israil
8.675.000 nüfuslu, yüzde 74'ü yahudi olan devlet. 21.000 km2 alana sahip kendi küçük hacmi büyük ülke. diasporası ermeniler yada rumlar gibi hikayeden diaspora değildir. tek başına ikisinide tokatlayacak güçtedir. son azerbaycan zaferinde bunu da görmüş olduk. yahudi lobisi ve israil azerbaycan'ı destekledi abd ve batı dünyası gık diyemedi.
devamını gör...
sözlük yazarlarının ölüme bakış açısı
ölümü hayattan ayrı, hayatın dışında bir gerçeklik olarak tasarlamıyorum. ölüm hayat döngüsünün, dönüşümün bir parçası. hiçbir şeyin yok olmadığı bu evrende ölünce de farklı bir şekilde sürdüreceğim var olmayı. vücudumun parçaları toprak olurken yine deneyimleyeceğim yaşamayı. sadece bilinç konusunda emin değilim, emin olmaya ihtiyacım da yok çünkü ölümle karşılaşıncaya dek bilemeyeceğim bunu. ölümü dramatize etmek yaşayanların işi, öznenin deneyiminden haberdar değil kimse.
devamını gör...
türk korkusu
avrupa'da bugünkü türkofobinin kökenlerini sorgulayan bir özlem kumrular kitabı. yeniçağ avrupalısının gözünde türk nedir, neye benzer; müslüman nedir, kur'an, muhammed avrupalı için ne ifade eder; avrupa dillerindeki türk karşıtı faşist deyimler nerden gelmiştir gibi avrupa'daki türk düşmanlığı, türk karşıtlığı üzerine birinci el kaynaklardan cevaplarını arar. kitapta benin için en ilgi çekici kısım ise 1575-1580 yılları arasında osmanlıda esir olarak yaşamış ve bir çok notlar tutmuş olan cervantes'in türkler hakkındaki düşünceleridir.
not: kitap ağırdır. sağlam bir akademik altyapı gerektirmektedir.
not: kitap ağırdır. sağlam bir akademik altyapı gerektirmektedir.
devamını gör...
aileyle yaşamak vs tek yaşamak
'bana bakmaya mecbursunuz' diyerek aileyle yaşamayı seçtiğim karşılaştırma.
ne önüm var ne arkam, bitaneciğim, bana değil de kime bakacaklar. tey allah'ım.
ne önüm var ne arkam, bitaneciğim, bana değil de kime bakacaklar. tey allah'ım.
devamını gör...
ilk buluşmada 5 lahmacun gömen hatun
o zaman sınır 4.aman hatunlar 4'ü geçmeyin bari.
devamını gör...
neye benziyorlardı
abd'li şair denise levertov'un, vietnam savaşı'nı ve amerika'yı eleştirdiği şiiridir.
çevirisi, cevat çapan tarafından yapılmıştır.
1-vietnamlılar taştan fenerler
kullanıyorlar mıydı?
2-törenlerle kutluyorlar mıydı
tomurcukların açışını?
3-sessizce gülme eğilimleri var mıydı?
4-süs olarak kemik ve fildişi,
yeşim taşı ve gümüş takınıyorlar mıydı?
5-destanları var mıydı?
6-konuşmakla türkü söylemek arasında
bir ayırım yapıyorlar mıydı?
1-efendim, yumuşak yürekleri taşa dönüşmüştü.
taş fenerlerin bahçelerde güzel yolları
aydınlatıp aydınlatmadığı hatırlanmıyor.
2-belki bir kez tomurcukları kutlamak için
toplanmışlardı,
ama çocuklar öldürüldükten sonra
tomurcuklar açmadı.
3-efendim, yanık ağızlara acı verir gülmek.
4-bir düş önce, belki. sevinmek içindir süs.
bütün kemikler kömür olmuştu.
5-hatırlanmıyor. unutmayın ki,
çoğu köylüydü; pirinç ve bambuyla
yaşıyorlardı.
sessiz bulutlar çeltik tarlalarında yansıdığında
ve bayırdaki setlerde korkusuzca yürürken manda,
belki babalar eski masallar anlatmışlardır oğullarına.
bombalar bu aynaları parçalayınca,
ancak çığlık atmaya vakit kalmıştı.
6-hâlâ türküye benzer bir yankısı
duyuluyor konuşmalarının.
anlatıldığına göre türkü söyleyişleri
pervanelerin ay ışığında
uçuşuna benzermiş.
kim bilebilir? artık her yer sessiz.
çevirisi, cevat çapan tarafından yapılmıştır.
1-vietnamlılar taştan fenerler
kullanıyorlar mıydı?
2-törenlerle kutluyorlar mıydı
tomurcukların açışını?
3-sessizce gülme eğilimleri var mıydı?
4-süs olarak kemik ve fildişi,
yeşim taşı ve gümüş takınıyorlar mıydı?
5-destanları var mıydı?
6-konuşmakla türkü söylemek arasında
bir ayırım yapıyorlar mıydı?
1-efendim, yumuşak yürekleri taşa dönüşmüştü.
taş fenerlerin bahçelerde güzel yolları
aydınlatıp aydınlatmadığı hatırlanmıyor.
2-belki bir kez tomurcukları kutlamak için
toplanmışlardı,
ama çocuklar öldürüldükten sonra
tomurcuklar açmadı.
3-efendim, yanık ağızlara acı verir gülmek.
4-bir düş önce, belki. sevinmek içindir süs.
bütün kemikler kömür olmuştu.
5-hatırlanmıyor. unutmayın ki,
çoğu köylüydü; pirinç ve bambuyla
yaşıyorlardı.
sessiz bulutlar çeltik tarlalarında yansıdığında
ve bayırdaki setlerde korkusuzca yürürken manda,
belki babalar eski masallar anlatmışlardır oğullarına.
bombalar bu aynaları parçalayınca,
ancak çığlık atmaya vakit kalmıştı.
6-hâlâ türküye benzer bir yankısı
duyuluyor konuşmalarının.
anlatıldığına göre türkü söyleyişleri
pervanelerin ay ışığında
uçuşuna benzermiş.
kim bilebilir? artık her yer sessiz.
devamını gör...
teoman şarkılarından bir kuple
çok mu ayıp hala mutluluk istemek?
neyse zaten hiç halim yok.
neyse zaten hiç halim yok.
devamını gör...
yoldaş görüntülü arasa telefonu açar mısınız sorunsalı
çırılçıplak bile soyunurum*.
devamını gör...
traktörüne haciz gelen vatandaşın kalp krizinden ölmesi
nerde o çiftçi güzellemesi yapan tanımlar başlıklar, abartıyorlar vs. getirin buraya getirin...
bu ülke çiftçisinin ürettiği tek üzüm tanesi dahi yerseniz boğularak can veriniz, o kadar net.
traktör satmak nedir? ekmek kapısı satmaya mecbur kalmak nedir?
cennete gitti dimi? orda en lüks traktörlerde gezecek, banka yok tefeci yok! bir sektirip gidiniz.
tanım: ölecek nefes israfı o kadar çok adam var iken gariban çiftçinin acı ölümü.
bu ülke çiftçisinin ürettiği tek üzüm tanesi dahi yerseniz boğularak can veriniz, o kadar net.
traktör satmak nedir? ekmek kapısı satmaya mecbur kalmak nedir?
cennete gitti dimi? orda en lüks traktörlerde gezecek, banka yok tefeci yok! bir sektirip gidiniz.
tanım: ölecek nefes israfı o kadar çok adam var iken gariban çiftçinin acı ölümü.
devamını gör...
sadi şirazi
"bir gece sevdiğim içeri girdi. yerimden öyle bir fırlamışım ki elbisemin eteği mumu söndürdü. güzelliği ile karanlığı dağıtan sevgilim sordu : ben gelince neden ışığı söndürdün.? dedim ki : güneş doğdu zannettim.." sözlerinin sahibi.
devamını gör...
mutlu eden basit şeyler
bol soslu makarna yapılmasıdır. *
makarna benim için bambaşka bir yerde. eğer gönlümü fethetmek isteyen varsa oradan buraya makarna yollayabilir. *
makarna benim için bambaşka bir yerde. eğer gönlümü fethetmek isteyen varsa oradan buraya makarna yollayabilir. *
devamını gör...
meshugana
yidiş dilinde bir ifadedir.
bu ifade genellikle hareketleri ve sözleri ile mantık sınırlarını zorlayan kişilere hitaben sarf edilir. saçmalamakta olan bir insana çok rahat bir şekilde aslında hakaret olmayan bu ifadeyi kullanabilirsiniz.
hatta bazı durumlarda akılsız, deli, divane anlamlarında da kullanılabilir.
geçmişten günümüze bu sözcüğün kullanılabileceği birkaç örnek vermek isterim.
mesela birkaç yıl önce doların 17 lira olabileceğini söyleyen bir insana kolaylıkla ve yanılmadan meshugana diyebilirdiniz. çünkü devlet büyüklerimiz böyle bir şeyin mümkün olmadığını ve bunu bekleyen insanların çok bekleyeceğini söylemişti.
ya da yıllar önce devlet içinde paralel bir tarikat yapılanması olduğunu söyleyen insanlara meshugana diyebilirdiniz çünkü sizin bu söylediğiniz şeye kargalar bile gülerdi.
mesela yine belli bir zaman önce üniversite sınav soruları çalındığında tepki gösterseydiniz bunu saçmalığını daniskası olduğu söylenip meshugana ilan edilebilirdiniz.
yani şöyle bir düşününce böyle bir düzen içinde savrulup dururken insanın meshugana sayılması o kadar da kötü bir şey değilmiş gibi geldi bana.
bu ifade genellikle hareketleri ve sözleri ile mantık sınırlarını zorlayan kişilere hitaben sarf edilir. saçmalamakta olan bir insana çok rahat bir şekilde aslında hakaret olmayan bu ifadeyi kullanabilirsiniz.
hatta bazı durumlarda akılsız, deli, divane anlamlarında da kullanılabilir.
geçmişten günümüze bu sözcüğün kullanılabileceği birkaç örnek vermek isterim.
mesela birkaç yıl önce doların 17 lira olabileceğini söyleyen bir insana kolaylıkla ve yanılmadan meshugana diyebilirdiniz. çünkü devlet büyüklerimiz böyle bir şeyin mümkün olmadığını ve bunu bekleyen insanların çok bekleyeceğini söylemişti.
ya da yıllar önce devlet içinde paralel bir tarikat yapılanması olduğunu söyleyen insanlara meshugana diyebilirdiniz çünkü sizin bu söylediğiniz şeye kargalar bile gülerdi.
mesela yine belli bir zaman önce üniversite sınav soruları çalındığında tepki gösterseydiniz bunu saçmalığını daniskası olduğu söylenip meshugana ilan edilebilirdiniz.
yani şöyle bir düşününce böyle bir düzen içinde savrulup dururken insanın meshugana sayılması o kadar da kötü bir şey değilmiş gibi geldi bana.
devamını gör...
yazarların en eften püften başarıları
kardeşlerimin ve kuzenlerimin resim ödevlerini ben yaparım, iki ilçe bir il birinciliğim ve sayısını hatırlamadığım okul birinciliğim ve nice derecem var.
hiçbiri de benim adıma değil... *
hiçbiri de benim adıma değil... *
devamını gör...
fenomen olmak için kendinden küçük kızları döven kızlar
defalarca dedik burada; kadına şiddeti değil, şiddeti kınayın diye ama işte yine bi sürü şey söylendi yanlış olmasın 2 veya 3 kişi gördüm şiddete karşı çıkalım diyen şu sözlükte.
izmir'de sosyal medyada videolarının izlenmesi için kendilerinden yaşça küçük kız çocuklara saldırarak videolarını çektikleri iddia edilen çocukların görüntüleri şok etti. dehşeti yaşayan çocuklar ve aileleri, saldırganlardan şikayetçi oldu. kızlara saldıran şahısların, daha sonra i.e. ve h.k.'ye sosyal medya üzerinden mesaj atarak özür diledikleri ve paylaştıkları videoları sildikleri öğrenildi.
zmir'in koan ilçesinde yaşanan olay 15 temmuz demokrasi şehitleri meydanı yakınındaki parkta meydana geldi. iddiaya göre i.e. (14) ve h.k. (14) isimli kız çocukları, yürüyüş yapmak için parka çıktı.
parkta kendilerine yaklaşan iki kız çocuğu, 'ne bakıyorsun?' diyerek bir anda kendilerine saldırdı. iki çocuk i.e. ve h.k.'yi öldüresiye döverken, o esnada üç erkek çocuk da o anları videoya çekmeye başladı. yaklaşık 10 dakika boyunca i.e. ve h.k.'yi darp eden grup, polise yapılan ihbarın ardından olay yerinden uzaklaştı.
mesaj atıp özür dilediler
mağdur çocukların aileleri, çocukları için tedavi gördüğü hastaneden aldığı darp raporu ile birlikte saldırganlar hakkında şikayetçi olurken, grupta yer alanları tanıyan bir başka çocuk ise saldırganların bilerek ve isteyerek kavga ettiklerini, o anları sosyal medya hesaplarından paylaşarak fenomen olmak istediklerini öne sürdü.
olayın emniyete bildirildiğini öğrenen saldırgan kız çocuklarının i.e. ve h.k.'ye sosyal medya üzerinden mesaj atarak özür diledikleri ve daha sonra videolarla birlikte sosyal medya hesabını sildikleri öğrenildi.
ünlü olmaya çalışıyorlarmış"
dehşet anlarını anlatan i.e., "ben arkadaşımla sahilde otururken bir anda içlerinden birisi 'ne bakıyorsun?' diye bağırıp üzerimize çullandılar. beni saçlarımdan tutarak havaya kaldırdı. o sırada diğer kız da arkadaşıma saldırdı. o esnada çığlık attığımı hatırlıyorum, başka bir şey hatırlamıyorum. kafamı yere vurduğu için o anı net olarak hatırlayamıyorum. 10 dakika boyunca darp edildik. ben engellemeye çalışıyordum ama bu sefer de tırnaklarını vücuduma geçirdi. hala başımda, boynumda ve vücudumda ağrılar var.
arkadaşım şeker hastası olduğunu söylemesine rağmen onu da dövmeye devam ettiler. bu esnada onların dayak atma anını kaydeden 3 kişi fark ettim. 2 kız bize saldırırken, 3 erkek de video kaydı alıyordu. bunlar bu tarz kavga görüntülerini sosyal medya hesaplarında paylaşarak ünlü olmaya çalışıyorlarmış. sonrasında oradan uzaklaştılar ve biz de olayın ardından şikayetçi olduk. bu olayın ardından psikolojimiz bozulduğu için arkadaşımla beraber psikolojik tedavi görmeye başlayacağız" dedi.
"etraftakiler müdahale etmedi"
saldırganlar tarafından darp edilen çocuklardan h.k. ise, diyabet hastası olmasına rağmen dakikalarca acımadan darp edildiğini söyledi. saldırıdan dolayı bilincini kaybedip baygınlık geçirdiğini anlatan h.k., etraftaki vatandaşların olaya seyirci kalmasından dert yandı.
o anları anlatırken gözyaşlarına boğulan h.k., "biz arkadaşımla beraber orada otururken belgin adlı kişi bize bağırmaya başladı. ortada hiçbir şey de yoktu, ne olduğunu anlamadık. belgin adlı kız arkadaşıma, asya ise bana saldırmaya başladı. bir anda saldırdılar ve biz de savunmasız yakalandık o şaşkınlıkla. beni saçımdan sürükledi yerde. çekilen videoda da görülüyordu zaten, ben şeker hastası olduğumu bağıra bağıra söylememe rağmen saçımdan sürüklemeye devam etti.
daha sonra yüzüme ve kafama yumruk atmaya başladı. bilincimi kaybettim, bayılacak gibi oldum orada. daha sonra polisi aradım. etrafta kavgayı izleyenlere bağırdım. şeker hastası olduğumu, neden müdahale etmediklerini sordum hepsine. arkadaşım o esnada hala darp ediliyordu, izleyenlere bağırdım, 'neden müdahale etmiyorsunuz?' dedim. kimse hiçbir şey yapmadı. bacaklarımda, kafamda bir sürü şişlikler var. defalarca yüzüme vurdular, burnumu yamulttular yumruk ata ata" diye konuştu.
"hesaplarında 20 tane böyle video vardı"
saldırgan şahısları sosyal medya üzerinden tanıdığını söyleyen i.e. ve h.k.'nin arkadaşı b.ö., "bunlar kendilerinden güçsüz olan insanlara sataşıp kavga ettikleri anı sosyal medyada paylaşarak ünlü olmaya çalışıyorlar. daha önce kendi sosyal medya hesaplarında yaklaşık 20 tane bu tarz video vardı ama bu olaydan dolayı arkadaşımın ailesi şikayetçi olunca bu videoları kaldırmışlar" dedi.
darp edilen i.e.'nin babası osman e. de, saldırgan çocuklar hakkında polis merkezine giderek şikayetçi olduğunu bildirdi. osman e., "iş yerinden geldiğimde evde kızımın ağladığını gördüm. kızım bana olayı anlattığında şok olmuştum. fenomen olmak adına bu tarz şeylerle kendilerinden küçük, güçsüz çocukları böyle dövüp sosyal medyada paylaşarak hem çocukları hem de ailelerini zor durumda bırakıyorlar. benim kızım psikolojik tedavi görmeye başlayacak. biz yaşadık, başka aileler yaşamasın. görüntüleri de var zaten, o düşüş anında beyin kanaması geçirebilirdi benim kızım. böyle şeylerin yaşanmasını istemiyoruz. gerekli yerlere şikayetimizi de yaptık ve bu olayın peşini bırakmayacağız" ifadelerini kullandı.
i.e. ve h.k.'nin ailesinin saldırgan çocuklar hakkında polis merkezine giderek şikayetçi olmasının ardından çocuk büro amirliği olayla ilgili çalışma başlattı.
buradan
izmir'de sosyal medyada videolarının izlenmesi için kendilerinden yaşça küçük kız çocuklara saldırarak videolarını çektikleri iddia edilen çocukların görüntüleri şok etti. dehşeti yaşayan çocuklar ve aileleri, saldırganlardan şikayetçi oldu. kızlara saldıran şahısların, daha sonra i.e. ve h.k.'ye sosyal medya üzerinden mesaj atarak özür diledikleri ve paylaştıkları videoları sildikleri öğrenildi.
zmir'in koan ilçesinde yaşanan olay 15 temmuz demokrasi şehitleri meydanı yakınındaki parkta meydana geldi. iddiaya göre i.e. (14) ve h.k. (14) isimli kız çocukları, yürüyüş yapmak için parka çıktı.
parkta kendilerine yaklaşan iki kız çocuğu, 'ne bakıyorsun?' diyerek bir anda kendilerine saldırdı. iki çocuk i.e. ve h.k.'yi öldüresiye döverken, o esnada üç erkek çocuk da o anları videoya çekmeye başladı. yaklaşık 10 dakika boyunca i.e. ve h.k.'yi darp eden grup, polise yapılan ihbarın ardından olay yerinden uzaklaştı.
mesaj atıp özür dilediler
mağdur çocukların aileleri, çocukları için tedavi gördüğü hastaneden aldığı darp raporu ile birlikte saldırganlar hakkında şikayetçi olurken, grupta yer alanları tanıyan bir başka çocuk ise saldırganların bilerek ve isteyerek kavga ettiklerini, o anları sosyal medya hesaplarından paylaşarak fenomen olmak istediklerini öne sürdü.
olayın emniyete bildirildiğini öğrenen saldırgan kız çocuklarının i.e. ve h.k.'ye sosyal medya üzerinden mesaj atarak özür diledikleri ve daha sonra videolarla birlikte sosyal medya hesabını sildikleri öğrenildi.
ünlü olmaya çalışıyorlarmış"
dehşet anlarını anlatan i.e., "ben arkadaşımla sahilde otururken bir anda içlerinden birisi 'ne bakıyorsun?' diye bağırıp üzerimize çullandılar. beni saçlarımdan tutarak havaya kaldırdı. o sırada diğer kız da arkadaşıma saldırdı. o esnada çığlık attığımı hatırlıyorum, başka bir şey hatırlamıyorum. kafamı yere vurduğu için o anı net olarak hatırlayamıyorum. 10 dakika boyunca darp edildik. ben engellemeye çalışıyordum ama bu sefer de tırnaklarını vücuduma geçirdi. hala başımda, boynumda ve vücudumda ağrılar var.
arkadaşım şeker hastası olduğunu söylemesine rağmen onu da dövmeye devam ettiler. bu esnada onların dayak atma anını kaydeden 3 kişi fark ettim. 2 kız bize saldırırken, 3 erkek de video kaydı alıyordu. bunlar bu tarz kavga görüntülerini sosyal medya hesaplarında paylaşarak ünlü olmaya çalışıyorlarmış. sonrasında oradan uzaklaştılar ve biz de olayın ardından şikayetçi olduk. bu olayın ardından psikolojimiz bozulduğu için arkadaşımla beraber psikolojik tedavi görmeye başlayacağız" dedi.
"etraftakiler müdahale etmedi"
saldırganlar tarafından darp edilen çocuklardan h.k. ise, diyabet hastası olmasına rağmen dakikalarca acımadan darp edildiğini söyledi. saldırıdan dolayı bilincini kaybedip baygınlık geçirdiğini anlatan h.k., etraftaki vatandaşların olaya seyirci kalmasından dert yandı.
o anları anlatırken gözyaşlarına boğulan h.k., "biz arkadaşımla beraber orada otururken belgin adlı kişi bize bağırmaya başladı. ortada hiçbir şey de yoktu, ne olduğunu anlamadık. belgin adlı kız arkadaşıma, asya ise bana saldırmaya başladı. bir anda saldırdılar ve biz de savunmasız yakalandık o şaşkınlıkla. beni saçımdan sürükledi yerde. çekilen videoda da görülüyordu zaten, ben şeker hastası olduğumu bağıra bağıra söylememe rağmen saçımdan sürüklemeye devam etti.
daha sonra yüzüme ve kafama yumruk atmaya başladı. bilincimi kaybettim, bayılacak gibi oldum orada. daha sonra polisi aradım. etrafta kavgayı izleyenlere bağırdım. şeker hastası olduğumu, neden müdahale etmediklerini sordum hepsine. arkadaşım o esnada hala darp ediliyordu, izleyenlere bağırdım, 'neden müdahale etmiyorsunuz?' dedim. kimse hiçbir şey yapmadı. bacaklarımda, kafamda bir sürü şişlikler var. defalarca yüzüme vurdular, burnumu yamulttular yumruk ata ata" diye konuştu.
"hesaplarında 20 tane böyle video vardı"
saldırgan şahısları sosyal medya üzerinden tanıdığını söyleyen i.e. ve h.k.'nin arkadaşı b.ö., "bunlar kendilerinden güçsüz olan insanlara sataşıp kavga ettikleri anı sosyal medyada paylaşarak ünlü olmaya çalışıyorlar. daha önce kendi sosyal medya hesaplarında yaklaşık 20 tane bu tarz video vardı ama bu olaydan dolayı arkadaşımın ailesi şikayetçi olunca bu videoları kaldırmışlar" dedi.
darp edilen i.e.'nin babası osman e. de, saldırgan çocuklar hakkında polis merkezine giderek şikayetçi olduğunu bildirdi. osman e., "iş yerinden geldiğimde evde kızımın ağladığını gördüm. kızım bana olayı anlattığında şok olmuştum. fenomen olmak adına bu tarz şeylerle kendilerinden küçük, güçsüz çocukları böyle dövüp sosyal medyada paylaşarak hem çocukları hem de ailelerini zor durumda bırakıyorlar. benim kızım psikolojik tedavi görmeye başlayacak. biz yaşadık, başka aileler yaşamasın. görüntüleri de var zaten, o düşüş anında beyin kanaması geçirebilirdi benim kızım. böyle şeylerin yaşanmasını istemiyoruz. gerekli yerlere şikayetimizi de yaptık ve bu olayın peşini bırakmayacağız" ifadelerini kullandı.
i.e. ve h.k.'nin ailesinin saldırgan çocuklar hakkında polis merkezine giderek şikayetçi olmasının ardından çocuk büro amirliği olayla ilgili çalışma başlattı.
buradan
devamını gör...
çocukken kendinizi en havalı hissettiğiniz an
annemin üye olduğu doğa yürüyüşü kulübünde en küçük bendim ve yaklaşık 23 km yol yürümüştük, yaptığım ilk zirveydi. kendimi koca koca insanların arasında çok havalı hissetmiştim.
devamını gör...
coğrafi keşifler
yapıldığı döneme ‘’keşifler çağı’’ denilen keşiflerdir.
avrupalı devletlerin doğu ülkelerindeki zenginlikleri ele geçirip yeni ekonomik kaynaklar bulmak ve hristiyanlık dinini farklı coğrafyalara yaymak için yaptığı keşiflerdir.
coğrafi keşiflerin çoğu ispanyol ve portekizli kaptanlar tarafından yapılmıştır.
15. yüzyılın (1400’ler) başından 17. yüzyılın (1600’ler) ortalarına kadar sürmüştür. az da olsa ilerleyen dönemlerde de yaşanmıştır (james cook'un 1771 yılında avustralya kıtasını keşfetmesi gibi).
bu keşiflerin asıl nedeni dediğim gibi avrupalı devletlerin zengin olma isteğiydi.
bu istek sonucu o dönemde türklerin elinde bulunan baharat yolu’nu ve ipek yolu’nu ele geçirmek ve onlara alternatif yollar bulmak istiyorlardı.
pusulanın geliştirilmesi, cesur gemicilerin yetiştirilmesi, okyanuslara dahi dayanıklı olan ‘’karvela’’ isimli gemilerin yapılması, portekiz ile ispanya arasında yaşanan ekonomik kriz ve marco polo tarafından yazılmış olan ‘’seyahatname’’ isimli eserde doğunun zenginliklerinin anlatılması da bu keşiflerin diğer nedenleridir.
bu keşifler sonucunda yeni ülkeler ve kıtalar keşfedilmiş (avustralya, amerika) ve yeni uygarlıklar ve ırklar (mayalar, aztekler ve inkalar gibi) tanınmıştır.
avrupalıların benimsediği hristiyanlık dini ve avrupa kültürü kendine yeni yayılma alanları bulmuştur.
hatta bu keşifler sonucunda öğrenilen yeni bilgiler ile kiliseye olan güveni azaltmış, kilisenin ‘’dünya düzdür’’ öğretisi büyük oranda yıkılmıştır.
avrupalıların yoğun misyonerlik faaliyetleri ile hristiyanlık dini, dünyanın en çok benimsenen ve en geniş coğrafyada yayılan din haline gelmiştir.
örnek olarak günümüzde güney amerika olarak bilinen bölgenin diğer isminin ‘’latin amerika’’ olması verilebilir.
coğrafi keşifler sonucu altın, gümüş gibi birikimi olan ve ticaretle uğraşan burjuvalar güçlenmiştir.
bunun sonucunda da avrupa’da toprağa dayalı olan ekonomik sistem ve feodalite güç kaybetmiştir.
avrupalı devletler keşfettikleri bölgelerde ‘’sömürge imparatorlukları’’ kurmuşlardır.
imparator şarlken adına macellan tarafından başlatılan ve onun yol üzerinde ölümüyle sebastian del kano tarafından tamamlanan tur sonucunda dünyanın yuvarlak olduğu ispatlanmıştır.
coğrafi keşifler sonucu oluşan ham madde birikimi, sanayi devrimi’nin oluşumu için uygun ortam yaratmıştır.
keşfedilen bölgelerdeki kakao, vanilya, patates gibi bitkiler avrupalılar tarafından tanınmış ve avrupa’ya taşınmıştır.
keşffedilen yerlere avrupa’dan göçler başlamıştır. bu da avrupa’da nüfusun azalmasına neden olmuştur.
iş gücü ihtiyacından dolayı afrika kıtası’ndan afrikalı yerlilerin getirilmesi sonucu kölelik ve köle ticareti yeniden başlamıştır.
ipek ve baharat yolları ile akdeniz limanları önemini kaybetmiş, keşfedilen bölgelerdeki limanlar önem kazanmıştır.
dönemin güçlü devletlerinden osmanlı ise coğrafi keşiflerden olumsuz etkilenmiştir.
ipek ve baharat yollarının önemini kaybetmesi, ticaret yollarını değişmesi, altın ve gümüş rezervlerinin azlığı bu durumun başlıca nedenlerindendir.
coğrafi keşiflerin olumsuz etkilerini gidermek isteyen osmanlı devleti, kapitülasyonları yaygınlaştırmış, yabancı malların osmanlı topraklarrındaki kullanımına izin vermiştir. bu durum da yerli esnafı ve tüccarları zarara uğratmıştır.
coğrafi keşifler sonucunda keşfedilen yerler şunlardır:
1) 1487 yılında bartelemeo dias, afrika’nın en güney ucu olan ümit burnu’nu keşfetmiştir.
2) 1492 yılında kaşif kristof kolomb, amerika kıtasını keşfetmiş ancak buranın amerika olduğunun tespiti ise ameriko vespuççi tarafından yapılmıştır.
3) 1498 yılında vasco dö gama, bartelemeo dias taradından keşfedilen ümit burnu’nu dolaşarak hindistan’a gitmeyi başardı ve bu başarı ile hint deniz yolu’nu keşfetmiş oldu.
4) 1771 yılında james cook, avustralya kıtasını keşfetmiştir.
avrupalı devletlerin doğu ülkelerindeki zenginlikleri ele geçirip yeni ekonomik kaynaklar bulmak ve hristiyanlık dinini farklı coğrafyalara yaymak için yaptığı keşiflerdir.
coğrafi keşiflerin çoğu ispanyol ve portekizli kaptanlar tarafından yapılmıştır.
15. yüzyılın (1400’ler) başından 17. yüzyılın (1600’ler) ortalarına kadar sürmüştür. az da olsa ilerleyen dönemlerde de yaşanmıştır (james cook'un 1771 yılında avustralya kıtasını keşfetmesi gibi).
bu keşiflerin asıl nedeni dediğim gibi avrupalı devletlerin zengin olma isteğiydi.
bu istek sonucu o dönemde türklerin elinde bulunan baharat yolu’nu ve ipek yolu’nu ele geçirmek ve onlara alternatif yollar bulmak istiyorlardı.
pusulanın geliştirilmesi, cesur gemicilerin yetiştirilmesi, okyanuslara dahi dayanıklı olan ‘’karvela’’ isimli gemilerin yapılması, portekiz ile ispanya arasında yaşanan ekonomik kriz ve marco polo tarafından yazılmış olan ‘’seyahatname’’ isimli eserde doğunun zenginliklerinin anlatılması da bu keşiflerin diğer nedenleridir.
bu keşifler sonucunda yeni ülkeler ve kıtalar keşfedilmiş (avustralya, amerika) ve yeni uygarlıklar ve ırklar (mayalar, aztekler ve inkalar gibi) tanınmıştır.
avrupalıların benimsediği hristiyanlık dini ve avrupa kültürü kendine yeni yayılma alanları bulmuştur.
hatta bu keşifler sonucunda öğrenilen yeni bilgiler ile kiliseye olan güveni azaltmış, kilisenin ‘’dünya düzdür’’ öğretisi büyük oranda yıkılmıştır.
avrupalıların yoğun misyonerlik faaliyetleri ile hristiyanlık dini, dünyanın en çok benimsenen ve en geniş coğrafyada yayılan din haline gelmiştir.
örnek olarak günümüzde güney amerika olarak bilinen bölgenin diğer isminin ‘’latin amerika’’ olması verilebilir.
coğrafi keşifler sonucu altın, gümüş gibi birikimi olan ve ticaretle uğraşan burjuvalar güçlenmiştir.
bunun sonucunda da avrupa’da toprağa dayalı olan ekonomik sistem ve feodalite güç kaybetmiştir.
avrupalı devletler keşfettikleri bölgelerde ‘’sömürge imparatorlukları’’ kurmuşlardır.
imparator şarlken adına macellan tarafından başlatılan ve onun yol üzerinde ölümüyle sebastian del kano tarafından tamamlanan tur sonucunda dünyanın yuvarlak olduğu ispatlanmıştır.
coğrafi keşifler sonucu oluşan ham madde birikimi, sanayi devrimi’nin oluşumu için uygun ortam yaratmıştır.
keşfedilen bölgelerdeki kakao, vanilya, patates gibi bitkiler avrupalılar tarafından tanınmış ve avrupa’ya taşınmıştır.
keşffedilen yerlere avrupa’dan göçler başlamıştır. bu da avrupa’da nüfusun azalmasına neden olmuştur.
iş gücü ihtiyacından dolayı afrika kıtası’ndan afrikalı yerlilerin getirilmesi sonucu kölelik ve köle ticareti yeniden başlamıştır.
ipek ve baharat yolları ile akdeniz limanları önemini kaybetmiş, keşfedilen bölgelerdeki limanlar önem kazanmıştır.
dönemin güçlü devletlerinden osmanlı ise coğrafi keşiflerden olumsuz etkilenmiştir.
ipek ve baharat yollarının önemini kaybetmesi, ticaret yollarını değişmesi, altın ve gümüş rezervlerinin azlığı bu durumun başlıca nedenlerindendir.
coğrafi keşiflerin olumsuz etkilerini gidermek isteyen osmanlı devleti, kapitülasyonları yaygınlaştırmış, yabancı malların osmanlı topraklarrındaki kullanımına izin vermiştir. bu durum da yerli esnafı ve tüccarları zarara uğratmıştır.
coğrafi keşifler sonucunda keşfedilen yerler şunlardır:
1) 1487 yılında bartelemeo dias, afrika’nın en güney ucu olan ümit burnu’nu keşfetmiştir.
2) 1492 yılında kaşif kristof kolomb, amerika kıtasını keşfetmiş ancak buranın amerika olduğunun tespiti ise ameriko vespuççi tarafından yapılmıştır.
3) 1498 yılında vasco dö gama, bartelemeo dias taradından keşfedilen ümit burnu’nu dolaşarak hindistan’a gitmeyi başardı ve bu başarı ile hint deniz yolu’nu keşfetmiş oldu.
4) 1771 yılında james cook, avustralya kıtasını keşfetmiştir.
devamını gör...
bir kedinin öğrenmesi gereken şeyler
genel olarak kedilerin hepsi en az bir bilgide uzmanlaştıklarını düşünüyorum. bazıları sanki meslek öğrenir gibi kendini o konuda geliştiriyorlar.
kimisi yerde yuvarlanmakta ve sevimli hareketler yapmakta uzmanlaşmışken, bir diğeri kelebek, sinek vb. uçan canlıları yakalama konusunda uzman. bir başkası tek zıplamada dolap üzerine çıkmak konusunda uzmanken, bir öteki iki ayak üzerinde durup elleriyle bir şeyler istemek konusu üzerinden ilerlemiş. yani olay bence kedisine göre değişiyor.
ben buradan abimin kedisine seslenmek istiyorum. gayet donanımlı, kendini geliştirmiş, eğitimli ve aklı başında bir sarman olarak senden memnunuz fakat mesela insan kulağının yenmeyecek bir şey olduğunu öğrenmen lazım artık.
kulağımı yalayıp ısırmaya başladığında seni sırtımdan almamın sebebi bu işte. yoksa cidden kişisel değil.
not: bir de ters ters bakıyor neden ağzımdan aldın kulağı diye. sanki kulak onunmuş da elinden rızkını almışım gibi davranıyor.
kimisi yerde yuvarlanmakta ve sevimli hareketler yapmakta uzmanlaşmışken, bir diğeri kelebek, sinek vb. uçan canlıları yakalama konusunda uzman. bir başkası tek zıplamada dolap üzerine çıkmak konusunda uzmanken, bir öteki iki ayak üzerinde durup elleriyle bir şeyler istemek konusu üzerinden ilerlemiş. yani olay bence kedisine göre değişiyor.
ben buradan abimin kedisine seslenmek istiyorum. gayet donanımlı, kendini geliştirmiş, eğitimli ve aklı başında bir sarman olarak senden memnunuz fakat mesela insan kulağının yenmeyecek bir şey olduğunu öğrenmen lazım artık.
kulağımı yalayıp ısırmaya başladığında seni sırtımdan almamın sebebi bu işte. yoksa cidden kişisel değil.
not: bir de ters ters bakıyor neden ağzımdan aldın kulağı diye. sanki kulak onunmuş da elinden rızkını almışım gibi davranıyor.
devamını gör...
cinsiyetçi söylemler
bilim adamı, erkek sözü, insanoğlu, kız gibi, kadın başına vb. kelimelerin başı çektiği söylemlerdir. kelimeler zararsız görülmemelidir çünkü dilimiz, düşüncelerimizin ve kültürümüzün bir aynasıdır. kullandığımız kelimeler algımızda etkilidir.
bilim adamı, kadınların bilim yapamayacağı mesajını verir.
erkek sözü, kadınların sözünde durmadığı, erkeklerin güvenilir olduğu mesajını verir.
insanoğlu, sadece erkek soyu ile insanlığın yayıldığı mesajını verir.
kız gibi, kadınların yaptıkları işin veya şeyin yetersiz görüldüğü mesajını verir
kadın başına, yine aynı şekilde aşağılama ve yetersizlik belirtir.
fakat şu noktaya dikkat edilmelidir: bu sözler sadece kadınları değil erkekleri de aşağılıyor. 'karı gibi ağlama' sözü erkeklerin üzerinde bir baskı oluşturuyor. erkekler neden ağlamasın ki? en insanî duygu değil midir üzülüp ağlamak? neden erkekler olmadıkları kadar güçlü ve ciddi gözükmek zorundalar?
yazılanlara şöyle bir göz gezdirdim de, kimse kendisini suçlamasın hâlâ ''insanoğlu, adam gibi konuş'' gibi kelimeleri istemeden de olsa kullandığı için. çünkü daha küçücük çocukken zaten bu söylemleri çevreden duyarak büyüyoruz. ataerki her yanımızı sarmışken bir de cinsiyet rolü sarıyor zihnimizi.
okulda cinsiyet rolleri, evde cinsiyet rolleri ve ataerki, arkadaşlarımızla oynarken bile cinsiyet rolleri... hepimiz cinsiyetçiliğe ister istemez uğruyoruz ve belki bunu biz de yapıyoruz. cinsiyetçi söylemleri azaltmak için önce bilinçlenmek önemli. biz bilinçlenirsek ancak o zaman cinsiyetçi söylemlere karşı bir duruş sergileyebiliriz.
bilim adamı, kadınların bilim yapamayacağı mesajını verir.
erkek sözü, kadınların sözünde durmadığı, erkeklerin güvenilir olduğu mesajını verir.
insanoğlu, sadece erkek soyu ile insanlığın yayıldığı mesajını verir.
kız gibi, kadınların yaptıkları işin veya şeyin yetersiz görüldüğü mesajını verir
kadın başına, yine aynı şekilde aşağılama ve yetersizlik belirtir.
fakat şu noktaya dikkat edilmelidir: bu sözler sadece kadınları değil erkekleri de aşağılıyor. 'karı gibi ağlama' sözü erkeklerin üzerinde bir baskı oluşturuyor. erkekler neden ağlamasın ki? en insanî duygu değil midir üzülüp ağlamak? neden erkekler olmadıkları kadar güçlü ve ciddi gözükmek zorundalar?
yazılanlara şöyle bir göz gezdirdim de, kimse kendisini suçlamasın hâlâ ''insanoğlu, adam gibi konuş'' gibi kelimeleri istemeden de olsa kullandığı için. çünkü daha küçücük çocukken zaten bu söylemleri çevreden duyarak büyüyoruz. ataerki her yanımızı sarmışken bir de cinsiyet rolü sarıyor zihnimizi.
okulda cinsiyet rolleri, evde cinsiyet rolleri ve ataerki, arkadaşlarımızla oynarken bile cinsiyet rolleri... hepimiz cinsiyetçiliğe ister istemez uğruyoruz ve belki bunu biz de yapıyoruz. cinsiyetçi söylemleri azaltmak için önce bilinçlenmek önemli. biz bilinçlenirsek ancak o zaman cinsiyetçi söylemlere karşı bir duruş sergileyebiliriz.
devamını gör...
ilk kimin aklına geldiği merak edilen şeyler
yumurta, süt, şeker, un karıştırıp kek yapmak ilk kimin aklına geldi merak ediyorum. hadi buldun, e bu kabarmıyor deyip kabartma tozunu kim buldu?
devamını gör...
