günün ünlüsü olamayan yazar
(bkz: başaramadık abi)*
devamını gör...
sözlük yazarlarının sevdiği takım ve tutma hikayesi
küçüktüm ve galatasaray'lıydım.
sonra hasta fenerli babam bana reddedemeyeceğim bir teklifle gelince (para) ben de fenerbahçe'li oldum.
o gün bugündür fanatik fenerbahçe'liyim.
sonra hasta fenerli babam bana reddedemeyeceğim bir teklifle gelince (para) ben de fenerbahçe'li oldum.
o gün bugündür fanatik fenerbahçe'liyim.
devamını gör...
kilosundan utanmadan manita yapmaya çalışan şişman kişi
kalbinin kirliliğinden utanmadan bu cümleyi kuran kadar utanmaz değildir. zira kilo utanılacak bir şey de değildir.
devamını gör...
grog
18. yüzyılda yaşamış edward vernon isimli bir ingiliz amirali tarafından bulunmuş alkollü kokteyl çeşididir. bilhassa korsanlarla ve denizcilerle özdeşlemiş bu içeceğin ortaya çıkış sebebi, uzun deniz yolculuklarında bozulmadan dayanabilecek bir içecek kaynağı arayışından başka bir şey değildir.

doğru duydunuz, sadece rom, su ve bir miktar şekerden oluşan bu basit kokteyl, korsanların sırf kendi zevki için tükettiği bir içkiden daha fazlası idi. içme suyu, uzun deniz yolculuklarında depolanamadığı ve zamanla bozulup, yosun tuttuğu için, korsanlar su ve enerji ihtiyaçlarını bu içkiden almak zorunda idi.
bugün ise, su ihtiyacınızı karşılamak zorunda kalmasanız bile, evinizde kolaylıkla hazırlayabileceğiniz, içmesi zevkli bir kokteyldir. bir tabak meyve ve çikolata ile gerçekten de çok güzel gittiğini söyleyebilirim.

doğru duydunuz, sadece rom, su ve bir miktar şekerden oluşan bu basit kokteyl, korsanların sırf kendi zevki için tükettiği bir içkiden daha fazlası idi. içme suyu, uzun deniz yolculuklarında depolanamadığı ve zamanla bozulup, yosun tuttuğu için, korsanlar su ve enerji ihtiyaçlarını bu içkiden almak zorunda idi.
bugün ise, su ihtiyacınızı karşılamak zorunda kalmasanız bile, evinizde kolaylıkla hazırlayabileceğiniz, içmesi zevkli bir kokteyldir. bir tabak meyve ve çikolata ile gerçekten de çok güzel gittiğini söyleyebilirim.
devamını gör...
konuşma diliyle yazmak
ben sana niye bu kadar resmi yazıyosun diyo muyum alla alla ya...
t: çok keyifli olan bir yazma stili.
t: çok keyifli olan bir yazma stili.
devamını gör...
sayın muhbir vatandaş
12 mart darbesinin ardından radyo ve televizyonlardan halka yapılan çağrının başlangıç kısmıdır.
aslında muhbirlik müessesi bu döneme özgü bir şey değildi türkiye’de de dünyanın herhangi başka bir yerinde de her zaman var olagelmiş bir kavramdır muhbirlik. ancak bu darbenin ardından türkiye’de beklenmedik bir saygınlık kazanmıştır.
muhbir vatandaşlar isimlerinin önüne eklenen sayın sözcüğü ile bir anda statü sahibi olduklarını zannederek üzerlerindeki eziklik ve vicdani baskıdan kurtulup kendilerini varolmanın dayanılmaz hafifliğine bırakmışlardır.
herkesin elinde kolunda tabakhaneye zamanında ulaşması gereken bir ürün varmış gibi koştur koştur birbirini ihbar ettiği bu dönem ister istemez bizi george orwell isimli kahinin yazdığı 1984 kitabına götürüyor.
kazandıkları sahte saygınlıkları ile koltukları kabaran muhbir vatandaşlar onu bunu yerli yersiz ihbar ederek sırtlarının sıvazlanmasından büyük memnuniyet duymaya başladılar.
15 temmuzda ülkede yaşananlardan sonra yine gün yüzüne çıktı muhbir vatandaşlar ama aziz nesin’in bile yazamayacağı kadar komik durumlar meydana geldi bu esnada. benim dinlediğim hikayelerden birinde eğitimci olmak için yeterince eğitilememiş iki okul müdürünün aynı gün birer dilekçe ile birbirlerini fetöcü olmakla suçladıklarını öğrendim. sebebi ise nitelikli okullardan birine müdür olmak için bir yarış içinde olmaları.
muhbirlik müessesesine saygı duymamakla birlikte bu kadar çetrefil bir işin altına girecek kadar vatansever (!) olmalarını da takdir etmiyor değilim.
aslında muhbirlik müessesi bu döneme özgü bir şey değildi türkiye’de de dünyanın herhangi başka bir yerinde de her zaman var olagelmiş bir kavramdır muhbirlik. ancak bu darbenin ardından türkiye’de beklenmedik bir saygınlık kazanmıştır.
muhbir vatandaşlar isimlerinin önüne eklenen sayın sözcüğü ile bir anda statü sahibi olduklarını zannederek üzerlerindeki eziklik ve vicdani baskıdan kurtulup kendilerini varolmanın dayanılmaz hafifliğine bırakmışlardır.
herkesin elinde kolunda tabakhaneye zamanında ulaşması gereken bir ürün varmış gibi koştur koştur birbirini ihbar ettiği bu dönem ister istemez bizi george orwell isimli kahinin yazdığı 1984 kitabına götürüyor.
kazandıkları sahte saygınlıkları ile koltukları kabaran muhbir vatandaşlar onu bunu yerli yersiz ihbar ederek sırtlarının sıvazlanmasından büyük memnuniyet duymaya başladılar.
15 temmuzda ülkede yaşananlardan sonra yine gün yüzüne çıktı muhbir vatandaşlar ama aziz nesin’in bile yazamayacağı kadar komik durumlar meydana geldi bu esnada. benim dinlediğim hikayelerden birinde eğitimci olmak için yeterince eğitilememiş iki okul müdürünün aynı gün birer dilekçe ile birbirlerini fetöcü olmakla suçladıklarını öğrendim. sebebi ise nitelikli okullardan birine müdür olmak için bir yarış içinde olmaları.
muhbirlik müessesesine saygı duymamakla birlikte bu kadar çetrefil bir işin altına girecek kadar vatansever (!) olmalarını da takdir etmiyor değilim.
devamını gör...
6 kelimelik hikayeler
evde bir ölü var görmüyor musunuz?
stefan zweigh, bir çöküşün hikayesi.
stefan zweigh, bir çöküşün hikayesi.
devamını gör...
evli birinin eşinden başka birine aşık olması
youtube'da yorumlarda "yanındakiyle yaşlanır, aklındakiyle ölürsün" şeklinde gördüğüm durumdur. ödüm kopuyor böyle insanla karşılaşır da evlenirsem diye.
devamını gör...
normal sözlük’te hesap silmek
bununla birlikte 1915 tanımı çöpe atmak anlamına geleceğinden, kendi emeğime yazık edilecek durumdur.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının hissettikleri
ruhumun hafiflediğini hissediyorum. rahatladım biraz, huzura erdim. her yokuşun sonunda bir bank varmış, sizler de ümidinizi kaybetmeyin.
devamını gör...
babanın ölmesi
cuma sabahıydı,
konuşamayınca, doktora nefes alamıyorum işareti yaptı, elimi ellerinin içine aldı, sevdi hep yaptığı gibi,
yoğun bakıma taşıdılar.
yoğun bakımın önünde tepesinde dikilen doktor ve hemşirelerin arasından görmeye çalıştım,
doktor bir sürü soru sordu, cevapladım, konuştu, konuştu, elime bir poşet tutuşturdular eşyaları var diye, açamadım.
pazartesi görebilirsin dediler.
eve götürdüler beni.
hastaneden aradılar, biraz kendine gelmiş, bana mutlu yıllar dileyemediği için üzülmüş, hemşireye aratmış.
uyudum. tam iki gün uyudum.
pazartesi gecesi tam 03.30 da aradı doktor, kötü bir haber vermek için dedi.
gidip salona oturdum. sabah nasıl oldu anlamadım.
hastaneye gittim, morga. bakma dediler, babamı götürmeyin diye bağırmak istedim, sesim çıkmadı. annem konuştu yerime bırakın vedalaşsın babasıyla dedi.
elime eşyaları diye bir poşet daha verdiler. üç kutu ilacı çıktı içinden.
abime söyleyemedim.
cenaze yarın olsun dedim, bekletmeyin dediler, yarın olacak ben abime söyleyemedim ki dedim. konuştular, dinlemedim.
yine uyudum.
yaşarken, hastayken yanına uğramayan insanlar tabutunun başından ayrılmadı, ben yabancı gibi kenarda durdum.
elime içi su dolu 1.5 l vernel şişesini verip su dök babanın mezarına dediler.
bitti.
konuşamayınca, doktora nefes alamıyorum işareti yaptı, elimi ellerinin içine aldı, sevdi hep yaptığı gibi,
yoğun bakıma taşıdılar.
yoğun bakımın önünde tepesinde dikilen doktor ve hemşirelerin arasından görmeye çalıştım,
doktor bir sürü soru sordu, cevapladım, konuştu, konuştu, elime bir poşet tutuşturdular eşyaları var diye, açamadım.
pazartesi görebilirsin dediler.
eve götürdüler beni.
hastaneden aradılar, biraz kendine gelmiş, bana mutlu yıllar dileyemediği için üzülmüş, hemşireye aratmış.
uyudum. tam iki gün uyudum.
pazartesi gecesi tam 03.30 da aradı doktor, kötü bir haber vermek için dedi.
gidip salona oturdum. sabah nasıl oldu anlamadım.
hastaneye gittim, morga. bakma dediler, babamı götürmeyin diye bağırmak istedim, sesim çıkmadı. annem konuştu yerime bırakın vedalaşsın babasıyla dedi.
elime eşyaları diye bir poşet daha verdiler. üç kutu ilacı çıktı içinden.
abime söyleyemedim.
cenaze yarın olsun dedim, bekletmeyin dediler, yarın olacak ben abime söyleyemedim ki dedim. konuştular, dinlemedim.
yine uyudum.
yaşarken, hastayken yanına uğramayan insanlar tabutunun başından ayrılmadı, ben yabancı gibi kenarda durdum.
elime içi su dolu 1.5 l vernel şişesini verip su dök babanın mezarına dediler.
bitti.
devamını gör...
yazarların hayat felsefesi
'' ben oldum demek ben öldüm demektir. '' asla öğrenmeyi, kendimi geliştirmeyi bırakmamak, olabileceğim en iyi halime ulaşabilmek için çabalamaya devam etmek ...
devamını gör...
yazarların küçükken yapmak istediği meslekler
öğretmenlik.
devamını gör...
her şeyin gittikçe korkunçlaşması
ben... bu konuya çok kafa yordum. internet, sosyal medya etkisiyle insanlar artık sahte. insanlar gerçek değiller artık. hepsi maskeler takıyor, rol yapıyor. herkesin bir kompleksi var ve durmadan bu iğrenç komplekslerini ne ünlüyse ne popülerse onu alarak tatmin etmeye çalışıyor. herkes çok yalancı. artık dinlenilen müzikler, okunan kitaplar, düşünceler, felsefeler ilgi çektiği için değil de sosyal medya malzemesi için gündem oluyor. gitmek istiyorum buralardan. birileri beni insanların olmadığı bir yere götürsün.
devamını gör...
nesin matematik köyü
ali nesin'in yaptığı en önemli iş. burada durumu olmayan öğrenciler ücretsiz matematik kursu alabilmektedir. ve matematik alanında saygıdeğer insanlar öğrencilere eğitim vermektedir. bu arada ortamı da harikadır. doğa ile iç içedir. şirince'ye yürüme mesafesindedir. aynı zamanda bol bol kedi fotoğraflanabilen bir alandır.
devamını gör...
normal sözlük yazar kalitesi
iyidir tabiki. sözlüğün temel kuralı olan '' küfürsüz sözlük '' sayesinde bence gayet de iyidir. bundan daha iyi de olacaktır.
bakın hiç bir kuruluş hemen kalitesinde standardı yakalayamaz, bu süre alır.
bizler de hep beraber bu süreye kadar elimizden geldiğince seviyemizi koruyacağız.
insanlar telkinle, öneriyle bir yere, bir topluluğa katılmaz. katılanların da ömrü kısa olur zaten.
dolayısıyla biz özendireceğiz, burasının gerçekten farklı olduğunu hissettireceğiz.
işte o zaman gerçekten buraya katkı vermek isteyenler katılacaktır.
bir şey başarılacaksa hep beraber arkadaşlar, ne 1 eksik ne 1 fazla. *
bakın hiç bir kuruluş hemen kalitesinde standardı yakalayamaz, bu süre alır.
bizler de hep beraber bu süreye kadar elimizden geldiğince seviyemizi koruyacağız.
insanlar telkinle, öneriyle bir yere, bir topluluğa katılmaz. katılanların da ömrü kısa olur zaten.
dolayısıyla biz özendireceğiz, burasının gerçekten farklı olduğunu hissettireceğiz.
işte o zaman gerçekten buraya katkı vermek isteyenler katılacaktır.
bir şey başarılacaksa hep beraber arkadaşlar, ne 1 eksik ne 1 fazla. *
devamını gör...
seksli başlıklarda oy vermemek
beğenirsem oylarım, eğer o kişi mesaj kutuma gelip saçmalarsa da basarım engeli hiç acımam. misal durumumuz yoktu sevisemedik nikli yazarı oylardım arada lakin hiç terbiyesizlik yapmadı. böyle insanları oylarım kardeşim kimse kusura bakmasın.
devamını gör...
hayatınızın mottosu olan sözler
olur öyle arada.
devamını gör...
normal sözlük yeni özellik istekleri
karma puanı vesilesiyle rütbe vakti gelen ve fakat tesis edilmeyen yazarlar adına her dakika için moderasyona click başı ekranın tam ortasında belirip yanıp yanıp sönecek bir hala vermedin hala vermedin bildirimsi uyarısı gitsin.
misal akış yenileme mi bastı moderasyon, şaaakkk bildirim, başlığa mı tıkladı, şaaaaak uyarı.
çok etkili olur bence. *
misal akış yenileme mi bastı moderasyon, şaaakkk bildirim, başlığa mı tıkladı, şaaaaak uyarı.
çok etkili olur bence. *
devamını gör...
