herkesin sevdiği sizin sevmediğiniz şey
herkes değil belki ama çoğu insanın vazgeçilmezi olan yumurta.
hiçbir şekilde tüketmediğim gibi kokusundan da hiç hoşlanmıyorum.
bir diğeri süt. yoğurt, peynir gibi süt ürünlerini yesem de sütün kendisini asla içmiyorum.
hiçbir şekilde tüketmediğim gibi kokusundan da hiç hoşlanmıyorum.
bir diğeri süt. yoğurt, peynir gibi süt ürünlerini yesem de sütün kendisini asla içmiyorum.
devamını gör...
giden sevgilinin ardından gidip onu geçmek
geçtikten sonra geriye bakıp bir de beni takip ediyor yüzsüz deme imkanı sunar.
devamını gör...
altın otu çiçeği
altın otu - helichrysum arenarium çiçeği c vitamini, flavonlar, reçine, sterinler, acı madde, eterik yağlar, uçucu yağlar, tanenler ve karotin açısından çok zengindir.
idrar söktürücü, taş dökücü, alerji önleyici, ateş düşürücü gibi özellikleri nedeni ile sağlık açısından çok faydalıdır. romatizma, kireçlenme, eklem ve kas ağrılarını hafifletici, kramp çözücü etkisi vardır. cildin sıkılaşması ve nemlendirilmesi için yağı ile bakım yapılabilir.
idrar söktürücü, taş dökücü, alerji önleyici, ateş düşürücü gibi özellikleri nedeni ile sağlık açısından çok faydalıdır. romatizma, kireçlenme, eklem ve kas ağrılarını hafifletici, kramp çözücü etkisi vardır. cildin sıkılaşması ve nemlendirilmesi için yağı ile bakım yapılabilir.
devamını gör...
kara gömlekliler
benito mussoliniyönetimindeki ulusal faşist parti'nin üyeleri olan silahlı birliklerdir. bu grup 1919 - 1923 tarihleri arasındaeylem mangaları, 1923 - 1943 tarihleri arasında ise ulusal güvenlik için gönüllü faşist milisi olarak anılmıştır.
aşağıda kara gömleklilerin 28 ekim 1922 yılında yönetimi ele geçirmek amacıyla napoliden romaya yürüyüyüşlerini göreceksiniz. bu yürüyüş sonunda dünyanın ilk faşisit hükümeti kurulacaktır.
''
''
aşağıda kara gömleklilerin 28 ekim 1922 yılında yönetimi ele geçirmek amacıyla napoliden romaya yürüyüyüşlerini göreceksiniz. bu yürüyüş sonunda dünyanın ilk faşisit hükümeti kurulacaktır.
''
''
devamını gör...
ekşi sözlük
hem eskimiş hemde ekşimiş olan sözlük.
devamını gör...
şeriat yasalarına döneceğiz
gerçek islam bu işte...
özellikle şeriat isteyen bir kadının kendisine saygısı yoktur.
not: kadınım
özellikle şeriat isteyen bir kadının kendisine saygısı yoktur.
not: kadınım
devamını gör...
askerlik
mantığın bittiği yerde başlayıp, mantığın tekrar başladığı yerde biten kutsal bir görev..
15 ay olarak yaptım, tahsilim kısa döneme yetmedi, bedelli şeyside yoktu.
güzel anılarım ve halen görüştüğüm arkadaşlarım oldu, hiç pişman değilim.
15 ay olarak yaptım, tahsilim kısa döneme yetmedi, bedelli şeyside yoktu.
güzel anılarım ve halen görüştüğüm arkadaşlarım oldu, hiç pişman değilim.
devamını gör...
normal people
30 dakikalık 12 bölümden oluşan aynı adlı romandan uyarlanan mini dizi. dizideki connell karakterini casey affleck'in manchester by the sea'de canlandırdığı lee chandler karakterine benzettim. tavırları konuşmaları falan baya benziyor.
dizi görsel açıdan çok güzeldi cidden. dizinin akıcı olmasının sebebi sadece kurgusunun iyi olması değil görsel olarakta çok özenli hazırlanmış olmasaydı.
kurguya gelecek olursak özünde aslında öyle çok kompleks, ahım şahım olmayan bir hikayeyi detaylarda ve duygusal anlamda o kadar iyi işlemişler ki dizi a plus bir seviyeye çıkmış. tabi kitabı okumadığım için bunda kitabın yazarının mı dizinin senaristlerinin mi daha çok payı var bilmiyorum.
dizinin duygusal olarak müthiş olmasında en önemli pay başroldeki ikiliye ait. aslında bana göre birbirlerini fiziksel açıdan aşırı iyi tamamlayan bir çift değillerdi ama mental açıdan o kadar uyumluydular ki dizi boyunca aralarında geçen diyalogları zevkle izledim.
dizi ilk 6 bölümden sonra biraz kendini tekrar etmeye başladığını hissettim ama sonra baş karakterlerin psikolojik bunalımlarını tahlil eden iki enfes bölümü izleyince fikri. değişti. (9 ve 10. bölümler sanırım). o diziye bir puanlama yapacak olsam 10 üzerinden 8.8 falan veririm. baya sağlam bir iş olmuş.
bu arada connell karakteri ile ilgili bir iki kelam edeceğim. yoksa içimde kalır valla.
ulan connell sen ne gelgitleri bitmez ne dengesiz ne zibidi bir adamsın la. kızla sevgili olurken aman arkadaşlarıma söylemiyelim beni dışlarlar sonra dedin. kız gıkını çıkarmadan kabul etti. senin yanında kıza hem sözlü hem fiziksel tacizde bulundular. arkadaşların ilişkini anlayacak diye hiçbir müdahalede bulunmadın. kız buna da gıkını çıkarmadı.
sonra gittin birde üstüne üstlük kıza mezuniyet balosuna seni değil başkasını davet ediyorum dedin.
sen nasıl bir angutsun lan cidden? anan bile az daha seni doğuracağıma taş doğursaydım ne biçim adamsın la sen diyecekti. neyse aradan zaman geçti kız yine seni affetti (ben kızın, bu angut connell'ı affettiği sahneyi izlerken hayretler içinde kaldım. bu kız ya mal ya da melek ortası yok dedim.) sonra bunlar tam bir araya geldiler. bu connel hıyarı evinden çıkmak zorunda kaldı. kıza adam gibi bir süre sende kalabilir miyim diyemedi. saçma sapan şeyler söyledi. o kadar anlamsızca şeyler söyledi ki kız connel'ın kendinden ayrılmak istediğini sandı. bu şekilde ayrıldılar. hayatımda gördüğüm en saçma ayrılık sebeplerinden biriydi. neyse connel hıyarı sonlara doğru biraz duruldu da sinirim geçti. yoksa daha sövecektim.
dizi görsel açıdan çok güzeldi cidden. dizinin akıcı olmasının sebebi sadece kurgusunun iyi olması değil görsel olarakta çok özenli hazırlanmış olmasaydı.
kurguya gelecek olursak özünde aslında öyle çok kompleks, ahım şahım olmayan bir hikayeyi detaylarda ve duygusal anlamda o kadar iyi işlemişler ki dizi a plus bir seviyeye çıkmış. tabi kitabı okumadığım için bunda kitabın yazarının mı dizinin senaristlerinin mi daha çok payı var bilmiyorum.
dizinin duygusal olarak müthiş olmasında en önemli pay başroldeki ikiliye ait. aslında bana göre birbirlerini fiziksel açıdan aşırı iyi tamamlayan bir çift değillerdi ama mental açıdan o kadar uyumluydular ki dizi boyunca aralarında geçen diyalogları zevkle izledim.
dizi ilk 6 bölümden sonra biraz kendini tekrar etmeye başladığını hissettim ama sonra baş karakterlerin psikolojik bunalımlarını tahlil eden iki enfes bölümü izleyince fikri. değişti. (9 ve 10. bölümler sanırım). o diziye bir puanlama yapacak olsam 10 üzerinden 8.8 falan veririm. baya sağlam bir iş olmuş.
bu arada connell karakteri ile ilgili bir iki kelam edeceğim. yoksa içimde kalır valla.
ulan connell sen ne gelgitleri bitmez ne dengesiz ne zibidi bir adamsın la. kızla sevgili olurken aman arkadaşlarıma söylemiyelim beni dışlarlar sonra dedin. kız gıkını çıkarmadan kabul etti. senin yanında kıza hem sözlü hem fiziksel tacizde bulundular. arkadaşların ilişkini anlayacak diye hiçbir müdahalede bulunmadın. kız buna da gıkını çıkarmadı.
sonra gittin birde üstüne üstlük kıza mezuniyet balosuna seni değil başkasını davet ediyorum dedin.
sen nasıl bir angutsun lan cidden? anan bile az daha seni doğuracağıma taş doğursaydım ne biçim adamsın la sen diyecekti. neyse aradan zaman geçti kız yine seni affetti (ben kızın, bu angut connell'ı affettiği sahneyi izlerken hayretler içinde kaldım. bu kız ya mal ya da melek ortası yok dedim.) sonra bunlar tam bir araya geldiler. bu connel hıyarı evinden çıkmak zorunda kaldı. kıza adam gibi bir süre sende kalabilir miyim diyemedi. saçma sapan şeyler söyledi. o kadar anlamsızca şeyler söyledi ki kız connel'ın kendinden ayrılmak istediğini sandı. bu şekilde ayrıldılar. hayatımda gördüğüm en saçma ayrılık sebeplerinden biriydi. neyse connel hıyarı sonlara doğru biraz duruldu da sinirim geçti. yoksa daha sövecektim.
devamını gör...
yannis ritsos
son istek
şiire, aşka ve ölüme inanıyorum, diyor,
işte bu yüzden ölümsüzlüğe de inanıyorum.
bir dize yazıyorum, dünyayı yazıyorum; ben varım; dünya
var.
bir ırmak akıyor serçe parmağının ucundan.
yedi kere bu ırmak gökyüzünün mavisi. yeniden
ilk gerçek oluyor bu arılık, bu benim son dileğim.
yannis ritsos
bu şiir ritsos'un kendisidir kanımca. ne bir eksik ne bir fazla.
şiire, aşka ve ölüme inanıyorum, diyor,
işte bu yüzden ölümsüzlüğe de inanıyorum.
bir dize yazıyorum, dünyayı yazıyorum; ben varım; dünya
var.
bir ırmak akıyor serçe parmağının ucundan.
yedi kere bu ırmak gökyüzünün mavisi. yeniden
ilk gerçek oluyor bu arılık, bu benim son dileğim.
yannis ritsos
bu şiir ritsos'un kendisidir kanımca. ne bir eksik ne bir fazla.
devamını gör...
kapalı değil tesettürlü
katılmadığım önerme. çünkü her ne derseniz deyin. ama "arap kültürü taşıyıcısı" diyecek kadar kıt beyinli bir cahil olmayın.
devamını gör...
can yakan cümle
çoğunlukla beklenilmeyen bir anda, beklenilmeyen bir kişiden sarf edilen ve insanın en derin, en hassas yarasına iğneler batıran cümle.
devamını gör...
fragile
dünyanın en iyi müzisyenlerinden olan sting'in 1987 tarihli 'nothing like the sun' albümünde yer alan şarkısıdır.elbette ki kendi bestesidir. fragile,'hassas,kırılgan' anlamındadır.bu eser,bir insanın harika bir kalp ve harika bir gitar ile neler başarabileceğinin kanıtıdır.
insanların birbirine karşı uyguladığı şiddete ve insanın aslında ne denli güçsüz ,hassas olduğuna dair bundan daha anlamlı olan başka bir eser bilmemekteyim kendi adıma.
''şiddet hiçbir zaman bize bir şey kazandırmadı,asla da kazandırmayacak,
ne denli hassas olduğumuzu unutmayalım diye,durmadan yağar yağmur.tıpkı bir yıldızın gözyaşları gibi.''
edit: muhteşem bir cover bırakayım:
insanların birbirine karşı uyguladığı şiddete ve insanın aslında ne denli güçsüz ,hassas olduğuna dair bundan daha anlamlı olan başka bir eser bilmemekteyim kendi adıma.
''şiddet hiçbir zaman bize bir şey kazandırmadı,asla da kazandırmayacak,
ne denli hassas olduğumuzu unutmayalım diye,durmadan yağar yağmur.tıpkı bir yıldızın gözyaşları gibi.''
edit: muhteşem bir cover bırakayım:
devamını gör...
pis kokuyormuş gibi duran ünlüler
insanların ön yargısını gösteren başlık. bir insanın fotoğrafına bakıp bunu demek gerçekten çok büyük acımasızlık.
devamını gör...
vermeyince mabud neylesin sultan mahmud
--- alıntı ---
derler ki sultan mahmut'a kısmeti bağlı bir adamdan söz etmişler. sultan adamı bir de kendisi denemek istemiş.
bir koca tepsi baklava yaptırmış. üst tabakadan başka tepsinin her tarafına görünmeyecek şekilde altın dizdirmiş. adamını gönderip, ona tepsiyi birinin bir adağı diyerek kısmetsiz şahsa vermesini ve o şahsı takip etmesini emretmiş.
adamımız tepsiyi almış. yolda bir tanıdığına rastlamış. ikisinin de olaydan haberi yok. adamımız hikayeyi anlatınca, "senin," demiş - gerçek bir hayırseverlik duygusuyla-, "baklavadan çok paraya ihtiyacın var. al şu iki altını, sat tepsiyi bana." teklif adamımızın da işine gelmiş ve tepsiyi satmış.
sultan hikayeyi duyunca "fesüphanallah!" demiş. adamına, adamımızın her gün geçtiği köprünün, her gün geçtiği tarafına o gelmeden hemen önce altın dizmesini ve kenara çekilip izlemesini emretmiş.
adamımız köprüye gelince "ya!" demiş, "hep aynı taraftan geçiyorum, bu gün de diğer taraftan geçeyim, bir değişiklik olsun," demiş.
sultan hikayeyi duyunca, "ya hazreti pir!" demiş. adamımızı yaka paça beylik arazilerden birine getirmelerini emretmiş. getirmişler. adam korkudan tir tir titrerken ona bir kasnak verilmesini emretmiş ve adamımıza, "bu kasnağı atabildiğin kadar uzağa atacaksın. en son durduğu yere kadar olan arazi senin olacak," demiş.
adamımız kasnağı savurmuş. kasnak havada bir yay çizip gelmiş ayaklarının dibinde durmuş.
sultan "ya malik el mülk!" diye haykırmış, "getirin onu!" doğruca hazine odasına gitmişler. adama bir kürek verilmesini emretmiş. "küreği daldır, ne gelirse senindir." adam korku ve heyecandan küreği ters daldırmış ve gele gele bir metelik gelmiş.
sultan "kısmeti bağlı" olmanın ne demek olduğunu anlamış böylece.
raviyan-ı ahbar, nakilan-ı esrar zikr idürler kim "vermeyince mabut, neylesin sultan mahmut" meselini dahi şol sultan irad buyurmuştur.
--- alıntı --- buradan
derler ki sultan mahmut'a kısmeti bağlı bir adamdan söz etmişler. sultan adamı bir de kendisi denemek istemiş.
bir koca tepsi baklava yaptırmış. üst tabakadan başka tepsinin her tarafına görünmeyecek şekilde altın dizdirmiş. adamını gönderip, ona tepsiyi birinin bir adağı diyerek kısmetsiz şahsa vermesini ve o şahsı takip etmesini emretmiş.
adamımız tepsiyi almış. yolda bir tanıdığına rastlamış. ikisinin de olaydan haberi yok. adamımız hikayeyi anlatınca, "senin," demiş - gerçek bir hayırseverlik duygusuyla-, "baklavadan çok paraya ihtiyacın var. al şu iki altını, sat tepsiyi bana." teklif adamımızın da işine gelmiş ve tepsiyi satmış.
sultan hikayeyi duyunca "fesüphanallah!" demiş. adamına, adamımızın her gün geçtiği köprünün, her gün geçtiği tarafına o gelmeden hemen önce altın dizmesini ve kenara çekilip izlemesini emretmiş.
adamımız köprüye gelince "ya!" demiş, "hep aynı taraftan geçiyorum, bu gün de diğer taraftan geçeyim, bir değişiklik olsun," demiş.
sultan hikayeyi duyunca, "ya hazreti pir!" demiş. adamımızı yaka paça beylik arazilerden birine getirmelerini emretmiş. getirmişler. adam korkudan tir tir titrerken ona bir kasnak verilmesini emretmiş ve adamımıza, "bu kasnağı atabildiğin kadar uzağa atacaksın. en son durduğu yere kadar olan arazi senin olacak," demiş.
adamımız kasnağı savurmuş. kasnak havada bir yay çizip gelmiş ayaklarının dibinde durmuş.
sultan "ya malik el mülk!" diye haykırmış, "getirin onu!" doğruca hazine odasına gitmişler. adama bir kürek verilmesini emretmiş. "küreği daldır, ne gelirse senindir." adam korku ve heyecandan küreği ters daldırmış ve gele gele bir metelik gelmiş.
sultan "kısmeti bağlı" olmanın ne demek olduğunu anlamış böylece.
raviyan-ı ahbar, nakilan-ı esrar zikr idürler kim "vermeyince mabut, neylesin sultan mahmut" meselini dahi şol sultan irad buyurmuştur.
--- alıntı --- buradan
devamını gör...
taliban militanlarının kabil’de atlı karıncaya binmesi
hebele hubele diyerek bile iletisim kuramayan primitiflerin insanlarla billur gecmesi diyelim ona biz.
gunlerdir dislerimi sikmaktan cenem yerinden cikacak, dayanamiyorum bu tipleri gordukce. benim aklim almiyor bu koru koruneligi ya, cok uzgunum.
ideoloji, hayat gorusu bikbik demeyin, kalp kirarim. hepppsi hayatsiz, oksijen israfi, babasiz ordusu.
yetiskinlikleri cop zaten de; cocukluktan zehirlenmeye baslayinca motor becerileri gelismemis, oral-anal-fallik donem iclerinde kalmis belli ki.
kafa yok ki kafa, aku bitmis.
saman ya, samanin bile bir vasfi var su dunyada, delirirsin.
gunlerdir dislerimi sikmaktan cenem yerinden cikacak, dayanamiyorum bu tipleri gordukce. benim aklim almiyor bu koru koruneligi ya, cok uzgunum.
ideoloji, hayat gorusu bikbik demeyin, kalp kirarim. hepppsi hayatsiz, oksijen israfi, babasiz ordusu.
yetiskinlikleri cop zaten de; cocukluktan zehirlenmeye baslayinca motor becerileri gelismemis, oral-anal-fallik donem iclerinde kalmis belli ki.
kafa yok ki kafa, aku bitmis.
saman ya, samanin bile bir vasfi var su dunyada, delirirsin.
devamını gör...
john locke
david hume ile birlikte empirizm akımının temsilcilerindendir.
devamını gör...
idol
aslında tapılan nesne anlamını taşısa da mecaz olarak hayranlık duyulan insanlar için kullanılır. aynı zamanda bir şarap markasıdır.
devamını gör...
cinnet geçirten yazım yanlışları
(yazar arkadaş benden önce davranmış ama)
(bkz: kriz geçirten yazım yanlışları)
ya da
(bkz: cinnet getirten yazım yanlışları)
edit: kullanım da doğruymuş ne yapalım tdk'ye yetişemiyoruz diyanet işleri başkanlığı gibi değişimde. *
(bkz: kriz geçirten yazım yanlışları)
ya da
(bkz: cinnet getirten yazım yanlışları)
edit: kullanım da doğruymuş ne yapalım tdk'ye yetişemiyoruz diyanet işleri başkanlığı gibi değişimde. *
devamını gör...
sister mary joseph nodülü
mide kanserinin göbek çevresindeki lenf noduna metastazına verilen özel isim.
devamını gör...
