az önce doğdum selamlar.
devamını gör...

türkçeye duygu durum bozukluğu olarak çevrilmiştir.

sürekli olarak kaygı, endişe ve korku gibi duyguların insanı esir alması diyebiliriz bu duruma. tetikleyici bir çok şey olmakla birlikte bu durumu genetik yatkınlıkla da açıklayanlar vardır.

ozetle; olmayan olayları gerçekleşmiş gibi düşünüp, bunlar yüzünden acı çekmek.

bazı hormonların salgılanmasını sağlayan ilaçlarla bir miktar tedavi edilebilir. kişinin de kendi isteği ve gayretiyle büyük oranda etkisini yitirir. aksi durumda hem kendisine hem de etrafındakilere cehennem hayatı yaşatmaları kaçınılmazdır.
devamını gör...

mini kod parçalarıdır. kullandığımız editor, ide tarafından çağırılarak kullanılırlar. kod yazarken aynı yapıyı defalarca tekrar etmemek için bizlere kolaylık sağlamak amacıyla kullanılan şablon yapılardır boilerplate. visual studiodakinden bahsedersek içerisinde hazır snippetler mevcuttur. bunlar xml diliyle yazılmışlardır. sembol olarak alt tarafı kesikli çizgi olan kare şeklinde gösterilirler. snippet'ın adı yazıldıktan sonra çift tab'a basıldığında kod bloğu oluşacaktır. sık kullanılan bazı snippetler: ctor constructor, prop properties, foreach foreach bloğu. hazır olanları işimizi kolaylaştırdığı gibi illa hazır olanları kullanmak zorunda da değiliz, kendimiz de snippet yazabiliriz. bunun için visual studioda bir xml dosyası açarız kullanmak istediğimiz yapıyı orada tanımlarız ve snippetlara ekleriz. sonrasında eklediğimiz adıyla kodda çağırarak kullanırız.

@gezo ukdesidir.
devamını gör...

ee ne demiş tarkan*
"bir olur geliriz üstesinden
her şey mümkün eğer inanırsan"*
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

bir haluk levent şarkısı, bir feridun düzağaç şarkısı. bir haluk levent - feridun düzağaç ortak şiiri? garip saçmasapan bişi.

önce 2002'de haluk beyefendi bu şehir şarkısının başında söylüyor.

sonra 2003'te feridun düzağaç efendi şarkı gibi bişi yapıyor, azcık farklı sözlerle. herhalde haluk efendinin değiştirdiği yerleri beğenmemiş. söz müzik f.d. yazıyor.

valla bugün burda da cumartesi efendiler. umarım siz de bir cumartesi günü mevzuyu kendi aranızda çözmüşsünüzdür.
devamını gör...

kırım tarih bilenler için dramatik öyküler taşır. gerçek hikaye okumayı sevenlere bir ışık yakacağım.

kırım 2. dünya savaşı ve hitler hışmını da yaşamıştır. oradaki türkler ruslar tarafından savaş esnasında bir yerde esir olarak tutulurdu.

pek çok yaralı ve hastanın olduğu bölgeye bi akşam bir rus subay geldi ve dedi ki " yarın bir tren gelerek sizleri alacak, yaralı ve hasta olanları öncelikli tabii.. yaşlılara da öncelik var. hastanelerde düzen sağlandı size bakacağız."

acılar içindeki yaralılar, hastalar ve yaşlılar umutla akşamı bekledi. bunlardan biri de mehmet'in babası idi. yaşlı kontenjanından o da kurtulacaktı. mehmet öyle mutlu ve sevinçliydi ki bir damla uyku uyumadan bekledi. babası en azından açlıktan salgın hastalıklardan korunacaktı.

ve vakit geldi. tren ufukta görüldü. rus askerler yaralıları alt alta üst üste eşya gibi trene attılar. yaşlılarda en sona kaldı. az kalsın mehmet'in babası binemeyecekti ki son binenler arasına katıldı.

mehmet mutlulukla göz yaşlarını tutamadı el salladı tren yaklaşık 2 kilometre uzaklaşınca ruslar tarafından ateşe verildi.

yaralılar , yaşlılar ve hastalar yakılarak öldürüldü. mehmet'se telleri yırtmak için koşarken kampın bir ucuna kafasından vurularak öldürüldü.

savaş katliamdır. hastalıktır. canavarca hisle adam öldürmektir.

tarih benzeri hadislerle doludur.
devamını gör...

çoğunun kadın ve kadınlık görüşü sıkıntılı. kısıtlayıcı tavırları karakterlerine işlemiş sanki. kendisine uyan hanımlar vardır muhakkak ama açık alıp kapatmaya çalıştıkları hatun kişiler onlara gelmez.
devamını gör...

his karmaşasıdır.

'insan bastırdığı duygunun esiri olur.' diye bir söz vardır.belki şimdilik bir sıkıntı olmayabilir hatta bunu yıllarca bastırabilirler ancak mutlaka o duygu bir yerde ortaya çıkacaktır.

er ya da geç.

rahatsız ukdesi
devamını gör...

"er ya da geç, o borç ödenir" şeklinde devam eden güzel cümle. chernobyl dizisinin 1. sezon 5. bölümünde, sovyet kimyager valeri alekseyeviç legasov tarafından söylenmiştir.
devamını gör...

kesinlikle margarita..
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
ürkütücü olabilir.
devamını gör...

güzel insanlar,
içerisinde bulunduğunuz durumu bilmiyorum ve sizleri tam anlamıyla anlamam da mümkün değil, ancak bildiğim tek bir şey var,
o da başarabileceğinize inanıyor olmam.

mutlu olmak için sadece etrafınıza bakın, sizi mutlu edecek o kadar fazla şey var ki, sadece sizler farkında değilsiniz.*

hiçbir şey yoksa, en berbat durumdaysanız bile ben seviyorum sizleri, güzel kalbinizi seviyorum, iyi ki varsınız, cansınız. *

asla pes etmeyin, serin kalın.
devamını gör...

kendi dalına düşman bu çiçeği nasıl sevsin?
devamını gör...

ölümü hatırlatır.


hazır olmadığımızı, gideceğimiz yer hakkında bir fikrimizin olmaması, yaptığımız kötülükler ile yüzleşme ihtimalini göz önünde bulundurmamız gerektiğini, hiç var olmamış gibi yok olup gideceğimizi, sevdiğimiz insanları bir daha göremeyecek olma ihtimalini vs vs.

mezarlıklar konuşur sizinle. duymak isteyene çok şey anlatır aslında. ama mezarlıkların çığlığını duymanın yolu kulak değildir.
devamını gör...

insanlar kapalı havalarda son derece düşük modlu, gergin, asabi, keyifsiz oluyorlar. daha az mutluluk hormonu salgılanıyor bu havalarda. bilimsel araştırmalar da bunu söylüyor.
halbuki yaz aylarında masmavi gökyüzü, yemyeşil doğa, güneş ışığı, berrak deniz ve o denizin kokusunun verdiği mutluluk hormonları kapalı havada tatile çıkmış oluyor.
devamını gör...

ikimiz birden sevinebiliriz göğe bakalım... * *

*
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

1943 doğumlu varlıklı bir ailenin kızı ve 60’lı yılların ikonu. andy warhol ile tanışıp factory'e kapağı attıktan kısa süre sonra vouge, life gibi sosyetik dergilerin kapağına konuk oldu. warhol ile çeşitli açılışlar, sosyetik davetlerde escort olarak boy gösterdi. çok zeki olmasına rağmen ikonalığının ön olana çıkarılması asıl karakterini basın önünde bastırması zorunluluğuna sebep oldu.

çocukluğunda hastalıklı babası tarafından defalarca tacize uğrayan edie, duygusal boşluklarını andy'nin ilgi ve güveni ile doldurmayı alışkanlık edindi. andy'nin ona olan özel ilgisi ''güven'' ayağının altındaki sebepti. bu süreçte amerikan tarzının oluşmasında ciddi payı olan, anoreksiya hastası edie uyuşturucu furyasından elbette ki uzak duramadı. geçmişinde yaşadığı tüm o karanlık, boğuk ve zulmedici anılar edie'nin edie olmasını sağlayan temel sebep olsa da kardeşinin de babası tarafından tecavüze uğradığı, kendisini öldürdüğü ve ardından kendisi de babası tarafından istismar edilince akıl hastanesine yatırıldığı günlerin etkisinden sıyrılamadı. tüm bunlara rağmen bütün güzelliği ile hayat enerjisine herkesi hayran bıraktıran edie, bu kez andy'nin aç gözlülüğü ve hastalık derecesine varan egoizmi altında ezilmeye başladı.

factory girl filmi ile okuduğum bazı kaynaklar arasında edie'nin bob dylan ile tanışma zamanı farklı tarihlere tekabül ediyor. ancak bildiğim üzere edie'nin kariyerindeki düşüş bob dylan'la tanışıp ona sırılsıklam aşık olmasıyla başlıyor. buradan itibaren; andy'nin vahşi egoları artık edie'yi etkisi altında tutamayacağı gerçeğini kabullenmekte zorlandıkça - edie'yi de kariyer anlamında bilinçli şekilde zora sokmaya başladı. bob dylan'ın edie'nin içinde bulunduğu kaosu ve andy'nin niyetini fark etmesi sonucu yaptığı baskılar ile uyuşturucundan kurtulması için gösterdiği bütün çaba edie üzerinde ters tepti ve hayatında ilk kez iki adam tarafından da fazlasıyla seviliyor olmanın verdiği ne yapacağını bilememezlikle bob dylan'ı kaybetti. bilindiği üzere bob dylan'ın edie için yazdığı sayısız şarkı mevcut. olayların devamında ağır ego hasarına uğrayan andy ile edie'nin arasındaki baba-kız, dost, arkadaş, sevgilimsi ilişki asla eski formuna kavuşamadı. kariyerindeki düşüşün andy'nin de itimiyle yerin dibine vurması, uyuşturucu bağımlısı olan edie'yi psikolojik bir çıkmaza soktu.

geçmişte yaşadığı cinsel istismarın izleri, parasal sıkıntılar, bob'u kaybetmiş olmak, o çok güvendiği andy'nin tepkisizliği ve isteksizliği, uyuşturucu ihtiyacını karşılayacak geliri bulamaması edie'nin çöküşünün resmidir. o noktadan sonra artık kariyeri tamamen son buldu ve 1971 yılına dek kliniğe gidip geldi. tedavi bir süre sonra olumlu yönde cevap vermeye başladı. hastanede tanıştığı bir adamla evlenen edie 3,5 yıl süren bu evliliği başarı ile yürüttü sanılıyor. ancak bir gece eşi ile katıldığı bir defilede konuklardan birinin onu bağımlılığı ile ilgili aşağılaması sonucu apar topar defileden ayrılıp evlerine geldiler. eşi edie'yi o gece sakinleştirmek için her şeyi yaptı. geceyi atlatacaklarına dair olumlu düşünceleri eşinin sabah uyandığında edie'yi yüksek dozdan ölü bulması ile sona erdi.

andy warhol'un katıldığı bir programda -edie'nin ölümü hakkında ne düşünüyorsunuz- sorusuna karşılık;
- eee bilemiyorum biz onunla hiçbir zaman yakın olmadık. ilgilenmiyorum o yüzden - cevabı al benzini dök başından aşağı yak bu herifi etkisi yaratmıştır bünyemde!

oysa ki bu döt oğlanının edie hakkında söylediği şu cümle ona neler ifade ettiğinin kanıtıdır :

''60'larda bir kişi, beni tanıdıklarım arasında gelmiş geçmiş herkesten daha fazla büyüledi. ve yaşadığım büyülenme muhtemelen bir tür aşka çok yakındı.''

factory girl bir devrim, bir yaradır.
devamını gör...

rus kökenli fransız yazar elsa triolet'nin 1943 yılında yayınladığı roman.

1941-1942 yıllarında, yani fransa'nın bir kısmı işgal altındayken kaleme alınmıştı bu roman.
onun için de politika, belli bir ideolojiye bağlanış ve ulusal direniş hareketi gibi temalar, yapıtın temel örgüsüne egemendi.


romanın kahramanı michel vigaud, genç ve güzel kadınlara düşkün yakışıklı bir delikanlıdır. ama gerçek aşkla tanışmamıştır henüz. işte bundan dolayıdır ki, genç zengin kızı irene'in onun yüzünden intiharını başlangıçta pek kavrayamaz; ama çok geçmeden bu dramın etkisiyle köklü bir dönüşüme uğrayacaktır. okumaya, hem de deli gibi okumaya koyulur michel; ve çok yakın dostu stanislas bielenki ile politika konusunda tartışmalara girer ve gerçek aşkı böylece keşfetmeye başlar.
romanın üçüncü kahramanı elisabeth ile de böylece tanışırız.
elisabeth de sevmektedir michel'i ama tamamıyla kendine özgü bir şekildedir bu sevgi.

elsa triolet, michel vigaud'nun ilk bakışta başarılı ama aslında mutsuzluğa mahkum aşk maceralarını bir çeşit vesile alarak kurduğu bu yapıtında, batı dünyasının 2. dünya savaşı öncesindeki durumunu usta işi bir fresk halinde gözler önüne sermektedir.
devamını gör...

tanımlarını beğendiğim yazar ve yeni moderatör.görevinde ne kadar başarılı göreceğiz. kimse bir bilen'i geçemez orası ayrı. acaba gerçek adı hazal mı? yoksa hazall mı? diye merak etmiyorum değil doğrusu (!)
devamını gör...

--- alıntı ---

sen beni gülünce, mutlu mu sandın?

--- alıntı ---
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim