normal sözlük yazarlarının karalama defteri
özgüvenimin az biraz yükselmesi için kayda değer başarı isteyen zihnim, düşmesi için en ufak rüzgarı yeterli görüyor.
ama rüzgardan bol ne var ki şu hayatta? stabil bir özgüvenle dümdüz yaşayıp gitmek için ne olması lazım? mucize mi bekliyorsun, gelmeyecek. seni çekip çıkaracak insan mı bekliyorsun? gelmeyecek.
gel sevgili özgüvenim sen gel.. düşme bu kadar kolayca, sen düştükçe yaşamak nasıl da zorlaşıyor. gereksiz olsun yükselişin, manasız olsun, hatta isterse kibirlice olsun ama yüksel... yeter ki düşme.
yüksel, yüksel ki iyi kötü idame ettireyim şu hayatı. yüksel ki bir yerlere dikiş tutturayım. yüksel ki insanlara katlanabileyim, aralarına karışıvereyim sanki hep aralarındaymışımcasına.
sen varoluşuna anlam ararsın, bu bilmediğin yolculukta da kendine yoldaşlar ararsın. kim bilir belki de varoluş amacın çöp tenekesinde ağzı kapalı poşetten çıkamayan arı için elini çöpe sokup poşedi yırtmaktı, veya otobüste telefonuna dalmış taklidi yapmaktan vazgeçip yorgun adama yer vermekti.
kendine büyük misyonlar yüklemek.
kim dedi ki var oluş anlamın kitleleri etkileyecek diye? sen de devasa çarkların yanında küçük dişlisindir belki de.
minik eylemler, anlık işe yarayışlar gene de yadsınamaz küçük etkiler.
düşme sevgili özgüvenim bakma sen ne geçmişe ne geleceğe ne mistik anlamlara. oralardan almak zorunda değilsin motive edicini, ellerin ayakların beynin de yeterli. küçük dişli ol, olmayıversin ulvi amaçların, büyük şeyler başaramayıver, sen de günü kurtar. ve doğanın bir parçası olarak kalabildiğin kadar hayatta kal.
ama rüzgardan bol ne var ki şu hayatta? stabil bir özgüvenle dümdüz yaşayıp gitmek için ne olması lazım? mucize mi bekliyorsun, gelmeyecek. seni çekip çıkaracak insan mı bekliyorsun? gelmeyecek.
gel sevgili özgüvenim sen gel.. düşme bu kadar kolayca, sen düştükçe yaşamak nasıl da zorlaşıyor. gereksiz olsun yükselişin, manasız olsun, hatta isterse kibirlice olsun ama yüksel... yeter ki düşme.
yüksel, yüksel ki iyi kötü idame ettireyim şu hayatı. yüksel ki bir yerlere dikiş tutturayım. yüksel ki insanlara katlanabileyim, aralarına karışıvereyim sanki hep aralarındaymışımcasına.
sen varoluşuna anlam ararsın, bu bilmediğin yolculukta da kendine yoldaşlar ararsın. kim bilir belki de varoluş amacın çöp tenekesinde ağzı kapalı poşetten çıkamayan arı için elini çöpe sokup poşedi yırtmaktı, veya otobüste telefonuna dalmış taklidi yapmaktan vazgeçip yorgun adama yer vermekti.
kendine büyük misyonlar yüklemek.
kim dedi ki var oluş anlamın kitleleri etkileyecek diye? sen de devasa çarkların yanında küçük dişlisindir belki de.
minik eylemler, anlık işe yarayışlar gene de yadsınamaz küçük etkiler.
düşme sevgili özgüvenim bakma sen ne geçmişe ne geleceğe ne mistik anlamlara. oralardan almak zorunda değilsin motive edicini, ellerin ayakların beynin de yeterli. küçük dişli ol, olmayıversin ulvi amaçların, büyük şeyler başaramayıver, sen de günü kurtar. ve doğanın bir parçası olarak kalabildiğin kadar hayatta kal.
devamını gör...
üzülmeyi hak etmeyenleri üzenlerin üzülmemesi
hayata dair yazılı olmayan kurallardan birisi sadece .
devamını gör...
cahil kesimin aşırı anlam yüklediği şeyler
üremek.
devamını gör...
dedesinin mezar taşını okuyamayan tek toplum
çok meraklıysanız alfabe öğrenir okursunuz dediğim sözde sorundur. çok dert ettiysen öğren kardeşim, yasaklayan mı var.
devamını gör...
ateistlerin sevilmemesi
başörtülü sevilmiyor, ateist sevilmiyor , şişman sevilmiyor , esmer sevilmiyor. ne kadar meraklıyız şekillendirmeye. ne meraklıyız sevmemeye. tek yapmamız gereken bana ne diyebilmek. dünya herkese inat dönüyor. ama biz bir arpa boyu yol alamıyoruz. size ne kime ne banane.
devamını gör...
jess
sözlük sayesinde edindiğim arkadaşım.
sözlükte ne cevherler varmış dedirten cinsten.
istanbul yaptığımda, çay içmek için görmek istediğim insan.
hem ince, hem tatlı dilli, hem öğretici, hem ilgili, hem bilgili insan.
hem biricik, hem de biricik olduğu konusunda emin, hani benim nickaltım diyen jess.
very very sorry.
seni seviyorum kıs. *
sözlükte ne cevherler varmış dedirten cinsten.
istanbul yaptığımda, çay içmek için görmek istediğim insan.
hem ince, hem tatlı dilli, hem öğretici, hem ilgili, hem bilgili insan.
hem biricik, hem de biricik olduğu konusunda emin, hani benim nickaltım diyen jess.
very very sorry.
seni seviyorum kıs. *
devamını gör...
mars'ta doğacak ilk çocuğa isim önerisi
marshmallow.
devamını gör...
hela hücreleri
1951 yılında henrietta lacks isimli bir kadından biyopsi için alınan, ismine onun isim ve soyisminin başındaki ikişer harf verilen, başta kanser olmak üzere birçok hastalığın araştırmalarında kullanılan hücreler.
kendisinden alınan hücrelerin araştırma için kullanılacağı henrietta'ya ve ailesine söylenmez. kadın bir süre sonra rahim ağzı kanseri nedeniyle hayatını kaybeder. ondan alınan hücreler ise yıllarca bu konudaki araştırmalarda kullanılır. daha önce insanlardan benzer durumlarda alınan hücreler birkaç gün içerisinde ölürken, henrietta'nın hücreleri inanılmaz bir şekilde yaşamaya ve çoğalmaya devam etti.
şu linkten konuyla ilgili daha detaylı bilgi edinebilirsiniz.
kendisinden alınan hücrelerin araştırma için kullanılacağı henrietta'ya ve ailesine söylenmez. kadın bir süre sonra rahim ağzı kanseri nedeniyle hayatını kaybeder. ondan alınan hücreler ise yıllarca bu konudaki araştırmalarda kullanılır. daha önce insanlardan benzer durumlarda alınan hücreler birkaç gün içerisinde ölürken, henrietta'nın hücreleri inanılmaz bir şekilde yaşamaya ve çoğalmaya devam etti.
şu linkten konuyla ilgili daha detaylı bilgi edinebilirsiniz.
devamını gör...
celebrant
yaptığı dijital çalışmalara bayıldığım ve izin alarak yapmış olduğu çalışmayı kokpit olarak yaptığım kafa sözlük yazarımız, çalışmaların devamını bekleriz (en azından ben çalışmaları bekliyorum efendim.*) saygılar.
devamını gör...
ilgisizlik
sevmiyordur arkadaslar bunun baska aciklamasi yok yahu.
devamını gör...
bal yerine reçel yapan arı (yazar)
yazarı tanımıyorum -mürekkebi bol olsun, umarım tanışırız da- ama mahlasını çok beğendim hatta uzun zamandır böyle orjinal nick görmedim hep indie grup ismi gibi nickler. yok bilmemneli bilmemne, bilmem neydim bilmem ne oldum. aslında nickin kısa olması, minimal hislere mahkum, benim gibi bünyelere iyi geliyor ama arada böyle nickler görünce de kıskanıyorum. bal yerine reçel yapan arı. hoş bence.
devamını gör...
bütün ümidim gençliktedir
atamızın zaman ve mekan kavramını aşan sözü.
devamını gör...
bakire kadınla evlenmek isteyen erkek
kalbin bakire olsun dedin bana, bana dedin ben senin kalbini sevdim, bana dedin kalbin lazım.
bir başkadır dizisinde geçen diyaloğu akıllara getiren başlık. olması gereken budur efenim.
bir başkadır dizisinde geçen diyaloğu akıllara getiren başlık. olması gereken budur efenim.
devamını gör...
bilgisayar mühendisliği
merhaba ben guardian. öncelikle tüm üniversiteye başlayacak yazarlara ve okuyuculara başarılar diliyorum. direkt konuya geçelim. bana günde 3 5 kişi bu bilgisayar mühendisliği nedir diye sorular soruyor. yazmalı mıyım? dersler nasıl? geleceği var mı? nasıl başlayacam nasıl devam edeceğim? okuması ne kadar zor derslerin ağırlığı nasıl? gibi onlarca soru soruyorlar haklı olarak. insanlar ömürlerinin 4 yılını buna gömecekler sonuçta. bu sorulara dilim döndüğünce cevap vermek istedim. benden farklı düşünen arkadaşlar da fikirlerini belirtirlerse toplu bir bilgisayar mühendisliği nedir rehberi çıkarabiliriz. sonuçta tüm açılarıyla ele almaya kalkmak ve bunu yazarak anlatmak saatler sürebilir ve cidden o kadar zamanım bulunmamakta ne yazık ki.
ben kabaca nasıl bir bölüm olduğunu yazıldıktan girildikten sonra neler yapılması gerektiğinden bahsedeyim.
bilgisayar mühendisliği nedir kaç para ulan bu bilgisayar mühendisliği
bilgisayar mühendisleri yazılım ve donanım alanında yetkin olarak kendini yetiştiren ve seçtiği alana göre üniversitelerde aldığı bu temel eğitimle kendini her zaman bir ileriye taşımaya çalışan. ömrü boyunca öğrenmeye ve düşünmeye dayanıklı, disiplinli ve sosyal kişilere verilen isimdir.
ben bilgisayarları çok seviyorum bilgisayar mühendisliğini de sever miyim?
seveceğini düşünen insanlar için atalarımızın söylediği çok güzel bir söz var (bkz: davulun sesi uzaktan hoş gelir). bu ağır bir disiplin arkadaşlar ve unutmayın ki bir mühendislik bu işi yapıyorsanız bilgisayarları sevmeniz ne yazık ki yetmiyor. sürekli olarak öğrenmeniz, bildiklerinizi paylaşmanız ve öğrendiğiniz veyahut geliştirdiğiniz teorileri veya düşünceleri uygulamaya dökmeniz gerekiyor. felsefeci değiliz * biz sevgi içimizde de değil. bu mesleği her insan evladı öğrenebilir fakat disiplin, hırs ve zeka üçgeniyle öğrenme hızınız ve okulunuz bittikten sonra iş bulup bulamayacağınız belirleniyor. çocuk değilsiniz siz kendinize yalanlar söylemeyin ve kendinizi bu üç maddeye göre değerlendirip seçiminizi buna göre yapın.
oyun oynamayı sevenler sizlere sesleniyorum
verin unity'mi c# bana ben oyun yapacağım diyenler veya ben bir cs oynuyorum varya uff şimdi de bilgisayar yazacağım diyen ve ne yazık ki yazıp gelecek sene okulu bırakacak veya bize böyle olduğu söylenmedi diyenler. kendinize bu kötülüğü yapmayın oynadığınız oyunların bilgisayar mühendisliğini sevmenizle uzaktan yakından ilgisi yok. şu anda tai'de çalışan senelerce yurtiçinde yurtdışında akadeisyenlik yapmış ve akdeniz üniversitesine giderseniz tanışacağınız bir adam bana şunları söylemişti "guardian oyun oynayan oyunları seven insanlar bu işte büyük oranda başarısız oluyor bu türkiyesi, almanyası, amerikası, japonyası hepsi için geçerli." yani oyunları seviyor ve oyun geliştirmek istiyor olabilirsiniz cidden bu işe meraklı olabilirsiniz o zaman sizin için önerebileceğim bölüm budur. ha tabi istisnaların kaideleri bozmadığını da belirtmek isterim.
bölümü yazacam ben kafaya koydum kardeş peki şimdi ne yapayım
ya kararınızı verdiniz ve tercihlerinizi yaptınız. size bu bölüme giderken hiçbir şey bilmene gerek yok öğretiyorlar kolay la bir şeyi yok algoritma dersinin diyenler olacaktır. en gıcık olduğum tembelliği kendine hedef edinmiş minik sülüklerin sesleri çok daha fazla çıktığından dolayı size bunları söylüyorlar. inanmayın arkadaşım hiçbir şey bilmiyorsan ve bilgisayar mühendisliği yazdıysan senin için ömrün boyunca sürecek ve sürekli hızlanmanı gerektirecek bir maraton başlıyor. ilk olarak unutmaman gereken şey bu maratonu kabul etmen ve hayatını buna göre düzenlemeye başlaman. ilk tavsiyem "bir arkadaşla konuştuktan sonra farkettim ki çoğu öğrenci ingilizce bilmiyor." ingllizce öğreneceksin. bunun kem kümü yok ciddiyim ingilizce öğrenmezsen maratonu koşamazsın yönünü bulamazsın, ilk işin internetteki tonlarca açık kaynaktan ingilizce öğrenmeye başlaman ve senin gibi bir arkadaş bularak aranızda türkçe konuşmayı bırakmanız. türkçe sizi geçmişte bırakıyor ne yazık ki. google translate demeyin ağzınıza bir tane çakarım ciddi ciddi. eğer şimdiden tembelliğe başvuracaksanız hiç gelmeyin 4 seneniz boşa gider işsiz kalırsınız en azından ben size asla iş vermem. ingilizceyi biliyom kardeş ben benim dedem ingiliz kralıydı bizde inglizce native diyorsanız. github, w3school, stack overflow vb pek çok site var. udemyden kurs alabilirsiniz ama ben open source hastası biri olduğumdan dolayı youtube ve internetteki eğitimleri öneririm. bunlara girdiniz buldunuz ve hepsine kaydoldunuz şimdi ne mi yapacaksınız google nasıl kullanılır? onu öğreneceksiniz. nası ya ama biliyorsun demi sen yok kanka yüzde 90 ihtimalle tam olarak nasıl kullanıldığını bilmiyorsun. şu makaleyi okumanı öneririm bak buda google dock en çok kullandığım şeylerden biri ve google'nın güzel bir şekilde kullanıldığında verimliliğin ne kadar artabileceğini gösteren şeylerden biri. kardeş geç bunları biz bunları biliyoruz okeyde 11. parti bitti sal bizi de biraz daha ilerleyelim diyenleri görüyorum çıldırmış durumdalar. tamam size vereceğim tavsiyelere geleyim. şimdi kardeş ilk yapman gereken geliştirmekte olduğun projelerin sayılarını arttırmak, üniversite'de bulunan ve ortamı tatlı olan bir kulübe katılmak. tanıyabildiğiniz kadar insan tanıyıp çok samimi olmamaya bakın, size yardımcı olabilecek sizi ilerletebilecek bilmediğiniz şeyleri öğretecek adamlarla takılın ve en önemlisi hocalarınızı kafalamaya bakın. 3 tane okul değiştim ve okulun ilk haftasında yaptığım ilk şey bölüm başkanını veya o sene bize ders verecek olan bölüm hocasını kafalamak oluyor. o adamlar size göre aptal olabilir hatta kankalarınıza "fahri hocaya bak ben ondan çok biliyorum" diyorsunuzdur belki de ha büyük ihtimalle daha çok biliyorsunuzdur öyle biliyorum fakat bu adamlar akademisyen ve sektör adam aradığına bu insanlara geliyor ve siz üniversiteden çıktığınızda bu adamlar size referans mektubu yazabilecek adamlar. bunları aşağı yukarı yaptıktan sonra şu saçma sapan tekno-bla bla projeleri yarışmaları tübitak yarışmaları falan oluyor. bir ekip bul veya bir ekip kurup bu yarışmalara katılmaya bak. bu senin cv'nde en güzel gözükecek şeylerden biri oluyor. bilgisayar mühendisi senin de bildiğin üzere içine kapanık sadece robot gibi kod yazan insan olamaz. çok sosyal olmak ve çalışkan olmak hem daha kolay hem de daha kazançlıdır. insanlarla konuştuğunda seni yemezler sorduğun soruların ve belki de alamadığın cevapların sana zararı değil karı vardır. karşındaki yüksek mevkide bir adamsa akşam eve gidip karşılaştığı binlerce insana rağmen sen aklına geliyorsan ve bunu sağlamayı öğrendiysen bu işi başarmışsın demektir. hitabetin akıcı ve düzgün konuşmanın olması hayati bir önem taşır bunu unutma. daha üst seviyedeyim kardeş ben ben ne yapayım diyorsan bana tavsiye verebilirsin. ben daha üst seviye için hazırlanan biriyim sonuçta ve tecrübelerini benimle paylaşmak istiyorsan bana mesaj atta mutlu olayım.
iş imkanları neler bu sektörde çalışmak için illaha bilgisayar mı okumalıyım?
işte bu göreceli bir soru. benim tanıdığım en iyi siber güvenlikçiler bilgisayar mühendisliği fakültesinin yanından bile geçmemiş insanlar (red team için). fakat aynı zamanda bazı akıl hocalarım, arkadaşlarım ülkenin hatta ülkeyi bırakın dünyanın en iyi üniversitelerinden mezun insanlar. bunun tam olarak bir cevabı ne yazık ki yok ve bu iş sizde bitiyor arkadaşlar. iş imkanları ise a101 kasiyerliğinden dünyanın en büyük teknoloji, lojistik, güvenlik şirketlerine varam hatta (bkz: gafam)'a dahi ulaşabileceğiniz büyük bir alan. kendinizi ne kadar ilerlettiğiniz ve ananızdan babanızdan gelen zekayı etkileyen şans faktörüne bağlı olarak değişir. yani bunu söylediğimden dolayı belki kızabilirsiniz fakat aranızdan gafam şirketlerinde çalışabilecek kişilerin çıkma olasılığı ne yazık ki çok düşük. neyse sayılar yalan söylemez sonuçta.
bilgisayara ihtiyacım var mı? benim külüstür emektar sarıkızım yeter mi?
bu soruyu bana soran bir iki kişi falan oldu. yani gittiğiniz üniversiteye göre değişkenlik gösterebilecek bir soru olsa bile sarıkızınız eğer bir dinazora dönüştüyse bir pc almanız sizin karınıza olur. öğrenme hızınızı arttırır. fakat size göre de değişir bir ara bilgisayarsız kaldığım dönemde bölüm başkanıyla konuşup okulda kalıyordum bilgisayar labında. yaptığım bazı projeler ve çalışmalar o bilgisayarsız kaldığım döneme ait.
pekala paranız var ne almalısınız benim tavsiyem gönlümün efendisi macbooklara ait. tuzlu olduysa hafif ama etkili bir şey bulmanızı tavsiye ederim çünkü bir süre sonra farkedeceğiniz şey kaplumbağa nasıl evini sırtında taşıyorsa sizde işinizi sırtınızda taşıyacaksınız.
hangi dili öğreneyim kardeş envai çeşit dil var
şimdi bazı arkadaşlar bana kızacak bu dediğimden dolayı ben cpp'ciyim yani bazılarınız portakalda vitaminken veya gta vice city falan oynarken ben cpp kodluyordum bu yüzden bana çok kızmazsanız iyi olur minik bir kalbim olduğundan dolayı üzülebiliyorum. python diyorum sebebi ise çok farklı. öğrenilmesinin kolay olması sözdiziminin anlaşılabilir olması ve flex olması yalanını size söylemeyeceğim bu yalan python ciddi manada öğrenebileceğiniz ileri seviyede en zor dillerden biri. fakat kurulumu ve başlangıcı kolay olduğundan aynı zamanda işin mantığını öğrenmenizin en başta yeterli olmasından dolayı python hiçbir şey bilmeyen ve maratona yeni başlayan biri için çok tatlı bir dil.
yazının sonuna geldim. atladığım aklıma gelmeyen pek çok soru ve farklı yaklaşımlar illaha vardır. bu alandaki büyüklerim fikirlerini ve düşüncelerini bizimle paylaşırlarsa sözlüğümüzün yazarlarına ve okuyucularına büyük katkılar sağlamış oluruz. bana vermek istedikleri tecrübeleri ve fikirleri varsa bana mesaj atmaları ve tavsiyelerini aktarmaları beni çok ama çok mutlu eder.
yeni başlayan ve aramıza katılacak arkadaşlar hepiniz aramıza hoşgeldiniz diyorum. hedeflerinize ve çalışmalarınıza sıkı sıkıya bağlanın ve en iyilerimizden olmaya çalışın. unutmayın ki bir gün iyi bir mühendis olursanız, muhteşem işler başarırsanız ve iyi yerlerde çalışıp müthiş start-uplar kurarsanız aynı zamanda uslu bir mühendis olursanız şirin guardian amcayi görebilirsiniz...
ben kabaca nasıl bir bölüm olduğunu yazıldıktan girildikten sonra neler yapılması gerektiğinden bahsedeyim.
bilgisayar mühendisliği nedir kaç para ulan bu bilgisayar mühendisliği
bilgisayar mühendisleri yazılım ve donanım alanında yetkin olarak kendini yetiştiren ve seçtiği alana göre üniversitelerde aldığı bu temel eğitimle kendini her zaman bir ileriye taşımaya çalışan. ömrü boyunca öğrenmeye ve düşünmeye dayanıklı, disiplinli ve sosyal kişilere verilen isimdir.
ben bilgisayarları çok seviyorum bilgisayar mühendisliğini de sever miyim?
seveceğini düşünen insanlar için atalarımızın söylediği çok güzel bir söz var (bkz: davulun sesi uzaktan hoş gelir). bu ağır bir disiplin arkadaşlar ve unutmayın ki bir mühendislik bu işi yapıyorsanız bilgisayarları sevmeniz ne yazık ki yetmiyor. sürekli olarak öğrenmeniz, bildiklerinizi paylaşmanız ve öğrendiğiniz veyahut geliştirdiğiniz teorileri veya düşünceleri uygulamaya dökmeniz gerekiyor. felsefeci değiliz * biz sevgi içimizde de değil. bu mesleği her insan evladı öğrenebilir fakat disiplin, hırs ve zeka üçgeniyle öğrenme hızınız ve okulunuz bittikten sonra iş bulup bulamayacağınız belirleniyor. çocuk değilsiniz siz kendinize yalanlar söylemeyin ve kendinizi bu üç maddeye göre değerlendirip seçiminizi buna göre yapın.
oyun oynamayı sevenler sizlere sesleniyorum
verin unity'mi c# bana ben oyun yapacağım diyenler veya ben bir cs oynuyorum varya uff şimdi de bilgisayar yazacağım diyen ve ne yazık ki yazıp gelecek sene okulu bırakacak veya bize böyle olduğu söylenmedi diyenler. kendinize bu kötülüğü yapmayın oynadığınız oyunların bilgisayar mühendisliğini sevmenizle uzaktan yakından ilgisi yok. şu anda tai'de çalışan senelerce yurtiçinde yurtdışında akadeisyenlik yapmış ve akdeniz üniversitesine giderseniz tanışacağınız bir adam bana şunları söylemişti "guardian oyun oynayan oyunları seven insanlar bu işte büyük oranda başarısız oluyor bu türkiyesi, almanyası, amerikası, japonyası hepsi için geçerli." yani oyunları seviyor ve oyun geliştirmek istiyor olabilirsiniz cidden bu işe meraklı olabilirsiniz o zaman sizin için önerebileceğim bölüm budur. ha tabi istisnaların kaideleri bozmadığını da belirtmek isterim.
bölümü yazacam ben kafaya koydum kardeş peki şimdi ne yapayım
ya kararınızı verdiniz ve tercihlerinizi yaptınız. size bu bölüme giderken hiçbir şey bilmene gerek yok öğretiyorlar kolay la bir şeyi yok algoritma dersinin diyenler olacaktır. en gıcık olduğum tembelliği kendine hedef edinmiş minik sülüklerin sesleri çok daha fazla çıktığından dolayı size bunları söylüyorlar. inanmayın arkadaşım hiçbir şey bilmiyorsan ve bilgisayar mühendisliği yazdıysan senin için ömrün boyunca sürecek ve sürekli hızlanmanı gerektirecek bir maraton başlıyor. ilk olarak unutmaman gereken şey bu maratonu kabul etmen ve hayatını buna göre düzenlemeye başlaman. ilk tavsiyem "bir arkadaşla konuştuktan sonra farkettim ki çoğu öğrenci ingilizce bilmiyor." ingllizce öğreneceksin. bunun kem kümü yok ciddiyim ingilizce öğrenmezsen maratonu koşamazsın yönünü bulamazsın, ilk işin internetteki tonlarca açık kaynaktan ingilizce öğrenmeye başlaman ve senin gibi bir arkadaş bularak aranızda türkçe konuşmayı bırakmanız. türkçe sizi geçmişte bırakıyor ne yazık ki. google translate demeyin ağzınıza bir tane çakarım ciddi ciddi. eğer şimdiden tembelliğe başvuracaksanız hiç gelmeyin 4 seneniz boşa gider işsiz kalırsınız en azından ben size asla iş vermem. ingilizceyi biliyom kardeş ben benim dedem ingiliz kralıydı bizde inglizce native diyorsanız. github, w3school, stack overflow vb pek çok site var. udemyden kurs alabilirsiniz ama ben open source hastası biri olduğumdan dolayı youtube ve internetteki eğitimleri öneririm. bunlara girdiniz buldunuz ve hepsine kaydoldunuz şimdi ne mi yapacaksınız google nasıl kullanılır? onu öğreneceksiniz. nası ya ama biliyorsun demi sen yok kanka yüzde 90 ihtimalle tam olarak nasıl kullanıldığını bilmiyorsun. şu makaleyi okumanı öneririm bak buda google dock en çok kullandığım şeylerden biri ve google'nın güzel bir şekilde kullanıldığında verimliliğin ne kadar artabileceğini gösteren şeylerden biri. kardeş geç bunları biz bunları biliyoruz okeyde 11. parti bitti sal bizi de biraz daha ilerleyelim diyenleri görüyorum çıldırmış durumdalar. tamam size vereceğim tavsiyelere geleyim. şimdi kardeş ilk yapman gereken geliştirmekte olduğun projelerin sayılarını arttırmak, üniversite'de bulunan ve ortamı tatlı olan bir kulübe katılmak. tanıyabildiğiniz kadar insan tanıyıp çok samimi olmamaya bakın, size yardımcı olabilecek sizi ilerletebilecek bilmediğiniz şeyleri öğretecek adamlarla takılın ve en önemlisi hocalarınızı kafalamaya bakın. 3 tane okul değiştim ve okulun ilk haftasında yaptığım ilk şey bölüm başkanını veya o sene bize ders verecek olan bölüm hocasını kafalamak oluyor. o adamlar size göre aptal olabilir hatta kankalarınıza "fahri hocaya bak ben ondan çok biliyorum" diyorsunuzdur belki de ha büyük ihtimalle daha çok biliyorsunuzdur öyle biliyorum fakat bu adamlar akademisyen ve sektör adam aradığına bu insanlara geliyor ve siz üniversiteden çıktığınızda bu adamlar size referans mektubu yazabilecek adamlar. bunları aşağı yukarı yaptıktan sonra şu saçma sapan tekno-bla bla projeleri yarışmaları tübitak yarışmaları falan oluyor. bir ekip bul veya bir ekip kurup bu yarışmalara katılmaya bak. bu senin cv'nde en güzel gözükecek şeylerden biri oluyor. bilgisayar mühendisi senin de bildiğin üzere içine kapanık sadece robot gibi kod yazan insan olamaz. çok sosyal olmak ve çalışkan olmak hem daha kolay hem de daha kazançlıdır. insanlarla konuştuğunda seni yemezler sorduğun soruların ve belki de alamadığın cevapların sana zararı değil karı vardır. karşındaki yüksek mevkide bir adamsa akşam eve gidip karşılaştığı binlerce insana rağmen sen aklına geliyorsan ve bunu sağlamayı öğrendiysen bu işi başarmışsın demektir. hitabetin akıcı ve düzgün konuşmanın olması hayati bir önem taşır bunu unutma. daha üst seviyedeyim kardeş ben ben ne yapayım diyorsan bana tavsiye verebilirsin. ben daha üst seviye için hazırlanan biriyim sonuçta ve tecrübelerini benimle paylaşmak istiyorsan bana mesaj atta mutlu olayım.
iş imkanları neler bu sektörde çalışmak için illaha bilgisayar mı okumalıyım?
işte bu göreceli bir soru. benim tanıdığım en iyi siber güvenlikçiler bilgisayar mühendisliği fakültesinin yanından bile geçmemiş insanlar (red team için). fakat aynı zamanda bazı akıl hocalarım, arkadaşlarım ülkenin hatta ülkeyi bırakın dünyanın en iyi üniversitelerinden mezun insanlar. bunun tam olarak bir cevabı ne yazık ki yok ve bu iş sizde bitiyor arkadaşlar. iş imkanları ise a101 kasiyerliğinden dünyanın en büyük teknoloji, lojistik, güvenlik şirketlerine varam hatta (bkz: gafam)'a dahi ulaşabileceğiniz büyük bir alan. kendinizi ne kadar ilerlettiğiniz ve ananızdan babanızdan gelen zekayı etkileyen şans faktörüne bağlı olarak değişir. yani bunu söylediğimden dolayı belki kızabilirsiniz fakat aranızdan gafam şirketlerinde çalışabilecek kişilerin çıkma olasılığı ne yazık ki çok düşük. neyse sayılar yalan söylemez sonuçta.
bilgisayara ihtiyacım var mı? benim külüstür emektar sarıkızım yeter mi?
bu soruyu bana soran bir iki kişi falan oldu. yani gittiğiniz üniversiteye göre değişkenlik gösterebilecek bir soru olsa bile sarıkızınız eğer bir dinazora dönüştüyse bir pc almanız sizin karınıza olur. öğrenme hızınızı arttırır. fakat size göre de değişir bir ara bilgisayarsız kaldığım dönemde bölüm başkanıyla konuşup okulda kalıyordum bilgisayar labında. yaptığım bazı projeler ve çalışmalar o bilgisayarsız kaldığım döneme ait.
pekala paranız var ne almalısınız benim tavsiyem gönlümün efendisi macbooklara ait. tuzlu olduysa hafif ama etkili bir şey bulmanızı tavsiye ederim çünkü bir süre sonra farkedeceğiniz şey kaplumbağa nasıl evini sırtında taşıyorsa sizde işinizi sırtınızda taşıyacaksınız.
hangi dili öğreneyim kardeş envai çeşit dil var
şimdi bazı arkadaşlar bana kızacak bu dediğimden dolayı ben cpp'ciyim yani bazılarınız portakalda vitaminken veya gta vice city falan oynarken ben cpp kodluyordum bu yüzden bana çok kızmazsanız iyi olur minik bir kalbim olduğundan dolayı üzülebiliyorum. python diyorum sebebi ise çok farklı. öğrenilmesinin kolay olması sözdiziminin anlaşılabilir olması ve flex olması yalanını size söylemeyeceğim bu yalan python ciddi manada öğrenebileceğiniz ileri seviyede en zor dillerden biri. fakat kurulumu ve başlangıcı kolay olduğundan aynı zamanda işin mantığını öğrenmenizin en başta yeterli olmasından dolayı python hiçbir şey bilmeyen ve maratona yeni başlayan biri için çok tatlı bir dil.
yazının sonuna geldim. atladığım aklıma gelmeyen pek çok soru ve farklı yaklaşımlar illaha vardır. bu alandaki büyüklerim fikirlerini ve düşüncelerini bizimle paylaşırlarsa sözlüğümüzün yazarlarına ve okuyucularına büyük katkılar sağlamış oluruz. bana vermek istedikleri tecrübeleri ve fikirleri varsa bana mesaj atmaları ve tavsiyelerini aktarmaları beni çok ama çok mutlu eder.
yeni başlayan ve aramıza katılacak arkadaşlar hepiniz aramıza hoşgeldiniz diyorum. hedeflerinize ve çalışmalarınıza sıkı sıkıya bağlanın ve en iyilerimizden olmaya çalışın. unutmayın ki bir gün iyi bir mühendis olursanız, muhteşem işler başarırsanız ve iyi yerlerde çalışıp müthiş start-uplar kurarsanız aynı zamanda uslu bir mühendis olursanız şirin guardian amcayi görebilirsiniz...
devamını gör...
faydalı mobil uygulamalar
fotoğraf düzenlemek isterseniz eğer kesinlikle en iyisi picsart.
devamını gör...
pluviophile (yazar)
online listesinde ilk denk geldiğimde, ilginç bir nick ne anlama geliyor diye araştırmıştım. o çok hoş tanımı okurken kafamda arka sekmelerde yağmurlu şarkılar çalmaya başlamıştı. kendisinin tanımlarına her denk geldiğimde de o anı hatırlatan yazardır. ne garip ki bu sene kurak geçiyor *, umarım yağmurlar başlar da onun da keyfi artar, yazılarına da devam eder keyifle.
takipteyim keyifle...
takipteyim keyifle...
devamını gör...
ilginç genel kültür bilgileri
everest dağı nepal'de bulunur. nepal, bayrağı dikdörtgen olmayan tek ülkedir.
tanım: duyunca şaşırdığımız ama genel kültürümüzü artırabilecek olan bilgilerdir.
tanım: duyunca şaşırdığımız ama genel kültürümüzü artırabilecek olan bilgilerdir.
devamını gör...


