ortadan kaldırılan hatayı uzatmak
erdemsizliktir. kişide kötü niyet aranmalıdır. dur bir ortalığı karıştırıp galeyana getireyim çünkü bana yanlış yapıldı bana ne canım özür dilendiyse ben bildiğimi okuyacağım işte deyip çocuklaşmaktır. görmezden gelinmelidir. fakat mide bulantısı geçmemekte görmezden gelinememektedir.
devamını gör...
evrensel tercüman
yakın gelecekte hayatlarımıza girmesine kesin gözüyle bakılan teknolojik gelişme.
dünyada birçok ülke ve bunlarda konuşulan çok sayıda dil var. herhangi bir ülkeye turistik amaçla yahut iş için gittiğinizde veya yurt dışına yerleşmek istediğinizde yabancı dil sorunuyla karşılaşabiliyorsunuz. işte evrensel tercümanların bu noktada devreye girmesi bekleniyor.
evrensel tercüman, konuşulan dili eşzamanlı olarak karşınızdaki kişinin konuştuğu dile çeviren bir teknoloji. düşünün ki bir japonla konuşuyorsunuz ve japonca bilmiyorsunuz. böyle bir aracı yanınızda olduğunda, japonca kelimelerin türkçeye çevrilmiş hallerini, tıpkı bir filmi alt yazılı izler gibi anında görebileceksiniz.
tabii şu anda geliştirme aşamasında olan bu teknolojide sorunlar yok diyemeyiz. google translate hepinizin iyi kötü işinin düşmüş olabileceği bir site. burada (her ne kadar eskiye göre büyük bir iyileşme sağlanmış olsa da) çeviriler hâlâ çok iyi değil. özellikle argo kelimelerin, deyimlerin, bir topluma özgü olan deyişlerin çevirisi doğru şekilde yapılamıyor. evrensel tercüman olayında da işler hemen hemen bu noktada sekteye uğruyor. yine de konuşmanın geneline ilişkin bir fikriniz olabileceği için tamamen kullanışsız olduğunu söyleyemeyiz.
şu anda bu konuda yapılan çalışmalardan bazıları, bir konuşmacının boyun ve yüzüne takılan elektrotlar aracılığıyla bu kişinin söylediği kelimeleri çözümlemek üzerinde yoğunlaşıyor. bu işlemin ardından bir bilgisayar bu kelimeleri sese çeviriyor ve sesli olarak tekrar ediyor. basit konular hakkında yapılan konuşmalarda başarı oranı %80'lerde.
birkaç yıl içerisinde göremeyiz belki ama bu alandaki gelişmeler gelecekte insanların hayatında mutlaka yer edinecek.
dünyada birçok ülke ve bunlarda konuşulan çok sayıda dil var. herhangi bir ülkeye turistik amaçla yahut iş için gittiğinizde veya yurt dışına yerleşmek istediğinizde yabancı dil sorunuyla karşılaşabiliyorsunuz. işte evrensel tercümanların bu noktada devreye girmesi bekleniyor.
evrensel tercüman, konuşulan dili eşzamanlı olarak karşınızdaki kişinin konuştuğu dile çeviren bir teknoloji. düşünün ki bir japonla konuşuyorsunuz ve japonca bilmiyorsunuz. böyle bir aracı yanınızda olduğunda, japonca kelimelerin türkçeye çevrilmiş hallerini, tıpkı bir filmi alt yazılı izler gibi anında görebileceksiniz.
tabii şu anda geliştirme aşamasında olan bu teknolojide sorunlar yok diyemeyiz. google translate hepinizin iyi kötü işinin düşmüş olabileceği bir site. burada (her ne kadar eskiye göre büyük bir iyileşme sağlanmış olsa da) çeviriler hâlâ çok iyi değil. özellikle argo kelimelerin, deyimlerin, bir topluma özgü olan deyişlerin çevirisi doğru şekilde yapılamıyor. evrensel tercüman olayında da işler hemen hemen bu noktada sekteye uğruyor. yine de konuşmanın geneline ilişkin bir fikriniz olabileceği için tamamen kullanışsız olduğunu söyleyemeyiz.
şu anda bu konuda yapılan çalışmalardan bazıları, bir konuşmacının boyun ve yüzüne takılan elektrotlar aracılığıyla bu kişinin söylediği kelimeleri çözümlemek üzerinde yoğunlaşıyor. bu işlemin ardından bir bilgisayar bu kelimeleri sese çeviriyor ve sesli olarak tekrar ediyor. basit konular hakkında yapılan konuşmalarda başarı oranı %80'lerde.
birkaç yıl içerisinde göremeyiz belki ama bu alandaki gelişmeler gelecekte insanların hayatında mutlaka yer edinecek.
devamını gör...
sözlük yazarlarının yaşları
devamını gör...
normal sözlük yazar maaşları
tüm yazarların beşini beklediğidir. bende bekliyorum beklemedeyim. ibizadaki villanın aidatını ödemem gerek.
devamını gör...
yolda görsem selam vermem diyeceğimiz ünlüler
acun ılıcalı.
devamını gör...
mutfakta sinir eden durumlar
- mutfak lavabosunda el yıkamak ve saç kılı atmak,
- yere dökülen herhangi birşeyi kurulama beziyle silmek,
- bulaşık suyunun yere sıçraması,
- kirli ellerle dolap kulplarına dokunmak,
- su içilen bardağı temiz bardakların yanına tekrar koymak gibi sınırsız tiksinç ve sinir edici durum yazabilirim, allah yaşamak zorunda bırakmasın.
- yere dökülen herhangi birşeyi kurulama beziyle silmek,
- bulaşık suyunun yere sıçraması,
- kirli ellerle dolap kulplarına dokunmak,
- su içilen bardağı temiz bardakların yanına tekrar koymak gibi sınırsız tiksinç ve sinir edici durum yazabilirim, allah yaşamak zorunda bırakmasın.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının süper güçleri
tek başınayken kendi kendimi eğlendiririm adeta içimden 4 kişilik arkadaş grubu çıkar.
devamını gör...
gelmiş geçmiş en felsefi söz
felsefik nedir ya? espirik gibi bir şey mi?
yazalım bir tane;
“siz gidin biz geloğ
hem gidoğ hem geloğ.”
kahtalı mıçı
üzerine “felsefik” söz tanımam.
5 dakika sonra girilen edit: efendim başlık “gelmiş geçmiş en felsefik söz” diye açılmıştı. göndermem tamamen başlığa idi. ancak bana kumpas kuran bir moderatör, başlığı değiştirdi. yapman böyle ama.
yazalım bir tane;
“siz gidin biz geloğ
hem gidoğ hem geloğ.”
kahtalı mıçı
üzerine “felsefik” söz tanımam.
5 dakika sonra girilen edit: efendim başlık “gelmiş geçmiş en felsefik söz” diye açılmıştı. göndermem tamamen başlığa idi. ancak bana kumpas kuran bir moderatör, başlığı değiştirdi. yapman böyle ama.
devamını gör...
serpico
serpico (1973), yönetmen sidney lumet 'in polis frank serpico'nun gerçek hayatını anlattığı sürükleyici bir polisiye filmidir. filmin biz türkleri ilgilendiren bir tarafıda var.
bundan sonrası spoiler, biz türkleri ilgilendiren kısmı da spoilerin sonunda bulabilirsiniz:
--! spoiler !--
film, 70'lerin başında kendisini yozlaşmış polislerin arasında bulan idealist bir polis memuru olan frank serpico' nun, o düzen içinde hayatta kalma çabalarını anlatır.
filmin ana teması yalnızlığın getirdiği çaresizliktir. kokuşmuş polislerin arasına düşen serpico ya düzene uyacak ya da cezalandırılacaktır. serpico' nun polis olduktan sonra ideallerine uyuşmayan durumlara tanık olması ve etrafındaki meslektaşlarının bu durumlara normalmiş gibi davranmasının onun üzerindeki psikolojik etkileri çok güzel yansıtılmış. bu noktalara değinilmesi de filmi daha derin yapmış. al pacino her zamanki gibi rolünün hakkını vermiş. zaman içinde yıpranan karakterini adeta yaşamış. hiç de kolay olmayan bir rolün üstesinden gelmeyi başarmış. ortaya çıkan ise kendisinin en iyi performanslarından biri. bunun sonucu ilk en iyi erkek oyuncu akademi ödülü adaylığını almayı başarmış.
sidney lumet zaten benim favori yönetmenlerimden biri ve bana kalırsa kendine has, o sürükleyici anlatımı aynı diğer filmlerinde olduğu gibi bu filmin de temposuna olumlu etki yapmış. filmi seyrederken aynı serpico gibi sürekli tehlikedeymişiz gibi hissediyoruz. lumet, serpico'nun yaşadığı gergin ruh hallerini bize de yaşatmayı başarmış.
gelelim türklerle bağlantısına, serpico vurulduktan sonra hastaneye kaldırıldığında ilk müdaheleyi yapıp onu hayata döndüren doktor tiyatrocu nejat uygur’ un abisi zeki uygur dur.
konu ile ilgili detaylı bilgiyi milliyet gazetesinden bulabildim. belli sebeplerden ben o linki açmam diyorsanız yazılanları aynen aşağıya kopyalayacağım, oradan okuyabilirsiniz.
ben linki açarım diyenler için link veriyorum.
--! spoiler !--
--- alıntı ---kalp yetmezliği sonucu yaşamını yitiren, tiyatro oyuncusu nejat uygur’un, abd’de yaşayan beyin cerrahı ağabeyi 86 yaşındaki zeki uygur, new york’ta sevenleri tarafından son yolculuğuna uğurlandı. abd’de yaşayan türklere ve ihtiyacı olan herkese karşılık beklemeden yardım ettiği için, ’zeki baba’ olarak anılan zeki uygur, connecticut eyaleti’nde toprağa verildi.
zeki uygur için new york’un manhattan semtinde, müdavimi olduğu ali baba terrace lokantası önünde cenaze namazı kılındı. zeki uygur, eşi ayla uygur, oğulları halit ve feridun uygur ile çok sayıda seveni tarafından son yolculuğuna uğurlandı.
zeki uygur, 1954-57 yılları arasında gülhane askeri tıp akademisi’nde genel cerrahi uzmanlığı eğitimi almıştı.
zeki uygur, istanbul kasımpaşa hastanesi beyin cerrahisi bölümünde görev yapmış ve 1969 yılında tabip albay rütbesiyle deniz kuvvetlerinden emekli olmuştu. uygur, emekli olduktan sonra da new york’a göç etmişti.
serpico filmi polisi
zeki uygur, 1970’lerde new york emniyet müdürlüğü’nde verdiği dürüstlük mücadelesiyle amerika’nın en saygın kişiliklerinden biri haline gelen ve ibretlerle dolu yaşam öyküsü al pacino’nun başrolünü oynadığı ’serpico’ adlı filme konu olan ’paco’ lakaplı ünlü dedektif frank serpico’yu ölümden döndüren doktor olarak da tanınmıştı.
bir narkotik operasyonunda yanağından vurulduktan sonra, türk beyin cerrahı zeki uygur’un yaşama döndürdüğü paco, geçtiğimiz yıllarda dha muhabirine, “vurulduktan sonra, kapımda polis koruması olmasına karşın kendimi güvende duymuyordum. amerikalı doktorlara da güvenim yoktu. hatta bana ilişkin başka hesapları vardı. dr. uygur hem benim yaşama dönmemi sağladı, hem de beni korudu. o günden bu yana türklere hayranlık duyuyorum” demişti.--- alıntı ---
bundan sonrası spoiler, biz türkleri ilgilendiren kısmı da spoilerin sonunda bulabilirsiniz:
--! spoiler !--
film, 70'lerin başında kendisini yozlaşmış polislerin arasında bulan idealist bir polis memuru olan frank serpico' nun, o düzen içinde hayatta kalma çabalarını anlatır.
filmin ana teması yalnızlığın getirdiği çaresizliktir. kokuşmuş polislerin arasına düşen serpico ya düzene uyacak ya da cezalandırılacaktır. serpico' nun polis olduktan sonra ideallerine uyuşmayan durumlara tanık olması ve etrafındaki meslektaşlarının bu durumlara normalmiş gibi davranmasının onun üzerindeki psikolojik etkileri çok güzel yansıtılmış. bu noktalara değinilmesi de filmi daha derin yapmış. al pacino her zamanki gibi rolünün hakkını vermiş. zaman içinde yıpranan karakterini adeta yaşamış. hiç de kolay olmayan bir rolün üstesinden gelmeyi başarmış. ortaya çıkan ise kendisinin en iyi performanslarından biri. bunun sonucu ilk en iyi erkek oyuncu akademi ödülü adaylığını almayı başarmış.
sidney lumet zaten benim favori yönetmenlerimden biri ve bana kalırsa kendine has, o sürükleyici anlatımı aynı diğer filmlerinde olduğu gibi bu filmin de temposuna olumlu etki yapmış. filmi seyrederken aynı serpico gibi sürekli tehlikedeymişiz gibi hissediyoruz. lumet, serpico'nun yaşadığı gergin ruh hallerini bize de yaşatmayı başarmış.
gelelim türklerle bağlantısına, serpico vurulduktan sonra hastaneye kaldırıldığında ilk müdaheleyi yapıp onu hayata döndüren doktor tiyatrocu nejat uygur’ un abisi zeki uygur dur.
konu ile ilgili detaylı bilgiyi milliyet gazetesinden bulabildim. belli sebeplerden ben o linki açmam diyorsanız yazılanları aynen aşağıya kopyalayacağım, oradan okuyabilirsiniz.
ben linki açarım diyenler için link veriyorum.
--! spoiler !--
--- alıntı ---kalp yetmezliği sonucu yaşamını yitiren, tiyatro oyuncusu nejat uygur’un, abd’de yaşayan beyin cerrahı ağabeyi 86 yaşındaki zeki uygur, new york’ta sevenleri tarafından son yolculuğuna uğurlandı. abd’de yaşayan türklere ve ihtiyacı olan herkese karşılık beklemeden yardım ettiği için, ’zeki baba’ olarak anılan zeki uygur, connecticut eyaleti’nde toprağa verildi.
zeki uygur için new york’un manhattan semtinde, müdavimi olduğu ali baba terrace lokantası önünde cenaze namazı kılındı. zeki uygur, eşi ayla uygur, oğulları halit ve feridun uygur ile çok sayıda seveni tarafından son yolculuğuna uğurlandı.
zeki uygur, 1954-57 yılları arasında gülhane askeri tıp akademisi’nde genel cerrahi uzmanlığı eğitimi almıştı.
zeki uygur, istanbul kasımpaşa hastanesi beyin cerrahisi bölümünde görev yapmış ve 1969 yılında tabip albay rütbesiyle deniz kuvvetlerinden emekli olmuştu. uygur, emekli olduktan sonra da new york’a göç etmişti.
serpico filmi polisi
zeki uygur, 1970’lerde new york emniyet müdürlüğü’nde verdiği dürüstlük mücadelesiyle amerika’nın en saygın kişiliklerinden biri haline gelen ve ibretlerle dolu yaşam öyküsü al pacino’nun başrolünü oynadığı ’serpico’ adlı filme konu olan ’paco’ lakaplı ünlü dedektif frank serpico’yu ölümden döndüren doktor olarak da tanınmıştı.
bir narkotik operasyonunda yanağından vurulduktan sonra, türk beyin cerrahı zeki uygur’un yaşama döndürdüğü paco, geçtiğimiz yıllarda dha muhabirine, “vurulduktan sonra, kapımda polis koruması olmasına karşın kendimi güvende duymuyordum. amerikalı doktorlara da güvenim yoktu. hatta bana ilişkin başka hesapları vardı. dr. uygur hem benim yaşama dönmemi sağladı, hem de beni korudu. o günden bu yana türklere hayranlık duyuyorum” demişti.--- alıntı ---
devamını gör...
güne bir şiir bırak
bir sabah tanıdık bir şehre girerken
sıcak ve dost şeyler düşünür insan
tanıdık bir yatak bekler sizi
bir çocuk yüzü gülümser anılardan
dost şehirler, sevgili, anne şehirler
nice anılar, nice mutluluklar yaşadım her birinizde
delikanlı bir sevinçle sokaklarınızdan geçtiğim oldu
kederli günlerim oldu aklımı yitiresiye
sonsuz kareli bir film gibi
yaşamım geçiyor belleğimden
tekrar etmek duygusu
her şeyi yeniden, yeniden...
bir sabah tanıdık bir şehre girerken
hüzünlü, tuhaf şeyler düşünür insan
sadece o şehrin değil
kendisinin de değiştiği duygusundan...
bir sabah tanıdık bir şehre girerken - ataol behramoğlu .
devamını gör...
düş sokağı sakinleri
murat çelik ve murat yılmazyıldırım tarafından kurulmuş türk rock müzik grubudur.
hüzün kovan kuşu, sevdan bir ateş, ölümler çıplak gelir, kan revan içindeyim isimli harika eserlere sahiptir.
hüzün kovan kuşu, sevdan bir ateş, ölümler çıplak gelir, kan revan içindeyim isimli harika eserlere sahiptir.
devamını gör...
cnbc-e izlemiş efsane nesil
şu an emsali olmayan efsanevi tv kanalı. maalesef , duygu sömürüsüne giren programlar, sezonluk saçma dizileri bünyesine almadığından değeri de bilinmemiştir.
carnivale, heroes, south park, doctor who ,family guy ,ally mcbeal,desparate housewifes ghost whisperer, nip tuck ve daha aklıma gelmeyen bir çok diziyi , alt yazılı olarak bize kazandırmıştır. harika filmler de yayımlanırdı. woody allen’ın tüm serilerini sayesinde tanımıştım.
dizileri gerçekten efsaneydi. böyle bir portföyü bünyesinde bulunduran kanal, ne öncesinde vardı ne de şimdi var.
müptelasının bildiği üzere gündüz ekonomi programlarına yer verirken, akşamları dizi ve film akışına geçerdi. 2015 yılında doğuş yayın grubundan discovery communications’a geçince ismi tlc türkiye oldu, formatı da tarihe gömüldü.
kanal orijinal formatı savunuyordu. ama malumunuz bazı diziler(nip tuck,dexter gibi) cinsellik vb nedenlerle rtük tarafından bolca sansüre ve cezaya boğulmuştur. kanal dizi ve filmleri orijinal diliyle bile yayımlarken, cezalardan dolayı sansür uygulamak zorunda kalmıştır.
özlenen kanaldır. şu an tekrar yayın hayatına atılsa, tv.de sadece bu kanalı bırakıp, gerisini silerdim muhtemelen.
carnivale, heroes, south park, doctor who ,family guy ,ally mcbeal,desparate housewifes ghost whisperer, nip tuck ve daha aklıma gelmeyen bir çok diziyi , alt yazılı olarak bize kazandırmıştır. harika filmler de yayımlanırdı. woody allen’ın tüm serilerini sayesinde tanımıştım.
dizileri gerçekten efsaneydi. böyle bir portföyü bünyesinde bulunduran kanal, ne öncesinde vardı ne de şimdi var.
müptelasının bildiği üzere gündüz ekonomi programlarına yer verirken, akşamları dizi ve film akışına geçerdi. 2015 yılında doğuş yayın grubundan discovery communications’a geçince ismi tlc türkiye oldu, formatı da tarihe gömüldü.
kanal orijinal formatı savunuyordu. ama malumunuz bazı diziler(nip tuck,dexter gibi) cinsellik vb nedenlerle rtük tarafından bolca sansüre ve cezaya boğulmuştur. kanal dizi ve filmleri orijinal diliyle bile yayımlarken, cezalardan dolayı sansür uygulamak zorunda kalmıştır.
özlenen kanaldır. şu an tekrar yayın hayatına atılsa, tv.de sadece bu kanalı bırakıp, gerisini silerdim muhtemelen.
devamını gör...
ateistlerin zeka seviyesi
ınsanin zekasinin dini inancina gore belirlenebilecegini savunanlarin zeka seviyesinden daha yuksek oldugu kesindir.
devamını gör...
gül gibi zabıta dururken kızını çöpçüye veren adam
okuyunca gözümde çöpçüler kralının canlandığı cümle. kitabın kapağında da ihsan yüce varmış, şimdi baktım.
devamını gör...
bengaripsengüzeldünyaumutlu ile dünyadan uzak
bana da mustafa sandal'dan bir parça hediye eden olsa keşke diye beklentiye girdiğim program.
devamını gör...
the office
daha evvel bir kaç bbc dizisi izlemeye çalıştım. adamların konuşmasından bir şey anlamıyorum. türkçe altyazı ile de izleyemiyorum zira yerel söyleyişleri çevirmiyor çünkü bilmiyor. ingilizce altyazı ile izlemeye çalışıyorum ama orada bulunan deyimi artınca çıkmıyor. bir örnekle açıklayayım. klişe olacak ama herkes yani aşağı yukarı herkes bunu bilir diye bu örneği veriyorum. ingilizcede it is raining like cats and dogs diye bir deyim var.
bunu aratamıyorum çünkü kedi çıkıyor köpek çıkıyor ama adam adamın bu deyimle anlatmak istediği şeye ulaşamıyorum. sağanak yağış demiyor da damlarda yatan sokak hayvanlarının sığınacak bir yer bulmak için kendini hızla damdan aşağı atması yani gökten kedi köpek yağması anlamını bilmiyorum ben çünkü ingiliz değilim ingilterede yaşamadım o yağmuru yemedim. ingiltereye en yakın rize var bizde ama orada bu durum olsa bu kedi köpek yağıyor kelimesi ile ilgili bir deyim yoktur.
neyse çok uzattım. bunun ingiliz versiyonu olan original halini izlemek istedim ama bu nedenlerle izleyemedim. herkeste amerikan versiyonunu değil ingiliz olanı izle dedi öyle kaldı.
şimdi 9 sezonu temin ettim ama bakalım ne zaman izlerim bilmiyorum çünkü sırada başka diziler mesela çok merak ettiğim breaking bad var.
bunu aratamıyorum çünkü kedi çıkıyor köpek çıkıyor ama adam adamın bu deyimle anlatmak istediği şeye ulaşamıyorum. sağanak yağış demiyor da damlarda yatan sokak hayvanlarının sığınacak bir yer bulmak için kendini hızla damdan aşağı atması yani gökten kedi köpek yağması anlamını bilmiyorum ben çünkü ingiliz değilim ingilterede yaşamadım o yağmuru yemedim. ingiltereye en yakın rize var bizde ama orada bu durum olsa bu kedi köpek yağıyor kelimesi ile ilgili bir deyim yoktur.
neyse çok uzattım. bunun ingiliz versiyonu olan original halini izlemek istedim ama bu nedenlerle izleyemedim. herkeste amerikan versiyonunu değil ingiliz olanı izle dedi öyle kaldı.
şimdi 9 sezonu temin ettim ama bakalım ne zaman izlerim bilmiyorum çünkü sırada başka diziler mesela çok merak ettiğim breaking bad var.
devamını gör...
hani benim nickaltım
nick altı yazana, nick altı yazmayan yazarlara yapılan beyandır.
iadei ziyaret yapmamaktır.
yaptıysam affola, uyarın beni.
her ne kadar göstermesemde, yaşım 45 haliyle arada o yaşın zihin yapısına bürünebiliyorum. *
benim nick altı yazdığım ve bana nick altı yazmayan yazarlar için de aynı şey geçerli.
oturmaya mı geldiniz buraya,
oynatın parmakları bir iki.
cool olmayın canım o kadar.
iadei ziyaret yapmamaktır.
yaptıysam affola, uyarın beni.
her ne kadar göstermesemde, yaşım 45 haliyle arada o yaşın zihin yapısına bürünebiliyorum. *
benim nick altı yazdığım ve bana nick altı yazmayan yazarlar için de aynı şey geçerli.
oturmaya mı geldiniz buraya,
oynatın parmakları bir iki.
cool olmayın canım o kadar.
devamını gör...
pozitif psikoloji
martin seligman tarafından ortaya atılan pozitif psikoloji, bireylerin olumsuz , sorunlu ve eksik yönlerinden çok olumlu özelliklerine, güçlü yanlarına ve erdemlerine odaklanan bir yaklaşımdır. pozitif psikoloji insanın doğasındaki ve geçmişindeki bir takım yanlış noktaları düzeltmektense insan doğasının olumlu özelliklerinin vurgulanması gerektiğini savunmuş, insanın içindeki potansiyelin keşfine vurgu yapmıştır.
kişisel gelişim kitapları bu kuramın ilkelerine dayanarak hazırlanmaktadır.
kişisel gelişim kitapları bu kuramın ilkelerine dayanarak hazırlanmaktadır.
devamını gör...

