında sizden özgürlüğünüzü alır' demiştir', aldous huxley, o insan kimdir diye düşünürken...!
devamını gör...
emel sayın
mum gibi durma öyle
bana aşkını söyle...
bana aşkını söyle...
devamını gör...
