exxen'de üyeliğin iptal edilememesi
7 günlük ücretsiz denemede de üyelik almak zorundasınız. yine sizden kredi kartı/sanal kart bilgilerinizi üyelik için sistem istiyor. sistemi denemiyorsunuz ama fikir üretiyorsunuz.
(bkz: her şeyi ben bilirim) kafası.
(bkz: her şeyi ben bilirim) kafası.
devamını gör...
öğretmenlere asgari ücret verilmesi gerekliliği
annem babam 22 yıllık öğretmen 7500 lira aldıklarını hiç görmedim
devamını gör...
daddy ucemak kızıl nelson üçlüsü
üçünü de severim, sayarım. seri artı oy vermelerine aldanmayın ha okumadan oy vermezler asla.
devamını gör...
yeni nesil kızların yemek yapmaktan bihaber oluşu
yemek konusunun hep abartıldığını düşünüyorum. bu bihaber olmak değil açarsın interneti bakarsın yaparsın yapmıyorsan tembelliktir. basit şeyler yapıyorsan da üşenmişsindir. artık kimse bi yemek için onlarca saat mutfakta belini ağrıtmaya meraklı değil.
devamını gör...
hatırlamanın rehaveti
her insanın zamanın bir anında, zaman ve mekan fark etmeksizin, bilinçli ya da bilinçsiz bir karar neticesinde, olumlu ya da olumsuz sonuçlarını dikkate almadan içine düştüğün gevşekliğin her yanı sardığı sakinlik anlarıdır.
bu anlarda insanın yüzünde anlamsız gibi görünen ama ziyadesiyle derin bir huzur ifadesi belirir. bu huzur da en nihayetinde insanı somut bir rehavetle sarıp sarmalar.
ben bazen kardeşimle tepegöz peşinde koştuğumuz dönemleri hatırlarım. elimizde fındık ağacından elde ettiğimiz ışkından kılıçlarla ağaçların arkasında oradan oraya zıplayarak kovaladığımız ve birkaç kez çok yaklaşsak da asla yakalayamadığımız tepegözün anısını hatırlamak beni derin bir rehavete sürükler.
ya da bir yarış arabası şeklinde tasarlanmamış ve çocukken hiç sahip olamadığım o yatağın anısı da içimde bir huzur dalgalandırır. o yatak bir başlangıcın hikayesinin dekorudur benim için. elmacık kemiklerimin iyice belirginleşmesini sağlar bu düşünce. düşündükçe bedenim gevşemeye başlar. çok soğuk bir günden sonra eve gelip sobanın arkasına kıvrılıp yatmış gibi hissederim kendimi.
daha birçok anı neden olabilir bu rehavet durumuna. hatırlamak, kendi kişisel nostaljik filmimizi çekmek gibidir zihnimizde. ister uzak ister yakın bir anı olsun, güzel anları hatırlamak insanı sıcak bir rehavet duygusunun kucağına atar. ve o kucak tepegözü yakalamanın verdiği haz kadar sahici araba yatağın rahatsız sıcaklığı kadar cezbedicidir.
bu anlarda insanın yüzünde anlamsız gibi görünen ama ziyadesiyle derin bir huzur ifadesi belirir. bu huzur da en nihayetinde insanı somut bir rehavetle sarıp sarmalar.
ben bazen kardeşimle tepegöz peşinde koştuğumuz dönemleri hatırlarım. elimizde fındık ağacından elde ettiğimiz ışkından kılıçlarla ağaçların arkasında oradan oraya zıplayarak kovaladığımız ve birkaç kez çok yaklaşsak da asla yakalayamadığımız tepegözün anısını hatırlamak beni derin bir rehavete sürükler.
ya da bir yarış arabası şeklinde tasarlanmamış ve çocukken hiç sahip olamadığım o yatağın anısı da içimde bir huzur dalgalandırır. o yatak bir başlangıcın hikayesinin dekorudur benim için. elmacık kemiklerimin iyice belirginleşmesini sağlar bu düşünce. düşündükçe bedenim gevşemeye başlar. çok soğuk bir günden sonra eve gelip sobanın arkasına kıvrılıp yatmış gibi hissederim kendimi.
daha birçok anı neden olabilir bu rehavet durumuna. hatırlamak, kendi kişisel nostaljik filmimizi çekmek gibidir zihnimizde. ister uzak ister yakın bir anı olsun, güzel anları hatırlamak insanı sıcak bir rehavet duygusunun kucağına atar. ve o kucak tepegözü yakalamanın verdiği haz kadar sahici araba yatağın rahatsız sıcaklığı kadar cezbedicidir.
devamını gör...
geceye bir şiir bırak
"tek yıldız kalmayacak gecede.
gece kalmayacak.
ben ölürken dayanılmaz evren de
tüm varlığıyla ölecek benimle,
sileceğim piramitleri, madalyaları,
kıtaları ve yüzleri.
sileceğim geçmişin birikimini.
toz edeceğim tarihi, tozu toz.
son günbatımını seyrediyorum şimdi.
son kuşu dinliyorum.
kimseye hiçbir şey bırakmıyorum."
jorge luis borges, intihar
gece kalmayacak.
ben ölürken dayanılmaz evren de
tüm varlığıyla ölecek benimle,
sileceğim piramitleri, madalyaları,
kıtaları ve yüzleri.
sileceğim geçmişin birikimini.
toz edeceğim tarihi, tozu toz.
son günbatımını seyrediyorum şimdi.
son kuşu dinliyorum.
kimseye hiçbir şey bırakmıyorum."
jorge luis borges, intihar
devamını gör...
sevda
etkileyici bir yasmin levy şarkısı.
devamını gör...
benzetildiğiniz hayvanlar
bir hayvana benzetilmediğimiz kalmıştı zaten alüminyum dediğim başlık.
devamını gör...
zafer algöz
okan bayülgen, müjde ar, aysel gürel ve küçük iskender gibi oyuncuların rol aldığı ağır roman filminde "gaftici fethi" karakteriyle hatırladığım türkiye'nin en yetenekli ilk 5 aktöründen biridir. gaftici fethiyi bilmeyenler için şuraya bir video bırakalım.
devamını gör...
bayramda köprü ve otoyolların ücretsiz olması
bayramda köprü ve otoyolları ücretsiz kullanabilirsiniz ama o yolları kullanmak için dışarı çıkarsanız 3150 lira ceza ödersiniz.
tam bir olacak o kadar skeci.
buradan buyrun ücretsiz
tam bir olacak o kadar skeci.
buradan buyrun ücretsiz
devamını gör...
piri reis'in haritasının sırrı
1501’de venedik’e karşı bir deniz seferi sırasında batı akdeniz’de alıkonulan bir gemideki tayfalardan birisi kristof kolomb ile birlikte batı hint adaları’na üç sefer yapmıştı ve kolomb’un haritalarının bir kısmı da ondadır.
ünlü amiral kemal reis, dünyanın yeni keşfedilen kısımlarını gösteren haritaları alıkoyar. yeğeni piri reis de hazırladığı birçok deniz haritası ve kolomb tarafından çizilen haritalardan yararlanır.
piri reis’in hazırladığı dünya haritası; 8 batlamyus haritası, arapların hazırladığı bir hindistan haritası, sind, hint ve çin’i gösteren 4 yeni portekiz deniz haritası ve kolomb tarafından çizilen amerika haritasına dayandırılmıştı.
piri reis, haritasını 1513 yılında gelibolu’da parşömen üzerine çizmiş ve 1517’de ı.selim’e sunmuştur.
ünlü amiral kemal reis, dünyanın yeni keşfedilen kısımlarını gösteren haritaları alıkoyar. yeğeni piri reis de hazırladığı birçok deniz haritası ve kolomb tarafından çizilen haritalardan yararlanır.
piri reis’in hazırladığı dünya haritası; 8 batlamyus haritası, arapların hazırladığı bir hindistan haritası, sind, hint ve çin’i gösteren 4 yeni portekiz deniz haritası ve kolomb tarafından çizilen amerika haritasına dayandırılmıştı.
piri reis, haritasını 1513 yılında gelibolu’da parşömen üzerine çizmiş ve 1517’de ı.selim’e sunmuştur.
devamını gör...
uğur mumcu
türk vatandaşının tanımını şu sözlerle ifade eden ve maalesef ki katledilmiş olan kıymetli bir yazar ve gazetecidir.
devamını gör...
foot in the door phenomenon
kapıya ayak koyma tekniği olarak da bilinir.
ricada bulunulan kişinin ilk önce ricada bulunduğunuzda kabul etmeyeceği şeyi, önce küçük bir ricada bulunduktan sonra sunduğunuzda kabul etme eğiliminin fazla olduğunu belirten fenomendir. sosyal psikolojide var olan ikna yöntemlerinden biridir.
door in the face technique'in tam tersidir. door in the face tekniğinde önce büyük, sonrasında küçük bir ricada bulunulur. foot in the door fenomeninde ise önce kabul edilebilirliği yüksek ricadan sonra asıl ve büyük ricada bulunulur.
biz insanlar için bağlılık ve tutarlılık önemlidir. zaten bize kabul edilebilecek küçük ricada bulunanların amacı da budur; bağlı hissedip tutarlı davranma gereksinimi duymamız. bir kere gönüllü olduğumuzda diğer büyük ricayı da yerine getirmek isteriz.
bu teknik elbette satış görevlileri tarafından fazlasıyla kullanılsa da tarikatlarda da kullanılır. o kadar çok duyup görüyoruz ki bunun örneklerini, örnek vermek hiç de zor değil: küçük bir toplantı daha sonrasında büyük bağışlara dönüşebilir. burada sadece foot in the door tekniği değil low ball technique yani git gide artan ricalar tekniği de devreye girer. yani önce kabul edilebilecek bir rica ve ardından asıl kabul edilmesini istediği noktaya kadar kademe kademe ricaları artırmak.
kitap önerisi: robert b. cialdini - iknanın psikolojisi.
ricada bulunulan kişinin ilk önce ricada bulunduğunuzda kabul etmeyeceği şeyi, önce küçük bir ricada bulunduktan sonra sunduğunuzda kabul etme eğiliminin fazla olduğunu belirten fenomendir. sosyal psikolojide var olan ikna yöntemlerinden biridir.
door in the face technique'in tam tersidir. door in the face tekniğinde önce büyük, sonrasında küçük bir ricada bulunulur. foot in the door fenomeninde ise önce kabul edilebilirliği yüksek ricadan sonra asıl ve büyük ricada bulunulur.
biz insanlar için bağlılık ve tutarlılık önemlidir. zaten bize kabul edilebilecek küçük ricada bulunanların amacı da budur; bağlı hissedip tutarlı davranma gereksinimi duymamız. bir kere gönüllü olduğumuzda diğer büyük ricayı da yerine getirmek isteriz.
bu teknik elbette satış görevlileri tarafından fazlasıyla kullanılsa da tarikatlarda da kullanılır. o kadar çok duyup görüyoruz ki bunun örneklerini, örnek vermek hiç de zor değil: küçük bir toplantı daha sonrasında büyük bağışlara dönüşebilir. burada sadece foot in the door tekniği değil low ball technique yani git gide artan ricalar tekniği de devreye girer. yani önce kabul edilebilecek bir rica ve ardından asıl kabul edilmesini istediği noktaya kadar kademe kademe ricaları artırmak.
kitap önerisi: robert b. cialdini - iknanın psikolojisi.
devamını gör...
elma yedi diye insanı dünyaya kovan tanrı
zavallı adem, akp'li olsa yırtardı kesin. muhalifti sanırım biraz, hemen ipini çekmişler.*
devamını gör...
13 yaşındaki çocuğun 148 tane suç kaydının olması
muhtemelen hayatı boyunca suç işleyecek olan çocuğun tekrar suç işlemesi için sahalara bırakılmasıdır. rehabilite edilmezse bu ufak tefek olarak nitelendirilen hırsızlık suçlarının nelere dönüşeceğini düşünmek bile istemiyorum. buradan
konya'da son 1,5 ayda işlediği hırsızlık suçları nedeniyle yakalanıp 3 kez serbest bırakılan ve 148 suç kaydı bulunan 13 yaşındaki t.t., 4'üncü kez gözaltına alındıktan sonra tutuklandı.
asayiş şube müdürlüğü hırsızlık büro amirliği ekipleri, son bir ayda 10 iş yerinden 67 bin tl nakit ve döviz, elektrikli bisiklet, cep telefonları, 2 fotoğraf makinesi, 5 bin tl değerinde otomobil parçası ve gıda maddeleri çalınması üzerine çalışma başlattı.
ekipler, iş yerlerinin güvenlik kamerası görüntülerinden şüphelinin 6 yaşından beri hırsızlık olaylarına karışan ve çoğunluğu hırsızlık olaylarından 148 suç kaydı bulunan t.t. olduğunu belirledi.
geçen yıl haziran ayında 14 iş yerinden hırsızlık yaptığı iddiasıyla gözaltına alınıp, tutuklanan ve 1,5 ay cezaevinde kalıp tahliye olan t.t., 27 nisan günü polis tarafından saklandığı evde yakalandı. t.t, sevk edildiği mahkemece adli kontrol kararıyla serbest bırakıldı.
konya'da son 1,5 ayda işlediği hırsızlık suçları nedeniyle yakalanıp 3 kez serbest bırakılan ve 148 suç kaydı bulunan 13 yaşındaki t.t., 4'üncü kez gözaltına alındıktan sonra tutuklandı.
asayiş şube müdürlüğü hırsızlık büro amirliği ekipleri, son bir ayda 10 iş yerinden 67 bin tl nakit ve döviz, elektrikli bisiklet, cep telefonları, 2 fotoğraf makinesi, 5 bin tl değerinde otomobil parçası ve gıda maddeleri çalınması üzerine çalışma başlattı.
ekipler, iş yerlerinin güvenlik kamerası görüntülerinden şüphelinin 6 yaşından beri hırsızlık olaylarına karışan ve çoğunluğu hırsızlık olaylarından 148 suç kaydı bulunan t.t. olduğunu belirledi.
geçen yıl haziran ayında 14 iş yerinden hırsızlık yaptığı iddiasıyla gözaltına alınıp, tutuklanan ve 1,5 ay cezaevinde kalıp tahliye olan t.t., 27 nisan günü polis tarafından saklandığı evde yakalandı. t.t, sevk edildiği mahkemece adli kontrol kararıyla serbest bırakıldı.
devamını gör...
tostun malzemelerini milimetrik ölçülerle koyan tostçu
yurtta kalırken arkadaşlardan biri kantinciye ‘bu sucuğun geri kalanı nerede?’ diye sorduğunda ( çünkü sucuk zar gibiydi, o kadar ince kesmek de gerçekten beceri) , ‘kalanı evinde’ karşılığı vermişti kantinci.
öğrencisin diye aç da gezer zihniyeti olduğu müddetçe, yakında tost satmak yerine, tost kokusu da satarlar.
öğrencisin diye aç da gezer zihniyeti olduğu müddetçe, yakında tost satmak yerine, tost kokusu da satarlar.
devamını gör...
1 trilyon verseler tuvalet fırçası yalar mısın sorusu
fırçayı sadece yalamakla bırakmam. öyle söyleyeyim.
devamını gör...
bengaripsengüzeldünyaumutlu ile dünyadan uzak
çekişmeli bi maç olacağa benziyor. üst biter. kg var.
devamını gör...
z kuşağı
türkiye'de hayata 3-0 geriden başlayan, bir önceki kuşaklar tarafından sürekli eleştirilen , zannedildiği gibi büyük bir çoğunluğu tiktok'a mahkum olmamış pırıl pırıl insanları bünyesinde barındıran kuşak.
devamını gör...
