ülkelere sembol olan hayvanlar
devamını gör...
küçük balıklar üzerine bir masal
hale soygazi ve nihat ileri'nin başrollerini paylaştığı film, vizyona girdiği zamanlar tartışmalara sebep olmuştu. film, birbirlerine nispet yaparcasına ihanet eden bir karı kocanın hikayesini konu ediniyor.
barış pirhasan'ın hem senaryosunu yazdığı hem de yönetmenliğini yaptığı 1989 yapımı bu filmin kadrosunu oluşturan oyuncular hale soygazi, nihat ileri, derya köroğlu, atacan arseven, yasemin alkaya, füsun erbulak . film, gösterime girdiği zamanlar, ciddi eleştiriler almıştı. üzerinde sıklıkla tartışılan bu film yakalamış olduğu küçük detaylar, değişik diyaloglar, kullanılan dekorlar ve oluşturulan atmosferle dikkat çekiciydi. görüntü yönetmenliği anton klima tarafından yapılan film oldukça muntazam bir sinema diline sahip. küçük balıklar üzerine bir masal filmi, barış pirhasan'ın da ilk yönetmenlik tecrübesi. filmde yan karakter olarak yeni türkü grubunun solisti derya köroğlu da dikkat çekiyor. filmin müziklerinde de yine aynı grup elemanı olan selim atakan imzası var.
film, bildiğim kadarıyla yakın zamanlarda televizyonda yayınlanmadı. internet ortamında da videosu bulunmuyor. pirhasan'ın bu filmden dolayı başarısız olduğu ve zarara uğradığını hatırlıyorum.
barış pirhasan'ın hem senaryosunu yazdığı hem de yönetmenliğini yaptığı 1989 yapımı bu filmin kadrosunu oluşturan oyuncular hale soygazi, nihat ileri, derya köroğlu, atacan arseven, yasemin alkaya, füsun erbulak . film, gösterime girdiği zamanlar, ciddi eleştiriler almıştı. üzerinde sıklıkla tartışılan bu film yakalamış olduğu küçük detaylar, değişik diyaloglar, kullanılan dekorlar ve oluşturulan atmosferle dikkat çekiciydi. görüntü yönetmenliği anton klima tarafından yapılan film oldukça muntazam bir sinema diline sahip. küçük balıklar üzerine bir masal filmi, barış pirhasan'ın da ilk yönetmenlik tecrübesi. filmde yan karakter olarak yeni türkü grubunun solisti derya köroğlu da dikkat çekiyor. filmin müziklerinde de yine aynı grup elemanı olan selim atakan imzası var.
film, bildiğim kadarıyla yakın zamanlarda televizyonda yayınlanmadı. internet ortamında da videosu bulunmuyor. pirhasan'ın bu filmden dolayı başarısız olduğu ve zarara uğradığını hatırlıyorum.
devamını gör...
sanma ki dert bir sende var sendeki derdi nimet sayanlar var
çok sevdiğim ve çok doğru bulduğum bir söz.
kiminin dert dediğine kimisi gülümseyip geçiyor. kimisi için dünyanın en önemli sorunuymuş gibi görünen şey, diğeri için bir karıncanın ayağı gibi oluyor.
kiminin dert dediğine kimisi gülümseyip geçiyor. kimisi için dünyanın en önemli sorunuymuş gibi görünen şey, diğeri için bir karıncanın ayağı gibi oluyor.
devamını gör...
profiterol
profiterol hamuru için:
1 su bardağı su
1 su bardağı un
1/2 paket margarin(125 gram)
3 adet büyük boy yumurta
kreması için:
500 ml. süt
1,5 çay bardağı toz şeker
3 yemek kaşığı un
1 adet yumurta
1 paket vanilin(veya vanilya çubuğu)
çikolata sosu için:
220 gram bitter çikolata
200 gram krema
püf noktası için;
yumurtaların kesilmemesi için; hazırladığınız şu hamuru soğuduktan sonra yumurtaları tek tek ekleyin ve hızlıca karıştırın. hazırladığınız profiterol hamurlarını tabanını yağlı kağıt ile kapladığınız fırın tepsisine kabarma payı bırakacak şekilde aralıklı olarak yerleştirin. hamurların büyüklükleri piştikten sonra farklılık gösterebilir. kremayı soğuttuktan sonra kullanabilirsiniz.
profiterol tarifi nasıl yapılır?
kremasını hazırlamak için, bir sos tenceresine 2,5 su bardağı süt, 1,5 çay bardağı toz şeker ekleyin.
3 yemek kaşığı un ve 1 adet yumurta ekleyip orta ateşte koyu bir kıvam alana kadar sürekli olarak karıştırın.
koyulaşana kremaya 1 paket vanilin ekleyip tekrar karıştırın ve ocaktan alıp, oda sıcaklığına geldikten sonra sıkma poşetine doldurup, en az 1 saat buzdolabında bekletin.
profiterol hamurunu hazırlamak için, 1 su bardağı suyu ve 125 gram margarini bir tencerede kaynatın.
ardından 1 su bardağı unu da ekleyerek 3-4 dakika sürekli olarak karıştırın. toparlanan hamuru ozaktan alın ve oda sıcaklığında 15 dakika dinlenmeye bırakın.
3 adet büyük boy yumurtayı birer birer ekleyerek dinlenmiş olan hamura yedirin.
hamur, yumurtalarla tamamen karıştıktan sonra 15 dakika daha dinlendirin.
1'er tatlı kaşığı hamuru pişirme kağıdı serili fırın tepsisine arada boşluk kalacak şekilde kaşık yardımıyla dökün.
önceden ısıtılmış 180 derece fırında 40 dakika pişirin.
pişen profiterol hamurlarını oda sıcaklığında dinlendirin.
sonrasında alt kısımlarından bıçak yardımıyla delik açın.
içini hazırladığınız kremayla doldurun.
çikolata sosu için; küçük parçalara ayırdığınız bitter çikolatayı, küçük bir sos tenceresinde krema ile tamamen eriyene kadar karıştırın ve ocaktan alıp ılımaya bırakın.
üst üste dizdiğiniz profiterollerin üzerine hazırladığınız çikolata sosu ve file antep fıstığı gezdirip servis edin. afiyet olsun!..
1 su bardağı su
1 su bardağı un
1/2 paket margarin(125 gram)
3 adet büyük boy yumurta
kreması için:
500 ml. süt
1,5 çay bardağı toz şeker
3 yemek kaşığı un
1 adet yumurta
1 paket vanilin(veya vanilya çubuğu)
çikolata sosu için:
220 gram bitter çikolata
200 gram krema
püf noktası için;
yumurtaların kesilmemesi için; hazırladığınız şu hamuru soğuduktan sonra yumurtaları tek tek ekleyin ve hızlıca karıştırın. hazırladığınız profiterol hamurlarını tabanını yağlı kağıt ile kapladığınız fırın tepsisine kabarma payı bırakacak şekilde aralıklı olarak yerleştirin. hamurların büyüklükleri piştikten sonra farklılık gösterebilir. kremayı soğuttuktan sonra kullanabilirsiniz.
profiterol tarifi nasıl yapılır?
kremasını hazırlamak için, bir sos tenceresine 2,5 su bardağı süt, 1,5 çay bardağı toz şeker ekleyin.
3 yemek kaşığı un ve 1 adet yumurta ekleyip orta ateşte koyu bir kıvam alana kadar sürekli olarak karıştırın.
koyulaşana kremaya 1 paket vanilin ekleyip tekrar karıştırın ve ocaktan alıp, oda sıcaklığına geldikten sonra sıkma poşetine doldurup, en az 1 saat buzdolabında bekletin.
profiterol hamurunu hazırlamak için, 1 su bardağı suyu ve 125 gram margarini bir tencerede kaynatın.
ardından 1 su bardağı unu da ekleyerek 3-4 dakika sürekli olarak karıştırın. toparlanan hamuru ozaktan alın ve oda sıcaklığında 15 dakika dinlenmeye bırakın.
3 adet büyük boy yumurtayı birer birer ekleyerek dinlenmiş olan hamura yedirin.
hamur, yumurtalarla tamamen karıştıktan sonra 15 dakika daha dinlendirin.
1'er tatlı kaşığı hamuru pişirme kağıdı serili fırın tepsisine arada boşluk kalacak şekilde kaşık yardımıyla dökün.
önceden ısıtılmış 180 derece fırında 40 dakika pişirin.
pişen profiterol hamurlarını oda sıcaklığında dinlendirin.
sonrasında alt kısımlarından bıçak yardımıyla delik açın.
içini hazırladığınız kremayla doldurun.
çikolata sosu için; küçük parçalara ayırdığınız bitter çikolatayı, küçük bir sos tenceresinde krema ile tamamen eriyene kadar karıştırın ve ocaktan alıp ılımaya bırakın.
üst üste dizdiğiniz profiterollerin üzerine hazırladığınız çikolata sosu ve file antep fıstığı gezdirip servis edin. afiyet olsun!..
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının başarıları
hala yaşıyor olmak. bu yaşlara gelmek bence büyük başarı bu imkanlara ve ülkeye rağmen. *
devamını gör...
9 mayıs 2021 kafa sözlük radyocusunun müslümanlığı övmesi
dinlemediğim bir yayında gerçekleşmiş olay.
biri bana ateizmi yahut budizmi falan övünce hiç etkilenmiyorum. siz de bir salın bence artık. sırf biri övdü diye, isteğiniz dışında bütün fikirleriniz ve yaşam şekliniz değişmeyecek ya neticede?
biri bana ateizmi yahut budizmi falan övünce hiç etkilenmiyorum. siz de bir salın bence artık. sırf biri övdü diye, isteğiniz dışında bütün fikirleriniz ve yaşam şekliniz değişmeyecek ya neticede?
devamını gör...
eylem yapan uygurlara yapılan muamele
chp iktidarı bunu yapsaydı, chp için neler söyleyeceklerini görürdük. politikanızda, siyasetinizde batsın. olan gariban uygurlara oluyor. eğer uygur'larla bağlantısı olan birileri varsa, onlara kanada'ya iltica etmelerini tavsiye etsin. müslüman sanıp, türk deyip bu ülkeye iltica etmekle hata etmişler.
devamını gör...
bir kere aldatan bir daha aldatır mı sorunsalı
aldatmak karakter meselesi değildir. psikolojisi düzgün olmayan insan davranışıdır. hayatında yanlış olan bir şey vardır ama ne olduğu hakkında fikri yoktur. aldatan gerçekten de kendini aldatır. içindeki boşluğu farklı insanlarla kapatmaya çalışır. tedavisi vardır ama önce kendisi meselenin aldatmak olmadığını kabullenmelidir. eğer aldatıldıysanız henüz kendini tamamlayamamış bir insanla berabersiniz demektir. tedaviyi kabul ederse hala bir şansınız olabilir, yok etmezse o içindeki boşluk hiçbir zaman kapanmayacaktır.
devamını gör...
bitkilerde bilinç
son zamanlarda hakkında, var olup olmadığı konusunda çeşitli araştırmalar yapılan kavram.
sydney üniversitesi'nden bir araştırmacı meşhur pavlov'un klasik koşullandırma deneyini bitkiler üzerinde de denedi yakın zamanda. bezelye bitkileri, y harfi şeklinde bir yerde büyütüldü. ardından bu y'nin çatalının bir ucuna mavi ışık kaynağı yerleştirildi ve bitkilerin bu ışığa doğru büyüdüğü görüldü. sonrasında, kaynağın yanına bir de vantilatör eklendi ve bir süre sistem bu şekilde çalıştı. daha sonra vantilatör ışığın yanından alındı ve başka bir konuma getirildi. bitkiler bu kez, ışık vantilatörün yanındaymış gibi vantilatöre doğru yönlendiler. buradan -şimdilik- çıkan sonuç, bitkilerin de hayvanlar gibi öğrenme ve sonra öğrendiklerini hatırlama gibi bir yeteneğinin olabileceği.
tabii ki buna itirazlar da geldi. deneylerin tekrarlanması ve daha detaylı sonuçlar alınması gerekiyor.
başka bazı araştırmacıların bitkilerde bir çeşit sinir sistemi olabileceği konusunda bazı iddiaları var. iddiadan ziyade, bununla ilgili bazı deney sonuçları da var aslında. ancak elbette bitkilerde böyle bir sistem varsa, bunun hayvanlardaki sisteme benzemesini de beklememek gerekiyor.
bu arada bitkiler üzerinde yapılan çalışmalarda başka bazı ilginç sonuçlar da alınmıştı daha önce. mesela birçok bitkinin bulunduğu bir bölgede, bunlardan bir tanesinin kuruması durumunda, diğer bitkilerin toprak altından bu bitkiyi yaşatmaya ve onu bazı mineraller aracılığıyla desteklemeye çalıştıkları görülmüştü. domateslerle yapılan bir çalışmada ise, hastalığa neden olan organizmalara karşı bu bitkilerin birbirini bir çeşit uyarı sistemi ile uyardığı görüldü. bana göre en ilginç olan ise şu; bitkiler, stres altındaki ortamlarda bulununca çığlığa benzer bir sinyal yayıyorlar. üstelik mesela bir tırtılın yapraklarını kemirmesini, bitkinin algıladığına ilişkin deney sonuçları da var. yakın zamanda bu konuya ilişkin daha şaşırtıcı sonuçlar çıkacağını da tahmin edebiliyoruz buradan.
sydney üniversitesi'nden bir araştırmacı meşhur pavlov'un klasik koşullandırma deneyini bitkiler üzerinde de denedi yakın zamanda. bezelye bitkileri, y harfi şeklinde bir yerde büyütüldü. ardından bu y'nin çatalının bir ucuna mavi ışık kaynağı yerleştirildi ve bitkilerin bu ışığa doğru büyüdüğü görüldü. sonrasında, kaynağın yanına bir de vantilatör eklendi ve bir süre sistem bu şekilde çalıştı. daha sonra vantilatör ışığın yanından alındı ve başka bir konuma getirildi. bitkiler bu kez, ışık vantilatörün yanındaymış gibi vantilatöre doğru yönlendiler. buradan -şimdilik- çıkan sonuç, bitkilerin de hayvanlar gibi öğrenme ve sonra öğrendiklerini hatırlama gibi bir yeteneğinin olabileceği.
tabii ki buna itirazlar da geldi. deneylerin tekrarlanması ve daha detaylı sonuçlar alınması gerekiyor.
başka bazı araştırmacıların bitkilerde bir çeşit sinir sistemi olabileceği konusunda bazı iddiaları var. iddiadan ziyade, bununla ilgili bazı deney sonuçları da var aslında. ancak elbette bitkilerde böyle bir sistem varsa, bunun hayvanlardaki sisteme benzemesini de beklememek gerekiyor.
bu arada bitkiler üzerinde yapılan çalışmalarda başka bazı ilginç sonuçlar da alınmıştı daha önce. mesela birçok bitkinin bulunduğu bir bölgede, bunlardan bir tanesinin kuruması durumunda, diğer bitkilerin toprak altından bu bitkiyi yaşatmaya ve onu bazı mineraller aracılığıyla desteklemeye çalıştıkları görülmüştü. domateslerle yapılan bir çalışmada ise, hastalığa neden olan organizmalara karşı bu bitkilerin birbirini bir çeşit uyarı sistemi ile uyardığı görüldü. bana göre en ilginç olan ise şu; bitkiler, stres altındaki ortamlarda bulununca çığlığa benzer bir sinyal yayıyorlar. üstelik mesela bir tırtılın yapraklarını kemirmesini, bitkinin algıladığına ilişkin deney sonuçları da var. yakın zamanda bu konuya ilişkin daha şaşırtıcı sonuçlar çıkacağını da tahmin edebiliyoruz buradan.
devamını gör...
william harvey
william harvey 'sistemik kan dolaşımı', 'kanın özellikleri' ve 'kanın kalp tarafından vücudun geri kalanına pompalanması' gibi başlıkları detaylıca tanımlamış olmasıyla tanınan bir tıp hekimidir. katkı sunduğu başlıklardan da kolaylıkla anlaşılabileceği üzere harvey anatomiye ve fizyolojiye büyük faydalar sağlamıştır. william harvey'in tıp ve tıp etiği tarihindeki bir diğer önemi ise homoloji açısından pek çok ortaklık barındıran ve günümüzde 'laboratuvar faresi' olarak da bilinen fareleri (ki bu farelerin kullanım şekilleri ve farelerin türleri geçen 4 yüzyılda değişim gösterdi) deney ve gözlemlerinde kullanmış ilk bilim insanlarından biri olmasıdır. yazılı kaynaklara göre william harvey üreme ve kan dolaşımı üzerine gözlemler yapmak için fare(ler)i 30 mayıs 1678 tarihinde kullandı ve bu fareler bilinen ilk laboratuvar farelerinden biriydi(ler). ancak kişisel görüşlerim insanoğlunun gözlemler yapmak aracılığı ile farklı canlıları 17. yüzyıldan, william harvey'den, önce de kullanmış oldukları yönünde. ancak işlerin benim kişisel görüşlerime göre yürümediğini ve yorumlarımızın sağlıklı olması için yazılı kaynaklara dayanmaları gerektiğini başta kendime ardından sizlere hatırlatarak yazımı burda sonlandırmak isterim.
not: william harvey hakkında ileri okumalar için portraits of william harvey
not: william harvey hakkında ileri okumalar için portraits of william harvey
devamını gör...
yılmaz özdil'e tbmm'ye hakaretten dava açılması
şerefsiz bir aslan; tavşanı gördüğü yerde "şapkan nerde lan" diye dövüyormuş.
suyun başında- şapkan nerde lan! dayak
ailesinin yanında- şapkan nerde lan!! tekme tokat.
bu şetefsiz aslan, birgün "lan bunu hep aynı bahaneyle dövüyorum, millete karşı itibarım iyice düşecek. ben başka bir bahane bulayım bari" demiş.
bahanesi; tavşanı sigara almaya gönderecek, uzun getirirse "kısa dedim" kısa getirirse "uzun dedim" diye yine dövecek şerefsiz.
şerefsiz aslan- lan tavşan!
tavşan- buyur abi?
şerefsiz aslan- git bana şurdan x sigara al gel.
tavşan- uzun mu olsun kısa mı? filtreli mi filtresiz mi?
....
şerefsiz aslan- şapkan nerde lan senin!?
t: yılmaz özdil'in hakkında neidüğü belirsiz dava açılması.
suyun başında- şapkan nerde lan! dayak
ailesinin yanında- şapkan nerde lan!! tekme tokat.
bu şetefsiz aslan, birgün "lan bunu hep aynı bahaneyle dövüyorum, millete karşı itibarım iyice düşecek. ben başka bir bahane bulayım bari" demiş.
bahanesi; tavşanı sigara almaya gönderecek, uzun getirirse "kısa dedim" kısa getirirse "uzun dedim" diye yine dövecek şerefsiz.
şerefsiz aslan- lan tavşan!
tavşan- buyur abi?
şerefsiz aslan- git bana şurdan x sigara al gel.
tavşan- uzun mu olsun kısa mı? filtreli mi filtresiz mi?
....
şerefsiz aslan- şapkan nerde lan senin!?
t: yılmaz özdil'in hakkında neidüğü belirsiz dava açılması.
devamını gör...
sevgili ile yapılabilecek en güzel şey
eğer karşındaki kişiyi gerçekten seviyorsan yolda yan yana yürümek hatta aynı gökyüzü altında olmak bile bir mutluluk sebebidir dostlar. ama en güzeli sarılmak herhalde.
devamını gör...
mahlasınla ilgili bir görsel bırak
hayırlı cumalar şakirt kardeşlerim.
devamını gör...
bilgi arttıkça azalan şeyler
tahammül. eğtim ve erdem arttıkça bunu dengeler.
devamını gör...
duyulunca mutlu eden sözler
biraz daha kalsana.
devamını gör...
kontrtransferans
psikoterapistin kendi duygu ve düşünceleri hakkında özenli olması gereken durumdur. fark edildiğinde süpervizyona başvurmak önemlidir.
devamını gör...
kimi insanların az konuşma nedeni
konuşmayı unutmuş biri olabilir. insan konuşmaya konuşmaya unutuyor haliyle ve konuşmak isteyince de kelimeler birbirine girebiliyor. bu da konuşma fobisini doğuruyor.
gerçekten acı bir durum.
gerçekten acı bir durum.
devamını gör...


