dinlemekten bıkmayacağınız şarkılar
devamını gör...
hiç tanımadığın birine hayatını anlatma isteği
oldu böyle zamanlar.
hiç tanımadığım bir bankta konuşmayı seven bir yaşlı amca bulmak umuduyla dolaştığım da oldu. olsa anlatırdım. dökerdim içimi. yarım saat sonra da hiçbir şey olmamış gibi kalkar giderdim. ama o amcayı hiç bulamadım.
hiç tanımadığım bir bankta konuşmayı seven bir yaşlı amca bulmak umuduyla dolaştığım da oldu. olsa anlatırdım. dökerdim içimi. yarım saat sonra da hiçbir şey olmamış gibi kalkar giderdim. ama o amcayı hiç bulamadım.
devamını gör...
ağlayan birine ağlıyor musun diye sormak
yok be ben keyfine ağlıyorum, hobi amaçlı dendiginde soruyu sorana şok etkisi yaratacaktır.
devamını gör...
faturalarını düzenli ödeyen tip
kafası rahat tiptir. hatta günümüzde faturalarının çoğunu otomatik talimatla ödemektedir. devletler için kıyak müşteridir.
devamını gör...
dracula simia
yarışmaya güney amerika'dan katılan ve onedio'nun orkidelerin renk renk ve çeşit çeşit olmaya yemin ettiğini söylemesine sebebiyet veren, maymun yüzüne benzeyen bir çeşit orkide bitkisi.

her çiçeğin kendine has özelliği vardır. bu bitkinin özelliği ise tahmin edileceği üzere çehresinin "maymun yüzü"ne benzemesi. zaten dracula simia isminin anlamı; küçük ejderha türü bir şey. *
her mevsim çiçek açmak gibi bir özelliği de mevcut.
ürkütücü ve çok minnoş. *

her çiçeğin kendine has özelliği vardır. bu bitkinin özelliği ise tahmin edileceği üzere çehresinin "maymun yüzü"ne benzemesi. zaten dracula simia isminin anlamı; küçük ejderha türü bir şey. *
her mevsim çiçek açmak gibi bir özelliği de mevcut.
ürkütücü ve çok minnoş. *
devamını gör...
sürrealizm
bir diğer adı gerçeküstücülük olan edebiyat akımıdır. 1924'te fransa'da ortaya çıkmıştır. sürrealistler, freud'un psikanaliz yönteminden yola çıkmışlardır.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının favori tiyatro oyunu
bir sürü kaliteli bulduğum oyun vardır ancak sadece birisi gönlüme taht kurmuştur.
(bkz: cimri, -moliere-)
buradan ulaşabilirsiniz
(bkz: cimri, -moliere-)
buradan ulaşabilirsiniz
devamını gör...
takipten çıkan takipçi
saatlerdir girmiyordum sözlüğe bir profilime gireyim dedim bir de ne göreyim biriniz çıkmışsınız takipten. hanginizse gelsin delikanlı gibi söylesin, kardeşim sana uyuz oldum desin, tanımların çok kötü desin, bomboş bi çarsın desin, bi açıklama yapsın lütfen. çok üzüldüm lan.
t: canı sağolasıca yazar
t: canı sağolasıca yazar
devamını gör...
90’lı yıllardaki zenginlik belirtileri
doksanlı yıllarda henüz bedensel olarak var olmadığım için bilemeyeceğim belirtilerdir.
o zamanın sosyolojik yapısını öğrenmek için yazılanları okumaya geldim.
müsaadeniz ile şuraya park ediyorum.
o zamanın sosyolojik yapısını öğrenmek için yazılanları okumaya geldim.
müsaadeniz ile şuraya park ediyorum.
devamını gör...
coco
anlamlıdır. görsel şölendir. hem gözünüz hem ruhunuz hem kulaklarınız bayram eder. çok yönlü herkesin sevebileceği bir animasyon filmidir. her detay ince ince işlenmiş, büyüleyici. dublajlı izlemiyorsanız ve benim gibi diller, aksanlarla ilgiliyseniz arada yapılan aksan vurgusuna bayılabilirsiniz.
devamını gör...
bir insanın kendisine yapabileceği en büyük kötülük
çoğu zaman gerçekten ne istediğimizi önemsemiyoruz; kendimize yaptığımız en büyük kötülük bu olsa gerek.
devamını gör...
gölge kavramı
isviçreli psikiyatr carl jung'a göre, her insanın içinde kötülüğe meyilli bir gölge
(kişinin karanlık tarafı) vardır. jung, insanların karanlık tarafını reddetmesini istemez tam tersi gölge yanını tanıyıp kontrol edebilmesi sonucunda iyi bir insan olabileceğini savunur.
kendi karanlık taraflarını keşfetmemiş bir insan iyi bir insan olmaktan çok korunmasız saf bir insan olurdu çünkü kişinin saf olması değil gölge yanlarını fark edip kontrol ederek
erdemli olması mesele aslında. tabii bir de gölge yanlarını tanımaktan gelen karşındakileri de kontrol etme ihtimali var faydası azımsanamaz "kendi karanlık taraflarını bilmek, diğer insanların karanlık taraflarıyla uğraşmaktaki en iyi yöntemdir. " örneğin.
gölge kavramı esasında kişinin kötü yanıdır di'mi? bunu biliyoruz. ama işte gölge yanımızın üzerindeki kontrolü yitirdiğimiz an felaket çanları çalmaya başlıyor, neden? artık kötü biri olmak an meselesi çünkü.
" her türlü kötülüğü yapma imkanın varken, kötü bir şey yapmamak, işte, budur iyilik.
" andre gide
öfke -nefret gibi karanlık tarafı besleyen duygular, gölgenin insanı ele geçirmesini sağlar ve artık onu durdurmak çok zordur. insan, hayat yolculuğu boyunca türlü halleriyle de tanışabilir belki tek başına yetmez ama merhamet ve vicdan yanından hiç ayırmadığı güneşi olmalıdır ki gölge hep karanlıkta kalsın.
(kişinin karanlık tarafı) vardır. jung, insanların karanlık tarafını reddetmesini istemez tam tersi gölge yanını tanıyıp kontrol edebilmesi sonucunda iyi bir insan olabileceğini savunur.
kendi karanlık taraflarını keşfetmemiş bir insan iyi bir insan olmaktan çok korunmasız saf bir insan olurdu çünkü kişinin saf olması değil gölge yanlarını fark edip kontrol ederek
erdemli olması mesele aslında. tabii bir de gölge yanlarını tanımaktan gelen karşındakileri de kontrol etme ihtimali var faydası azımsanamaz "kendi karanlık taraflarını bilmek, diğer insanların karanlık taraflarıyla uğraşmaktaki en iyi yöntemdir. " örneğin.
gölge kavramı esasında kişinin kötü yanıdır di'mi? bunu biliyoruz. ama işte gölge yanımızın üzerindeki kontrolü yitirdiğimiz an felaket çanları çalmaya başlıyor, neden? artık kötü biri olmak an meselesi çünkü.
" her türlü kötülüğü yapma imkanın varken, kötü bir şey yapmamak, işte, budur iyilik.
" andre gide
öfke -nefret gibi karanlık tarafı besleyen duygular, gölgenin insanı ele geçirmesini sağlar ve artık onu durdurmak çok zordur. insan, hayat yolculuğu boyunca türlü halleriyle de tanışabilir belki tek başına yetmez ama merhamet ve vicdan yanından hiç ayırmadığı güneşi olmalıdır ki gölge hep karanlıkta kalsın.
devamını gör...
kör baykuş
yaralar vardır hayatta, ruhu cüzam gibi yavaş yavaş ve yalnızlıkta yiyen, kemiren yaralar.” diye başlar kitap , daha ilk cümlesinden vurur insanı .
devamını gör...
tutunamayanlar
oğuz atay'ın yazdığı ama kendisinden sonra daha iyi anlaşıldığı kitabı. olric'le geçen konuşmaların sosyal medyalarda paylaşılarak suyu çıkarılmış olsa da bu kitap herkesten bir parça taşır.
devamını gör...
dünyanın en samimiyetsiz cümlesi
''yaa canım bu kadar basit bir şey için kendini neden üzüyorsun?''
devamını gör...
uğur mumcu
doğruları korkusuzca söyleyebilmiş,gazeteci nedir, kime denir? kavramini yaşamıyla tanımını yapmıştır. gerçekten iyi bilmeliyiz, iyi anlamalıyız, özümsemeliyiz. iyi ki vardı, hep var olsun.
devamını gör...
türk kızlarının etli butlu olmasının nedeni
şahsen etli butluyum ve sizin bu düşüncelerinize kırılıyorum ve bu düşünceye sahip olduğunuz için adınıza da üzülüyorum.
peki etli butlu bir kız olma nedenimi size açıklayayım ki bence benim gibi bu sorunu yaşayan insanlarda vardır :
annem ve babam etli butlu insanlar olduğu için malesef her yediğim lokma bana kilo olarak yansıyor hadi bu sorun değil az ye o zaman diyeceksiniz. evde kaldığım süreçte ve strese girdiğimde dalarken bile yemek yediğimi unutuyorum lokmalarımı unutuyorum ve depresyona girdiğimde bazı insanlar gibi iştahım kapanmıyor aksina iştahım daha çok açılıyor. bir çok defa kilo verip almışlığımda oldu ve bir sorun varken o sorunu halletmeye çalışırken diğer bir sorunu halledemiyorum yani tek bir şeye odaklanıyorum kilo vericeksem de sadece ona odaklana biliyorum bu benim şahsi sorunum belki benim gibi bu durumu yaşayan başka kişilerde vardır. neyse yeteri kadar uzattım, diyeceğim o ki her milletten her ırktan bizim gibi etli butluu löpür löpür, bıngıl bıgıl kişiler var yani bunu bir " türk kızı sorunu" gibi göstermekde saçma lütfen şu insanların ne yediğini ne içtiğini şunusuna bunusuna karışmayın bu başlığı gördüğümde üzüldüm ve bunun gibi şeylerden dolayı bir çok insanın özgüveni kırılıyor.
peki etli butlu bir kız olma nedenimi size açıklayayım ki bence benim gibi bu sorunu yaşayan insanlarda vardır :
annem ve babam etli butlu insanlar olduğu için malesef her yediğim lokma bana kilo olarak yansıyor hadi bu sorun değil az ye o zaman diyeceksiniz. evde kaldığım süreçte ve strese girdiğimde dalarken bile yemek yediğimi unutuyorum lokmalarımı unutuyorum ve depresyona girdiğimde bazı insanlar gibi iştahım kapanmıyor aksina iştahım daha çok açılıyor. bir çok defa kilo verip almışlığımda oldu ve bir sorun varken o sorunu halletmeye çalışırken diğer bir sorunu halledemiyorum yani tek bir şeye odaklanıyorum kilo vericeksem de sadece ona odaklana biliyorum bu benim şahsi sorunum belki benim gibi bu durumu yaşayan başka kişilerde vardır. neyse yeteri kadar uzattım, diyeceğim o ki her milletten her ırktan bizim gibi etli butluu löpür löpür, bıngıl bıgıl kişiler var yani bunu bir " türk kızı sorunu" gibi göstermekde saçma lütfen şu insanların ne yediğini ne içtiğini şunusuna bunusuna karışmayın bu başlığı gördüğümde üzüldüm ve bunun gibi şeylerden dolayı bir çok insanın özgüveni kırılıyor.
devamını gör...
üniversitede ilk gün
hiç yaşamadığım gün. çok merak etmişimdir. acaba lisenin ilk günü gibi midir? nasıl bir psikolojiye sokar insanı? 30'dan sonra görebilir miyim merak ediyorum.
devamını gör...

