dinlenme tesisinde çayların ya çok sıcak ya çok soğuk olması
demlenmekten pekmez gibi olmuştur.
devamını gör...
kilo vermek
insan ya acıdan kaçmak ya da zevke ulaşmak için bir şeyleri yapıyor. ilk olarak zihinde kilo vermeyi neyle eşleştirdiğimizi bulmakla yola başlayabiliriz, acı mı zevk mi? kilo vermeyi acı vermekle eşleştirirse yani kilo vermek o kişi için diyet yapmak, istediğin yemekleri yiyememek, spor yaparken kas ağrıları çekmek vb. şeyler anlamına geliyorsa, kolay kolay kilo veremez ya da bir süre acı çekmeye sabretse bile sonra tekrar eski düzenine geri döner ve o kiloları fazlasıyla geri alır. ama kilo vermeyi zevkle eşleştirirse yani kilo vermenin iyi yönlerini (kilo verirsem, daha sağlıklı olurum, istediğim fit görünüme kavuşurum, istediğim kıyafetleri rahatlıkla giyebilirim, merdiven çıkarken nefes nefese kalmam ve çok rahat merdivenleri çıkarım, spor yaparken vücudumdan çıkan terle negatif duygu ve düşünceleri de vücudumdan atarım vb.) yazarsa, onları planlarsa ve onlara göre hareket ederse zevkle kilo verir.
devamını gör...
kadınların atatürk'e şükran duymaması
(bkz: yemek yediği kaba pislemek).
devamını gör...
alttaki yazara bir alıntı bırak
lola, ressamı görünce ona ne diyeceksin?"
‘’ben neden savaşı resmettiğini soracağım. keşke denizi çizseymiş..."
‘’ben neden savaşı resmettiğini soracağım. keşke denizi çizseymiş..."
devamını gör...
mutsuzlugumdan mutluyum (yazar)
an itibarı ile kendisi de ünlüler kervanına adını kazımış bulunmakta.
günün ünlüsü yazarımız
(bkz: kocaman alkış)
günün ünlüsü yazarımız
(bkz: kocaman alkış)
devamını gör...
inşallah
allah'ın izniyle, allah dilerse anlamlarına gelen arapça kelime.
devamını gör...
düğün yapmak istemeyen gelin
benimle aynı kafada olan hemcins.
düğün;
- en az yarısını tanımadığınız insanların ve büyük ihtimalle cırtlak olan çocuklarının ortalıkta cirit attığı,
- takı merasiminin daha sonradan "o bizim oğlana şunu takmıştı, daha fazlasını takmayalım" gibi küçük hesaplara dönüştüğü,
- "bilmem kim düğünüme bile gelmedi" ile başlayıp "beni kıskanıyor"a kadar varabilecek bir düşünce yelpazesine yol açan,
- gelini ve damadı, kendi yaygın ifadeleriyle "en mutlu günlerinde" strese sokan,
- yapsanız da yapmasanız da, akrabalar tarafından hakkında dedikodu yapılacağı belli olan,
- bazı durumlarda gelinin kaprisi ile ayyuka çıkan ve kendinizden çok başkalarının yiyip içip eğlenmesine neden olan, bana göre gereksiz, tüm bunlara rağmen bazılarına göre çok gerekli bir aktivite.
hayata ilişkin öncelikli hedeflerim arasında hiçbir zaman evlenmek bulunmadığından, eğer sizin yerinizde olsaydım bunu yapmazdım diyebilirim sadece. yok o ne demiş, yok bu dedikodu yapmış... bırakın o işleri. dedikodunuzu yapacak kişilere zaten asla yaranamayacaksınız.
aile arasında, belki çok yakın 1-2 arkadaşı da çağırarak yiyeceğiniz bir yemekle yapacağınız kutlamada daha çok eğleneceğinizden emin olun.
düğün;
- en az yarısını tanımadığınız insanların ve büyük ihtimalle cırtlak olan çocuklarının ortalıkta cirit attığı,
- takı merasiminin daha sonradan "o bizim oğlana şunu takmıştı, daha fazlasını takmayalım" gibi küçük hesaplara dönüştüğü,
- "bilmem kim düğünüme bile gelmedi" ile başlayıp "beni kıskanıyor"a kadar varabilecek bir düşünce yelpazesine yol açan,
- gelini ve damadı, kendi yaygın ifadeleriyle "en mutlu günlerinde" strese sokan,
- yapsanız da yapmasanız da, akrabalar tarafından hakkında dedikodu yapılacağı belli olan,
- bazı durumlarda gelinin kaprisi ile ayyuka çıkan ve kendinizden çok başkalarının yiyip içip eğlenmesine neden olan, bana göre gereksiz, tüm bunlara rağmen bazılarına göre çok gerekli bir aktivite.
hayata ilişkin öncelikli hedeflerim arasında hiçbir zaman evlenmek bulunmadığından, eğer sizin yerinizde olsaydım bunu yapmazdım diyebilirim sadece. yok o ne demiş, yok bu dedikodu yapmış... bırakın o işleri. dedikodunuzu yapacak kişilere zaten asla yaranamayacaksınız.
aile arasında, belki çok yakın 1-2 arkadaşı da çağırarak yiyeceğiniz bir yemekle yapacağınız kutlamada daha çok eğleneceğinizden emin olun.
devamını gör...
krt tv
devamını gör...
erdal kalın poe
bana bu iftiraların dizilmesinin üzerinden bir-iki gün geçmiş, nitekim ben de cevap vermeyi düşünmüyordum ki sözlüğü kullanmadığımı da belirttim fakat sustuğum için bu ithamları kabul edildiğim sanılmasın diye bu tanımı yazıyorum. öncelikle şunu söylemek istiyorum, bu işle kim ilgileniyorsa bu hesabı kapatsın, bu nick altını kapatsın; teşekkür ederim. benim bu sözlük ile herhangi bir alakam kalmadı. ikinci olarak, buraya arkamdan iftira, hakaret ve ithamlar dizen arkadaşların benim hakkımda tek bir şey daha yazdıklarından haberdar olduğumda tekrar bir tanım yazmayacağımı, bu işi mahkemede çözeceğimizi belirtmek isterim.
şimdi müsaadenizle iğrenç iftiralarınıza cevap vereyim.
#1678687 bir kere bu arkadaşın iddia ettiği gibi kendisine küfür etmedim tabii ki. burada ne bir kadın yazara ne de bir erkek yazara küfrettim. hatta ben ismini de verebilirim bana özel mesaj ile küfreden veya hakaret eden yazarların fakat ben haklı olduğum hâlde linç başlatmayacağım. öncelikle, dünyanın en masum insanı gibi davranan bu hazall denen arkadaş ile aramızda yaşanan mevzu şudur: buradaki bir yazar bana özel mesaj ile küfrediyor, ben kendisine onun gibi özel mesajdan küfretmeyip herkesin görebileceği bir tanım ile cevap veriyorum,* daha sonra o arkadaş da bana tanımıyla hakaret ediyor fakat hazall adlı küfüre karşı, özellikle özel mesajdan küfüre bu kadar karşı olan arkadaşımız, madur ben olmama rağmen benim tanımımı siliyor fakat bana hakaret eden daha önce de bana özel mesaj ile küfretmiş arkadaşın tanımını silmiyor, dolayısıyla tartışıyoruz. o da aylar sonra gelip burada kendisine küfrettiğimi vesaire bazı yaratıcı hikâyeler yazıyor.
şunu da aynen alıyorum, çok güzel yazmışsın, gülüp geçiyorum bir de, alıntı: bu arada gerek ben, gerek army yogun insanlariz. gunluk hayatimizda bir duzine isle, gucle ugrasiyoruz. birini takinti haline getirip acığını ya da hatasini arayacak kadar zamanimiz yok! e bu kadar isin gucun icerisinde ayni yolda bile yurumeye tenezzul etmeyecegimiz, kendini yetistirememis, uslup nedir bilmemis, saygidan bir haber birine zaman ayirabilir miyiz ya da ayirir miyiz sence? tabii ki hayir! ısrafin her turlusune karsiyim ben, zannimca da army'de oyle.
saygilar, hurmetler sana. dedigim gibi bir sal ama ya lutfen!..
ne gariptir ki beni aşağılık kompleksi ile itham eden insanlar, rastgele bir websitesinde; çok yoğun, çok meşgul olduklarını belirtme kaygısı duyuyorlar. çünkü bu sözlükte ego tatmini yapmaktan ileri bir şey yok hayatlarında. sen istesen de benimle aynı yolda yürüyemezsin. her şeyi geçtim, bak her şeyi geçtim, bendeki vicdan, insaniyet, hakkaniyet sende yok bir kere. bunları size yazmadım zaten, umarım insanlar okur da neyin ne olduğunu anlarlar. o, benim insanlara küfrettiğimi iddia eden tanımını beğenen, favorileyen 10-15 yazara bırak özel mesaj atmayı, birçoğunu sözlükte dahi görmüşlüğüm yok. nasıl oluyor da bir insana yapılan ithamları, o insanı hiç tanımadan güzel güzel beğeniyorlar. vallahi tebrikler. kankaların da en az senin kadar dürüstlüğünden ödün vermiyor.
şimdi müsaadenizle iğrenç iftiralarınıza cevap vereyim.
#1678687 bir kere bu arkadaşın iddia ettiği gibi kendisine küfür etmedim tabii ki. burada ne bir kadın yazara ne de bir erkek yazara küfrettim. hatta ben ismini de verebilirim bana özel mesaj ile küfreden veya hakaret eden yazarların fakat ben haklı olduğum hâlde linç başlatmayacağım. öncelikle, dünyanın en masum insanı gibi davranan bu hazall denen arkadaş ile aramızda yaşanan mevzu şudur: buradaki bir yazar bana özel mesaj ile küfrediyor, ben kendisine onun gibi özel mesajdan küfretmeyip herkesin görebileceği bir tanım ile cevap veriyorum,* daha sonra o arkadaş da bana tanımıyla hakaret ediyor fakat hazall adlı küfüre karşı, özellikle özel mesajdan küfüre bu kadar karşı olan arkadaşımız, madur ben olmama rağmen benim tanımımı siliyor fakat bana hakaret eden daha önce de bana özel mesaj ile küfretmiş arkadaşın tanımını silmiyor, dolayısıyla tartışıyoruz. o da aylar sonra gelip burada kendisine küfrettiğimi vesaire bazı yaratıcı hikâyeler yazıyor.
şunu da aynen alıyorum, çok güzel yazmışsın, gülüp geçiyorum bir de, alıntı: bu arada gerek ben, gerek army yogun insanlariz. gunluk hayatimizda bir duzine isle, gucle ugrasiyoruz. birini takinti haline getirip acığını ya da hatasini arayacak kadar zamanimiz yok! e bu kadar isin gucun icerisinde ayni yolda bile yurumeye tenezzul etmeyecegimiz, kendini yetistirememis, uslup nedir bilmemis, saygidan bir haber birine zaman ayirabilir miyiz ya da ayirir miyiz sence? tabii ki hayir! ısrafin her turlusune karsiyim ben, zannimca da army'de oyle.
saygilar, hurmetler sana. dedigim gibi bir sal ama ya lutfen!..
ne gariptir ki beni aşağılık kompleksi ile itham eden insanlar, rastgele bir websitesinde; çok yoğun, çok meşgul olduklarını belirtme kaygısı duyuyorlar. çünkü bu sözlükte ego tatmini yapmaktan ileri bir şey yok hayatlarında. sen istesen de benimle aynı yolda yürüyemezsin. her şeyi geçtim, bak her şeyi geçtim, bendeki vicdan, insaniyet, hakkaniyet sende yok bir kere. bunları size yazmadım zaten, umarım insanlar okur da neyin ne olduğunu anlarlar. o, benim insanlara küfrettiğimi iddia eden tanımını beğenen, favorileyen 10-15 yazara bırak özel mesaj atmayı, birçoğunu sözlükte dahi görmüşlüğüm yok. nasıl oluyor da bir insana yapılan ithamları, o insanı hiç tanımadan güzel güzel beğeniyorlar. vallahi tebrikler. kankaların da en az senin kadar dürüstlüğünden ödün vermiyor.
devamını gör...
riketsiya çiçeği
etkenin ricketsia akari olduğu riketsiyoz hastalığıdır.
akarlarla bulaşır.
hastalarda ani başlayan baş ağrısı ,ateş, fotofobi gibi bulgulara neden olabilmekle beraber şarbon lezyonuna benzeyen deri lezyonlarıyla dikkat çekicidir.
akarlarla bulaşır.
hastalarda ani başlayan baş ağrısı ,ateş, fotofobi gibi bulgulara neden olabilmekle beraber şarbon lezyonuna benzeyen deri lezyonlarıyla dikkat çekicidir.
devamını gör...
ot gibi yaşadığı halde günlük tutan birey
hadi yine iyisin elem kız bugünde ot olmuşsun.
günlük tutmak benim için kendime anı hediye etmek demek.
dedemi kaybettiğimde, amcalarım gittiğinde küçük zihnimin bana neler düşündürdüğünü, annem yanımda değilken evsiz ocaksız hissettiğimi hatırlamak, unutmamak istedim.
ilk aşık olduğum günü, ilk yalnız geçirdiğim geceyi, hastalandığımda yanımda yanımda kimse yok diye 4 sene sonra ilk kez anne diye ağladığımı bilmek demek.
hele şimdi daha değerli biliyor musunuz? annem hatırlamıyor bazı şeyleri ameliyattan sonra, komşumuz nasılsın diye seslendi geçen balkonda görünce bizi. hal hatır, hoş beş derken komşumuz ben de böyle olmuştuk dedi ameliyattan sonra. anacağım aa sen ne ameliyatı oldun dedi. komşucum şok! ee nasıl bilmezsin geldin ya geçmiş olsuna dedi, annem yok gelmedim filan derken... annem dedim hatırlamıyor bıdı bıdı abla ondan öyle dedi dedim.
şimdi ben bu güzel günlerimi, hislerimi, adımlarımı "ot" diyerek kendime çöpe mi atayım?
insan anılarından ne kolay vazgeçer olmuş.
hayreti mucip!
günlük tutmak benim için kendime anı hediye etmek demek.
dedemi kaybettiğimde, amcalarım gittiğinde küçük zihnimin bana neler düşündürdüğünü, annem yanımda değilken evsiz ocaksız hissettiğimi hatırlamak, unutmamak istedim.
ilk aşık olduğum günü, ilk yalnız geçirdiğim geceyi, hastalandığımda yanımda yanımda kimse yok diye 4 sene sonra ilk kez anne diye ağladığımı bilmek demek.
hele şimdi daha değerli biliyor musunuz? annem hatırlamıyor bazı şeyleri ameliyattan sonra, komşumuz nasılsın diye seslendi geçen balkonda görünce bizi. hal hatır, hoş beş derken komşumuz ben de böyle olmuştuk dedi ameliyattan sonra. anacağım aa sen ne ameliyatı oldun dedi. komşucum şok! ee nasıl bilmezsin geldin ya geçmiş olsuna dedi, annem yok gelmedim filan derken... annem dedim hatırlamıyor bıdı bıdı abla ondan öyle dedi dedim.
şimdi ben bu güzel günlerimi, hislerimi, adımlarımı "ot" diyerek kendime çöpe mi atayım?
insan anılarından ne kolay vazgeçer olmuş.
hayreti mucip!
devamını gör...
dilwale
2015 yapımı, shahrukh khan ve kajol filmi.
bu iki şahane insanı beraber oynarken görmek mükemmel bir şey. ben böyle güzel aşk yaşayan başka bir çift görmedim. film hakkında çok şey söylemek istemiyorum. izleyin, kesinlikle pişman olmayacaksınız.
bu iki şahane insanı beraber oynarken görmek mükemmel bir şey. ben böyle güzel aşk yaşayan başka bir çift görmedim. film hakkında çok şey söylemek istemiyorum. izleyin, kesinlikle pişman olmayacaksınız.
devamını gör...
ivanmilinski
an itibarı ile kraliyet armasında hame adlı yazarımızı bir gölge gibi takip etmekte.
son düdüğün 23.59'da çalınacağını düşünürsek halen ciddi bir şansı bulunmakta.
son düdüğün 23.59'da çalınacağını düşünürsek halen ciddi bir şansı bulunmakta.
devamını gör...
kendini cool sanan insan
çok fazla prim verilmiş insan türü,yada biyolojik nesne.oysa sonradan cool olunmaz cool doğulur.
devamını gör...
madımak anma gecesi
dimdik ayaktayız, yiten çınarlarımızın ardından.
devamını gör...
zamanı durdurmak istenen anlar
çok sevdiğim birine sarıldığım an. böyle kalp atışlarının senkronize olduğunu hissettiğim, kokusunu içine çektiğim an zaman dursun. hatta bazen diyorum ki öleceksem bu an olsun.
devamını gör...
a whisker away
kyosuke kuromaru tarafından çizilmiş supernatural ve slice of life etiketli, gözümde shounen ile shoujoarasında kalmış bir manga ve anime film. seriyi ingilizce adıyla da bulabilirsiniz: a whisker away
konusu: aile sorunları olan miyo adlı kızımızın aşık olduğu hinode adlı çocuğumuzun ilgisini çekmeye çalışması, ona ulaşmaya çalışması ve bunları yaparken başına gelenler. eğer kedileri, kedili animeleri-mangaları seviyorsanız bol bol kawaii diyeceğinizi garanti ediyorum.
mangası 3 cilt toplam 13 bölümden oluşmaktadır.
animesi netflix tarafından yayınlanmıştır. netflix animelerini sevmeyen ben anime filmi oldukça beğendim. bir anime film sizi ne kadar eğlendirebilir ve mesaj verebilirse o kadar güzeldi. anime filmi miyazaki ya da takahata ile kıyaslarsanız çok yavan gelecektir ama objektif bir gözle izlerseniz eğlenceli bulacaksınız. çizimleri güzel, renklendirmesi güzel, müzikleri güzel. biraz özensiz yapılmış gibi gelebilir ama ben bu tarz anime çizimlerini de seviyorum.
netflix çevirisi olduğu için bolca çeviri hatası mevcut.
hikayesi biraz çocuksu bu sebepten herkes tarafından severek izleneceğini düşünmüyorum.
konusu: aile sorunları olan miyo adlı kızımızın aşık olduğu hinode adlı çocuğumuzun ilgisini çekmeye çalışması, ona ulaşmaya çalışması ve bunları yaparken başına gelenler. eğer kedileri, kedili animeleri-mangaları seviyorsanız bol bol kawaii diyeceğinizi garanti ediyorum.
mangası 3 cilt toplam 13 bölümden oluşmaktadır.
animesi netflix tarafından yayınlanmıştır. netflix animelerini sevmeyen ben anime filmi oldukça beğendim. bir anime film sizi ne kadar eğlendirebilir ve mesaj verebilirse o kadar güzeldi. anime filmi miyazaki ya da takahata ile kıyaslarsanız çok yavan gelecektir ama objektif bir gözle izlerseniz eğlenceli bulacaksınız. çizimleri güzel, renklendirmesi güzel, müzikleri güzel. biraz özensiz yapılmış gibi gelebilir ama ben bu tarz anime çizimlerini de seviyorum.
netflix çevirisi olduğu için bolca çeviri hatası mevcut.
hikayesi biraz çocuksu bu sebepten herkes tarafından severek izleneceğini düşünmüyorum.
devamını gör...
yahşi cazibe
2010- 2012 yıllarında atv'de yayınlanan bora onur'un yönetip gani müjde'nin yarattığı bir komedi türk dizisi.
başrollerinde,
hakan yılmaz
aslıhan gürbüz
gökçe özyol
hande katipoğlu'nun yer aldığı bir cit-com.
aslıhan gürbüz, yahşi cazibe rolüyle ekranlara yansıyor. yahşi cazibe, kemal rolüyle ekranlara yansıyan hakan yılmaz'la göstermelik bir evlilik yapar. sırf türkiye'de kalıp oturma izni alabilmek için. ve mecburen aynı evi paylaşırlar.
kemal ile cazibe başlarda anlaşamaz. kemal para için cazibe de türkiye'de yaşayabilmek için razı olmuştur bu evliliğe. hande katipoğlu simge rolüyle dizidedir ve kemal'in patronu hulisi beyin kızıdır. aynı zamanda kemalin sevgilisi.
zamanla bir çıkmaza dönüşür bu ilişkiler. cazibe ile kemal aşık olur simge arada kalır falan filan. hele sonu komedidir. dizinin sanırım izlenmediğini anlayan yapımcı saçma sapan bir sonla diziyi bitirir. hoş zaten pek normal bir dizide değildir. ben o dönem evde kim izliyorduda diziyle ilgili bu kadar bilgi sahibiyim bilmiyorum.
neyse işte o dönem için belkide iyi bir diziydi kim bilir? geçmiş zaman zihnimin bir oyunu belki bana. ama açıkçası ben zaten hakan yılmaz'ı pek sevmediğimden bana öyle gelmiş olabilir. çok yapmacık ve vasat geliyor bana. belki başka yapımlarda daha iyi roller üstlenmiştir bilemeyeceğim ama işte ön yargı diyelim. böyle sevmediğim ve nedenini bilmediğim bir kaç kişi daha var. gördüğüm an anlamsızca kapatmak istiyorum tv'yi. ama kumanda bende olmuyor o yüzden kapatamıyorum.
ha mesela kubat yahu ne istiyorum adamdan bilmiyorum. adamı görünce cinler başıma üşüşüyor. tavuklarıma kış da demedi ama işte ben kendi içimde bir şeyler yaşıyorum. bilinçaltımda bir numara var ama çözemedim. neyse işte siz bana bakmayın efem bana güven olmaz benim zihnim başka çalışıyor siz izleyin gitsin.
iyi seyirler...
başrollerinde,
hakan yılmaz
aslıhan gürbüz
gökçe özyol
hande katipoğlu'nun yer aldığı bir cit-com.
aslıhan gürbüz, yahşi cazibe rolüyle ekranlara yansıyor. yahşi cazibe, kemal rolüyle ekranlara yansıyan hakan yılmaz'la göstermelik bir evlilik yapar. sırf türkiye'de kalıp oturma izni alabilmek için. ve mecburen aynı evi paylaşırlar.
kemal ile cazibe başlarda anlaşamaz. kemal para için cazibe de türkiye'de yaşayabilmek için razı olmuştur bu evliliğe. hande katipoğlu simge rolüyle dizidedir ve kemal'in patronu hulisi beyin kızıdır. aynı zamanda kemalin sevgilisi.
zamanla bir çıkmaza dönüşür bu ilişkiler. cazibe ile kemal aşık olur simge arada kalır falan filan. hele sonu komedidir. dizinin sanırım izlenmediğini anlayan yapımcı saçma sapan bir sonla diziyi bitirir. hoş zaten pek normal bir dizide değildir. ben o dönem evde kim izliyorduda diziyle ilgili bu kadar bilgi sahibiyim bilmiyorum.
neyse işte o dönem için belkide iyi bir diziydi kim bilir? geçmiş zaman zihnimin bir oyunu belki bana. ama açıkçası ben zaten hakan yılmaz'ı pek sevmediğimden bana öyle gelmiş olabilir. çok yapmacık ve vasat geliyor bana. belki başka yapımlarda daha iyi roller üstlenmiştir bilemeyeceğim ama işte ön yargı diyelim. böyle sevmediğim ve nedenini bilmediğim bir kaç kişi daha var. gördüğüm an anlamsızca kapatmak istiyorum tv'yi. ama kumanda bende olmuyor o yüzden kapatamıyorum.
ha mesela kubat yahu ne istiyorum adamdan bilmiyorum. adamı görünce cinler başıma üşüşüyor. tavuklarıma kış da demedi ama işte ben kendi içimde bir şeyler yaşıyorum. bilinçaltımda bir numara var ama çözemedim. neyse işte siz bana bakmayın efem bana güven olmaz benim zihnim başka çalışıyor siz izleyin gitsin.
iyi seyirler...
devamını gör...

