halihazırda okuduğum kitap.filminin çıkıyor olması her ne kadar sevindirse de, film mi yoksa kitap mı, düşüncesinden çıkamıyorum ama sanırım izlerim.devamını okumayı da istiyorum,listemde yerini aldı.
devamını gör...

alman bilim adamı ve kuantum dünyasının baş mimarı.
devamını gör...

teorik fizikçi brian greene tarafından tanımlanan çoklu evren modellerinden biri.

bunu anlamak için şöyle bir örnek düşünebilirsiniz;
farz edin ki alışveriş yapmayı seven ölümsüz birisiniz. 500 tane pantolonunuz, 500 tane tişörtünüz ve 500 çift ayakkabınız var. sonsuz hayatınız boyunca, her gün bunları farklı şekilde kombinasyonlarla giydiğinizi farz edin. gün gelecek, tüm kombinasyonları mutlaka en az 1 kez giymiş olacaksınız ve o günden itibaren yapacağınız her kombinasyon, öncekilerin tekrarı olmaya başlayacak.

yani elinizde sınırlı sayıda "parçacık" ve sonsuz bir "evren" olsaydı, bu evrende oluşturacağınız, parçacıkların bir araya gelmesiyle ortaya çıkan her kombinasyon, yani her cisim, bir yerden sonra birbirinin tekrarı olurdu. sonuçta elinizde, sonsuz sayıda tekrar eden belirli sayıda evrenler olurdu.

kapitone dediğimiz şey normalde bir kumaş ve dikiş çeşididir:
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
görselin kaynağı

burada bahsi geçen evrenleri de, bu dikişteki yuvarlak düğmeler gibi düşünebilirsiniz. her bir düğme, bir evreni sembolize ediyor. evrenin tamamını göremediğimiz ve birçok şey bizim kozmik ufkumuzun ötesinde kaldığı için bu şekilde bir yapıya ilişkin herhangi bir gözlem yapma şansımız yok. bu evrenler arasında iletişim kurmak da pek mümkün değil. greene'e göre mümkün olabilecek tek iletişim, sadece herhangi 2 evrenin birbirine en yakın olan bölgelerinde mümkün olabilir.
devamını gör...

adını ingiliz fizikçi john henry poynting'den alan, bir elektrik alanına ait enerji akısının büyüklüğünü ve yönünü veren vektör.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

burada;
e, elektrik alanı
b, manyetik alan
μ0, vakumun (ya da uzay boşluğunun) manyetik geçirgenliğidir.
devamını gör...

meteorlar uzaydan dünya atmoferine girdiklerinde, genelde sürtünmenin etkisi ile tozlaşarak yok olurlar. ancak bazı kraterler bu sürtünme ile yok olmayacak boyutlarda olabilir. sahip olunan kinetik enerji öylesine büyüktür ki; çok büyük ısı ve şok dalgasına sebep olur.
bu etkiyi anlatmak için atom bombasının etkisi bile referans alınabilir. işte vredefort krateri'nin genişliğine ve derinliğine bakarak ''bir kaç atom bombasının aynı anda patlamasının yarattığı etki'' diye bir benzetme yapılır.
zira oluşan bu enerji, kayaların erimesine, camlaşmasına, byük parçaların sağa sola fırlayarak sağa sola saçılmasına neden olur.
vredefort krateri; tahminen 10 km'lik bir meteordu ve dünyaya düştüğünde 180 ila 300 genişliğinde ölçümler sağlandı, ancak krater 2 milyar önce düştüğünden, bu süre zarfında erozyon, ve aşınmalar nedeniyle tam genişliğini kimse bilmiyor.
2005 yılında, vredefort krateri , unesco dünya mirası alanları listesine girmiştir. yarrabubba kraterinden sonra dünya üzerinde bilinen en eski ikinci kraterdir .

aşağıda nasa'dan aldığım bir uydu görüntüsü mevcut. bu görüntüyle yarattığı etkinin büyüklüğünü anlayabilirsiniz.
dinazorları bu mu yok etti acaba?! tabi ki hayır; onun için (bkz: chicxulub krateri)

''
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel''

kaynak;
earthobservatory.nasa.gov/i...
tr.wikipedia.org/wiki/Vrede...
devamını gör...

bak ya hala gelmemiş... tamam, peki madem bunu sen istedin?
sayın yöneticimiz helios’tan bir istirhamım olacak. daddy gelmiyorsa kullanılabilir 15.000 bin filan karma puanı vardı, rica etsem onları benim hesabıma aktarabilir misiniz lütfen? boşa gitmesin yazık...
devamını gör...

hiç tanımadığı bir insanı o güzel duygulu sesiyle ağlatmış bir yazar arkadaşımız bengaripsengüzeldünyaumutlu ile dünyadan uzak programındaki madımak anma gecesi'nde seslendirdiği türküyle.
üzülmesin buna sakın. ağlamamız gerekiyor bu gece zaten. gönlümüz ağlıyor, gözümüzden süzülmüş yaşlar çok mu?

ağzına sağlık afillibirbey. var ol.
devamını gör...

bir gün yakın arkadaşımın evinde yemek yerken sofrada, babası arkadaşıma "sen ölü yatırımsın oğlum" demişti. herhalde küfretse o kadar bozulamazdı diye düşünüyorum.
devamını gör...

ilkokulda xoxo oynadığım arkadaşımı twitter’da bulmuş ve mesaj atmıştım.

“yıllar geçti sen belki unutmuşsundur ama ben senin ilkokul arkadaşın cözülemeyen sudoku, aranızdan ayrılıp başka ülkeye yerleşmiştim, müsaitsen konuşalım.”

o gün cevap gelmediği gibi üstüne bir de profilini kitledi. neden tırstı ki şimdi? ne dedim? altı üstü kendimi hatırlattım. ona zarar veririm mi sandı? bi şekilde profiline salça olurum diye mi düşündü nedir?

aylar sonra iki gün önce cevap verdi mesajıma: “selam sudoku, tabii ki hatırlıyorum seni. anca gördüm, istek kutusunun arasında kaynamış gitmiş mesajın, kusura bakma” dedi.

sonrasında bi smalltalk, ardından sessizlik, smalltalk şeklinde ilerledik. takipleşmek yok, eski günlerden sohbet etmek yok. anlayacağın, o eski arkadaşlık sevinci yok. xoxo oynamaksa, söz konusu dahi olamaz.
devamını gör...

gezegen üzerinde söylenmiş en güzel yorumunu paylaşıyorum. kalp problemleri olan dostlar klibi izlemesin.

bu kız ne zaman dans etmeye başlasa, çaresiz bir biçimde içimden ''ölürüm türkiyem'' diye bağırmak geçiyor. ama yapmıyorum.

devamını gör...

bugün 185 liralık kitap siparişi verdim. 7 tane deneme kitabına 185 lira ödedim. ayrıca sevgili apotemi gözünü seveyim şu ayt matematik denemelerini bi çıkar artık.
devamını gör...

ceylan ağıdı olarak da bilinen sözleri âşık kerem’e ait halk müziği eseri
birçok tarzda ve birçok sanatçı tarafından icra edilmiştir. zara, emel taşçıoğlu , selda bağcan , neşet ertaş , muharrem ertaş , hulusi gökmeşe , şükrüye tutkun , erdal erzincan vb.
senin favorin kim diyenler için burdan
ben enstrümantal tercih ederim diyenler için şurdan

sözleri :
kova kova indirdiler yazıya
tut ettiler algın* ala tazıya
iş başa düşünce bakma(z) kuzuya
kaç kuzulu ceylan kaç avcı geldi
avcılar elinden kaç kuzun kaldı

zalım avcı düşmüş gelir izine
al kanlar akıtmış iki dizine
mor sinekler konmuş ahu gözüne
kaç kuzulu ceylan kaç avcı geldi
avcılar elinden kaç kuzun kaldı
devamını gör...

halk tarafından bu yaşına kadar nasıl geldi acaba sorusuna sıkça maruz bırakılmış, ağzının tadını bilmiyo diye yadırganmış ve bolca ben sana bi yapıyım bak nasıl seversinlerle darlanan gariban insan tipi. örnek: çeyrek_müh
devamını gör...

cema süreyyanın şiiri geldi aklıma

sizin hiç babanız öldü mü?
benim bir kere öldü kör oldum
yıkadılar aldılar götürdüler
babamdan ummazdım bunu kör oldum
siz hiç hamama gittiniz mi?
ben gittim lambanın biri söndü
gözümün biri söndü kör oldum
tepede bir gökyüzü vardı yuvarlak
söylelemesine maviydi kör oldum
taşlara gelince hamam taşlarına
taşlar pırıl pırıldı ayna gibiydi
taşlarda yüzümün yarısını gördüm
bir şey gibiydi bir şey gibi kötü
yüzümden ummazdım bunu kör oldum
siz hiç sabunluyken ağladınız mı?
devamını gör...

365 günün 302 günü "emekliye zam müjdesi" veren gazete(!)nin yeni icraatı.

link

bu kadar çok zam alan emekli neden üzülecekmiş ki markete girerken?
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

oldukça zorlayıcı, kısıtlayıcı ve hayatı zindan eden durum.
ben bi şeylere tapmak istiyorum diyosunuz, kafanıza aziz nesin kitabı yiyorsunuz. aptal mısın damgası falan can sıkıcı. arkadaşlarınıza özenip zikir alemlerine katılmak istiyosunuz, reddediliyorsunuz, zorla stephen hawking videolarına maruz kalıyorsunuz. yaşamaya değer bi hayat değil bu.
korku dolu bi anda mabadınız tutuşuyo, dua edince geçeceğini biliyorsunuz ama.. olmuyor işte. dua da bilmiyosunuz çünkü..
devamını gör...

sözlüğe eklenmesi gereken özellik. en azından 1 senede 1 kere değişme hakkı verilse yeterli.
devamını gör...

tüplü dalış anlamına gelmektedir. çok uzun bir tarihi vardır. dünya üzerinde ilk dalışın mö 4500'lerde mezopotamya'da gerçekleştirildiğine dair kanıtlar bulunmuştur. hatta mö 330'larda büyük iskender, bilinen ilk tüplü dalışı gerçekleştirmiştir *. halihazırda dünya üzerinde 3,5 milyondan fazla dalgıç vardır.

*scuba: self contained underwater breathing apparatus
devamını gör...

tabii ki ister takar ister takmaz. bu, bireysel bir karardır. lakin dindar ailelerde bireysellik diye bir şey yoktur. çocuklar ebeveynlerin malı gibiyken kız çocukları tüm ailenin malı gibidir. çocuğun ayrı bir birey olduğunu, kendi kararları olabileceğini düşünmezler. düşünseler de kabul etmezler. yakın akrabalardan uzak akrabalara konu komşuya kadar herkes laf söyler, psikolojik baskı yapar hatta daha fazlasını ve kötüsünü yapar. zira din de; çocuğa ana-babasının sözünden çıkmamasını öf bile dememesini söylerken, dindar yetişmiş bir çocuğu ana-babaya cennet bileti olarak verir. cinsiyetleri itibariyle erkek çocukları her türlü daha avantajlı olduklarından pek şikayetçi olmazlar, hatta para-miras-evlilik, işlerine gelir. kız çocuklarında ise durum tam tersidir. küçüklükten itibaren sosyal öğrenme, özendirilme, dikte edilme gibi yöntemlerle hep aynı noktaya doğru sürülürler*. farklı tarafa yönelecek gibi olduklarında önleri çevrilir hemen. özellikle güçsüz bırakıldıkları halde mücadele etmeleri gereken çok şey vardır. olsun, kızlar akıllıdır. önünde sonunda istedikleri noktaya aşama aşama ulaşabilirler. elde ettiklerinin de kıymetini bilirler. diğerleri, pantolon giymek için bile mücadele etmesi gerekenleri anlayamaz.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim