batı bizden ekonomik olarak güçlü ama ahlak olarak değil
hırsızlık, uyuşturucu tiacereti, liyakatsiz uygulamalar, ümitcan uygun'un kör göze parmak soktuktan sonra hapse tıkılması, yeldana kaharman cinayeti, nadira kadirova cinayeti, radia naz cinayeti, kuran kurslarında tacizler tecavüzler....
ahlak konusunda biz en güçsüz ülke olabiliriz. en güçsüz 3 ülkeden biri de olabiliriz.
ahlak konusunda biz en güçsüz ülke olabiliriz. en güçsüz 3 ülkeden biri de olabiliriz.
devamını gör...
şarkılarda geçen acımasız cümleler
şimdi bir sihirsiz nefes gibisin.
artık sen de herkes gibisin.
artık sen de herkes gibisin.
devamını gör...
okurken mahlası yoran yazarlar
okumaya çabalamıyorum
geçen biri vardı,adı ekrandan taşıyor* nereye doğru yazıyorlar acaba?
geçen biri vardı,adı ekrandan taşıyor* nereye doğru yazıyorlar acaba?
devamını gör...
marek rużyk
marek rużyk, 1965 doğumlu polonyalı bir sanatçı, ressam. genelde deniz manzaralarını resmettiği tablolar ile ünlü olan sanatçı ışığın dalgalar ile yaptığı oynu izletmekte oldukça başarılı. aivazovsky gibi 19. yüzyıl deniz romantiklerinin geleneklerini sürdüren rużyk'yi hiperrealist ressamlar içinde gösterenler de var. eminim resimlere bakınca da aradaki farkı siz de anlayabilirsiniz. tablolarında aivazovsky etkisi görmek mümkün fakat ondan ayrılan birkaç noktası da var bana göre.
şaşırtıcı bir diğer nokta da tüm bu görkemli denizlerin, büyüleyici gemilerin ve ışık oyunlarının yağlı boya ile tuvale aktarılması. denizleri süren gemiler, kayalarda kırılan dalgalar ve dalgalarla boğuşan enkazlar... dramatik bir gökyüzü ile birleşiyor ve bizlere sunuluyor. sanatçı ile yaptığım küçük sohbete göre kendi fikirlerini resmediyor ve kendisi için en önemli şeyin ışık, su ve birbirleri ile oyunları olduğunu söylüyor. gemilerin ve okyanusların insanlar tarafından beğenildiğini fakat kendisi için daha çok ''okyanusun ruhunun'' bir şeyler ifade ettiğinden bahsediyor.
sadece deniz manzaraları değil, natürmort veya nü sanat tarzında da eserler üreten sanatçı günümüzde de etkin olarak eser üretmeye devam etmektedir.
ilgili linkler: instagram sayfası, mymodernmet.com, internet sitesi, thegallerist.art, artliveandbeauty.blogspot.com
şaşırtıcı bir diğer nokta da tüm bu görkemli denizlerin, büyüleyici gemilerin ve ışık oyunlarının yağlı boya ile tuvale aktarılması. denizleri süren gemiler, kayalarda kırılan dalgalar ve dalgalarla boğuşan enkazlar... dramatik bir gökyüzü ile birleşiyor ve bizlere sunuluyor. sanatçı ile yaptığım küçük sohbete göre kendi fikirlerini resmediyor ve kendisi için en önemli şeyin ışık, su ve birbirleri ile oyunları olduğunu söylüyor. gemilerin ve okyanusların insanlar tarafından beğenildiğini fakat kendisi için daha çok ''okyanusun ruhunun'' bir şeyler ifade ettiğinden bahsediyor.
sadece deniz manzaraları değil, natürmort veya nü sanat tarzında da eserler üreten sanatçı günümüzde de etkin olarak eser üretmeye devam etmektedir.
ilgili linkler: instagram sayfası, mymodernmet.com, internet sitesi, thegallerist.art, artliveandbeauty.blogspot.com
devamını gör...
kemal sunal
konuşmadan güldürebilen ender yeşilçam oyuncularımızdandır.
devamını gör...
sirius
gece göğünün en parlak yıldızı. burada konuyu bilmeyenler için karışıklık olmaması adına şunu ekleyeyim; gökyüzünde gördüğünüz en parlak cisim değil sirius. "en parlak cisim" sıralaması güneş - ay - venüs ve duruma göre diğer gezegenler şeklinde. sirius ise, güneş dışındaki yıldızların en parlak görüneni.
literatürdeki ismi alpha canis majoris. hint ve mısır mitolojilerinde, kişileştirilmiş şekilde bahsi geçer.
dünyadan yaklaşık 8,6 ışık yılı uzaklıktadır sirius sistemi. kuzey yarım küreden izliyorsanız, kış ve bahar aylarında güney, güneydoğu, güneybatı taraflarında, yaz sonunda da doğuda görebilirsiniz. en ideal gözlem zamanı şubat ayı diyebiliriz. orion takımyıldızı'nda kemer bölgesini bulursanız, bunu takip ederek güneydoğusunda sirius'u da bulabilirsiniz. şöyle
her ne kadar biz kendisini tek yıldız gibi görsek de, bizim görebildiğimiz ve bir anakol yıldızı olan sirius a yıldızı, çıplak gözle göremediğimiz bir beyaz cüce olan sirius b ile bilinen çift yıldızlardan birini oluşturuyor. yakınlarında bir yıldız daha var ve onun da sisteme dahil olup olmadığı konusundaki araştırmalar sürüyor.
sirius a'nın kütlesi, güneş kütlesinin yaklaşık 2 katı. yaydığı ışınım ise neredeyse güneş'in yaydığı ışınımın 25 katı kadar. 200 küsur milyon yaşıyla oldukça genç bir yıldız. yüzey sıcaklığı güneş'inkinden biraz daha fazla.
sirius b'nin kütlesi güneş kütlesinden biraz daha fazla. bu kadar kütle, neredeyse dünya boyutlarına sıkışmış durumda. yüzey sıcaklığı yaklaşık 25.000 kelvin civarında. bu son derece sıcak cismin yaşı da, yoldaşının yaşından birazcık daha küçük.
literatürdeki ismi alpha canis majoris. hint ve mısır mitolojilerinde, kişileştirilmiş şekilde bahsi geçer.
dünyadan yaklaşık 8,6 ışık yılı uzaklıktadır sirius sistemi. kuzey yarım küreden izliyorsanız, kış ve bahar aylarında güney, güneydoğu, güneybatı taraflarında, yaz sonunda da doğuda görebilirsiniz. en ideal gözlem zamanı şubat ayı diyebiliriz. orion takımyıldızı'nda kemer bölgesini bulursanız, bunu takip ederek güneydoğusunda sirius'u da bulabilirsiniz. şöyle
her ne kadar biz kendisini tek yıldız gibi görsek de, bizim görebildiğimiz ve bir anakol yıldızı olan sirius a yıldızı, çıplak gözle göremediğimiz bir beyaz cüce olan sirius b ile bilinen çift yıldızlardan birini oluşturuyor. yakınlarında bir yıldız daha var ve onun da sisteme dahil olup olmadığı konusundaki araştırmalar sürüyor.
sirius a'nın kütlesi, güneş kütlesinin yaklaşık 2 katı. yaydığı ışınım ise neredeyse güneş'in yaydığı ışınımın 25 katı kadar. 200 küsur milyon yaşıyla oldukça genç bir yıldız. yüzey sıcaklığı güneş'inkinden biraz daha fazla.
sirius b'nin kütlesi güneş kütlesinden biraz daha fazla. bu kadar kütle, neredeyse dünya boyutlarına sıkışmış durumda. yüzey sıcaklığı yaklaşık 25.000 kelvin civarında. bu son derece sıcak cismin yaşı da, yoldaşının yaşından birazcık daha küçük.
devamını gör...
atatürk'ün en sevilen sözü
bir millet eğitim ordusuna sahip olmadıkça, savaş meydanlarında ne kadar parlak zaferler elde ederse etsin, o zaferlerin kalıcı sonuçlar vermesi ancak eğitim ordusuyla mümkündür.
devamını gör...
bir öz eleştiri yap
kafama çok fazla şey takıyorum. gerçi son zamanlar da biraz daha her şeyi akışına bırakmaya başladım.
devamını gör...
martin eden
jack london'dan okuduğum eserler içerisinde beni etkileyenlerinden biri.
alın teri eserini okuduğumda da aynı şeyi düşünmüştüm.
keza kütüphanemde karıştırdığım diğer eserleri de dahil.
şimdi üzerine arkadaşla biraz konuşunca şöyle bir yazı yazayım dedim;
bizde işlenen klasik "zengin kız fakir oğlan" temasını anlatıyor gibi. çok da uzak olmayan bir tema. içerisine alabilir.
alt sınıfta doğan, baba parası yiyemiyen, hayatta kendi çalışmasından başka bir getirisi olmayan martin eden'in dünyasına jack london bizi alet ediyor.
tesadüf odur ki bir kavga sırasında hayatını kurtardığı üst sınıftan kişinin evine davet edilir.
orada tanıştığı aynı ailenin kızına aşık olur. burada kendi dünyasından olmayan/ alt sınıfta olmayan
ama üst sınıfta olan/o dünyaya ait bir kadına aşık olur. burada bir şaşkınlıkta gözlemlenebilir. bir tanrıça ile karşılaşmak. arka fon olarak yani o dünyanın etkilenmesiyle ve kendi dünyasından olmayan bir kadınla karşılaşması da tanrıça oluşunu bence olumlar.
bunu belli bir süre o kadınla yaşadıktan sonra kendi dünyasına ait olan kadınları çekici bulmaması hatta hor görmesi daha da olumlar. o kadınlar hep eden'i talep eder. peşinden koşar. ama o yüz vermez. ve eden biraz daha vahşi olarak resmedilir. çekici yani.
eden ruth'un dünyasında bir yer edinebilmek için çalışmaya başlar. nedir bunlar?
akşam okulları, spencer'lar diğer kendi okumaları vb.
bunun yanında maddi olarak da zorlanır. ekmek kapısı ve aşina olduğu gemide, denizde de çalışır. bir gider. aylarca geri gelmez. ütüleme işine gider, oraya gidişte yanında kitaplar götürür. ama günaşırı çalıştığı için (16-18 saat) vakit bulamaz. burada bile bir çarpıklık, çelişki, çıkamamazlık vardır. üst sınıf uğraşlarıyla entelektül işlerle uğraşmaya çalışır ama içinden geldiği gerçeklik paçalarından geri çeker onu. sen bu dünyaya daha çok aitsin.
....
romanın sonunda da intiharı seçmiştir. yine kendi dünyasına ait bir ortamda.
zihnini oluşturan dünyadan başka kaçış yoktur onun için. o dünya içinde hayatına son verir. arkadaşımla konuşunca bu sondan etkilendiğini söylemişti. eden'in hala yaşamak için çırpındığından vb. bahsetti. ben de ona albert camus'nun sisifos söyleni adlı kitabından ilk denemesinden bir alıntı yaptım;
"hiçbir şeyi büyütmeyelim. bir insanın yaşama bağlanışında dünyanın tüm düşkünlüklerinden daha güçlü bir şey vardır. bedenin yargısı, aklın yargısından hiç de aşağı değildir, beden de yok oluş karşısında geriler."
albert camus, sisifos söylemi, can yayınları, 36. baskı, mayıs 2017, s.25
bilemiyorum belki bu tem içerisinde martin eden yağtığı seçimlerinden dolayı intiharı seçti.
çünkü pişmandı. ivan ilyiç gibi. o da yaşadığı hayatın aslında yaşanmaya değmez bir hayat olduğu karşısında içi/zihni çekile çekile pişman olarak öldü. veya anna kendi aristokrat dünyası içerisinde yaptığı evliliğin ve içerisinde bulunduğu toplumun ahlak yargıları ve iki yüzlülüğü sonucunda bir çıkmaz olduğunu düşündüğü için intiharı seçti.
alın teri eserini okuduğumda da aynı şeyi düşünmüştüm.
keza kütüphanemde karıştırdığım diğer eserleri de dahil.
şimdi üzerine arkadaşla biraz konuşunca şöyle bir yazı yazayım dedim;
bizde işlenen klasik "zengin kız fakir oğlan" temasını anlatıyor gibi. çok da uzak olmayan bir tema. içerisine alabilir.
alt sınıfta doğan, baba parası yiyemiyen, hayatta kendi çalışmasından başka bir getirisi olmayan martin eden'in dünyasına jack london bizi alet ediyor.
tesadüf odur ki bir kavga sırasında hayatını kurtardığı üst sınıftan kişinin evine davet edilir.
orada tanıştığı aynı ailenin kızına aşık olur. burada kendi dünyasından olmayan/ alt sınıfta olmayan
ama üst sınıfta olan/o dünyaya ait bir kadına aşık olur. burada bir şaşkınlıkta gözlemlenebilir. bir tanrıça ile karşılaşmak. arka fon olarak yani o dünyanın etkilenmesiyle ve kendi dünyasından olmayan bir kadınla karşılaşması da tanrıça oluşunu bence olumlar.
bunu belli bir süre o kadınla yaşadıktan sonra kendi dünyasına ait olan kadınları çekici bulmaması hatta hor görmesi daha da olumlar. o kadınlar hep eden'i talep eder. peşinden koşar. ama o yüz vermez. ve eden biraz daha vahşi olarak resmedilir. çekici yani.
eden ruth'un dünyasında bir yer edinebilmek için çalışmaya başlar. nedir bunlar?
akşam okulları, spencer'lar diğer kendi okumaları vb.
bunun yanında maddi olarak da zorlanır. ekmek kapısı ve aşina olduğu gemide, denizde de çalışır. bir gider. aylarca geri gelmez. ütüleme işine gider, oraya gidişte yanında kitaplar götürür. ama günaşırı çalıştığı için (16-18 saat) vakit bulamaz. burada bile bir çarpıklık, çelişki, çıkamamazlık vardır. üst sınıf uğraşlarıyla entelektül işlerle uğraşmaya çalışır ama içinden geldiği gerçeklik paçalarından geri çeker onu. sen bu dünyaya daha çok aitsin.
....
romanın sonunda da intiharı seçmiştir. yine kendi dünyasına ait bir ortamda.
"hiçbir şeyi büyütmeyelim. bir insanın yaşama bağlanışında dünyanın tüm düşkünlüklerinden daha güçlü bir şey vardır. bedenin yargısı, aklın yargısından hiç de aşağı değildir, beden de yok oluş karşısında geriler."
albert camus, sisifos söylemi, can yayınları, 36. baskı, mayıs 2017, s.25
bilemiyorum belki bu tem içerisinde martin eden yağtığı seçimlerinden dolayı intiharı seçti.
devamını gör...
asgari ücret
o, 90 kuruş yok mu, bankamatikte kalacak ona yanıyorum. neyse biriksin bakalım 10 ayda 9 tl yapar, az değil.
devamını gör...
çok ağlayınca oluşan baş ağrısı
mastor ukdesi
artık yaşamıyor sadece yürüyen bir ağrı olarak geziyorsun demektir.
bunun bir de ses çıkmasın diye kendini sıkarak ağlama çeşidi var,evlerden ırak.
artık yaşamıyor sadece yürüyen bir ağrı olarak geziyorsun demektir.
bunun bir de ses çıkmasın diye kendini sıkarak ağlama çeşidi var,evlerden ırak.
devamını gör...
şu an seni anlatan şarkı sözü
kalbim bir gezegen
dünyadan çok uzakta
kimse gelemez bana..
dünyadan çok uzakta
kimse gelemez bana..
devamını gör...
normal sözlük 2. yılbaşı hediyeleşmesi
helalinden 5 oy 2 fav atarım. gözüm tutarsa nickaltı da girerim. yılbaşı özel.
devamını gör...
ezan sesi
az önce okunan oruca başlangıç sesidir.
iyi sabahlar.
iyi sabahlar.
devamını gör...
almaktan en çok haz duyulan mesajlar
hesabınıza para geldi
devamını gör...
yabancı uyruklu biriyle evlenmek
vatandaşlık almak için şahane bir yöntemdir.
devamını gör...
mostafa mohamed
transfer haberi eğer doğruysa büyük iş başarmışlar diyebiliriz. hem genç hem atletik hem bitirici bir futbolcu. mısır liginde şampiyonluk yaşadı ve talihsiz sakatlıklar yaşamazsa ilerleyen dönemde çok iyi fiyatlara satılabilir.
devamını gör...
ortoreksiya nervoza
orto kelimesi düz, doğru; oreksi iştah anlamına gelir. ortoreksiya nevrozası olan bireyler sağlıklı yiyecekleri saplantı haline getirmiş durumdadırlar. sosyal hayatlarında seçimlerinden dolayı yargılanmaktan korktukları için bu yeme bozukluğu bireyin sosyal hayatını tehlikeye atar. birey yalnız kalmak ister. eğer sağlıklı bir seçim yapamazlarsa suçluluk duyarlar ve bunun sonucu olarak kendisini cezalandırmak ister. arındırıcı olduğuna inandığı oruçlar tutarlar veya katı bir diyet uygularlar.
devamını gör...
cengiz han
çocukluk adı temuçin olan moğol imparatorluğu'nun kurucusu.
öldüğünde mezarının yerinin bilinmemesini istemiş. bunun üzerine gömüldükten sonra gömüldüğü bölgenin üzerinde yaklaşık bin adet at dolaştırılmış. cenaze konvoyu önüne çıkan herkesi öldürmüş, daha sonrasında kendileri de öldürülmüştür.
böylece mezarının yerini bilen tek bir kişi dahi kalmamış.
mezarının yeri hâlâ bilinmemekle birlikte; bulunduğu zaman, dünya'nın sonunun geleceğine inanılmıştır.
öldüğünde mezarının yerinin bilinmemesini istemiş. bunun üzerine gömüldükten sonra gömüldüğü bölgenin üzerinde yaklaşık bin adet at dolaştırılmış. cenaze konvoyu önüne çıkan herkesi öldürmüş, daha sonrasında kendileri de öldürülmüştür.
böylece mezarının yerini bilen tek bir kişi dahi kalmamış.
mezarının yeri hâlâ bilinmemekle birlikte; bulunduğu zaman, dünya'nın sonunun geleceğine inanılmıştır.
devamını gör...
