kafa sözlük
ara sıra yönetime sitemler gönderen biri olarak, bir hakkı teslim etmem gerekir. haziran ayında interaktif sözlükler arasında, mayıs ayına oranla 71500 daha az tanım girilmesine rağmen, ikinci sırada olması büyük başarıdır.
geçtiğimiz günlerde ise 1 milyon entry’i geçmesi azımsanacak hede hüde değildir.
yazarların katkısı es geçilemez ancak başarı böyök oranda yönetime aittir.
(bkz: kocaman alkış)
son dakika editi: yoldaş ile karşılıklı barış çubuğu üfledik. kafa’lar nasıl güzel ama.
geçtiğimiz günlerde ise 1 milyon entry’i geçmesi azımsanacak hede hüde değildir.
yazarların katkısı es geçilemez ancak başarı böyök oranda yönetime aittir.
(bkz: kocaman alkış)
son dakika editi: yoldaş ile karşılıklı barış çubuğu üfledik. kafa’lar nasıl güzel ama.
devamını gör...
anneler oğluna mı düşkün kızına mı sorunsalı
oğullarına. kendimden biliyorum.
abimle büyük bir tartışma yaşamıştık ve en sonunda ikimiz de sinirden ağlamıştık.* ikimiz de haklıydık aslında. sonra annem bana susmam için bağırıp abimin yanına gitmişti. çünkü oğluşu ağlıyor.* ikimize de düşkündür aslında ama bazen farkı hissedebiliyorum.
abimle büyük bir tartışma yaşamıştık ve en sonunda ikimiz de sinirden ağlamıştık.* ikimiz de haklıydık aslında. sonra annem bana susmam için bağırıp abimin yanına gitmişti. çünkü oğluşu ağlıyor.* ikimize de düşkündür aslında ama bazen farkı hissedebiliyorum.
devamını gör...
sayonara
güle güle veya elveda anlamlarında kullanılan sayonara kelimesi marlon brando’nun oynadığı 4 oscar ödüllü sayonara filmi ile yurdumuzda 1957 yılında yaygın bir şekilde kullanılmıştır.
tepedeki ev filmindeki duygu dolu şarkı sayonara no natsu ile sevgililer arasında sıkça kullanılan bir kelime olmuştur.
gülen yüz emojisi ile kullanılırsa güle güle anlamına gelirken, emoji olmadan kullanılırsa hüzünlü bir elvedadır sayonara.
özel gün sendromu yaşayanlar “sayonara” diye sevgililerine mesaj atarak “benimle son zamanlarda pek ilgilenmiyorsun, hayatında başka biri mi var, seni bırakırım ona göre” imalı trip de atabilirler. *
çikolata, çiçek ve bir hediye ile gönül almak gereklidir...emojisiz “sayonara” mesajı üzerine.
birçok romanda da görürüz sayonarayı...
“geceleyin birbirinin yanından geçen trenlere benziyoruz. merhaba! hoşçakal! bir dahaki sefere! sayonara! a bientot! gözlerim hala seninkilerin içine bakıyor ve orada derinlere dalıyor.
saçlarını dalgalanırken görüyorum ve yazın gökyüzünden hızla gelip geçen bir bulutu andıran gülümsemenle cezbedilmiş bir halde bir bambu ormanında yalnız başıma dolaşıyorum.
senden bin ışık yılı uzakta olsam bile kendimi sana çok yakın hissediyorum…günler uçup gidiyor ve ben her zaman, gittikçe daha güçlü seviyorum seni. ah evet, aşk çok ihtişamlı bir şey “- charles bukowski.
tepedeki ev filmindeki duygu dolu şarkı sayonara no natsu ile sevgililer arasında sıkça kullanılan bir kelime olmuştur.
gülen yüz emojisi ile kullanılırsa güle güle anlamına gelirken, emoji olmadan kullanılırsa hüzünlü bir elvedadır sayonara.
özel gün sendromu yaşayanlar “sayonara” diye sevgililerine mesaj atarak “benimle son zamanlarda pek ilgilenmiyorsun, hayatında başka biri mi var, seni bırakırım ona göre” imalı trip de atabilirler. *
çikolata, çiçek ve bir hediye ile gönül almak gereklidir...emojisiz “sayonara” mesajı üzerine.
birçok romanda da görürüz sayonarayı...
“geceleyin birbirinin yanından geçen trenlere benziyoruz. merhaba! hoşçakal! bir dahaki sefere! sayonara! a bientot! gözlerim hala seninkilerin içine bakıyor ve orada derinlere dalıyor.
saçlarını dalgalanırken görüyorum ve yazın gökyüzünden hızla gelip geçen bir bulutu andıran gülümsemenle cezbedilmiş bir halde bir bambu ormanında yalnız başıma dolaşıyorum.
senden bin ışık yılı uzakta olsam bile kendimi sana çok yakın hissediyorum…günler uçup gidiyor ve ben her zaman, gittikçe daha güçlü seviyorum seni. ah evet, aşk çok ihtişamlı bir şey “- charles bukowski.
devamını gör...
kanar
bir güncel gürsel artıktay şarkısı. bu yüzden şarkısından sonra en sevdigim bestesi diyebilirim evet.
devamını gör...
3 haziran 1963
ben bir insan,
ben bir türk şairi nazım hikmet
ben tepeden tırnağa insan
tepeden tırnağa kavga, hasret ve ümitten ibaret...
hem bir tek elmadan, hem süpürülen topraktan, hem
zindandan dönen insan ruhundan, hem kitlelerin
daha güzel günler için savaşından, hem bir tek
insanın sevda kederlerinden bahseden şiirler yazmak
istiyorum, hem ölüm korkusundan, hem ölümden korkmamaktan
bahseden şiirler yazmak istiyorum.
sen hepsini ve daha fazlasını kalbinden duyduğun o şiirle yazdın. iyi ki yazdın. iyi ki ses oldun, şiir oldun, şarkı oldun. umarım yazmak istediğin her şeyi yazmışsındır altmış bir yıllık ömründe.
devamını gör...
diksiyon geliştirici tekerlemeler
pohpohçu pinti profesör pofur pofur pofurdayarak hınçla tunç çanak içinde punç içip pülverizatör prospektüsünü papazbalığı biblosunun berisindeki papatya buketinin bu yanına bıraktıktan sonra palas pandıras pülümür’le pötürge’den getirdiği porsuk pötikare pöstekiyi paluluların pıtırcık pazarında partenogenez pasaparolasıyla pervasız pervaz peyzajını ve peronospora pestenkerani pestilini posbıyıklı pisboğaz pedagoga pınarbaşı’nda beş peşkirle peş peşe peşin peşin peşkeş çekti sonra da pılısını pırtısını topladı.
devamını gör...
bayram temizliği
beni bitiren temizlik. öldüm ben, cenazemi kaldırın sözlük. 3 gündür dip köşe temizlik yapılıyor evimde, bir de üstüne şunu yap kızım bunu yap kızım atarları çekiyorum.
“kızıııım bana kuru bezi fırlatır mısın, kızım ayağına terlik giy, süpürme işin bittiyse gel de şuraların tozunu al, buraları mopla, hadi şunları yukarı çıkart/aşağı indir...”
konu temizliğe geldi mi bizim evde can sağlığı unutulur, sandalyeler üstüne çıkılıp avizeler silinir, ter banyosu yapılsa da temizlik bitene kadar durulmaz. “şu oda daha bitsin, burayı deterjanlayıp çıkacağım, söz.” nidaları yankılanıyor evde.
kendimize yardımcı olarak kardeşimi aldık ama yok anlamıyor şu temizlik işinden, sırılsıklam mopla caaaanım parkeleri silmeye çalışıyor, yok ben süpürmeyi sevmiyorum, sadece mop yaparım diyor bir de. artık “aaaaaaayh yeter!” dedim, annemle bir olup şutladık kardeşcağızımı. kaldık baş başa. temizlik bitti mi bilmiyorum, bitmemiş de olabilir, bitmiş olduğunu umabiliyorum sadece. 2 kişi olunca verim düştü yalan yok.
her neyse, bayram bayram dedik hiç bayram değil bu bize, kime bayram söyleyeyim mi? deterjan markalarına, süpürge satanlara, kuru temizlemecilere bayram. bayram bize değilse temizliği niye bize kaldı yine? gelmeseydi keşke bayram, sevmiyorum ben bayramları. en azından temizliğe gerek kalmazdı.
“kızıııım bana kuru bezi fırlatır mısın, kızım ayağına terlik giy, süpürme işin bittiyse gel de şuraların tozunu al, buraları mopla, hadi şunları yukarı çıkart/aşağı indir...”
konu temizliğe geldi mi bizim evde can sağlığı unutulur, sandalyeler üstüne çıkılıp avizeler silinir, ter banyosu yapılsa da temizlik bitene kadar durulmaz. “şu oda daha bitsin, burayı deterjanlayıp çıkacağım, söz.” nidaları yankılanıyor evde.
kendimize yardımcı olarak kardeşimi aldık ama yok anlamıyor şu temizlik işinden, sırılsıklam mopla caaaanım parkeleri silmeye çalışıyor, yok ben süpürmeyi sevmiyorum, sadece mop yaparım diyor bir de. artık “aaaaaaayh yeter!” dedim, annemle bir olup şutladık kardeşcağızımı. kaldık baş başa. temizlik bitti mi bilmiyorum, bitmemiş de olabilir, bitmiş olduğunu umabiliyorum sadece. 2 kişi olunca verim düştü yalan yok.
her neyse, bayram bayram dedik hiç bayram değil bu bize, kime bayram söyleyeyim mi? deterjan markalarına, süpürge satanlara, kuru temizlemecilere bayram. bayram bize değilse temizliği niye bize kaldı yine? gelmeseydi keşke bayram, sevmiyorum ben bayramları. en azından temizliğe gerek kalmazdı.
devamını gör...
bir şiirin tamamını anlatan tek mısrası
''çünkü sevdikçe beni sen kendini tanıdın.''
edip cansever
edip cansever
devamını gör...
rehberde babayı kaydetme şekli
adı ve soyadı ile
devamını gör...
istanbul
dışına çıkılmazsa, dünyanın en güzel şehri hissi uyandırır.
devamını gör...
sevmiyorsan saygı duy
başka bir bireyin temel hak ve özgürlükleri ihlal edilmediği sürece, her birey saygıyı hak eder. sınırlarınıza saygı duyulması sizin hakkınızdır. tüm canlı varlıkların yaşam biçimlerine, dillerine, dinlerine, renklerine, düşüncelerine ve farklılıklarına saygı duymak zorundayız. sevgi kişisel saygı ise toplumsal bir şarttır.
devamını gör...
voyage voyage
dinlemekten sıkılmayacağım enfes klasik.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının meslekleri
insanlardan uzak, mağarada yaşayan, yalnız, mutsuz ama huzurlu bir filozofum.
hedefim mutlak huzura kavuşmak.
hedefim mutlak huzura kavuşmak.
devamını gör...
kendi saçını kesmek
başlığı görünce kafamın içinde hemen şu güzel şarkı çaldı.
t:bir hayli zor olan, ama bir kez yapmayı becerdiğinizde asla bırakmayacağınız eylem.
t:bir hayli zor olan, ama bir kez yapmayı becerdiğinizde asla bırakmayacağınız eylem.
devamını gör...
eskişehir dendiğinde akla gelenler
meşhur sokak heykelleri. favorim olan dört tanesini paylaşıyorum.
porsuk çayı yanındaki çekirdek çitleyen eşşek heykeli.

barlar sokağı girişinde yer alan "şişede durduğu gibi durmaz" yazılı, yanında içki şişesi bulunan ve bank üzerinde sızmış adam heykeli.

dedikodu yapan/ muhabbet eden iki kadını simgeleyen tatlı şeyler heykeli (maske mesafe hijyen temalı).

madenci heykeli.
porsuk çayı yanındaki çekirdek çitleyen eşşek heykeli.

barlar sokağı girişinde yer alan "şişede durduğu gibi durmaz" yazılı, yanında içki şişesi bulunan ve bank üzerinde sızmış adam heykeli.

dedikodu yapan/ muhabbet eden iki kadını simgeleyen tatlı şeyler heykeli (maske mesafe hijyen temalı).

madenci heykeli.
devamını gör...
türk müzik tarihinin en iyi klipleri
aklıma yer edenler:
şebnem ferah-vazgeçtim dünyadan
demet sağıroğlu-kınalı bebek
ayşen-nerdesin?( parmağıma yüzükleri takıp taklidini yapardım,dikkat çekici klip)
vee tabii ki tarkan-ölürüm sana klibi (tarkanın her konuda zirve olduğu yıllar)
mirkelam-her gece (bence başarılı koşan adam olarak aklımıza yer etmiş)
ama en iyisi derseniz sibel alaş-adam derim.
şebnem ferah-vazgeçtim dünyadan
demet sağıroğlu-kınalı bebek
ayşen-nerdesin?( parmağıma yüzükleri takıp taklidini yapardım,dikkat çekici klip)
vee tabii ki tarkan-ölürüm sana klibi (tarkanın her konuda zirve olduğu yıllar)
mirkelam-her gece (bence başarılı koşan adam olarak aklımıza yer etmiş)
ama en iyisi derseniz sibel alaş-adam derim.
devamını gör...
günaydın sözlük
gününüz aydın olsun sevgili sözlük ahali.*
devamını gör...
parlamenter sistem
parlamenter sistemde devlet başkanı ve hükümet başkanı ayrı kişidir. yani tarafsız, partisiz bir cumhurbaşkanı ve başbakan vardır. yürütme organı meşruiyetini yasama organından almaz.
parlamenter sistem meşruti monarşi ve parlamenter cumhuriyet olmak üzere iki şekilde görülebilir.
parlamenter sistem meşruti monarşi ve parlamenter cumhuriyet olmak üzere iki şekilde görülebilir.
devamını gör...
odamda yolculuk
xavier de maistre kitabıdır.
ilkokul yıllarımda romatizmal bir hastalıktan ötürü birkaç ay yatağa mahkum kalmıştım. yürümekte çok zorlanıyordum ve doktor en az üç ay sadece iğne olmak dışında yataktan çıkmamam gerektiğini söyleyince saçma bir mahkumiyet başlamıştı benim için.
o dönemde hayatımı kurtaran şeyin edebiyat olduğunu söyleyebilirim çünkü günlerce kitap okuyup hayal kurdum bir odanın içinde. odamdaki bu yolculuklar esnasında birçok insanla tanıştım. jules verne bunlardan biriydi ve beni dünyanın her yerine götürdü. ve ben o hastalık esnasında ilk öykümü yazdım. bir bilimkurgu öyküsü idi, dönüşüm geçirmiş örümceklerle savaşan sıradan bir kahramanın öyküsü. odada yapılabilecek yolculukların doğrudan etkisini hep hissettim hayatım boyunca.
içinde bulunduğumuz bu saçma ve gerçeküstü dönemde karantina ve sokak kısıtlamalarına girip girip çıkarken, odalarda ışıksız kalmaya alışırken ve dahi bu dönemi fakirsek cinnet zenginsek cennet tadında geçirirken okunması gereken bir kitap.
evlerde kalıp kendi kendimizi sorgulamak için bolca zaman bulmamız kendimizi tanıyıp yeni bir arkadaşlık edinmek için ideal bir fırsat olabilir ve biz de maistre’nin yaptığı gibi düşsel bir yolculuğa çıkabiliriz kendi odamızda. bence okuyun, delirmeden önce yapacağınız en iyi şey olabilir.
ilkokul yıllarımda romatizmal bir hastalıktan ötürü birkaç ay yatağa mahkum kalmıştım. yürümekte çok zorlanıyordum ve doktor en az üç ay sadece iğne olmak dışında yataktan çıkmamam gerektiğini söyleyince saçma bir mahkumiyet başlamıştı benim için.
o dönemde hayatımı kurtaran şeyin edebiyat olduğunu söyleyebilirim çünkü günlerce kitap okuyup hayal kurdum bir odanın içinde. odamdaki bu yolculuklar esnasında birçok insanla tanıştım. jules verne bunlardan biriydi ve beni dünyanın her yerine götürdü. ve ben o hastalık esnasında ilk öykümü yazdım. bir bilimkurgu öyküsü idi, dönüşüm geçirmiş örümceklerle savaşan sıradan bir kahramanın öyküsü. odada yapılabilecek yolculukların doğrudan etkisini hep hissettim hayatım boyunca.
içinde bulunduğumuz bu saçma ve gerçeküstü dönemde karantina ve sokak kısıtlamalarına girip girip çıkarken, odalarda ışıksız kalmaya alışırken ve dahi bu dönemi fakirsek cinnet zenginsek cennet tadında geçirirken okunması gereken bir kitap.
evlerde kalıp kendi kendimizi sorgulamak için bolca zaman bulmamız kendimizi tanıyıp yeni bir arkadaşlık edinmek için ideal bir fırsat olabilir ve biz de maistre’nin yaptığı gibi düşsel bir yolculuğa çıkabiliriz kendi odamızda. bence okuyun, delirmeden önce yapacağınız en iyi şey olabilir.
devamını gör...
orhan veli kanık
böyle pırlanta değerinde az bulunan şairimize de 5 parasız belediyenin açtığı çukura düşüp ölmek yakışırdı zaten, canım ülkem hiç değişmiyor.
devamını gör...