kalbimin ve ruhumun yaşadığı bu fırtına, bu girdap dindi. sular çekildi. bu sıkışıp kaldığım bedende can çekişen, ölümün kendisiyse, ölüm bitti. umurumda olmadı ölmek hiçbir zaman, yaşamak umurumda. bedenimin bu dünyaya açlığı daha fazla değil başka yaşamlara duyduğum açlıktan.
şiir'i duymak istiyorum. o'na ve evrene ve yaşama ve ölüme, sahip olduğum tek şey olan ve bugün donmuş olarak gördüğüm kalbimin içinden bakmak, kendimi kendimden ve tüm sözcüklerden sıyırıp... sözcükler ki duymuyorum artık onları da...
buharlaşmış bir damla su, yanmış kül olmuş küçük bir parça dal ya da güneşin kalbinde oturup da güneşi duymayan kişi anlatabilir mi halimi?
acı bitti, korkular bitti. sevecenliğimi ve sıcaklığımı kaybettim. endişe bitti. zaman gözyaşlarımı dondurdu ve kalbimi. sevinç, neşe ve öfke... bitti. *

yarın ben bu yaşamın şiirinden başka şeyler duyacağım. yine dönecek başım ve yeni bir göğe uyanacağım.*
...
şimdi içimdeki çocuk ve ihtiyar el ele.
devamını gör...

toksik zihniyetlerin dilinden düşmeyen cümlelerdir.
devamını gör...

direk-direkt en uyuz olduğumdur.
devamını gör...

baklava çalmak da yeterlidir diyolla.
devamını gör...

metal müzikte dissonance akımını başlatmış çok önemli avant-garde death metal grubu. ilk albümleri considered dead gayet düz bir death metal albümüyken erosion of sanity ile birlikte müziklerinde hafif düzeyde deneylere gidilmiş, ancak 1998 yılında çıkardıkları üçüncü albümleri olan obscura ile -gruba yeni gelen gitarist steve hurdle'ın da yardımıyla - kendilerini efsaneleler arasına sokan özgün tarzlarını oturtabilmişler.
obscura gerçekten genel olarak metal adına önemi kolay kolay anlatılabilecek türden bir şey değil. ulcerate, deathspell omega, portal ve sayısız diğer grubun varlığını bu albüme borçluyuz da denebilir. 1 saat boyunca yerinde duramayan, uyumsuz notalarla insanı tokatlayan çok ilginç ve kaotik bir albüm. yapımında dmitri shostakovich gibi klasik müzik sanatçılarından ve biraz da doğu müziğinden ilham almışlar. sindirmesi biraz zor ama gerçekten neden bu kadar saygı duyulan bir iş olduğunu anlamak zor değil.

diskografileri şu şekilde:

considered dead (1991)
the erosion of sanity (1993)
obscura (1998)
from wisdom to hate (2001)
colored sands (2013)
pleiades" dust (2016) (ep)
devamını gör...

şirin bakkal
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

az da bilinse h. g. wells, atatürk'ün sevdiği yazarlardandır.
the time machine, the ınvisible man, the war of the worlds, the ısland of doctor moreau gibi bilim kurgu eserleri ile tanınsa da aslında edebiyatın bir çok alanında eser vermiştir.
bu eserlerden "outline of history" isimli kitabı nutukta atıf alan tek yabancı eserdir.
atatürk bu kitaptan öyle etkilenmiştir ki kitabı "cihan tarihinin umumi hatları" ismi ile türkçe olarak bastırtır ve daha sonrasında bu kitaptan esinlenerek "türk tarihinin umumi hatları" bir kitap hazırlanarak basılır.
devamını gör...

tarkan filminde "+babanı kim öldürdü kurt?
-hav hav
+hain kostok!" diye bir replik yok.

ayrıca: (bkz: hugo'da küfreden çocuk)
devamını gör...

saygi gormek için buna hak kazanmak onemlidir,herkes saygıyı hak etmez diyoruz lakin tanımadığımız birine de saygımı kazanacak bir şey yapmadı diye kalkıp pide kuyruğunda önüne geçmemize gerek yok bence hani
devamını gör...

ezan okunmasina 1 saniye kala son bir kez daha su içmek,evet çok heyacanlı oluyo.
devamını gör...

telefondayken alttaki buton kısmı yukarı zıplayıp duruyor. imdat ya yeminle sinir krizleri geçirecem artık kaç gündür. buna bi çare yokmudur sayın hekimler? bir el atsanızda üzülmesek artık. en heyecanlı yerinde reklam giren dizi gibi...
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

ayçiçek yağı.
devamını gör...

"hadi mare çikolata çikita çiki çiki çikita" diye bir şarkı vardı; dinlerken içimde o şarkının çaldığı radyo yayını. bazen şarkı slow ama güzel bir hal alıyor ama genelde hareketli ve ritmik çalıyor. 1 saat çalsa dinlerim ben bu şarkıyı. dinliyorum zaten. sevgiler...
devamını gör...

dilek türkan'ın da çok güzel söylediği şarkıdır.
devamını gör...

sadece kapağından ve isminden içeriğini tahmin ederek uzak durduğum ve yorumları okuduğumda da ne kadar isabetli bir karar verdiğimi anladığım kitap. yani bilemiyorum, böyle bir kitabın içinden okuyucuyu ters köşe yapacak bir şeylerin çıkması ihtimali o kadar az ki, bunu anlamamak için hiç kitap okumamış ya da daha dün doğmuş olmak falan gerek sanırım.

çok güzel kitaplar, çok başarılı yazarlar var. mümkünse insanlar onlara yönelmeli diye düşünüyorum. "şöyle hafif bir şeyler okuyayım da eğlenceli vakit geçireyim..." diye okumak istiyorsanız o zaman da mesela muzaffer izgü kitaplarına falan göz atın derim.

size gerçekten bir şeyler katacak kitaplar değerlidir. ha diyorsanız ki ben bu kitaptan bile sonuç/ders çıkarır kendime bir şeyler katarım, o zaman başka.

son olarak, bunlar sürekli okuyan bir insanın naçizane tavsiyeleri. uyup uymamak tabii ki herkesin kendi kararı. sadece vakit kadar değerli bir şeyi harcayabileceğiniz çok daha iyi yerler varken daha azıyla yetinmeyin diyorum ve susuyorum.
devamını gör...

alırken yayınevine kesinlikle bakın. özellikle çevirisi kötü, baskısı kalitesiz olanlardan uzak durun. örneğin çok güzel bir kitap okuyorduk ama hem baskı kötü hem yazılar karınca duası gibi okuyamıyorsunuz kitap elinzide kalacak diye.
devamını gör...

özenilecek bir şey olduğunu düşünmüyorum. aile bazen çok şeydir bazen de çok şeyin sebebi.
devamını gör...

kesinlikle gelmesin; zira kötüye kullanan çok olur, bazılarının eksi almaya takıntısı olur, bu da ters etki yapar, yazmayı köreltebilir.
devamını gör...

yazar bu başlıkta ne demek istemiştir? sevgili mod. tanım yok diyeceksin ama anlamadım ki tanımlayayım.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim