metot
bir amaca ulaşmak için önceden yapılmış bir plan dahilinde izlenen, tutulan yol, usul, yöntem, prosedür demektir.
devamını gör...
bir zamanların en efsane telefonu
tartışmasız nokia 3310.
devamını gör...
sözlüklerin siyasi görüşleri
(bkz: yok)
devamını gör...
belirsizlik
insanı yoran etkenlerdendir. sonunu kestiremediğimiz durumlar sürekli zihnimizde yer edinir ve orada oyalanır. bir olayın sonun kötü veya olumsuz olduğunu bilmek bile insanı bu kadar yıpratmaz. belirsizlik bir bataklık gibidir, düşündükçe batarsın.
devamını gör...
kendisine verilen tableti satan öğrenci
mülkiyet hakkı'na ne oldu? bu ülkede kimsenin mülkiyet hakkı yok gerçekten.
devlet her çocuğa tablet dağıtmayı taahhüt ettiyse zenginin çocuğuna da verecek fakirin çocuguna da.
ama devlet aylık geliri 8 bin türk lirasının altında olan ailelerin çocuklarına tablet vermeyi taahhüt ettiyse o zaman bunu yapacak. bir ülkenin kanun ülkesi mi, kabile ülkesi mi olduğu bunun gibi küçük detaylarla belirleniyor. sözleşmeleri okumadan imzalamayın diye boşuna demiyorlar.
koca devlet bir çocuğun sattığı tabletin peşine düşecek şimdi. ne günlere kaldık.
devlet her çocuğa tablet dağıtmayı taahhüt ettiyse zenginin çocuğuna da verecek fakirin çocuguna da.
ama devlet aylık geliri 8 bin türk lirasının altında olan ailelerin çocuklarına tablet vermeyi taahhüt ettiyse o zaman bunu yapacak. bir ülkenin kanun ülkesi mi, kabile ülkesi mi olduğu bunun gibi küçük detaylarla belirleniyor. sözleşmeleri okumadan imzalamayın diye boşuna demiyorlar.
koca devlet bir çocuğun sattığı tabletin peşine düşecek şimdi. ne günlere kaldık.
devamını gör...
türklere özgü davranışlar
sıcak çay kaşığını ele, kola dokundurmak.
devamını gör...
kapatınca kafa ütülüyormuş denilen şeyler
elektrik süpürgesi.
devamını gör...
aşık olunan kişi reddederse alınacak pozisyon
bir kere baştan mal olmayın. karşınızdaki kişi açık sinyaller vermiyorsa açılmayın. hadi mal değilsiniz de bir mallık ettiniz açıldınız. onurunuzu koruyun. onunkini de koruyun. önemli bir süre mesafinize dikkat edin. karşınızdaki kişi mallaşacak ve karışık sinyaller yollamaya başlayacak. siz yine mal olmayın bunu yemeyin. bunu yerseniz onurunuzla birlikte aklınızın önemli bir bölümünden de olursunuz. yapmayın bunu, bunu yapmayın işte. aşık hortlaklar sürüsü sizi. biliyorum beni dinleyemeyeceksiniz. ne haliniz varsa görün. o zaten size bunu tersten gösterecektir
devamını gör...
ikili ilişkilerde sık yapılan hatalar
çok fazla hata vardır. küçük bir liste yapayım :
1) hayır diyememek.
2) kısa sürede samimi olmak.
3) sırlarını açmak.
4) kendinden ödün vermek.
tanım: ikili ilişkilerde yapılan en büyük hataları paylaştığımız başlıktır.
1) hayır diyememek.
2) kısa sürede samimi olmak.
3) sırlarını açmak.
4) kendinden ödün vermek.
tanım: ikili ilişkilerde yapılan en büyük hataları paylaştığımız başlıktır.
devamını gör...
erdoğan değil intihar eden vatandaşlar suçludur
beyaz tv sunucusunun intihar eden bütün vatandaşların bitcoin alıp kumar oynadığını iddia ettiği beyin yakan açıklamasıdır. tabii bir ülkede ekonomi kötüyse ve vatandaşlar bu sebepten intihar ediyorsa iktidardaki partinin ve cumhurbaşkanının bu durumla alakası nedir ki? kocaman bir sıfır. buradan
beyaz tv sunucusu tahir sarıkaya, tepki çeken açıklamalar yaptı. görevinden istifa ettirilen eski ankara büyükşehir belediye başkanı ibrahim melih gökçek'in kanalı beyaz tv'de uyan türkiyem programını sunan tahir sarıkaya, intihar eden yurttaşları hedef aldı. ekonomik kriz ve geçimsizlik nedeniyle yaşamına son veren yurttaşları hedef alan sarıkaya, "'intihar ediyorum, suçlu erdoğan.' sen kumar oyna, sen her şeyi yap ondan sonra 'zor durumdayım.'bitcoin oyna, zor durumdayım, battım, oh... bütün suçlu erdoğan" ifadelerini kullandı.
beyaz tv sunucusu tahir sarıkaya, tepki çeken açıklamalar yaptı. görevinden istifa ettirilen eski ankara büyükşehir belediye başkanı ibrahim melih gökçek'in kanalı beyaz tv'de uyan türkiyem programını sunan tahir sarıkaya, intihar eden yurttaşları hedef aldı. ekonomik kriz ve geçimsizlik nedeniyle yaşamına son veren yurttaşları hedef alan sarıkaya, "'intihar ediyorum, suçlu erdoğan.' sen kumar oyna, sen her şeyi yap ondan sonra 'zor durumdayım.'bitcoin oyna, zor durumdayım, battım, oh... bütün suçlu erdoğan" ifadelerini kullandı.
devamını gör...
emeğiniz emanetimizdir
ösym’nin sloganı. yalan olduğunu düşünmemek elde değil.
ayrıca sınav için kurumun verdiği kalemlerde de bulunur bu slogan, öğrenci stresten kalemi kemirdikten sonra bu yazıyı okur ardından da nane şekeriyle kapanışı yapar.*
ayrıca sınav için kurumun verdiği kalemlerde de bulunur bu slogan, öğrenci stresten kalemi kemirdikten sonra bu yazıyı okur ardından da nane şekeriyle kapanışı yapar.*
devamını gör...
kızılay’ın şirketleşmesi sonucu akrabaların iş sahibi olması
türkiye'de işsiz yoktur, akrabasız vardır.
devamını gör...
yazarların hayalleri
son nefesimi vereceğim an " güzel bir hayat yaşadım, yakınlarıma ise sevgiyle hatırlayacakları güzel anılar bıraktım." diyebilmek.
devamını gör...
kafa sözlük
küfürsüz, özgür, samimi olur umarım.
devamını gör...
ölmeye verilen isimler
vakti gelmiş.
devamını gör...
bir gün tek başına
babamın kitaplığından(bkz: tek kişilik ölüm) ile tanıdım (bkz: vedat türkali) 'yi.. darbeler gören, darbelerin öncesi ve sonrasının siyasal atmosferinin topluma etkilerini kitaplarına yansıtan bi (bkz: çınar)..
''ömrünün her dönemin de bütün bilgisini kuşanıp, tanıklık ettiği dönemi anlatmak için kalemini silahı yapardı.'' der bizim ihtiyar onun için..
(bkz: bir gün tek başına) tuğla kıvamında olsa da, sayfa sayısı gözünüzü korkutmasın. kitabı okutan sayfa sayısı değil sonuçta. bakmayın 747 sayfalık bi kitap olduğuna, elimde sabun gibi iki haftada kaydı gitti. .
kitabın akıcılığı sıkılmadan okumama sebep oldu aslında. öyle ki anlatılan konulara yabancı olmayan okurlar film izler gibi ilerleyeceklerdir. kenan'la, günsel'le ve diğerlerinin rakı masalarına misafir oldum, onların memleket üstüne sohbetlerini dinleyip, onlarla birlikte şikayetçi oldum, zaman zaman küçük burjuva dünyalarında kirlendim. günselin o güzel sesinden nazım'dan şiirler dinledim. kızlı erkekli ortamda hemde! "biz böyle rakı masalarında memleket meselelerini konuşarak mı bir şeylerin değişmesini bekleyeceğiz?" diye soran günselin karşısında ezildim.
korkaklığımı kenan gibi haklılaştırmak için kendime bile inandıramadığım sebepler ürettim. ümitsizliğe kapıldığımız anlarda babanın kapısını çalıp sohbetlerini dinleyip yüreğimize düşen eylem ateşiyle yasaklanmış doğruları onlarla birlikte sokaklarda haykırdım. "dağılın" diye haykıran gücün karşısına bedenini siper edenlerle yoldaş oldum.
düzenin korucuları tarafından gözaltına alınan günsel'in işkence de ki dirayetine hayran kaldım. cellatların karşısında onlarla birlikte dik durdum. hücrede sessiz sessiz ağladım. günsel ile beraber ağız dolusu küfürler ettim komisere . dönemin haramileriyle günümüzün haramilerini kıyasladım. küçük devrimciler ile, geleneksek sol üstüne kafa yordum.
sonra geldim buraya kitabı okuduktan sonra bir şeyler karalayayım dedim, yazıp yazıp sildim, acaba başıma bir iş gelir mi diye tedirgin oldum! herhalde o günlerden bugünlere gelinen süreci anlatacak en güzel örnek parmaklarımızın ucuna kadar gelip de yazamadığımız şeylerin tedirginliğidir. bu tedirginliği yaşamayıp bedel ödemeyi göze alan insanlara sırtınızı dönmemeniz umuduyla tadına vararak keyifle okumanız dileği ile...
--! spoiler !--
"kimseden izin beklemedim seni sevmek için..."
"uyan artık uykudan uyan, uyan esirler dünyası… kavga sesleri geliyor köylerden ve şehirlerden. devrimciler ilerliyor, bugün esir, yarın herşey…"
"nasıl tanıyamıyoruz kişileri...yıllarca yan yana yaşıyoruz, yatıp kalkıyoruz, bir de bakıyoruz bambaşka biriymiş o. "
"demokrasi yapacaklarmış pezevenkler!.. halksız, işçisiz demokrasi olur mu be? koyun sürüsü ettiler milleti..."
"yıllarca çekilen işkenceler, baskılar, hapislikler, sürekli polis kovalamaları öylesine yılgınlık yaratmış ki en namuslu kişiler bile ''örgüt'' sözcüğünden ürker olmuşlardı. faşizmin iyice kuduzlaştığı böyle bir dönemde düzenli bir örgüt çalışması söz konusu değildi. "
".. yararı olur böyle durumlarda. bir şeyler okursun, dalar gidersin, her şeyi unutursun çoğu kez. “sadece okumaya yarıyorsa kitaptan iyi afyon yok ! ”
"felsefe okuyorsunuz demek... vatanınızın, devletinizin yararına düşünmeyi öğretmediler mi size ? "
"birden kızın elini tuttu kenan.
-ne olur beni bırakma günsel, dedi. kimseyle böyle konuşmadım ben. belki budalayım, ama inan bana dürüstüm. şaşırmak istemiyorum yolumu...yalnız yakalıyorlar beni. bırakma artık. sensiz hiçim. çevremdeki her şey sırtımda. tek başıma ezecekler beni."
".. mutluluk da yorar insanı. pırıl pırıl bir ırmakta yüzüyorsun, mutluluk dediğin bu. bir kıyıda, bir dönemeçte arada bir ortaya çıkıveren pis bulanık akıntılardan uzaklaşacaksın, güçlü kulaçlar atman gerek. ne çok düşmanı var mutluluğun."
--! spoiler !--
''ömrünün her dönemin de bütün bilgisini kuşanıp, tanıklık ettiği dönemi anlatmak için kalemini silahı yapardı.'' der bizim ihtiyar onun için..
(bkz: bir gün tek başına) tuğla kıvamında olsa da, sayfa sayısı gözünüzü korkutmasın. kitabı okutan sayfa sayısı değil sonuçta. bakmayın 747 sayfalık bi kitap olduğuna, elimde sabun gibi iki haftada kaydı gitti. .
kitabın akıcılığı sıkılmadan okumama sebep oldu aslında. öyle ki anlatılan konulara yabancı olmayan okurlar film izler gibi ilerleyeceklerdir. kenan'la, günsel'le ve diğerlerinin rakı masalarına misafir oldum, onların memleket üstüne sohbetlerini dinleyip, onlarla birlikte şikayetçi oldum, zaman zaman küçük burjuva dünyalarında kirlendim. günselin o güzel sesinden nazım'dan şiirler dinledim. kızlı erkekli ortamda hemde! "biz böyle rakı masalarında memleket meselelerini konuşarak mı bir şeylerin değişmesini bekleyeceğiz?" diye soran günselin karşısında ezildim.
korkaklığımı kenan gibi haklılaştırmak için kendime bile inandıramadığım sebepler ürettim. ümitsizliğe kapıldığımız anlarda babanın kapısını çalıp sohbetlerini dinleyip yüreğimize düşen eylem ateşiyle yasaklanmış doğruları onlarla birlikte sokaklarda haykırdım. "dağılın" diye haykıran gücün karşısına bedenini siper edenlerle yoldaş oldum.
düzenin korucuları tarafından gözaltına alınan günsel'in işkence de ki dirayetine hayran kaldım. cellatların karşısında onlarla birlikte dik durdum. hücrede sessiz sessiz ağladım. günsel ile beraber ağız dolusu küfürler ettim komisere . dönemin haramileriyle günümüzün haramilerini kıyasladım. küçük devrimciler ile, geleneksek sol üstüne kafa yordum.
sonra geldim buraya kitabı okuduktan sonra bir şeyler karalayayım dedim, yazıp yazıp sildim, acaba başıma bir iş gelir mi diye tedirgin oldum! herhalde o günlerden bugünlere gelinen süreci anlatacak en güzel örnek parmaklarımızın ucuna kadar gelip de yazamadığımız şeylerin tedirginliğidir. bu tedirginliği yaşamayıp bedel ödemeyi göze alan insanlara sırtınızı dönmemeniz umuduyla tadına vararak keyifle okumanız dileği ile...
--! spoiler !--
"kimseden izin beklemedim seni sevmek için..."
"uyan artık uykudan uyan, uyan esirler dünyası… kavga sesleri geliyor köylerden ve şehirlerden. devrimciler ilerliyor, bugün esir, yarın herşey…"
"nasıl tanıyamıyoruz kişileri...yıllarca yan yana yaşıyoruz, yatıp kalkıyoruz, bir de bakıyoruz bambaşka biriymiş o. "
"demokrasi yapacaklarmış pezevenkler!.. halksız, işçisiz demokrasi olur mu be? koyun sürüsü ettiler milleti..."
"yıllarca çekilen işkenceler, baskılar, hapislikler, sürekli polis kovalamaları öylesine yılgınlık yaratmış ki en namuslu kişiler bile ''örgüt'' sözcüğünden ürker olmuşlardı. faşizmin iyice kuduzlaştığı böyle bir dönemde düzenli bir örgüt çalışması söz konusu değildi. "
".. yararı olur böyle durumlarda. bir şeyler okursun, dalar gidersin, her şeyi unutursun çoğu kez. “sadece okumaya yarıyorsa kitaptan iyi afyon yok ! ”
"felsefe okuyorsunuz demek... vatanınızın, devletinizin yararına düşünmeyi öğretmediler mi size ? "
"birden kızın elini tuttu kenan.
-ne olur beni bırakma günsel, dedi. kimseyle böyle konuşmadım ben. belki budalayım, ama inan bana dürüstüm. şaşırmak istemiyorum yolumu...yalnız yakalıyorlar beni. bırakma artık. sensiz hiçim. çevremdeki her şey sırtımda. tek başıma ezecekler beni."
".. mutluluk da yorar insanı. pırıl pırıl bir ırmakta yüzüyorsun, mutluluk dediğin bu. bir kıyıda, bir dönemeçte arada bir ortaya çıkıveren pis bulanık akıntılardan uzaklaşacaksın, güçlü kulaçlar atman gerek. ne çok düşmanı var mutluluğun."
--! spoiler !--
devamını gör...
boris vian sözleri
"seni sevmeyene asla sabır gösterme. çünkü sabrın adı yüzsüzlük, fedakarlığın adı eziklik, sevginin adı kişiliksizlik olur. "
...
"çiçekçi dükkanlarının hiç demir kepenkleri olmaz. kimse aklına getirmez çiçek çalmayı."
...
"kendini gereksiz yere, gereksiz zamanlarda, gereksiz insanlar için yoruyorsun. en gerekli zamanda, en değerlinin kendin olduğunu çok gereksiz bir acıyla anlarsın."
...
"çiçekçi dükkanlarının hiç demir kepenkleri olmaz. kimse aklına getirmez çiçek çalmayı."
...
"kendini gereksiz yere, gereksiz zamanlarda, gereksiz insanlar için yoruyorsun. en gerekli zamanda, en değerlinin kendin olduğunu çok gereksiz bir acıyla anlarsın."
devamını gör...
maske takmayan başbakana para cezası kesilmesi
paralel evrende yaşandığını düşündüğüm olaylardan bir tanesi.
tayland'da başbakan prayuth chan-ocha, maske takmadığı için covid-19 tedbirlerini ihlal etmek suçundan 6 bin baht (190 dolar) para cezasına çarptırıldı.
kaynak
tayland'da başbakan prayuth chan-ocha, maske takmadığı için covid-19 tedbirlerini ihlal etmek suçundan 6 bin baht (190 dolar) para cezasına çarptırıldı.
devamını gör...
küçükken inandığımız yalanlar
kötülerin bir gün mutlaka üzüleceğine inanırdım. safça.
devamını gör...
kitap okumak
kitap okuyorum öyleyse varım.
devamını gör...