normal sözlük'ün gümbür gümbür gelmesi
(bkz: anam coştu lan bunlar)
devamını gör...
yazarların bugünkü mutsuzluk sebebi
gözümün önünde çok şey oluyor ama benim elimden hiçbir şey gelmiyor. çaresizim...
devamını gör...
güünnaaayydın diye mesaj atan insan
ben sevdiğim insanlara seda sayan kıvırtması eşliğinde 'güüüünayyydınnnn' diyorum. enerjim geçmediyse sorun ondadır. bu enerji hissedilmez mi?
ama konuya gelecek olursa hâlâ almadığım için biraz kırgınım ama empati duygum ile hissettiririm kendime, sorun yok.
ayrıca seda sayan kıvırtması ile günaydın için :
ama konuya gelecek olursa hâlâ almadığım için biraz kırgınım ama empati duygum ile hissettiririm kendime, sorun yok.
ayrıca seda sayan kıvırtması ile günaydın için :
devamını gör...
dış görünüşle dalga geçmek
yalnızca özgüvensiz, karaktersiz insanların yapacağı durumdur. çünkü düşünebilen, aklı eren insanlar hayattaki belki de en önemsiz şeyin dış görünüş olduğunu bilir. birinin dış görünüşüyle dalga geçiyorsanız ya kendinizle barışamamışsınızdır ya da salaksınızdır. başka bir açıklaması ne yazık ki yok.
devamını gör...
soğuktu ve yağmur çiseliyordu
1990 yılında gösterime giren ve engin ayça’nın yazıp yönettiği bir filmdir. filmin başrollerinde sultan türkan şoray ve iyi adam mı kötü adam mı olduğunu hiçbir filminde anlayamadığım ekrem bora oynamakta.

yanlış bir düşünce olabilir, emin olarak yazmıyorum bunu ama türk sanat müziği ile ilgilenen insanların her zaman bizim idrak edemediğimiz üstün bir hüzün çizgisinde yürüdüğünü düşünürüm. arabeskçiler gibi salya sümük ya da rapçiler gibi karman çorman bir hüzün değil sanki onlarınki. daha aklı başında, daha can yakıcı, daha sahici.
bu filmde de türk sanat müziği sanatçısı leyla hanım ile orkestrasına dahil olan udi cemal beyin hikayesi güzel bir hüzün ile anlatılmış. hikaye bir nevi bilinç akışı tekniği izliyor çünkü film cemal beyin ölümü ile başlayıp leyla hanımın zihninde devam ediyor. geçmişe gidip günümüze atlayarak süren film kırık bir aşk hikayesi. söylenmemiş sözlerin bestelenmiş haliç
bence izleyin çünkü ben tanımı yazdığımda soğuktu ve yağmur çiseliyordu.

yanlış bir düşünce olabilir, emin olarak yazmıyorum bunu ama türk sanat müziği ile ilgilenen insanların her zaman bizim idrak edemediğimiz üstün bir hüzün çizgisinde yürüdüğünü düşünürüm. arabeskçiler gibi salya sümük ya da rapçiler gibi karman çorman bir hüzün değil sanki onlarınki. daha aklı başında, daha can yakıcı, daha sahici.
bu filmde de türk sanat müziği sanatçısı leyla hanım ile orkestrasına dahil olan udi cemal beyin hikayesi güzel bir hüzün ile anlatılmış. hikaye bir nevi bilinç akışı tekniği izliyor çünkü film cemal beyin ölümü ile başlayıp leyla hanımın zihninde devam ediyor. geçmişe gidip günümüze atlayarak süren film kırık bir aşk hikayesi. söylenmemiş sözlerin bestelenmiş haliç
bence izleyin çünkü ben tanımı yazdığımda soğuktu ve yağmur çiseliyordu.
devamını gör...
ferdi tayfur
okşayıp saçını seni sevmeden
bir gün olsun mutluluğa ermeden
göçersem dünyadan son bir defa görmeden
dua etme başucumda dur yeter
çiçek atma mezarıma gel yeter, gel yeter
bu da bana yeter, yeter...
bir gün olsun mutluluğa ermeden
göçersem dünyadan son bir defa görmeden
dua etme başucumda dur yeter
çiçek atma mezarıma gel yeter, gel yeter
bu da bana yeter, yeter...
devamını gör...
karşı cinste dikkat edilen ilk şey
yüzünün tümü;
bakışları, gülümsemesi, mimikleri..
sonrasında da ses tonu.
bakışları, gülümsemesi, mimikleri..
sonrasında da ses tonu.
devamını gör...
antibiyotik direnci
batılı ülkelere kıyasla türkiye'de giderek korkutucu bir hâl almaya başlayan durumdur.örneğin norveçli bir doktor uygun bakteriyel bir enfeksiyona basit bir penisilin yazabilirken türk doktorlar maalesef aynı enfeksiyon için üçüncü kuşak sefalosporin gibi daha üst düzey etkinlikte bir antibiyotik yazmak zorunda kalır. bazı durumlar da vardır ki en geniş spektrumlu antibiyotikler dahi kâr etmez artık hastaya.enfeksiyon hastalıklarında antibiyotik direnci dersinde hoca vaka örneğinde umutsuz bir şekilde şöyle demişti: 'eğer şu antibiyotiğe de direnç geliştiğini saptarsak bu hastadaki bakteride, o zaman elimizden bir şey gelmez artık'. kaldı ki örnek verdiği vaka da tam olarak bu durumda idi.
yani yapılacak tek şeyin hastanın ölmesini beklemek olması, yıllardır onca derste hissetmediğim bir korku hissettirmişti bana.
ekleme: idrar yolu enfeksiyonunda cipro yazılamıyor artık. direnç gelişti kesin olarak yani. hatta bir iye'de hangi ilacı yazmayız diye bir soru sorulsa ilk söyleyeceğimiz antibiyotik siprofloksasin olur
yani yapılacak tek şeyin hastanın ölmesini beklemek olması, yıllardır onca derste hissetmediğim bir korku hissettirmişti bana.
ekleme: idrar yolu enfeksiyonunda cipro yazılamıyor artık. direnç gelişti kesin olarak yani. hatta bir iye'de hangi ilacı yazmayız diye bir soru sorulsa ilk söyleyeceğimiz antibiyotik siprofloksasin olur
devamını gör...
ilginç genel kültür bilgileri
tarihteki en ilginç savaş, 1788 yılında sebeş savaşı’nda 10 bin kişilik avusturya ordusu kendi askerlerini osmanlı askeri sanıp öldürmüş. osmanlı daha savaş alanına gelmeden savaşı kazanmıştır.
-güler misin ağlar mısın? ben üzülmekle beraber o zamanlar nasıl bir savaş stratejisine sahip olduklarını merak etmiş bulunmaktayım.
-güler misin ağlar mısın? ben üzülmekle beraber o zamanlar nasıl bir savaş stratejisine sahip olduklarını merak etmiş bulunmaktayım.
devamını gör...
türküm özür dilerim
el birliği ile insanları delirttiler. helal olsun.
devamını gör...
bir sözlükte moderatör nasıl olmalıdır
evet.. çifte standart sergilemeleri sebebi ile duyduğum rahatsızlıktan ötürü online oldukları zaman yazmama kararı aldığım iki moderatör birden şu an sitede yokken bir şeyler karalayabilirim.
neden özelden yazmıyorsundan başlayalım. yazdım arkadaşlar en tepe noktası kimse onunla konuştum, bir çözüm bulunamadı. derdimi anlatamıyorum. bu yüzden tıpkı askerde olduğu gibi silsile yoluyla yani yöneticiden de bir üst merci olan sözlüğün geneline yazıyorum.
öncelikle arkadaşlar bazı konuları netleştirelim, kimse kafanıza silah dayayıp 'moderatör' olacaksın kardeşim demiyor. kişi kendi rızası ile bu yola girmiş bulunuyorsa, kusura bakmasın kişisel görüşlerini, dini inancını, zevklerini, hobilerini cartına curtuna göre sözlükte yazmakta olan yazarlar arasında çifte standart uygulayamazsın. hiçbir forum yada sözlükte de bu türden bir moderasyon ekibi olmaz. olmamalı da. yazarlar arasında ayırım yapılıyor ve bu ayırım yapılırken 'ama onlar da insan karşimm' deniliyorsa burasıi zaten saçmalık. iş kolu bu arkadaşlar. sözlük kendi içinde ne kadar amatör ruha sahip olursa olsun, yönetim kademesinde kişisel görüşlerin önemi olmamalı. x moderatörü trolleri sevmez sansür uygular alkışlanılır. yarın y moderatörü gelir trolleri koruyup kollar. ee o zaman ne olacak? kmoderatörün anlık ruh haline göre mi format olacak, olmaz o iş öyle.
helios'un bu türden noktalarda, ne denli önemli olduğunu anlatmaya kalksam akşam olur. kadıncağız zaten reel hayatında da yönetici. bir yöneticinin nasıl olup nasıl olmaması hakkında ders niteliğindeydi. yeri hiçbir zaman doldurulamayacak ve kendisini cidden çok özlüyorum.
bir diğer husus. arkadaşlar ben kendime bir ayrımcılık talep etmiyorum. böyle bir isteğim yok. hatta 'yine anlamayacağım' sebeplerle uçurulduğum gibi tekrardan uçurulma pahasına yazıyorum bunları, farkındayım. benim lucifer profilinin kapatılıp, kapatılmaması ile bir derdim yok. gram umrumda bile değil. bu yaptığım şeyin bigün farkına varacaksınız hepiniz, öyle umuyorum en azından. her birinizin tek tek haklarınız için yazıyorum. lucifer profilini uçursalar, ertesi gün mehmet isimli biri gelir, benzer sorunlar yaşanılır, kaçınılmaz son. kısır bir döngü. bunu zaten biliyorsunuz.
bugün sabah siteye girip yazmaya başladım, başlık açıyordum. sözlükte y kadının bilmem ne olması gibi başlıklar sansürlenirken, y erkeğinin bilmem ne olması başlıkları sabit duruyor, ya diyorum kim acaba moderatör bugün. ve bingo. tahmin edilen iki kişi. aynı anda online'lar.
rahatsızlık duyduğum moderatörlerden birinin ruh halinden ve bana uyguladığı mobingten bahsedeyim, direkt ad vereyim hatta hay ı may ran. diğer rahatsızlık duyduğum moderatör hakkında yazmayacağım.
kendisinden gına geldi arkadaşlar. bir moderatörün siteden gitmesi sebebiyle beni suçluyor, bu suçlama üstünden de bana olan öfkesini moderasyon kimliğiyle çıkartıyor.
bir entryimi başka bir siteden kopyalayıp bu sitede kullanan bir moderatöre bu durum için yazı yazdım. sitem ettim. artık bunun için mi yoksa zaten gidecekti üstüne mi denk geldi bilmiyorum adamın da sözlüğü terk edesi tuttu ve gitti.
bende o ara kafa iznine ayrıldım, bir kaç gün sonra döndüğümde bir mesaj aldım sevgili hay may'dan 'keşke hiç dönmeseydin sözlüğe, ciddiyim' profeyşınıl bir moderatör 'hoş geldini' siteye ilk geldiğimde aldığım mesaj nerede bu mesaj ne sısısıs
karambol benim yüzümden gitmişmiş. ve bahsi geçen çalıntı yazının bana ait olduğunu ispatlamamı istiyor ısrarla, haklı dedim ve ona zaten 'kendisinin de yazarlığı bulunduğu bir x sitesinden' yazımı gösterdim. sene 2016 falan. o tarihlerde yazmışım, kendisi de beni o siteden tanıyor zaten.
herneyse bu yazıyı 2017 senesinde uludağ sözlükte de kullanmışım. ama farklı bir nick ile. sevgili hay may ayran o siteden tutturdu illa ispatlamamı isteyip duruyor. diyorum ki 2016? 2017 senesi ne alaka? yok tutturdu o siteden kendisine mesaj atacakmışım. kendisine o sitedeki yazarlığımın şifresini hatırlamıyorum diyorum kaç yıl geçmiş, yok illa atacaksın!! hatta uludağ yöneticilerine ulaşıp yazarlığımı açtıracakmışım. bak bak. bir moderatörün sevdiği bir diğer moderatörün düştüğü yanlış için kendisinin de peşine düştüğü olaylara bak.
bir moderatörün şahsi sebeplerden moderasyon kimliğiyle bir yazara böyle işler yaptırması normal mi? cevap sizin.
neyse dönelim. yok illa kendini haklı görmek için çırpınıyor. olayın saçmalığını anlatamıyorum. baktım olmayacak gerçekten de dediğini yaptım ve kendisine o siteden mesaj attım. evet dedim.. bir özür beklediğimi söyledim. cevap 'senden ne özür dileyeceğim sen önce sözlükten kaçırdığın yazarın hesabını ver'
bir profeyşınıl moderatörün gururuna gel.
bu olaya takriben yoldaşa ulaştım. anlattım meramımı. kendisi sağ olsun geçiştirdi gitti. hay may ile konuşucam dedi. bende tamam dedım. demek ki bir düzenleme gelecek dedim, anlaştık bitti. yazdıklarımı da sildim siteden.
gelinen noktada. tam olarak.
lucifer 'şu konuda yazma'
lucifer 'şu yazara nickaltı girme'
lucifer 'bu konuda konuşamazsın'
lucifer 'etik dışı oylama yaptın' (abi ne demek bu diye mail attım siteye sallayan olmadı) sözlükte de bir tanımı yok. hiçbir fikrimin olmadığı bir konuda 2 gün ceza yedik.
lucifer 'regl konularında konuşma'
lucifer 'kaos çıkarma'
lucifer ensendeyim
lucifer beğenmiyorsan yazma
lucifer bakınız verme
lucifer sözlüğe neden geri geldin.
lucifer açtığın başlıkların yarısını sansürlüyorum
lucifer'ın hiçbir önemi yok, banla geç. lucifer gider mehmet gelir. troll sınırlaması adı altında yapılan bu mobing bayıyor arkadaşlar.
yoldaş'a nacizane öneri. gündem konularını zaten siz belirliyorsunuz. madem bu hay may adlı moderatörün, mod yetkisini almak istemiyorsun. o vakit akış 2 oluşturabilirsin. neden olmasın? troll akışı olur yine küfürün yasak, belli sınırları olan bir akış yaratılabilir. adı önemsiz isterseniz bok çukuru deyin, böylelikle troll olan 'benim gibi' yazarlar o akışta takılır. edebiyat sanat şiir siyaset yapmak isteyen de kendi akışında yazar, herkes rahatlar. trollerin inine gelen de nereye geldiğini bilerek giriş yapar ya da yapmaz. ama dırdır etmez. akış 2'nin kendi içinde moderatörü dahi olabilir.
ben açıkçası sitede gram özgür olduğumu hissetmiyorum. ensemdeki nefeslerden bıktım. bir çözüm getirilinceye kadar sözlükten şutlanma pahasına moderatörlerle alakalı yazmaya devam edeceğim, rahatsız olduğum bahsi geçen iki moderatörün de online olduğu zaman aralıklarında protesto ederek yazmayacağım.
saygılarla.
neden özelden yazmıyorsundan başlayalım. yazdım arkadaşlar en tepe noktası kimse onunla konuştum, bir çözüm bulunamadı. derdimi anlatamıyorum. bu yüzden tıpkı askerde olduğu gibi silsile yoluyla yani yöneticiden de bir üst merci olan sözlüğün geneline yazıyorum.
öncelikle arkadaşlar bazı konuları netleştirelim, kimse kafanıza silah dayayıp 'moderatör' olacaksın kardeşim demiyor. kişi kendi rızası ile bu yola girmiş bulunuyorsa, kusura bakmasın kişisel görüşlerini, dini inancını, zevklerini, hobilerini cartına curtuna göre sözlükte yazmakta olan yazarlar arasında çifte standart uygulayamazsın. hiçbir forum yada sözlükte de bu türden bir moderasyon ekibi olmaz. olmamalı da. yazarlar arasında ayırım yapılıyor ve bu ayırım yapılırken 'ama onlar da insan karşimm' deniliyorsa burasıi zaten saçmalık. iş kolu bu arkadaşlar. sözlük kendi içinde ne kadar amatör ruha sahip olursa olsun, yönetim kademesinde kişisel görüşlerin önemi olmamalı. x moderatörü trolleri sevmez sansür uygular alkışlanılır. yarın y moderatörü gelir trolleri koruyup kollar. ee o zaman ne olacak? kmoderatörün anlık ruh haline göre mi format olacak, olmaz o iş öyle.
helios'un bu türden noktalarda, ne denli önemli olduğunu anlatmaya kalksam akşam olur. kadıncağız zaten reel hayatında da yönetici. bir yöneticinin nasıl olup nasıl olmaması hakkında ders niteliğindeydi. yeri hiçbir zaman doldurulamayacak ve kendisini cidden çok özlüyorum.
bir diğer husus. arkadaşlar ben kendime bir ayrımcılık talep etmiyorum. böyle bir isteğim yok. hatta 'yine anlamayacağım' sebeplerle uçurulduğum gibi tekrardan uçurulma pahasına yazıyorum bunları, farkındayım. benim lucifer profilinin kapatılıp, kapatılmaması ile bir derdim yok. gram umrumda bile değil. bu yaptığım şeyin bigün farkına varacaksınız hepiniz, öyle umuyorum en azından. her birinizin tek tek haklarınız için yazıyorum. lucifer profilini uçursalar, ertesi gün mehmet isimli biri gelir, benzer sorunlar yaşanılır, kaçınılmaz son. kısır bir döngü. bunu zaten biliyorsunuz.
bugün sabah siteye girip yazmaya başladım, başlık açıyordum. sözlükte y kadının bilmem ne olması gibi başlıklar sansürlenirken, y erkeğinin bilmem ne olması başlıkları sabit duruyor, ya diyorum kim acaba moderatör bugün. ve bingo. tahmin edilen iki kişi. aynı anda online'lar.
rahatsızlık duyduğum moderatörlerden birinin ruh halinden ve bana uyguladığı mobingten bahsedeyim, direkt ad vereyim hatta hay ı may ran. diğer rahatsızlık duyduğum moderatör hakkında yazmayacağım.
kendisinden gına geldi arkadaşlar. bir moderatörün siteden gitmesi sebebiyle beni suçluyor, bu suçlama üstünden de bana olan öfkesini moderasyon kimliğiyle çıkartıyor.
bir entryimi başka bir siteden kopyalayıp bu sitede kullanan bir moderatöre bu durum için yazı yazdım. sitem ettim. artık bunun için mi yoksa zaten gidecekti üstüne mi denk geldi bilmiyorum adamın da sözlüğü terk edesi tuttu ve gitti.
bende o ara kafa iznine ayrıldım, bir kaç gün sonra döndüğümde bir mesaj aldım sevgili hay may'dan 'keşke hiç dönmeseydin sözlüğe, ciddiyim' profeyşınıl bir moderatör 'hoş geldini' siteye ilk geldiğimde aldığım mesaj nerede bu mesaj ne sısısıs
karambol benim yüzümden gitmişmiş. ve bahsi geçen çalıntı yazının bana ait olduğunu ispatlamamı istiyor ısrarla, haklı dedim ve ona zaten 'kendisinin de yazarlığı bulunduğu bir x sitesinden' yazımı gösterdim. sene 2016 falan. o tarihlerde yazmışım, kendisi de beni o siteden tanıyor zaten.
herneyse bu yazıyı 2017 senesinde uludağ sözlükte de kullanmışım. ama farklı bir nick ile. sevgili hay may ayran o siteden tutturdu illa ispatlamamı isteyip duruyor. diyorum ki 2016? 2017 senesi ne alaka? yok tutturdu o siteden kendisine mesaj atacakmışım. kendisine o sitedeki yazarlığımın şifresini hatırlamıyorum diyorum kaç yıl geçmiş, yok illa atacaksın!! hatta uludağ yöneticilerine ulaşıp yazarlığımı açtıracakmışım. bak bak. bir moderatörün sevdiği bir diğer moderatörün düştüğü yanlış için kendisinin de peşine düştüğü olaylara bak.
bir moderatörün şahsi sebeplerden moderasyon kimliğiyle bir yazara böyle işler yaptırması normal mi? cevap sizin.
neyse dönelim. yok illa kendini haklı görmek için çırpınıyor. olayın saçmalığını anlatamıyorum. baktım olmayacak gerçekten de dediğini yaptım ve kendisine o siteden mesaj attım. evet dedim.. bir özür beklediğimi söyledim. cevap 'senden ne özür dileyeceğim sen önce sözlükten kaçırdığın yazarın hesabını ver'
bir profeyşınıl moderatörün gururuna gel.
bu olaya takriben yoldaşa ulaştım. anlattım meramımı. kendisi sağ olsun geçiştirdi gitti. hay may ile konuşucam dedi. bende tamam dedım. demek ki bir düzenleme gelecek dedim, anlaştık bitti. yazdıklarımı da sildim siteden.
gelinen noktada. tam olarak.
lucifer 'şu konuda yazma'
lucifer 'şu yazara nickaltı girme'
lucifer 'bu konuda konuşamazsın'
lucifer 'etik dışı oylama yaptın' (abi ne demek bu diye mail attım siteye sallayan olmadı) sözlükte de bir tanımı yok. hiçbir fikrimin olmadığı bir konuda 2 gün ceza yedik.
lucifer 'regl konularında konuşma'
lucifer 'kaos çıkarma'
lucifer ensendeyim
lucifer beğenmiyorsan yazma
lucifer bakınız verme
lucifer sözlüğe neden geri geldin.
lucifer açtığın başlıkların yarısını sansürlüyorum
lucifer'ın hiçbir önemi yok, banla geç. lucifer gider mehmet gelir. troll sınırlaması adı altında yapılan bu mobing bayıyor arkadaşlar.
yoldaş'a nacizane öneri. gündem konularını zaten siz belirliyorsunuz. madem bu hay may adlı moderatörün, mod yetkisini almak istemiyorsun. o vakit akış 2 oluşturabilirsin. neden olmasın? troll akışı olur yine küfürün yasak, belli sınırları olan bir akış yaratılabilir. adı önemsiz isterseniz bok çukuru deyin, böylelikle troll olan 'benim gibi' yazarlar o akışta takılır. edebiyat sanat şiir siyaset yapmak isteyen de kendi akışında yazar, herkes rahatlar. trollerin inine gelen de nereye geldiğini bilerek giriş yapar ya da yapmaz. ama dırdır etmez. akış 2'nin kendi içinde moderatörü dahi olabilir.
ben açıkçası sitede gram özgür olduğumu hissetmiyorum. ensemdeki nefeslerden bıktım. bir çözüm getirilinceye kadar sözlükten şutlanma pahasına moderatörlerle alakalı yazmaya devam edeceğim, rahatsız olduğum bahsi geçen iki moderatörün de online olduğu zaman aralıklarında protesto ederek yazmayacağım.
saygılarla.
devamını gör...
yazarların yalnız olma nedeni
belki de değilizdir de kendimizi öyle atfediyoruzdur.
belki de yanımızda olmasını istediğimiz kişiler yok diye yalnız hissediyoruzdur oysa daha çokları vardır belki de onları görmezden geliyoruzdur bilinmez.
belki de yanımızda olmasını istediğimiz kişiler yok diye yalnız hissediyoruzdur oysa daha çokları vardır belki de onları görmezden geliyoruzdur bilinmez.
devamını gör...
evleneceklere tavsiyeler
efendim ben yaklaşık 1 buçuk yıl önce evlendim. gerçekten çok özel bir duygu. henüz evlenememişlere öneriyorum. ilk günler tabii ki bir heyecan var efendim. ne de olsa yeni bir hayat. ama sonra her şey yoluna giriyor ve alışıyorsunuz yeni hayatınıza.
ben ev için kredi kullanmadım. borçsuz ev’lendim. eğer kredi kullanmanız gerekirse faiz oranlarına bakın derim. sonra ev’lilik üzmesin sizi. borç harç yapın evlenin
tanım: ev alacaklara tavsiyeler verdiğimiz başlık.
ulen artık olaya ne kadar uzaksam.
ben ev için kredi kullanmadım. borçsuz ev’lendim. eğer kredi kullanmanız gerekirse faiz oranlarına bakın derim. sonra ev’lilik üzmesin sizi. borç harç yapın evlenin
tanım: ev alacaklara tavsiyeler verdiğimiz başlık.
ulen artık olaya ne kadar uzaksam.
devamını gör...
yazarların bugün insanlık için yaptığı şeyler
bugün insanlık için kötü bir şey yaptım sözlük.
marketteyken alışveriş çantamı unutmamdan mütevellit 2 adet plastik poşet satın aldım. evet lanet olası bir pisliğim.
marketteyken alışveriş çantamı unutmamdan mütevellit 2 adet plastik poşet satın aldım. evet lanet olası bir pisliğim.
devamını gör...
ağlamamak için yapılanlar
her seferinde değişebilmekle birlikte, mesela biraz önce youtube'dan hareketli bir şeyler açayım da bugünü de atlatayım dedim. güzel fikirdi bence. her şey de güzel başlamıştı. hareketin sınırını bir hayli aşmış olacağım ki, ondan ona derken, en son ankara pavyon videolarına kadar gitmişim. işte hareketli şarkı dediğin onlarmış bir kez daha anladım.(videoları ilk kez görmedim tabi) insanın içinde gam, tasa kalmıyor. kızların hepsi değil ama birkaçı (isim vermeyim, gerek yok şimdi) hipnoz ediyor oynarken. tarla tapan satan amcalara hak verdim gibi. o kapıdan girmeyeceksin. yoksa hipnoz garanti. zor attım kendimi. bir 2 hafta ağlamam artık.
devamını gör...
sözlükte cahil yazar artışı
sırf provokatiflik yapmak için açılan absürt başlıkların altına zaten birkaç kişi adamakıllı karşı tanım yazıyor, çok istiyorsanız onlara beğeni atın, malum başlığa ekstra karşı tanım girip popülerleştirmeyin tavsiyem. akışta görmek istemiyorum bunları, sayfayı yeniledikçe yukarı çıkması iyi değil.
devamını gör...
kadınların hala kapalı açık olarak ayrıştırılmasının nedeni
açık ya da kapalı olmaları. *
erkekleri de kel olmayan ya da kel diye ayırmak gibidir. kadın kadındırdan ziyade kadın insandır. başının kapalı ya da açık olması bir şeyi değiştirmez ama başı kapalı veya başı açık diye adlandırmak da kötü bir durum değildir. öküz altında buzağı arıyorsanız orası ayrı.
erkekleri de kel olmayan ya da kel diye ayırmak gibidir. kadın kadındırdan ziyade kadın insandır. başının kapalı ya da açık olması bir şeyi değiştirmez ama başı kapalı veya başı açık diye adlandırmak da kötü bir durum değildir. öküz altında buzağı arıyorsanız orası ayrı.
devamını gör...
net
...
"belki çoktan kaybettin sendeki beni ben de vazgeçtim
top sende ne istersen o, istiyorsan git
benim kadar seni çeken olursa baş tacı et
çaldığın yılları hibe ettim bende *net*
hayat bu belli olur mu pişman olur da dönersen
vay, vay ki ne vay haline."
"belki çoktan kaybettin sendeki beni ben de vazgeçtim
top sende ne istersen o, istiyorsan git
benim kadar seni çeken olursa baş tacı et
çaldığın yılları hibe ettim bende *net*
hayat bu belli olur mu pişman olur da dönersen
vay, vay ki ne vay haline."
devamını gör...

