eşek
anavatanı afrika olan, atgiller familyasından memeli bir hayvan. yapı olarak ata benzer. boy olarak attan daha küçüktür. ama kafası atın kafasından büyük, kulakları da uzundur. yaşam süresi en fazla 30 yıl kadardır. dişi at ile erkek eşek çiftleştiğinde katır dediğimiz hayvan doğar. dişi eşek ile erkek atın çiftleşmesinden doğan hayvana da bardo denir. eşeğin yavrusuna da sıpa denir. eşeğin türleri de vardır. bunları kıbrıs eşeği, nübye eşeği, somali eşeği, boz eşek, habeş eşeği, cezayir eşeği diye sayabiliriz. dayanıklılığı fazla ve aza kanaat eden bir hayvan olduğu için evlerde, çiftliklerde hizmet hayvanı olarak kullanılmıştır. yük ve insan da taşır.
bizde, o badem gibi gözlerinin dışında nedense sevilmeyen bir hayvandır. en okkalı küfürleri onun üzerinden ederiz. hakaret etmek istediğimizde onun adıyla başlarız. biri bizi hesaba almadığı zaman " biz burada eşekçi başı mıyız?" deriz. birinin akıl noksanlığına işaret ederken eşek kafalı deriz. kızdığımız kişinin kalıbını kast ederek eşek kadar adamsın diye tepki gösteririz. hatta ismini kullanmak istemeyiz, yeri gelir merkep deriz, yeri gelir karakaçan diye bahsederiz.
bizde, o badem gibi gözlerinin dışında nedense sevilmeyen bir hayvandır. en okkalı küfürleri onun üzerinden ederiz. hakaret etmek istediğimizde onun adıyla başlarız. biri bizi hesaba almadığı zaman " biz burada eşekçi başı mıyız?" deriz. birinin akıl noksanlığına işaret ederken eşek kafalı deriz. kızdığımız kişinin kalıbını kast ederek eşek kadar adamsın diye tepki gösteririz. hatta ismini kullanmak istemeyiz, yeri gelir merkep deriz, yeri gelir karakaçan diye bahsederiz.
devamını gör...
sözlük radyosu kaçak yayınları
canım sıkıldı, boşluk buldum, buradayım. çocuk korosunu da aldım arkama, yani sanırım. yani umarım, gelirler. smiley vardı buralarda biyerlerde.
22:00 gibi burada olabilirim, olabiliriz, olalım.
22:00 gibi burada olabilirim, olabiliriz, olalım.
devamını gör...
mastürbasyon
kolay ve hızlı yoldan dopamin salgılayıp geçici mutluluk ve tatmin sağlama yöntemi.
devamını gör...
yazarların tc kimlik numaraları
devamını gör...
sözlük yazarlarının gittikleri ilk yabancı ülke
ingiltere.
uçak penceresinden baktığımda bu kadar ağacın, parkın, bahçenin bir şehirde nasıl olabileceğine inanamamıştım.oysa atatürk hava limanından kalkarken görebildiğim sadece betonların arasına sıkışıp kalmış biraz yeşillikti.
bir iş gezisi dolasıyla leicester ve londra’ya kısa bir ziyaret yapmış, mumya müzesini de dolaşma imkanım olmuştu.
aylardan kasımdı, gri bulutlu bir hava hakimdi.
uçak penceresinden baktığımda bu kadar ağacın, parkın, bahçenin bir şehirde nasıl olabileceğine inanamamıştım.oysa atatürk hava limanından kalkarken görebildiğim sadece betonların arasına sıkışıp kalmış biraz yeşillikti.
bir iş gezisi dolasıyla leicester ve londra’ya kısa bir ziyaret yapmış, mumya müzesini de dolaşma imkanım olmuştu.
aylardan kasımdı, gri bulutlu bir hava hakimdi.
devamını gör...
ekşi sözlük'ten gelen yazarlar
benim de içlerinde bulunduğum yazar kitlesidir. uzun zamandır sadece okuyor ve içimden dua ediyorum, ekşinin ergenleri gelip burayı bozmasın diye.
temennim yeni sözlüğe sahip çıkıp bozmamalarıdır.
temennim yeni sözlüğe sahip çıkıp bozmamalarıdır.
devamını gör...
bir esnaf yalanı
kadın ayakkabısı satan erkek bir satıcının "çok rahattır onlar" cümlesine "giydiniz mi?" diye karşılık vermiştim. bence bana yalan falan söylemesinler. canım sıkılıyor öyle oldu mu.
not: denemiştim ve hiç rahat değildi.
not: denemiştim ve hiç rahat değildi.
devamını gör...
toplumsal işbölümü
emile durkheim kitabıdır. bu kitabında, küçük ölçekli toplumları, endüstrileşmiş toplumlar ile karşılaştırır.
devamını gör...
kendini geliştirmek adına okunabilecek kitaplar
kendinizi hangi konuda geliştirmek isteyeceğinize göre değişen durumdur.
ben naçizane halil inalcık bütün eserleri diyerek öneride bulunmak istiyorum.
bu kadar değerli bir insanı kendi dilimizde okumak çok keyifli.
ayrıca iknanın psikolojisi adlı kitap herkesin okuması elzem olan bir eserdir.
ben naçizane halil inalcık bütün eserleri diyerek öneride bulunmak istiyorum.
bu kadar değerli bir insanı kendi dilimizde okumak çok keyifli.
ayrıca iknanın psikolojisi adlı kitap herkesin okuması elzem olan bir eserdir.
devamını gör...
misc radyo yayını
biraz cenk hepimize iyi gelecek. bu zamanlarda... slogan gibi oldu ama değil, bana güvenin. sıfır şaka. cenk iyidir. cenk her zaman iyi gelir.
akşam olsun. at bavuluna götür bizi. arka bahçen de muazzam güzellikte zaten...
akşam olsun. at bavuluna götür bizi. arka bahçen de muazzam güzellikte zaten...
devamını gör...
yazarların olmak istediği hayvan
panda olmayı çok isterdim. canları sıkılınca yuvarlanıp duruyorlar. günün on saatlik zaman diliminde uyurken kalan vakitte de ya yiyecek arıyor ya da o çok sevdikleri bambularını kemiriyorlar. işte aradığım hayat..
devamını gör...
ekonomi çok iyi
sahibinin sesinden "egonomi coh eyi" dir.
devamını gör...
avarlar
merhabalar sevgili yazarlar.
şimdi yazacağım şeylerin bazıları belki üstteki arkadaşlarım tarafından yazılmış olabilir lakin ben bu tanımımda özellikle benim gibi yükseköğretim kurumları sınavı'na girecek olan arkadaşlarıma yönelik, fazla detay içermeyen bilgiler paylaşmak istiyorum. bilgileri çeşitli kaynaklardan topladığım için kaynak olarak ''tarih notlarım'' yazacağım.
asya kıtası'nda orta asya çevresinde; avrupa kıtası'nda ise büyük macaristan ovası olarak bilinen bölgede devlet kurmuş olan avarlar, çinliler tarafından juan-juan olarak bilinirler.
avarlar, hem asya kıtasında hem de avrupa kıtasında devlet kurmuşlardır.
4. yüzyılın sonlarına doğru orta asya'da bir devlet kurmuşlar ancak bu devlet 552 yılında göktürkler tarafından yıkılmıştır.
devletleri yıkılan avarlar'ın büyük bir kısmı batıya göç etmişler ve karadeniz'in kuzeyinden orta avrupa'ya gelmişler ve burada ''büyük macaristan ovası'' olarak bilinen bölgede devlet kurmuşlardır. iki kıtada devlet kurma mevzusu budur.
avrupa kıtası'nda kurdukları devlet de frank saldırıları sonucunda yıkılmıştır.
üzengiyi avrupa kıtasına taşıyan türk devletidir.
istanbul'u ilk kez kuşatan türk devleti olan avarlar, toplamda iki kez istanbul'u kuşatmışlardır ancak bu kuşatmalarında başarılı olamamışlardır.
hristiyan olan ilk türk devleti avarlardır.
rusları ve slavları teşkilatlanma ve ordu alanlarında etkilemişlerdir.
şimdi yazacağım şeylerin bazıları belki üstteki arkadaşlarım tarafından yazılmış olabilir lakin ben bu tanımımda özellikle benim gibi yükseköğretim kurumları sınavı'na girecek olan arkadaşlarıma yönelik, fazla detay içermeyen bilgiler paylaşmak istiyorum. bilgileri çeşitli kaynaklardan topladığım için kaynak olarak ''tarih notlarım'' yazacağım.
asya kıtası'nda orta asya çevresinde; avrupa kıtası'nda ise büyük macaristan ovası olarak bilinen bölgede devlet kurmuş olan avarlar, çinliler tarafından juan-juan olarak bilinirler.
avarlar, hem asya kıtasında hem de avrupa kıtasında devlet kurmuşlardır.
4. yüzyılın sonlarına doğru orta asya'da bir devlet kurmuşlar ancak bu devlet 552 yılında göktürkler tarafından yıkılmıştır.
devletleri yıkılan avarlar'ın büyük bir kısmı batıya göç etmişler ve karadeniz'in kuzeyinden orta avrupa'ya gelmişler ve burada ''büyük macaristan ovası'' olarak bilinen bölgede devlet kurmuşlardır. iki kıtada devlet kurma mevzusu budur.
avrupa kıtası'nda kurdukları devlet de frank saldırıları sonucunda yıkılmıştır.
üzengiyi avrupa kıtasına taşıyan türk devletidir.
istanbul'u ilk kez kuşatan türk devleti olan avarlar, toplamda iki kez istanbul'u kuşatmışlardır ancak bu kuşatmalarında başarılı olamamışlardır.
hristiyan olan ilk türk devleti avarlardır.
rusları ve slavları teşkilatlanma ve ordu alanlarında etkilemişlerdir.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının nicklerinin hikayesi
eski mahlasımın hikayesi en sevdiğim yemek olmasıydı ve o mahlasımı da çok çok severdim, sütlü tarhana çorbası, bebeğim, seni çok da özleyeceğim ancak benim için daha anlamlı olacak bir mahlasım olsun, biraz da hayatımda üzerine gittiğim değişimlerden biri de bu olsun istedim, birkaç gün sosyal medya detoxumu yaptım, üzerine güzelce düşünüp geri geldim. şimdi de size nereden çıktı şu claranın sandalyesi onu anlatayım.
beni az çok tanıyan herkes benim heidi’ye kelimenin tek anlamıyla aşık olduğumu bilir. her okuduğumda ve izlediğimde ayrı anlamlar çıkartırım bu güzel yapıttan. son izleyişimde de öncekilerde olduğunun aksine heidi’nin perspektifinden * kopup clara’ya odaklandım, belki de artık kendime onu daha yakın gördüğüm içindir. nedenini açıklayayım. clara nasıl tekerlekli sandalyesine hapsolduysa ben de yaşadıklarıma hapsoldum, ilk başlarda berbat hayatımı bahane edip gerçekten tanımak istemeyeceğiniz bir versiyonum ortaya çıktı; sonrasında suçu kendisine atan, kendine eziyet eden, aç bırakan, acı çektiren versiyonuma sıra geldi, ağlamaktan başı zonkladı, her aynaya baktığında kendine hakaret etti, mutfak zeminine oturup kendi kendini intihar etmemeye ikna etmeye çalıştı ve o zeminde kendini bıraktı; ondan sonra iyileşmeye çalışan versiyonum çıktı ortaya ki o dönemler benim için daha rahattı, kendi kendime eziyet etmeyi bırakabilmem halen en büyük gurur kaynaklarımdan biridir. o halimin de çok hataları oldu tabii, yeteri kadar iyi bir insan olamamıştı hala, kendini tamamen boşverdi, özgüvensiz özgüvensiz dolaştı etrafta. öyle böyle şu anki halime vardım, şu anki halimi size nasıl anlatayım, hapis hayatı gibi, kafese konulmuş bir kuşum adeta. çevremin etkisi bunda çok büyük ancak oturup düşünmeye başladım, tek çevrem mi benim kafesim, yoksa kendi kendime de gol atıyor muyum ben?
yine heidi’mi izlerken, mahlasımın atası sahne geldi karşıma.
bilmeyenler için clara yürüyemeyen bir kız, çok zengin bir ailenin çocuğu ve evinde hapis gibi hayat yaşıyor. evet, aynen benim gibi, dört duvar arasına kısılıp kalmış bir karakter. yürüyemeyeceğine hem o, hem çevresi emin, yürüyebilsem neler olurdu diye bile düşünmemiş bir clara çizin gözünüzde, evet o benim. bacaklarım tutuyor ama bacakların tutmaması durumunu bir varoluşsal kriz olarak da düşünebilirsiniz, bir şeyi yapamayacağınıza kendinizi inandırırsınız ya, o şey gibi düşünebilirsiniz, psikolojik problem olarak da düşünebilirsiniz. clara, bir süre alp’lerde kalınca güçlenip yürüme antrenmanları yapabilecek hale geliyor ki bu da iyileşme süreci olarak görülebilir. clara, çabalarıyla kendi ayakları üzerinde durabilir hale geliyor, mecazen demiyorum, ve minik adımlar da atabiliyor ama yoruluyor ve pes etmek istiyor. evde otururken depoda duran tekerlekli sandalyesini ne kadar çok istediğini fark ediyor ki bu da biz insanların güvenli yerleri * olarak yorumlanabilir. sonrasında clara yürüyerek, evet, evden depoya kadar yürüyerek tekerlekli sandalyesine ulaşıyor, bir daha yürümeye ihtiyacı olmadığı için çok mutlu oluyor, rahatlıyor ve dışarı çıkartmak * için itiyor, ve sonrasında da olan oluyor. tekerlekli sandalyesi alp dağlarından aşağı yuvarlanıp paramparça oluyor. sonrasında da clara bağımlı olduğu o sandalyeden kurtulmasıyla ve düzenli çalışmayla normal insanlar gibi yürüyebilir oluyor. ben de artık beni bağlayan tekerlekli sandalyemi itmek istiyorum, kendi ayaklarım üstünde durmak, özgür olabilmek istiyorum. bunu unutmamak için bu mahlası seçtim. umarım ben de kafesimden kurtulabilirim. bana şans dileyin. zamanını ayırıp bu tanımımı okuyan herkese de ayrıca teşekkür ederim. herkese iyi geceler.
beni az çok tanıyan herkes benim heidi’ye kelimenin tek anlamıyla aşık olduğumu bilir. her okuduğumda ve izlediğimde ayrı anlamlar çıkartırım bu güzel yapıttan. son izleyişimde de öncekilerde olduğunun aksine heidi’nin perspektifinden * kopup clara’ya odaklandım, belki de artık kendime onu daha yakın gördüğüm içindir. nedenini açıklayayım. clara nasıl tekerlekli sandalyesine hapsolduysa ben de yaşadıklarıma hapsoldum, ilk başlarda berbat hayatımı bahane edip gerçekten tanımak istemeyeceğiniz bir versiyonum ortaya çıktı; sonrasında suçu kendisine atan, kendine eziyet eden, aç bırakan, acı çektiren versiyonuma sıra geldi, ağlamaktan başı zonkladı, her aynaya baktığında kendine hakaret etti, mutfak zeminine oturup kendi kendini intihar etmemeye ikna etmeye çalıştı ve o zeminde kendini bıraktı; ondan sonra iyileşmeye çalışan versiyonum çıktı ortaya ki o dönemler benim için daha rahattı, kendi kendime eziyet etmeyi bırakabilmem halen en büyük gurur kaynaklarımdan biridir. o halimin de çok hataları oldu tabii, yeteri kadar iyi bir insan olamamıştı hala, kendini tamamen boşverdi, özgüvensiz özgüvensiz dolaştı etrafta. öyle böyle şu anki halime vardım, şu anki halimi size nasıl anlatayım, hapis hayatı gibi, kafese konulmuş bir kuşum adeta. çevremin etkisi bunda çok büyük ancak oturup düşünmeye başladım, tek çevrem mi benim kafesim, yoksa kendi kendime de gol atıyor muyum ben?
yine heidi’mi izlerken, mahlasımın atası sahne geldi karşıma.
bilmeyenler için clara yürüyemeyen bir kız, çok zengin bir ailenin çocuğu ve evinde hapis gibi hayat yaşıyor. evet, aynen benim gibi, dört duvar arasına kısılıp kalmış bir karakter. yürüyemeyeceğine hem o, hem çevresi emin, yürüyebilsem neler olurdu diye bile düşünmemiş bir clara çizin gözünüzde, evet o benim. bacaklarım tutuyor ama bacakların tutmaması durumunu bir varoluşsal kriz olarak da düşünebilirsiniz, bir şeyi yapamayacağınıza kendinizi inandırırsınız ya, o şey gibi düşünebilirsiniz, psikolojik problem olarak da düşünebilirsiniz. clara, bir süre alp’lerde kalınca güçlenip yürüme antrenmanları yapabilecek hale geliyor ki bu da iyileşme süreci olarak görülebilir. clara, çabalarıyla kendi ayakları üzerinde durabilir hale geliyor, mecazen demiyorum, ve minik adımlar da atabiliyor ama yoruluyor ve pes etmek istiyor. evde otururken depoda duran tekerlekli sandalyesini ne kadar çok istediğini fark ediyor ki bu da biz insanların güvenli yerleri * olarak yorumlanabilir. sonrasında clara yürüyerek, evet, evden depoya kadar yürüyerek tekerlekli sandalyesine ulaşıyor, bir daha yürümeye ihtiyacı olmadığı için çok mutlu oluyor, rahatlıyor ve dışarı çıkartmak * için itiyor, ve sonrasında da olan oluyor. tekerlekli sandalyesi alp dağlarından aşağı yuvarlanıp paramparça oluyor. sonrasında da clara bağımlı olduğu o sandalyeden kurtulmasıyla ve düzenli çalışmayla normal insanlar gibi yürüyebilir oluyor. ben de artık beni bağlayan tekerlekli sandalyemi itmek istiyorum, kendi ayaklarım üstünde durmak, özgür olabilmek istiyorum. bunu unutmamak için bu mahlası seçtim. umarım ben de kafesimden kurtulabilirim. bana şans dileyin. zamanını ayırıp bu tanımımı okuyan herkese de ayrıca teşekkür ederim. herkese iyi geceler.
devamını gör...
bazen acaba vegan mı olsam diye düşünmek
mesela veganlık bamya, bakla, patlıcan yemeyerek olsaydı keşke. o zaman ne kolay olurdu, ilk sıralara beni yazmalarını isterdim.
devamını gör...
yazarların yaşlarını tahmin etmek
fuzzy lee 30'dan yukarı benim yaşımdan aşağıdadır. *
devamını gör...
ilginç genel kültür bilgileri
domates aslında sebze değil, meyvedir.
devamını gör...
aleksandr çiçkin
rusya'daki ilk süt ve süt mağazalarının ve işletmesinin sahibi olan rus girişimcidir.
devamını gör...
makyajını sil tecavüzden kurtul
hele hele gene gelmiş okumadan yazarımcılar. ilk tanımın önemini anlatan methiyeler mi düzsün insanlar ya? bi okuyun zor değil tek cümle yazmış zaten.
ironi falan değil, önerme de değil. ne olduğunu da yazmıyorum. zahmet olacak ama okuyun öyle yazın bre sabırçalanlar.
ironi falan değil, önerme de değil. ne olduğunu da yazmıyorum. zahmet olacak ama okuyun öyle yazın bre sabırçalanlar.
devamını gör...
recep yazıcıoğlu
babamın bir zamanlar koruma polisi olduğu kaymakam/vali, ayrıca türkiye'nin en genç valisidir.
yoğun kış aylarında ulaşımın olanaksız olduğu ücra köylere yanında bir kamyonet ve bir kar küreyici ile gidip bir günün şafağından diğer günün şafağına kadar yardım kolileri taşırmış eliyle. (evet baya eliyle, kendisi, koruma polisi ve şoförü)
ha bir de eğin sıra gecelerini çok severmiş:)
babam tayin olduktan bir süre sonra kaymakamın vefat haberini almıştı. onu hiç o kadar üzgün görmemiştim.
yoğun kış aylarında ulaşımın olanaksız olduğu ücra köylere yanında bir kamyonet ve bir kar küreyici ile gidip bir günün şafağından diğer günün şafağına kadar yardım kolileri taşırmış eliyle. (evet baya eliyle, kendisi, koruma polisi ve şoförü)
ha bir de eğin sıra gecelerini çok severmiş:)
babam tayin olduktan bir süre sonra kaymakamın vefat haberini almıştı. onu hiç o kadar üzgün görmemiştim.
devamını gör...