minnacık bebeğin eline tablet vermemektir. her yönden çocuğuna iyi bir örnek olmaktır. mutlu, huzurlu ve sevgi dolu bir aile ortamı sunmaktır.
çocukta görülen davranışlar ebeveynlerden örnek aldığı davranışlardır. ebeveynlerin her davranışı çocukta etki bırakır.
çevresel faktör etkisi tabi ki olabilir. ancak, çevreye karşı yapacağı doğru yanlış her davranışta ve kararda yine ebeveynin rolü vardır.
çocuklar ciddi sorular sorarlar ve ciddi cevaplar beklerler. soruyu geçiştirirsen iletişimini kaybedersin, çocuk da o soruyu başkalarına sorup yanlış cevaplar alabilir.
çocuğa başına ne gelirse gelsin onu hep seveceğini, hep yanında olacağını söylemek gerekir.
çocuk sevgi ile büyür. onu cesaretlendirmek, hevesini kırmamak gerek. çocuk özgüvenini kaybederse fikrini söylemeye çekinir. kendini ifade edemediği için hayat boyu başarısız olur.
sözlükte bile "ya eleştiri gelirse" diye yazamaz. karşı cinsten birini sevse bile ona açılamaz.
çocuğun yeteneklerini keşfedin ve üzerinde çalışıp geliştirin. onu bir birey olarak yetiştirin.
güzel sevmesini öğretin. vicdanlı olmasını öğretin. sevgiyi bilen çocuk kimseye zarar vermez. kendi ayakları üzerinde durmayı öğrettiğiniz vakit hayat boyu rahat eder.
iyi bir eğitim okuldan önce anne babada başlar. öğretmenler "6 yaş çocuk eğitmek için çok geç, ailesi hiç eğitmemiş ki ben nasıl eğiteyim" derler.
siz çocuklarınızı prens/prenses diye büyütüyorsunuz, sonra da gerçek sanıyorlar. çocuğa kendinden başkalarına nasıl davranacağını öğretmek ebeveynlerin görevidir.
bir hayvana nasıl yaklaşılacağı ya da bir çiçek koparılmadan nasıl doğa sevgisi aşılanacağı çocuğun ileride karakterini etkileyecek etmenlerdir.
dolayısıyla canlılarla kurduğu ilişkiyi anne-baba olarak baştan şekillendirmek en doğru yoldur.
hatalı çocuk yoktur hatalı ana ve baba vardır.
devamını gör...

tomboy sözcüğü, anlam olarak "erkeksi giyim ve davranışlara sahip kadın veya kız" demek. moda akımı olarak da, erkeksi giysiler giyen kadınları ifade ediyor. bir yandan giyim kuşam ile erkeksi bir hava verirken, kırmızı ruj ve göz makyajı ile de bir yandan dişi bir hava da katılıyor. erkek giysisi içinde dişilik kendini öne çıkarıyor.
devamını gör...

never try to reach,never try o reach,your eden..live versiyonunu kaç kere dinledim bilmiyorum.sözleri,melodisi o kadar güzel ki o kadar anlamlı ki.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

sınavların, ödevlerin, sunumların, akraba ziyaretlerinin üst üste geldiği bu dönemde çok da doğru tespit yapmış olan testtir.
uzun süredir taşıdığınız sorumluluklarla başa çıkmakta zorlanıyorsunuz. her şeye rağmen dikkatli davranmaya ve çevrenizi kendinizden daha çok önemsemeye alışkın hale gelmişsiniz. aileniz ve arkadaşlarınız, her şeyle başa çıkabileceğinizi düşünüyor. ancak siz neredeyse sınırdasınız. bencillik, böyle durumlarda ilaç gibi gelebiliyor.
devamını gör...

kimse de dememiş dirsekler diye. karşı tarafı beğenmek için dirsek önemli oysa ki.*
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

bakın aklıma ne geldi.
biz bu hakimlerin ne giyeceğini falan tartışıyoruz ya, en iyisi biz bu hakimleri duruşmaya çıkmadan önce mumyalayalım tutankhamun gibi görevlerini öyle icra etsinler.

mevzuyu giysiye indirgerseniz işin içinden çıkamazsınız.
zaten işin içinden çıkamazsınız ya neyse!
devamını gör...

temizlik ürünleri.
t:haddinden fazla pahalı olan ürünlerin bahsedildiği başlık.
devamını gör...

(bkz: armadillo) sanarsın düşman birliklerinin içinden geçecek kuvvet
devamını gör...

sabah her şeyin değişebilme ihtimali var. sonuna kadar yürümek gerek..
devamını gör...

hayatımda kötü kalpli dediğim, dizilerde, filmlerde karşılaşılacak türden salt kötülükten beslenen 1 tam 1 de yarım insan tanıdım. 32 senede 1.5 insan. baya az. kötülüğü anlamlandırmayı daha doğrusu insanları anlamlandırmayı, sebeplendirmeyi, netice itibariyle de affetmeyi doğru kabul eden biri olduğum için bu kadar az olabilir sayısı bilemiyorum. düşündüm de bunu ama bir şekilde hep kapatmışım galiba defterleri dolayısıyla artmadı bu sayı. neyse. 1.5 yine de iyi bir sayı.

kötülük, kötü kalpli biri olmak çok ilginç bir şey. yanından geçen lüks arabanın içindeki akranı hemcinsini kıskanıp "abi anlamıyorum, ben de çalışıyorum, bunlar bu parayı nereden buluyor ya, işallah kaza yapar" demek mesela, bunun açıklaması, anlamlandırması, sebeplendirmesi yok. varsa da formülü bende yok. pasaport kontrol sırasında, ikimiz başka sıralara girelim hangimizinki önce gelirse diğeri onun yanına gelir... inanılmaz. 2.5 dakika fazla beklesen ne olur acaba? iş arkadaşının ayağını kaydırmak için kritik bir konuda bilgi saklamak, onu hataya yönlendirmek için yalan söylemek ve üstelik bunu amaçsız yapmak. son kertede eline geçecek bir şey olsa belki bir küçük sebep bulacağım, ama yok. gerçekten yok.

zaten konu bu. hepimiz kusurlu yaratıklarız. binlerce şey yaşayıp, milyonlarca farklı kırılımla, milyarlarca farklı hayat yaşıyoruz. kaç insan varsa o kadar hayat işte. biricik. birbirimizi anlamamız da bu yüzden bu kadar zor oluyor. hele de birbirimizin kusurlarını. aslında hiçbirimiz birbirimizle tam örtüşmüyoruz. örtüşmeli miyiz gerçi, bilmiyorum da. çok anlamı olmazdı gibime geliyor bu hiçliğin o versiyonda. belirtmeden geçmeyeyim; çok emin değilim bundan. yaşanmamış şeylerin simülasyonlarını hatalı kabul etmek gerek. gerçekleşmemiş tüm versiyonlar fantezidir günün sonunda. ama yine de uğraşıyoruz istemsizce insanları "anlamayı". ben çok zorlanıyorum açıkçası bir sebep bulamadığımda veya sorularıma tatminkar cevaplar alamadığımda. isyan edesim geliyor. iki ihtimalden birine doğru evriliyor duygularım istemsizce.

1- ben salağım.
2- bir insan nasıl bu kadar anlamsız olabilir?

iki olasılık da beni eşit düzeyde rahatsız hissettiriyor.

kolay manipüle edilebilen biriyim ben. hayatımdaki insanlar benden bir şey istediğinde hayır demekte çok çok zorlanıyorum. bunu uzun zaman önce keşfettim. bunla çok savaştım. bunu değiştirmek için çok çaba sarf ettim. geçmişten gelen travmalar. sorumluluk almaya itilen bir çocuk. çok erken, baya erken birey olmaya başlamış, sistemi kendisi için epey erken bir döneminde olduğundan bir parça da hatalı kurgulamış bir küçük insan yavrusu. sorumluluk almayı, kendisinden istenen her şeyi kendisini zora sokmak pahasına kabul etmek zanneden. bazen isteneni yapıp mutlu olan bazen yapamayıp bundan deliler gibi zarar gören. istenenin ne olduğundan, gerekliliğinden, haklılığından bağımsız. hatta bazen istenmediği halde inisiyatif alan. yardımcı olacağım diye insanları kıran, inciten... evet dönüşüm hikayelerim vardır, kendimi, kabullerimi yeniden yapılandırmayı, bir şekilde yeni doğrularımla barışmayı becerebilen biriyim herkes kadar ama kemikleşmiş özelliklerimle de dövüşmemeyi öğrenecek kadar okuma yaptım psikolojiyle ilgili. hal böyle olunca da dedim ki madem ben kendimi kendimden koruyamıyorum hayatıma dahil edeceğim insanları kontrol edeyim. iyi insanlar dahil edeyim bu hikayeye. tünelin ucu bombok bir yere çıkacak yoksa. işte tam bu yüzden kötü insanlardan çok korkuyorum. bir şekilde girdiler mi hayatıma, onlar tarafından manipüle edileceğim konular ve olayların sınırları yok çünkü. deneyimledim. cidden yok.

şimdi ben bunları neden anlattım? çünkü kişinin kendine de kendine değen insanlara da ara ara hatırlatmalar yapması gerektiğine inanıyorum. ben şimdi 19 gün falan bana değen bir hikayeyi düşüneceğim. içinde olmadığım ama hissettiğim bir hikayeyi. kahramanları iyi olsun diye düşüneceğim. bu hikayenin pozitif çıktıları olsun diye umacağım. o yüzden düşünüyorum. o yüzden yazıyorum. o yüzden hatırlatıyorum. her şeyden önce insanların, bildiklerini uyguladığından emin olmak için sağlama yapması gerektiğini biliyorum. bu o kadar kolay bir şey değil. bilgi tek başına anlamlı değil. uygulamak, uygulamaya zorlamak, bu uğurda zorlanmayı göze almak lazım.
devamını gör...

rivayete göre evliya çelebi bir sabah kalktığında ''şefaat ya resulallah'' diyeceğine ''seyahat ya resulallah'' demiştir. bunu bir işarret olarak algılayan evliya çelebi, kıta kıta, şehir şehir gezmiş ve o meşhur eseri ''seyahatname''yi yazmıştır.

bu cümle de dediğimiz gibi evliya çelebinin dilinin sürçmesi ile oluşmuş bir cümledir.
devamını gör...

aklmızda kalanları yazma köşemiz ben başlıyorum.
covid-19 aşısının halkımıza ücretsiz vurulmasını öneren önerge akp ve mhp oylarıyla reddedildi.
devamını gör...

hâlen kendi iktidarında bile mağdur edebiyatı yapan siyasal islamcı tavrı, gidin az ötede zırlayın!
devamını gör...

ha yırttık ha yırtacağız derken ortaya çıkıp tamam tamam sakin ben halledeceğim diye ortamı yumuşatacak yazarımızdır.. bu ulvi görevi yerine getireceğine eminim hadi çık bir yerden ve tamam bu sefer yırttık de artık.
devamını gör...

“bir hadise var, kimse bilmiyor
olmuyor bende, deprem olmuyor.”
devamını gör...

uzun zamandır kullanmıyorum, çünkü eskidikçe çıkardığı havlar, midemi bulandırıyor. mikrofiber bezleri daha başarılı bulup onlara terfi ettim. çamaşır suyu + sarı bez ikilisi yerine mikrofiber bez + asperox sarı güç kullanıyorum. tavsiye ederim.
devamını gör...

başka bir canlının yaşamasına izin vermeyenlerdir. psikolojik ya da fiziksel olarak birinin yaşamını engelleyenlerin tek bir nefes almaya bile hakkı olmamalı bence, nefret etmeliler aldıkları nefesten.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

çok ağlarsan ve çabuk sinirlenirsen.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim