mıknatıslı kitap ayracı
kullanırken kitaba zarar verebilen , genelde kaybolan , üzerinde binbir türlü resmin veya simgenin basılı olduğu ,kitapçılarda kasanın yanında satılan kitap ayıracı.
devamını gör...
harry potter vs lord of the rings
bir tarafı yüceltmek için diğer tarafı kötülemeye gerek olmadığını düşündüğüm karşılaştırma. her iki serinin de hem kitaplarını okudum hem de filmlerini izledim. üzerinden yıllar geçmesine rağmen hala iki seriyi de keyifle okuyabiliyor, izleyebiliyorum.
her ne kadar fantastik edebiyat türünde eserler olsalar da tüketici kitleleri birbirinden birazcık daha farklı ve tolkien evreni felsefi, tarihi, mitolojik ve ütopik betimlemeleriyle çok daha zengin. doğal olarak tüm bunlar lotr serisini bu kategoride çok daha farklı bir noktaya taşıyor.
tüm bunlar ışığında bu soruyu rowling'e sorsanız bence kendisi de lotr serisini seçerdi. inanmayanı eru çarpsın. *
her ne kadar fantastik edebiyat türünde eserler olsalar da tüketici kitleleri birbirinden birazcık daha farklı ve tolkien evreni felsefi, tarihi, mitolojik ve ütopik betimlemeleriyle çok daha zengin. doğal olarak tüm bunlar lotr serisini bu kategoride çok daha farklı bir noktaya taşıyor.
tüm bunlar ışığında bu soruyu rowling'e sorsanız bence kendisi de lotr serisini seçerdi. inanmayanı eru çarpsın. *
devamını gör...
yazarların duymuş olduğu en garip isim
maşallah.
insan çocuğuna neden böyle bir kötülük yapar...
insan çocuğuna neden böyle bir kötülük yapar...
devamını gör...
ahmet hamdi tanpınar
devamını gör...
şehremini
osmanlı zamanında belediye başkanına verilen isim. şehir emini anlamında, o da kutsal emanetlerin teslim edildiği kişidir. o emanetler de şehrin insanı ve halkıdır. şehrin sembolik anahtarını elinde tutan güvenilir insanlarmış.
devamını gör...
güzel kadın isimleri
acaba benim adımı da yazmışlar mı diye girip bakılan başlıktır.
devamını gör...
haklıyken haksız çıkan insan
kendini ifade etmeyi bilmiyordur ya da karşısında olan insan fazla zekidir ve sinsidir. haksız insanlarda genelde bağırarak suçlarını bastırmaya çalışsa da haklı olanlar ise ağlayabiliyor bu şekilde farklı bir algı yaratabiliyorlar.
devamını gör...
rahatsız (yazar)
entryleri kulaklarımla ağzımı birbirine yaklaştırıyor.
devamını gör...
delirmemek için yapılanlar
hiç kimseyi takmamak.
devamını gör...
fakirliğini tek cümleyle anlat
noodle 3 lira olmuş.
devamını gör...
kahve
bu aralar yoğun tempodan dolayı, damardan aldığım içecektir.
devamını gör...
süleyman soylu
içki sosyal mesafeyi azaltan bir etkiye sahip. tabii ki kısıtlama getirmekte haklıyız açıklamasına istinaden haftasonları alkol satışı yasaklandı. şuan 5 e kadar açık olan migros gibi alkol satışı yapan büyük alışveriş merkezlerinde ise görüntü böyleydi.
sayın bakan'a buradan bir soru yöneltiyorum. peki camii'lerimizde kılınan namazlar, sosyal mesafeyi etkileyen bir unsur değil mi?
sayın bakan'a buradan bir soru yöneltiyorum. peki camii'lerimizde kılınan namazlar, sosyal mesafeyi etkileyen bir unsur değil mi?
devamını gör...
hayvanterli
kendisini tanımıyorum ama favorileri ve beğenileriyle günümü güzelleştirmiştir.
devamını gör...
ölüm
sözlüklerde geçen anlamıyla; insan, hayvan ve bitkilerin yaşamının net ve kesin olarak sona ermesidir.
ancak insan bakış açısıyla bakıldığında zihinlerimizde yarattımız 'insan sözlük' te bu üç canlının da ölümü farklı tanımlanır.
bitkiler için ölümü bir şekil değiştirme hali olarak görürüz. genellikle öldükten sonraki aşama olan çürüme aşamasını onlar için ölümle eşdeğer görürüz. hayvanlarda ölümü yaşamsal fonksiyonların tamamen yok olması ve canlı olma halinin sonlanması olarak görürüz.
insanların ölümüyle ilgili bakış açımız bu kadar net ve kesin değildir. bu kesin olmama durumu, bizi hayvan ve bitkilerden ayıran bir özellik olan öleceğinin farkında olma bilincidir. bu yüzden insanlık, var olduğundan beri ölüm üzerine hep kafa yormuş ve ölümü yoğurarak ona şekil vermeye çalışmıştır. insanlık tarihi boyunca gelişen farklı din, kültür, gelenek ve uygulamalar sonucu ölümün anlamı da farklılaşmış ve her din ve kültüre göre adeta farklı anlamlara bürünmüştür. bazıları ölümü kesin bir yok oluş olarak görürken bazıları başka bir yere gitmek olarak görürler. bana göre en ilginç olan tanım ise ölümün bir form değiştirme olarak görülmesidir. (bkz: reenkarnasyon) aslına bakarsanız ölümün bu kadar farklı anlamlar çağrıştırmasının asıl sebebi, insan türünün egosundan kaynaklanıyor. insan türü yeryüzünü şekillendirme hakkını kendisinde doğal bir hak olarak gördüğü gibi kendi ölümünün bir anlam ifade etmesi gerektiğini düşünür.
benim için ölüm ise sadece ölümdür.
ancak insan bakış açısıyla bakıldığında zihinlerimizde yarattımız 'insan sözlük' te bu üç canlının da ölümü farklı tanımlanır.
bitkiler için ölümü bir şekil değiştirme hali olarak görürüz. genellikle öldükten sonraki aşama olan çürüme aşamasını onlar için ölümle eşdeğer görürüz. hayvanlarda ölümü yaşamsal fonksiyonların tamamen yok olması ve canlı olma halinin sonlanması olarak görürüz.
insanların ölümüyle ilgili bakış açımız bu kadar net ve kesin değildir. bu kesin olmama durumu, bizi hayvan ve bitkilerden ayıran bir özellik olan öleceğinin farkında olma bilincidir. bu yüzden insanlık, var olduğundan beri ölüm üzerine hep kafa yormuş ve ölümü yoğurarak ona şekil vermeye çalışmıştır. insanlık tarihi boyunca gelişen farklı din, kültür, gelenek ve uygulamalar sonucu ölümün anlamı da farklılaşmış ve her din ve kültüre göre adeta farklı anlamlara bürünmüştür. bazıları ölümü kesin bir yok oluş olarak görürken bazıları başka bir yere gitmek olarak görürler. bana göre en ilginç olan tanım ise ölümün bir form değiştirme olarak görülmesidir. (bkz: reenkarnasyon) aslına bakarsanız ölümün bu kadar farklı anlamlar çağrıştırmasının asıl sebebi, insan türünün egosundan kaynaklanıyor. insan türü yeryüzünü şekillendirme hakkını kendisinde doğal bir hak olarak gördüğü gibi kendi ölümünün bir anlam ifade etmesi gerektiğini düşünür.
benim için ölüm ise sadece ölümdür.
devamını gör...
hayvanların hiç canlarının sıkılmaması
sırf canı sıkılıyor, bir değişiklik olsun diye anne oldu benim kedim...
diyeceklerim bu kadar.
diyeceklerim bu kadar.
devamını gör...
atatürk laikliği anlatırken paşam ben anlamadım diyen vekil
atamın üşenmeyip tekrar detaylı bir şekilde anlatmasına ve meclis oturumunun bir miktar uzamasına neden olacak milletvekilidir. nitekim bambaşka bir görüş neticede...
devamını gör...
türklerden filozof çıkmamasının nedenleri
'ben anlattım kimse anlamadı' diyor teoman duralı.. ancak bu ropörtajın tamamı izlenirse bambaşka bir noktaya dikkat çekiyo ki aslında bu ropörtaj teoman duralı hakkında bize bir çok bilgi veriyo.
duralı hocayı 'kitaplarımı gömseydim daha iyiydi' sözünü söylemeye iten dil devrimidir. aslında örtük olarak bunu söylüyo. sahip olduğumuz dil geleneği ve bunun bağlamındaki kültürümüzün üzerine bugünü inşa edebilme potansiyelimiz ortadan kalkmış durumda dil devrimiyle. aynı şekilde dil ile geride kalan medeniyet ya da kültür tasavvurunu sıfırdan yeniden inşa etmek zorundayız. batılı standartlara uygun bir kültür inşa etmeye çalışıyoruz ancak dil değişse de insan tam olarak değişememekte. bu arada sıkışmışlık hali, anlam kaybının sebebidir. teoman hocanın yazmış olduğu klasik türk-islam kültürü üzerine döşenmeye çalışılan modern bilim, felsefe ve medeniyet tasavvurlarının hiçbiri, bu sebepten dolayı, yani 'dile olan yabancılık' sebebiyle karşılık bulamamakta. zannediyorum bu geçen senenin ropörtajıydı ve duralı hoca bunun yeni yeni farkına varıyo..
duralı hocayı 'kitaplarımı gömseydim daha iyiydi' sözünü söylemeye iten dil devrimidir. aslında örtük olarak bunu söylüyo. sahip olduğumuz dil geleneği ve bunun bağlamındaki kültürümüzün üzerine bugünü inşa edebilme potansiyelimiz ortadan kalkmış durumda dil devrimiyle. aynı şekilde dil ile geride kalan medeniyet ya da kültür tasavvurunu sıfırdan yeniden inşa etmek zorundayız. batılı standartlara uygun bir kültür inşa etmeye çalışıyoruz ancak dil değişse de insan tam olarak değişememekte. bu arada sıkışmışlık hali, anlam kaybının sebebidir. teoman hocanın yazmış olduğu klasik türk-islam kültürü üzerine döşenmeye çalışılan modern bilim, felsefe ve medeniyet tasavvurlarının hiçbiri, bu sebepten dolayı, yani 'dile olan yabancılık' sebebiyle karşılık bulamamakta. zannediyorum bu geçen senenin ropörtajıydı ve duralı hoca bunun yeni yeni farkına varıyo..
devamını gör...
rüyada aşk acısı çekmek
şıpsevdiliğin başka bir boyutudur. günlük yaşam bitmiş bir rüyalar kalmış onda da aşık olacağı tutmuş,yetmemiş bir de acısını duymuş, şıpsevdilikte nirvanaya ulaşmış kişi eylemidir.işin başka garibi kişinin aşk acısıyla uykudan uyanmasıdır.
(bkz: ne rüyalar varmış be dedirten tanım)
(bkz: ne rüyalar varmış be dedirten tanım)
devamını gör...

