insanlar, bu soruya bilimsel cevap üretememiş diye biliyorum kişiden kişiye cevabı değiştiği için olsa gerek.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

sevdiği kadar sevilmeyen sevgiliyle denk sayılabilir. belki..
devamını gör...

ingilizce jewish kelimesi yahudilerle ilgili demektir; jew kelimesi ise yahudi inancında olan bütün yahudi halkını ifade eder. günümüzde millet kelimesinin tam karşılığıdır. yahudilik hem bir milleti hem de bir dine mensup insanları ifade eder.

yahudiler damla sulama sisteminin mucitidir. orta doğu'da israil devleti'ni kurmuşlardır. devletin kurulmasından önce yahudiler kibbutz denen yerleşim bölgelerinde kollektif bir yaşam sürmekteydiler. ilk kibbutz 1909 yılında kurulmuştur.

kibbutz yahudileri tarımda devrim yaptıkları gibi ticarette de kurdukları şirketlerle devrim yapmışlardır. örneğin golan tepeleri'nde kibbutz shamir'de yaşayan romanya'dan gelen yahudilerin kurduğu 'shamir optical' şirketi günümüzde multifokal merceklerin dünyadaki tek üreticisidir. 'shamir optical' şirketinin hisseleri nasdaq endeksinde 'shmr' koduyla işlem görmektedir.

yahudileri dünyanın hakim güçlerinden biri haline getiren fikir akımları marksizm ve siyonizm'dir. 1970lerden sonra kapitalleşen kibbutzlar israil devletinin gücünü teşkil etmektedir.
devamını gör...


amerikan iç savaş gazisi bir babanın kızı olan sonora smart dodd tarafından ortaya atılan babalar günü ilk kez 19 haziran 1910’da kutlandı. böyle bir günü kutlama sebebi ise annelere ithaf edilmiş bir gün olduğu gibi babalara özel bir günün de olması gerektiğini düşünmesiydi.

dodd’un babası, annelerinin yokluğunda 6 çocuğu bir başına büyütmüştü. dodd için babası özeldi ve onun gibi olan tüm babaların kendilerine adanmış bir günü hak ettiğini düşünüyordu. 5 haziran’ın babalar günü olarak anılması için çalışmalara başladı, çünkü 5 haziran babasının doğum günüydü. fakat bu çalışmalar o tarihe yetişmedi ve kutlamalar haziran ayının üçüncü pazar gününe ertelendi.
19 haziran 1910’da washington’un sponkane şehrinde gerçekleştirilen kutlamalar amerika birleşik devletleri’nin başkanı olan calvin

coolidge tarafından desteklendi fakat resmi olarak babalar günü ilan edilmedi.
1966 yılında ise o dönemin başkanı lyndon johnson, babalar günü’nü resmiyete kavuşturdu ve her yıl haziran ayının üçüncü pazarının babalar günü olarak kutlanacağını açıklayan bir bildiri yayımladı. 1972 yılında da başkan richard nixon’ın imzasıyla babalar günü abd’de resmi tatil ilan edildi.

katolikler ise babalar günü’nü dinî açıdan ele alarak hristiyanlık peygamberi olan isa’nın babasının anısına kutlarlar. mart ayının 19. gününü ise “st. joseph günü” adı altında babalarına armağan etmişlerdir.

kaynaklar: 1, 2, 3
devamını gör...

türkiye zaten halkına ne kadar zorluk varsa hepsinde şampiyondur. resmen ayarlardan en zor seviyeyi açmış gibi yaşıyoruz.
devamını gör...

insanlık tarihinin cevabını en çok merak ettiği sorulardan bir tanesi "evrende yalnız mıyız?" sorusudur. gliese 581 d yaşam olasılığı en yüksek gezegen olarak düşünülmektedir. bu gezegen dünya'dan yaklaşık 20 ışık yılı uzaklıktaki gliese 581 yıldızının etrafında dönmektedir. kaynak 1



nasa tarafından yapılan simülasyonlar bu gezegenin bir atmosfere ve yüzeyinde suya sahip olmasının olası olduğunu göstermiştir.
dr guillem anglada-escude “gelecek nesil teleskoplarla, doğrudan gliese 581 d'de yaşamı arayabileceğiz” diye açıklama yapmıştır. kaynak 2

2008 yılında gliese 581 d'ye "a message from earth" adlı mesaj gönderilmiştir. mesajın gezegene 2029 yılında ulaşması beklenmektedir. eğer gezegende yaşam varsa kibarca mı cevap verirler yoksa dünyamıza gelip keyif çayı mı içerler, kendileri bilir. *
devamını gör...

hangi marcao? halil dervişoğlu na tokat attığında tüm gs camiasının koruduğu marcao mu? aaa yapmamıştır yok yanlış görmüşüzdür.
devamını gör...

etrafimdakilere mutlu gibi gozukuyorum ama degilim..
devamını gör...

ferman akgül 'ün my name is förmın demesi geldi aklıma

bu da videosu efsane xd
devamını gör...

bazen yaşadıklarımız bedenen ve zihnen bizi zorlar..
tam o sınır işte soyutlandığım nokta.. bir dalga sesi duymak isterim, sıcak bir güneş son ışıklarını saçlarımda eritsin, mevsim farketmesin..sadece bir rüzgar essin en ılığından ve burnuma tuzlu bir deniz kokusu gelsin, hep tanıdığımı hissettiğim o ses küçük bir melodi mırıldansın günlerce sesi kulağımda kalsın uzun uzadıya çalsın o yumuşacık tınısı.. içimi ısıtan tebessüm. bir yağmur yağsın, delirmişçesine gökyüzünden düşen başıboş damlalar her gün insanların birbirine karışması gibi birbirlerini düşünmeden savrulsun, hiçbir damla bir diğerini düşünmeden dökülsün.. toprağı dövercesine yağan yağmurdan sonra süzülsün ince bir toprak kokusu havaya yükselsin.. kokuyu görmek olsun amacım gözlerimi kapatıp kokuyu hissedebilmek.. hiç tanımadığın birinin kokusunu..
şimdi bir kış günü olsun buz gibi bir ankara soğuğu yüzüklerimden başlasın dondurmaya ellerimi, içime çektiğim nefesin soğuğu göğüs kafesimi doldursun camın tuzla buz olması gibi .. eski bir sokakta küçücük bir dükkan..sıcacık bir salep kokusu tüm sokağa yayılmış, bir bardak salep üzerine serpilen tarçının kokusu beni alıp götürsün eski bir anıya.. her yudum ısıtsa içimi sakin bir heyecan duysam.. kimsenin olmadığı bu boş sokakta kirpiklerime düşse ilk kar tanesi.. kulağımda o hiç tanımadığım yıllardır içimde var olan tanıdık ses .. bir ses nasıl bu kadar tertemiz olabilir soyut ama bir o kadar gözlerimin önüne serilen o ses, tüm ihtimalleri sonlandırabilecek güzellikte ama asla olmayacak olanı beklemek gibi bir ses.. en sevdiğim şarkıyı en hüzünlü günümde dinlemek gibi sadece o ses var ötesi yok. yürüyorum kar taneleri birbiri ardına düşüyor bazıları bir kuş tüyü estetiğinde adeta süzülüyor. öyle çok yağıyor ki hepimiz dünya kar küresinde sallanmış ve bir yere oturtulmuş gibiyiz.. dönüyoruz. yürüyorum bu eski sokak beni cezbediyor en sevdiğim şey çıkıyor karşıma kokularını tarif edemediğim eski binlerce kitap binlerce anı..küçük bir zil sesiyle aralıyorum kapıyı sahafta tüm kitaplar bir şey fısıldıyor, elime hangisini alsam anlatacak çok şeyi var duyuyorum. sayfaları hızlıca karıştırırken o eski paha biçilmez anıların dokusunu hissediyorum bazen notlar ,bazen kurutulmuş bir çiçekle karşılıyor beni...sonsuz mutluyum başka hayatlarla buluştuğum bu noktada..
yazacak çok şeyim var ama bazen sadece susmak gerek bazen kör olmak bazen o sese kulağını kapamak.. onun farklı olduğunu düşündüğümüz o an aslında herkes gibi sıradan olduğunu görmek, herkes kadar kendine düşkün, bencilliğin tüm oluşan o güzel bağı yıkması. keşke bu kadar sığ olmasa gerçeklikler. ama bazen bu kadardır işte size gösterilenin altında yatan sadece bu kadar dahası yok.
devamını gör...

makine mühendisi, grafiker, tiyatrocu, eğitmen, organizatör.
tek kişilik dev kadro*
ata demirer gibi hissettim kendimi*
devamını gör...

üç günlük dünyada kimseyle kavga etmeye değmeyeceğini anlamış insan.
devamını gör...

pazartesi günü derste lazım olacak olan uhunun pazar gecesi aklıma gelmesi rezaleti.
devamını gör...

isim değişikliğine gidilen börek.
devamını gör...

şimdi yaşaması için birçok şey feda edilebilecek liderimiz♡
devamını gör...

copy paste yapmaktan başka bir şey yapmayan yazar. fikirlerine ya da görüşüne bir şey diyecek değilim fakat profilde sadece copy paste tanımlar olması bana gereksiz geldi. sanırım tüm risale'yi buraya yapıştıracak. okumak isteyen insan zaten açar okur. üstüne bir şey katmadıktan sonra ne anladım ben bu işten?
devamını gör...

ernes ve anneke robinson çiftinin oğlu matthew doğumu sırasında oksijensiz kaldığı için görme engelli ve boynundan aşağısı felçli olarak doğdu. doktorlar çocuğun birkaç saat yaşayacağnı düşünürken matthew 10,5 yaşına kadar mücadele etti ve yaşadı.
1999'da hayata gözlerini yuman küçük matthew için babası aşağıdaki mezarı tasarladı.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
mezartaşı matthew’i simgeliyordu; çocuk tekerlekli sandalyesinden kalkmış ve cennete doğru elini uzatıyordu. insanlara umut aşılayan bu mezar taşı bir sürü kişi tarafından ziyaret edildi.
devamını gör...

entrylerim ve hesabının tamamen silinerek kapatılmasını talep ediyorum.
dünya görüşlerimizin bu kadar ayrı olduğu insanlarla aynı platformda yazmaktan hicap duyuyorum.
ifade özgürlüğü adı altında yapılan ve göz yumulan olaylara tepki vermeye devam edeceğim! ta ki tüm hesabım silinene kadar.
özgürüz pedofiliyi istediğimiz şekilde övebiliriz ama entrylerimizi silip gitmek istersek ensemizden tutup yoook gidemezsin deniliyoruz! yeterse yeter!
devamını gör...

büyük ihtimalle hiç tutturamayacağımız maddeler olacaktır.
sizce halk bu elemanlarla aynı düşünüyor mu ?
veya hayvana kadına bitkiye saygı var mı?
bence yok o yüzden kendimi yormayacağım başlıktır.
kendileri yazıp kendileri oynuyorlar.
sadece türkiye de insan olanlara hatta hayvan bitki olanlara sabır ve kolaylıklar diliyorum.
ayrıca yazılanları keyifle okuyacağım güzel başlık.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim