sözlüğün ilk günlerinin önemli ritüelidir. şimdilerde tek tük denk geliyorum.
devamını gör...

adapazarı’nın tarak’lı bölgesine has olan bir deyim, eylem ve eğlence biçimidir. köylüler hep birlikte organize olarak belirledikleri bir konuda şaka yaparlar. bazen ağır, bazen yıllarca süren bir tiyatro oynar köylüler. örneğin; yeni atanan imama bütün köylülerin hristiyan olduğuna inandırmak ya da öğretmene okulun bundan sonra ahır olarak kullanacakları şakasını yaparak vs gibi. insanları eğlendirmek adına uydurulmuş ve (bkz: mübalağa)lı hikayelere de yalaza denir.
bir zamanlar da bir dizinin ismi olmuştur.
devamını gör...

toplumcu dünya görüşü, yani toplumcu gerçekçi akım, 19.yüzyılın ikinci çeyreği edebiyat ve sinema alanında görülmüştür. italyan sinemasında yeni gerçekçi akım olarak karşımıza çıkar. bu akımın temsilcileri sanat toplum içindir amacı ile eserler kaleme almıştır.

türk edebiyatında da toplumcu dünya görüşü üzerine temellendirilmiş bir edebiyat akımıdır. köy yaşamındaki sorunlar, işsizlik, yoksulluk, köyden kente göç, toprak kavgaları, ağa köylü çatışmaları, büyük kentlerdeki işçilerin mücadeleleri, savaş gibi toplumsal meseleler konu edinilir. hikaye ve romanlarda, okuyanın anlayabileceği basit ve sade bir dil kullanılmıştır. toplumun alt kademesindeki insanlar gerçekçi bir bakış açısı ile incelenmiştir. 1950'li yıllardaki köy enstitüsü mezunlarıyla ön plana çıkarak köy ve kasabalarda yaşanan zorluklar yazıya dökülmüştür.

ince memed serisiyle ünlenen yaşar kemal, yapılarında insan psikolojisinin derinlerine inen sabahattin ali, en bilinen eseri yılanların öcü ile köylülerin günlük yaşamından kesitler sunan fakir baykurt, osmanlı tarihi ve toplum sorunlarına ışık tutan, devlet ana isimli eseriyle türk edebiyatının en başarılı ve üretken edebiyatçılardan olan kemal tahir, toplumcu gerçekçi edebiyatçıların en bilinen temsilcileridir.
devamını gör...

ara ara dertleştiğim, bazen ufak tavsiyeler verdiğim, erkek kardeş yazar. ilk ondan hiç düşmüyor. kendisine kocaman bir nazar boncuğu armağan ediyorum.
devamını gör...

yine çoğu zaman olduğu gibi genellemişiz, vurmuşuz, kırmışız, savunmuşuz.

ben 3-4 senedir bir köyde yaşıyorum. buradaki insanların şehirde yaşayan insanlardan hiç bir farkı yok. burada da cahil, bencil, dar görüşlü, kötü niyetli ya da bilge, açık görüşlü, sağ duyulu insanlar var, aynı şehirde olduğu gibi. üst komşumuz; köpeklerini bağlıyor, çöpünü ormana atıyor. alt komşumuz köpeğine araba çarpıp öldüğü için göz yaşlarını tutamıyor. 2 farklı öğretmen var. birisi yan komşusuna eziyet ede ede köyden kaçmasına neden oldu, diğeri elinden geldiğince herkese yardım eder, doğayı çok sever. bir amca var, alzheimer belirtileri güçlendiği için doktoru bir köpek bakmasını tavsiye etmiş. karısı köpeklere uzaktan bakan bir kadınken, şimdi beraber uyuyorlarmış. 80 yaşında adam, köpeğin arkasından oyun oynayarak koşturuyor. yine bir başka karşı komşumuzun dedeleri molla, baya muhafazakar ama kızları evden ayrılmış ve yoga eğitmeni ve nü model olmuş.

demem o ki, genelleme yapmayın arkadaşlar, hayat o kadar genel değil ki, anlatmaya cümleler yetmez. sözlüğümüzde bile çeşit çeşit insan var. dışarıdan birisi kalkıp, 3-5 entry okuyup, sonra da "kafa sözlük'de çok politikmiş" dese, muhtemelen "ne alaka" gibi bir tepki veririz. tepkilerimizi "kendimize" dokunduğu zaman vermeyelim. empatinin değeri de buradan gelir. çoğunluk empati kurabilse zaten bu tarz genellemelere, kötülemelere ya da güzellemelere gerek duymaz.

daha önce köyde yaşamamış olanların bilemeyeceği şeylerden birisi de köy düğünü olabilir. köy düğünlerinde genelde 4 çeşit yemek yapılır ve yine genelde bunlar kuru fasulye ya da nohut, pilav, tatlı ve çorba şeklide olur. gelen herkese, garson gibi çalışan bir düğün sahibi tanıdığı yemek getirir ve herkes istediği kadar yiyebilir. onun dışında normal bir düğüne aşağı yukarı benzer.

bir keresinde 2 arkadaş çadır kurmak için bir ormana doğru yönelmiştik ve yolumuz bir köyün içinden geçiyordu. gün içinde de yürümekten yorulmuş ve acıkmıştık. köyden geçerken, düğün olduğunu fark ettik ve yırttık olum yırttık nidalarıyla düğüne doğru koşar adım yöneldik. düğün sahipleri muhafazakar bir aileydi, herkes kapalı ve uzun kıyafetler içerisindeydi. damat, düğün yapılan yerin girişinde, gelenlerin elini sıkarken biz de sıraya girdik o en kampçı tarzımızla. damada onu tanımadığımızı! hatta o köyden de olmadığımızı ama karnımızın çok aç olduğunu söyledik ve tebrik ettik tabi. bunların sırası ters de olmuş olabilir. damatta sağ olsun hemen bize yer ayarlayıp, birer tabak yemek vermişti.

işin özü; aileler, köyler, şehirler, ülkeler insanlardan oluşur ve insanlar birbirlerinden farklıdır.
devamını gör...

sualtında fauna ve floranın belge olarak fotoğraflanması yanısıra doğal ortamda olmayan eşyalarında indirilerek editorial fotoğraflar elde etmeyi amaçlayan bir fotoğraf sanatı dalıdır. william thompson tarafından 1856da ilk sualtı fotoğrafı çekilmiş louis boutan 1890 da ise ilk başarılı sualtı fotoğrafı çekilmiştir. sualtı fotoğrafçılığı için ekipmandan önce iyi bir dalıcı ( aletli dalış= scuba) ve sualtına yatkın olmak gerekir. sualtı fotğrafçığında öncelik makro çekimler olduğu için makro lens ve flaş parkuru olmalıdır. dslr makinalar aynasızlara göre daha ağır olmasına karşın sunduğu lens çeşitliliği ve housing uyumluluğu yüzünden avantajı yüksektir. belgelemek amacıyla fotoğraf çekimi için öncelik sualtı canlılarını tanımaktır. doğaları, davranışları ve yaşam alanlarına ilişkin elde edilecek hertürlü bilgi kaliteli fotoğraflar çıkmasına yardımcı olur. bununla birlikte özellikle makro çekimlerde f/9 f/11 diyafgram ile minimum 1/100 sn enstantene, yüksek ıso ( noise yapmayan başarılı bodylerde olmazsa olmaz) ve etkin flash kullanımı çarpıcı fotoğraf elde etme şansını arttırır.
bununla birlikte editorial olarak modelli sanatsal çekimlerde ise türbidite si düşük, doğal ışığın girdiği derinliklerde yapılan çarpıcı kareler elde edlmektedir. dünyanın değişik yerlerdinde ( kızıldeniz, güney amerika, phuket, karayip adaları vb.) çok etkin fotoğraflar elde edilmektedir. türkiyede sufod altında örgütlenmiş olan çok başarılı sualtı fotoğrafçıları bulunmaktadır. batıklarda yapılan sanatsal çekimlerde ayrı göz alıcı olup, ülkemizde özelikle kaş /kalkan civarında etkin biçimde yapılmaktadır.
devamını gör...

hayvanları koruma kanunu'nun, hayvanları koruyamadıkları bariz bir şekilde ortada. bu olan olaydan bağımsız olarak söylüyorum, bu olanlarda devletinde payı çok büyük. bu 70 köpeği işkence ile öldüren zaten insan falan değil, biyolojik atık falan diyeceğim ama o bile değil yani, siz doldurun altını.

devletin bu olaylarda payı ve hatası azımsanmayacak kadar çok. peki neden? hayvanları gerçekten koruyan bir yasa çıkarmıyorlar, neden çıkarmıyorlar anlamak çok güç, bir kediye işkence eden, ya da bir köpeği öldüren vesaire, alacağı cezayı zaten önceden biliyor. spor salonunun kameralarının kaydettiği olayda, hamile bir kediyi darp eden kadın kılıklı insan artığının savunmasını hatırlayın, "insana vurmadım sonuçta, bir kediye vurdum" diye hırlamıştı o insan artığı. maalesef insanımızın gözünde hayvanların bir değeri ne yazık ki yok, sorsan bir çoğu müslümanım falan der, inandıkları din ile de bir alakaları yok iki yüzlüler.

peki burada devletin üzerine düşen nedir? ilk başta şuan hizmet veren barınaklardan çok daha büyük barınaklar inşa etmek. eğitimli personeli oralarda görevlendirmek. ardından sokaktaki tüm köpekleri toplamaları şart, lütfen hayvanseverlik adı altında köpektaparlık yapıp saldırmayın, bizim insanımızda sokak hayvanlarına karşı en ufak bir saygı sevgi falan yok, sonra bu tip olaylar oluyor ve yine üzülen bizler oluyoruz. devletin bu sahipsiz hayvanları toplamasıyla görevi son bulmuyor, hayvanları koruyan ve eziyet edildiğinde ya da öldürüldüklerinde failin ağır hapis cezası alması şart. ayrıca artık bir hayvan sahiplenmek bu kadar kolay olmamalı, abd'de olduğu gibi o sahiplendiği hayvan sahiplenen kişiye zimmetlenmeli. ve eğer sahiplendiği hayvana karşı, sorumsuzca davranışları tespit edilirse ağır bir ceza ve bir daha hayvan sahiplenememe gibi yaptırımlarla cezalandırılmalı.

tabii bunlar hep hayal, bunlar tam demokratik ülkelerde olur.
devamını gör...

olasılıksal olarak bakıldığında mucize gibi bir şeydir. bu yaşıma kadar hep şöyle düşünürdüm: eğer bu mucize gerçekleşirse bu iki kişi tüm engelleri birlikte aşar tüm sorunlar çözülür. hiç de öyle olmadığını gördüm birkaç ay önce. hatta işleri çok daha karıştırdığını. buradan bu girdiye göz atacak sözlük halkına seslenmek isterim. eğer böyle bir mucize geldiyse başınıza, aklınızı başınıza alın, egonuza, gururunuza başlatmayın, durun ve mucizenin farkına varın. mucizenizi özümseyin sonra olurunu olmazını değerlendirin.
devamını gör...

"o mahur beste çalar müjgan’la ben ağlaşırız" dizelerindeki müjganın kirpik anlamına gelmesi ve attila ilhan'ın yalnız ağladığını fark ettiğimde çok şaşırmıştım.
devamını gör...

bazı yazarlarımızın fikirlerine anlam verememekle beraber şunu söylemek isterim ki yerçekiminin olmadığını söyleyen,bebeklere yapılan aşıların işe yaramaz olduğunu söyleyen makaleler ve bilimsel yazılarda var.o zaman ne yapıyormuşuz her gördüğümüz duyduğumuz çalışmayı ciddiye almıyormuşuz.kaldı ki bir insan çok yemek yaptığı için yada ağır bir işte çalıştığı için kimliksel farklılaşmaya bürünmez aksine siz kadın şunu yapar erkek bunu yapar diye kesin yargılarla çerçevelediğiniz için yaptıkları size garip gelir.yani şunu demek istiyorum ki "kadınsılaşma" yada "erkeksileşme" diye bir şey yoktur. çünkü her insanın kendi doğruları ve kendi (bkz: nomal)leri vardır ve bu sizin normal sınırlarınız içinde kalmak zorunda değil yani demek istediğim bir kadın pekala sizin "kadınsı" bulduğunuz ojesini sürüp yine sizin "erkeksi" bulduğunuz dozeri kullanabilir.bu tamamen insanın öz benliğiyle alakalıdır ve ahlaksız bir durum yoktur. bana kalırsa iki tarafında işten kaçmak için uydurduğu bahanelerdir efendim.bunun yerine sizinle aynı temel görüşte biriyle bir hayat geçirmeniz daha kolay olacaktır.umarım derdimi anlatabilmişimdir.iyi geceler dilerim.
devamını gör...

çirkef insanlarla uğraşılmaz. onların lügatında anlaşmak, dinlemek kısaca insani davranışlarla hareket etmek yoktur. bu kişiler sürekli huzursuzluktan ve kavgadan zevk alırlar. bir çeşit mastürbasyon.
kaos sevicilerle mümkün olduğu kadar işiniz olmasın yoksa sizi de zamanla kendilerine benzetirler. bi de bakarsınız kıldan tüyden sebeplerle insanlara bağırırken bulursunuz kendinizi.
aynı ortak alanı paylaşmak zorundaysanız haliniz yaş. bir kişinin çirkef olduğunu anladıktan sonra ona çok sempatik, güler yüzlü davranılmaması taraftarıyım. fazla yüz göz olmaya da gelmez.
mesafeli tavırlarınızla size zarar vermemesi için duvarlar örün. kendi işinize gücünüze bakın. size emin olun diğerlerinden daha az bulaşır. bulaştığında da onunla ağız dalaşına girip istediğini vermeyin. sorunun dışına konuyu dağıtmasına izin vermeyin. o konu hakkında kendinizi savunun. sorunu çözecebilecek bir üst var ise ona gidin. o çözsün siz uğraşmayın. dedim ya bunların derdi kaos uzlaşma falan değil. bunlara ayy ben dost olucam çok iyi anlaşıcazz ben onun doktoru olucamm heyyo gibi iyi niyetli tavırlarla yanaşmayın. kendinizi yorarsınız anca. gidip tedavi olsun iyi olmak istiyorsa.
devamını gör...

malum kişi...
devamını gör...

devamını gör...

pandemianilari.org

adresini ziyaret edip anılarınızı,fotoğraf yada videolarınızı paylaşabilir ve yazılacak bu kitapta sizde yazar olarak yerinizi alabilirsiniz.

nobel ilaç ve türk dahili ve cerrahi bilimler yoğun bakım derneği'nin sağlık calışanları için hazırladığı bir kitap olucak, hani hep beraber alkışlıyorduk ya şimdi ise onlara bir şekilde teşekkür edebilemek için güzel düşünülmüş bir fırsat gibi geldi bana ve sevgili yazarlar sizlerlede paylaşmak istedim.

"alıntı"

“sağlık için her şeye değer” inancını taşıyan nobel ailesi olarak, dünyanın hemen her köşesini sarmış bu virüsün sağlık profesyonellerinin hayatında ne denli izler bıraktığına ışık tutmak için, onların bu süreçte yaşadıkları ve yaşamaya devam ettikleri duygularını, korkularını, umutlarını, kaygılarını duymak ve duyurmak amacıyla türk dahili ve cerrahi bilimler yoğun bakım derneği ile birlikte hayata geçirdiğimiz pandemi anıları projesi hem bu zorlu süreçte yaşananlara birebir şahitlik etmemizi sağlayacak hem de geleceğe bırakılacak bir arşiv niteliği taşıyacak.

pandemi anıları; bugün hastanelerde ön cephede fedakârca savaşan emek veren tüm sağlık meslek mensuplarına bir teşekkür projesi olmakla birlikte gelecek kuşaklara neler yaşandığına yönelik tarihe iz bırakacak önemli bir kitap projesidir. projeye, sadece sağlık meslek mensupları anılarını bırakmayacak, sağlık meslek mensubu olmayan ve bu süreçten çok etkilenen siz değerli halkımızın da bu projeye dahil olmasını yürekten arzu ediyor, bu kitabın yazarı olmaya davet ediyoruz. sizlerin görsel, işitsel, metinsel anılarınızı paylaşacağınız bu platformda derlenen anıları pandeminin 1. yılında sizlere armağan edeceğiz.
devamını gör...

bu dünya da zor be kurban olduğum!!!
devamını gör...

fazla hoşlanıyorsa tehlike oluşturabilecek durumdur. aman allah korusun. sevginin bile seviyesi olmalı. çok okşamayın benim nickimi.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

mihail bulgakov'un dokuz öyküsünden oluşan tıp fakültesinden yeni mezun olmuş genç bir doktorun yaşadıklarını anlatan harika bir kitaptır.
kitap devrim zamanında geçmektedir. yeni mezun olmuş doktor, uzak bir kasabaya atanır. çoktan unutulmuş geleneklerin hüküm sürdüğü, kışın kasabanın her zerresini ele geçirdiğini bir dönemdir. genç doktor hem batıl inançlarla hem hastalıkla hem de imkansızlıklarla kara kışta çetin bir sınav verir.
dilinin oldukça sade ve akıcı olduğu, samimi bir üslubun hakim olduğu kitap sizleri ilk sayfadan itibaren içine hapsediyor. doğumda, ameliyatta, hastaya yetişmek için çıkılan o karlı yolculukta sanki siz de ordaymışsınız gibi geziniyorsunuz satırlar arasında. kesinlikle okunmasını düşündüğüm harika bir kitap.
devamını gör...

tamam, alın biletimi. hemen gidiyorum, bir daha dönüş yapmamak üzere hem de.*
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

tam yola çıkmalık, kaçıp gitmelik, kaybolmalık..
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim