özgün başlıkların sevilmeme nedeni
galiba akla bir şey getirmediği için gözden kaçıyor.
devamını gör...
normal sözlük'te dövemeyeceğim yazarın olmaması
devamını gör...
asteraceae
eski mahlasım; kendimdenhallicesen.
devamını gör...
bal yerine reçel yapan arı (yazar)
geri dönmesini dört gözle beklediğim tatlı yazar. bir süre önce başlık açıp 'bilen gören var mı?' diye sormuştum. sınav için gittiği söylendi. son tanımını yeni okudum. umarım sınavın çok iyi geçer*.
devamını gör...
istanbul yeme içme rehberi
yemeği bilmiyorum ama kazık kapalı çarşıda yenir orası kesin.*
damak tadının farklılığı göz önüne alındığında esenler otogarı'nda bile yenebilecek şeyler bulunabilmektedir.*
tanım: istanbul'da yenebilecek yerine göre güzel, yerine göre ise ilginç şeyleri barındıran başlık.
damak tadının farklılığı göz önüne alındığında esenler otogarı'nda bile yenebilecek şeyler bulunabilmektedir.*
tanım: istanbul'da yenebilecek yerine göre güzel, yerine göre ise ilginç şeyleri barındıran başlık.
devamını gör...
yazarların keşke olsa dedikleri şeyler
keşke kendi evim olsa... böyle tek başıma felekten bir gece çalsam, rahat rahat balkonumda sigara-kahve yapabilsem...
devamını gör...
kırmızı oda sayesinde babasının tacizini ortaya çıkaran 11 yaşındaki kız çocuğu
taciz, tecavüz, cinayet başlıkları görünce küfür yazmamak için kendimi zor tutuyorum. çocuklara zarar vermeyin artık.. kadınlara..hayvanlara..yeter.
devamını gör...
yanındakiyle yaşar aklındaki ile ölürsün
şimdi başlarım edebiyatınıza birini hayatınıza alıp onun size karşı yaptığı fedakarlıklara göz yumup ardından sizin için hiç çabalamamış gibi hiç emek vermemiş, her anınızda yanında bulunmamış gibi bir de aklındakiyle ölürsün edebiyatı yapıyorsunuz. ya insanları hayatınıza almayın ya da alırsanız geçmişi silip atın yoksa adam değilsiniz kusura bakmayın hiç.
devamını gör...
lazım olur düşüncesiyle atılmayan eşyalar
düzenlenmeleri gerekir:
dikiş kutusu
elektronik kutusu
tamir kutusu
belge kutusu
yedek eşyalar
...
sanıldığı gibi gereksiz değiller,
tüketimden önce elimizdekilerle idare edebilirsek gayet faydalıdır.
yabancıların diy dediği kendin yap videolarına baktığınızda neden onları atmadığınızı anlayacaksınız.
herşey biriktirilmemeli mi?
bazı belgeler evet,bazı anılar evet
hediye edin fazla kıyafetiniz çantanız ... varsa fakat yenisini de almayın.
hediye de edilemiyorsa;
atacaksanız geri dönüşüme göre atın...!
not!
evdeki eşyaların envanterini çıkarın
alacağınız eşyaları sorgulamadan geçirin.
çeşitli tekniklerle az eşya çok zaman daha çok yaşam oluşacaktır.
minimalizm
kanaat
konmari
...
dikiş kutusu
elektronik kutusu
tamir kutusu
belge kutusu
yedek eşyalar
...
sanıldığı gibi gereksiz değiller,
tüketimden önce elimizdekilerle idare edebilirsek gayet faydalıdır.
yabancıların diy dediği kendin yap videolarına baktığınızda neden onları atmadığınızı anlayacaksınız.
herşey biriktirilmemeli mi?
bazı belgeler evet,bazı anılar evet
hediye edin fazla kıyafetiniz çantanız ... varsa fakat yenisini de almayın.
hediye de edilemiyorsa;
atacaksanız geri dönüşüme göre atın...!
not!
evdeki eşyaların envanterini çıkarın
alacağınız eşyaları sorgulamadan geçirin.
çeşitli tekniklerle az eşya çok zaman daha çok yaşam oluşacaktır.
minimalizm
kanaat
konmari
...
devamını gör...
çizgi roman önerileri
hakan günday kana diz kana önerisini yapacağım başlıktır.
devamını gör...
bensu soral'ın aşı olması
önce malum sözlükte gördüm ve orda yazmayı bırakmamın çok iyi bir karar olduğunu düşünmüştüm. üzerinden çok geçmeden burda da aynı başlığa rastladım.
okuduğunuzu anlamakta mı zorlanıyorsunuz yoksa hayatın sadece size neden kıyak geçmediğine mi takılıyorsunuz bilemiyorum ama..
malum kişiye anlatır gibi anlatıyorum, here we go;
sırası gelenler; 60 yaş üstü ve eşleri (neden mi eşleri? çünkü 60 yaş üstü ve riskli olarak değerlendirilen eşlerine bulaştırma durumu riskli görüldüğü için, sanırım yeterince açık oldu),
immunsupresif ilaç kullananlar (including me and some others as well, hatta 30 yaşın altında bile olabilir bu insanlar inanır mısınız!),
down sendromlular.
şimdi bu kadının bunlardan hangisine dahil olduğunu bize açıklamasına gerek var mı? gerçekten böyle bir gereksinim hissediyorsanız adınıza üzülürüm sadece.
bağışıklık baskılayıcı ilaç kullananlar denilen grup sanırım ülkenin en az %10'unu falan oluşturuyordur. kusura bakmayın ama ön yargılarınızı ve çıkarımlarınızı kendinize saklayın.
eklemeden geçemeyeceğim; geçende başka bir başlıkta buna değinmiştim, ülkede insanlar birilerinin ayrıcalıklı olduğunu, bir şekilde torpilli olduğunu o kadar kanıksamış ki, özeleştiri yapmam gerekirse buna kendimi de dahil ederim. yalnız bunun anlamadan, araştırmadan ya da mantıklı bir bağlam kurmadan bodoslama birilerini suçlama ve iftira pozisyonuna sizi sokmasına izin vermeyin be arkadaş.
geçen hafta aile büyüklerim ve kendim için sıramız gelmesi dolayısıyla aşımızı olduk, ki bunu da yazmıştım.. aşılarımızı olup kenara beklemeye geçerken tereddütle de olsa bir amca yanıma gelip sessizce önce rahatsız ettiği için özür diledi ve şöyle devam etti cümlesine.. kızım pek genç görünüyorsun acaba nasıl aşı olabildin, bizde kızımız yurtdışına göndereceğiz ama aşı yaptıramadık.. acaba, derken amca cevap verdim hemen, kronik hastalığım var benim beyefendi ondan sıram geldi ve olabildim. bir otuz saniye falan yüzüme baktı öylece, anlayamadı.
gayet makul karşılıyorum, o kadar alışmışız ki birilerinin bir şekilde torpilli olmasına. iki kez tekrar ettim o amcaya cümlemi ancak sonra, tamam kızım anladım, dedi ve geçmiş olsun dedik birbirimize. üzgünüm ama sizce ne kadar ciddi hastalıklara sahip olduğunuz değil, belirli kriterlere göre ne kadar hayati tehlikeniz olduğu önemli. bu da burada dursun.
okuduğunuzu anlamakta mı zorlanıyorsunuz yoksa hayatın sadece size neden kıyak geçmediğine mi takılıyorsunuz bilemiyorum ama..
malum kişiye anlatır gibi anlatıyorum, here we go;
sırası gelenler; 60 yaş üstü ve eşleri (neden mi eşleri? çünkü 60 yaş üstü ve riskli olarak değerlendirilen eşlerine bulaştırma durumu riskli görüldüğü için, sanırım yeterince açık oldu),
immunsupresif ilaç kullananlar (including me and some others as well, hatta 30 yaşın altında bile olabilir bu insanlar inanır mısınız!),
down sendromlular.
şimdi bu kadının bunlardan hangisine dahil olduğunu bize açıklamasına gerek var mı? gerçekten böyle bir gereksinim hissediyorsanız adınıza üzülürüm sadece.
bağışıklık baskılayıcı ilaç kullananlar denilen grup sanırım ülkenin en az %10'unu falan oluşturuyordur. kusura bakmayın ama ön yargılarınızı ve çıkarımlarınızı kendinize saklayın.
eklemeden geçemeyeceğim; geçende başka bir başlıkta buna değinmiştim, ülkede insanlar birilerinin ayrıcalıklı olduğunu, bir şekilde torpilli olduğunu o kadar kanıksamış ki, özeleştiri yapmam gerekirse buna kendimi de dahil ederim. yalnız bunun anlamadan, araştırmadan ya da mantıklı bir bağlam kurmadan bodoslama birilerini suçlama ve iftira pozisyonuna sizi sokmasına izin vermeyin be arkadaş.
geçen hafta aile büyüklerim ve kendim için sıramız gelmesi dolayısıyla aşımızı olduk, ki bunu da yazmıştım.. aşılarımızı olup kenara beklemeye geçerken tereddütle de olsa bir amca yanıma gelip sessizce önce rahatsız ettiği için özür diledi ve şöyle devam etti cümlesine.. kızım pek genç görünüyorsun acaba nasıl aşı olabildin, bizde kızımız yurtdışına göndereceğiz ama aşı yaptıramadık.. acaba, derken amca cevap verdim hemen, kronik hastalığım var benim beyefendi ondan sıram geldi ve olabildim. bir otuz saniye falan yüzüme baktı öylece, anlayamadı.
gayet makul karşılıyorum, o kadar alışmışız ki birilerinin bir şekilde torpilli olmasına. iki kez tekrar ettim o amcaya cümlemi ancak sonra, tamam kızım anladım, dedi ve geçmiş olsun dedik birbirimize. üzgünüm ama sizce ne kadar ciddi hastalıklara sahip olduğunuz değil, belirli kriterlere göre ne kadar hayati tehlikeniz olduğu önemli. bu da burada dursun.
devamını gör...
kartaca
günümüzde libya'da bulunan antik kent.
m.ö. 8. yüzyılda fenikelilerce koloni edilmiş. roma akdeniz'de yükselişe geçene kadar akdeniz ticaretini tekelinde bulunduran zengin bir devlettir. bulunduğu konum itibariyle deniz ticaretinde söz sahibi olmuştur. biri ticarî gemilere diğeri savaş gemilerine ait olmak üzere iki ayrı limana sahiplerdi. denizcilikte usta oldukları bilinmektedir. romalıların ilk gemilerini kartaca filosunu örnek alarak inşa ettiği söylenmektedir.
ordularında paralı asker ve filler kullandıkları bilinmekte. dünyanın hemen her yerinde olduğu gibi kartaca'nın da yönetici sınıfı asil ve zenginlerden oluşmaktaydı. yerli halktan aldıkları acımasız vergiler ve diğer halkları köleleştirmelerinden dolayı "insan avcıları" lakabına mazhar olmuşlardır.
m.ö. 3. yüzyıl ortalarında roma ile çıkarları çatışınca ikili mücadeleler başlamış. bu mücadeleler aralıklı olarak 100 yıl kadar sürmüştür. sonuçta roma bu savaşlardan galip ayrılmış, kartaca'nın görkemli günlerinden geriye yakılmış, yıkılmış evler kalmıştır.
roma m.ö. 146'da burayı eyalet hâline getirince toprakları kutsal ilan etmiş ve işlenmesini, konut yapılmasını yasaklamış, eskinin bu görkemli topraklarını yıllarca çöl gibi kurutarak cezalandırmıştır.
m.ö. 8. yüzyılda fenikelilerce koloni edilmiş. roma akdeniz'de yükselişe geçene kadar akdeniz ticaretini tekelinde bulunduran zengin bir devlettir. bulunduğu konum itibariyle deniz ticaretinde söz sahibi olmuştur. biri ticarî gemilere diğeri savaş gemilerine ait olmak üzere iki ayrı limana sahiplerdi. denizcilikte usta oldukları bilinmektedir. romalıların ilk gemilerini kartaca filosunu örnek alarak inşa ettiği söylenmektedir.
ordularında paralı asker ve filler kullandıkları bilinmekte. dünyanın hemen her yerinde olduğu gibi kartaca'nın da yönetici sınıfı asil ve zenginlerden oluşmaktaydı. yerli halktan aldıkları acımasız vergiler ve diğer halkları köleleştirmelerinden dolayı "insan avcıları" lakabına mazhar olmuşlardır.
m.ö. 3. yüzyıl ortalarında roma ile çıkarları çatışınca ikili mücadeleler başlamış. bu mücadeleler aralıklı olarak 100 yıl kadar sürmüştür. sonuçta roma bu savaşlardan galip ayrılmış, kartaca'nın görkemli günlerinden geriye yakılmış, yıkılmış evler kalmıştır.
roma m.ö. 146'da burayı eyalet hâline getirince toprakları kutsal ilan etmiş ve işlenmesini, konut yapılmasını yasaklamış, eskinin bu görkemli topraklarını yıllarca çöl gibi kurutarak cezalandırmıştır.
devamını gör...
leyla ile mecnun replikleri
devamını gör...
söylemesi keyifli kelimeler
devamını gör...
içerisinde kafa kelimesi geçen deyimler atasözleri ve özdeyişler
kafasına koymak,
kafası dumanlı,
kafası bulanmak gibi deyimler...
kafası dumanlı,
kafası bulanmak gibi deyimler...
devamını gör...
sözlükte bir şeyler oluyor ortalık karışmış gibi
reis senden de bi şey kaçmıyo ayrıntılarda yakalamışsın mevzuyu..
devamını gör...



