harita sevenler için web siteleri
bugün amme hizmetine doyamadım*. haritada yer ezberlemekle sorunu olanlar için. şu siteyi ısrarla öneriyorum. türkiye illerinden, başkentlere hatta bayraklara kadar birçok oyun var.
seterra
seterra
devamını gör...
beyin yakan tramvay ikilemi
burada insanları (en azından mizantropist olmayanları) tereddüte düşüren şey “trene ellemezsek 4 kişi kader olaraktan ölür ama yönünü değiştirirsek bir kişiyi biz öldürmüş oluruz” düşüncesi. benim ahlak anlayışıma göre yönünü değiştirmesen de o 4 kişinin ölümünü engelleme imkanın varken engellemediğin için onların da ölümünden sorumlu olursun yani ben tramvayın hangi yönde gittiğiyle hiç ilgilenmiyorum ve olaya “bir kişinin mi ölmesini istersin 4 kişinin mi?” şeklinde bakıyorum ve trenin yönünü değiştirip 4 kişiyi kurtarmak adına bir kişiyi öldürmeyi tercih ediyorum. ancak o bir kişi elon musk ise işler değişir tabi.
devamını gör...
kadıköy'de düzenlenen hayat eve sığmıyor protestosu
sorgulanan şey pandemi değil pandemiyi yönetim süreci. yasak sadece belli bir kesime var. yabancı turistler beach clublarında tequila sunriselarını içsin diye ben evde oturdum hastaneye gitmek yerine tıp fakültesi eğitimi durdurulduğu için, bir buçuk ayda bir olması gereken sözlüleri haftada bir oluyoruz, 2 saatlik uykuyla sınava giriyoruz ve stresimiz atabileceğimiz herhangi bir yer yok. kongreler yapılıyor binlerce kişilik salonlarda ama okullar kapalı, tiyatrolar, sinemalar kapalı bir buçuk senedir. kafeler açıldığında doğru düzgün denetleme yapılmadığında 7 de yasak başlatmanın hiçbir anlamı yok. günde 3 milyon yapılacağı söylenen aşı 17 günde 3 milyona ulaştı ancak. hafta sonuna rastgele bir alkol yasağı kondu, hayır avrupa’daki ülkeler insanların evde alkol tüketmesine karışmıyor bu yasak bizde var sadece. çalışan insan hafta içi çalışıp hafta sonu eve kapanmak zorunda bir buçuk senedir. olan sağlık çalışanlarına, işçi sınıfına, esnafa, öğrenciye oluyor yine. hiçbir işe yaramıyor yasaklar, sıkıntı burada. hayat eve sığsa sığsa bir sene sığardı, dünya bitiriyor pandemiyi yavaş yavaş. ben bu ülkede eylülde okulların açılacağına bile güvenmiyorum, denemiyorlar bile açmayı öncelikleri değil çünkü. akademisyenleri ve öğrenciler aşılamak yerine turist gören insanları aşılıyorlar. dünya üzerinde pandemide halkına en az yardım yapan birkaç ülkeden biriyiz. kapanma dediğin şey devlet destekli olur yoksa ben de bilirim çıkıp eve kapanın hadi bakalım 3 hafta demeyi. yasaklar yüzünden insanlar aç kaldı sadece, ekonomi daha da b.ka sardı. hayat eve sığmıyor, bu insanların savunduğu şey de doğru, açık havada bulaşı aşırı düşük olan bir virüs için yaz aylarında maskeyle dolaşmak istemiyorum ben. tüm dünya böyle diye kendinizi kandırmayı da bırakın, biz hükümetin aptalca uygulamaları, gözümünüzün içine baka baka yaptıkları yolsuzluklar yüzünden bu haldeyiz. tünelin ucunda ışık gözükmüyor, ilerleme kaydetmek yerine geri gidiyoruz her gün. pandemi var sağlığımız için her şey demek koyunluktan başka bir şey değil şu noktada.
devamını gör...
ilk buluşmada yapılmaması gerekenler
devamını gör...
bir sözlük geleneği olarak admin yağlamak
yapanlara hafif bir tebessümle baktığım eylem.
devamını gör...
polaroid fotograf makinesi
anında görüntü veren, banyo gerektirmeyen, şipşak fotoğraf makinesi. bir dönem fenomen olmuştu.
instagram' ın kurucuları da polaroid'den ilham alarak instagram'ı geliştirmişler. kare şeklindeki nostaljik efektli fotoğraflar anlık paylaşım imkanı sunduktan sonra instagram aldı başını yürüdü.
instagram' ın kurucuları da polaroid'den ilham alarak instagram'ı geliştirmişler. kare şeklindeki nostaljik efektli fotoğraflar anlık paylaşım imkanı sunduktan sonra instagram aldı başını yürüdü.
devamını gör...
klibi güzel olan şarkılar
mabel matiz'in bütün klipleri.
devamını gör...
orta doğu teknik üniversitesi
1956’da menderes döneminde kurulmuş olan, ülkenin yüz akı üniversitedir.
devamını gör...
sahilde kafka
ilk kez 2002 yılında yayınlanan haruki murakami romanıdır. 2009 yılında hüseyin can erkin tarafından türkçeye çevrilmiştir.
bence gelmiş geçmiş en iyi murakami romanıdır. kitap ayrıca amerika'da yayınlandığı yıl the new york times tarafından yılın en iyi romanı seçilmiş.
tam gezi olayları zamanında okumaya başlamıştım bu kitabı. gündüz iş, akşam nöbet, uyumadan hemen önce gözüm sızlarken okumaya çalışmıştım. şahane bir başkaldırı. şahane bir kaçış hikayesi. ilk kez murakami okuyacaksınız kesinlikle bu kitabından başlayın derim.
kitabın kahramanı kafka ile şehir şehir dolaşmak çok güzel ve nefes nefeseydi benim için. kafka'nın 16 yaşında henüz bir çocuk olması bir yana, bu çocuğun evi terkedecek kadar cesur olması, terkederken yaşadığı çekinceleri ve tabii yol hikayeleri bu kitabı gönlümde çok başka yerlere koyuyor. sanki kafka'yla kendi çocukluğundan uzaklaşıyorsun ve gerçekliğini bulma yolculuğuna çıkıyorsun.
bence gelmiş geçmiş en iyi murakami romanıdır. kitap ayrıca amerika'da yayınlandığı yıl the new york times tarafından yılın en iyi romanı seçilmiş.
tam gezi olayları zamanında okumaya başlamıştım bu kitabı. gündüz iş, akşam nöbet, uyumadan hemen önce gözüm sızlarken okumaya çalışmıştım. şahane bir başkaldırı. şahane bir kaçış hikayesi. ilk kez murakami okuyacaksınız kesinlikle bu kitabından başlayın derim.
kitabın kahramanı kafka ile şehir şehir dolaşmak çok güzel ve nefes nefeseydi benim için. kafka'nın 16 yaşında henüz bir çocuk olması bir yana, bu çocuğun evi terkedecek kadar cesur olması, terkederken yaşadığı çekinceleri ve tabii yol hikayeleri bu kitabı gönlümde çok başka yerlere koyuyor. sanki kafka'yla kendi çocukluğundan uzaklaşıyorsun ve gerçekliğini bulma yolculuğuna çıkıyorsun.
devamını gör...
evli sözlük yazarlarının sözlükte neden yazdığı sorunsalı
evliler de yazar. evli insanların da yazma hakkı vardır. gereksiz bir sorunsal oluşturulmuş, böyle arayışların varsa başka kapıya genç.
devamını gör...
insanı olgunlaştıran şeyler
anne babasizlik; ailesini yada aile uyelerinden birini kaybeden veyahut yurtta yasamis her cocuk erken buyur. hatta cocuk kalamaz. buyumek zorundadir cunku nazini niyazini ceken kimsesi yoktur.
sorumsuz ebeveynlerin cocuklari; anne babasizlik bazen onlar yanindayken de olur. hatta boylesinin daha da zor oldugunu soylemek mumkundur. varlar gibidirler ama yokturlar. bu cocuga degersiz hissettirir, yuk oldugunu dusunur falan. kendini basini kendi kasimayi ogrene ogrene olgunlasir garibim.
gecim sikintisi; yokluğun, kit kanaat gecinmenin insana en buyuk ogretisi olgunlasmaktir. hayallerden vazgecmeyi ogretir, hayatin "gercek yuzunu" tokat gibi carpar adamin yuzune. huzur birakmaz lakin yorgun bir beden, sönük gozler, yipranmis bir ruh hali birakmasi mumkundur.
şiddet; ozellikle psikolojik siddetin en buyuk etkisi erken olgunlasmaktir. kendi dertlerini kendin kapatmaya calisirsin, kendi yaralarini kendin onarirsin. düsünursun, cikis yolu ararsin, bir seyler icin cirpinirsin. ve gunun sonunda bir bakarsin, kendini eylerken buyumussundur, olgunlasmissindir kocaman insan olmussundur.
sorumsuz ebeveynlerin cocuklari; anne babasizlik bazen onlar yanindayken de olur. hatta boylesinin daha da zor oldugunu soylemek mumkundur. varlar gibidirler ama yokturlar. bu cocuga degersiz hissettirir, yuk oldugunu dusunur falan. kendini basini kendi kasimayi ogrene ogrene olgunlasir garibim.
gecim sikintisi; yokluğun, kit kanaat gecinmenin insana en buyuk ogretisi olgunlasmaktir. hayallerden vazgecmeyi ogretir, hayatin "gercek yuzunu" tokat gibi carpar adamin yuzune. huzur birakmaz lakin yorgun bir beden, sönük gozler, yipranmis bir ruh hali birakmasi mumkundur.
şiddet; ozellikle psikolojik siddetin en buyuk etkisi erken olgunlasmaktir. kendi dertlerini kendin kapatmaya calisirsin, kendi yaralarini kendin onarirsin. düsünursun, cikis yolu ararsin, bir seyler icin cirpinirsin. ve gunun sonunda bir bakarsin, kendini eylerken buyumussundur, olgunlasmissindir kocaman insan olmussundur.
devamını gör...
sürekli dert anlatan tipler
dünyanın bütün yükü o'nların sırtındaymış gibi davranan tiplerdir. sanki karşısındakinin hiçbir derdi yokmuş gibi sürekli dert yanıp insanı canından bezdirirler. * (bkz: enerjiyi düşüren şeyler)
devamını gör...
helena paparizou
2005 eurovision'da yunanistan'ı my number one isimli şarkısıyla temsil ederek, birinci olmuş olan şarkıcıdır.
devamını gör...
john steinbeck
1962 yılı nobel edebiyat ödülü sahibi yazar. eserlerinde işçi yaşamını ve toplumsal sorunları gerçekçi bir anlatımla konu edinmiştir.
devamını gör...
medeni insanın özellikleri
kişi hak ve özgürlüklerine ve her canlının yaşam hakkına saygı duyan, çevre bilinci gelişmiş insan medeni insandır.
devamını gör...
insanı mutlu eden ucuz şeyler
yalın ayak sahilde dolaşmak
devamını gör...
başarısız insanların ortak yanları
(bkz: üşeniyorum o halde yarın) sözünü sıklıkla söylemeleridir.
devamını gör...
füruğ ferruhzad
şiirleri ne kadar güzelse hayatı da tam zıttı o kadar acılı ve kederli olan trajik bir kaza ile hayata gözlerini yuman iranlı şair. bir dönem tuhaf dergisinde kendisiyle ilgili detaylı bir yazı mevcuttu.
şiirleri içerisinde yaralarım aşktandır, uçları yeşil saplı fıskiyeler çiçek açacak olan o iki genç el gibi harikulade ifadeler yer alır.
bir şiir sever olarak baskı altında iken şiire olan bağlılığı ve katkıları için kendisine şükranlarımı sunuyorum ve rahmetle anıyorum.
şiirleri içerisinde yaralarım aşktandır, uçları yeşil saplı fıskiyeler çiçek açacak olan o iki genç el gibi harikulade ifadeler yer alır.
bir şiir sever olarak baskı altında iken şiire olan bağlılığı ve katkıları için kendisine şükranlarımı sunuyorum ve rahmetle anıyorum.
devamını gör...
hayata dair gülümseten detaylar
her sabah çalıştığım kurumun önündeki simitçiden alırım zeytinli poğaçamı. yaşar amca yaşlı biri. küçük bir simit arabası var. yaz kış demeden ki buraların kışı pek sert olur, açar tezgahını. akşamlara kadar bekler oracıkta ekmek parası için. ben de bu yüzden pastaneden değil ondan alırım alacağımı.
beni görür görmez hazırlar kese kağıdını. bu sabah ona doğru yaklaşırken hiç poğaça kalmadığını fark ettim. "hay aksi, aç kaldık" derken yaşar amca kese kağıdına sardığı zeytinli poğaçayı uzattı. çok satış yapmış bu sabah, fakat tezgahın alt tarafına bir tane saklamış benim için.
her sabah minicik bir alış veriş yaptığım, adından başka bir şey bilmediğim, adımı dahi bilmeyen bir yaşar amca'nın beni düşünmesi...
öyle çocuksu bir gülümseme kapladı yüzümü.
beni görür görmez hazırlar kese kağıdını. bu sabah ona doğru yaklaşırken hiç poğaça kalmadığını fark ettim. "hay aksi, aç kaldık" derken yaşar amca kese kağıdına sardığı zeytinli poğaçayı uzattı. çok satış yapmış bu sabah, fakat tezgahın alt tarafına bir tane saklamış benim için.
her sabah minicik bir alış veriş yaptığım, adından başka bir şey bilmediğim, adımı dahi bilmeyen bir yaşar amca'nın beni düşünmesi...
öyle çocuksu bir gülümseme kapladı yüzümü.
devamını gör...
