kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

2010 yılının 10 ocak günü haiti’de bir deprem olur. depremin şiddeti 7.0’dır. merkez üssü ülkenin başkenti port-au-prince olan deprem elli bin ile yüz bin arasında insanın ölümüne neden olur ve şehir yerle bir olur. gerçek anlamda şehirde taş üstünde taş kalmaz. insanlar çaresizdir. hayatta kalmayı başaranların sevinecek hiçbir şeyleri yoktur.

bu deprem sonrasını fotoğraflamak için bölgeye gelen danimarkalı fotoğrafçı jan grarup çokça fotoğraf çeker ve hazırladığı bu albümle de 2011 yılında leica oskar barnack award kazanır.

bu depremde ölüme neden olan sadece sarsıntı değildir. polis tarafından öldürülen yağmacılardan tutun da kurtarma çalışmaları esnasında enkaz altında kalan yardımseverlere kadar birçok insan hayatını kaybeder.

haiti aftermath albümündeki fotoğraflardan biridir bu. enkazın ve yıkıntıların üzerinde birbirlerine tutunarak yürüyen bir çift. belli ki gidecek bir yerleri yok. sadece birbirlerine sahipler o bir deklanşörlük zaman diliminde. elbette sonrası meçhul.

ama belli olan bir şey var bu fotoğrafta ve fotoğrafı gördüğüm an bunu düşündüm sadece. atlas silkindiğinde, dünya artık o kadar güvenli ve sabit bir yer olmamaya başladığında, sizi dünyaya bağlayan zemin ayaklarınızın altında hareket etmeye başladığında elini tuttuğunuz kişinin sevgisinin üzerine çıkmak çok zordur.

bir gün jan grarup’a ulaşıp sormak isterim o çifte ne olduğunu bilip bilmediğini. ne cevap vereceğini tahmin ediyorum ama kendimi merak etmekten alamıyorum. bu kadar büyük bir felakete direnmiş bir el ele tutuşma şu an ne haldedir acaba?
devamını gör...

open for a surprise.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

çagının çok ilerisinde.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
bööö.
modlar hortlatmayınca, benim hortlattığım başlık.
devamını gör...

severek dinledigim bir podcast. bloguda var tabi ama ben podcasti tercih ederim.
immanuel tolstoyevski ekside yillardir takip ettigim severek okudugum bir yazar, onu suan podcastte dinlemek gercekten benim hosuma gidiyor.
ozellikle trafikte kaldigim zaman ilac gibi.
devamını gör...

anladım ki; hayatında birinin olmaması değil, birinin hayatında olamamakmış yalnızlık."
(bkz: charles bukowski)
devamını gör...

bugüne özel -1500'e kadar var olmayan karma puanı kullanımına izin verip, bir ay içerisinde karma puanı artıya çıkamayanların önce evine haciz yollatıp sonrasında da komple sözlükten uçurmak suretiyle kullandırtmayı düşündüğüm kredi. üstelik faizsiz.
devamını gör...

çok şey anlatan selda bağcan eseridir.
bir nevi disstir yahu geçirir durur.
kendisi müzik silah kadar tehlikelidir derken çok haklıymış bunu görüyoruz.
o şarkıda bahsettiği insanlar bu şarkıyı dinlerken utanmıyorsa ben onların ciğerini sileyim.

uzaktan yakından, yuh çekme bana!
sana senin gibi gibi baktım ise yuh
efendi görünüp bütün insana
hakkın kullarını yıktım ise yuh
yuh yuh, yuh yuh soyanlara
soyup kaçıp doyanlara
insana kıyanlara
yuh nefsine uyanlara, yuh!
devamını gör...

bir şeyi yedikten sonra suyunu içemesem de brokoliyi çok seviyorum. ıspanak da yerim.
devamını gör...

kitaplar,biletler,sinema,tiyatro kısacası insanı geliştiren ve mutlu eden her şey.
devamını gör...

bence korkunç soruların başladığı nokta: "baban ne iş yapıyor?" sınıflandırmayı şaaak diye öğrettik çocuğa. alkışlar. (!)

bir de "kocan ne iş yapıyor?" var.
hello kocama göre mi not biçiyorsun tamam "işsiz!" diyorum, misss gibi yanıt.

ama en favori sorum şu, üç günlük taze.
doktora gittim.
- kaç yaşındasın?
+35
- adam var mı?
+!!!... pardon?
-evli misin, evli?
devamını gör...

1997’de blind guardian vokalisti hansi kürsch ile iced earth gitaristi john schaffer tarafından kurulan grup.
grubun demons kısmı besteleri yapan schaffer, wizards kısmı ise sözleri yazan hansi kürsch’tür. gruba isim düşünülürken schafeer’ın eşi demons&angels fikrini ortaya attığında, schaffer benden şeytan olur ama kürsch melekten çok büyücü diyerek grubun adını demons&wizards koymuştur.
demons & wizards (2000), touched by the crimson king (2005), ııı (2020) adlı üç albümleri vardır.
şarkılarında edebiyattan, efsanelerden beslenmelerinin yanı sıra güncel olayları da efsaneleştirirler.(bkz: fiddler on the green)
devamını gör...

önemli olan içeriği ve akıcılığı. 1100 sayfalık kitabı hiç elimden bırakmadan okuduğum oldu ama incecik kitabı elime tekrar tekrar almama rağmen bir türlü bitiremediğim de oldu.
devamını gör...

hamile olmakta ve bunu belirtmekte ayıp veya mahrem bir şey göremiyorum. gayet mutlu duruyorlar, zihniyetinizi değiştirmenin tam zamanı mı desek?
devamını gör...

olması gereken zaten bu. yalnız dikkat edin bunu nasıl sahipleniyorlar, bütün başarı erdoğan'ın, bütün övgüler erdoğan'a. ak troller sahaya inmiş hep bir ağızdan aynı şeyler söyleniyor. iktidar medyasında bayram havası var. erdoğan övgüleri had safhada. ve fakat dolar sabah 2 lira artarsa yine dış güçler diyecekler. işte ben buna dayanamıyorum abi sinir küpü oluyorum.
devamını gör...

eveett, bu hafta pinhani dinliyormuşuz. * 3 sene önce hayatımda en özgür, en mutlu hissettiğim zaman diliminden birindeydim. bir masanın etrafında yeni tanıştığım birbirinden güzel insanlarla oturduğumuz o güne gidiyorum bu hafta da *. havanın o kadar çok soğuk olmasına inat sımsıcak bir ortam. "rüm" diye seslendiğimiz, tatlı mı tatlı, güzel insanla o masada tanışmıştık. "yıldızlar" parçasını onun sayesinde keşfetmiştim. gökyüzüne her bakıp "gökyüzünde ne çok yıldız var" dediğimde "biri parlak, biri ürkek, biri yalnız diğeri sanki burada" deyip bana bakan tek insandır. hala hayatımda. iyi ki varsın sevgili rüm. umarım hayatında her şey düzelir ve yan yana geldiğimizde yine gökyüzüne bakıp bu parçayı söyleriz. *

ve sevgili imperactus, iyi ki varsınız, koskocaman teşekkürler.
devamını gör...

yetisin arkadaslar cekirdek bitmeden.
devamını gör...

kısaca iyileşmeye inanmaktır.
plasebo etkisi bilindiği üzere hastanın kendi kendine düşünce yoluyla iyileştirmesi üzerine yöneliktir. bu yöntemle tedavide kullanılan ilaç yerine boş ilaç verilebilir ya da sahte bir operasyon yapılabilir
ve bu insanların belli bir kısmı hiç analiz etmeden gerçek ilacı ya da tedaviyi aldıkları düşüncesini kabul eder, ona inanır ve teslim olur.
(bu durumda otonom sinir sistemi tam olarak ilaç ya da tedaviyle olan kimyasalları kendi yapmaya ve vücudu buna göre programlamaya başlar)

plasebo etkisinin bize anlattığı şey kısaca şudur: her şeyden önce bu durumda iyileştirmeyi gerçekleştiren dışarıdan alınan madde değil.
vücudun iyileşmesini, var olan bir iç potansiyel sağlıyor. bu da zihin ile beden arasında bir bağlantının var olması anlamına geliyor. yani o hap; içen kişi içen mümküniyeti, umudu temsil ediyor.
*****
bir kişi üzerinde deneyince işe yaradığını görebilirsiniz. tedavi gören bir hastaya iyi şeyler söyleyerek, iyileşeceğine inandırarak psikolojik destek verirseniz hastanın iyileşme süresi kısalır.
devamını gör...

marco grassi'nin tüm yağlı boya tabloları ama özellikle bu:

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

diğer işleri için link

edit: bu da link 2
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
suna kuşu.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim