günaydın sözlükcüğüm.
günaydın canlarım.
günaydın güzellerim.
günaydın gençler, daima genç kalanlar ve genç kalmakta ısrar edenler.

yorgunluktan memduh bayraktaroğlu'na bağladım.
her şeye rağmen kuyruğumu dik tutmak maksadıyla kuyruğumu enseme bağlamış olsam da...

ben çok yorgunum ya. *
devamını gör...

bir huşeng golşiri romanıdır.

çocukken bir gece bir akrabamıza misafirliğe gitmiştik. ben çok küçüktüm ama her anını hatırlıyorum olan biten her şeyin. gece yaşlılar ve çocuklar yattıktan sonra annemler, teyzemler ve aynı yaş grubundaki herkes oturup dedikodu yapmaya devam ettiler o gece. ben yatan ve uyuyan ekipte idim.

öyleyken, ben gecenin bir yarısı olduğunu düşündüğüm, halbuki daha geceyarısına yakın bile olmayan bir saatte aniden uyandım ve köy yerinin korkutucu karanlığında nerde olduğumu hatırlayamadım. ani bir tepki olarak her kahraman türk çocuğunun yapacağı gibi bağıra bağıra ağlamaya başladım. sonra yataktan el yordamı ile kalktım, yer yatağı olduğu için çok da zor olmadı hem kalkıp hem ağlamak.

bir süre sonra cama dokununca elim bu sefer cama vura vura bağırmaya başladım. ama yine bir tepki alamadım. uzatmayayım sonunda tahta kapıya ulaşıp açınca ışığı gördüm. annelerin olduğu odaya girince de herkesin şaşkın şaşkın bana baktığını fark ettim. olay basit bir salaklıktı faili olduğum. ama o kadar korkmuştum, o kadar kaybolmuş, terk edilmiş hissetmiştim ki anlatamam. işte bu kitabı okuduğum her sayfada aynı duyguları yaşadım.

okuduğum en tuhaf kitaplardan biri. kayboldum içinde. yolumu bulmakta o kadar zorlandım ki bir ara tamamen yitip gittiğimi hissettim. tam yok olmanın eşiğine geldiğim anlarda bir şekilde bir yol ya da yol olduğunu sandığım bir yere çıksam da bu sadece yeniden kaybolmak içindi.

tüm bunlara rağmen nedenini açıklayamayacağım, anlatmaya bile kalkmayacağım bir şekilde çok etkilendim kitaptan.
devamını gör...

burada insanları (en azından mizantropist olmayanları) tereddüte düşüren şey “trene ellemezsek 4 kişi kader olaraktan ölür ama yönünü değiştirirsek bir kişiyi biz öldürmüş oluruz” düşüncesi. benim ahlak anlayışıma göre yönünü değiştirmesen de o 4 kişinin ölümünü engelleme imkanın varken engellemediğin için onların da ölümünden sorumlu olursun yani ben tramvayın hangi yönde gittiğiyle hiç ilgilenmiyorum ve olaya “bir kişinin mi ölmesini istersin 4 kişinin mi?” şeklinde bakıyorum ve trenin yönünü değiştirip 4 kişiyi kurtarmak adına bir kişiyi öldürmeyi tercih ediyorum. ancak o bir kişi elon musk ise işler değişir tabi.
devamını gör...

bu erkek milleti de sevse bir deeert ,sevmese bin dert. istanbul'daki ilk yıllarımdaki kabusum halil ibrahim'di... *

her firsatta saçımı çeker, tokat atar, beslenmemi yere atar, arkadaşlarını toplayıp "önümüze gelene bin tekme!" diyerek beni köşeye sıkıştırıp tekmeler, ders esnasında arkamdaki oturduğu için saçımı çeker, tüftüfle çiğnediği defter yapraklarını bana fırlatır, böyle böyle hayatı zehir ederdi.

aradan yıllar geçti, bir gün kırtasiyeye gittim. benim çocukluk kabusum orada işe başlamış. ( irkilmedim desem yalan olur)
alışveriş sırasında hal hatır derken demez mi;
-"ben sana aşıktım, sen hep hüseyin'le oynuyordun. o yüzden sana saldırırdım." diye. şaşkınlıkla bakakaldım.

erkek milleti işte, sevgisi bile eziyet. parmağıma sapladığı kurşun kalem ucunun izi hala bende duruyor. neymiş; çok kıskanmış beni sevdiği icin, ondan yapmış.
....

bir de edebiyatı kuvvetlidir bu tip erkeklerin *sebebi ise çok basit.
hissettiklerinden falan değil tamamen haricten gazel...
yalana vergi yok ya, salla sallayabildiğin kadar.*

sürerim buluttan tarlaları(elbette sürersin ona ne şüphe?) *
yağmurlar ekerim göğün göğsüne (tarlayi sürmüşken ek tabii)
güneşte demlerim senin çayını (aşağısı kurtarmaz zaten) *
yüreğimden süzer öyle veririm (burada tamamen galeyana gelir veeee)
ben feleğin şu çarkına çomak sokarıiiiiiiiiiiiiii­im. ( heeyyt be!cem abime bak, tabii sokarsın sen o çomağı kim tutar seni?)*

kısaca biri sizi arayıp kendisini savcı veya hakim olarak tanıtırsa, ya da daha tehlikelisi sizi sevdiğini söyleyen biri olursa sakın inanmayın büyük ihtimalle dolandırıcıdır.*
devamını gör...

bu yazar, adını vermeyeceğim sözlükte daha kötü halde, yaptığı her şeyi troll zannediyor. trollüğün ince çizgisini de bilmiyor. düşmüş bir bataklığa, orada çırpınıp duruyor.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

kaygı belirsizlik* ülke gündemi
devamını gör...

tebessümle seyrettiğim röportajdır.
vay vay sözlük büyüyor yahu tepkileriyle izledim çok güzel düşünülmüş.
devamını gör...

ziyaret eder tabi severler hristiyanları. zalim saddam ve yakın ekibindeki herkes öldürüldü, asıldı ama yıllarca dışişleri bakanlığı yapan hristiyan kökenli tarık aziz asılmadı. çok merhametli olan ırak mahkemesi, sağlık sorunları olduğu için onu asmamışlar.
devamını gör...


hepiniz oradaydınız be.
devamını gör...

doğal olması. doğal dediysek eliyle pilav yemesi ya da peyniri reçele bandırıp yemesi değil.
devamını gör...

bazı kısaltmalar var. bir yerde görünce beni sinir hastası ediyorlar. efso*, müq* gibi.
kelimeleri düzgün bir şekilde ifade etmek çok önemli. z kuşağı olmama rağmen bu durum beni de çok rahatsız ediyor. lütfen kullanmayın, kullandırtmayın.*
devamını gör...

din felsefesinde kötülük problemine verilen addır. teodise kavramı, grekçe theous ve dike kelimelerinin birleşmesinden oluşur. theous tanrı, dike ise adalet anlamına gelir. kötülük kavramı ile mutlak iyi olan tanrı'yı bağdaştırma çabasıdır. kötülük olgusuna karşı tanrı'yı, tanrı'nın adaletini ve haklılığını savunmaktır. "tanrı savunusu" olarak adlandırılır.

teodise kavramını ilk kullanan kişi teist düşünür leibniz'dir. leibniz, 'bu alem, mümkün alemler arasında en iyisidir. her türlü kötülüğe rağmen ilahi adalet, alemde tecelli etmiştir' der. bu kavramı sistemleştiren kişi ise helenistik felsefenin önemli düşünürlerinden biri olan epikür'dür. augustine, gazâlî, ibn sînâ, farabi gibi düşünürler de teodiseyi savunurlar. farabi, 'aslolan hayır ve nizamdır.' şeklinde ifade ederken ibn sînâ ise 'iyilik metafiğiziği' kavramıyla açıklar ve der ki, 'kötülüğün şeylere duhülü sadece arizidir. bu da tabii kötülüktür.'

kötülüğü 3 kategoride incelerler:
1. ahlaki kötülük: insan iradesiyle kötülüktür. adam öldürme, yalan söyleme...
2. doğal/fiziksel kötülük: insandan kaynaklanmayan ama etkileyen kötülüktür. deprem, salgın hastalık...
3. metafizik kötülük: bunu leibniz eklemiştir. varlığın aslen yetkin olmayışı, yani eksik yaratmasıdır.

çeşitli teodiseler / kötülük problemlerine çözüm önerileri:
iyilik metafiziği: kötülüğün varlığını inkar eder. asıl olan iyiliktir, kötülük arizidir.
iyimserci teodise: her türlü kötülüğe rağmen ilahi adalet her tarafı kuşatmaktadır. gazâlî: "mevcut dünya mümkün dünyaların en iyisidir."
özgür irade: tanrı'nın varlığı ve kötülük bir arada olabilir. savunucusu alvin plantinga'dır.
ruhsal olgunlaşma / nefs eğitimi: insanın kendini gerçekleştirmesi için kötülük gereklidir. savunucusu john hick'tir.
süreç teorisi: tanrı, gücü sınırlı değişken bir varlıktır. kötülüğü ortadan kaldırmaması gücünün sınırlılığındandır.
devamını gör...

bu kupadan aklımda kalan tek şey dandik bir top kullandıkları ve tribünde kullanılmasına izin verdikleri sivrisinek sesi çıkaran zamazingo.kulaklarını ne çınlatmıştım o afrikalıların be.
devamını gör...

sözlüğe kayıt olalı 24 saat olmadı. bununla birlikte 167.tanıma merhaba dediğim için ben de oy vermeye destek olmak amacıyla şahsım adına bir kampanya yaparak 800 tanımı geçen ilk 100 yazar arasına girmem durumunda kazanacağım promosyonu kampanyaya katılmamış ve sözlük yönetiminden olmayan en çok + oy vermiş yazara devredeceğimi beyan ve ilan ediyorum. herkese hayırlı uğurlu olsun.

(bkz: başkasının cinsel organı ile gerdeğe girmek)
devamını gör...

- belirlenmiş moleküllerin seçici bir zardan difüzyonuna diyaliz denir.

- diyaliz işleminde, bir çözeltideki belirli çözünmüş maddeler, seçici geçirgen zarın diğer tarafına konulan farklı bileşime sahip bir çözelti aracılığıyla değiştirilir.

- diyalizde amaç, çözünebilen maddelerin konsantrasyonunun düşürülmesidir.

- böbrek yetmezliği görülen hastalarda, hasta diyaliz makinesine bağlanır. bu hastalarda böbrekler tarafından süzülüp atılamayan zararlı maddeler ve fazla su, seçici geçirgen bir zardan geçirilerek madde yoğunlukları özel olarak ayarlanmış diyaliz sıvısına alınır. bu işlemde hastadan alınan kanın içeriği düzenlenir ve kan hastaya geri verilir.
- - - alıntı - - -

referans: biyoloji dersi notlarıdır. bana ait değildir.
devamını gör...

yaşanan bir anlaşmazlığa ilişkin cevaplar içeren başlık.

anladığım kadarıyla ortada, taraflar arasında yaşanmış bir iletişim sıkıntısı var. nereden vardım bu kanıya? şuradan: sek'in diğer başlıkta yazdığı


ben yayın esnasında süremi 30 dk geçtim ve yayın sürem 1,20 dk falan oldu diye kapat artık şeklinde mesajlar aldım. sol framede en üste sabitlenmedi başlığım.


cümlesinden...

yayın saati dolduğu halde süre 30 dakika kadar aşılmış. burada 2 ihtimal var:
- sek, yayını kafasına göre uzattı ama yönetim için bunda bir sakınca olmadığından ses çıkarılmadı buna,
- sek, yönetimin bilgisi dahilinde yayını uzattı, yani uzatmasında sorun yoktu ama çok uzatması da istenmedi.

sizi bilmem ama en azından bana göre yönetimin her iki durumda da kendisiyle acilen iletişime geçerek ya "tamamdır, sıkıntı yok, devam edebilirsin. zaten sonrasında başka yayın yok" demiş olması ya "uzatabilirsin ama sadece yarım saat kadar" demiş olması ya da süreyi birkaç dakika geçtiği ve yayını kapatmak üzere konuyu toparlamadığı anda "süreyi fazla geçirme. şu kadar saat üzerinden konuşup anlaşmıştık. belki bir sonraki programı uzatırız duruma göre" demesi gerekirdi. yani açıkçası, benim yayınımın arkasında başka program olmasa ve yarım saati geçirdiğim halde ses çıkarılmasa, ben de devam etmeyi düşünebilirdim. bir anda "kapat çabuk" gibi sıkıştırılırsam da "ne oluyoruz yahu!" düşüncesine sürüklenirdim. yani konunun bu kısmında sek'in haklı olduğunu düşünüyorum.

başlık sabitlenmemesi olayına ise diğer başlık altında yazmıştım yorumlarımı. burada tekrarlamaya gerek yok.

kuzguncuktaki vişne'ye katılıyorum ve bu durum nedeniyle iki tarafın da üzüldüğünü düşünüyorum. eğer karşılıklı olarak bir kötü niyet yoksa (ki ben olduğunu sanmıyorum) çözülmeyecek bir problem değil sanırım bu.

ve bana göre, sek haklı olsa da sonuç şu: "eğer ortada çok uzun süren bir anlaşmazlık varsa, iki taraf da haksızdır" diye bir söz var. önümüzdeki saatler yahut günler içerisinde bu konu iki tarafı da memnun edecek şekilde çözülürse herkesin iyi niyetinden emin olacağız. yok eğer bu olay böyle uzayıp gider ve bu program bir daha yayına alınmazsa, en iyi ihtimalle en az tek tarafın, en kötü ihtimalle iki tarafın da burnundan kıl aldırmadığını, geri adım atmadığını ve uzlaşma yoluna gitmediğini anlamış olacağız ki, bu da uzun vadede 2 tarafı da haksız konuma düşürebilir bence.

***

özet geç diyenler için; olayın bu hale gelmesinden tarafları geçtim, dinleyiciler bile memnun olmadığına göre, işin tatlıya bağlanması gerektiğini düşünüyorum. sözlük için bir şeyler yapılmak isteniyorsa, bu tür durumlarda uzlaşmak da bunun bir gereğidir. kimseyi böyle şeyler için kırmamak, küstürmemek taraftarıyım.
devamını gör...

yakın arkadaşları iyi birer oyuncu olduğu için sürekli arkadaşlarıyla film çeken yönetmenlerdir.

mesela cem yılmaz ve tayfası çok iyi hepsi usta oyuncu başarılı oyuncular ve beraber film çekiyorlar hatta eleştiriliyorlar.
martin scorsese dedem ise iki gözde kullanıyor bunlardan bir tanesi eski gözdesi robert de niro diğeri ise yeni gözdesi leonardo di caprio.
tarantino abi ise samuel l. jackson olmadan yapamıyor.
ezel akay her filminde haluk bilginer kullanıyor hatta maalesef kullanıyor diyebiliriz çünkü son filmi 9 kere leyla haluk bilginer olmasına rağmen berbat bir filmdi.
devamını gör...

interin hiç ama hiç beğenmediğim yeni bir logoya geçmesi olayıdır. zaten inter birkaç yıl aralıklarla logosunu bozmayı kendine artık görev edinmiş gibi.

2007'ye kadar:
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

2021'e kadar :
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

yeni hali:
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

biraz geç olsa da kendisini tanıma şerefine nail olmama izin vermiş yazar. *
iyidir, güzeldir, pozitiftir, sevgiyle dolmama sebep olmaktadır. çokça özlem bırakayım buraya.
keyifli sözlükleri olsun.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim