z kuşağının normal sözlük'e girişinin yasaklanması gerekliliği
son yazar alımlarından sonra kati suretle bu işin üstüne gidilmelidir.
evin en güzel odası minvalinde başlık açıp hep bir ağızdan ‘yatak odası’ düzeyinde entryler giriyorlar.
sürekli sisteme öfkeli ve azgınlar. #üniversiteleraçılsın hastagı bunların eseri. zannedersin alim olacaklar, tek amaçları tiktok ve seks.
böyle ayarsız bünyeler için bu türden komüniteler uygun değil. bunlar sözlük zirvelerine gelip iki kadeh içtikten sonra tuvalette kusup ortamı mahveder. böyle azgınlık olmaz ya.
evin en güzel odası minvalinde başlık açıp hep bir ağızdan ‘yatak odası’ düzeyinde entryler giriyorlar.
sürekli sisteme öfkeli ve azgınlar. #üniversiteleraçılsın hastagı bunların eseri. zannedersin alim olacaklar, tek amaçları tiktok ve seks.
böyle ayarsız bünyeler için bu türden komüniteler uygun değil. bunlar sözlük zirvelerine gelip iki kadeh içtikten sonra tuvalette kusup ortamı mahveder. böyle azgınlık olmaz ya.
devamını gör...
göğe bakma durağı
turgut uyarın kalpleri titreten şiiri.
ikimiz birden sevinebiliriz göğe bakalım
şu kaçamak ışıklardan şu şeker kamışlarından
bebe dişlerinden güneşlerden yaban otlarından
durmadan harcadığım şu gözlerimi al kurtar
şu aranıp duran korkak ellerimi tut
bu evleri atla bu evleri de bunları da
göğe bakalım
falanca durağa şimdi geliriz göğe bakalım
inecek var deriz otobüs durur ineriz
bu karanlık böyle iyi afferin tanrıya
herkes uyusun iyi oluyor hoşlanıyorum
hırsızlar polisler açlar toklar uyusun
herkes uyusun bir seni uyutmam bir de ben uyumam
herkes yokken biz oluruz biz uyumayalım
nasıl olsa sarhoşuz nasıl olsa öpüşürüz sokaklarda
beni bırak göğe bakalım
senin bu ellerinde ne var bilmiyorum göğe bakalım
tuttukça güçleniyorum kalabalık oluyorum
bu senin eski zaman gözlerin yalnız gibi ağaçlar gibi
sularım ısınsın diye bakıyorum ısınıyor
seni aldım bu sunturlu yere getirdim
sayısız penceren vardı bir bir kapattım
bana dönesin diye bir bir kapattım
şimdi otobüs gelir biner gideriz
dönmiyeceğimiz bir yer beğen başka türlüsü güç
bir ellerin bir ellerim yeter belliyelim yetsin
seni aldım bana ayırdım durma kendini hatırlat
durma kendini hatırlat.
ikimiz birden sevinebiliriz göğe bakalım
şu kaçamak ışıklardan şu şeker kamışlarından
bebe dişlerinden güneşlerden yaban otlarından
durmadan harcadığım şu gözlerimi al kurtar
şu aranıp duran korkak ellerimi tut
bu evleri atla bu evleri de bunları da
göğe bakalım
falanca durağa şimdi geliriz göğe bakalım
inecek var deriz otobüs durur ineriz
bu karanlık böyle iyi afferin tanrıya
herkes uyusun iyi oluyor hoşlanıyorum
hırsızlar polisler açlar toklar uyusun
herkes uyusun bir seni uyutmam bir de ben uyumam
herkes yokken biz oluruz biz uyumayalım
nasıl olsa sarhoşuz nasıl olsa öpüşürüz sokaklarda
beni bırak göğe bakalım
senin bu ellerinde ne var bilmiyorum göğe bakalım
tuttukça güçleniyorum kalabalık oluyorum
bu senin eski zaman gözlerin yalnız gibi ağaçlar gibi
sularım ısınsın diye bakıyorum ısınıyor
seni aldım bu sunturlu yere getirdim
sayısız penceren vardı bir bir kapattım
bana dönesin diye bir bir kapattım
şimdi otobüs gelir biner gideriz
dönmiyeceğimiz bir yer beğen başka türlüsü güç
bir ellerin bir ellerim yeter belliyelim yetsin
seni aldım bana ayırdım durma kendini hatırlat
durma kendini hatırlat.
devamını gör...
günaydın sözlük
günaydın romalılar! bigün yine çalışıyorum... bugün anlamsız bir huşu ve sakinlik var üstümde. yani şu an bulunduğum bina yansa alevler lavaboya ulaşmadan geçerim ayna karşısına saçlarımı tararım. bu sebeple bir milyoncudan saçma renk dönüşlü, genelde üç büyük takım renklerinde 1 liralık tarak alıp arka cebime koydum, ne oluuur ne olmaz! (bkz: swh) kısacası güzel bir hissiyat, tüm bıkkın dostlara buradan minnak minnak gönderiyorum bu histen. havada kapın ve sağlıcakla kalın.
devamını gör...
pazar akşamları
turgut uyar yenilgi günlüğü kitabında haftanın günlerini tek tek işler. cumartesi gününe geldiğinde iki dize düşer sadece:
yarın pazar / yarınki pazarın sessizliği.
yavan bir sessizliktir pazar akşamları.
yarın pazar / yarınki pazarın sessizliği.
yavan bir sessizliktir pazar akşamları.
devamını gör...
moderasyona soru sor
aynı konu üzerine açılmış birden fazla başlık var. bunlar için bir şey yapılacak mı? yeniledikçe aynı şeyi görmek sıkıcı.
edit: çalışmaların olduğunu ve kısa süre içinde düzenleneceği cevabını aldım.
edit: çalışmaların olduğunu ve kısa süre içinde düzenleneceği cevabını aldım.
devamını gör...
insana umudunu kaybettiren şeyler
eğitimin geldiği nokta.
işin içinde yer alan biri olarak cidden bazen umudumun kalmadığını, boşa çabaladığımızı düşünüyorum.
işin içinde yer alan biri olarak cidden bazen umudumun kalmadığını, boşa çabaladığımızı düşünüyorum.
devamını gör...
dünyanın sonuna doğmuşum
manga’nın en güzel şarkılarındandır.
devamını gör...
jane the virgin
yazın boş ve sıcak günlerinde izlediğim çerezlik dizi, telenovelaları aratmasa da hayli güldürmesi iyi gelmişti. dizideki rogelio de la vega karakterinin alarm melodisini telefonuma alarm zil sesi yapmıştım bir ara, sabah sabah moral yüklemesi oluyordu. bir de dizide bolca ispanyolcaya maruz kaldıktan sonra söylenenleri anlamaya başlıyorsunuz, bu da eğlenceli bir şey. *
devamını gör...
yazarların hayat felsefesi
hayat felsefem her şeye rağmen farklı olmak. birçok açıdan bunu ele alabiliriz. herkes bir yere çöp mü atmış elimdeki çöpü oraya atmam gider çöpe atarım, herkes bir konu hakkında yalan mı söylüyor söylemem, herkes bir yanlışı görmezden mi geliyor görmezden gelmem ve daha nice şeyler.
devamını gör...
frankenstein
özgün adı "frankenstein or the modern prometheus" olan kitaptır. dolayısıyla tam çevirisi "frankenstein ya da modern prometheus"tur.
kitap ilk çıktığında kadınlara yönelik önyargılar dolayısıyla yalnızca shelley imzasıyla çıkmış ve hatta bu nedenle mary'nin kocası, percy shelley tarafından yazıldığı düşünülmüştür. ancak kitabın ikinci baskısında gerçek yazar mary shelley'nin tam adı kullanılmıştır.
kitap ilk çıktığında kadınlara yönelik önyargılar dolayısıyla yalnızca shelley imzasıyla çıkmış ve hatta bu nedenle mary'nin kocası, percy shelley tarafından yazıldığı düşünülmüştür. ancak kitabın ikinci baskısında gerçek yazar mary shelley'nin tam adı kullanılmıştır.
devamını gör...
betonu yarıp çıkan bitkiler
bu umut değil de ne?
devamını gör...
yazarların itiraf köşesi
bugün liseden yakın arkadaşlarımdan birinin evlilik haberini aldım ve bildiğin şoka girdim yav insanlar böyle nasıl evlenebiliyor ya da evliliğin kıyısına yakın sularda geziyorlar ben o kadar uzağım ki haha ne diyeceğimi bilemedim kısa bir tebrik mesajı attım.ben hâlâ büyüdüğümü kabullenemiyorum millet evleniyor ben ikinci bir üniversiteye mi başlasam diye düşünüyorum valla bilemedim kim doğrusunu yapıyor.tabiki herkesin yaşantısı hayata bakışı çevresi bilmem nesi aynı değil ama yıllarca aynı sıralarda oturduğun aynı dertlerle dertlendiğin aynı yolun yolcusu olduğun insanlarla belli bir zaman sonra nasıl bu kadar değişik yollara saparsın pek anlayamıyorum.
devamını gör...
seri artı oy veren melek
ıt's me. çünkü her yazar okunmayı ve beğenilmeyi hak eder.
hele de bana yakın tanımlar yazıyorsa ona haklısın derim o beğenilerle.
hele de bana yakın tanımlar yazıyorsa ona haklısın derim o beğenilerle.
devamını gör...
şu an dinlenen şarkıdan bir cümle
devamını gör...
voyage voyage
dinlemekten sıkılmayacağım enfes klasik.
devamını gör...
mix dergi sayı 1
ileriki sayılarda konuk yazarlar olması ve onlara ait yazıların yer alması güzel olabilir, bir öneri... bu şekilde, çıkarılacak dergi sayısı artabilir, dergi yayım aralığı da kısalmış olur hemi de. *
devamını gör...
dinlerken kendinizi bulduğunuz şarkı sözleri
görülecek bi'şey yok, duyamaz da
sanıyor musun ki körler uyumazlar?
göremiyorum, duyamıyorum, tadamıyorum, koku yok
dokunamam, biraz fazla beş duyum azdan
yokluyorum duvarları, karanlıkta yuvarlanıp
duyamıyor ve göremiyorken önemi yok kuralların
biliyorum bir son var, bildiğimi bilmiyorum
hepimiz için şeytani planlar kurar yarın
önümüzde koca bir ömür, koca görünür
bir dünya içinde yok çeşit hazine gömülü
görebilirsen önünü, duyabilirsen gönlüm
çalış telaşla aşk için
omuzlarında saten önlük parlıyorsun güneş gibi, güneş ne ki?
güneş bu ateşte kir, ateşte kim?
güneşi ya da ateşi, ısıyı ateşteki
kalbinde taşıdıklarını elinle taşıyabilir misin?
kör
sanıyor musun ki körler uyumazlar?
göremiyorum, duyamıyorum, tadamıyorum, koku yok
dokunamam, biraz fazla beş duyum azdan
yokluyorum duvarları, karanlıkta yuvarlanıp
duyamıyor ve göremiyorken önemi yok kuralların
biliyorum bir son var, bildiğimi bilmiyorum
hepimiz için şeytani planlar kurar yarın
önümüzde koca bir ömür, koca görünür
bir dünya içinde yok çeşit hazine gömülü
görebilirsen önünü, duyabilirsen gönlüm
çalış telaşla aşk için
omuzlarında saten önlük parlıyorsun güneş gibi, güneş ne ki?
güneş bu ateşte kir, ateşte kim?
güneşi ya da ateşi, ısıyı ateşteki
kalbinde taşıdıklarını elinle taşıyabilir misin?
kör
devamını gör...
sadece ben mi evde oturuyorum acaba hissi
herkes dışarıda sanki. yollar tıklım tıklım. gecesi gündüzü yok herkes rutininde adeta. peki ya evde bekleyen ve benim gibi tüm kurallara riayet edenler? onlar da işte sadece ben mi evde oturuyorum acaba hissi yaşayacaklardır.
devamını gör...
artı oy vermede cömert olan yazarlar
ben susarım belgeler konuşsun.

7000 den fazla oy vermişim, doğru düzgün yazan toplasan 70 yazar ancak çıkar. yani kelle başına 100 oy vermişim.
ama bundan sonra zırnık koklatmam, iki gün gittik öldü mü kaldı mı soran yok. vizontele deli eminin kuşlarına söylediği gibi bu saatten sonra takla atmayana yem yok.

7000 den fazla oy vermişim, doğru düzgün yazan toplasan 70 yazar ancak çıkar. yani kelle başına 100 oy vermişim.
ama bundan sonra zırnık koklatmam, iki gün gittik öldü mü kaldı mı soran yok. vizontele deli eminin kuşlarına söylediği gibi bu saatten sonra takla atmayana yem yok.
devamını gör...
