umut_yazar isimli yazar arkadaşımızın ukdesi.

sözlükte ''zarar, israf'' anlamlarına gelen sözcüktür.
devamını gör...

harbiden en keyif aldığım gecelerden birisiydi. bir tanıma 5 favori oy düşüyordu. akış sürekli akıyordu. rezalet espriler havada uçuşuyordu. müthiş keyifli bir geceydi.
devamını gör...

bir sebebe ihtiyaçları yoktur. ateizm bir din değildir. kitabını okuyup, anlayıp, uygulaması gibi bir durum yoktur. ateistlerin evren, ahlak, dünya görüşü, hayata bakışları binbir çeşittir. hepsinin inanma şekli kendini bağlar. bir kuralları, mezhepleri yoktur. bir kişinin sadece tanrı, din fikrini mantıklı bulmaması ve inanmaması ateist olması için yeterlidir. aslında ateizm etiketine bile ihtiyaçları yoktur. bir ateist din kitaplarını, tanrı felsefesini araştırıp bilgilense fena olmaz elbet. düşüncesi daha temele oturur ama ateist olmak için bunları yapmak zorunda değildir. din kitaplarını okuyup çelişkiler bulmak, insanlarla din münakaşasına girmek zorunda da değildir.
devamını gör...

kafe ve restoranlarda sıklıkla duyulan türetilmiş bir fiildir.

görevli kişilerden çay istemek için kullanılır.

'şefim bizi çaylar mısın?' gibi kullanım tarzları vardır.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

“terketmedi sevdan beni,
aç kaldım, susuz kaldım,
hayın, karanlıktı gece,
can garip, can suskun,
can paramparça…
ve ellerim kelepçede,
tütünsüz, uykusuz kaldım,
terketmedi sevdan beni…”
(ahmed arif)

fikret kızılok
devamını gör...

dırın dırın dırııın, yine ben sevgili sözlük ahalisi.
sözlük radyosu 2. sezonunda yine ve yeniden bir konseptle daha karşınızdayım.
mümkün olduğunca her hafta salı günleri saat 18:00 itibariyle tamamen kendi oluşturduğum listelerle aranızda olmaya gayret göstereceğim. şarkı aralarında ufak anonslarla bi görünüp bi kaybolacağım.
bu haftaki listem tamamen sertap erener ve manuş baba'dan oluşuyor. eğer bu 2 güzel sanatçımızdan isteğiniz varsa hemmencik listeme eklerim ve size hediye edebilirim.
o haldeeee saatler akşam altıyı gösterdiğinde sözlük radyomuzda buluşmak üzereeee.

afiş için bu sefer hacı abim aykut'a pek de pek teşekkür ederiiim.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

sosyal medya erişim adreslerimiz şuralarda bir yerlerdeee;

| sözlük radyomuz için tıklamanızı reca ettim
| instagram için tıklamanızı reca ediyorum
| twitter için tıklamanızı reca edeceğim
devamını gör...

şu tipime bak hele.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
sesim duyulmadığı için zorunlu imaj çalışması yapıyorum. bir şekilde farkındalık yaratmak zorundayım. dışlamayın lütfen.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

kalbimiz onunla.

edit: ulan 1 dakika farkla be.
devamını gör...

eskilerden. (bkz: hame)
son zamanlardan. (bkz: bengaripsengüzeldünyaumutlu)
tüm zamanların...(bkz: eyluling)
devamını gör...

natalia oreiro - cambio dolor.
devamını gör...

zekai tunca'nın konserine gitmiştim.
adama bayıldım. o ne performans diye usulünce bir mail attım.
oda bana bir mail attı.
o ne hayran maili diye.
derslerde kullanılacak bir edebiyat dedi.
o gün bu gün yazıyorum diyomuşum. *
bir ara o maili sildim. oda benim kendime kızgınlığımdır.
zekai tunca da silmiş midir acep?
devamını gör...

dondurulan hesapları tekrar aktif etmek için [email protected] adresine mail atılmasına gerek kalmadı.
yazar, hesabına giriş yaparak tekrar aktif et opsiyonunu kullanabilmekte.
devamını gör...

kız dışında herkese dert olur. ben 8 yaşındaydım amcam babannemin eteğini başörtüsünü suratıma attığında. o güne kadar da büyüdüğüm zaman başörtü takmayı istiyordum. o hareket beni nefret ettirdi. çok şükür inat ettim. ne kadar akraba varsa üstüme geldi yine de geri adım atmadım. 4 kızı da askılı, şort giyen halam beni "dinden çıkmış" ilan etti yine de pes etmedim. sırf onların yüzünden namaz kılarken, kur'an okurken bile taktığım zaman nefesim daralıyor hemen çıkarıp atmak istiyorum.
devamını gör...

ulan o kadar şimşek çaktı, bi’ fotoğraf çekeyim diye niyetlendim, olaya bak. 27262551617 kare sadece bundan var.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
ayrıca bi’ föto atalım dedik, sözlük çöktü iyi mi. (bkz: 9 eylül 2021 kafa sözlük'e erişim sorunu) kafa sözlük daha fazla fotoğraf kaldıramaz derken bunu kastediyorlarmış sanırsam.

neyse yarım saat sonra ancak atabildim,* umarım bu azmimle yeniden bozmam sözlüğü.

o değil de ben bir yere gidince neden yağmur yağıyor acaba? terlikle, şortla geldim ulan ben buraya, terlikle şortla. umarım sabah bişiciği kalmaz.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

#209671

zamanında yukarıdaki entryde de yazdığım üzere, her zaman okulumu bitirip nitelikli bir eleman olarak gitmeyi hayal etmiştim yurt dışına ancak bu gidişle bir gece ansızın şişme bir botla izmir sahillerinden yunan adalarına doğru açılacakmışım gibi geliyor.
gidişat onu gösteriyor.

ve şuan bu endişeyi taşıyan tek insan olmadığımı çok iyi biliyorum. an itibariyle ülkedeki durumu bir nebze de olsa doğru bir şekilde gözlemleyebilen herkes bu gidişatın sonunda nereye varacağını kestirebiliyor az çok.

ülkedeki çürüme ve yozlaşma yetmiyormuş gibi bir de dünyanın en boktan ülkelerinin içerisindeki çürükleri bok varmış gibi ülkemizde topluyoruz.
artık bana insanlık, kardeşlik, merhamet diyenlerin ağzına kürekle vurmak istiyorum.
kendi ülkemizdeki işsizlere, yoksullara, öğrencilere, kadınlara gelince tık yok ama elin medeniyet görmemiş orta doğulusu söz konusu olunca inlir mizlim insinlir bik bik.
mazlum diyebileceğimiz insanlar götü biraz rahat görünce ortalığın a.... koyan insanlar değildir bir kere, bunu bir anlamak lazım.

neyse sözlük ben çok doldum gerçekten. yalnız o değil de, gençliğe hitabeyi okuyorum aklıma geldikçe tekrar tekrar ve sevgili atatürk'ün ileri görüşlülükten öte geleceği görme yeteneği olduğuna inanmaya başladım artık. bir ülkenin geleceği ancak bu kadar iyi tarif edilebilir çünkü. adam olabilir demekten ziyade resmen, bunlar olacak hazırlıklı olun demiş bu ülkenin gençliğine.

her neyse. şu ülkenin sınırlarından geri dönmemek üzere çıktığım gün ikinci bir hayata başlamış gibi olacağım sanırım.
ister sığınmacı olarak olsun ister göçmen olarak, bugünler için biriktirdiğim az miktardaki parayı, pasaportumu ve sırt çantamı alıp defolup gideceğim gök tanrının izniyle.

tanım: ülkeyi yaşanmaz hale getirenlerin bile hayallerini süsleyen düşünce.
(adamlara kendi ülkelerini batırmak yetmiyor, ufukta batıracak yeni gemiler arıyorlar. swh)
devamını gör...

esas dönemi ve verimli zamanı 70'li ve 80'li yıllardır. özellikle seni dilendim, bizim sokaklar, günaha girme şarkılarının başında çalan yaylılar, senfoni orkestrası havası veriyor ve ses tınıları dalga gibi taşıyor dinleyeni.
devamını gör...

öncelikle merhaba, size komşunun tuhaf davranışlarından ziyade komşumla yaşadığım turşu ödüllü tuhaf bir olayı anlatmak istiyorum.
bundan üç yıl önce olması lazım, bir gün evde otururken kapıda bir kıpırdanma duydum ve sese çıktım. iri yarıca, gençten bir çocuk(ikimiz de öğrenciyiz o zamanlar) elinde eski bir kartla kapı açmaya çalışıyor. biraz seyrettim, baktım açamıyor yardımcı olayım ben açarım dedim, açtım da. keşke o an bunu başaramamış, tüm havamı söndürmüş olsaydım ama bilemezdim ki, nereden bileyim.
kapıyı açtık, sevimli sevimli teşekkür etti, rahatsız ettim kusura bakma dedi ve evine girdi. bu arada bu yaşananlar çalıştığım için hep akşam dokuz on saatlerinde yaşanıyor.
ertesi gün yine geldi, yine açtık kapıyı. ertesi gündü, bir gündü iki gündü derken iki haftayı aştı olay, rahatsız oluyorum ama kapıyı açtığımız kart bende duracak kadar da her iki taraf için benimsenen bir durum var ortada. alışınca da bi rahatlık aldı bizimkini. önceleri kız arkadaşını görmüyordum artık üç güne bir ikisini de karşımda görmeye başladım. biri kapımı çalıyor, diğeri ricada bulunuyor sonra onlar bir köşede kapıyı açmamı bekleyip ben eve girene kadar da sevimlilik yapıyordu. ( teşekkür ederiz, kusura bakma seni de rahatsız ediyoruz hep böyle, bir ihtiyacın olursa sakın çekinme sen de bize söyle. asabileşen gönlümü alma taktikleri)
bu arada bunu söylemeden geçemem artık bende de nasıl bir psikolojik rahatsızlık başladıysa "ya bu kez açamazsam" düşüncelerine kapılıp kendime yükleniyordum. her neyse... birkaç kez daha oflaya puflaya da olsa açtım kapıyı.( yok anlamıyor bir türlü ona ofladığımı, canını sıkıyorlar heralde cafede diyor. oğuz atay kadar anlaşılmamak nedir hissediyorum, ben de anlamıyor ne de olsa diye konuşmadan işimi yapıyorum)
bu sessizliğin beni "ben bu düzeni bozarım" evresine getirdiğinin farkında değil, anlamak da istemiyor olabilir bilmiyorum. tek bildiğim şey; artık rahat bir nefes almak istediğim.
bu karar kaçıncı güne tekabül ediyor pek bir önemi yok ama kırılma anı bu günden itibaren başlıyor. bir gün iş yerinde tüm mesaim boyunca "eve gideceksin ve o kapıyı mahalle yansa açmayacaksın sonra da hiç olmadığın kadar özgürsün" diyerek uzun zamandır arkasında durmadığım kendimin ellerinden tutmaya karar verdim. eve gidince en sevdiğim pijamalarımı giyip kapıyı açmayacağım anı beklemeye başladım. baş belası beni çok bekletmeden geldi, ufak ufak zile dokunuyor, aradaki ses boşluğunda ise evde miyim diye yokluyor. o zili çaldıkça ben en rahat olmam gereken kendi evimde kedi yürüyüşü yapıyorum. ağrıma gidiyor bu çaresiz halim. yine kendime kızıyorum "sen kendin başına bela ettin, şimdi kurtul!" neyse ben kendimle hesaplaşırken vazgeçip gitti sonunda. oh dedim oh, ya yeni bir kurban bulacak kendine ya da çilingire gidiyor. o kadar özgür o kadar çok huzurluydum ki gittiğinde, beni etkileyen ne varsa onlardan uzak durabilmenin değerini öpüp başıma koydum. tabi mutlu anlar çabuk biter benim için. aradan 20-25 dk ancak geçti, hem ev hem de iş arkadaşım olan melike'den bir mesaj geldi. "aşkım senin şu manyak var ya kapısını açtırıp duran seni sordu. evdedir çıkalı çok oldu dedim." şaşkın şaşkın ne kadar baktım mesaja bilmiyorum ama hemen üstünkörü bir plan yapıp işe koyuldum. bu aptal dostluğun nişanı olan kartla ufak bir not kıstırdım kapısına. "kusura bakma ama kabak tadı vermeye başladı bu yaptığın. kendine yeni bir uşak bul ya da çilingire gidebilirsin ama benim kapıma gelme bir daha"
hemen içeri girip pusuya yattım, sessizce yarım saat kadar bekledim. arkadaşıyla gelip kapıyı açtılar tabi notla kartı da aldılar eminim bundan.
aradan iki gün geçti ses seda çıkmadı hiç, kapı sesi de duymadım üçüncü gün kapımı çaldı açmadım. gece melike işten dönünce elinde orta boylarda bir kavanoza kurulmuş acı biber turşusuyla geldi. (yalnız turşu, biberine sarımsağına kullanılan sirkeye kadar organik. memleketten kapıp getirdiği, anne eli değdiği o kadar belli ki kavanozu bile evde yöresel rüzgarlar estirmeye yetiyor)

"kusura bakmasın ev arkadaşım memlekete giderken benim anahtarı da götürmüş dün gece geldi, artık anahtarım var sıkıntı yapmasın yani, turşuyu da şimdi getirebildim, kabul etsin rahatsız ettik o kadar" diye de tembihlemiş melike'yi. melike gülmekten yerde kıvranıyor ben iki gün daha bekleseydin bu kadar kendini hırpalamayacaktın diye hem gülüp hem yine kendime kızıyorum. aslında hala hatırladıkça gülüyorum kimdin, biz neydik... bu tuhaf komşum buralardaysa onu affettiğimi söylemek istiyorum.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim