seyahat
şu an ihtiyacım olan şey.
dağların,ağaçların denizin yanından uzun uzun geçmek, huzurlu sakin bir yerde tüm sorunları geride bırakarak biraz mola vermek.
dağların,ağaçların denizin yanından uzun uzun geçmek, huzurlu sakin bir yerde tüm sorunları geride bırakarak biraz mola vermek.
devamını gör...
no.1
bana göre türkiyedeki en iyi rap sanatçılarından biridir; arkadaşları onu, çok iyi bir şairdir diye tanımlarlar.
popüler olayım gibi bi kaygı gütmeden sadece müziğini yapma derdindedir.
mükemmel söz yazar, bazı sevdiği sözleri farklı şarkılarda kullanmak gibi hoş bi özelliği vardır.
kelime oyunlarını sever. *
enstrumental parçaları çok başarılıdır.
popüler olayım gibi bi kaygı gütmeden sadece müziğini yapma derdindedir.
mükemmel söz yazar, bazı sevdiği sözleri farklı şarkılarda kullanmak gibi hoş bi özelliği vardır.
kelime oyunlarını sever. *
enstrumental parçaları çok başarılıdır.
devamını gör...
normal sözlük'e üye olmak isteyenlere nick tavsiyeleri
(bkz: endoplazmik bir kulum)
burada hala alınmamışır muhtemelen.
edit: arkadaşlar varyasyonlu gördüm, endoplazmik garip bir kulum geziyor aramızda, hayırlı olsun.
burada hala alınmamışır muhtemelen.
edit: arkadaşlar varyasyonlu gördüm, endoplazmik garip bir kulum geziyor aramızda, hayırlı olsun.
devamını gör...
olmak istenen cansız varlık
deniz feneri olmak isterdim. aylarca yıllarca bıkmadan denizi seyredeyim isterdim.
devamını gör...
palandöken
kış turizmi denilince akla ilk gelen yerlerden biridir.
devamını gör...
kızlık zarı dikimi
hymen sandığınız gibi herkeste bulunan, kanayan bir şey değil değil şuradan izleyip bilgi sahibi olabilirsiniz. bu dikimde zara değil vajina duvarına ufak bir dikiş atılıyor ilk ilişkide kanıyor. şimdi bunu yapmak zorunda hisseden kadınlar mı suçlu yoksa kafayı bekaretle bozmuş erkekler mi suçlu bilemeyiz. tek bildiğim iki tarafın da tam birbirine layık olduğu.* erkek kişi bakirse orası ayrı tabii temiz* kardeşlerimizi kandırmayalım.
kendine saygısı olan biri böyle işler yapmaz zaten; çevreden gördükleri tutum, benimle kimse evlenmez hissiyatı ağır basıyor olmalı. bir yandan da normal olan ihtiyaçlarını gidermek isteyip arada kalıyorlar. ''sen ilksin'' demek zorunda hissetmeyeceğiniz erkeklerle beraber olursanız bu sorun ortadan kalkacaktır. ha böyle türk erkeği size denk mi gelmez, yabancı dil öğrenin o halde. erkek kıtlığı yok kendinizi manyak manyak komplekslere sokmayın.
kendine saygısı olan biri böyle işler yapmaz zaten; çevreden gördükleri tutum, benimle kimse evlenmez hissiyatı ağır basıyor olmalı. bir yandan da normal olan ihtiyaçlarını gidermek isteyip arada kalıyorlar. ''sen ilksin'' demek zorunda hissetmeyeceğiniz erkeklerle beraber olursanız bu sorun ortadan kalkacaktır. ha böyle türk erkeği size denk mi gelmez, yabancı dil öğrenin o halde. erkek kıtlığı yok kendinizi manyak manyak komplekslere sokmayın.
devamını gör...
çaylakların tanımlarının gözükmemesi gerektiği
yeni mezun olmuşumdur ve iş yerleri: en az 3 yıl deneyim.
devamını gör...
la bu islam ne etti size
sivas'ta aydınlarımız yandı.
çorum da maraş'ta katliamlar yapıldı.
turan dursun, bahriye üçok, ahmet taner kışlalı, muammer aksoy öldürüldü.
bütün bu katliamlar islam adına yapıldı.
iktidarın gücü eline geçince de kendi hayat tarzını topluma empoze etmeye çalıştı.
daha ne etsin?
çorum da maraş'ta katliamlar yapıldı.
turan dursun, bahriye üçok, ahmet taner kışlalı, muammer aksoy öldürüldü.
bütün bu katliamlar islam adına yapıldı.
iktidarın gücü eline geçince de kendi hayat tarzını topluma empoze etmeye çalıştı.
daha ne etsin?
devamını gör...
arada sırada radyo yayını
evet arkadaşlar, yarın gece beraber olacağımızı ve yayın için konu önerileriniz, duymak istediğiniz şeyler varsa buradan istek alabileceğimizi tekrar hatırlatmak istedim. şimdiden yazmaya başlayabilirsiniz. programa kadar beklemenize gerek yok.
pamuk eller klavyeye!..
edit: arkadaşlar yarın gece 00.00'da yayın. yanlış anlamaya müsait yazmışım ilk tanımı. düzelttim şimdi. aklınızda bulunsun.
pamuk eller klavyeye!..
edit: arkadaşlar yarın gece 00.00'da yayın. yanlış anlamaya müsait yazmışım ilk tanımı. düzelttim şimdi. aklınızda bulunsun.
devamını gör...
suskunluğun anlattıkları
susmak bir tercih midir? bir vazgeçiş mi? yoksa yenilgi mi?
e. noelle neumann bu konu hakkında; kişi toplumdan farklı olan düşüncelerini dile getirmez ve çoğunlugun fikrini kabullenir. toplumda sessiz çoğunluk fazla olsada, düşüncelerini söyleyen ve dayatan kesim daha hakim duruma gelir der.
bu araştırma daha geniş bir bakış açısıyla yapılmış ve sonuçları itibariyle siyasi partilere yol göstermiştir. sessiz çoğunluğun sesiyiz gibi sloganlar bu kuramdan sonra kullanılmıştır.
ancak insanlar sadece siyasi düşüncelerini dile getirmek için değil, özel nedenlerden dolayı da susmayı tercih edebilirler. okuduğum bir kitapta (kitabı ve yazarı bulursam ekleyecegim) suskun insanları ikiye ayırır. “bazı insanlar susuyorsa gerçekleri bildikleri içindir. bazı insanlar susuyorsa gerçeği saklamak içindir.”
derin ve sessiz bir konu.
e. noelle neumann bu konu hakkında; kişi toplumdan farklı olan düşüncelerini dile getirmez ve çoğunlugun fikrini kabullenir. toplumda sessiz çoğunluk fazla olsada, düşüncelerini söyleyen ve dayatan kesim daha hakim duruma gelir der.
bu araştırma daha geniş bir bakış açısıyla yapılmış ve sonuçları itibariyle siyasi partilere yol göstermiştir. sessiz çoğunluğun sesiyiz gibi sloganlar bu kuramdan sonra kullanılmıştır.
ancak insanlar sadece siyasi düşüncelerini dile getirmek için değil, özel nedenlerden dolayı da susmayı tercih edebilirler. okuduğum bir kitapta (kitabı ve yazarı bulursam ekleyecegim) suskun insanları ikiye ayırır. “bazı insanlar susuyorsa gerçekleri bildikleri içindir. bazı insanlar susuyorsa gerçeği saklamak içindir.”
derin ve sessiz bir konu.
devamını gör...
hayata dair iç burkan detaylar
emekçilerin gözlerindeki korku ve haksızlığa uğramışlık. bir mağaza çalışanı özelinde, evine ekmek götürmeye çalışan bir insanın uğradığı muameleden, gözlerindeki çaresizlik ve öfke dolu bakıştan bahsedeceğim.
bir mağazadan alışveriş yaptıktan sonra kasada sıraya girdik. üç kasanın iki tanesi açık. bir tanesi de nedenini bilmediğimiz bir şekilde kapalıydı. sosyal mesafeye uyulmadığı için kasaya bakan arkadaşlardan bir tanesi " lütfen sosyal mesafeye uyalım" şeklinde bir çağrıda bulundu. sıradakilerden hayvandan bozma biri hemen sert bir tonda "o zaman üçünü de açın, dışarıya kadar mı çıkalım" dedi. kasadaki arkadaşın gözlerindeki öfkeyi ve çaresizliği gördüm. belki tartışsa kafasının gözünün kırılmasından korkuyor, belki de işinden olmaktan korkuyordu. diğer müşterilere bakarken o adama hep kaçamak bakışlar attı.
kibar bir tonda söylense gayet makul bir tepki olabilecekken, sert tonda bir emekçiyi aşağılamış oldu. hareketleriyle de öfkeyle dolu olduğunu gösteriyordu. o arkadaşın hali, iç burkan bir detaydır işte. saatlerdir orada sıcaktan bunalmış bir halde insanlara hizmet etmenin karşılığında gördüğü şey bu işte. bir günde belki de bu tip kaç tane olayla karşılaşıyorlar. belki dayak yiyorlar, işten atılıyorlar. en önemlisi de gözlerdeki o bakışlar. burayı konuşmak lazım.
bir sahil klübünde yaşıtları şımartılırken, varoş bir semtin cadde üzerinde eksi birinci katta terden kıpkırmızı olmuş bir insansın. üç kuruşa çalışıyorsun. hayal kurarken bile seçiyorsun. düşünsene, hayalin sınırı yok demişler sana ama bir yere kadar ulaşıyor. klimalı bir odada oturarak çalışmaktan öteye gidemiyor. en fazla sırf içindeki doluluğu boşaltmak için çaresizce bir arayış olarak bir süperkahramam olup karşındakini buharlaştırmayı düşünüyorsun. mucizelerden bahseden insanlara inancını, dayanışma ruhuna olan inancını yitirmişsin.
belki topluma katkısı senden çok daha az olan bir leş kargasından azar yiyorsun. hakkını kimse güvence altına almamış. insanların kıçında dolaştığı siyasetçiler, sırf koltukları için maaşı bilmem kaç on bin olan meslekleri, tatili bilmem kaç ay olan memurları, ne bileyim taksicileri falan korumaya çalışıyor. mesai saati içinde çay kahve için hasta bekleten birinin etrafına yüz tane güvenlik koymuşlar, seni de asgari düzeyde yaşatacak şartlara bağlamışlar, bir ucubenin insafına kalmışsın. ağzını burnunu kırsa etrafta seni koruyacak kimse yok. o yüzden aşağılanıyorsun ve bunu yutmak zorunda kalıyorsun. çok acı çok.
önemli bir nokta da insan psikolojisinin bu tip travmalardan çok etkilendiği. düşünün, ne yaparsanız yapın toplum tarafından takdir görmüyorsunuz ve üzerine ara sıra aşağılanıyorsunuz. bunlar birike birike bu insanlarda özgüven kaybına neden olacaktır. bir insana "ben basit bir x parçasıyım" dedirten hayatın zalimliğine bakmak lazım. bu insanların sosyal hayatlarında psikolojiai normal bir birey olarak tutunmaları imkansız. belki o insan, haklı da olsa bir konuda ondan daha iyi etiketi olan birilerine karşı koyamayacak. belki ad homineme maruz kalacak. belki bu adam felsefeden konuşmak isteyecek ama "sen bir xsin. önce aç karnını doyur, felsefe senin neyine" diyecek kendisine. ya bu noktayı ciddi ciddi düşünmemiz lazım. birilerinin acılarına ortak olmamız lazım. madden hiçbir şey yapamayız belki ama en azından manevi olarak destek olmalıyız.
kafamızı kaldırıp bakmadığımız için göremiyoruz. market kasiyerleri, kuryeler, garsonlar ve diğer tüm emekçiler. çoğu bu aşağılanmaları yaşıyor. birileri sırf üç dakika daha fazla bekledi diye deli gibi işini yapmaya çalışan insanlar toplum içinde rencide ediliyor. bu insanların gururları zedeleniyor, topluma olan inançları kayboluyor ve arkalarında duran kimse yok. işte bunlar iç burkan detaylar.
ben kendi özelimde, sizleri seviyorum gençler. yüzünüze söyleyemiyoruz belki ama bize çay getirdiğiniz için, bozduğumuz kıyafeti topladığınız için, kirlettiğimiz tabağı yıkadığınız için size minnettarız. işini yapmadan tonla para alan parazitlerin de farkındayız. o bakışlarınızı, içinizdeki öfkeyi anlayabiliyoruz. size bu dünyada her şeyin daha güzel olacağının garantisini veremem ama inançlı bir insan olarak bir şekilde hak ettiğinizi göreceğinizin garantisini verebilirim.
bir mağazadan alışveriş yaptıktan sonra kasada sıraya girdik. üç kasanın iki tanesi açık. bir tanesi de nedenini bilmediğimiz bir şekilde kapalıydı. sosyal mesafeye uyulmadığı için kasaya bakan arkadaşlardan bir tanesi " lütfen sosyal mesafeye uyalım" şeklinde bir çağrıda bulundu. sıradakilerden hayvandan bozma biri hemen sert bir tonda "o zaman üçünü de açın, dışarıya kadar mı çıkalım" dedi. kasadaki arkadaşın gözlerindeki öfkeyi ve çaresizliği gördüm. belki tartışsa kafasının gözünün kırılmasından korkuyor, belki de işinden olmaktan korkuyordu. diğer müşterilere bakarken o adama hep kaçamak bakışlar attı.
kibar bir tonda söylense gayet makul bir tepki olabilecekken, sert tonda bir emekçiyi aşağılamış oldu. hareketleriyle de öfkeyle dolu olduğunu gösteriyordu. o arkadaşın hali, iç burkan bir detaydır işte. saatlerdir orada sıcaktan bunalmış bir halde insanlara hizmet etmenin karşılığında gördüğü şey bu işte. bir günde belki de bu tip kaç tane olayla karşılaşıyorlar. belki dayak yiyorlar, işten atılıyorlar. en önemlisi de gözlerdeki o bakışlar. burayı konuşmak lazım.
bir sahil klübünde yaşıtları şımartılırken, varoş bir semtin cadde üzerinde eksi birinci katta terden kıpkırmızı olmuş bir insansın. üç kuruşa çalışıyorsun. hayal kurarken bile seçiyorsun. düşünsene, hayalin sınırı yok demişler sana ama bir yere kadar ulaşıyor. klimalı bir odada oturarak çalışmaktan öteye gidemiyor. en fazla sırf içindeki doluluğu boşaltmak için çaresizce bir arayış olarak bir süperkahramam olup karşındakini buharlaştırmayı düşünüyorsun. mucizelerden bahseden insanlara inancını, dayanışma ruhuna olan inancını yitirmişsin.
belki topluma katkısı senden çok daha az olan bir leş kargasından azar yiyorsun. hakkını kimse güvence altına almamış. insanların kıçında dolaştığı siyasetçiler, sırf koltukları için maaşı bilmem kaç on bin olan meslekleri, tatili bilmem kaç ay olan memurları, ne bileyim taksicileri falan korumaya çalışıyor. mesai saati içinde çay kahve için hasta bekleten birinin etrafına yüz tane güvenlik koymuşlar, seni de asgari düzeyde yaşatacak şartlara bağlamışlar, bir ucubenin insafına kalmışsın. ağzını burnunu kırsa etrafta seni koruyacak kimse yok. o yüzden aşağılanıyorsun ve bunu yutmak zorunda kalıyorsun. çok acı çok.
önemli bir nokta da insan psikolojisinin bu tip travmalardan çok etkilendiği. düşünün, ne yaparsanız yapın toplum tarafından takdir görmüyorsunuz ve üzerine ara sıra aşağılanıyorsunuz. bunlar birike birike bu insanlarda özgüven kaybına neden olacaktır. bir insana "ben basit bir x parçasıyım" dedirten hayatın zalimliğine bakmak lazım. bu insanların sosyal hayatlarında psikolojiai normal bir birey olarak tutunmaları imkansız. belki o insan, haklı da olsa bir konuda ondan daha iyi etiketi olan birilerine karşı koyamayacak. belki ad homineme maruz kalacak. belki bu adam felsefeden konuşmak isteyecek ama "sen bir xsin. önce aç karnını doyur, felsefe senin neyine" diyecek kendisine. ya bu noktayı ciddi ciddi düşünmemiz lazım. birilerinin acılarına ortak olmamız lazım. madden hiçbir şey yapamayız belki ama en azından manevi olarak destek olmalıyız.
kafamızı kaldırıp bakmadığımız için göremiyoruz. market kasiyerleri, kuryeler, garsonlar ve diğer tüm emekçiler. çoğu bu aşağılanmaları yaşıyor. birileri sırf üç dakika daha fazla bekledi diye deli gibi işini yapmaya çalışan insanlar toplum içinde rencide ediliyor. bu insanların gururları zedeleniyor, topluma olan inançları kayboluyor ve arkalarında duran kimse yok. işte bunlar iç burkan detaylar.
ben kendi özelimde, sizleri seviyorum gençler. yüzünüze söyleyemiyoruz belki ama bize çay getirdiğiniz için, bozduğumuz kıyafeti topladığınız için, kirlettiğimiz tabağı yıkadığınız için size minnettarız. işini yapmadan tonla para alan parazitlerin de farkındayız. o bakışlarınızı, içinizdeki öfkeyi anlayabiliyoruz. size bu dünyada her şeyin daha güzel olacağının garantisini veremem ama inançlı bir insan olarak bir şekilde hak ettiğinizi göreceğinizin garantisini verebilirim.
devamını gör...
yazarların çocukken en çok korktuğu şeyler
trafik canavarı. yolda aniden canavar çıkacak zannediyordum, insanlarmış.
#577985 yalnız olmadığımı öğrendiğim başlık.
#577985 yalnız olmadığımı öğrendiğim başlık.
devamını gör...
iyi insanlara devamlı nankörce muamele edilmesi
iyi davranan insanlara genelde salak muamelesi yapılır. sonra suratına bile bakmamaya başlarsın. bu sefer de aman bu da kendisini çok beğenmiş derler. insanların geneli nankördür, tutarsızdır.
devamını gör...
john wick
iradenin ve intikamın tam olarak tanımını yapan film serisi.4.ü bekliyoruz..
devamını gör...
sözlükte kafa dengi insan olmaması
kafa insan var, var olmasına ama hepsi derinlere gizlenen inci gibi. biraz deşmeniz, o soğuk havayı yemeniz gerek. yoksa olmuyor. çoğu yaşı başını almış, olgun ve ciddi insanlar. haliyle soğuk veya ciddi oluyorlar.
hani kafa sözlük bizim için vardı yoldaş? bu soruna bir çözüm bulsana!
hani kafa sözlük bizim için vardı yoldaş? bu soruna bir çözüm bulsana!
devamını gör...
normal sözlük'e ara verme sebepleri
balayına girmek...
hiç böyle düşünmemiştiniz di mi..
hiç böyle düşünmemiştiniz di mi..
devamını gör...
okuduğu kitaptaki cümlelerin altını çizen tip
buralarda çok genç arkadaşlar var, onlar bilmez ama şöyle 15 yaşındayken cümlelerin altını çizdiğiniz kitap, 40 yaşındayken elinize geçtiğinde "vay benim gençliğim, neleri dert etmiş, neler onun yüreğini delip geçmiş, kitaptaki neleri içselleştirmiş" diye düşünüp bayağı hüzünleniyorsunuz... sanki 15 yaşınızdaki halinizden bugünlere ulaşmış bir mesaj gibi oluyor... tuhaf bir his..
devamını gör...
mahlassızım
sözlüğün kalitesini artıran, çok kaliteli tanımları olan saygıdeğer yazar büyüğümdür.
tanımlarını tek tek okumanızı tavsiye ederim, mutlaka bilgi birikiminizi artıracak tanımlar yazar kendileri.
ayrıca beğenilerini de eksik etmezler.
oldukça kibar bir insandır kendileri.
ellerine, emeklerine sağlık diyorum.
tanımlarını tek tek okumanızı tavsiye ederim, mutlaka bilgi birikiminizi artıracak tanımlar yazar kendileri.
ayrıca beğenilerini de eksik etmezler.
oldukça kibar bir insandır kendileri.
ellerine, emeklerine sağlık diyorum.
devamını gör...

