belki de diğer spermler bu yarışa girmeyecek kadar zekidir diye düşündüğüm tartışmaya açık galibiyet.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

gitmeyin lütfen.. mesela ice.. sizle guzeliz..
devamını gör...

oguzhan uğur. bir de oturmuş dertleşiyoruz, bana da diyor ki "geçmisimiz ne kadar çok benziyor"*. hayır rüyanda gördüģün ünlü ile de dertlesmezsin ya. bilinçaltım bile dertli ve vizyonsuz.
devamını gör...

kafa sözlük'ün olması gereken adı.

yazarlarının çoğu hayallerde yaşayan, orasını burasını teşhirleyen, profil fotosu koyup takipçi bekleyen ilgi delisi kızlardan oluşan ve kadınlara yönelik gerçekleri, küfürsüz tespitleri ve eleştirileri keyfi olarak anında silen kadın moderatörleri olan bir sözlüğün böyle bir ismi olması daha doğru olacaktır.
devamını gör...

vatanın kurtuluşunu sağlayan emirdir. o emri veren komutan ne güzel komutan, uygulayan asker ne güzel askerdir.

ha birde içimizde keşke yunan kazansaydı diyen kadir mısıroğlu gibi orman çocukları da çok. alayınıza mustafa kemal ulan!
devamını gör...

o kadar boş yer varken anlamsızca insanın yanına oturan insanlar, fırsatçı tacizciler.
devamını gör...

ikinci meşrutiyet döneminde yaygınlaşan, önü çapraz kesilerek arkaya kıvrılmış ve kıvrıkları iki parçalı ceket. genelde özel günlerde, davetlerde kullanılır.

'en çok da bu adama yakışıyor' dediğim cekettir.


kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

birbirinden güzel şarkılar ile huzur arayışına çıktık. bakalım nereye gideceğiz.
devamını gör...

kristal köşk / safranbolu

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

seks hakkında da yazıp, konuşabilen kadınlardan ödünüz kopuyor di' mi, ancak minik falluslarının güdümüyle kendini gerçekleyebilen zavallı zibidiler sizi.

sizi mizojinizminizde boğacağımıza bugün de lilium sayesinde yeminler ettik, var ol sis.
devamını gör...

üçlü şimşeği şeytanın elindeki üçlü mızrağa esin oluşturduğu kabul edilen eski babil ve asur'un iklim tanrısı. batı samilerde önce adı addu, sonraları hadad olmuştur. sümerlerdeki karşılığı ise iskhur'dur. babası gök tanrısı anu'dur. yağmur yağdırmasıyla toprağı bereketlendiren, diğer yandan yolladığı fırtınaların yıkım getirmesiyle hem can veren, hem can alan ikili bir doğaya sahipti.


"adad öldürücü sessizliği yaydı göğe boydan boya,
karanlığa gömerek ışıklı her şeyi.
testi gibi kırıldı yeryüzünün temelleri.
fırtına bütün gün esti kudurmuştan beter,
ortalığı kasıp kavurarak
ve belanın büyüğü, kaşusu gibi,
insanların başına çöktü;
kimse kimseyi görmez oldu böylece,
ayırt edilmez oldu gök varlıkları.
bunun üzerine tanrılar korkup tufan'dan
yukarılara kaçtılar, anu tanrı'nın göğüne,
orada köpekler gibi kıvrılıp yattılar."

(bkz: gılgamış destanı)
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

“bizim gibi basit ve ölümlü insanlar en nihayetinde kaybediyordu.”
dostoyevski - kumarbaz
devamını gör...

kitap okuduğunuz zaman gözlerinizle okumanız gerektiğinin ıspatı niteliğinde golding romanı.

türkçeye mina urgan çevirmiştir.

peki neden gözlerimizle okumalıyız? efendim bir defa sineklerin tanrısı'na sürükleyicilikten uzak derseniz çarpılırsınız. kitabın hem ingilizce orijinalini, hem de türkçesini okudum ve bu konudaki görüşüm nettir. ziyadesiyle sürükleyici, üç boyutlu karakterlere sahip bir kitaptır sineklerin tanrısı.

kitaba kurgu yoksunu da elbette ki diyebilirsiniz ancak bu sizin sadece edebiyat kuramı bilmediğinizi ıspatlar. kitap, toplumsal düzenin olmadığı -daha doğrusu yeniden inşa edilmeye çalışıldığı- bir adada mahsur kalan çocukların işbu düzeni inşa çabasını ustalıkla anlatır; kurgunun belkemiği olarak kabul edilebilecek alt-metin açısından da ziyadesiyle zengindir, insan doğasının temeline dair rousseau'cu ya da hobbes'çu bir okumasını, hatta ve hatta marquis de sade merkezli bir okumasını dahi yapabilirsiniz.

vahşileşen insanın bir kısmının düzene, diğer bir kısmının ise kana susamışlığa ve düzensizliğe yönelmesi üzerinden, apollon-dionysos odaklı nietzsche'ci bir okuması da yapılabilir bu romanın. kaç farklı kuram saydığımı saydınız değil mi? güzel. zira bu kadar çok kuramla okunabilecek bir roman, iddia edildiği gibi kurgusuz olsa böylesine zengin bir hinterland'ı okuyucuya sunamazdı.

"adı duyulduğu için çok satanlar listesine girmesi" meselesine gelince; külliyen yalan. türkiye'deki baskısını iş bankası yayınları yapmıştır bu kitabın, doğal olarak da iyi satmıştır. zira iş bankası yayınları kötü kitaba kolay kolay yatırım yapmaz. kitabın özelliği "adı duyulduğu için çok satması" olsaydı, edebiyat bölümlerinin postmodern edebiyat kuramı dersinde okutulmazdı diye düşünüyorum.

ha bir de tabii, "çok satan kitap kötü kitaptır" mentalitesini artık bir kenara bırakalım yahu.

bir kitabın çok satmasıyla onun iyi ya da kötü olmasının alakası her zaman yok. ancak gidip de jane eyre'e "adı duyulduğu için çok satıyor" derseniz, rezil olmanız işten bile değildir. gerçi bi' saniye. ha. neyse, tamam.

iyi okumalar. ingiliz edebiyatının başyapıtlarındandır diyemem bu kitap için, ancak iyidir.

sosyologlar, psikologlar okurken bayağı eğlenebilir.

gerçi ben nereden bileceğim ya, uzman mıyım ben? keh keh. *
devamını gör...

babam bana senden iğreniyorum demedi ama beni görünce camiye kaçtı.
kendimi bok böceği gibi hissettim ama olsun. bazı babalar, bazen babalar..
devamını gör...

bugün doğum günü olduğu zannedilen yazardır.

gelen mesajlar için falan teşekkür ederim 14 ekimde tekrar beklerim. lütfen gelin kutlayın portakal atmaya devam edin. bir kere kutladık bir daha kutlamayız demeyin.
üye olurken " ne yapcan lan doğum tarihimi" edasıyla sallamıştım. şimdi düzelttim.
devamını gör...

çok güzel bir melodisi olan şarkıdır.
devamını gör...

lütfen bu hale gelmeyelim. ben okuyup beğenmediğim tanıma beğeni basmam kimse de yapmasın. beğenmediyseniz geçin. hatta böylesi daha eğlenceli oluyor. hangi yazarın hangi görüşüme katılıp hangisine katılmadığını beğenilerinden ve favorilerinden takip edebiliyorum. yoksa yalan mıydı, ha?! çıkar ilişkisi istemiyorum sözlük ahalisi! duydunuz mu? istemiyorum!
ne demiş malum şarkısında malum şarkıcı,
beni böyle sev seveceksen, olduğum gibi göreceksen*.
devamını gör...

uluslararası siyasi literatüre giren terim. kural ve hukuk tanımayan, küresel ve bölgesel barışı tehdit eden, suç örgütlerine destek veren, kendi koyduğu kurallara uymayan yönetim... kötülük toplumunun kötülük yurdunda en son göz göre göre övünülerek işlenen suç : maske mesafe diyerek yapılan tıka basa kongreler. kimin gücü kime yeterse...
devamını gör...

kış aylarımın vazgeçilmezidir. en sinir eden kısmı pişirdikten sonra kestanenin içindeki ince kabuktan ayrılmamış olmasıdır. soba artık nostalji olduğuna göre fırınlama tekniğini anlatalım ki bahsettiğim sorunu yaşamayın.

fırınlamadan önce kestaneleri 2-3 dk kadar suda bekletip, sonra dış kabuğunu kuruluyoruz. sonrasında kabuğu delecek çizik veya çizikler atıyoruz. 200 dereceye önceden ısıtılmış fırına atıp kestanelerin büyüklüğüne göre 20 ile 30 dk arasında bekliyoruz, afiyetle yiyoruz.

kestanenin ağaç üzerinde nasıl göründüğünü hiç bilmeyen yazar arkadaşlarımız için bir görsel bırakayım, ilginç bulabilirler.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim