lozan'ın gizli maddeleri
olmayan maddelerdir. lozan açık bir antlaşmadır.
devamını gör...
cadaver
netflix norveç yapımı, nükleer felaketle birlikte insanların açlık ile mücadelesini konu alan bir distopya filmi. 1 saat 26 dakika gibi kısa bir süreye sahip olduğu için çerezlik, heyecanla izlenebilecek bir film ayrıca.
konusuna gelecek olursak: nükleer felaketten sağ çıkan insanlar yaşamlarını devam ettirebilmek için çaresizlik içinde yiyecek bulmaya çalışıyor hatta bunun için suç bile işliyor. kaldırımlarda ölü bedenler, yıkık dökük evler, tozla dolu gri atmosfer hakim. tüm bu olaylara bir aileye odaklanarak bakıyoruz. bir gün bu ailenin yaşadığı yerin önüne bir reklamcı geliyor ve ''otel'' adlı özel bir gösteri yapılacağını duyuruyor. gösterinin yanında yiyecek de verildiğini belirtince başta tereddütlü olsalar da bu aile ''kaybedecek ne olabilir?'' düşüncesiyle gösteriye gitmeye karar veriyor. oyunun içinde oyun olduğunu filmin gelişme kısmında görüyoruz. tat kaçıran bilgi vermeden buraya kadar anlatabiliyorum. bundan sonrasında psikolojik gerilim kısmı başlıyor, filmin değindiği sanatsal yönü ve sonundaki vurguyu etkileyici buldum. sırf bunun için bile izlenmesi gereken bir film olduğunu düşünüyorum.
konusuna gelecek olursak: nükleer felaketten sağ çıkan insanlar yaşamlarını devam ettirebilmek için çaresizlik içinde yiyecek bulmaya çalışıyor hatta bunun için suç bile işliyor. kaldırımlarda ölü bedenler, yıkık dökük evler, tozla dolu gri atmosfer hakim. tüm bu olaylara bir aileye odaklanarak bakıyoruz. bir gün bu ailenin yaşadığı yerin önüne bir reklamcı geliyor ve ''otel'' adlı özel bir gösteri yapılacağını duyuruyor. gösterinin yanında yiyecek de verildiğini belirtince başta tereddütlü olsalar da bu aile ''kaybedecek ne olabilir?'' düşüncesiyle gösteriye gitmeye karar veriyor. oyunun içinde oyun olduğunu filmin gelişme kısmında görüyoruz. tat kaçıran bilgi vermeden buraya kadar anlatabiliyorum. bundan sonrasında psikolojik gerilim kısmı başlıyor, filmin değindiği sanatsal yönü ve sonundaki vurguyu etkileyici buldum. sırf bunun için bile izlenmesi gereken bir film olduğunu düşünüyorum.
devamını gör...
yazar olmak
herkes bişeyler yazabilir ama her yazı yazana da yazar denmez ki
devamını gör...
güzel bir kadını çirkin gösteren detaylar
gözümde her iki cins için geçerli olan detay sigara içmesi, iddiaa oynaması ve bir spor takımının fanatikliğini yapması
devamını gör...
hatay'ı geri almak için her şeyi yapacağız
tabii alırlar, hatay orda buyursunlar denesinler.
"adam olana" soararlar dimi!
ana denilen vatanınıza girdiler.
onur denilen bayrağı indirdiler.
namusunuz olan. karınız bacınız tecavüze uğradı pazarlarda köle edildi hiç paraya satıldı.
şerefiniz olan babanızın kafası kesildi, kurşuna dizildi diri diri yakıldı. kepçeyle toplu mezarlara konuldu.
hiç oldunuz, yok oldunuz,rezil oldunuz ve şerefinizi ve haysiyetinizi ve tarihinizi gelecek nesliniz anlayamayacağınız korkar aşağılık bir geçmiş bıraktınız.
siz kim insan müsveddisiniz? hangi hakla hangi yüzle hangi cüretle gafil ahmaklar.
bilsinler ki bilinsin ki! türk halkının 10 parmğının 9'nu keserler de canı yanmaz ah etmez. 10'ya cürret edilirse o tek barmakla düşmanının iki gözünü oyar.
"adam olana" soararlar dimi!
ana denilen vatanınıza girdiler.
onur denilen bayrağı indirdiler.
namusunuz olan. karınız bacınız tecavüze uğradı pazarlarda köle edildi hiç paraya satıldı.
şerefiniz olan babanızın kafası kesildi, kurşuna dizildi diri diri yakıldı. kepçeyle toplu mezarlara konuldu.
hiç oldunuz, yok oldunuz,rezil oldunuz ve şerefinizi ve haysiyetinizi ve tarihinizi gelecek nesliniz anlayamayacağınız korkar aşağılık bir geçmiş bıraktınız.
siz kim insan müsveddisiniz? hangi hakla hangi yüzle hangi cüretle gafil ahmaklar.
bilsinler ki bilinsin ki! türk halkının 10 parmğının 9'nu keserler de canı yanmaz ah etmez. 10'ya cürret edilirse o tek barmakla düşmanının iki gözünü oyar.
devamını gör...
kudüs'e asker gönderelim
mehmetçiğin kanını babasının çeşmesi zannediyorlar herhalde. 6 yıl esir düştü kafasına çuval geçirildi ateş düştüğü yeri yaktı. isteyen kendi gitsin kazıkçı filistin savaşına tutan yok. sivillere üzülüyorum ama ötesi yok. askerlerimiz başka milletlerin günlük tatmini için yoklar.
devamını gör...
sözlükteki kadın yazarların mükemmel olması
bu bir gerçek. genelde bu kadar kadinin olduğu ortamda rekabet olur kavgalar olur derler bilmem ne. ne kiskanclik yapani gordum ne de gereksiz hakaret. sozlugu resmen lavanta kokutuyoruz yahu. gelin kiz öpüjem
devamını gör...
meriç olacağım diye fal bakmayı öğrenen erkek
meriçlerle kafayı bozmuş olan yazar arkadaşımızın açtığı başlıktır.
devamını gör...
tüm yazarların profilinde kurucu yazması
sizin girdiğiniz tanımlar olmasa sözlüğün ne anlamı olurdu, sözlüğü hep birlikte ileriye götüreceğiz,
iyi ki varsınız sevgili yazarlar anlamına gelen,
bugün 23 nisan neşe ile doluyor insan dedirten jest!
siz de iyi ki varsınız efendim!
iyi ki varsınız sevgili yazarlar anlamına gelen,
bugün 23 nisan neşe ile doluyor insan dedirten jest!
siz de iyi ki varsınız efendim!
devamını gör...
kaynamış sütün üzerindeki ince kaymak tabakası (yazar)
ahhhh be. şu kaosu kaçırdığım için kendimi asla affetmeyeceğim.
bu pamuk şeker beni arkadaşlarıyla birlikte, kankasına nickaltı girdiğim için beni tehdit etmişti. şöyle yaparız böyle yaparız diye. hatta en son ''bana yürek mi yedin'' demişti. * kendisine peki abi modunda takıldım. bir gün discord'da bir etkinlikte bir yerde denk gelir yüzüne konuşurum diyordum ama kısmet değilmiş be. basmışlar tekmeyi. neysem buradan yazayım.
nasihat alacak yaşı çoktan geçmişsin ama gene de vereyim benden çıksın. bu internet ortamını siz hiç anlayamadınız. bir insana her şeyi söyleyebilirsin, ne istersen ama birini tehdit ediyorsan yanlıştasın. herkesi kendiniz gibi laylaylom sanıyorsunuz siz galiba. bir gün allahına yalvarırsın kanatlarım çıksın da uçayım gideyim şuradan diye. çıkmaz o kanatlar. ben yaparım diye demiyorum ben uslandım ama mutlaka uslanmayan biri çıkar karşına. aklın varsa orada bulunsun.
lan bu arada sözlük yönetimi de fena acımasız. adam iki günlük sözlüğe 7500 girdi yazmış. hayatını gömmüş, gelişine vurmuşlar bu hoppidik arkadaşa. yazık laaa. şimdi ne yapacağını bilemiyordur. gerçi bunun candy arkadaşları üzülmesin bu dayanamaz açar fakeyi takılır burada gizli gizli. low.
ha bu arada unutmadan kendisi beni tehdit ettiğinde, hemen en saftirik modveren olan patagonyalıya yazmıştım. bunlar, sek falan yeni sözlük açacaklarmış diye. şişirdim birazda olayı. patagonyalı hemen ama hemen gerekli yere yetiştirmiştir zaten. umarım attığım iftira gidişinde bir işe yaramıştır. bence sen zaten birilerinin kafasına çoktan yazılmıştın dosti jajhajaahhahaahahhaaa.
bu pamuk şeker beni arkadaşlarıyla birlikte, kankasına nickaltı girdiğim için beni tehdit etmişti. şöyle yaparız böyle yaparız diye. hatta en son ''bana yürek mi yedin'' demişti. * kendisine peki abi modunda takıldım. bir gün discord'da bir etkinlikte bir yerde denk gelir yüzüne konuşurum diyordum ama kısmet değilmiş be. basmışlar tekmeyi. neysem buradan yazayım.
nasihat alacak yaşı çoktan geçmişsin ama gene de vereyim benden çıksın. bu internet ortamını siz hiç anlayamadınız. bir insana her şeyi söyleyebilirsin, ne istersen ama birini tehdit ediyorsan yanlıştasın. herkesi kendiniz gibi laylaylom sanıyorsunuz siz galiba. bir gün allahına yalvarırsın kanatlarım çıksın da uçayım gideyim şuradan diye. çıkmaz o kanatlar. ben yaparım diye demiyorum ben uslandım ama mutlaka uslanmayan biri çıkar karşına. aklın varsa orada bulunsun.
lan bu arada sözlük yönetimi de fena acımasız. adam iki günlük sözlüğe 7500 girdi yazmış. hayatını gömmüş, gelişine vurmuşlar bu hoppidik arkadaşa. yazık laaa. şimdi ne yapacağını bilemiyordur. gerçi bunun candy arkadaşları üzülmesin bu dayanamaz açar fakeyi takılır burada gizli gizli. low.
ha bu arada unutmadan kendisi beni tehdit ettiğinde, hemen en saftirik modveren olan patagonyalıya yazmıştım. bunlar, sek falan yeni sözlük açacaklarmış diye. şişirdim birazda olayı. patagonyalı hemen ama hemen gerekli yere yetiştirmiştir zaten. umarım attığım iftira gidişinde bir işe yaramıştır. bence sen zaten birilerinin kafasına çoktan yazılmıştın dosti jajhajaahhahaahahhaaa.
devamını gör...
güne kötü başlatan şeyler
uykusuzluk.
devamını gör...
telefon sapığı
90'lı yıllarda meşhurdu. şimdi teknoloji gelişti ve bir tıkla engeli bas.
devamını gör...
çocukken alınmadığı için yazarları bugün de üzen şeyler
kardeşim, evet evet, kardeşim. keşke alınsaymış da bizi bu kadar bunalıma sokan bir ergen birey görmeseydik.
umarım birkaç yıl sonra bu düşüncem değişmiş olur.
umarım birkaç yıl sonra bu düşüncem değişmiş olur.
devamını gör...
freud purosu
sözlükte takip edilesi sevdiğim yazarların başında gelen ve yazılarını gece gece gözümden uyku aksa bile okutan harika yazar. tanımları psikoloji, tarih, psikanaliz, genel kültür ve birçok konu olmak üzere muhteşem bir donanıma sahip ve herkes tarafından sevilen sözlüğün dinamiklerinden olarak adlandırılan ender yazarlardan birisi. gecenin bir yarısı "freud'u okumak için nasıl bir giriş yapmalıyım?" diye sorduğumda zamanını ayırıp bir rehber hocası gibi ilgilenmişti, gerek yazıları gerekse sohbeti tarafından çok sevdiğim bir yazardır fakat sessiz sedasız kafa iznine çıkmış ve gidişiyle üzmüştür, umarım bir an önce geri döner ve merakla beklenilen yazılarını tekrardan yazarsın güzel insan.
devamını gör...
14 ocak 2021 mustafa cengiz basın toplantısı
bazı çevrelerin hevesini kursağında bırakan açıklama olmuştur. herkes fatih terim ile yolların ayrılacağını düşünüp seviniyodu. ama sezon sonu gelmeden kapıyı görecek olan büyük ihtimal (bkz: erol bulut) olacak gibi. ali koç denen looser bir sonraki kongrede seçilir diye düşünüyorum. aziz yıldırım 20 sene kaldı 14 sene net başarısız olmuştu, ali'nin daha kredisi çok. önünde daha göreceği galatasaray şampiyonlukları var.
devamını gör...
şeker portakalı
benim için yeri çok ama çok ayrı olan kitap.
sanırım ortaokul 3. sınıfa gidiyordum. öğretmenim bu kitaptan bahsetmişti. bende o dönemler öğretmen delisiydim. babama zorla aldırmıştım. okuduğum hem ilk romandı hemde ilk şahsıma ait kitabımdı. gözüm gibi bakmıştım kitaba. inanmazsınız geceleri bile koynuma alıp uyuyordum.
bütün sayfalarını anneme sesli bir şekilde okumuştum. o da bende bayılmıştık kitaba. sonra onu ben bi kız arkadaşıma verdim okusun diye, bir daha geri getirmemişti. bende utandım isteyemedim...
tabi o zamanlar zeze'nin hayatı bana çok güzel ve eğlenceli gelmişti. büyüyünce zeze'nin hayatının boktanlığını fark etmiştim.
türkiye'de bir dönem yasaklanmış kitaptır.
sanırım ortaokul 3. sınıfa gidiyordum. öğretmenim bu kitaptan bahsetmişti. bende o dönemler öğretmen delisiydim. babama zorla aldırmıştım. okuduğum hem ilk romandı hemde ilk şahsıma ait kitabımdı. gözüm gibi bakmıştım kitaba. inanmazsınız geceleri bile koynuma alıp uyuyordum.
bütün sayfalarını anneme sesli bir şekilde okumuştum. o da bende bayılmıştık kitaba. sonra onu ben bi kız arkadaşıma verdim okusun diye, bir daha geri getirmemişti. bende utandım isteyemedim...
tabi o zamanlar zeze'nin hayatı bana çok güzel ve eğlenceli gelmişti. büyüyünce zeze'nin hayatının boktanlığını fark etmiştim.
türkiye'de bir dönem yasaklanmış kitaptır.
devamını gör...
geçmiş
"geçmiş, geçip gitmiş bir şey değildir. geçmiş şimdiki zamanın içinde yaşar."
-gülseren budayıcıoğlu
-gülseren budayıcıoğlu
devamını gör...
the lobster
kynodontas'dan sonra beni sinir hastası yapan yorgos lanthimos filmi. günümüz toplumuna ve ilişkilerine getirdiği eleştiriden dolayı bir parça sevgimi kazanmış olsa bile görüntü yönetmeninin gözlerinden öpmek dışında bu filme övgü dizemiyorum.filmekimi'nde bilet bulup son dakika aksiliği ile kaçırmıştım, film 2017 gibi aklıma düşünce evde pinekleyerek izledim belki ondan filme biraz gereksiz sinir oluyorum ama şu var ki film oldukça iyi sadece lanthimos için yetersiz kalıyor. lanthimos'un o sade ve doğal bir şekilde sunulmuş şiddeti bu filmde de var ama sanki bu sahnelerin yarısını çıkarmışlar filmden, öyle bir havası var. zekice tasarlanmış bir senaryo, iyi oyunculuklar - colin farrell için ayrı bir parantez açmak gerek, true detective sevgimden arınıp objektif bir biçimde adam rolünü oynamamış yaşamış dedirtiyor- ve iyi bir görüntü yönetmeni ama sonuç vasatın biraz üstü bir film. o distopik ortam güzel yakalanmış ama eksik ve tatsız gelen bir şey var yine de film bir noktadan sonra güzel bir ivme yakalıyor ve tamamen izleyiciye bırakılmış bir final sahnesi ile kapanıyor.
david karakteri -colin farrell etkisi ile- bize güzel bir sorgulama yaptırıyor. içine tıkılı kaldığımız sistemden sıyrılsak bile farkında olmadan yine de ona boyun eymeye devam ediyoruz ki david karakteri bunu shortsighted ablamız ile birlikteliğinde net bir şekilde gösteriyor. ( kadına ilgisinin başlama sebebinin onunda miyop olduğunu farketmesi ve daha sonra kadın kör olduğunda sistemin onaylayacağı bir birliktelik için kendi gözünü bıçakla oymaya karar vermesi buna net bir örnek.)
otelin kurallarının daha katı ve daha rahatsız edici olmasını beklerdim ama lanthimos beklediğimden daha az şiddet ögesini ön plana çıkarmış ve heartless woman olarak adlandırılan ablamızın donuk bir ifade ile bir köpeği tekmeleyerek ve karnını boydan boya keserek öldürmesi bile bu doğal vahşet noksanlığını kapatmaya yetmemiş. ayrıca bir diğer eksiklik loners dediğimiz ekibin avlanma riski olmasına rağmen inatla ormanda kalmaya devam etmesi. filmin ilerleyen dakikalarında otele karşı bir yıldırma politikası izlemeyi seçtikleri için bunu yaptıklarını öğrensek bile yine de bir eksiklik var; filmde diğer ülkelerden söz edilse bile asla aynı sistemi uygulayıp uygulamadıklarından söz edilmiyor, ee bu salaklar ne diye kaçıp başka bir ülkeye gitmiyorlar diye sorgulamaya başlıyoruz bir noktadan sonra. onun dışında muhtemelen filmin final sahnesi dışında en etkileyici sahnesi bana kalırsa david'in sevmediğimiz şeyleri seviyormuş gibi yapmanın, sevdiğimiz bir şeyi sevmiyormuş gibi yapmaktan daha zor olduğunu idrak ettiği sahneydi.
hotel manager: why a lobster?
david: because lobsters live for over one hundred years, are blue-blooded like aristocrats, and stay fertile all their lives. ı also like the sea very much.
he didn't burst into tears and he didn't think that the first thing most people do when they realise someone doesn't love them anymore is cry.
one day, as he was playing golf, he thought that it is more difficult to pretend that you do have feelings when you don't that to pretend you don't have feelings when you do.
david karakteri -colin farrell etkisi ile- bize güzel bir sorgulama yaptırıyor. içine tıkılı kaldığımız sistemden sıyrılsak bile farkında olmadan yine de ona boyun eymeye devam ediyoruz ki david karakteri bunu shortsighted ablamız ile birlikteliğinde net bir şekilde gösteriyor. ( kadına ilgisinin başlama sebebinin onunda miyop olduğunu farketmesi ve daha sonra kadın kör olduğunda sistemin onaylayacağı bir birliktelik için kendi gözünü bıçakla oymaya karar vermesi buna net bir örnek.)
otelin kurallarının daha katı ve daha rahatsız edici olmasını beklerdim ama lanthimos beklediğimden daha az şiddet ögesini ön plana çıkarmış ve heartless woman olarak adlandırılan ablamızın donuk bir ifade ile bir köpeği tekmeleyerek ve karnını boydan boya keserek öldürmesi bile bu doğal vahşet noksanlığını kapatmaya yetmemiş. ayrıca bir diğer eksiklik loners dediğimiz ekibin avlanma riski olmasına rağmen inatla ormanda kalmaya devam etmesi. filmin ilerleyen dakikalarında otele karşı bir yıldırma politikası izlemeyi seçtikleri için bunu yaptıklarını öğrensek bile yine de bir eksiklik var; filmde diğer ülkelerden söz edilse bile asla aynı sistemi uygulayıp uygulamadıklarından söz edilmiyor, ee bu salaklar ne diye kaçıp başka bir ülkeye gitmiyorlar diye sorgulamaya başlıyoruz bir noktadan sonra. onun dışında muhtemelen filmin final sahnesi dışında en etkileyici sahnesi bana kalırsa david'in sevmediğimiz şeyleri seviyormuş gibi yapmanın, sevdiğimiz bir şeyi sevmiyormuş gibi yapmaktan daha zor olduğunu idrak ettiği sahneydi.
hotel manager: why a lobster?
david: because lobsters live for over one hundred years, are blue-blooded like aristocrats, and stay fertile all their lives. ı also like the sea very much.
he didn't burst into tears and he didn't think that the first thing most people do when they realise someone doesn't love them anymore is cry.
one day, as he was playing golf, he thought that it is more difficult to pretend that you do have feelings when you don't that to pretend you don't have feelings when you do.
devamını gör...

