sözlükteki dağınıklığın toplanması gerekliliği
ya vücut parçaları ya da nickalti* biri el atsın* yoo bu oldu.ama kastım toparlama için olan el.
devamını gör...
yaprak sarma
(bkz: yaprak sarma fan kılap) hayranları var sözlükte.
devamını gör...
bayan değil kadın diyeceksin denilerek linçlenmek
daha önce şurada #473829 belirttiğim gibi bayan hitap için, kadın cinsiyet için kullanılabilir, birbirlerinin yerine kullanılamazlar yani.
doğrusu; bayan değil hanımefendi şeklinde olması gereken hatalı linç. her şeyden önce bir dilbilgisi meselesi bu.
doğrusu; bayan değil hanımefendi şeklinde olması gereken hatalı linç. her şeyden önce bir dilbilgisi meselesi bu.
devamını gör...
kırıcı olmaktan korkmak
belirli bir düzeyi geçtiği taktirde, bireyin düşüncelerini özgürce ifade etmesine engel teşkil edecek durum.
devamını gör...
sultanı öldürmek
bir ahmet ümit polisiyesi.
ahmet ümit polisiye alanında kitaplar yazarken arkaya konuk olarak güzel konular seçen bir yazar ve "sultanı öldürmek" tam olarak öyle bir kitap.
arada sırada kitap okuyanların tabiriyle sürükleyici bir kitap arıyorsanız kesinlikle sürükleyici bir eser tavsiye edebilirim.
öncelikle bu kitap bir polisiye kitap olarak değerlendirilmemeli bu bir tarih romanı ve arkasında cinayet olayları oluyor.
aslında tam tersi olmalıydı bu bir polisiye romanı olmalıydı ve arkasında tarihi olaylar olmalıydı ama ahmet ümit tam olarak bunu başaramamış.
başaramamasına rağmen keyifli bir kitap ortaya çıkarmış o ayrı.
kitabın dili son derece basit ve herkesin okuyabileceği şekilde yazılmış bence ahmet ümit bunu bilerek ve çok iyi yapıyor.
bu adamın kitabını bütün kesimler son derece rahat şekilde okuyabilir.
tarihi olaylar çok güzel anlatılmış ve keyifli bir okuma sunuyor.
türk toplumunun davranışı ve olaylara yaklaşımı çok güzel sunulmuş kitabı okuyanlar ne demek istediğimi anlayacaklardır.
kitabı elime aldığımda umarım başkomiser nevzat romanıdır dedim ama hayal kırıklığına uğradım maalesef müştak denen bir herifin başından geçen olaylar anlatılıyordu ve ahmet ümit sürpriz diyerek cinayeti soruşturan kişiyi başkomiser nevzat olarak okuyucunun karşısına çıkarıyor çok mutlu oldum.
müştak karakterinin nüzhet hanıma sultan demesi ve kitabın isminin çok ironik ve güzel olması ayrıca mutlu etti.
dilli şarküteriden neden müştak karakteri aceleyle çıktı orasını hala merak ediyorum maalesef havada kaldı.
ahmet ümit polisiye alanında kitaplar yazarken arkaya konuk olarak güzel konular seçen bir yazar ve "sultanı öldürmek" tam olarak öyle bir kitap.
arada sırada kitap okuyanların tabiriyle sürükleyici bir kitap arıyorsanız kesinlikle sürükleyici bir eser tavsiye edebilirim.
öncelikle bu kitap bir polisiye kitap olarak değerlendirilmemeli bu bir tarih romanı ve arkasında cinayet olayları oluyor.
aslında tam tersi olmalıydı bu bir polisiye romanı olmalıydı ve arkasında tarihi olaylar olmalıydı ama ahmet ümit tam olarak bunu başaramamış.
başaramamasına rağmen keyifli bir kitap ortaya çıkarmış o ayrı.
kitabın dili son derece basit ve herkesin okuyabileceği şekilde yazılmış bence ahmet ümit bunu bilerek ve çok iyi yapıyor.
bu adamın kitabını bütün kesimler son derece rahat şekilde okuyabilir.
tarihi olaylar çok güzel anlatılmış ve keyifli bir okuma sunuyor.
türk toplumunun davranışı ve olaylara yaklaşımı çok güzel sunulmuş kitabı okuyanlar ne demek istediğimi anlayacaklardır.
kitabı elime aldığımda umarım başkomiser nevzat romanıdır dedim ama hayal kırıklığına uğradım maalesef müştak denen bir herifin başından geçen olaylar anlatılıyordu ve ahmet ümit sürpriz diyerek cinayeti soruşturan kişiyi başkomiser nevzat olarak okuyucunun karşısına çıkarıyor çok mutlu oldum.
müştak karakterinin nüzhet hanıma sultan demesi ve kitabın isminin çok ironik ve güzel olması ayrıca mutlu etti.
dilli şarküteriden neden müştak karakteri aceleyle çıktı orasını hala merak ediyorum maalesef havada kaldı.
devamını gör...
dinlemekten bıkmayacağınız şarkılar
cat stevens - lady d'arbanvile ,
rem- losing my religion,
rem- losing my religion,
devamını gör...
agırroman
paylaştığı resimlerden ve nick'inden sanata olan ilgisi belli olan yeni bir yazar kendisi, ilk zamanlarından beri takip eden biri olarak nick altını açmak bana kısmet oldu.
@agırroman yazmaya devam et ltf. bence giderek güzelleşiyor yazdıkların.
@agırroman yazmaya devam et ltf. bence giderek güzelleşiyor yazdıkların.
devamını gör...
troll
troll, aslında iskandinavya sözlü kültüründe genellikle dev ya da cüce olarak resmedilen ve mağaralarda yaşayan çirkin bir yaratıktır. ancak son yıllarda özellikle twitter* gibi sosyal ağlarda, konular hakkında alaycı, mizahi, ortalığı karıştırıcı, hatta mahkemeye verdirici sözlerle ortalığı bulandıran kişilere ''troll'' denir.
devamını gör...
yoldaş'ın entrysini şikayet eden insan
kızıl nelson olabilir. benim aklıma ilk o geliyor nedense.
devamını gör...
12 aralık 2020 türkiye'de kodlu adres sisteminin gelmesi
--- alıntı ---
türkiye açık adresten kodlu adres sistemine geçiyor. bundan böyle adresler 9 haneli numaradan oluşacak. nüfus ve vatandaşlık işleri genel müdürlüğü adres daire başkanı levent yazıcı, “vatandaşlar tc kimlik numarası ve açık adresini söylerken tedirgin oluyor. bu projeyle 20-66-80-308 diyecek, dokuz rakam bu kadar, ‘adres kodu' başka hiçbir şeye ihtiyacınız yok” dedi.
--- alıntı ---
kaynak
türkiye açık adresten kodlu adres sistemine geçiyor. bundan böyle adresler 9 haneli numaradan oluşacak. nüfus ve vatandaşlık işleri genel müdürlüğü adres daire başkanı levent yazıcı, “vatandaşlar tc kimlik numarası ve açık adresini söylerken tedirgin oluyor. bu projeyle 20-66-80-308 diyecek, dokuz rakam bu kadar, ‘adres kodu' başka hiçbir şeye ihtiyacınız yok” dedi.
--- alıntı ---
kaynak
devamını gör...
hastası olunan sözler
"kalpten kalbe bir yol vardır görülmez..."
devamını gör...
yazdıklarını düzenlemeden duramayanlar derneği
kırmızı kurdeleyi keserek, an itibarıyla açılışını yaptığım dernektir. eğer siz de sürekli bir iki harfi yanlış yazıp sonrasında tekrar düzenliyorsanız bu derneğe kaydınızı yaptırabilirsiniz. sadece bu manidar başlığa özgü olarak, yazımda herhangi bir yanlış yapmamak için kendimi yırtıyorum. ama yine de olur mu olur benden söylemesi.
edit: yine yaptım ya allah beni ne yapmasın...
edit: yine yaptım ya allah beni ne yapmasın...
devamını gör...
mavi duvar
uzakta olan ve gelmeyeceğini bildiğimiz halde içimizde "denize nazır oturanlara" ithaf edilmiş bir şarkıydı. her seferinde gözümüzde yaşlarla sahile koşuyor. ıslaklığın, yüzümüze çarpan rüzgarın etkisiyle yanaklarımızda bıraktığı, buz gibi soğukluğu hissediyorduk.
ağıttı aslında, nehir gibi gözyaşları bırakan. hiç bitmeyecek olan "biraz" a söylenen.
edit: " birazdan dönerim.."
ağıttı aslında, nehir gibi gözyaşları bırakan. hiç bitmeyecek olan "biraz" a söylenen.
edit: " birazdan dönerim.."
devamını gör...
pegasus airlines
tek kelimeyle dandik firma. bir kez kullandım ve bacaklarım çürüdü yolculuk ederken. koltuk araları çok dar. uçak desen ayrı bir gürültülüydü zaten. hayatımda yaptığım en gergin uçak yolculuğuydu. allahtan kısa mesafeydi de 1 saat içinde eziyetten kurtuldum. kesinlikle tavsiye etmem.
devamını gör...
normal sözlük'e eksileme butonu gelsin kampanyası
daha önce benzer bir durumda , eksi butonu çetesine denk gelmiştim.
adamlar işi gücü bırakıyor, önüne gelen entrye eksiyi yapıştırıyor .
hele bir de herhangi bir konuda ufacık bir anlaşmazlığa düşersen, vay haline , tüm entrylerin 2'ser saniye arayla eksileniyor.
bunu özellikle isteyenler bir an bana o grubu hatırlattı.
katılmayabilirsin, beğenmeyebilirsin, zahmet edip sebebiyle birlikte iki cümle yazar , bunu belirtirsin.
hem böyle yaparsan , kimin doğru kimin yanlış yolda olduğu konusunda okuyucuda da bir fikir oluşur.
yani bence gereksiz ...
adamlar işi gücü bırakıyor, önüne gelen entrye eksiyi yapıştırıyor .
hele bir de herhangi bir konuda ufacık bir anlaşmazlığa düşersen, vay haline , tüm entrylerin 2'ser saniye arayla eksileniyor.
bunu özellikle isteyenler bir an bana o grubu hatırlattı.
katılmayabilirsin, beğenmeyebilirsin, zahmet edip sebebiyle birlikte iki cümle yazar , bunu belirtirsin.
hem böyle yaparsan , kimin doğru kimin yanlış yolda olduğu konusunda okuyucuda da bir fikir oluşur.
yani bence gereksiz ...
devamını gör...
chp'li dursun çiçek'in hdp'ye bakanlık verebiliriz demesi
bu ülkede siyasetin menfaat için yapıldığının 45986416765136546943621. beyanı.
devamını gör...
kayınvalide
canım benim. bugün bir yıl oldu seni toprağa vereli. ömrünün son 3 yılında sadece o güzel gözlerinle konuştun bizimle. bedenin pes etti ama kalbin etmedi. ruhun ise hiç etmeyecek. sen hep bizimle olacaksın. seni tanıyan herkesle birlikte.
sene 2008 sanırım. ya da 2009 emin değilim. bir sevgilim var. inişli, çıkışlı, bir türlü kopamadığımız, bitiremediğimiz bir ilişki. ailesi yurt dışında yaşıyor. aslında tanıyorlar beni. bir iki kez bir araya gelmişiz. bir kez yaz tatilinde yazlığa gitmişim, bir kez dışarda yemek yenmiş. ama çok uzun uzadıya vakit geçirememişiz. babasına hemen kanım kaynamış. o da beni sevmiş, esaslı kız demiş benim için. canım benim. ama anne pek renk vermeyen bir tip. güler yüzlü, güzel, çok güzel bir kadın. altın rengi saçları var, yemyeşil güzel gözleri. yaşı hayli var ama neredeyse kırışmamış kadın. genetiği güzel diye geçiriyorum içimden. yunanistan doğumlu. sahi çok güzel olmayan göçmen var mı? çocuğumuz olursa işallah babaanneye çeker diye düşündüğümü hatırlıyorum. ah toyluk...
aile yine türkiye'ye gelecek. tabi evde bir telaş. evde dediğime bakmayın, bende bir telaş. adamın umrunda değil. daha tam birlikte yaşamıyoruz, eşyalarımın bir kısmı orada. ufak ufak toparlamaya çalışıyorum. ne yapıyorsun diyor. e toplayayım bunları, koyarız bir çantaya, göz önünde olmasın diyorum, ne münasebet diyor. yahu daha tam tanımıyorlar bile beni, istersen geldiklerinde hoşgeldiniiizz diye kapıyı ben açayım diyorum, hangi kapıyı, havaalanına karşılamaya gideceğiz birlikte diyor.
- aa öyle mi? düşünemedim ben hiç onu.
- düşünme zaten sen bunları, senin düşünecek başka şeylerin yok mu?
buraya bir ekleme yapmam lazım, ben bu adamla sonradan evlendim. birlikte toplamda 13 yıl geçirdik. ben bugün terapistinin "aklınızda, duygularınızda hiç korkmadan gezinebiliyorsunuz miko hanım, sizi bu konuda tebrik ve takdir etmek istiyorum, bu yolculukta size eşlik etmek benim için de son derece öğretici bir süreç oluyor" dediği bir insansam bunu bu adama borçluyum. o kadar çok zamanım ve alanım oldu ki, önce nasıl düşüneceğimi düşünmeyle işe başlamam gerektiğini öğrenebildim. müteşekkirim.
gün geliyor çatıyor, havaalanına gidiyor, karşılıyoruz aileyi. ön koltuğa oturması için arka kapıya yöneliyorum, saçmalama bakışı atıyor, kocasıyla gülüşüyor arka koltuğa otururken. trafikli bir yolculuktan sonra eve varıyoruz. o zamanlar bildiğim en havalı yemek perde pilavı. yanına pişirdiğim bonfile, bir yeşil, bir yoğurtlu salata ve zeytinyağlı taze fasulyeyle güzel bir masa kuruyorum onlar soyunup dökünüp, yol yorgunluklarını üzerlerinden atmak için dinlenirlerken. gurur dolu gözlerle süzüyor masayı müstakbel kayınvalidem. hata arar gözlerle değil. çok seviniyorum. yemek yeniyor, çaylar içiliyor. iltifatın bini bir para. çok seviniyorum. çok mutluyum. güzel bir akşamüstü akşama bağlanırken ben fiziken kendimi kötü hissetmeye başlıyorum. yoruldun sen kızım hadi odaya geç, dinlen diyor kayınvalidem. odaya geçiyorum. ben stres olduğumda ya da üzüldüğümde hasta olurum. fiks. hiç şaşmaz. yapma bunu, yapma bunu diye diye kendime, telkinin işe yaracağını sanarken uyuyakalıyorum. gözümü açtığımda herkes başımda. ateşim çıkmış. yaz günü. üzerimdeki elbiseyi kim ne zaman çıkardı, bana o atleti şortu kim giydirdi, rezillik diye düşündüğümü hatırlıyorum. hastaneye götürelim konuşmaları yapıyorlar sirkeli bez kompresi yaparken kayınvalidem. ateşim 40'a yakın. gözümü açamıyorum. gidiyoruz hastaneye. serum bağlıyorlar. ateşim düşüyor, gözüm açılıyor. annemi aramaları gerektiğini söylüyor kayınvalidem. gerek yok telaşlanmasın diyorum gecenin bir vakti. serum bitiyor, çıkıyoruz hastaneden eve geliyoruz. ateşim 38 civarı. bir iniyor, bir çıkıyor. tüm kemiklerim kırılmış sanki. ilaçlarımı alıyorum, yatıyorum. kayınvalidem sabaha kadar başımda bekliyor. tabiri caizse değil tam olarak sabaha kadar sevgilimle annesi yatağımın başucunda beni bekliyorlar. arada uyuyorum, uyanıyorum ama gecenin büyük kısmında sohbet ediyoruz. elma sirkesi kokusu eşliğinde. ah canım meryem annem. çok özledim seninle sohbet etmeyi.
evlenmeye karar verdikten sonra biz, bir gün sohbet ediyoruz kahvaltı sonrası kayınvalidemle. iyi düşündün mü kızım diyor. benim oğlum zor. hep öyleydi. sen de biliyorsun. seni de çok zorladı. evlenince hiçbir şey değişmeyecek biliyorsun değil mi? iyi düşündün mü? düşündüm anne diyorum. biliyorum, muhtemelen ayrılacağız. muhtemelen artık bir noktada devam edemeyeceğim. düşündüm ve göze aldım. senin için rahat değilse söyle ama bana. sence evlenmemeli miyiz? benim oğlum bir gün biriyle evlenecekse allah biliyor ya o kişi hem sen ol hem sen olma istiyorum kızım diyor bana. hele baba olacaksa... yanlış anlama beni, üzülme de bu sözlerime, ama bunlar gerçekler. benim oğlum seni üzecek. ben sana kıyamıyorum. senin çok mutlu olmanı istiyorum.
üzdü anne. ama çok mutlu da oldum. pişman değilim. asla. sen merak etme.
huzur içinde uyu. iyi ki tanımışım seni. iyi ki sen, senin gibi biriymişsin.
sene 2008 sanırım. ya da 2009 emin değilim. bir sevgilim var. inişli, çıkışlı, bir türlü kopamadığımız, bitiremediğimiz bir ilişki. ailesi yurt dışında yaşıyor. aslında tanıyorlar beni. bir iki kez bir araya gelmişiz. bir kez yaz tatilinde yazlığa gitmişim, bir kez dışarda yemek yenmiş. ama çok uzun uzadıya vakit geçirememişiz. babasına hemen kanım kaynamış. o da beni sevmiş, esaslı kız demiş benim için. canım benim. ama anne pek renk vermeyen bir tip. güler yüzlü, güzel, çok güzel bir kadın. altın rengi saçları var, yemyeşil güzel gözleri. yaşı hayli var ama neredeyse kırışmamış kadın. genetiği güzel diye geçiriyorum içimden. yunanistan doğumlu. sahi çok güzel olmayan göçmen var mı? çocuğumuz olursa işallah babaanneye çeker diye düşündüğümü hatırlıyorum. ah toyluk...
aile yine türkiye'ye gelecek. tabi evde bir telaş. evde dediğime bakmayın, bende bir telaş. adamın umrunda değil. daha tam birlikte yaşamıyoruz, eşyalarımın bir kısmı orada. ufak ufak toparlamaya çalışıyorum. ne yapıyorsun diyor. e toplayayım bunları, koyarız bir çantaya, göz önünde olmasın diyorum, ne münasebet diyor. yahu daha tam tanımıyorlar bile beni, istersen geldiklerinde hoşgeldiniiizz diye kapıyı ben açayım diyorum, hangi kapıyı, havaalanına karşılamaya gideceğiz birlikte diyor.
- aa öyle mi? düşünemedim ben hiç onu.
- düşünme zaten sen bunları, senin düşünecek başka şeylerin yok mu?
buraya bir ekleme yapmam lazım, ben bu adamla sonradan evlendim. birlikte toplamda 13 yıl geçirdik. ben bugün terapistinin "aklınızda, duygularınızda hiç korkmadan gezinebiliyorsunuz miko hanım, sizi bu konuda tebrik ve takdir etmek istiyorum, bu yolculukta size eşlik etmek benim için de son derece öğretici bir süreç oluyor" dediği bir insansam bunu bu adama borçluyum. o kadar çok zamanım ve alanım oldu ki, önce nasıl düşüneceğimi düşünmeyle işe başlamam gerektiğini öğrenebildim. müteşekkirim.
gün geliyor çatıyor, havaalanına gidiyor, karşılıyoruz aileyi. ön koltuğa oturması için arka kapıya yöneliyorum, saçmalama bakışı atıyor, kocasıyla gülüşüyor arka koltuğa otururken. trafikli bir yolculuktan sonra eve varıyoruz. o zamanlar bildiğim en havalı yemek perde pilavı. yanına pişirdiğim bonfile, bir yeşil, bir yoğurtlu salata ve zeytinyağlı taze fasulyeyle güzel bir masa kuruyorum onlar soyunup dökünüp, yol yorgunluklarını üzerlerinden atmak için dinlenirlerken. gurur dolu gözlerle süzüyor masayı müstakbel kayınvalidem. hata arar gözlerle değil. çok seviniyorum. yemek yeniyor, çaylar içiliyor. iltifatın bini bir para. çok seviniyorum. çok mutluyum. güzel bir akşamüstü akşama bağlanırken ben fiziken kendimi kötü hissetmeye başlıyorum. yoruldun sen kızım hadi odaya geç, dinlen diyor kayınvalidem. odaya geçiyorum. ben stres olduğumda ya da üzüldüğümde hasta olurum. fiks. hiç şaşmaz. yapma bunu, yapma bunu diye diye kendime, telkinin işe yaracağını sanarken uyuyakalıyorum. gözümü açtığımda herkes başımda. ateşim çıkmış. yaz günü. üzerimdeki elbiseyi kim ne zaman çıkardı, bana o atleti şortu kim giydirdi, rezillik diye düşündüğümü hatırlıyorum. hastaneye götürelim konuşmaları yapıyorlar sirkeli bez kompresi yaparken kayınvalidem. ateşim 40'a yakın. gözümü açamıyorum. gidiyoruz hastaneye. serum bağlıyorlar. ateşim düşüyor, gözüm açılıyor. annemi aramaları gerektiğini söylüyor kayınvalidem. gerek yok telaşlanmasın diyorum gecenin bir vakti. serum bitiyor, çıkıyoruz hastaneden eve geliyoruz. ateşim 38 civarı. bir iniyor, bir çıkıyor. tüm kemiklerim kırılmış sanki. ilaçlarımı alıyorum, yatıyorum. kayınvalidem sabaha kadar başımda bekliyor. tabiri caizse değil tam olarak sabaha kadar sevgilimle annesi yatağımın başucunda beni bekliyorlar. arada uyuyorum, uyanıyorum ama gecenin büyük kısmında sohbet ediyoruz. elma sirkesi kokusu eşliğinde. ah canım meryem annem. çok özledim seninle sohbet etmeyi.
evlenmeye karar verdikten sonra biz, bir gün sohbet ediyoruz kahvaltı sonrası kayınvalidemle. iyi düşündün mü kızım diyor. benim oğlum zor. hep öyleydi. sen de biliyorsun. seni de çok zorladı. evlenince hiçbir şey değişmeyecek biliyorsun değil mi? iyi düşündün mü? düşündüm anne diyorum. biliyorum, muhtemelen ayrılacağız. muhtemelen artık bir noktada devam edemeyeceğim. düşündüm ve göze aldım. senin için rahat değilse söyle ama bana. sence evlenmemeli miyiz? benim oğlum bir gün biriyle evlenecekse allah biliyor ya o kişi hem sen ol hem sen olma istiyorum kızım diyor bana. hele baba olacaksa... yanlış anlama beni, üzülme de bu sözlerime, ama bunlar gerçekler. benim oğlum seni üzecek. ben sana kıyamıyorum. senin çok mutlu olmanı istiyorum.
üzdü anne. ama çok mutlu da oldum. pişman değilim. asla. sen merak etme.
huzur içinde uyu. iyi ki tanımışım seni. iyi ki sen, senin gibi biriymişsin.
devamını gör...
babanın en iyi olduğu konu
-susmak.
ya hu insan çatlar be adam hiç mi konuşmak,gülmek gelmiyor içinden?
-eve erzak almak.
bunda üzerine tanımam*.biri iki ettirmez,doldurur taşırır.gerçi yaşlandıkça köy usulü veresiyeye* gidiyor gibiyiz* ama haydi hayırlısı.
ya hu insan çatlar be adam hiç mi konuşmak,gülmek gelmiyor içinden?
-eve erzak almak.
bunda üzerine tanımam*.biri iki ettirmez,doldurur taşırır.gerçi yaşlandıkça köy usulü veresiyeye* gidiyor gibiyiz* ama haydi hayırlısı.
devamını gör...
cehenneme girince kurulacak ilk cümle
"ustam selam, her zamankinden. "
devamını gör...
