yazarların seslendirdiği şiirler
t/ yazarların seslendirdiği şiirler.
devamını gör...
annenin sevilmeyen huyları
küskünç olması. küsüyor ve barışmıyor arkadaş! sanırsın gavur kızıyım ben.
devamını gör...
black sabbath
n.i.b. şarkısını sabah işe giderken arabada son ses açtığım, gençliğimde çok dinlediğim grup.
devamını gör...
kaç yaşıma gelirsem geleyim
kaç yaşıma gelirsem geleyim;
kalbime dokunan sözlere,
saçımın okşanmasına,
güzel bir bakışa, gülüşe,
daima ve hep yenik düşeceğim.
"frida kahlo"
kalbime dokunan sözlere,
saçımın okşanmasına,
güzel bir bakışa, gülüşe,
daima ve hep yenik düşeceğim.
"frida kahlo"
devamını gör...
işçinin patrondan fazla vergi ödemesine isyan
devrimci işçi sendikaları konfederasyonu’na (disk) bağlı sendikaların ‘gelirde adalet istiyoruz’ talebiyle başlattıkları eylemler dün de devam etti.
birleşik metal-iş, genel-iş gibi sendikaların örgütlü olduğu birçok işyerinde işçiler derinleşen gelir eşitsizliğine, alım gücünün yok olmasına ve vergilendirmedeki adaletsizliğe karşı hep bir ağızdan haykırdı.

işçiler, temel gıda ve faturalardan verginin silinmesini, asgari ücretten vergi alınmamasını, en düşük emekli aylığının asgari ücret düzeyine çekilmesini talep ediyor.
buradan
işçilerin işsiz bırakılarak vergi derdinden kurtarılacağı isyan olmuş.
devamını gör...
öteki
kanlı canlı biri vardı bugün karşımda.
öteki.
ben kimim?
ah ben işte ben buyum diyerek kendimi konumlandırdım mı?
tam karşısına mı?
karşıtı?
yanında?
berisinde?
uzağında…
kendimizi konumlandırdığımız noktalardan baktığımızda öteki neremizde duruyor biri bana söyleyebilir mi? baktığımızda ne görüyoruz? gördüğümüzde ne diyoruz? tekmeler tokatlar sözler küfürler…
havada mı uçuyor?
temel değerler nerede?
hangi temel değerlere sığındı?
kendime dair. ona dair. insanlığa dair. devletlere dair. sistem gibi görünen kaosa dair. insanın içindeki çirkinliklere… gözlerinin ışıltısına. gözlerinin ışıltısı arkasında ki kararlılığa. cildinin yer yer kırışıklığındaki öykünün izlerini sürmeye cesaret edemeyişime dair yazmak istiyorum sayfalarca. pençelerden kurtularak. ama yazamayacağım, yazmayacağım.
çünkü o kadar bilgili değilim.
bugün bir insan tanıdım,
öteki
gerçekten tanıdım mı?
kanlı canlı karşımda oturdu. anlattı hayat hikayesini. çokça dinledim. çokça izledim. gözlerindeki kararlı bakışları. öfkesinin tırmıklarında ışıltı vardı diyorum size ve o sırada yaşamın sevdiğim ahengi esti de esti tepemizden.
öteki.
ben kimim?
ah ben işte ben buyum diyerek kendimi konumlandırdım mı?
tam karşısına mı?
karşıtı?
yanında?
berisinde?
uzağında…
kendimizi konumlandırdığımız noktalardan baktığımızda öteki neremizde duruyor biri bana söyleyebilir mi? baktığımızda ne görüyoruz? gördüğümüzde ne diyoruz? tekmeler tokatlar sözler küfürler…
havada mı uçuyor?
temel değerler nerede?
hangi temel değerlere sığındı?
kendime dair. ona dair. insanlığa dair. devletlere dair. sistem gibi görünen kaosa dair. insanın içindeki çirkinliklere… gözlerinin ışıltısına. gözlerinin ışıltısı arkasında ki kararlılığa. cildinin yer yer kırışıklığındaki öykünün izlerini sürmeye cesaret edemeyişime dair yazmak istiyorum sayfalarca. pençelerden kurtularak. ama yazamayacağım, yazmayacağım.
çünkü o kadar bilgili değilim.
bugün bir insan tanıdım,
öteki
gerçekten tanıdım mı?
kanlı canlı karşımda oturdu. anlattı hayat hikayesini. çokça dinledim. çokça izledim. gözlerindeki kararlı bakışları. öfkesinin tırmıklarında ışıltı vardı diyorum size ve o sırada yaşamın sevdiğim ahengi esti de esti tepemizden.
devamını gör...
iban numarasını ezbere bilen kişi
maçkolik forumda takılan, dilencilikte master yapmış adamdır.
devamını gör...
berliner ensemble
bertolt brecht’in doğu almanya'da kurduğu tiyatro grubudur.
devamını gör...
artı oy vermede cömert olan yazarlar
beğendiğim tanımlara artı oy vermede çekinmem, keşke her yazar benim gibi olsa.*
devamını gör...
tüketici mahkemesi
6502 sayılı kanun'un 73. maddesiyle kurulmuş mahkemedir. kanun'un 73/1. maddesine göre; ''tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemeleri görevlidir. '' tüketici mahkemelerine başvuruda bulunmak için dava harcı yatırılmasına gerek yoktur. 6502 sayılı kanun'un 73/2. maddesine göre; ''tüketici mahkemeleri nezdinde bakanlık, tüketiciler ve tüketici örgütleri tarafından açılan davalar 2/7/1964 tarihli ve 492 sayılı harçlar kanununda düzenlenen harçlardan muaftır.''
ancak tüketici mahkemelerine başvuruda bulunmak için kanunda 2020 yılında yapılan değişikliğe göre öncesinde arabulucuya başvurma şartı getirilmiştir. eğer arabulucuya başvurulmadan tüketici mahkemesinde dava açılırsa, dava şartı yokluğu gerekçe gösterilerek esasa girilmeksizin dava reddedilir. fakat, pek çok kuralda olduğu gibi bu kuralın da istisnâları vardır. şöyle ki; kanun'un 73/a-1. madde ve fıkrasında belirtilen aşağıdaki davalar, arabulucuya gitmeden tüketici mahkemesinde açılabilecek davalardır:
''a) tüketici hakem heyetinin görevi kapsamında olan uyuşmazlıklar
b) tüketici hakem heyeti kararlarına yapılan itirazlar
c) 73 üncü maddenin altıncı fıkrasında belirtilen davalar ki şunlardır:
(tüketici örgütleri, ilgili kamu kurum ve kuruluşları ile bakanlık; haksız ticari uygulamalar ve ticari reklamlara ilişkin hükümler dışında, genel olarak tüketicileri ilgilendiren ve bu kanuna aykırı bir durumun doğma tehlikesi olan hâllerde bunun önlenmesine veya durdurulmasına ilişkin ihtiyati tedbir kararı alınması veya hukuka aykırı durumun tespiti, önlenmesi veya durdurulması amacıyla tüketici mahkemelerinde dava açabilir. )
ç) 74 üncü maddede belirtilen davalar ki şunlardır:
(satışa sunulan bir seri malın ayıplı olduğunun tespiti, üretiminin veya satışının durdurulması, ayıbın ortadan kaldırılması ve satış amacıyla elinde bulunduranlardan toplatılması için bakanlık, tüketiciler veya tüketici örgütleri dava açabilir.)
d) tüketici işlemi mahiyetinde olan ve taşınmazın aynından doğan uyuşmazlıklar.''
burada, hangi uyuşmazlıkların arabulucuya gitmesi gerekeceği problemi karşımıza çıkıyor. tüketici hakem heyetinin görevinin tanımlandığı 6502 sayılı kanun'un 68. maddesine bakılarak, hakem heyetinin görevi dışında kalacak davaların tespit edilebileceği düşüncesindeyim. maddeye göre;
''(1) tarafların icra ve iflas kanunundaki hakları saklı olmak kaydıyla; değeri dört bin türk lirasının altında bulunan uyuşmazlıklarda ilçe tüketici hakem heyetlerine, altı bin türk lirasının altında bulunan uyuşmazlıklarda il tüketici hakem heyetlerine, büyükşehir statüsünde bulunan illerde ise dört bin türk lirası ile altı bin türk lirası arasındaki uyuşmazlıklarda il tüketici hakem heyetlerine başvuru zorunludur. bu değerlerin üzerindeki uyuşmazlıklar için tüketici hakem heyetlerine başvuru yapılamaz.
(2) tüketici hakem heyetleri kendilerine yapılan başvuruları gereğini yapmak üzere kabul etmek zorundadır.
(3) başvurular, tüketicinin yerleşim yerinin bulunduğu veya tüketici işleminin yapıldığı yerdeki tüketici hakem heyetine yapılabilir. tüketici hakem heyetinin bulunmadığı yerlerde ise başvuruların nerelere yapılacağı ve bu başvuruların hangi tüketici hakem heyetince karara bağlanacağı yönetmelikle belirlenir.
(4) bu maddede belirtilen parasal sınırlar her takvim yılı başından itibaren geçerli olmak üzere, o yıl için 4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı vergi usul kanununun mükerrer 298 inci maddesi hükümleri uyarınca tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılarak uygulanır. bu artışların hesabında on türk lirasının küsuru dikkate alınmaz.
(5) bu madde tüketicilerin ilgili mevzuatına göre alternatif uyuşmazlık çözüm mercilerine başvurmasına engel değildir.''
tüketicinin ayıplı mal ile ilgili bir dava açması gerekiyorsa, istisnâlardan sayıldığı için dava değeri yukarıda 68. maddede belirtilen değerlerden yüksek olsa bile arabulucuya gitmeye gerek olmuyor. ayrıca, tüketicinin davası, 73/a-1. madde ve fıkrasında belirtildiği üzere ve 68. maddede vurgulanan dava konusu değerler kapsamında ise yine arabulucuya gitmeden tüketici mahkemesine dava açılabiliyor. yine, tüketici işlemi mâhiyetindeki taşınmazın aynından doğan davalar ki bunlar örneğin mülkiyet hakkından doğması muhtemel bir istihkak davası olabilir veya konut ve tatil amacıyla devre mülk hakkına dayanılarak açılan davalar olabilir, konut finansman sözleşmelerinden, ön ödemeli konut sözleşmelerinden kaynaklanan uyuşmazlıklar olabilir; bunlar için arabulucuya gitmeden tüketici mahkemesinde dava açılabilir. fakat, bir taşınmazla ilgili olsa bile herhangi bir ayni hak değişikliğine dayanmayan, o taşınmazdaki şahsi bir hakka istinâden açılan (örneğin tazminat davaları) davalarda, dava açmadan önce arabulucuya gitmek şarttır. ezcümle; eğer, tüketicinin davası, ayıplı maldan kaynaklı bir dava değilse ve dava konusu olan mal veya hizmetin değeri 68. maddede anlatılan değerlerin üzerindeyse, tüketici işlemi mâhiyetinde taşınmazın aynı ile ilgili değil de taşınmaz üzerinde şahsi hakka dayalı bir dava söz konusu ise arabulucuya gitmeden tüketici mahkemesinde dava açılamaz, diyerek doğrusunu anlatmaya çabaladığım konuyu ve uzun yazımı sonlandırıyorum.
ancak tüketici mahkemelerine başvuruda bulunmak için kanunda 2020 yılında yapılan değişikliğe göre öncesinde arabulucuya başvurma şartı getirilmiştir. eğer arabulucuya başvurulmadan tüketici mahkemesinde dava açılırsa, dava şartı yokluğu gerekçe gösterilerek esasa girilmeksizin dava reddedilir. fakat, pek çok kuralda olduğu gibi bu kuralın da istisnâları vardır. şöyle ki; kanun'un 73/a-1. madde ve fıkrasında belirtilen aşağıdaki davalar, arabulucuya gitmeden tüketici mahkemesinde açılabilecek davalardır:
''a) tüketici hakem heyetinin görevi kapsamında olan uyuşmazlıklar
b) tüketici hakem heyeti kararlarına yapılan itirazlar
c) 73 üncü maddenin altıncı fıkrasında belirtilen davalar ki şunlardır:
(tüketici örgütleri, ilgili kamu kurum ve kuruluşları ile bakanlık; haksız ticari uygulamalar ve ticari reklamlara ilişkin hükümler dışında, genel olarak tüketicileri ilgilendiren ve bu kanuna aykırı bir durumun doğma tehlikesi olan hâllerde bunun önlenmesine veya durdurulmasına ilişkin ihtiyati tedbir kararı alınması veya hukuka aykırı durumun tespiti, önlenmesi veya durdurulması amacıyla tüketici mahkemelerinde dava açabilir. )
ç) 74 üncü maddede belirtilen davalar ki şunlardır:
(satışa sunulan bir seri malın ayıplı olduğunun tespiti, üretiminin veya satışının durdurulması, ayıbın ortadan kaldırılması ve satış amacıyla elinde bulunduranlardan toplatılması için bakanlık, tüketiciler veya tüketici örgütleri dava açabilir.)
d) tüketici işlemi mahiyetinde olan ve taşınmazın aynından doğan uyuşmazlıklar.''
burada, hangi uyuşmazlıkların arabulucuya gitmesi gerekeceği problemi karşımıza çıkıyor. tüketici hakem heyetinin görevinin tanımlandığı 6502 sayılı kanun'un 68. maddesine bakılarak, hakem heyetinin görevi dışında kalacak davaların tespit edilebileceği düşüncesindeyim. maddeye göre;
''(1) tarafların icra ve iflas kanunundaki hakları saklı olmak kaydıyla; değeri dört bin türk lirasının altında bulunan uyuşmazlıklarda ilçe tüketici hakem heyetlerine, altı bin türk lirasının altında bulunan uyuşmazlıklarda il tüketici hakem heyetlerine, büyükşehir statüsünde bulunan illerde ise dört bin türk lirası ile altı bin türk lirası arasındaki uyuşmazlıklarda il tüketici hakem heyetlerine başvuru zorunludur. bu değerlerin üzerindeki uyuşmazlıklar için tüketici hakem heyetlerine başvuru yapılamaz.
(2) tüketici hakem heyetleri kendilerine yapılan başvuruları gereğini yapmak üzere kabul etmek zorundadır.
(3) başvurular, tüketicinin yerleşim yerinin bulunduğu veya tüketici işleminin yapıldığı yerdeki tüketici hakem heyetine yapılabilir. tüketici hakem heyetinin bulunmadığı yerlerde ise başvuruların nerelere yapılacağı ve bu başvuruların hangi tüketici hakem heyetince karara bağlanacağı yönetmelikle belirlenir.
(4) bu maddede belirtilen parasal sınırlar her takvim yılı başından itibaren geçerli olmak üzere, o yıl için 4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı vergi usul kanununun mükerrer 298 inci maddesi hükümleri uyarınca tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılarak uygulanır. bu artışların hesabında on türk lirasının küsuru dikkate alınmaz.
(5) bu madde tüketicilerin ilgili mevzuatına göre alternatif uyuşmazlık çözüm mercilerine başvurmasına engel değildir.''
tüketicinin ayıplı mal ile ilgili bir dava açması gerekiyorsa, istisnâlardan sayıldığı için dava değeri yukarıda 68. maddede belirtilen değerlerden yüksek olsa bile arabulucuya gitmeye gerek olmuyor. ayrıca, tüketicinin davası, 73/a-1. madde ve fıkrasında belirtildiği üzere ve 68. maddede vurgulanan dava konusu değerler kapsamında ise yine arabulucuya gitmeden tüketici mahkemesine dava açılabiliyor. yine, tüketici işlemi mâhiyetindeki taşınmazın aynından doğan davalar ki bunlar örneğin mülkiyet hakkından doğması muhtemel bir istihkak davası olabilir veya konut ve tatil amacıyla devre mülk hakkına dayanılarak açılan davalar olabilir, konut finansman sözleşmelerinden, ön ödemeli konut sözleşmelerinden kaynaklanan uyuşmazlıklar olabilir; bunlar için arabulucuya gitmeden tüketici mahkemesinde dava açılabilir. fakat, bir taşınmazla ilgili olsa bile herhangi bir ayni hak değişikliğine dayanmayan, o taşınmazdaki şahsi bir hakka istinâden açılan (örneğin tazminat davaları) davalarda, dava açmadan önce arabulucuya gitmek şarttır. ezcümle; eğer, tüketicinin davası, ayıplı maldan kaynaklı bir dava değilse ve dava konusu olan mal veya hizmetin değeri 68. maddede anlatılan değerlerin üzerindeyse, tüketici işlemi mâhiyetinde taşınmazın aynı ile ilgili değil de taşınmaz üzerinde şahsi hakka dayalı bir dava söz konusu ise arabulucuya gitmeden tüketici mahkemesinde dava açılamaz, diyerek doğrusunu anlatmaya çabaladığım konuyu ve uzun yazımı sonlandırıyorum.
devamını gör...
bengaripsengüzeldünyaumutlu ile dünyadan uzak
sesimi dinleyin ve aşık olun. *
edit: azcık hoşlanan vardıysa da ne kadar kötüdüyse sesim artık ...takipten çıkanlar olmuş. *
edit: azcık hoşlanan vardıysa da ne kadar kötüdüyse sesim artık ...takipten çıkanlar olmuş. *
devamını gör...
savcılıkta görüşürüz diyen kızın randevu verdiğini düşünmek
devamını gör...
ankara'da deniz olmaması
denizin sorunudur. böyle bir durum ankara'ya bir şey yapamaz. deniz kaybeder.
devamını gör...
bahçıvan
"bahçe düzenlemesi ve bakım işlerini yapan kişi" anlamına gelen bahçıvan farsça’dan dilimize önce bağçeban olarak girmiş, sonra bağçevan olarak çeşitli eserlerde yer almıştır.
anadolu halkı bahçevan olarak söylemeyi doğru bulurken; tdk “bahçıvan” olarak kullanımının doğru olduğunu açıklamıştır.
alttaki videoda 1963 yılında zeki müren’in oynadığı bahçevan filminde
sanat güneşimize "kızı öpüş tarzından görüleceği gibi" biraz zampara rolü vermişler.
bahçevan şarkısı...
elmayı alan bilir
şeftaliyi satan bilir
güzel kızın kıymetini
kimsesiz yatan bilir
deh deh düldül
deh deh düldül
sen düldülsün ben bülbül
ayvalarım sarardı oyy oyy
deli gönlüm karardı oyy oyy
yarime nar yolladım oyy oyy
içinde kalbim vardı oyy oyy
bahçevan geldi
bahçevan geldi
deh deh düldül
deh deh düldül
sen düldülsün ben bülbül
şu dağlar bizim olsa oyy oyy
yaprağı üzüm olsa oyy oyy
yarim uykusu gelmiş oyy oyy
yastığı dizim olsa oyy oyy
bahçevan geldi
bahçevan geldi
deh deh düldül
deh deh düldül
sen düldülsün ben bülbül
şu dağlar olmasaydı oyy oyy
çiçeği solmasaydı oyy oyy
ölüm allahın emri oyy oyy
ayrılık olmasaydı oyy oyy
bahçevan geldi
bahçevan geldi
deh deh düldül
deh deh düldül
sen düldülsün ben bülbül.
“insanları sevmek çok güzel. ama riyasız sevmek... yalandan dolandan uzak, şımarmadan sevmek... şımarmadan yaşamak... kundakla doğduk kefenle öleceğiz noktasından yürüyüp din, ırk ve renk ayrımı yapmadan tüm insanları sevmek... böylesi güzel bence” - zeki müren.
anadolu halkı bahçevan olarak söylemeyi doğru bulurken; tdk “bahçıvan” olarak kullanımının doğru olduğunu açıklamıştır.
alttaki videoda 1963 yılında zeki müren’in oynadığı bahçevan filminde
sanat güneşimize "kızı öpüş tarzından görüleceği gibi" biraz zampara rolü vermişler.
bahçevan şarkısı...
elmayı alan bilir
şeftaliyi satan bilir
güzel kızın kıymetini
kimsesiz yatan bilir
deh deh düldül
deh deh düldül
sen düldülsün ben bülbül
ayvalarım sarardı oyy oyy
deli gönlüm karardı oyy oyy
yarime nar yolladım oyy oyy
içinde kalbim vardı oyy oyy
bahçevan geldi
bahçevan geldi
deh deh düldül
deh deh düldül
sen düldülsün ben bülbül
şu dağlar bizim olsa oyy oyy
yaprağı üzüm olsa oyy oyy
yarim uykusu gelmiş oyy oyy
yastığı dizim olsa oyy oyy
bahçevan geldi
bahçevan geldi
deh deh düldül
deh deh düldül
sen düldülsün ben bülbül
şu dağlar olmasaydı oyy oyy
çiçeği solmasaydı oyy oyy
ölüm allahın emri oyy oyy
ayrılık olmasaydı oyy oyy
bahçevan geldi
bahçevan geldi
deh deh düldül
deh deh düldül
sen düldülsün ben bülbül.
“insanları sevmek çok güzel. ama riyasız sevmek... yalandan dolandan uzak, şımarmadan sevmek... şımarmadan yaşamak... kundakla doğduk kefenle öleceğiz noktasından yürüyüp din, ırk ve renk ayrımı yapmadan tüm insanları sevmek... böylesi güzel bence” - zeki müren.
devamını gör...
ingilizcedeki en güzel kelime
freedom. *
devamını gör...
sarıl bana
bir (bkz: metin altıok) şiiridir.
bu yaşıma geldim içimde bir çocuk hala
sevgiler bekliyor sürekli senden.
insanın bir yanı nedense hep eksik
ve o eksiği tamamlayayım derken,
var olan aşınıyor zamanla.
anamın bıraktığı yerden sarıl bana.
anıların kar topluyor inceden,
bir yorgan gibi geçmişimin üstüne.
ama yine de unutuş değil bu,
sızlatıyor sensizliği tersine.
senin kim olduğunu bile bilmezken.
sevgiden caydığım yerde darıl bana.
bu yaşıma geldim içimde bir çocuk hala
sevgiler bekliyor sürekli senden.
insanın bir yanı nedense hep eksik
ve o eksiği tamamlayayım derken,
var olan aşınıyor zamanla.
anamın bıraktığı yerden sarıl bana.
anıların kar topluyor inceden,
bir yorgan gibi geçmişimin üstüne.
ama yine de unutuş değil bu,
sızlatıyor sensizliği tersine.
senin kim olduğunu bile bilmezken.
sevgiden caydığım yerde darıl bana.
devamını gör...
sorgulanmayan hayat yaşamaya değmez
sorgulanmış bir hayatın da yaşanacak yeri kalmıyor. her şeyin farkında olup mutlu olmak imkansız.
devamını gör...
sevilmemek
"sevilmemek yalnızca şanssızlıktır. hiç sevmemek mutsuzluktur. bugün, hepimiz bu mutsuzluktan ölüyoruz."
albert camus
albert camus
devamını gör...

