normal sözlük 1. istanbul zirvesi
birbirlerini tanımayan 30 yaş üstü amcaların(!) ve teyzelerin(!) birlikte gayet güzel ve eğlenceli zaman geçirebildiklerini, varilden bozma bir mekan masasında ayakta dikilip, bir kunduz gibi kısık gözlerle 5-10 dakika uzaktan sessizce gözlemlediğim zirvedir.
işte tam da bu yüzden öncelikle bu zirveyi organize eden, yetmezmiş gibi bi’de “zuhal topal’le izdivaç” titizliğinde yaka kartları hazırlayan ekibe; sonralıkla da bu zirvenin tüm katılımcılarına teşekkür ediyorum.
yoldaş benjamin franklin bu kısım sana:
yapılmasını hayal ettiğim, “normal sözlük 1. yaş günü partisi”nde daha kalabalık bir katılım ile, sendikasıyla hareket edip tüm haklarını patrona kabul ettirmiş işçiler misali çılgınlar gibi halay çekeceğimiz günü pusuda bekliyor olacağım…
işte tam da bu yüzden öncelikle bu zirveyi organize eden, yetmezmiş gibi bi’de “zuhal topal’le izdivaç” titizliğinde yaka kartları hazırlayan ekibe; sonralıkla da bu zirvenin tüm katılımcılarına teşekkür ediyorum.
yoldaş benjamin franklin bu kısım sana:
yapılmasını hayal ettiğim, “normal sözlük 1. yaş günü partisi”nde daha kalabalık bir katılım ile, sendikasıyla hareket edip tüm haklarını patrona kabul ettirmiş işçiler misali çılgınlar gibi halay çekeceğimiz günü pusuda bekliyor olacağım…
devamını gör...
waris dirie
kadın sünneti ilkelliğini dünyaya ilk defa duyuran, isminin hakkını sonuna kadar veren somalili cesur aktivist. aynı zamanda model, yazar:
hizliresim.com/xSSilm
hizliresim.com/YFI16x
yerel bir isim olan varis, "çöl çiçeği" anlamına gelir. çölde açan bir çiçek kadar ışıltılı ve güzel olan model de, cehaletten, erkek egemen kültürden kaynaklı geleneklerin mahvettiği hayatlara çiçek açtırır.
küçük yaşında kadın sünnetine maruz kalan talihsiz waris, sonrasında 60 yaşında bir adamla evlendirilmek istenince çareyi ailesinden kaçmakta bulur. londra'daki akrabalarına sığınır. akrabaları somali'ye dönünce dil bilmediği bu şehirde zorluklar içinde yaşarken bir fotoğrafçı tarafından keşfedilir. bu olay, kaderini değiştirir. çocuklukta yaşadığı travmaların etkisinden kurtulamayan waris, başka çocukların da hayat boyu psikolojik ve bedensel anlamda izini taşıyacakları bu canice uygulamaya maruz kalmaması için, ününü de kullanarak kadın sünnetini dünyaya duyuran ilk insan olmayı başarır. amacı bu konuda farkındalık yaratmak, uluslararası kuruluşların dikkatini bu soruna çekmektir. başarılı da olur.
afrikalı kızların bu sistematik zulme maruz kalmamaları için birçok proje de yer alarak insanları bilinçlendirmeye çalışır. kadın sünneti ile mücadele için 2002 yılında viyana’da çöl çiçekleri vakfını kurarak hizmet vermeye başlar. 1997–2003 yılında birleşik milletler özel elçisi olarak kadın sünnetine karşı görev alır.
kendi hikayesini anlattığı "çöl çiçeği" adlı kitabının türkçe basımı mevcuttur. 2009 yılında aynı isimle hayat hikayesini anlatan bir film çekilmiştir. filmde kadın sünnetinin yıkıcı etkileri, bedene ve ruha verdiği zararlar tüm gerçekliğiyle anlatılır.
hizliresim.com/xSSilm
hizliresim.com/YFI16x
yerel bir isim olan varis, "çöl çiçeği" anlamına gelir. çölde açan bir çiçek kadar ışıltılı ve güzel olan model de, cehaletten, erkek egemen kültürden kaynaklı geleneklerin mahvettiği hayatlara çiçek açtırır.
küçük yaşında kadın sünnetine maruz kalan talihsiz waris, sonrasında 60 yaşında bir adamla evlendirilmek istenince çareyi ailesinden kaçmakta bulur. londra'daki akrabalarına sığınır. akrabaları somali'ye dönünce dil bilmediği bu şehirde zorluklar içinde yaşarken bir fotoğrafçı tarafından keşfedilir. bu olay, kaderini değiştirir. çocuklukta yaşadığı travmaların etkisinden kurtulamayan waris, başka çocukların da hayat boyu psikolojik ve bedensel anlamda izini taşıyacakları bu canice uygulamaya maruz kalmaması için, ününü de kullanarak kadın sünnetini dünyaya duyuran ilk insan olmayı başarır. amacı bu konuda farkındalık yaratmak, uluslararası kuruluşların dikkatini bu soruna çekmektir. başarılı da olur.
afrikalı kızların bu sistematik zulme maruz kalmamaları için birçok proje de yer alarak insanları bilinçlendirmeye çalışır. kadın sünneti ile mücadele için 2002 yılında viyana’da çöl çiçekleri vakfını kurarak hizmet vermeye başlar. 1997–2003 yılında birleşik milletler özel elçisi olarak kadın sünnetine karşı görev alır.
kendi hikayesini anlattığı "çöl çiçeği" adlı kitabının türkçe basımı mevcuttur. 2009 yılında aynı isimle hayat hikayesini anlatan bir film çekilmiştir. filmde kadın sünnetinin yıkıcı etkileri, bedene ve ruha verdiği zararlar tüm gerçekliğiyle anlatılır.
devamını gör...
kafa izninde
yakın zamanda -belki bugün- profilimde belirecek cümle.
her şey bir anda anlamsız gelecek diyor ya sezen aksu. işte ben de o dönemdeyim.
ahahhaha dün de twitter ünlüsü seçilmişim. şansa bak.
her şey bir anda anlamsız gelecek diyor ya sezen aksu. işte ben de o dönemdeyim.
ahahhaha dün de twitter ünlüsü seçilmişim. şansa bak.
devamını gör...
çaya şeker atmadan içen kişi
alıştıktan sonra hiç şekerli içilemeyen durum.
devamını gör...
bir başlığa tanım girmek ve konunun kapanması
doğru tespit.
bazen dakikalarca uğraşıp açtığım başlık, açıldığı gibi kalıyor. ilgi çekmiyor demek ki.
bazen dakikalarca uğraşıp açtığım başlık, açıldığı gibi kalıyor. ilgi çekmiyor demek ki.
devamını gör...
oğuz atay
aklımdan çıkmıyor...aklım çıkıyor ama o çıkmıyor.(oğuz atay)
devamını gör...
erkeklerin tahammül edilemeyen hareketleri
sahiplenme tribi. kadının bedenini kendisininmiş gibi sahiplenir. kadın cinayetlerinin altında yatan sebep.
devamını gör...
yabancı
''umut, koşup giderken bir sokağın köşesinde, daha kurşun havadayken vurulup ölmekti.''
devamını gör...
spotlight effect
sahne ışığı etkisi
insanın başka insanların kendisine gerçekte olduğundan daha fazla umursadığını, izlediğini düşünmesi. olumlu ya da olumsuz olabilir. mesela çok iyi bir iş yaptıktan sonra insanların size gıbta ile bakması yanılgısı. tam tersi ise yaptığınız her hatayı insanların kolayca fark etmesi yanılgısı. bunun nedeni insanın kendisine çok odaklanmasıdır. bu etkiyi yaşayan insanlar sürekli gözler benim üzerinde düşüncesiyle hareket eder. bu durum sosyal anksiyete yi tetikler. ne hissediyorsan ne düşünüyorsan sanki karşıdaki insanlarda aynısı düşünüyormuş yanılgısı. gerçek kimsenin böyle düşünüldüğü gibi umursamamasıdır. hayatın merkezi değilsindir. bu etki yanlış kararlar vermene ve hayatını berbat etmene neden olabilir. aklıma kendimle ilgili en belirgin örnek okul yıllarından geliyor. sırayla tahtaya şarkı söylemek için kaldırıldığımız zaman kısa sürelik nefes darlığı geçiriyordum sanki. oysa ki bende herkes gibi kalkmıştım. diğerlerine nasıl bakılıyorsa bana da öyle bakılmıştı. bende o esnada kimseyi birbirinden farklı görmemiştim. peki neden o kadar panik yapmıştım sorusu bu etkide gizli işte. hepimiz az buçuk bu etki altında kalmışızdır. özellikle toplum içinde köşeye sıkıştırılmış hissi verir. herkesten kaçmanıza sebep olur. bunun farkında olmaya çalışarak insanlara hata yaptığında bile bakmamaya çalışıyorum. hata yaptığınızda aptal olmuyorsunuz çünkü eğer öyle ise bu mantıkla herkes aptal oluyor. örneğin topluluk içinde bir tabak kırıyorsunuz hadi gerilimi arttırayım iş yerinin yemekhanesi olsun bu. o an şunu demelisiniz yapılan hatamı herkes fark etti ama kimsenin umurunda da değil. bunu unutup yemek yemeye devam edecekler çünkü onlar açlar ve biraz sonra işlerinin başına geçecekler. ayrıca hayatlarında hiç tabak kırmamışlar mı canım.*
insanın başka insanların kendisine gerçekte olduğundan daha fazla umursadığını, izlediğini düşünmesi. olumlu ya da olumsuz olabilir. mesela çok iyi bir iş yaptıktan sonra insanların size gıbta ile bakması yanılgısı. tam tersi ise yaptığınız her hatayı insanların kolayca fark etmesi yanılgısı. bunun nedeni insanın kendisine çok odaklanmasıdır. bu etkiyi yaşayan insanlar sürekli gözler benim üzerinde düşüncesiyle hareket eder. bu durum sosyal anksiyete yi tetikler. ne hissediyorsan ne düşünüyorsan sanki karşıdaki insanlarda aynısı düşünüyormuş yanılgısı. gerçek kimsenin böyle düşünüldüğü gibi umursamamasıdır. hayatın merkezi değilsindir. bu etki yanlış kararlar vermene ve hayatını berbat etmene neden olabilir. aklıma kendimle ilgili en belirgin örnek okul yıllarından geliyor. sırayla tahtaya şarkı söylemek için kaldırıldığımız zaman kısa sürelik nefes darlığı geçiriyordum sanki. oysa ki bende herkes gibi kalkmıştım. diğerlerine nasıl bakılıyorsa bana da öyle bakılmıştı. bende o esnada kimseyi birbirinden farklı görmemiştim. peki neden o kadar panik yapmıştım sorusu bu etkide gizli işte. hepimiz az buçuk bu etki altında kalmışızdır. özellikle toplum içinde köşeye sıkıştırılmış hissi verir. herkesten kaçmanıza sebep olur. bunun farkında olmaya çalışarak insanlara hata yaptığında bile bakmamaya çalışıyorum. hata yaptığınızda aptal olmuyorsunuz çünkü eğer öyle ise bu mantıkla herkes aptal oluyor. örneğin topluluk içinde bir tabak kırıyorsunuz hadi gerilimi arttırayım iş yerinin yemekhanesi olsun bu. o an şunu demelisiniz yapılan hatamı herkes fark etti ama kimsenin umurunda da değil. bunu unutup yemek yemeye devam edecekler çünkü onlar açlar ve biraz sonra işlerinin başına geçecekler. ayrıca hayatlarında hiç tabak kırmamışlar mı canım.*
devamını gör...
ayşegül sünetçioğlu
tiyatro kampında atölyesine katıldığım, bilgisinden ve enerjisinde aydınlandığım oyuncu ve koreograf harika bir insandır.
1984 istanbul doğumlu tiyatro sanatçısıdır. 2008 yılında dokuz eylül üniversitesi oyunculuk bölümünden mezun oldu. 2008 yılından beri bornova belediyesi şehir tiyatrolarında eğitmen ve oyuncu olarak çalışmaktadır. şimdilerde yoluna istanbul'da devam etmektedir.
tiyatro oyunları
thesmophoria bayramı -bir dağ masalı- /hareket tasarımı / yönetmen
pireli varyete /oyuncu / yönetmen / uyarlayan
cadı avı /oyuncu
ziyaret /dördüncü, öğretmen, koby, makinist
savaş baba /lamia / koreograf
albayın karısı /koreograf
jean-paul marat /oyuncu
kral lear / soytarı
süleyman ve öbürsüler /koreograf
köleler adası /arlequin / koreograf
işgüzar bir tekerrür /koreograf
marat & sade /oyuncu / koreograf
1984 istanbul doğumlu tiyatro sanatçısıdır. 2008 yılında dokuz eylül üniversitesi oyunculuk bölümünden mezun oldu. 2008 yılından beri bornova belediyesi şehir tiyatrolarında eğitmen ve oyuncu olarak çalışmaktadır. şimdilerde yoluna istanbul'da devam etmektedir.
tiyatro oyunları
thesmophoria bayramı -bir dağ masalı- /hareket tasarımı / yönetmen
pireli varyete /oyuncu / yönetmen / uyarlayan
cadı avı /oyuncu
ziyaret /dördüncü, öğretmen, koby, makinist
savaş baba /lamia / koreograf
albayın karısı /koreograf
jean-paul marat /oyuncu
kral lear / soytarı
süleyman ve öbürsüler /koreograf
köleler adası /arlequin / koreograf
işgüzar bir tekerrür /koreograf
marat & sade /oyuncu / koreograf
devamını gör...
bol giyimli kukla
burdakileri okuduktan sonra survivorda gibi hissettim kendimi. yoldaş beni de korumaya al :)
devamını gör...
depresyon hırkası
leyla ile mecnun dizisi izleyenlerin genelde "mecnun hırkası" olarak bildiği sünmüş uzun kollu hırka.
devamını gör...
marfan sendromu
fibrilin 1 (fbn1) genindeki bir mutasyon sonucu bağ dokusu yapısındaki anormallikle seyreden kalıtsal bir hastalıktır. hastalık doğuştan itibaren var olsa da tanısı 20'li yaşlara kadar konulamayabilir.
temel olarak kas-iskelet sistemi, diş ve göz gibi vücudun farklı bölgelerin etkilese de yaşamı tehdit eden temel sorunlar kalp-damar sistemi kaynaklıdır.
uzun ve ince vücut yapısına sahip olan hastaların kolları, bacakları ve parmakları orantısız ve uzundur. omurgada eğiklik ve göğüs kemiğinde -sternum, iman tahtası- öne doğru çıkıntı olabilir.
en önemli bulguları: araknodaktili (örümcek parmaklılık), lens dislokasyonu (göz merceğinin normal yerinin dışında bulunması) ve aort yetmezliğidir.
bazı hastalar fazla esnek olabilir, anatomi ile bağdaşmayan hareketleri rahatlıkla yapabilirler.
gelelim hastalığın magazinel kısmına:
ünlü amerikan başkanı abraham lincoln bu hastalıktan muzdariptir.
göğüs hafifçe çıkkın, parmakları uzun, ince ve araknoiddir.

(link: www.ccjm.org/cgi/pmidlookup...)
(link: muse.jhu.edu/article/420090...)
wiki linki
ünlü italyan besteci/keman virtüözü niccolò paganini'nin de marfan sendromu olduğu düşünülmektedir.
paganini'nin bu hastalığının bir sonucu olarak uzun ve ince parmaklı olması belki de kemanda bu denli ileri gidebilmesini sağlamıştır. resim sembolik olsa bile yine de bir fikir verebilir.

kaynak link
mısır sfenkslerinin de marfan sendromu profiline uyduğu söylenmektedir. çıkkın göğüs kemiği, ince, uzun ve araknoid parmaklar:

firavun akhenaton kendi isteği üzerine dönemin sanat eserlerinde kısa gövdeli, uzun kollu, uzun boyunlu ve ince uzun başlı olarak resmedilmiştir. bu ilginç durum, kimi uzmanların akhenaton’un marfan sendromundan
muzdarip olduğunu iddia etmesine sebep olmuştur. marfan sendromunun da anne-babadan kalıtıldığını düşünürsek firavun ailesinde birden fazla marfan'lı olma ihtimali vardır.

(link: www.journals.uchicago.edu/d...)
akhenaton'un antley-bixler sendromu olduğu da iddia edilir.
ekleme: istek üzerine birkaç kaynak linki eklenmeye çabalandı:)
temel olarak kas-iskelet sistemi, diş ve göz gibi vücudun farklı bölgelerin etkilese de yaşamı tehdit eden temel sorunlar kalp-damar sistemi kaynaklıdır.
uzun ve ince vücut yapısına sahip olan hastaların kolları, bacakları ve parmakları orantısız ve uzundur. omurgada eğiklik ve göğüs kemiğinde -sternum, iman tahtası- öne doğru çıkıntı olabilir.
en önemli bulguları: araknodaktili (örümcek parmaklılık), lens dislokasyonu (göz merceğinin normal yerinin dışında bulunması) ve aort yetmezliğidir.
bazı hastalar fazla esnek olabilir, anatomi ile bağdaşmayan hareketleri rahatlıkla yapabilirler.
gelelim hastalığın magazinel kısmına:
ünlü amerikan başkanı abraham lincoln bu hastalıktan muzdariptir.
göğüs hafifçe çıkkın, parmakları uzun, ince ve araknoiddir.

(link: www.ccjm.org/cgi/pmidlookup...)
(link: muse.jhu.edu/article/420090...)
wiki linki
ünlü italyan besteci/keman virtüözü niccolò paganini'nin de marfan sendromu olduğu düşünülmektedir.
paganini'nin bu hastalığının bir sonucu olarak uzun ve ince parmaklı olması belki de kemanda bu denli ileri gidebilmesini sağlamıştır. resim sembolik olsa bile yine de bir fikir verebilir.

kaynak link
mısır sfenkslerinin de marfan sendromu profiline uyduğu söylenmektedir. çıkkın göğüs kemiği, ince, uzun ve araknoid parmaklar:

firavun akhenaton kendi isteği üzerine dönemin sanat eserlerinde kısa gövdeli, uzun kollu, uzun boyunlu ve ince uzun başlı olarak resmedilmiştir. bu ilginç durum, kimi uzmanların akhenaton’un marfan sendromundan
muzdarip olduğunu iddia etmesine sebep olmuştur. marfan sendromunun da anne-babadan kalıtıldığını düşünürsek firavun ailesinde birden fazla marfan'lı olma ihtimali vardır.

(link: www.journals.uchicago.edu/d...)
akhenaton'un antley-bixler sendromu olduğu da iddia edilir.
ekleme: istek üzerine birkaç kaynak linki eklenmeye çabalandı:)
devamını gör...
stillman diyeti
kas kaybı olmadan kilo kaybedilmesini sağlar. diyetin mantığı proteini artırırken karbonhidratı azaltmak üzerine kurulmuştur. amaç tamamen yağ yakmaktır, kasları korumaktır. bu diyette su tüketimi de son derece önemli yer tutmaktadır proteinlerin vücutta hızlı yayılımını sağlamak amaçlı günde en az 8 bardak içilmesi şartı vardır. protein ağırlıklı olduğu için böbrek yükü de artmaktadır. bu diyet sonrasında böbrek taşları, ketozis gibi durumlarda görülebilmektedir. böbrek hastalarının hem su hem de protein kaynaklı yapamacağı diyetlerdendir.
devamını gör...
sorunlu aile hayatı
tüm enerjinizi sömürür.. allah düşmanıma vermesin..
devamını gör...
kendini artılayan yazar
sözlüğe ilk geldiğim sıralarda rüyamda yanlışlıkla kendi tanımımı beğendim diye hesabım kapatılmıştı.*
t: hoş değil. neyse ki mümkün de değil.
t: hoş değil. neyse ki mümkün de değil.
devamını gör...


