4 mart 2021 bitlis'te askeri helikopter kazası
bu cougar'lardan biri, 1997'de haliç'te düşmüş, 2 polis ve 1 teknisyen ölmüştü. olayın birebir şahidiyim. tuhaf şekilde alçalan helikopteri görür görmez bir tuhaflık olduğu anlaşılıyordu zaten. pilot muhtemelen uygun bir yere inmeye çalışıyordu ama ne şanssızlık ki eminönü gibi civcivli bir yerin üstündeydi.
www.hurriyet.com.tr/gundem/...
www.hurriyet.com.tr/gundem/...
devamını gör...
asgari ücret
o, 90 kuruş yok mu, bankamatikte kalacak ona yanıyorum. neyse biriksin bakalım 10 ayda 9 tl yapar, az değil.
devamını gör...
13 mayıs 2021 normal sözlük bayramlaşması
aklınıza düşen, dilinizden dökülen, gönlünüzden, kalbinizden geçen her şey sizinle olsun...
tabii iyi ve güzel olanlar!..
iyi bayramlar...
tabii iyi ve güzel olanlar!..
iyi bayramlar...
devamını gör...
moral bozukluğuna iyi gelen şeyler
elimde olan imkanlar dahilinde çıkıp balkona oturuyorum. hafif serin de zaten hava. gökyüzünü seyrediyorum.. hafif müzik çalıyor.. ama içeri geçtim şimdi. hasta olmazsam iyidir.
devamını gör...
türklerin uzaya gittiğinde yapacakları ilk iş
türkler yeni bir kavramla karşılaştıkları zaman ilk fantezileri hep çay içmek olmuştur, varsa bir zafer, o çay bardağıyla taçlanacak herşey, bu böyle.
japonlar gibi ingilizler gibi bir kültürü de yok bildiğim kadarıyla, bir saati bir ritüeli de yok bizde, non-stop içenler var, manasızca içenler var. kırmızı çizgisi çay olan birisi olarak söylüyorum, bir çok insan bayat çayı, iyi demlenmiş çay zannediyor.
bence çay vücut suyunu kaybettirdiği, tansiyonu düşürdüğü için, türklerin sevdiği şey çayın verdiği o rehavet,
o yüzden, uzaya da çıksak, başka bir yere de gitsek, ne zaman üç kuruşluk iş yapsak biraz hareket etsek, hemen çaya bağlanır herşey, çünkü o rehavete geri dönmek istiyoruz, bence tembeliz, seviyoruz ataleti, hatta bağımlıyız...
japonlar gibi ingilizler gibi bir kültürü de yok bildiğim kadarıyla, bir saati bir ritüeli de yok bizde, non-stop içenler var, manasızca içenler var. kırmızı çizgisi çay olan birisi olarak söylüyorum, bir çok insan bayat çayı, iyi demlenmiş çay zannediyor.
bence çay vücut suyunu kaybettirdiği, tansiyonu düşürdüğü için, türklerin sevdiği şey çayın verdiği o rehavet,
o yüzden, uzaya da çıksak, başka bir yere de gitsek, ne zaman üç kuruşluk iş yapsak biraz hareket etsek, hemen çaya bağlanır herşey, çünkü o rehavete geri dönmek istiyoruz, bence tembeliz, seviyoruz ataleti, hatta bağımlıyız...
devamını gör...
bu başlıkta kendimizi kandırıyoruz
ben çok zayıfım. sıskayım ve boyum kısa.
devamını gör...
yeni akit'in friends sansürü
bunlar kadın koluna da mı halleniyormuş.
devamını gör...
100 koyunun şanlıurfa'da gözaltına alınması
alice harikalar diyarında yaşayan bazı yazarlarımız yurtdışı hayranlığı ile ilgili başlık açmıştı. kendilerine buradan selam olsun.
devamını gör...
ev ile iş arasının 3 dakika olması
trafik derdinin olmaması durumudur. yürüme mesafesinde gidilen işlere hep aşık olmuşumdur. geç kalma derdin yok. 3 dk nedir abi ben otobüse bile evden 10 dk' da koşarak zor yetişiyorum.
devamını gör...
başkalarının mutsuzluğundan mutlu olmak
olunabilir. bana çok anormal gelmiyor.
cehennemin olması tanrı ile mi yoksa insan ile mi ilgili? bunun üzerine biraz düşünmek lazım. tanrı olmasaydı cehennem yine olacaktı. hatta cehennem düşüncesi bile tanrıyı ortaya çıkarmış olabilir. cehenneme övgü kitabında gündüz vassaf bu durumu çok güzel açıklar. insanlar cenneti detaylı şekilde tasvir edemez ama cehennemi sanki oraya girip görmüş kadar detaylı anlatabilir der. cennet fikri bizleri ne kadar rahatlatıyorsa belki daha fazla cehennem fikri rahatlatıyor. haberleri izlerken karşımıza çıkan çocuğu istismar eden insanın türkiye şartlarında düzgün ceza almamasına bu denli sessiz kalınmasının sebeplerinden biri bir de cehennemin olmasıdır aslında. bir dini olan ülkelere özgü bir kabullenmişlik işte bu. burada ceza almıyor ama mutlaka cehenneme gidince cezası bol bol verilecek. insanlar kendilerini bu şekilde rahatlatıyor.
haliyle cehennem gibi korkunç bir mekanı ortaya çıkarabilmiş insanların bir başkasının mutsuzluğu ile mutlu olabilmeye oldukça olumsuz şekilde bakması bana hep ikiyüzlü gelir. insanlar neden sadece cennetini kabullenir ve olumsuz tüm duygularını tamamen yok kabul eder sahiden anlamıyorum.
ben başkalarından mutsuzluğundan mutlu oluyorum. başkaları bir zamanlar beni çok mutsuz ettiyse onun o mutsuzluğu bana ödeşmiş gibi hissettiriyor. hatta yıllar önce beni oldukça çaresiz bırakmış bir insanın aynı çaresizliği yaşadığı ana şahit olmuştum, karsısına geçip gülümsemiştim.
çok ciddi zarar veren insanların çok ciddi zarar görmesini isteyen bu öfkeli kalabalık nasıl herkesin mutluluğunu istiyor gibi görünüyor? ilginç.
bi ben hastayım, sinsiyim herkes maşallah sevgi kelebeği, masum melek, pembe poğaça. her şeyi kabullenmiş bihter gibi peki diyor ve susuyorum.
cehennemin olması tanrı ile mi yoksa insan ile mi ilgili? bunun üzerine biraz düşünmek lazım. tanrı olmasaydı cehennem yine olacaktı. hatta cehennem düşüncesi bile tanrıyı ortaya çıkarmış olabilir. cehenneme övgü kitabında gündüz vassaf bu durumu çok güzel açıklar. insanlar cenneti detaylı şekilde tasvir edemez ama cehennemi sanki oraya girip görmüş kadar detaylı anlatabilir der. cennet fikri bizleri ne kadar rahatlatıyorsa belki daha fazla cehennem fikri rahatlatıyor. haberleri izlerken karşımıza çıkan çocuğu istismar eden insanın türkiye şartlarında düzgün ceza almamasına bu denli sessiz kalınmasının sebeplerinden biri bir de cehennemin olmasıdır aslında. bir dini olan ülkelere özgü bir kabullenmişlik işte bu. burada ceza almıyor ama mutlaka cehenneme gidince cezası bol bol verilecek. insanlar kendilerini bu şekilde rahatlatıyor.
haliyle cehennem gibi korkunç bir mekanı ortaya çıkarabilmiş insanların bir başkasının mutsuzluğu ile mutlu olabilmeye oldukça olumsuz şekilde bakması bana hep ikiyüzlü gelir. insanlar neden sadece cennetini kabullenir ve olumsuz tüm duygularını tamamen yok kabul eder sahiden anlamıyorum.
ben başkalarından mutsuzluğundan mutlu oluyorum. başkaları bir zamanlar beni çok mutsuz ettiyse onun o mutsuzluğu bana ödeşmiş gibi hissettiriyor. hatta yıllar önce beni oldukça çaresiz bırakmış bir insanın aynı çaresizliği yaşadığı ana şahit olmuştum, karsısına geçip gülümsemiştim.
çok ciddi zarar veren insanların çok ciddi zarar görmesini isteyen bu öfkeli kalabalık nasıl herkesin mutluluğunu istiyor gibi görünüyor? ilginç.
bi ben hastayım, sinsiyim herkes maşallah sevgi kelebeği, masum melek, pembe poğaça. her şeyi kabullenmiş bihter gibi peki diyor ve susuyorum.
devamını gör...
sözlük yazarlarının favori normal sözlük yazarları
biz bu hayata başkalarının favorisi olan insanları görmeye gelmişiz. (bkz: bugünde kimsenin favorisi olamadık)
devamını gör...
seninle başlamadı
çok okunan önemli bir kitaptır. kalıtsal aile travmalarının kim olduğumuza etkileri ve sorunların üstesinden gelebilmenin yolları alt başlığını içeren kapağıyla 2016 yayımlanmıştır.
mark wolynn yazarıdır. dilimize çeviren mine madenoğlu dur. bazı yazarlara göre bu kitap , geleneksel psikoterapinin, ilaçların ve diğer müdahale yöntemlerinin uzun süredir çözemediği zorlukların ortadan kaldırılmasında dönüştürücü bir yaklaşım sunmaktadır.
mark wolynn yazarıdır. dilimize çeviren mine madenoğlu dur. bazı yazarlara göre bu kitap , geleneksel psikoterapinin, ilaçların ve diğer müdahale yöntemlerinin uzun süredir çözemediği zorlukların ortadan kaldırılmasında dönüştürücü bir yaklaşım sunmaktadır.
devamını gör...
en sevilen dizi çifti
b99 jake ve amy.
devamını gör...
5 yıl önce sıradan olup şimdi lüks olan şeyler
nefes almak dışında her şey. gerçi o da koronayla birlikte zorlaştı ya neyse...
devamını gör...
aleksandr çiçkin
rusya'daki ilk süt ve süt mağazalarının ve işletmesinin sahibi olan rus girişimcidir.
devamını gör...
kahve adı altında saçma sapan şey içen insanlar
kahve kokusu olsa çamur bile içerim, diyecek kadar kahve bağımlısıydım, ofisteki kahve makinesine kahve diye aldıkları şeyi içene kadar. bir içen bir daha içemiyor öyle bir tat. bitince insanın içebileceği bir kahve alacaklar ama kimse içmediği için aylardır bitmiyor. lütfen kahve adı altında saçma sapan şey içen insanlar beni bulsun. elimde 10 paket kahve adı altında saçma sapan şey var.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının bilim için yaptıkları şeyler
lise yıllarımda bir bilim yarışmasına başvurmuştum. bilgisayarımız olmadığı için bir öğretmenimizin bilgisayarında paintte projeyi çizip yollamıştım. tabi öncesinde bir sürü ansiklopedi, bilim teknik dergisi, kütüphane araştırmaları neyse efendim zor da olsa bitirip yolladım nihayetinde. heyecanla sonucu beklemeye başladık. bütün okulca. hatta okul müdürümüz çok duygulanmıştı. küçük bir ilçenin sağlık meslek lisesinden bir öğrenci ülke genelinde bir bilim yarışmasına başvurması büyük bir olaydı diye düşünüyordu sayın hocam. neyse efendim 1 ay kadar bir bekleyişten sonra okula bir zarf geldi benim adıma yarışmadan. müdür seni çağırıyor dediler teneffüste heyecanla gittim odasına beni oturttu karşısına hiç unutmam evladım beni çok gururlandırdın inşallah hayatın boyunca insanların gurur kaynağı olursun demişti. ben heyecanla zarfı elinden nasıl alıp bir an önce açarım diye düşünürken. sonunda uzattı bir çırpıda açtım. sevgili bilim gönüllüsü diye başlayıp projenizdeki eksikliklerin dolayı diye devam edip ama bilim yolunda hiç bir zaman hevesinizi kaybetmeyin diye biten bir mektuptu. üzülmüştüm tabi. aradan yine bir kaç ay geçti bir gün evde haberleri izliyorum. akıllı evler diye bir haber sunulmaya başladı ve benim projemin geliştirilmiş bir hali karşımdaydı.o zaman yarışmayı kazanmış kadar sevinmiştim. küçüktüm sonra birden kapitalizmle çarpıştığı fark ettim. bu şekilde ufak bir katkım olmuş olabilir.
devamını gör...
filozofların en sevilen sözleri
''hayatında olup biten şeylerin, dilediğin şekilde olmasını isteme. nasıl oluyorlarsa, öyle olmalarını iste. böylece her zaman mutlu olursun.''
-epiktetos.
-epiktetos.
devamını gör...
her ilde üniversite olması
ülkemizde gerçekten üniversite düzeyinde eğitim veren kurumlar bir elin beş parmağı kadar anca var. onlar dışındakiler ileri seviye lisedir, isminin sonunda üniversite yazdığına bakmayınız.
devamını gör...
arthur schopenhauer
hayatın dolu bir şekilde geçirildiğinde acı ve ıstırap, boş geçirildiğinde can sıkıntısı getirdiğini söyleyerek iyi bir tespitte bulunmuş filozof.
devamını gör...